Jump to content
nogodbutAllah

İçi boş plastik dünya küresi ilim ,irade ve ölçü ile oluşurken gerçek dünya nasıl tesadüfen oluştu?

Recommended Posts

coğrafya derslerinde kullanılan içi boş durağan ve durması içinde altına destek konulan  plastik dünya küresi basit bir modeldir.

ne mağması ne hidrosferi ne atmosferi nede nehirleri var

nede belli bir yörüngeyi takip eder 

üzerinde basit  kabartmalar olan kürelerde var

cansız ruhsuz basit nehir deniz çizimleri

ne nehirinde balık ne denizinde inci nede atmosferinde oksijen var

hele güneşi ayı da yok.

diyorlar ki bu modellerin ve haritalandırmanın dahi belli matematiksel ilmi hesaplar ile yapılır

 

gerçek dünya ise her damlasında hayat fışkırır  güneşi aydınlatır ısıtır ayı takvim gibi halden hale girer mevsimleri eğikliği  dönüş hızı  güneşe uzaklığı yörüngesi şekli hepsi ince hesaplar ile yaratılmıştır

 

atmosferinde ki gaz karışımları dahi ince ayar ve hesap iledir en ufak değişiklik hayatı söndürür

ne yani gerçek dünya plastik bir model kadar değerli değil mi yoksa?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, nogodbutAllah yazdı:

coğrafya derslerinde kullanılan içi boş durağan ve durması içinde altına destek konulan  plastik dünya küresi basit bir modeldir.

ne mağması ne hidrosferi ne atmosferi nede nehirleri var

nede belli bir yörüngeyi takip eder 

üzerinde basit  kabartmalar olan kürelerde var

cansız ruhsuz basit nehir deniz çizimleri

ne nehirinde balık ne denizinde inci nede atmosferinde oksijen var

hele güneşi ayı da yok.

diyorlar ki bu modellerin ve haritalandırmanın dahi belli matematiksel ilmi hesaplar ile yapılır

 

gerçek dünya ise her damlasında hayat fışkırır  güneşi aydınlatır ısıtır ayı takvim gibi halden hale girer mevsimleri eğikliği  dönüş hızı  güneşe uzaklığı yörüngesi şekli hepsi ince hesaplar ile yaratılmıştır

 

atmosferinde ki gaz karışımları dahi ince ayar ve hesap iledir en ufak değişiklik hayatı söndürür

ne yani gerçek dünya plastik bir model kadar değerli değil mi yoksa?


Hakk Teâlâ'nın Varlığın ta kendisi olduğunu ve Varlığın içinde gizli olduğunu anlamaya ne senin kapasiten yeter ne de ateistlerin kapasitesi yeter.
İki kapasitesizin (Ya'nî klasik dînci ve ateistin) yaratılış ve evrim konusunda tartışmaları, Netîcesiz kısır döngüler oluşturur.
Benim oğlum bina okur, döner döner bida okur. (Not: Bina: Medresede okutulan bir gramer kitabı) 
Boşuna konu hakkında tartışma açıyorsun. Bir milyar câhili toplasan bir âlim etmez.
Hakk Teâlânın, varlığın kendisi olduğunu anlayan, ancak Her şeyi anlama yoluna girebilir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Zavallı geri zekalılar.

 

Dünya tesadüfen oluşamaz. 

 

Ama oluşmuş olması, tesadüftür. 

 

Tabi sizde bunu anlayacak kafa nerde? Olsa, o dünyayı yaratacak kadar izan sahibi bir şeyin, gelip sübyancı, uçkur düşkünü bir bedeviyi de peygamber edeceğini falan da düşünemeyecek akla sahip olurdu. 

 

dünya bir şekilde var olmuş olabilir, tesadüfen falan da hatta, hatta belki bir milyon tanrı elele tutuşup yapmış falanda. Bu başka bir mesele, bir şekilde tartışılır. Ama sizin şu dediğiniz allahın falan, bir bedevi osuruğundan ibaret olduğu, tartışılmaz, inkar edilemez bir hakikattir. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 hours ago, nogodbutAllah said:

coğrafya derslerinde kullanılan içi boş durağan ve durması içinde altına destek konulan  plastik dünya küresi basit bir modeldir.

ne mağması ne hidrosferi ne atmosferi nede nehirleri var

nede belli bir yörüngeyi takip eder 

üzerinde basit  kabartmalar olan kürelerde var

cansız ruhsuz basit nehir deniz çizimleri

ne nehirinde balık ne denizinde inci nede atmosferinde oksijen var

hele güneşi ayı da yok.

diyorlar ki bu modellerin ve haritalandırmanın dahi belli matematiksel ilmi hesaplar ile yapılır

 

gerçek dünya ise her damlasında hayat fışkırır  güneşi aydınlatır ısıtır ayı takvim gibi halden hale girer mevsimleri eğikliği  dönüş hızı  güneşe uzaklığı yörüngesi şekli hepsi ince hesaplar ile yaratılmıştır

 

atmosferinde ki gaz karışımları dahi ince ayar ve hesap iledir en ufak değişiklik hayatı söndürür

ne yani gerçek dünya plastik bir model kadar değerli değil mi yoksa?

 

Kırk kere yazıldı bunlar. Kusura bakma ama her bir satırından cahillik fışkırıyor. Bunu hakaret için değil, malum olanı ilan etmek adına söylüyorum.

Bu yaklaşımın özü şu: "Benim kafa basmadı, o zaman tanrı."

Yani bilinmeyene, cahilliğe, kapasitesizliğe, bilgi eksikliğine, kafa basmazlığa gönderme yapan bir inanç, bir inanma şekli. Buna inançta eziklik yöntemi de denebilir.

 

Bu yaklaşım, bir nevi analoji ya da benzetme olarak külliyen geçersiz. Bunu defalarca yazdık, gerekirse tekrar yazarız. Ama artık zor gelmeye başladı hakikaten. Kaçıncı eksik bilgili cahil olduğunuzu bir bilseniz. Yorulduk artık. Hiçbirinizde araştırma etme yok. Varsa yoksa "ben anlamadım anlatın, armut piş ağzıma düş" yöntemi. Ha o olsa da iyi. Ekseriyatınızın niyeti üzüm yemek de değil, bağcıyı dövmek.

 

Bu meselenin bir yönü. "Geçersiz benzetme." Bir de diğer yönü var, yani açıklanamaz sandığnız şeylerin aslen "açıklanabilir" olması, açıklaması. Kısmi ya da tamamen.

Bu da meselenin ikinci yönüydü. "Açıklama" kısmı. Bunun bir de üçüncü yönü var. O da şu: Açıklayamazsak ne olacak? Bu, kıçımızdan daha da mantıksız olan, açıklayamadığımız şeyi daha açıklanamaz ve hatta mantık dışı hale getiren bir tanrıyı uydurmak için gerek/yeter sebep midir? Oturur agnostik oluruz. Dürüstçe, mertçe.

Bu meretin bir de dördüncü yönü var: Saydıklarınızın hepsi ilim irfan irade gerektiriyorsa, ve bunlar olmadan yapılamayacaksa, o vakit bu açıklanamazlığa açıklama olarak koyduğunuz "şeyi" bu mantık silsilesi ya da bu çemberin dışında bırakacak olan mantık kaidesi nedir? Formel mantık kullanarak ifade edebilirsiniz mesela. Önermeler mantığı.

 

Yani mesela: Herşeyin bir yaratıcısı vardır...İlk önerme. Devamı...? :) 

 

Ama ben bunlardan önce size bir şey sorayım: 

 

- matematiksel ilmi hesaplar ile yapılır

- hepsi ince hesaplar ile yaratılmıştır

- İlim, irade ve ölçü ile oluşurken

 

Bunlardan kastınız nedir, neye gönderme yapmaktasınız?

Kastınız şu mudur:

Bunların hepsi bir zihin ya da zihinler, yani insanlar ya da bir irade tarafından bir amaca yönelik olarak, hesap kitap çerçevesinde yapılmıştır.

 

aslında özünde bir üstte sorduğumla aynı şey ama ona göre buradan devam edelim.

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu dincilerden de böyle salakça, zeka yoksunu argümanlar çıkar ancak. Hadi anladık dünyanın nasıl ortaya çıktığını kavrayamıyor olabilirsiniz ama 10 karılı, yağmacı bir arap bedevisinin kıçından üfürdüğü palavralara inanmaktaki mantık nedir? Lan bu arap bedevisi bana inanmayan herkesi bir tanrı sonsuza kadar yakacak şeklinde akla, mantığa sığmayan safi deli saçması bir iddia ortaya atmış, böyle akla ziyan bir iddiaya aklı başında normal bir insan nasıl inanabilir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Klişe sorulara kısa cevaplar serisi:

 

Dünya, evren ve canlılık nasıl oluştu?
kabaca fizikteki 4 temel kuvvet sayesinde, bunlar; elektromanyetik kuvvet, güçlü nükleer kuvvet, zayıf nükleer kuvvet ve kütle çekim kuvveti

 

Bu kuvvetler nasıl oluştu?
çoklu evren kuramına göre sonsuz boşlukta sonsuz sayıda evren doğuyor ve zamanı gelince yok oluyor, bu sayısız evrenlerin
her birinde farklı fizik kuvvetleri şekilleniyor ve bazı evrenlerde fizik kuralları (bizimki gibi) yaşamın doğuşuna elverişli olarak şekilleniyor.

 

Neden hiçlik yerine bir şeyler var?
Hiçlik, Heisinberg'in belirsizlik ilkesi gereğince imkansızdır. 
Yani hiçlik bir nevi kendini de "hiçer" ve varlık zorunlu olarak ortaya çıkar

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Varlık deyince iki farklı varlık kavramı olduğunu anlamanız gerekir.
Birincisine Asıl varlık veyâ mutlak varlık veyâ gerçek varlık veyâ sırf varlık denir.
İkincisi bizim bildiğimiz varlıktır. Buna, Hayâlî varlık veyâ maddî varlık veyâ mukayyed varlık veyâ izâfî varlık denir.

Yokluk denince de aynı şekilde iki farklı yokluk kavramını anlamış olmanız gerekir. 
Birincisi; Sırf yokluk, Mutlak yokluk, Hiçlik, Sırf Adem.
İkincisi; Yok gibi gözüken yokluktur. Yok gibi gözüken yokluk gerçek bir yokluk değildir. Atmosfer gibi... Çünkü atmosferde birçok varlık vardır.

Bu açıklamaları niye yapıyorum.

Mutlak yokluktan hiçbirşey varlığa gelemez. Mutlak yokluk hiç bir varlık üretemez. (İzâfî yokluktan ise varlıklar ortaya çıkabilir çünkü izâfî yokluk ta bir varlık formudur.)

Tamam siz bu kavramlara hâkim olmaya bilirsiniz.  Fakat siz hangi mantıkla ve neye dayanarak Hiçten Bu Kâinâtın oluştuğunu iddiâ ediyorsunuz? Hiçten Enerji çıkmaz ki.

Evrende Hiçliğin olmadığını, İzâfî  Varlık formlarının dönüşüp durduğunu söylüyor ve bunu görüyor iseniz, Bu Enerjinin (veyâ izâfî varlığın) BAŞLANGIÇTA nasıl oluştuğunu Îzâh etmiyor ki...  Ya'nî izâfî varlıktan izâfî yokluğa dönüşümleri keşfetmek, evrendeki toplam enerjinin nereden geldiğini îzâh etmez ki...

Müslümânların ise bu noktada Allah yarattı diyorlar ve çoğu işin iç yüzünü bilmiyor.
Müslümân Evliyâ, ise konuyu îzâh ediyor. Özetle şöyle:

Allah, mutlak varlığın ta kendisidir.

Evren sonsuz ve zamân olarak başlangıçsız olmasına rağmen,, Evren Yok iken Mutlak varlık (Allah) var idi. Fakat Gizli (Bâtın) idi. Evrenlerin yaratılması ile açığa çıktı (zâhir oldu).  Bu sonsuz Evrenler, Mutlak varlığın zamânlı ve hayâlî âlemlerdeki görünümleridir. Bu görünümler ve yeni oluşumlar yine sonsuza kadar değişip dönüşmeye devâm edecektir.

Evliyâullah, bu enerjinin kaynağını îzâh etmiş.
Buyrun Ateistler siz de bi îzâh getirin demiyorum. Bir îzâh getiremessiniz, küçük düşersiniz. Ama düşünün.

Bir îzâh getiremessiniz çünkü, Var (Mutlak var) yok olmaz. Yok (mutlak yok) da var olmaz.
 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, malta erigi yazdı:

 


Malta Eriğinin Nerden geldiğini sormuyoruz. İlkönce lâftan bi anla da sonra cevap yapıştır.

Evrendeki Toplam kütle veyâ enerji nerden geldi diye soruyoruz.

tarihinde HATEM tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
30 minutes ago, HATEM said:

 

 

 

Quote

Evrende Hiçliğin olmadığını, İzâfî  Varlık formlarının dönüşüp durduğunu söylüyor ve bunu görüyor iseniz, Bu Enerjinin (veyâ izâfî varlığın) BAŞLANGIÇTA nasıl oluştuğunu Îzâh etmiyor ki...  Ya'nî izâfî varlıktan izâfî yokluğa dönüşümleri keşfetmek, evrendeki toplam enerjinin nereden geldiğini îzâh etmez ki...

 

- Evrende hiçlik yoksa, başlangıca ne hacet? Hem hiçlik yok, yani var olan hep vardı deyip, akabinde bunun başlangıcını sormak; mantık safsatası, çelişki, tutarsızlık değil de nedir? Evren hep varsa eğer, termodinamiğin birinci kanunu ile birlikte, o enerjinin "bir yerden" gelmesi de gerekli değildir. Hatta böyle bir şey na-mümkündür.

 

Quote

Müslümânların ise bu noktada Allah yarattı diyorlar ve çoğu işin iç yüzünü bilmiyor.
Müslümân Evliyâ, ise konuyu îzâh ediyor. Özetle şöyle:

 

Müslümanlar bu noktada desteksiz, a-priori bir önermede bulunuyorlar. Atmasyon yani bir nevi. Ve konuyu daha da mantık dışı, daha da açıklanamaz bir noktaya getirip bırakıyolar. Sen bir şeyi olarak mutlak varlık ilan etmekle, keyfi olarak onu mutlak varlık ilan etmekten başka hiçbirşey yapmamış olursun. Ha bir de bunun sıfatları var, birbiri ile çelişik olan.

 

Quote

 Evren sonsuz ve zamân olarak başlangıçsız olmasına rağmen,, Evren Yok iken Mutlak varlık (Allah) var idi. Fakat Gizli (Bâtın) idi. Evrenlerin yaratılması ile açığa çıktı (zâhir oldu).  Bu sonsuz Evrenler, Mutlak varlığın zamânlı ve hayâlî âlemlerdeki görünümleridir. Bu görünümler ve yeni oluşumlar yine sonsuza kadar değişip dönüşmeye devâm edecektir.

 

Hem sonsuz, hem başlangıçsızken, aynı zamanda nasıl yok olacak acaba? Baştaki unsurlar zaten "yokluğun" "yok"luğuna işaret ediyorken, arkasından yokluğu peydah etmek de nesi? Ben söyleyeyim. Yok olduğu, olmadığı bir an olacak ki, onu var edecek bir şeye ihtiyaç hasıl olsun. Ve siz de oraya şıp diye tanrıyı koyuverin. O yüzden bir çeşit yokluğa muhtaçsınız. Yoksa tanrıya gerek kalmıyor, denklem yerine oturmuyor.

 

Oysa ki mesele şu kadar basit:

 

Var olan hep vardı. Buna ister evren deyin ya da başka bir şey. Herşeyi kapsaması yeterli. Başlangıç dediğimiz şey tümevarımsal bir çıkarım ya da genelleme olup, mantıksal bir zorunluluk değildir. Hep var olanın da yaratılmaya ihtiyacı yoktur. Yaratılmaya ihtiyaç yoksa, yaratıcıya da ihtiyaç yoktur. Değil zorunluluk, ihtiyaç bile değildir. Ve bu dizge hiçbir mantıksal kuralı, mantıksal zorunluluğu ihlal etmez, aykırılık teşkil etmez. Hatta termodinamikle de birebir örtüşür.

 

Tanrı ise bunun tam tersidir. Bulunduğu yerde mantık ölür. Ne sıfatları mantığa sığar, çelişiktir. Ne de sonsuz bilinci termodinamiği karşılar, mümkünsüzdür. Ancak mantık dışına iteleyip topu taca atabilirsiniz. Teistlerin aklı sıra yaptığı da budur. Onlara göre mesela:  a-herşeyin bir yaratıcısı vardır. b- Tanrının yoktur. ...Yani, "değili" de doğru olan önermeler üzerine bina edilmiştir tüm inançları. Bunu yaparken küçük düştüklerini, tanrıyı "var"lamaya çalışırken, aslen "yok"ladıklarını fark etmezler. Küçük düşerler.

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 minutes ago, HATEM said:


Malta Eriğinin Nerden geldiğini sormuyoruz. İlkönce lâftan bi anla da sonra cevap yapıştır.

Evrendeki Toplam kütle veyâ enerji nerden geldi diye soruyoruz.

 

Huzurlarınızda "benim kafa basmadı, o zaman tanrı" yöntemi. Bir alkış alalım.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
41 minutes ago, HATEM said:


Malta Eriğinin Nerden geldiğini sormuyoruz. İlkönce lâftan bi anla da sonra cevap yapıştır.

Evrendeki Toplam kütle veyâ enerji nerden geldi diye soruyoruz.

 

Senin önce sorman gereken soru "Ben neden bir arap bedevisinin bana inanmayan herkesi bir tanrı sonsuza kadar yakacak iddiasına inanıyorum?" olmalı.

tarihinde sağduyu tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, teflon yazdı:

Huzurlarınızda "benim kafa basmadı, o zaman tanrı" yöntemi. Bir alkış alalım.

 Ya sana satır satır cevap vereyim kelîme kelîme cevap vereyim ama yine anlamıycan,, ben cevap vermekten öte sana nasıl anlatırımın derdine düşüyorum.
Yukarıdaki yanlış anlamalarını zevkle düzelteceğim söz de gece gece en azından sonradan yazdığın şu saçma cümlene bir cevap vereyim.

Biz Toplam kütlenin nerden geldiğinin cevâbını bir müslümân olarak verdik.
Buyur, cerbeze yapacağına bir cevap ver. Evrendeki bu Enerjinin kaynağı nedir? Sallamak serbest.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 minutes ago, HATEM said:

 Ya sana satır satır cevap vereyim kelîme kelîme cevap vereyim ama yine anlamıycan,, ben cevap vermekten öte sana nasıl anlatırımın derdine düşüyorum.
Yukarıdaki yanlış anlamalarını zevkle düzelteceğim söz de gece gece en azından sonradan yazdığın şu saçma cümlene bir cevap vereyim.

Biz Toplam kütlenin nerden geldiğinin cevâbını bir müslümân olarak verdik.
Buyur, cerbeze yapacağına bir cevap ver. Evrendeki bu Enerjinin kaynağı nedir? Sallamak serbest.

 

Sen şimdi boş ver enerjinin, maddenin neden olduğu sorusunu, asıl cevaplaman gereken soruyu cevapla: Sen hangi mantıkla bir arap bedevisinin bana inanmayan herkesi bir tanrı yakacak şeklindeki deli saçması iddiaya inanıyorsun?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, HATEM said:

Varlık deyince iki farklı varlık kavramı olduğunu anlamanız gerekir.
Birincisine Asıl varlık veyâ mutlak varlık veyâ gerçek varlık veyâ sırf varlık denir.
İkincisi bizim bildiğimiz varlıktır. Buna, Hayâlî varlık veyâ maddî varlık veyâ mukayyed varlık veyâ izâfî varlık denir.

Yokluk denince de aynı şekilde iki farklı yokluk kavramını anlamış olmanız gerekir. 
Birincisi; Sırf yokluk, Mutlak yokluk, Hiçlik, Sırf Adem.
İkincisi; Yok gibi gözüken yokluktur. Yok gibi gözüken yokluk gerçek bir yokluk değildir. Atmosfer gibi... Çünkü atmosferde birçok varlık vardır.

Bu açıklamaları niye yapıyorum.

Mutlak yokluktan hiçbirşey varlığa gelemez. Mutlak yokluk hiç bir varlık üretemez. (İzâfî yokluktan ise varlıklar ortaya çıkabilir çünkü izâfî yokluk ta bir varlık formudur.)

Tamam siz bu kavramlara hâkim olmaya bilirsiniz.  Fakat siz hangi mantıkla ve neye dayanarak Hiçten Bu Kâinâtın oluştuğunu iddiâ ediyorsunuz? Hiçten Enerji çıkmaz ki.

Evrende Hiçliğin olmadığını, İzâfî  Varlık formlarının dönüşüp durduğunu söylüyor ve bunu görüyor iseniz, Bu Enerjinin (veyâ izâfî varlığın) BAŞLANGIÇTA nasıl oluştuğunu Îzâh etmiyor ki...  Ya'nî izâfî varlıktan izâfî yokluğa dönüşümleri keşfetmek, evrendeki toplam enerjinin nereden geldiğini îzâh etmez ki...

Müslümânların ise bu noktada Allah yarattı diyorlar ve çoğu işin iç yüzünü bilmiyor.
Müslümân Evliyâ, ise konuyu îzâh ediyor. Özetle şöyle:

Allah, mutlak varlığın ta kendisidir.

Evren sonsuz ve zamân olarak başlangıçsız olmasına rağmen,, Evren Yok iken Mutlak varlık (Allah) var idi. Fakat Gizli (Bâtın) idi. Evrenlerin yaratılması ile açığa çıktı (zâhir oldu).  Bu sonsuz Evrenler, Mutlak varlığın zamânlı ve hayâlî âlemlerdeki görünümleridir. Bu görünümler ve yeni oluşumlar yine sonsuza kadar değişip dönüşmeye devâm edecektir.

Evliyâullah, bu enerjinin kaynağını îzâh etmiş.
Buyrun Ateistler siz de bi îzâh getirin demiyorum. Bir îzâh getiremessiniz, küçük düşersiniz. Ama düşünün.

Bir îzâh getiremessiniz çünkü, Var (Mutlak var) yok olmaz. Yok (mutlak yok) da var olmaz.
 

 

Boş boş osuruyorsun sadece. Yani, şu kadar lafının bir osuruk kadar kıymeti harbiyesi yok.

 

Vakum enerjisi, Casimir efekti nedir, bir fikrin var mı?

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
20 minutes ago, anibal said:

Evren sonsuz ve zamân olarak başlangıçsız olmasına rağmen,, Evren Yok iken Mutlak varlık (Allah) var idi. Fakat Gizli (Bâtın) idi. Evrenlerin yaratılması ile açığa çıktı (zâhir oldu).  Bu sonsuz Evrenler, Mutlak varlığın zamânlı ve hayâlî âlemlerdeki görünümleridir. Bu görünümler ve yeni oluşumlar yine sonsuza kadar değişip dönüşmeye devâm edecektir.

Evliyâullah, bu enerjinin kaynağını îzâh etmiş.

 

Kimse bu evliyaullah denen şarlatan götünden sallamış, sen de afiyetle yemişsin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 hours ago, HATEM said:


Malta Eriğinin Nerden geldiğini sormuyoruz. İlkönce lâftan bi anla da sonra cevap yapıştır.

Evrendeki Toplam kütle veyâ enerji nerden geldi diye soruyoruz.

Ben bu sorunun cevabını bilmiyorum ama sen biliyorum dersen de delil isterim. Allah yarattı deyip geçemezsin. Varsa bir kanıtın buyur, yoksa bu yaptığın ancak 'osur osur ipe diz'.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, malta erigi yazdı:

Ben bu sorunun cevabını bilmiyorum ama sen biliyorum dersen de delil isterim. Allah yarattı deyip geçemezsin. Varsa bir kanıtın buyur, yoksa bu yaptığın ancak 'osur osur ipe diz'.


En azından Mes'eleyi Anlamana sevindim. Evet konu hakkında biraz bişeyler biliyorum.
Çok bilmiş Teflonu da şimdi senin seviyene çıkartmaya çalışıyorum. Aradığın cevapları, Teflonun yanlış anlamalarını düzelttiğim cevabımda bulursun sanırım.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 minutes ago, HATEM said:


En azından Mes'eleyi Anlamana sevindim. Evet konu hakkında biraz bişeyler biliyorum.
Çok bilmiş Teflonu da şimdi senin seviyene çıkartmaya çalışıyorum. Aradığın cevapları, Teflonun yanlış anlamalarını düzelttiğim cevabımda bulursun sanırım.

 

Bu salağın bir şeyler biliyorum dediği de 1400 yıl önceki arapların kıçından salladığı palavralar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...