Jump to content
akılsızşuursuzatom

Allah neden ibadet etmemizi ister

Recommended Posts

1 hour ago, marechal1 said:

Onlar sulh isterse kabul edersin. Sen sulh ilan edemezsin. Dikkat et ayete.

 

''Onlar sulh isterse onların sulhüne cevap vermeyin..'' diye bir ayet yok. Tam aksine :

 

Nisa Suresi, 90. ayet:  Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp (tarafsız olarak) size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol (yetki) vermemiştir.

 

Reziiliğin daniskalarından biri de bu.

Kitap demiş ki, üstün olduğunda sulh isteme.

Kitabın niyeti ve insansılığı buradan belli işte. 

 

Bizim amca oğlu da yazmış ki: onlar isterse kabul etmeyin diye br şey yok.. E zaten ne bekliyordun ki be adam?! Hayır, zaten şu vahşi ve hırslı insanoğlu dünyanın neresinde "üstün durumdayken" sulh ister ki? Bunu ancak vicdanlı bir toplum yapar belki olsa olsa..Der ki, bak kardeşim seni eziyoruz, üstünüz, gel barış yapalım şartları kabul et de, daha fazla ezilme. 

 

Ama yook..Kurandaki hadise, ne? Madem üstünsün, enayi misin sulh isteyecen..Bırak onlar istesin. Onlar istediği vakit, yaptırım ve şartları sen belirlersin çünkü. Vahşi olanı ne yapar, sulh mulh istemez ezer geçer. Tıpkı kurandaki gibi. Kuran mantığı gibi.

 

İşte bu derece insansı hırs ve yolaklarla bezenmiş bir ayet sürüsünü buraya getirip, akabinde de yok ezdim mezdim diye ortalıkta dolaşır bazıları. Kurandaki bu gibi rezilliklerden birini daha marifetmiş gibi buraya getirir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 minutes ago, marechal1 said:

Sana cevap vermeyeceğim. Savaş ayetlerinde yenildin. Şimdi sıva bakalım!

 

hahaha

hemen simdi gusül abdesti alip müslüman olacagim. nede olsa sen yendin. hahaha

 

tamam cevap veremez oldum deme

vermiyecegim de.

hahahah

cok güldüm ya

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 minutes ago, marechal1 said:

Sana cevap vermeyeceğim. Savaş ayetlerinde yenildin. Şimdi sıva bakalım!

 

Savaş ayetleri, kendi içindeki çelişki ve rezillikleri sana defaatle yazılmış. Senin kendi çapındaki gelin-güvey hükümlerinin bir anlamı yok.

 

Bu kitabın 1400 yıldır hakim olduğu coğrafyalara ne verebildiği, insanların o kitaptan ne anladığı, o coğrafyaların 1400 yıllık seceresinden, yapıp ettiklerinden ve günümüzdeki durumundan belli, geçmiş olsun. 

 

1400 seneyi inkar edip de, hayali gerçekliklere dayalı sanal kuran imajları yaratma çabanız boşuna. 1400 seneyi sıvamaya çalışmayın, sıvayamazsınız.

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Savaş ayetleri ;) 

 

Mekkede gelen barışsal ayetleri geçersiz kılan "savaş ayetleri"!!!

Biz bir ayeti siler, unutturur veya ertelersek ondan daha iyisini veya onun bir benzerini getiririz. Allah'ın her şeye gücü yeter olduğunu bilmedin mi? Bakara-109

 

Ne diyor bu savaş ayetleri?

O haram aylar çıktığında artık müşrikleri, kendilerini bulduğunuz yerde öldürün. Yakalayın onları, kuşatın onları, tüm geçit noktalarını tıkayın onların. Bunun ardından tövbe eder, namazı gereğince kılar, zekâtı verirlerse, yollarını açın onların. Kesin olan şu ki, Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir. Tevbe-5

 

Evet. Allah için, Muhammed için, İslam için savaştıklarından ölümden kurtulmanın tek yolu müslüman olmakmış!!!

Ne kadar sürecekmiş bu Savunma(!) Savaşı?

 

Ve hiçbir fitne kalmayıncaya ve bütün dîn Allah için oluncaya kadar, onlarla kıtalde bulunun (savaşın). Eğer onlar (küfürden) vazgeçerlerse o taktirde muhakkak ki Allah, yaptığınız şeyleri en iyi görendir. Enfal-39

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Biraz islam tarihi okuyalim.

 

Babası ve kocası öldürülen bir kadını aynı gün (veya 1 gün sonra) , hemde babasını ve kocasını öldürenlerin liderine , muhammedin koynuna verdiler.Safiyye o sırada daha genç bir kız iken muhammed 57 yaşında idi.

Muhammed babası ve kocasını daha yeni öldürttüğü acılar içindeki bir kızı koynuna alıp sevişmişti.

 

Hendek Savaşı bitmiş, müşrikler geri dönmüş, Muhammed eve gelip istirahate çekilmiştir. Tam bu sırada Cebrail, bir katıra binmiş vaziyette kılıcını kuşanmış, ter ve toz duman içinde Muhammed’ in yanına varıp kendisine “Bak, biz melekler kırk gündür düşmanlarınızla savaşıyoruz, gördüğün gibi silahlarımızı hala da bırakmış değiliz. Kalk, hepiniz Beni Kureyza Yahudilerinin bulunduğu diyara gidin onları öldürün.; ben de hemen önden gidip evlerini üzerlerine yıkarım” diyor. (Tecrid-i sarih, Diyanet Tercümesi, No: 512, 1191,1565)

 

Cebrail’ in bu açıklamasından sonra Muhammed Müslümanlara, “İkindi namazımızı Beni Kureyza’ da kılacağız, haydi savaşa” talimatını veriyor .Çoluk çocuk dahil yaklaşık 1500 kişilik bir Yahudi kitlesini o gün akşama kadar ele geçiriyorlar . Ele geçirilen bu insanların elleri boyunlarına bağlanıyor ve onların akıbeti hakkında Muhammed, daha önce Yahudi olup da sonradan Müslüman olan Sad Bin Muaz’a yetki veriyor. Sad’ın Hendek Savaşı’nda bir damarı kesilmişti ve kanaması devam ediyordu. Muhammed’in talimatıyla Sad bir eşeğe bindirilip onun huzuruna getiriliyor. Muhammed ona, “Bu insanların kaderini sana bırakıyorum. Acaba bunlar hakkında kararın nedir?” diye soruyor. Sad’ın verdiği yanıt aynen şu: “Eli silah tutan her erkeği kılıçtan geçireceğiz.Kadın ve kızları cariye ; ergenlik çağına gelmeyen erkek çocukları da köle muamelesine tabi tutacağız.” diyor.

Muhammed, Sad’ın bu yanıtına karşı, “Senin verdiğin bu kararAllah’ın emrine tam uygundur ve sen bu kararda tam isabetli davrandın. Zaten seher vakti Cebrail de aynı ifade doğrultusunda Allah’tan bana vahiy getirdi” diyor. (Tecrid-i Sarih, Diyanet Tercümesi, No:289 hadis şerhiyle 1575 ve 1591 nolu hadisler

 

Bu esirlerden erkek olanlar “Üsame Bin Zeyd” evinde; kadınlar ve çocuklar ise “Remle Binti Haris” evinde toplatılırlar. Muhammed erkeklerin idam kararını verdikten sonra Medine’ nin bugünkü pazaryeri olan semtte hendekler-çukurlar kazılarak mezar gibi hazır hale getirilir. Daha sonra erkekler eli kolu bağlı bir vaziyette ve kafileler halinde oraya yanaştırılıp başları kesilir ve o çukurlara atılır. Muhammed bu kesim işleminde Hz. Ali ve Zübeyr bin Avam’ı görevlendirmişti. Bilindiği gibi ikisi de Muhammed tarafında cennetle müjdelenmiştir. Ali ve Zübeyr kesim işine devam ederlerken Muhammed de bir yerde oturmuş onları seyrediyordu. Ayşe (Hz.) nin aktardığına göre, bu kesim işi sabahtan akşama kadar sürmüş. Erkekler idam edilirken, Yahudi kadınlar ve çocuklar da buna feryat edip saçlarını başlarını yolmuşlar.(Vakıdi, Meğazi, 2/512-517)

 

Muhammed, o insanları teslim aldıktan sonra bir yerde toplayıp kendilerine, “Ey domuz ve maymun kardeşleri! Yediniz mi! İşte haliniz; görün bakalım” diyerek hakaret ediyor. Onlar da buna karşı, “Ey Muhammed, biz senden bunu beklemezdik, neden böyle haksızlık yapıyorsun?” şeklinde yanıt veriyorlardı (Bu kısım pek çok İslami Kaynakta yer alır örnek olarak, Taberi, Ahzap Tefsiri, ayet 26-27)

 

Muhammed, bu Yahudilerin karıları ve kızlarından 16 tanesini özel olarak ayırıyor ve bunlardan Reyhane’yi kendine seçip geriye kalan 15 tanesini de diğer önemli dostlarına dağıtıyor. Bir Yahudi:

“Artık her şeyimize el koydunuz, hiç olmazsa gözlerimizin önünde namusumuza el uzatmayın” diyor. Fakat, Muhammed bunu dinlemiyor (Kaynak: Vakıdi, Meğazi, 2/250)

Muhammed, ihtiyaç fazlası kadın ve erekek çocukların bir bölümünü, Sad bin Zeyd’e teslim edip onları satmak için Necd bölgesine, bir kısmını da şam tarafına gönderiyor. Müslümanlardan Muhammed bin Mesleme:

“Beni Kureyza Savaşı’nda kadınlar bölüşülürken bana üç tane düştü; hepsini de sattım” diyor. (Kaynak: Diyarbekiri, Tarihi Hamis,1/499 ve Vakıdi age 2/523-25)

 

iyi günler

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 saat önce, marechal1 yazdı:

 

 

Herhalde bağlantıyı anladın. Kur'an'da savaş, yalnızca size karşı gelir ve sizi yurdunuzdan çıkarmaya kadar gidecek bir kin ve nefret var ise olur.

 

Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir. (Bakara 191)

 

Zaten önceki ayette de ileriye gidilmemek söyleniyor, ileriye giden kişileri Allah'ın sevmeyeceği söyleniyordu. (bkz.bakara 190)

Ramazan ayinda sokakta su iciyor diye neredeyse adam öldürecek müslümanlar. Bir zaman icinde türkiye'de iken elimde sigara oldugunu unutup disari ciktigim icin beni gözlerine kestirdikleri ve döve döve adam edecekleri haberi geldi kulagima. Sanki orucu ben sigara icmiyeyim diye tutuyor bu örümcek beyinli hergeleler. Oruc tutuyorsan kendine ve her türlü zorluga gögüs gererek tutacaksinki anlami degeri artsin. Fakat gel de bu yamyamlara bunu anlat.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İbadet, zihinleri itaate şartlandırmak ve bu şekilde insanları sömürmek içindir. yani köleleştirme amaçlıdır.

zaten kelime anlamıyla ilgili araştırmalar da bunu doğruluyor.

 

Ayrıca bu şekilde müslüman olmayanlar daha kolay tespit edilip, düşman olarak gösterilebilir.

 

 

tarihinde Mindsurfer tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×