Jump to content
akılsızşuursuzatom

Allah neden ibadet etmemizi ister

Recommended Posts

Bütün iyi ve dürüst insanlar tanrının hizmetkarlari yardımcıları dostlaridir....

 

Hangi dinden yada fikirden olursa olsunlar..

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
28 minutes ago, kirec said:

Bütün iyi ve dürüst insanlar tanrının hizmetkarlari yardımcıları dostlaridir....

 

Hangi dinden yada fikirden olursa olsunlar..

 

 

 

Evreni ve canlıları yarattığı iddia edilen böyle kudretli bir varlık bir de insanların hizmetine mi ihtiyaç duyuyor? Ne için? Kendi işini kendi halledemiyor mu bu tanrı denen zımbırtı?

 

Bir insan böyle adaletsiz, canlıların birbirlerini yiyerek hayatta kaldığı bir sistem yarattığı iddia edilen hayali varlığı dost ediniyorsa, ona yardım ediyorsa iyi ve dürüst değil, tam tersine aşağılık, içi kötülük dolu bir insandır.

tarihinde sağduyu tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 04.02.2019 at 20:46, Abdülmalik yazdı:
On 04.02.2019 at 20:44, akılsızşuursuzatom yazdı:

zekatı  devlet  alır  fakirlere  dağıtır 

Kuran’ın neresinde yazıyor bu? Ayet göster.

Cahilsin bari cahilliğini yüzümüze vurma. Kur'an'ın 2-3 ayetine bakarak ateist-deist olan özenti, bilime tapan kişilerden başka kimseler değilsiniz:

 

 

Bakara Suresi, 177. ayet: Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır. Bakara Suresi, 184. ayet: (Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz-sizin için daha hayırlıdır. Nisa Suresi, 135. ayet: Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. Tevbe Suresi, 60. ayet: Sadakalar, Allah'tan bir farz olarak yalnızca fakirler, düşkünler, (zekat) işinde görevli olanlar, kalpleri ısındırılacaklar, köleler, borçlular, Allah yolunda (olanlar) ve yolda kalmış(lar) içindir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Nisa Suresi, 6. ayet: Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin. Büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin. Zengin olan iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da artık maruf (ihtiyaca ve örfe uygun) bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter. Nisa Suresi, 36. ayet: Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın. Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez. Ma'un Suresi, 3. ayet: Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur. Beled Suresi, 16. ayet: Veya sürünen bir yoksulu.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, marechal1 yazdı:

Cahilsin bari cahilliğini yüzümüze vurma. Kur'an'ın 2-3 ayetine bakarak ateist-deist olan özenti, bilime tapan kişilerden başka kimseler değilsiniz:

 

 

Bakara Suresi, 177. ayet: Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır. Bakara Suresi, 184. ayet: (Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz-sizin için daha hayırlıdır. Nisa Suresi, 135. ayet: Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. Tevbe Suresi, 60. ayet: Sadakalar, Allah'tan bir farz olarak yalnızca fakirler, düşkünler, (zekat) işinde görevli olanlar, kalpleri ısındırılacaklar, köleler, borçlular, Allah yolunda (olanlar) ve yolda kalmış(lar) içindir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Nisa Suresi, 6. ayet: Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin. Büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin. Zengin olan iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da artık maruf (ihtiyaca ve örfe uygun) bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter. Nisa Suresi, 36. ayet: Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın. Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez. Ma'un Suresi, 3. ayet: Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur. Beled Suresi, 16. ayet: Veya sürünen bir yoksulu.

Cahil senin gibilere denir.

Zekat ne abiciğim? Zekatın tanımı Kuran’da var mı? Zekatı ver diye papağan gibi tekrarlıyor başka açıklama yok, fakirlerle olan ilgisi de verdiğin örneklerde gözlenmiyor. Fidye, sadaka zekat değildir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, marechal1 yazdı:

Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Mafya için klasik tabirler.. Kendim için istiyorsam namerdim, Sizi korumanın bedelini istiyorum, size ekmek yediriyorum, ben olmazsam siz olmazsınız gibi çöp fikirler..

Cahil kafalı, okuyor ama anlamıyorsunuz!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 05.02.2019 at 20:06, Hurma said:

 

Bir çok ayette 

Rabbül arşül azim buyurulmuştut

“O büyük arşın (tahtında) Rabbidir (efendisi terbiyecisidir)” demektir

 

Görüldüğünü gibi Allah arşının belkısın oturduğu arşa (tahta) yada Hıristiyanların hayali tanrısı ilah-ı mechul :D Zeusunusun Prometheusunuzun oturduğu tahta “Hiç” benzemediğine İşaret vardır hadi geçmiş olsun

 

 

On 04.02.2019 at 22:56, poiuz said:

...


Kuran’daki ‘rabb’  sıfatının  (unvanının)    asıl  anlamı,  bazı  kaynaklarda  ifade  edilen  meşhur  anlamın  aksine  ‘eğitici/  terbiyeci  (murabbî)’  değil,  ‘sahip  (mâlik)'tir.  Buna  bağlı  olarak  ikinci  anlamı  ise  ‘efendi  (İng. lord)’dir.
Ayrıca ‘rabb’ kelimesinin zıt anlamlısı ‘‘abd (kul; köle)’ kelimesidir. ‘kulun/kölenin efendisi’ 


..... 


Yusuf suresinde  Allah  habercisi  Yusuf’un  kralın  elçisine,  ‘İrci‘  ilâ  rabbik (Yusuf,  12/50)’  yani  ‘Efendine  geri  dön.’  derken  kastettiği  ‘efendi (rabb)’  devrinin  mevcut  Mısır  kralıydı. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, marechal1 yazdı:

Sen okuduğunu anlamak istemiyorsan sana yapabileceğim bir şey yok.

Geri zekalı! Zekatın hayır işlerinde kullanıldığına dair hadis ver bakalım? Ayeti geçtim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 dakika önce, marechal1 yazdı:

Eğer ayet cımbızlamayı bırakıp adam akıllı Kur'an'ı okursan zaten zekat sadaka oluyor cahil herif!

Yapma yav?

Keriz yok karşında.

Sadaka ile zekat aynı mı diyorsun? Dinini iyi öğren..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 dakika önce, marechal1 yazdı:

Allah Allah, aradaki farkı anlat da bilelim neymiş!

Zekat islamin 5 sartindan biri. Arinmak anlaminda. Yani fazlaliklarindan arin, malini mülkünü parani dagit, yükünü hafiflet rahata kavus diyor kuran. Olsada arinsak, bunun icin lotoyu bekliyorum.  Simdilik ufak tefek arinmalar ile irade edecegiz. Sadaka ufak arinma , osurmak gibi. Zekat ise terleme,sicma,kusma,osurma,hapsirma eylemlerinin ayni anda calismasidir.

Yani zekat zengine sart, yoksula pas. Sadaka ise devede kil.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Nasıl iğrenç insanlarsınız! Allah'ın, kendi rızasını kazanmak isteyen insanlara bir tercihidir. Fakiri doyurun, yetimlere iyi bakın diye!

 

Kur'an'da yanlış bulmak için programlanan, 2-3 ayete bakarak dinden çıkıp bilime tapan acizlersiniz sadece. Merak etmeyin, Muhammed'e de böyle gülüp alay ediyordu kafirler...

 

 

Ona âyetlerimiz okununca, “Eskilerin masalları” der. (Mutaffifin Suresi, 13. ayet)

 

Onlara, "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulduğunda "eskilerin masallarını!" diye cevap verirler. (Nahl Suresi, 24. ayet)

 

Sonra birden hepsi müslüman oluverdi Mekke'nin fethiyle. Muhammed onlara dokunmadı da. Siz gelmişsiniz yok İslam terör dini yok bilmem ney. Nötr bir şekilde okuyun şu kitabı, vermek istediği ''asıl'' mesajı anlayın.

 

3. İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır?

4. Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.

36. İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.

37. O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi?

38. Sonra bu, bir "alaka" oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi. 

39. Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eşi var etti.

40. Şimdi, bunları yapan Allah'ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? (Kıyamet Suresi)

 

77: Görmedi mi insan, kendisini az bir sudan yarattığımızı! Bir de bize açık bir hasım kesiImiştir o.

78: Kendi yaratıIışını unutmuş da bize örnek veriyor. Ve bir de şöyIe diyor: “Şu çürümüş kemikIere kim hayat verecek?”

79: De ki: “OnIara hayatı verecek oIan, onIarı iIk kez yaratandır. O, bütün yaratıImışIarı/her türIü yaratmayı çok iyi biImektedir.” (Yasin Suresi)

 

 

 

Zaten aklı başındaki bir insan şu iki ayeti okuyup imanını pekiştirir. Tabii sizin amacınız İslam'ı kötü çıkarmak ya! Çıkarın bakalım ne kadar çıkarabileceksiniz!

 

 

tarihinde marechal1 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 dakika önce, marechal1 yazdı:

 

 

Kur'an'da yanlış bulmak için programlanan, 2-3 ayete bakarak dinden çıkıp bilime tapan acizlersiniz sadece. Merak etmeyin, Muhammed'e de böyle gülüp alay ediyordu kafirler...

 

 

 

 

3. İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır?

4. Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter. (Kıyamet Suresi)

 

Zaten aklı başındaki bir insan şu iki ayeti okuyup imanını pekiştirir. Tabii sizin amacınız İslam'ı kötü çıkarmak ya! Çıkarın bakalım ne kadar çıkarabileceksiniz!

 

 

Parmaklari bazen yanlis programlayabiliyorlar, tanri hazretleri ve ekibi. Muhammede gülenler, Galilei 'ye de gülmüstü, Hypatia' ya ve diger bilim insanlarina da güldüler. Onlar Muhammedden daha az degerli degillerdi. Bunu beyninin yeterince bombos olan yerlerinden birine yaz. Kimsenin bilime taptigi yok. Tapilmadan sevilir bilim. Sende herseyi din gibi görmeye baslamis bir örümcek beyinlisin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 dakika önce, deadanddark yazdı:

Galilei 'ye de gülmüstü, Hypatia' ya ve diger bilim insanlarina da güldüler. Onlar Muhammedden daha az degerli degillerdi.

Bilim insanları her zaman değerlidir. Kur'an'da da buna işaretler vardır.

 

Biz, senden önce de, kendilerine vahiy verdiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız bilenlerden sorunuz. (Enbiya 7)

 

Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun. ( Nahl 43)

 

 

Ey ehl-i kitap! İbrâhim hakkında niçin tartışırsınız? Oysa Tevrat da İncil de kesinlikle ondan sonra indirildi. Hiç düşünmüyor musunuz?

İşte siz böylesiniz; hadi hakkında bilginiz olan konuda tartıştınız, fakat hiç bilgi sahibi olmadığınız bir konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz. (Al-i İmran 66)

tarihinde marechal1 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...