Jump to content
sağduyu

Muhammed'in İddiası

Recommended Posts

1400 yıl kadar önce Muhammed "Allah adlı bir tanrı beni elçi seçti, bana inanmayan herkesi sonsuza kadar yakacak, bana inanın ve itaat edin, kurtuluşa erin." demiş. Şimdi böyle bir iddiaya insan neden inanır, nasıl bir mantık kurularak bu iddia doğru kabul edilir?

 

Konuya bir de şu açıdan bakalım: Her şeyi bilen bir tanrının bir insanı elçi seçip "Şu insanlara söyle, bana inanıp ibadet etsinler, eğer sana inanmazlarsa onları sonsuza kadar yakacağım." der mi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 dakika önce, sağduyu yazdı:

Her şeyi bilen bir tanrının bir insanı elçi seçip "Şu insanlara söyle, bana inanıp ibadet etsinler, eğer sana inanmazlarsa onları sonsuza kadar yakacağım." der mi?

Yahu kurgu o kadar saçma ki.

Güya bu Tanrı olacakları da biliyor, mesela benim ölsem de inanmayacağımı biliyor. Ama beni yine de yaratıyor. Yakacak kafaya koymuş.

Olacakları bilmese bir noktaya kadar mantıklı olacak, o da yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
44 dakika önce, sağduyu yazdı:

1400 yıl kadar önce Muhammed "Allah adlı bir tanrı beni elçi seçti, bana inanmayan herkesi sonsuza kadar yakacak, bana inanın ve itaat edin, kurtuluşa erin." demiş. Şimdi böyle bir iddiaya insan neden inanır, nasıl bir mantık kurularak bu iddia doğru kabul edilir?

 

Konuya bir de şu açıdan bakalım: Her şeyi bilen bir tanrının bir insanı elçi seçip "Şu insanlara söyle, bana inanıp ibadet etsinler, eğer sana inanmazlarsa onları sonsuza kadar yakacağım." der mi?

her  şeyi  yaratan  ve  bizleride  yaratan  Allah'ın  bizi  kendini  tanitmaktan  ve  başıboş  birakmaktan  mahrum  etmesi  düşünülemezdi  değil  mi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, akılsızşuursuzatom yazdı:

her  şeyi  yaratan  ve  bizleride  yaratan  Allah'ın  bizi  kendini  tanitmaktan  ve  başıboş  birakmaktan  mahrum  etmesi  düşünülemezdi  değil  mi?

Allah bize kendini tanıtmamış ki, Muhammed’e tanıtmış. Muhammed’in yalan söylemediğini nasıl bilebiliriz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 minutes ago, akılsızşuursuzatom said:

her  şeyi  yaratan  ve  bizleride  yaratan  Allah'ın  bizi  kendini  tanitmaktan  ve  başıboş  birakmaktan  mahrum  etmesi  düşünülemezdi  değil  mi?

 

Yani sana göre Muhammed doğru söylüyor. Nasıl emin olabiliyorsun doğru söylediğine? Başka birisi de gelip aynı iddiada bulunsa ona da inanır mısın?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
28 dakika önce, sağduyu yazdı:

 

Yani sana göre Muhammed doğru söylüyor. Nasıl emin olabiliyorsun doğru söylediğine? Başka birisi de gelip aynı iddiada bulunsa ona da inanır mısın?

herkese  körü  körüne  inanmaz. ki  kimse  delil  olur.Mesela. kuran  gibi  kitap  veya. peygamberin. nadide  yaşayışı  güvenilir. olması  gibi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

delil  olur.Mesela. kuran  gibi  kitap  veya. peygamberin. nadide  yaşayışı  güvenilir. olması  gibi

Kuran’ın Allah’dan geldiğinin kanıtı ne? 

Ne ikna etti seni?

Hadislere bakarsak bugün için ahlaksızlık sayılacak bir ton peygamber vukuatı var. Onları dikkate almıyormusun?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, akılsızşuursuzatom said:

her  şeyi  yaratan  ve  bizleride  yaratan  Allah'ın  bizi  kendini  tanitmaktan  ve  başıboş  birakmaktan  mahrum  etmesi  düşünülemezdi  değil  mi?

 

Niye?

 

Koyun yetiştiren mesela adam, kendini tanıtmak gibi bir dert sahibi mi olması gerekiyor?

 

Zaten bizi olabildiğine başıboş bırakmış o allah denen bedevi sıçmığı.

 

Evet, allah, bedevinin tekinin çölün ortasına sıçtığı bir botkan ibarettir. Ve bugüne kadar da, çölün ortasındaki bedevi bokunun yapabildiklerinden başka hiç bir şey yaptığı da görülmemiştir. 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
15 minutes ago, akılsızşuursuzatom said:

herkese  körü  körüne  inanmaz. ki  kimse  delil  olur.Mesela. kuran  gibi  kitap  veya. peygamberin. nadide  yaşayışı  güvenilir. olması  gibi

 

 

Hangi nadide yaşayış? Malum bedevinin uçkur düşkünü hayatına mı, yoksa önüne geleni öldürten garazına mı nadide yaşayış diyorsun ki?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 dakika önce, anibal yazdı:

 

 

Hangi nadide yaşayış? Malum bedevinin uçkur düşkünü hayatına mı, yoksa önüne geleni öldürten garazına mı nadide yaşayış diyorsun ki?

 

kimleri  öldürmüş  hangi  kaynaktan  besleniyorsunuz.Kendisine ve  yanindakilere  zulüm  edilince  güzel  devam  edin. mi  diyecekti. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, sağduyu yazdı:

1400 yıl kadar önce Muhammed "Allah adlı bir tanrı beni elçi seçti, bana inanmayan herkesi sonsuza kadar yakacak, bana inanın ve itaat edin, kurtuluşa erin." demiş. Şimdi böyle bir iddiaya insan neden inanır, nasıl bir mantık kurularak bu iddia doğru kabul edilir?

 

Konuya bir de şu açıdan bakalım: Her şeyi bilen bir tanrının bir insanı elçi seçip "Şu insanlara söyle, bana inanıp ibadet etsinler, eğer sana inanmazlarsa onları sonsuza kadar yakacağım." der mi?

Bir inegi elci secip insanlara konustursaydi daha etkili olurdu diye düsünüyorum. Insana güvenilmez , hayvanlar yalan söylemez.

Muhammedinde tanri ile görüsmesi magara icinde olmus. Magara nasil bir magara ise kafa yapiyor insanda demekki.

Bak bir video>> adam magara agliyor diyor ve aglamaya basliyor.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
25 minutes ago, akılsızşuursuzatom said:

kimleri  öldürmüş  hangi  kaynaktan  besleniyorsunuz.Kendisine ve  yanindakilere  zulüm  edilince  güzel  devam  edin. mi  diyecekti. 

 

Kimleri mi?

 

Şuradan suikast emri verdiklerini ve siz müsloşların bunu nasıl aklamak için karı gibi kıvırmaya çıktıklarını hep birlikte okuyabilirsin mesela:

 

https://sorularlaislamiyet.com/allah-resulu-sav-suikastlari-ne-icin-yaptirdi-peygamberimizin-bazi-kisileri-ozellikle-suikast-tarzi

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

kimleri  öldürmüş  hangi  kaynaktan  besleniyorsunuz.Kendisine ve  yanindakilere  zulüm  edilince  güzel  devam  edin. mi  diyecekti. 

 

Muhterem

Hălă bu foruma geldiğiniz gündeki yerdesiniz.

Merak ettim harbiden, bu forumun size ve ufkunuza hiçbir positif getirisi olmadı mı?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 hours ago, akılsızşuursuzatom said:

herkese  körü  körüne  inanmaz. ki  kimse  delil  olur.Mesela. kuran  gibi  kitap  veya. peygamberin. nadide  yaşayışı  güvenilir. olması  gibi

 

Delil dediğin şey de adamın ağzından çıkan sözler. Çok daha iyisini herkes söyler. Nadide yaşayış konusuna girmek istediğinden emin misin? İddianı savunmak isterken sapık, zalim, ahlaksız durumuna düşmek de var. Ne istediğine dikkat et.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Araplar bile yavaş yavaş bu saçmalığa uyanmaya başlamışlar..

 

 

Alıntı

Sosyal medyada ve ABC Gazetesi gibi haber sitelerinde Kuveyt’te yayın yapan Al-Shaded TV kanalındaki bir programda gerçekleşen İslam tartışması Türkçe altyazılı olarak paylaşıldı. Programdaki konuşmacılardan birinin “IŞİD İslam’ın bir parçası değil kim diyorsa yalan söylüyordur”, “Tarihte insanlığa katkı sağlamış hiçbir İslami model yoktur”, Senin fetih dediğin şeye biz siyaset biliminde sömürgecilik deriz” gibi ifadeler kullandığı iddia edildi.

 

Programa katılan kişinin İslam hakkındaki sözlerinin Türkçe çevirisi doğru.

Kuveyt’te yayın yapan Al Shaded isimli televizyon kanalının YouTube kanalında 4 Nisan 2016’da yayınlanan programda Mohammed Al Mulla, Rashid Hamdan Al Azmi ve Nasser Dashti dindeki radikalizmi tartıştılar.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 05.05.2019 at 13:06, sağduyu yazdı:

1400 yıl kadar önce Muhammed "Allah adlı bir tanrı beni elçi seçti, bana inanmayan herkesi sonsuza kadar yakacak, bana inanın ve itaat edin, kurtuluşa erin." demiş. Şimdi böyle bir iddiaya insan neden inanır, nasıl bir mantık kurularak bu iddia doğru kabul edilir?

 

Konuya bir de şu açıdan bakalım: Her şeyi bilen bir tanrının bir insanı elçi seçip "Şu insanlara söyle, bana inanıp ibadet etsinler, eğer sana inanmazlarsa onları sonsuza kadar yakacağım." der mi?

 

Oldukça düşündürücü bir konu. Benim de aklıma şu geldi mesela üstad, örneğin ben öldüm ve Allah'ın huzuruna çıktım. Dedim ki, "Allah'ım gönderdiğiniz elçiye inanmam için yeterli delil yoktu. Kendisini zaten hiç görmedim. Sesi, videosu hatta bir fotoğrafı bile yoktu. Gönderdiğiniz kitapta benim yaşadığım toplumun dilinde olmadığı için zaten birşey  anlayamadım. Mealler derseniz binbir çeşit, kimin doğru söylediği belli değil. Allah'ım, siz de kendinizi yaşantım boyunca bana  hiç göstermediniz. Yani varlığınızı kanıtlamak için yaptıklarınız son derece yetersiz. Üstelik yarattığınız dünya üzerinde yaşayan insanlardan size inanmayanlar da çoğunlukta. Bu durumda haklı olduğumu düşünüyorum ve cennete gitmeyi talep ediyorum" desem, yırtamazmıyım?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, dursun said:

 

Oldukça düşündürücü bir konu. Benim de aklıma şu geldi mesela üstad, örneğin ben öldüm ve Allah'ın huzuruna çıktım. Dedim ki, "Allah'ım gönderdiğiniz elçiye inanmam için yeterli delil yoktu. Kendisini zaten hiç görmedim. Sesi, videosu hatta bir fotoğrafı bile yoktu. Gönderdiğiniz kitapta benim yaşadığım toplumun dilinde olmadığı için zaten birşey  anlayamadım. Mealler derseniz binbir çeşit, kimin doğru söylediği belli değil. Allah'ım, siz de kendinizi yaşantım boyunca bana  hiç göstermediniz. Yani varlığınızı kanıtlamak için yaptıklarınız son derece yetersiz. Üstelik yarattığınız dünya üzerinde yaşayan insanlardan size inanmayanlar da çoğunlukta. Bu durumda haklı olduğumu düşünüyorum ve cennete gitmeyi talep ediyorum" desem, yırtamazmıyım?

 

Kurguyu göre bu sapık, sadist Allah çoluk çocuk demeden kavimleri helak etmiş, hiç senin mazeretlerin umurunda olur mu?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, dursun yazdı:

Oldukça düşündürücü bir konu. Benim de aklıma şu geldi mesela üstad, örneğin ben öldüm ve Allah'ın huzuruna çıktım. Dedim ki, "Allah'ım gönderdiğiniz elçiye inanmam için yeterli delil yoktu. Kendisini zaten hiç görmedim. Sesi, videosu hatta bir fotoğrafı bile yoktu. Gönderdiğiniz kitapta benim yaşadığım toplumun dilinde olmadığı için zaten birşey  anlayamadım. Mealler derseniz binbir çeşit, kimin doğru söylediği belli değil. Allah'ım, siz de kendinizi yaşantım boyunca bana  hiç göstermediniz. Yani varlığınızı kanıtlamak için yaptıklarınız son derece yetersiz. Üstelik yarattığınız dünya üzerinde yaşayan insanlardan size inanmayanlar da çoğunlukta. Bu durumda haklı olduğumu düşünüyorum ve cennete gitmeyi talep ediyorum" desem, yırtamazmıyım?

 

Herhangi bir vahyin öncelikli muhatabı vahyi alan kişidir, sonra da vahyin kendisine indiği ve tebliğ edildiği topluluktur veya kavimdir. Çünkü ayetlerin hangi olay için indiği, ne kast edildiği ve ne manaya geldiğini en iyi onlar anlar.Kuranın da en önemli muhatabı ve mükellefi, peygamber, onun zamanında onun etrafında yaşamış ailesi, ve kavmidir. Aşağıdaki ayet buna delildir.

Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.

 

Ama bütün vahiylerin ortak yönü olan ve Ku'ran'da zikir olarak geçen ve bütün peygamberlerin bütün kavimlere anlattığı ve hatırlattığı ortak bir konu vardır ki, bunu anlamak için herhangi bir peygamberi görmeye ya da dilini anlamaya gerek yok. Bu çağrı nerede ve nasıl olursak olalım bizim özümüze yabancı bir çağrı değil: 

 

De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım; ancak bana tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyolunuyor. Rabbine kavuşmayı uman kimse yararlı iş işleşin ve Rabbine kullukta hiç ortak koşmasın.

 

Mesele, Tanrı'nın senin mazeretini kabul edip etmeyeceği değil. Belki de eder. Tanrı'nın ne yapacağını bilmemiz mümkün değil. Ama çok büyük ihtimalle de bizim yapacağını zannettiğimiz şeyi yapmayacaktır zaten.

 

Asıl mesele şu: Sen insan olarak önce yok idin, şimdi geçici bir süre ortalarda görünüyorsun, sonra tekrar gözden kayboluyorsun. Bütün bu yaşananların bir açıklamasının olup olmadığını merak etmiyor musun? Bu açıklama çerçevesinde sana düşen ya da senden beklenen bir şey olabilir mi? Yaptığında var oluşunu taçlandıracak ya da daha ileri aşamalara taşıyacak ama yapmadığında da hikayeni burada yaşadıklarınla bitirecek, dünyadaki var oluşundan daha öte ve ileri bir aşamaya ulaşma fırsatını kaçıracağın bir şeyler olabilir mi? 

 

Sebepler var sonuçlar var. Sebepler sonuçları doğurur, meydana çıkarır ama sonuçlar da sebeplerin anlamı ve açıklamasıdır. Esas olan amaç ve sonuçlardır. Sadece sebeplerle ya da mekanizmalarla açıklama olmaz. Bir hipotezin olması şart.  Örneğin türler varlığını devam ettirmek amacı taşır demeden adaptasyon ya da evrimin varlığını açıklayamazsın. Bütün şartlar canlılığı ve sonunda da insanı ortaya çıkarmak için bir araya gelmişse, hikayenin sonu(insan) hikayenin de amacıdır. 

 

Yani senin var olmanın sebebi belki annen ve baban ama varlığının açıklaması ya da amacı bu forumda bazılarının dediği gibi annenle baban olamaz. Bilakis bu sebep bizzat seni ortaya çıkarmak için var ve varlığının açıklaması bizzat sensin. Senin doğup büyümen, yaşaman, öğrenmen, görmen, olgunlaşman ve sana ait bir sır ya da emanet varsa ona ulaşman ve dünyada bütün bunların tezahür etmesidir. Sonuçta dünyada görünecek bir meziyetin ya da faziletin varsa ortaya çıkacaktır. Bazı sırlar da dünyada ortaya çıkmayacak. Tanrı dediğin de işte dünyasıyla ahiretiyle, sayısız alemleriyle ve mahlukatıyla kevnü mekanı kendine ayna kılmış ve orada senin benim gibi her mahlukta farklı bir yönüyle ve ismiyle görünüp bilinen gizli bir hazine. Ona inanmak sana yük olmaz, bilakis yükünü alır, seni geliştirir, zenginleştirir, kalbini genişletir. Önce Tanrı nın düşmanın değil en yakın ve en candan dostun olduğunu bil, sonra inanıp inanmamaya karar ver.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 05.05.2019 at 13:06, sağduyu yazdı:

1400 yıl kadar önce Muhammed "Allah adlı bir tanrı beni elçi seçti, bana inanmayan herkesi sonsuza kadar yakacak, bana inanın ve itaat edin, kurtuluşa erin." demiş. Şimdi böyle bir iddiaya insan neden inanır, nasıl bir mantık kurularak bu iddia doğru kabul edilir?

 

Konuya bir de şu açıdan bakalım: Her şeyi bilen bir tanrının bir insanı elçi seçip "Şu insanlara söyle, bana inanıp ibadet etsinler, eğer sana inanmazlarsa onları sonsuza kadar yakacağım." der mi?

boşuna uğraşıyoruz, teistlerde bunu anlıyacak mantık olsa, zaten teist olmazlardı, sadece kendimizi yoruyoruz gibi geliyor,

 

adamlara mantıklı bir biçimde izah etmeye çalışmamız, bir faydası olmuyor... teist yine teist olarak yaşamaya devam ediyor.

 

inandıkları ve taptıkları, değerlerin( kurandan bahsediyorum) ne kadar anlamsız ve  sığ olduğunu idrak edemiyorlar,

mantıgını ve amaçlarını esaslık ilkelerini anlamadıkları şeylere tapıyorlar yazık  çok yazık, zaman kaybediyoruz gibi geliyor artık , ben böyle düşünüyorum.. zaman kaybı...:mad:

 

 

 

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...