Jump to content
akılsızşuursuzatom

Allah neden ibadet etmemizi ister

Recommended Posts


Ödül: 
Arkadasin darda kaldigi icin borc verirsin, 
dilenciye para verirsin, 
yolda kalmis bir kisiye yardim edersin, vs. 
Kendi isteginle ve/veya toplumun aktiv veya pasiv olusturdigu baski yüzünden yaptigin „iyilikler“ karsiliginda bir OTORITENIN bu iyiliklerin ödüllendirmesi istenir!!!

 

Ceza ise biraz degisik isler ama aslinda beyinde islevi ödülle aynidir.
Insanlar cezayi kendileri icin istemezler, baskalarinin yaptigi kötülükler cezalandirilsin isterler. 
Internetten kacak film indirdiyseniz, borcunuzu zamaninda ödemediyseniz, vergi borcunuzu tam vermediyseniz vs. Bunlari siz zaten beyninzde tartmis ve kendinize göre bir „bahane“ bulmussunuzdur. 
Hatta banka soyanlarin ve bu soygunda insan öldürenlerin bile bir bahanesi vardir. Kendilerine göre baska cikis yolu bulamamislardir, böyle hareket etmek ZORUNDA kalmislardir!


Cezanin beyinde ödülle ayni islevi olmasinin nedeni ise, beyin „ödül“ ve „cezadan kurtulmayi“ ayni sekilde degerlendirmesidir!

 

Ceza ve ödül bir OTORITENIN begenisine bagli oldugundan kisinin „icten gelen güdülerine“ (Intrinsic motivation) engel  olur. Yani bir iyiligi icinden geldigi icin, kendi  isteginden dolayi degil, otoritenin begenisini  kazanip ödül alabilmek icin yapar. Hatta iyi ve kötüyü kendi vicdanina/beynine göre degil otoriteye göre belirler!
Ve bu otoritenin (ceza almamak icin) kurallarina uymak, bu otoriteye saygi duymak anlamina gelmez. 


Otoriteyle kurulan iliski saygidan yoksun bir iliskidir!!!
 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
56 minutes ago, akılsızşuursuzatom said:

Meleklerde  ne  var  ki  onlar  bir şey  yapmaz  sadece  görev  verir  Allah onlara  

 

Allah neden daimi olarak kendisini yüceltmeleri ve övmeleri için sürüyle melek yaratmış? Neden böyle bir şeye ihtiyaç duymuş? Neden devamlı bir övülme ve yüceltilme ihtiyacı içinde?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, akılsızşuursuzatom said:

Allah'ı inkar  etmek  zulümdür  kainattaki  müthiş  sanatı  inkar  etmek  olduğu  için  sonsuz  cezada  vardır. 

 

Allah'a inanmamak Allah'a nasıl bir zulüm oluyor? Duyguları mı inciniyor garibimin? Hem köşe bucak saklanıp hem de bana neden inanmıyorsunuz demek çok komik.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
46 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

teist  sandım  bir  an  sizi  Ateist  yoktur  der  teist  olmadığını  kanitla  der  ya  komik  geldi. 

İslamda köleliğin, cariyeliğin, kelle kesmenin olmadığına dair kanıt istiyorum, bu arada zekat soruma niye cevap vermiyorsun, haydi kuran ayetini geçtim, zekatın fakirler için kullanıldığına dair bir hadis örneği ver.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
49 dakika önce, sağduyu yazdı:

 

Allah neden daimi olarak kendisini yüceltmeleri ve övmeleri için sürüyle melek yaratmış? Neden böyle bir şeye ihtiyaç duymuş? Neden devamlı bir övülme ve yüceltilme ihtiyacı içinde?

Övgüye  layık  olması  egosundan  değil  kendinde  yüce  olmasından  ötürü 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 minutes ago, akılsızşuursuzatom said:

Açık  delilleri  inkar  etmek  diyorum 

 

1400 yıl önceki arapların sayıklamaları mı açık delil?

 

7 minutes ago, akılsızşuursuzatom said:

Övgüye  layık  olması  egosundan  değil  kendinde  yüce  olmasından  ötürü 

 

Övgüye layık olup olmadığını sormadım, putun neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu sordum. Ayrıca neresi övgüye layık? Ne yapmış da övgüyü hakketmiş? Böyle bir dünya yarattığı için mi övgü bekliyor?

 

Bu tanrı elindeki bu gücü kendi çabasıyla mı elde etmiş de övgü bekliyor?

 

Sanırım götünün kaldırılması hoşuna gidiyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, sağduyu yazdı:

 

1400 yıl önceki arapların sayıklamaları mı açık delil?

 

 

Övgüye layık olup olmadığını sormadım, putun neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu sordum. Ayrıca neresi övgüye layık? Ne yapmış da övgüyü hakketmiş? Böyle bir dünya yarattığı için mi övgü bekliyor?

 

Bu tanrı elindeki bu gücü kendi çabasıyla mı elde etmiş de övgü bekliyor?

 

Sanırım götünün kaldırılması hoşuna gidiyor.

hayır  kendinde  hep  vardır sonradan  kazanılmış  özellikler  değiller.Bizler  hep  sonradan  olan  şeyleri dusuneldigimiz  için  hep  var  olan  özellikleeri  düşünemiyoruz. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 minutes ago, akılsızşuursuzatom said:

hayır  kendinde  hep  vardır sonradan  kazanılmış  özellikler  değiller.Bizler  hep  sonradan  olan  şeyleri dusuneldigimiz  için  hep  var  olan  özellikleeri  düşünemiyoruz. 

 

Şanslı piç desene. Kendisi bir çaba gösterip elde etmediğine göre nesini övelim? Babasından milyarlık miras kalmış bir hergelenin neresi övülür?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 minutes ago, akılsızşuursuzatom said:

evreni  mi övelim? Çabayla  canlıları  oluşturmuş 

 

Evren ne zaman senden kendisini övmeni istedi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 minute ago, akılsızşuursuzatom said:

Dediginize  kinaye  olarak  dedim.Kendi  cabasiyla  kazanmış  ya  bu  halini 

 

Evet, üstelik senin put ezik put gibi beni övün, beni yüceltin demeye bile ihtiyaç duymuyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Krallar  övünmeyi,  övülmeyi  ve  gururlanmayı  severler.  

Mesela Sümer  kralları  ilahilerinde  daima  ülkelerine  ve  halklarına  sağladıkları  zenginlik  ve  refahtan  dolayı  kendileri  ile  övünürler.

 

Babil  Yaratılış  Destanı  (Enuma  Eliş)’na  göre,  Babil’in  ünlü  tanrısı Marduk  tanrılar  panteonunun  başı  olan  bir  kraldı. 


Eski  İran  kültüründeki  Mecusiliğin  yüce  tanrı sı  olan  AhuraMazda,  hemen  hemen  bütün  tarihi  tasvirlerde  kral  kostümleri  giymiş  olarak,  başında  tacı  ve  iki  yanında  kartal  kanatları  ile  betimlenmişti. 

 

Eski devirlerde krallar ve diğer tür hükümdarlar her iki anlamda yani hem ‘hüküm süren’ ve hem de ‘yargıç’ anlamında birer ‘hâkim (hükmeden)’ idiler. Çünkü onlar yasama, yürütme ve yargı erklerini bir elde; kendi ellerinde toplamışlardı.


Kitab-ı Mukaddes’teki ‘Tanrı’nın Krallığı’ kavramı çok geçer.


Kuran’daki ‘rabb’  sıfatının  (unvanının)    asıl  anlamı,  bazı  kaynaklarda  ifade  edilen  meşhur  anlamın  aksine  ‘eğitici/  terbiyeci  (murabbî)’  değil,  ‘sahip  (mâlik)'tir.  Buna  bağlı  olarak  ikinci  anlamı  ise  ‘efendi  (İng. lord)’dir.
Ayrıca ‘rabb’ kelimesinin zıt anlamlısı ‘‘abd (kul; köle)’ kelimesidir. ‘kulun/kölenin efendisi’ 


Bir  kral  genellikle  kölelerin  sahibi  ve  efendisi  olmasından  da  öte  hukuken  bütün  krallığın  sahibidir  ve  efendisidir.  Dolayısıyla  da  en  büyük  sahip  ve efendi ancak  bir  kral olmaktadır. 


Yusuf suresinde  Allah  habercisi  Yusuf’un  kralın  elçisine,  ‘İrci‘  ilâ  rabbik (Yusuf,  12/50)’  yani  ‘Efendine  geri  dön.’  derken  kastettiği  ‘efendi (rabb)’  devrinin  mevcut  Mısır  kralıydı. 


Unutmayalım (kral) Allah da tahtında oturuyor 

ve övülmek istiyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İbadet kelimesi “Abd” kul köle kelimesinden gelir

 

Abd : verilecek bir işi yapmaya hazır olarak emir bekleyen kişiye Abd denir

 

“ben cinleri ve insanları bana ibadet etsinler (benim her emrimi yerine getirsinler) diye yarattım” dediğinden

herkes ne için yaratılmış ne emir almışsa Onu yerine getirerek yaşıyor demektir.

kafirde münafıkta Ateistte Allaha ibadet ederek yaşıyor farkında değildir.

 

 

Herkes kendi iklimi vücudunda tesir-i hakkı gördüğünden mesuldur

 

Nokta sorusu olan asshajsjkwhSjejs

tarihinde Hurma tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kral herseye sahip olmak ister!

Agaclar, taslar, ateistler, kafirler hepsi ona "ibadet" edermis 😄 

Hani her bebek müslüman dogar ya... gerci müslüman erkekler sünnetlidir, fakat bebekler sünnetsiz dogar... ama olsun kral yine de sahiplenir. hahaha

 

Hakka 17

 Melekler de onun kenarlarındadır. O gün Rabblerinin tahtını, bunların da üstünde sekiz (melek) taşır.

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, poiuz yazdı:

Hakka 17

 Melekler de onun kenarlarındadır. O gün Rabblerinin tahtını, bunların da üstünde sekiz (melek) taşır.

 

 

Bir çok ayette 

Rabbül arşül azim buyurulmuştut

“O büyük arşın (tahtında) Rabbidir (efendisi terbiyecisidir)” demektir

 

Görüldüğünü gibi Allah arşının belkısın oturduğu arşa (tahta) yada Hıristiyanların hayali tanrısı ilah-ı mechul :D Zeusunusun Prometheusunuzun oturduğu tahta “Hiç” benzemediğine İşaret vardır hadi geçmiş olsun

 

tarihinde Hurma tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×