Jump to content
Abdülmalik

Kuran’da ki ayet dizim hatası.

Recommended Posts

Şems suresi.

 

11-Semud kavmi azgınlığından inanmadı.

 

12-O en yaramazları fırladığı zaman,

 

13-Allah´ın elçisi onlara: «Allah´ın devesini ve onun sulanışını gözetin!» demişti.

 

14-Fakat ona inanmadılar da onu (deveyi) devirdiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi!

 

15-Öyle ya, O, o işin sonundan korkacak değil ki!

 

Bu surede 15. Ayet yanlış yerleştirilmiş, Allah semud kavmini cezalandırmaktan korkmaz biliyoruz, neyinden korkacak?

İslam konseptiyle uyuşmayan bir anlam çıkıyor.

 

15.ayetin asıl yeri şurası olmalıydı.

 

11-Semud kavmi azgınlığından inanmadı.

 

12-O en yaramazları fırladığı zaman,

 

15-Öyle ya, O, o işin sonundan korkacak değil ki!

 

13-Allah´ın elçisi onlara: «Allah´ın devesini ve onun sulanışını gözetin!» demişti.

 

14-Fakat ona inanmadılar da onu (deveyi) devirdiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi!

 

Böyle daha mantıklı değil mi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu pasajın şiirsel yapısı hemen göze çarpar, ki cümle sonları da kafiyelidir. Bilhassa mekki döneme ait oldukları söylenen kısa pasajlarda bu yapıyı gözlemlemek mümkün.

Şiirler ile haşır neşir olanların, ilk etapta şairlerin olduğunu söylemeye gerek yok herhalde.

 

Soru şu:
Bu malum kitabın telif hakkını iddia eden malum tanrı, şairler hakkında ne düşünmektedir acaba? :D

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
21 dakika önce, kavak yazdı:

Bu pasajın şiirsel yapısı hemen göze çarpar, ki cümle sonları da kafiyelidir. Bilhassa mekki döneme ait oldukları söylenen kısa pasajlarda bu yapıyı gözlemlemek mümkün.

Şiirler ile haşır neşir olanların, ilk etapta şairlerin olduğunu söylemeye gerek yok herhalde.

 

Soru şu:
Bu malum kitabın telif hakkını iddia eden malum tanrı, şairler hakkında ne düşünmektedir acaba? :D

 

Şems suresinde ki 13 ve 14. Ayetler surenin şiirselliğini bozuyor. Büyük bir ihtimalle bu ayetler 12 ve 15 numaralı ayetlerin arasına sonradan eklenmiş. Kuran redaktörü semud kavmi hakkında biraz bilgi verip daha etkileyici olmak istemiş olabilir. Fakat bunu yaparken teolojik olarak anlamsız bir sonuç ortaya çıkmış. “Allah o işin sonundan korkacak değil ki” diye bir anlamsızlık çıkıyor.

O işin sonundan korkmayan Semud kavminden en öne fırlayan kafir olmalıdır, Adam Allah’a inanmıyor ve korku da duymuyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, Abdülmalik yazdı:

Böyle daha mantıklı değil mi?


 DEĞİL...

Sorduğun soruya uygun ve Kâfi cevap budur.

Mâdem bir soru soruyorsun, Sıralamanın yanlışlığını iddiâ ediyorsun,  Mantıksızlık nerde göster de biz de cevap verelim. Kimde mantıksızlık var bakalım.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Maide 3

Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilenler, -canları çıkmadan önce kesmemişseniz, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından süsülmüş, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş olanları- dikili taşlar üzerine boğazlananlar ile fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı; bunlar fasıklıktır. Bugün, inkar edenler sizi dininizden etmekten umutlarını kesmişlerdir, onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim. Açlıktan darda kalan, günaha kaymaksızın yiyebilir. Doğrusu Allah Bağışlayan'dır, merhametli olandır.

Kopyala - yapıştır hatası :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, HATEM yazdı:


 DEĞİL...

Sorduğun soruya uygun ve Kâfi cevap budur.
 

“Allah o işin sonundan korkacak değildi” demek ne demek bir açıklarmısın?

Anlayasın diye daha geniş yazalım.

Allah, kendisinin mucize olarak gönderdiği deveyi kesmeleri ve bunun olası sonucundan korkacak değildi”, cümlesini mantıklı bir şekilde açıklayabilirmisin?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, Abdülmalik yazdı:

“Allah o işin sonundan korkacak değildi” demek ne demek bir açıklarmısın?

Anlayasın diye daha geniş yazalım.

Allah, kendisinin mucize olarak gönderdiği deveyi kesmeleri ve bunun olası sonucundan korkacak değildi”, cümlesini mantıklı bir şekilde açıklayabilirmisin?

 



İlkönce senin, konu hakkındaki âyet-i kerîmeyi nasıl anladığın ve nasıl bir tutarsızlık gördüğünü yazman gerekirdi ki iddiânın ne olduğunu anlayabilelim.

Fakat ben sana yine de cevap vereyim.

Mu'cîze göstermek, doğru yola çağrılan insânlar için extra bir lütûftur. Bir sürü gâvur vardır bunlar, Peygamberlerin ve veliylerin yakınında değillerse mu'cîze, kerâmet görmemişlerdir. Extra lütuf ile karşılaşan gâvurlar, "îmân etmekten başka bir çıkış yolu bırakmayan" mu'cîze karşısında yine inkâr yolunu seçerlerse,, bu extra lutfûn külfeti olur. Bu daha ağır sonuçları sebebiyle hiçbir peygamber mu'cîze göstermek istemez. Muhatabların gâvurlukları kesinleşmesin ve cezâları şiddetlenmesin diye... Çünkü varlık düzeyi i'tibâriyle hayvândan aşağı olanların, mü'min olmaya müsâid olmayanların mu'cîze görmesi cezâlarını artırmaktan başka birşey değiştirmez.

İmtihân ortamı sınırlı bir zamân dilimi içinde olsa da ve hayâlî bir vatan da tahakkuk etse de sonuçları hâkikî (hayâlî olmayan, gerçek) olduğu için muazzam (çok büyük) ve dehşetlidir.  İmtihân sorumluluğunu yüklenmeye bu yüzden, gökler yer ve dağlar cesâret edememiş fakat câhil olan insân bu sorumluluğu yüklenmiştir.
İmtihânın sâhibi olan Allah (c.c.) Bu kısa hayatın sonunda karşılaşacağımız dehşetli muazzam ve muhteşem ve ebedî sonuçlarından çekinmediğini âyet-i kerîmede beyân etmektedir.

Ay ışığında yüksekten bakan ve yolun (sokağın) durumuna vâkıf bir adam düşün.
Sokağın başında yürümeye başlayan adama, "Kardeş" diye sesleniyor. "Dikkat et, Çok Tehlikeli çukurlar var" diyor. Adam duyuyor cevap vermiyor. Tepeden bakan adam, tekrâr "Kardeş dikkat et çukur var, düşeceksin" diyor. Adam kızıyor. "Anladık be adam kör müyüz" diyor. Uyaran adam sürekli uyarılarına devâm ediyor, uyarılan adam egosundan sinir küpü olarak ve uyaran adama "sus artık" diye kızarak yoluna devâm ediyor. Sonuçta berbat bir çukura düşüyor ve Can çekişiyor. Can çekişirken, uyaran adam yanına geliyor. Uyarılan adam uyaran adamı yakasından tutarak çaresizce çekiyor. Ve diyor ki:  "Neden, neden aşağı inip elimden tutup beni götürmedin nedeeen?" diyor.

Adam gerekeni yapmıştır. Yola inse "ver elini kardeş klavuzluk yapayım sana" dese, Ego numûnesi adamlardan her çeşit tepkiyle karşılaşabilir.




 

tarihinde HATEM tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, HATEM said:

Ay ışığında yüksekten bakan ve yolun (sokağın) durumuna vâkıf bir adam düşün.
Sokağın başında yürümeye başlayan adama, "Kardeş" diye sesleniyor. "Dikkat et, Çok Tehlikeli çukurlar var" diyor. Adam duyuyor cevap vermiyor. Tepeden bakan adam, tekrâr "Kardeş dikkat et çukur var, düşeceksin" diyor. Adam kızıyor. "Anladık be adam kör müyüz" diyor. Uyaran adam sürekli uyarılarına devâm ediyor, uyarılan adam egosundan sinir küpü olarak ve uyaran adama "sus artık" diye kızarak yoluna devâm ediyor. Sonuçta berbat bir çukura düşüyor ve Can çekişiyor. Can çekişirken, uyaran adam yanına geliyor. Uyarılan adam uyaran adamı yakasından tutarak çaresizce çekiyor. Ve diyor ki:  "Neden, neden aşağı inip elimden tutup beni götürmedin nedeeen?" diyor.

Adam gerekeni yapmıştır. Yola inse "ver elini kardeş klavuzluk yapayım sana" dese, Ego numûnesi adamlardan her çeşit tepkiyle karşılaşabilir.

 

Bu hikayede uyaran dinsiz, uyarılan dinci, çukur da din oluyor. Böyle düşününce çok doğru bir örnek.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, sağduyu yazdı:

 

Bu hikayede uyaran dinsiz, uyarılan dinci, çukur da din oluyor. Böyle düşününce çok doğru bir örnek.


Rollerin değişmesi hayâlinde, ahlâkınız buna engeldir.

tarihinde HATEM tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
21 saat önce, Ebu Kafir yazdı:

Maide 3

Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilenler, -canları çıkmadan önce kesmemişseniz, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından süsülmüş, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş olanları- dikili taşlar üzerine boğazlananlar ile fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı; bunlar fasıklıktır. Bugün, inkar edenler sizi dininizden etmekten umutlarını kesmişlerdir, onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim. Açlıktan darda kalan, günaha kaymaksızın yiyebilir. Doğrusu Allah Bağışlayan'dır, merhametli olandır.

Kopyala - yapıştır hatası :D

 

En´ăm 151´de bundan geri kalmaz. :D

De ki: Gelin, rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya iyilik edin. Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; biz, sizin de onların da rızkını veririz. Kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın yasakladığı cana kıymayın. İşte bunları Allah size emretti; umulur ki düşünüp anlarsınız.

 

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 dakika önce, kavak yazdı:

 

En´ăm 151´de bundan geri kalmaz. :D

De ki: Gelin, rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya iyilik edin. Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; biz, sizin de onların da rızkını veririz. Kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın yasakladığı cana kıymayın. İşte bunları Allah size emretti; umulur ki düşünüp anlarsınız.

 

 

https://sorularlaislamiyet.com/ona-hicbir-seyi-ortak-yapmayin-anneye-babaya-iyi-davraninenam-6151-ayetin-akisinda-zahiri-bir

 

 

bir  arama  yapmanız  yeterli  idi  arapça  diliyle  alakalı  durum  sadece  sorum  yok  yani 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
21 saat önce, Ebu Kafir yazdı:

Maide 3

Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilenler, -canları çıkmadan önce kesmemişseniz, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından süsülmüş, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş olanları- dikili taşlar üzerine boğazlananlar ile fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı; bunlar fasıklıktır. Bugün, inkar edenler sizi dininizden etmekten umutlarını kesmişlerdir, onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim. Açlıktan darda kalan, günaha kaymaksızın yiyebilir. Doğrusu Allah Bağışlayan'dır, merhametli olandır.

Kopyala - yapıştır hatası :D

https://sorularlaislamiyet.com/maide-suresinin-3-ayetinde-mana-butunlugunun-olmadigi-iddiasina-nasil-cevap-vermek-gerekir

 

hemen  cevabı  yok  sanmayın  buyrun 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

https://sorularlaislamiyet.com/ona-hicbir-seyi-ortak-yapmayin-anneye-babaya-iyi-davraninenam-6151-ayetin-akisinda-zahiri-bir

 

 

bir  arama  yapmanız  yeterli  idi  arapça  diliyle  alakalı  durum  sadece  sorum  yok  yani 

Taptığın tanrıyı ne hallere düşürdüğünün farkında değilsin galiba.

Arapça ile alakalıymış, yemişim Arapçayı !

Artı ne idüğü belirsiz yerlere takılmaya hălă bıkmadınız mı ?

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Mekke döneminde indiği iddia edilen ayetler pre-islamik hristiyan ilahileri, şiirleri ve kıyamet kehanetleridir.

Bu kehanet, şiir veya ilahilerin ve bütünselliğini bozan, araya iliştirilmiş uzun uzadıya ayetler sonradan eklemedir. Şiirde ne anlatıldığını anlatma veya yönlendirme çabasıdır.

Örnek verelim.

 

1.Ey o örtünen,

2.gece kalk, pek azı hariç,

3.yarısı, yahut ondan biraz eksilt 

4.veya artır ve Kur'an'ı ağır ağır, güzel güzel oku! 

5.Çünkü Biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz; 

6.Çünkü gece neşesi, hem daha dokunaklı hem de deyişçe daha sağlamdır. 

7.Çünkü sana gündüzün uzun bir yüzüş vardır

8.Rabbinin ismini an ve herşeyden kesilerek O'na çekil

9.O doğunun ve batının Rabbi'dir. O'ndan başka tanrı yoktur. O halde yalnız O'nu vekil tut! 

10.Başkalarının sözlerine sabret ve onları güzel bir terkedişle terket 

11.Refah ve zevk sahibi o inkarcıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver!

12.Çünkü Bizim yanımızda bukağılar ve ateş var, 

13.Boğazda kalan bir yiyecek ve acı bir azap vardır.

14.0 gün yer ve dağlar sarsılacak, dağlar erimiş bir kum yığınına dönecektir! 15.Haberiniz olsun Biz size üzerinize şahit olacak bir peygamber gönderdik, tıpkı Firavun'a peygamber gönderdiğimiz gibi; 16.Firavun o peygambere isyan etti de Biz onu vahim bir tutuşla tuttuk alıverdik! 17.halde eğer inkar ederseniz, çocukları ak saçlı kocalara çevirecek olan o günde nasıl korunursunuz? 

18.Gök onun dehşetiyle çatlamıştır ve O'nun va'di yerine getirilmiştir.

19.İşte bu, bir öğüttür; artık dileyen Rabbine  bir yol tutar! 

20.Gerçekten Rabbin biliyor ki sen, muhakkak gecenin üçte ikisine yakınını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçiriyorsun, beraberinde bulunan bir grup da . Oysa geceyi, gündüzü Allah takdir eder. Sizin bundan ötesini başaramayacağınızı bildiği için size lütuf ile muamelede bulundu. Bundan böyle Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun; O, içinizden hastaların olacağını, diğer bir kısmının Allah'ın lütfundan bir kar aramak üzere yeryüzünde yol tepeceklerini, diğer bir kısmının da Allah yolunda çarpışacaklarını bilmektedir; O halde ondan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a karz-ı hasen verin! Kendi hesabınıza hayır olarak ne yapıp gönderirseniz, onu Allah yanında daha hayırlı ve karşılık olarak daha büyük bulacaksınız. Allah'tan bağışlanma dileyin! Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

 

20. Ayet bariz olarak sonradan eklemedir. Ayetin gidişatı, yani ölçüsü ve düzeni ile uyumsuzdur ve bu ayette 1-5.ayetler açıklanmaya çalışılmış, kılıf aranmıştır. Amma velakin, orijinalinde, 1-5. Ayetlerde ilahi, kehanet, şiir yazanlara, gece dinginliğinde yazdıklarını eksilt, arttır, daha optimal hale getir ve oku diye nasihat verilmektedir. Muhtemelen kilise babasının rahiplerine bir vaazı olabilir.

Kuran okumak eksiltilmez ki neyi eksilteceksin? Daha az oku diye veya eksilt diye ilahi mesaj mı olur?

tarihinde Abdülmalik tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 saat önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

 

Yahu bir tanrı bu kadar zavallı olabilir mi? 

Ayetlerinde derdini anlatmaktan bile aciz, ne dediğinin anlaşılması için illa birkaç sakallı kafa kafaya verip derin anlamcılık yapacaklar öylemi?

Hani apaçık indirildiğine dair verdiği sözlere ne oldu? Verdiği sözlerden dönmeye de kadir olduğu için vazgeçti galiba?

Bence siz al-ilah'ı bırakıp Baal'e tapın, sünepe al-ilah tan bir cacık olmaz.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, Ebu Kafir yazdı:

 

Yahu bir tanrı bu kadar zavallı olabilir mi? 

Ayetlerinde derdini anlatmaktan bile aciz, ne dediğinin anlaşılması için illa birkaç sakallı kafa kafaya verip derin anlamcılık yapacaklar öylemi?

Hani apaçık indirildiğine dair verdiği sözlere ne oldu? Verdiği sözlerden dönmeye de kadir olduğu için vazgeçti galiba?

Bence siz al-ilah'ı bırakıp Baal'e tapın, sünepe al-ilah tan bir cacık olmaz.

 

ne  oldu  oradaki  dininizi  kemale  erdirdim  konusunun  anlamı  yazıda  açıklandığı  için  mi  böyle  sinirlendiniz. Din; en  başta  hüküm  koyan  demektir  zaten. Dininizi  yani  emir  ve  yasaklarınizı  kemale  erdirdi.Deyip  aynı  konuya  devam  etmiş  sorun  nerede  ayette?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

ne  oldu  oradaki  dininizi  kemale  erdirdim  konusunun  anlamı  yazıda  açıklandığı  için  mi  böyle  sinirlendiniz. Din; en  başta  hüküm  koyan  demektir  zaten. Dininizi  yani  emir  ve  yasaklarınizı  kemale  erdirdi.Deyip  aynı  konuya  devam  etmiş  sorun  nerede  ayette?

 

Sorun şu; Neden kendin okuduğunda bir cevap veremedin ve gidip sorularla islamiyet sitesindeki şarlatanlara başvurdun?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
30 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

ilmini  bilmiyordum  tam net  bilgim  yoktu 

 

Aşağıdaki kanun maddesi bu konuda ehil olan insanlar tarafından yazılmış. Anlamadığın, ilmim yetmiyor dediğin bir nokta var mı?

 

Alıntı

HAYVANLARI KORUMA KANUNU

 

MADDE 14. - Hayvanlarla ilgili yasaklar şunlardır:

a) Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek.

b) Hayvanları, gücünü aştığı açıkça görülen fiillere zorlamak.

c) Hayvan bakımı eğitimi almamış kişilerce ev ve süs hayvanı satmak.

d) Ev ve süs hayvanlarını onaltı yaşından küçüklere satmak.

e) Hayvanların kesin olarak öldüğü anlaşılmadan, vücutlarına müdahalelerde bulunmak.     

f) Kesim hayvanları ve 4915 sayılı Kanun çerçevesinde avlanmasına ve özel üretim çiftliklerinde kesim hayvanı olarak üretimine izin verilen av hayvanları  ile ticarete konu yabani hayvanlar dışındaki hayvanları, et ihtiyacı amacıyla kesip ya da öldürüp piyasaya sürmek.

g) Kesim için yetiştirilmiş hayvanlar dışındaki hayvanları ödül, ikramiye ya da prim olarak dağıtmak.

h) Tıbbî gerekçeler hariç hayvanlara ya da onların ana karnındaki yavrularına veya havyar üretimi hariç yumurtalarına zarar verebilecek sunî müdahaleler yapmak, yabancı maddeler vermek.

ı) Hayvanları hasta, gebelik süresinin 2/3’ünü tamamlamış gebe ve yeni ana iken çalıştırmak, uygun olmayan koşullarda barındırmak.  

j) Hayvanlarla cinsel ilişkide bulunmak, işkence yapmak.

k) Sağlık nedenleri ile gerekli olmadıkça bir hayvana zor kullanarak yem yedirmek,  acı, ıstırap ya da zarar veren yiyecekler ile alkollü içki, sigara, uyuşturucu ve bunun gibi bağımlılık yapan yiyecek veya içecekler vermek.

l) Pitbull Terrier, Japanese Tosa gibi tehlike arz eden hayvanları üretmek; sahiplendirilmesini, ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak; takas etmek, sergilemek ve hediye etmek.

 

Kitabının apaçık indiği iddiasında olan, kadir-i mutlak & alim-i mutlak olduğu söylenen bir tanrı neden iki lafı bir araya getirip bu kadarını yapamıyor?

Neden bir takım kerameti kendinden menkul hoca efendilerin sürekli olarak kıçını toplamasına ihtiyaç duymakta? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
21 dakika önce, Ebu Kafir yazdı:

 

Aşağıdaki kanun maddesi bu konuda ehil olan insanlar tarafından yazılmış. Anlamadığın, ilmim yetmiyor dediğin bir nokta var mı?

 

 

Kitabının apaçık indiği iddiasında olan, kadir-i mutlak & alim-i mutlak olduğu söylenen bir tanrı neden iki lafı bir araya getirip bu kadarını yapamıyor?

Neden bir takım kerameti kendinden menkul hoca efendilerin sürekli olarak kıçını toplamasına ihtiyaç duymakta? 

Konu  açık  zaten din hukumdür  maide  suresi  son  inen  surelerden  dolayısıyla  artık din  kemale  ermiş.

 

 

Ayriyetten  aşağıdaki  bilim  ve  mucize  iddiasina  ne  dersiniz? 

 

 

 

Screenshot_20190310-233226.png

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×