Jump to content
ellectra

Gerçek Rastgelelik, Kuantum Fiziği, Klasik Fizik, Özgür İrade

Recommended Posts

Öncelikle belirtmek isterim ki bu konuya teistlerin ve türevlerinin yazmasını istemiyorum. Böyle bir şey istemeye hakkım var mı bilmiyorum ama en azından yazmazsanız sevinirim.

 

Bu forumda bu konular hakkında hangi üye ne düşünüyor merak ediyorum.

Daha önce bu konulara değinilmiştir fakat ben bu konu başlığı altında herkesin düşüncesinin bir arada olmasını istedim.

 

Bildiğiniz üzere başlıktaki konular hep birbirini çağrıştıran konular. Biri tartışıldığında bir diğeri bir şekilde tartışmaya dahil oluyor.

 

* Gerçek rastgelelik mümkün mü? Gerçekten kastım aşırı komplike olup, uçsuz bucaksız sebep sonuç zincirinin çözülmesinin imkansız olmasından ötürü rastgele kabul edilen rastgelelik değil. Gerçekten gerçek rastgelelik mevcut olabilir mi? Olursa nasıl olabilir? (Atom altı?)


* Kuantum fiziğinde henüz keşfedilmeyi bekleyen hedelerin mümkünse keşfedildiğinde klasik fiziğe göre olağanüstü sayılabilecek bir şeylerin de keşfedilmiş olacağına ihtimal veriyor musunuz? Burada olağanüstünden kastım tanrı falan değil. Sallıyorum, klasik fizik boyutunda zamana başka bir anlam daha kazandırılması gibi. Yoksa, er yada geç her şeyin klasik fizikle bir şekilde sebep sonuç çerçevesinde açıklanabileceğini mi düşünüyorsunuz?

 

* Hem rastgeleliği kabul etmeyip hem de özgür iradenin olduğunu birlikte savunan var mı? Varsa, rastgele herhangi bir etken olmadan sebep sonuca bağlı evrende özgür iradeyi nasıl mümkün kılabiliyorsunuz? (çözülmesi imkansız sebep sonuç zincirini (kelebek etkisini) rastgelelik olarak ele almadığımız takdirde)

 

Bu sorular saçma geldiyse bunları cevaplamak yerine; kuantum fiziği, klasik fizik, rastgelelik ve özgür irade hakkında düşünceleriniz neler?

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

iyi günler  kelebek etkisinin anlamını bilmiyorsunuz sanırım, önceden hesaplanamayan bilinemeyen, kaos boyutlarına( zaman paradoxu kırarak boyut değiştirmektir)örnegın en ufak bir kötü şans bile çok büyük olasıklara neden olabilr.

 

bir yerde karıncalar ve arılar, denge kurmaya çalışırken, zaman paradoxunu kıran kelebek etkisi zihinsel aktivasyon, farklı 

 bir zaman diliminde, ama aynı boyutta depremler ve tsunamıler olabilr.

 kelebek etkisinin oluşması için, zaman paradoxunun kırılması ve zaman değişkenliği zorunluluktur.

saçma gelmiyor, aksine konu başlığı ilgimi çekti, fakat, kelebek etkisi ile atom altı fizigini bağdaştıramadım..

 

her iki kavram, aslında  oldukça farklıdır,

 

ayrıca ben san ciddi bir soru sorim!

artık klasik fizikle, kuantum fiziği arasında bir fark olduğunu sanmıyorum, sonuçta her iki kavramda, gözlemlenebilir. hale gelmiştir.

 

1920 lerde olsaydık. klasik fizik, yaratıcıları ile kuantum ne alaka derdik, ama şimdi nerdeyse aynı,

 mantıkta ilerliyor diyebiliriz.. gözlem ve analiz .

 

 kuantum ve klasik fiziğe göre,özgür irade derken kime göre özgür irade? bu olayı tanrısalmı? ele alıcaz yoksa atheist mantığıylamı? 

şimdi bir örnekleme yapalım, ben her zaman deizm  mantığıyla bilime girerim

 normak fizikten başlıyalım, atom ların nasıl oluştuğunu biliyorsak, çekirdeğini saran negatif  ve pozitif yüklü

elektron ve ptotonlardan oluşur.  atom altı dediğimizdede aslında kuantum fiziği denir ama bildiğimiz fizikti. atom altı gözlemleniyormu? bitti arkadaş demekki  artık klasikleşti.. atom altı kuarklar ve atom altı parçacıkları

yoktan var olduysa bu rastgele olması mümkün değidir. eger atom altı parcacıkları ve atomlar  dahil varlık iken var iseler,  o zaman rastgel olmuşlardır.

bir insan varken var olamıyacagına göre yoktan var olduğuna göre 50 yı lsonrakı canlıda yoktan var olucak demektir. yani biilm bile tanrıya çıkar ama anlıyana. çıkar. 

 

 

 

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

tanrıyı kabul etmiyene herşeyin mantıksızda olsa bir açıklaması mutlaka vardır.

genelde matematık terimleriyle, fiziksel yasaların oluştugu iddia ediilr. çünkü gözlem bu şekildedir.

başka türlü anlama sansınız yok dünyanın en zekı insanıda olsanız matematıksel terimlerle,  açıklamak

 zorundasınız. her olasılıgı.

metafizik bir anlayış yoktur, insan aklı ve mantığı, bir yerde duraklar, ve durakladığı noktalar mantıksızlaşır, işte o andan sonra

 metafizik başlar. 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 

16 minutes ago, karamsarhuman said:

özgür irade derken kime göre özgür irade? bu olayı tanrısalmı? ele alıcaz yoksa atheist mantığıylamı? 

 

 

Tanrının konumuzla bir alakası yok. Şahsen ben her şeyin sebep sonuca dayandığını düşünüyorum ve bu sebepten özgür irademizin olmadığını düşünüyorum ama bu kanıtlanabilir bir şey değil tabii. Ek olarak kuantum fiziğinde keşfedilmemiş bir çok şey olduğu için bu düşüncemden de emin değilim. Klasik fizik mantığıyla özgür irademiz yok derken, ortada kuantum gibi gizemli bir mekanik varken bundan emin olamıyorum.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
11 dakika önce, ellectra yazdı:

 

 

Tanrının konumuzla bir alakası yok. Şahsen ben her şeyin sebep sonuca dayandığını düşünüyorum ve bu sebepten özgür irademizin olmadığını düşünüyorum ama bu kanıtlanabilir bir şey değil tabii. Ek olarak kuantum fiziğinde keşfedilmemiş bir çok şey olduğu için bu düşüncemden de emin değilim. Klasik fizik mantığıyla özgür irademiz yok derken, ortada kuantum gibi gizemli bir mekanik varken bundan emin olamıyorum.

 

 

özgür irade ile kuantum fiziği farklı şeylerdir, siz atomların iradesi olduğundan bahsediyorsunuz, bu çok mantıksız geldi bana,

 hatta imkansız, sizin bu mantığınız kanıtlanamaz, ilkesine uygundur,

çünkü var olduğu iddia edilen irade, sizin tabirinizle özgür irade olmaz, umarım anlamışsınızdır.

benim aklım özgür irade diyelim, fakat, beni oluşturan, irade dışındakı herşey atomlardan ibarettir. ve atomların,

iradesi olsaydı, bu irade tanrı olsun veya olmasın, insanın irade olmazdı.

biz atomlarımızla düşünmüyoruz, aklımız ve düşüncelerimiz göreceli değildir. anlamaya çalışın lütfen.

ama siz atomlarımızı görebiliyorsunuz. gözlemlenebilir herşey akıl değildir irade değiildir. 

iradenın varlıgı yada yoklugu tam olarak metafiziktir. diyebilriiz. 

 

sonuçta atomları oluşturanda atom altı parçaçıkları bilmsel tabirle kuantum fizigi oluyor  o kadar ,,5 yıl sonra kuantum fizginin klasik fizikten farkı olmadığını çok net görüceksin. 

 

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 minutes ago, karamsarhuman said:

özgür irade ile kuantum fiziği farklı şeylerdir, siz atomların iradesi olduğundan bahdediyorsunuz, bu çok mantıksız geldi bana,

 hatta imkansız, sizin bu mantığınız kanıtlanamaz, ilkesine uygundur,

çünkü var olduğu iddia edilen irade, sizin tabirinizle özgür irade olmaz, umarım anlamışsınızdır.

benim aklım özgür irade diyelim, fakat, beni oluşturan, irade dışındakı herşey atomlardan ibarettir. ve atomların,

iradesi olsaydı, bu irade tanrı olsun veya olmasın, insanın irade olmazdı.

biz atomlarımızla düşünmüyoruz, aklımız ve düşüncelerimiz göreceli değildir. anlamaya çalışın lütfen.

ama siz atomlarımızı görebiliyorsunuz. gözlemlenebilir herşey akıl değildir irade değiildir. 

iradenın varlıgı yada yoklugu tam olarak metafiziktir. diyebilriiz. 

 

 

Aslında konuyu açma amacım vay senin düşüncen yanlış benimki doğru falan demek değil. Yukarıda belirttiğim gibi kim ne düşünüyor merak ediyorum sadece.

 

Atomların iradesi olduğunu söylemiyorum. Beynimizde de bir çeşit elektrik akımı var sonuçta ve bu akımda kuantuma bağlı herhangi bir rastgelelik oluşuyorsa bir çeşit özgür iradeden bahsedilebilir belki. Dediğim gibi sadece fikirleri merak ediyorum. Herhangi bir şeyin savunmasını yapmıyorum. Ortaya yeni bir fikir atıp nasıl sizce? demiyorum. Hali hazırda bugüne kadar zaten tartışılmış konularda kim neler düşünüyor merak ediyorum :)

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Anlaşılan o ki, rasgele ve rasgelelik mevzusu anlaşılmamış hiç. 

 

Bir şeyler, belirlenebilir, hesaplanabilir, tahmin edilebilir ve rasgele olarak sınıflanır, en kaba terimiyle. 

 

Belirlenebilir, bir şeyin kesin olarak nasıl ne şekilde olacağı bulunabilir demektir. Parayı atarsanız, yazı mı tura mı geleceği belirlenebilir bir şeydir. 

 

Hesaplanabilir, toleransları bilindiği kadarıyla, o toleranslar dahilinde sonucun ne olacağı bilinen şeydir. Bir motor yaparsın, kaç beygir olacağı hesaplanabilir bir şeydir. 

 

Tahmin edilebilir, elde mevcut bilgilerle sonucun ne olacağı tahmin edilebilen ama bu tahminin kesinliği belirsiz olan şeylerdir. Adam kanser olur, 6 ay ömrün var denir, işte bu tahmin edilebilirdir. Adam turp gibi sağlamdır, 50 sene daha yaşar dersin, ertesi gün bir sebepten göçer gider. En iyi bilineni, hava tahminidir, Türk Meteorolojisine güvenip şemsiyesiz çıkarsan ıslanır gelirsin mesela. 

 

Rasgele ise, sonucu veya geriye doğru sebepleri hesaplanamaz olan şeylerdir. Örneğin, bir elektornun ne iş olup bitipte zarf değiştirdiğini hesaplayamazsın, ilemezsin. Hadi ölçecek aletin edavatın yok mevzusu tamam da, şöyle de bir şey var malum, kuantum teorisi der ya, bir şeyi ölçersen müdahale edersin. İşte o yüzden asla bunu belirleyemezsin. Rasgele oldu dersin. Bu, etkiyen şeylerin, bu sonucu verebileceğini gösterir. Ve sadece bunu gösterir, elektron rasgele bunu yapmaz. 

 

Dinozorların ölümü, yokoluşu bir tesadüf, bir rasgele durumdur. Çünkü elimizde onları yok edenin ne olduğuna dair ölçme imkanları yok.  Ha, göktaşı düştü tepelerine, tamam, ama o göktaşı hangi etkiyle, ne şekilde düştü, atıyorum, jüpiterin yolundan çıkardığı bir göktaşı mıydı mesela?

 

Konu rasgele ve tesadüf kavramlarının bilinmiyor ve istismar ediliyor oluşudur. Hepsi bu ve önce bunun iyi anlaşılmasını gerektirir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
56 minutes ago, anibal said:

Konu rasgele ve tesadüf kavramlarının bilinmiyor ve istismar ediliyor oluşudur. Hepsi bu ve önce bunun iyi anlaşılmasını gerektirir.

 

Aslında bu yorumun yapılmaması için özellikle belirtmiştim. Bahsettiğim rastgelelik o rastgelelik değil, gerçek rastgelelik diye (başka bir isim bulamadım). Evet çok doğru bir tabir olmadı ama en azından ne demek istediğimi anlarsınız diye ummuştum. Tanımlayamadığım bir kavram. Belki de öyle bir şey çok saçma ve mantığa aykırı olduğu için tanımlayamıyorum. Anlatmak istediğim şu: Hiç bir sebebi olmadan (bilinmeden değil, olmadan) bir x'in durup dururken y olması kuantum mekaniğinde bile mümkün değil midir? Tek istediğim evet ya da hayır bukadar.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
49 dakika önce, ellectra yazdı:

 

Aslında bu yorumun yapılmaması için özellikle belirtmiştim. Bahsettiğim rastgelelik o rastgelelik değil, gerçek rastgelelik diye (başka bir isim bulamadım). Evet çok doğru bir tabir olmadı ama en azından ne demek istediğimi anlarsınız diye ummuştum. Tanımlayamadığım bir kavram. Belki de öyle bir şey çok saçma ve mantığa aykırı olduğu için tanımlayamıyorum. Anlatmak istediğim şu: Hiç bir sebebi olmadan (bilinmeden değil, olmadan) bir x'in durup dururken y olması kuantum mekaniğinde bile mümkün değil midir? Tek istediğim evet ya da hayır bukadar.

 

Durup dururken dediğiniz zaman da bir süreç gerektirir. Dönüşümün sürece ihtiyaç vardır. Mesela insan evrimine bakın, bir maymundan ne kadar farklı görünsekte dna mız nerede ise ayı. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, ellectra yazdı:

 

Aslında bu yorumun yapılmaması için özellikle belirtmiştim. Bahsettiğim rastgelelik o rastgelelik değil, gerçek rastgelelik diye (başka bir isim bulamadım). Evet çok doğru bir tabir olmadı ama en azından ne demek istediğimi anlarsınız diye ummuştum. Tanımlayamadığım bir kavram. Belki de öyle bir şey çok saçma ve mantığa aykırı olduğu için tanımlayamıyorum. Anlatmak istediğim şu: Hiç bir sebebi olmadan (bilinmeden değil, olmadan) bir x'in durup dururken y olması kuantum mekaniğinde bile mümkün değil midir? Tek istediğim evet ya da hayır bukadar.

 

önce y olarak başlıyor zaten, tüm memeli canlılar y olarak başlar, sonra x olur. bu hatadır. bu yüzden erkeklerde  kadın cinsel organı ( (meme) var. bu konuda sayın anibal size daha geniş bilgi vericek kapasitededir.. bu genetik bozukluk değil düpedüz, varlık oluşumundaki

kusurlardır.  bir erkekte asla meme olmamalıydı, erkekler doğurmaz, erkek köpektede meme vardır. hiç bir işe yaramıyan organ,

sizcede tanrı olsun veya olmasın, kusur değilmidir? sürekli y  ile başlıyan ve sürekli x ile bitmeyen , birşey sizce

rastgele oluşuyor olabilirmi? bilinçli oluşsa bile kusurları görmezden gelemeyiz.. :) 

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Durup dururken, ortada herhangi bir sebep yokken, o durumu meydana getiren sonuçlarla doğrudan ilgili olmadan bir şey öylece x den y ye dönüşebilir mi ?

 

Evet öyle bir şey olabilir gibi görünüyor. 

 

Yinede ortada bir kanıt yok... 

 

Eğer bir yere yıldırım düşseydi bunun sebebini bilebilirdik, 2000 yıl önce olsa bilemezdik. 

 

Bir şeyin tamamen rastgele olduğu nasıl kanıtlanır ? Onunla ilgili her şeyi biliyorsan hala rastgele kalmaya devam eder mi ?

Peki onunla ilgili her şeyi bilmiyorsan hala rastgele diyebilir misin ?

 

Kısaca bilmiyorum ama cevap şimdilik evet gibi duruyor. 

tarihinde Sütlü Kase tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 minutes ago, Sütlü Kase said:

Durup dururken, ortada herhangi bir sebep yokken, o durumu meydana getiren sonuçlarla doğrudan ilgili olmadan bir şey öylece x den y ye dönüşebilir mi ?

 

Evet öyle bir şey olabilir gibi görünüyor. 

 

Yinede ortada bir kanıt yok... 

 

Eğer bir yere yıldırım düşseydi bunun sebebini bilebilirdik, 2000 yıl önce olsa bilemezdik. 

 

Bir şeyin tamamen rastgele olduğu nasıl kanıtlanır ? Onunla ilgili her şeyi biliyorsan hala rastgele kalmaya devam eder mi ?

Peki onunla ilgili her şeyi bilmiyorsan hala rastgele diyebilir misin ?

 

Kısaca bilmiyorum ama cevap şimdilik evet gibi duruyor. 

 

İstediğim tek şey bu gibi yanıtlardı.. Teşekkürler :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 hours ago, ellectra said:

 

Aslında bu yorumun yapılmaması için özellikle belirtmiştim. Bahsettiğim rastgelelik o rastgelelik değil, gerçek rastgelelik diye (başka bir isim bulamadım). Evet çok doğru bir tabir olmadı ama en azından ne demek istediğimi anlarsınız diye ummuştum. Tanımlayamadığım bir kavram. Belki de öyle bir şey çok saçma ve mantığa aykırı olduğu için tanımlayamıyorum. Anlatmak istediğim şu: Hiç bir sebebi olmadan (bilinmeden değil, olmadan) bir x'in durup dururken y olması kuantum mekaniğinde bile mümkün değil midir? Tek istediğim evet ya da hayır bukadar.

 

 

Hiç bir sebei olmadan, bir şeyler başka şeyler olabilir. Mesela, atomlar bozulur, malum C14'ün C13 olması falan gibi. Bunun hiç bir sebebi yoktur, ne zaman, neden olduğu bilinmez, ama olur ve hep olur. 

 

Sorunun, gerçekten rasgele kavramının anlaşılmamış oluşu. Bir şeyin rasgele olduğu kanıtlanmaz. Öyle ki, rasgele dediğin şey, bir saat sonra rasgele olmaktanda çıkabilir. Rasgelelik bir sebep değil, sadece sürecin hesaplanabilirliği, belirlenebilirliği ile ilgili bir nitelemedir. Basitçe, rasgele deniyorsa, belirlenemez demektir. Ama bu o işin kafasına göre olduğu anlamına elbette gelmez. 

 

Konu öyle bir cümlelik basit bir mevzu değil tabi. Önce gidip doğrusal olmayan dinamik sistemleri anlamak gerekiyor. Çok kolay değildir, ama mümkündür, lorentz dönüşümleri bu işi anlatır genel olarak.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 

Quote

Hiç bir sebebi olmadan, bir şeyler başka şeyler olabilir. Mesela, atomlar bozulur, malum C14'ün C13 olması falan gibi. Bunun hiç bir sebebi yoktur, ne zaman, neden olduğu bilinmez, ama olur ve hep olur. 

 

Quote

Ama bu o işin kafasına göre olduğu anlamına elbette gelmez. 

 

İlk alıntı ile ikinci alıntıyı birleştirebilir miyim? Yani atomların bozulmasının bile aslında bir sebebi vardır ama sadece bunu bilmek mümkün olmadığı için mi sebepsiz deriz. Yoksa atomun bozulması ayrı bir konu mu? Bunu da anlarsam tam olarak anlamış olcam ne demek istediğinizi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Rastgelelik yok denge var. Ve olasılıklar var. Ama her olasılık bir kurala bağlı olduğundan başlangıçtan itibaren sonunu kesin olarak bilebilirsin.

 

Örneğin yediğin yemeğin bedeninde nevtur tepkime vereceğine ilişkin birçok olasılık var. Ama bunlardan hangileri kesin olarak gerçekleşecegini bilmek için bedeninde var olan tüm tepkimeleri de bilmen gerekir. O zaman rastgelelik yada olasılıklar ortadan kalkar ve kesinlik ortaya çıkar.

 

Açıkinca ne yemek yiyeceğini de bilebilirsin ama olasılık sınırlarında yiyebileceklerin bellidir. Rastgele ağaç kökü yada çimento Yemen mümkün değil. Rastgelelik bu yüzden yoktur. Senin denge kurduğun sistemin sınırları ile beslenmek zorundasın.

 

Diğer olay zincirleri de böyle.

 

Bilgisayarlar da böyle çalışır. Bütün bilgileri her defasında taramak yerine sadece uzantısı ile sınırlanmış veri olasılıklarını sayar. Ve sonucu sana verir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 hours ago, ellectra said:

 

 

 

İlk alıntı ile ikinci alıntıyı birleştirebilir miyim? Yani atomların bozulmasının bile aslında bir sebebi vardır ama sadece bunu bilmek mümkün olmadığı için mi sebepsiz deriz. Yoksa atomun bozulması ayrı bir konu mu? Bunu da anlarsam tam olarak anlamış olcam ne demek istediğinizi.

 

Tam olarak öyle değil. Atom kararsız ve bozulacak. Şurda bir kilo atom varsa, atıyorum 500 yıl sonra yarısı bozulmuş olacak. 

 

Ama şu an bozulan atom neden bozuldu, neden bin yıl önce bozulmadı, neden yarın bozulmuyorda bugün bozuluyor. Bunlar sebepsiz olan işler. Atomun bozulma sebebi biliniyor, nötronları gaz yapıyor, midesi ağrıyor falan filan, bilinen mevzu. Ama neden dün değil, yarın değil bugün bozuldu o bir tek atom, işte bu bilinemiyor, zira bu zamanlama için hiç bir sebep yok. 

 

İşte bu, tam rasgele durumuna tipik bir örnek. Rasgele bir atom bozulup gidiyor, mutad şekilde, her zaman, bozulmasını tetikleyen hiç bir şey yok. 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 hours ago, Düşünen Hayvan said:

Rastgelelik yok denge var. Ve olasılıklar var. Ama her olasılık bir kurala bağlı olduğundan başlangıçtan itibaren sonunu kesin olarak bilebilirsin.

 

Örneğin yediğin yemeğin bedeninde nevtur tepkime vereceğine ilişkin birçok olasılık var. Ama bunlardan hangileri kesin olarak gerçekleşecegini bilmek için bedeninde var olan tüm tepkimeleri de bilmen gerekir. O zaman rastgelelik yada olasılıklar ortadan kalkar ve kesinlik ortaya çıkar.

 

Açıkinca ne yemek yiyeceğini de bilebilirsin ama olasılık sınırlarında yiyebileceklerin bellidir. Rastgele ağaç kökü yada çimento Yemen mümkün değil. Rastgelelik bu yüzden yoktur. Senin denge kurduğun sistemin sınırları ile beslenmek zorundasın.

 

Diğer olay zincirleri de böyle.

 

Bilgisayarlar da böyle çalışır. Bütün bilgileri her defasında taramak yerine sadece uzantısı ile sınırlanmış veri olasılıklarını sayar. Ve sonucu sana verir.

 

Bu tam olarak böyle değil.

 

Her bir şey hesaplanabilir veya determine edilebilir diye bir şey yok. 

 

Örneğin, bazı şeyleri ölçemezsin, ölçemediğin içinde hesaplayamazsın. 

 

İşin doğrusu, bir şeyin belli bir ölçülebilirlik ve sonucunda belirlenebilirlik aralığı vardır. Lyapunov zamanı denen bir şey vardır. Mesela diyelim ki, güneş sisteminde ne olacak, yani diyelim X zaman sonra Satürn nerde, Dünya nerde olacak? Bunu en fazla 5 milyon yıl için tahmin edebilirsiniz, hesaplayabilirsiniz. Yani, 5 milyon yıl sonra muhakkak bugünkü parametreler değişmiş olacak ve bu yeni parametreleri bugünden bilebilmemiz imkansız. 

 

O yüzden 2 yıl sonra şu şu gün yağmur yağacağı söylenemiyor. Hava durumu tahmini en fazla bir kaç güne sari olabiliyor. 

 

Birde shannon denen bir adam ve nyquist denen bir zatı muhterem varmış. Bunlar derki, bilinebilecek şey sayısı, bilecek şeyin sayısına bağlıdır. Yani, kainatın dinamiklerini mesela, hepsini bilip hesaplayabilmek için, kainatın en az iki katı kadar büyüklükte bilgi saklama kapasiten olmalı. Bu ise mümkün değil elbette, en azından kainatta yaşayan biri için. Bu da işin başka bir tarafı. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
21 dakika önce, anibal yazdı:

 

Bu tam olarak böyle değil.

 

Her bir şey hesaplanabilir veya determine edilebilir diye bir şey yok. 

 

Örneğin, bazı şeyleri ölçemezsin, ölçemediğin içinde hesaplayamazsın. 

 

İşin doğrusu, bir şeyin belli bir ölçülebilirlik ve sonucunda belirlenebilirlik aralığı vardır. Lyapunov zamanı denen bir şey vardır. Mesela diyelim ki, güneş sisteminde ne olacak, yani diyelim X zaman sonra Satürn nerde, Dünya nerde olacak? Bunu en fazla 5 milyon yıl için tahmin edebilirsiniz, hesaplayabilirsiniz. Yani, 5 milyon yıl sonra muhakkak bugünkü parametreler değişmiş olacak ve bu yeni parametreleri bugünden bilebilmemiz imkansız. 

 

O yüzden 2 yıl sonra şu şu gün yağmur yağacağı söylenemiyor. Hava durumu tahmini en fazla bir kaç güne sari olabiliyor. 

 

Birde shannon denen bir adam ve nyquist denen bir zatı muhterem varmış. Bunlar derki, bilinebilecek şey sayısı, bilecek şeyin sayısına bağlıdır. Yani, kainatın dinamiklerini mesela, hepsini bilip hesaplayabilmek için, kainatın en az iki katı kadar büyüklükte bilgi saklama kapasiten olmalı. Bu ise mümkün değil elbette, en azından kainatta yaşayan biri için. Bu da işin başka bir tarafı. 

 

 

 

 

Olayın merkezine kendini koyarsan tabiki hesaplamaya bir çok şey bize göre rastgele olacaktır. Ama bizden bağımsız başka sistemler de var veya bağımsız olduğunu düşündürecek kadar karmaşık yapılı sistemleri cozdugumuzde tüm olay zincirlerini daha olmadan hesaplarsin. Ama bunlar olacak anlamına gelmez sadece olasılıktır. Bir matris içerisinde her bir olayın cizgisini bulabilirsin.

 

Örneğin bunların bir kısmını smini insan beyni genel olarak düşünür ve bilir nedir bunlar,

 

Öldürücü zehirler vardır , içme olasılığı halinde öleceğini bilirsin.

 

Uçağın hangi şartlarda düşeceğini bilirsin. Bunlar denge kurulan sistemin olasılıklarıdir. Örneğin yakiti havada biten uçak düşecektir. Olay gerçekleşmeden bunu bilirsin.

 

Kuantum ölçekte ise çok fazla olasılık var. Bilgisayar saniyede 10 trilyon işlem yaparak bunlarin bir kısmınıni çözebiliyor. Daha büyük kapasiteye ulaştıkça bazı şeyler olasiliktan kesinlige doğru evriliyor.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 hours ago, Düşünen Hayvan said:

 

 

Olayın merkezine kendini koyarsan tabiki hesaplamaya bir çok şey bize göre rastgele olacaktır. Ama bizden bağımsız başka sistemler de var veya bağımsız olduğunu düşündürecek kadar karmaşık yapılı sistemleri cozdugumuzde tüm olay zincirlerini daha olmadan hesaplarsin. Ama bunlar olacak anlamına gelmez sadece olasılıktır. Bir matris içerisinde her bir olayın cizgisini bulabilirsin.

 

Örneğin bunların bir kısmını smini insan beyni genel olarak düşünür ve bilir nedir bunlar,

 

Öldürücü zehirler vardır , içme olasılığı halinde öleceğini bilirsin.

 

Uçağın hangi şartlarda düşeceğini bilirsin. Bunlar denge kurulan sistemin olasılıklarıdir. Örneğin yakiti havada biten uçak düşecektir. Olay gerçekleşmeden bunu bilirsin.

 

Kuantum ölçekte ise çok fazla olasılık var. Bilgisayar saniyede 10 trilyon işlem yaparak bunlarin bir kısmınıni çözebiliyor. Daha büyük kapasiteye ulaştıkça bazı şeyler olasiliktan kesinlige doğru evriliyor.

 

 

Olayları karıştırıyorsun.

 

Bir çuval parayı alıp, apartmanın tepesinden boşaltsan, hangisinin yazı, hangisinin tura geleceğini hesaplayabilirsin. Bu hesaplanabilir bir şey. Ha, rüzgar, havadaki toz taneleri falan filan derken, bir sürü şeyi ölçebiliyor olmana rağmen ölçmeye üşendiğin için, olayı rasgeleliğe vurursun. Bu başka bir şey.

 

Yakıtı havada biten uçağın düşmediği de çok olmuştur. Düşeni de çok olmuştur. Air france'nın bir uçağı, okyanusun ortasında yakıtı bittiği halde, bilmem kaç yüz km ötedeki adaya inip kurtulabilmişti mesela. Bunu bilmekte gene mümkün, ama bilmezsin şu noktada. Velakin bu da gene hesap edilebilri bir mevzudur, yani, yeterince şey bilirsen, sonucu da bilirsin.

 

Ama sana söylediğimiz, her şeyin böyle olmadığı. Bazı şeyler, bilemeyeceğin, ölçemeyeceğin şeylerdir. İşte bu noktada olup bitenler, her zaman rasgele olacaktır ve sonuçları da bilinemez. Yani, bazı şeyler, hesaplanamaz, bilinemez, bu bazen teknik imkansızlık, bazende olayın ölçmeye izin vermeyen hali gereğidir. 

 

Bilgisayar saniyede ne kadar işlem yaparsa yapsın, bir sürü şeyi çözemeyecektir. Ama geriye kalan çok çok daha sürü sürü şeyleri de çözecektir. Mevzu, o çözülemeyen şeylerin ne kadar çözülebilenleri etkileyebileceğidir. Buna da malum kelebek etkisi denir. 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...