Jump to content
KuranMumini2698

Karikateist'in İddiasına Cevap (20-38)

Recommended Posts

20-) Bakara 191’deki ayette “sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Eğer savaşırlarsa, siz de savaşın.” Cümlesi vardır. Yani bu ayette Müslümanlar, kendilerini savunuyorlar. Bakara 190 ayetinde “sizinle savaşanlar” cümlesi geçiyor. Bu ayette belli oluyor, Mü’min olan insanlar kendilerini savunuyorlar.

 

21-) Ahzab 50’de geçen “amcanın kızları,halanın kızları,teyzenin kızları ve dayı kızı ile evlenme olayı zaten Mü’min olan insanlara helaldir. Ahzab 50-52’deki ayetleri okuduğunuz zaman Muhammed, bundan başka kişiler ile evlenmesi yasak edilmiştir.

 

22-)70:30,4:24-25,23:6,33:50-52-55,24:33 ayetlerde “eymanuhum” kelimesi geçiyor ve “yemin” kelimesinin çoğuludur. Bu ayette “sağ ellerinin” kelimesi yoktur. ve Kur’an’da “eymanukum” kelimesi hep “yemin/sözleşme/anlaşma” anlamlarda geçiyor. (BKNZ: 2:224-2:225-3:77-4:33-5:53-5:89-5:108)“yemin/sözleşme” anlamında geçmektedir. 

 

23-) Boş bir argüman

 

24-25) Kur’an’ın ilk hitabı Araplar’dır. O yüzden Kur’an’ın Arapça indirilmesi normaldir. 68:52 ayetine göre bütün dillere çevrilmesi gerekir.

 

26-) Ayetin Arapça’sında “yeda” kelimesi kullanılıyor ve bu kelime çok anlamlara gelmektedir. “yeda” kelimesi “güç/kuvvet/otorite” gibi anlamlara gelir. Hatta “Yedullah” kelimesi vardır ve anlamı “Allah’ın eli” olamayacağı için gerçek anlamı “Allah’ın gücü/kuvveti/otoritesi” anlamına gelmektedir. “Ebu Leheb” kelimesinin anlamı “ateşin babası” demektir. Yani bu ayette “ateşe girenler/cehenneme girenler” söyenmektedir. Kur’an’a göre cehenneme girenler ise zalimlerdir. Yani bu ayette “Ateşin babası(zalim insanların) gücü/kuvveti/otoritesi kahrolsun” demektedir.

 

27-) Kur’an’ı okuduğunuz zaman bu bütün insanlar için geçerli olduğunu görürsünüz. Kur’an bir eve izinsiz girilmesine karşı çıkıyor.

 

28-) Ateistler’in ahlak ölçüsü nedir? Ateist insanlara göre bu olay gayet normal bir durumdur. Ayeti okuduğunuz zaman “Zeyd, eşinden boşanmış/ilişkisini kesmiş.” Yani kadın, bekar durumuna düşmüş ve Muhammed ile evlenmiş.

 

29-) 4:6 ayetini okuyun ayette “olgunluk yaşı” cümlesi geçiyor. Kur’an’a göre evlilik yaşı “olgunluk yaşı”dır.

 

31-)Bu ayette “sorgulamayın” kelimesi geçmemektedir. Kuran, bizim için gerekli olan her şeyi açıklıyor. Kuran'ı yeterli görmeyenler, tıpkı 2:67'de anlatılan Yahudiler gibi sorular sormuşlar, cevabını Kuran'da bulamayınca da uydurdukları cevapları "Hadis" diye sunarak din haline getirmişlerdir. Böylece, tırnağın hangi sırayla kesileceğinden, sakalın kaç karış bırakılacağına, helaya hangi ayakla girileceğinden, hangi taraf üzerine yatılacağına kadar yüzlerce emir ve yasağı içeren bir din oluşturulmuştur (9:31; 42:21). Bu ayette “dini detaylandırmayın” demektedir. Örnek olarak Yahudi insanları veriyor.Çünkü Yahudiler dini, detaylandırılmışlardır. Kur’an’ın Bakara(İnek/Düve) Suresi’ni okuyun.

 

32-33) Boş bir argüman

 

34-) Kur’an’a göre “Allah’a,Ahiret iman edenler,erdemli insanlar” cennete girecektir. Mü’min olmayanlar içinde “Allah’a,Ahirete iman edenler ve erdemli insanlar” cennete girer.

 

35-)Muhammed’den öncede namaz kılıyorlar. BKNZ(8:35) ayette baktığınız zaman Müşrik olan insanlar Kabe’de namaz kılıyorlar. Namaz ibadeti, İbrahim’den beri vardır.

 

36-) 1700 yıl önce yaşadığının kanıtı nedir. Kastedilen soy ve peygamber ahlakıdır. Kuran’daki genel anlatım da bu yöndedir. Peygamberler toplumlarına “kardeşleri” olarak gönderilmişlerdir, buradaki “kardeşleri” ifadesi aynı soydan oldukları içindir.

Mü’minler ancak kardeştirler… (Hucurat Suresi, 10)

 

37-)Ayetlerde “Lat,Menat,Uzzayı” övmemektedir. Hatta 53:23 ayetine baktığınız zaman “Bu isimler, sizin ve atalarınızın onlara yakıştırdığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah, onlar için hiçbir yetkilendirmede bulumadı. Ant olsun ki, onlara Rabb'lerinden doğru yolu gösterici* geldiği halde, onlar yalnızca zanna* ve benliklerinin tutkularına uyuyorlar.” Demektedir. Ayetin neresinde övüyor ?

 

38-) tevbe suresi 29.ayet: kendilerine kitap verilenler arasından, allah'ı ve ahiret gününü onaylamayan, allah'ın ve elçisinin yasakladığını yasaklamayan ve gerçek dine uymayan kimselerle boyunlarını eğip elleriyle karşılık verinceye kadar savaşın.

 

tevbe suresi 123.ayet: ey gerçeği onaylayanlar, sizi kuşatıp saldıran kâfirlerle savaşın. sizde sertlik bulsunlar. bilin ki allah erdemlilerle beraberdir.

 

tevbe suresi 111.ayet: allah gerçeği onaylayanların canlarını ve mallarını bahçe karşılığında satın almıştır. allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. bu, o'nun tevrat'ta, incil'de ve kuran'da verdiği bir sözdür. verdiği sözü, allah'tan daha iyi kim yerine getirebilir? öyleyse bu alışverişinizden dolayı sevinin. en büyük başarı budur.

 

tevbe suresi 41.ayet: hafif ve ağır savaşa kuşanıp çıkın ve allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin. eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

 

ve daha birçok tevbe suresi'nde savaşdan bahsetmektedir. tevbe suresi'nde geçen savaş ile ilgili ayetlerin hepsi savunma savaşıdır.

 

 

Ali İmran Suresi 167. Ayetine baktığın zaman “savunma savaşı” olduğunu görürsün.

tevbe suresi 1.ayet: bu, allah ve elçisinden, kendileriyle anlaşma yapmış bulunduğunuz putperestlere bir ültimatomdur.

 

tevbe suresi 12.ayet: anlaşma yaptıktan sonra antlarını bozar ve dininize saldırırlarsa, o inkârcılığın önderleriyle savaşın; çünkü onların andı artık geçersizdir. belki vazgeçerler.

 

tevbe suresi 13.ayet: yeminlerini bozan, resulü yurdundan çıkarmaya gayret eden bir topluluğa karşı savaşmayacak mısınız? üstelik size saldırıyı ilkin onlar başlattı. korkuyor musunuz onlardan? eğer mümin kişilerseniz, kendisinden korkmanıza en layık olan, allah'tır.

 

yukarıdaki ayetlerde görüldüğü gibi müşrikler anlaşmayı bozmuşlar ve müslümanlar kendini savunmak için savaş yaptılar.

 

enfal suresi 60.ayet: onlar için elinizden gelen kuvvet ve atlı birlikler (savaş araçları) hazırlayıp seferber edin. böylece onlarla allah'ın düşmanlarını, düşmanlarınızı ve onlardan başka bilmediğiniz, ancak allah'ın bildiği kimseleri caydırırsınız. allah yolunda ne harcarsanız size tam olarak ödenir ve hiç haksızlığa uğratılmazsınız.

 

enfal suresi 12.ayet: rabbin meleklere, "sizinle beraberim, gerçeği onaylayanları destekleyin. inkârcıların yüreğine korku salacağım. vurun boyunlara, vurun onların her parmağına" diye vahyediyordu.

 

enfal suresi 56.ayet: bunlar, kendileriyle antlaşma yaptığın kişilerdir. ama her defasında antlaşmalarını bozarlar. hiç çekinmez ki bunlar.

 

enfal suresi 61.ayet: eğer barışa eğilim gösterirlerse sen de buna yanaş ve allah'a tevekkül et. çünkü o, en iyi işitenin, en iyi bilenin ta kendisidir.

 

enfal suresi'nde geçen savaş ile ilgili ayetlerde bedir savaşından bahsediyor. bedir savaşı savunma savaşıdır. yukarıdaki ayette göre müşrikler anlaşmayı bozmuşlar. müşrikler barışa eğilim gösterirlerse müslümanlar'da barışa eğilim gösterecekler.

 

hac suresi 39.ayet: kendilerine savaş açılanlara savaşma izni verilmiştir. çünkü onlar zulme uğratıldılar. allah onlara yardıma elbette kadirdir.

 

hac suresi 60.ayet: bu böyledir. kim, kendisine uygulanan haksızlığa karşı aynı şekilde karşılık verir de bundan dolayı da kendisine saldırılırsa allah ona yardım edecektir. elbette allah affedendir, bağışlayandır.

 

ahzab suresi 25.ayet: allah inkârcıları öfkeleriyle birlikte elleri boş olarak geri çevirdi. allah böylece gerçeği onaylayanları savaştan esirgedi. allah güçlüdür, üstündür.

 

ahzab suresi 26.ayet:ve kitap halkından onlara destek olanları kalelerinden indirdi ve yüreklerine korku düşürdü. bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da tutsak alıyordunuz.

 

ahzab suresi 27.ayet: sizi onların toprağına, evlerine, paralarına ve henüz ayağınızı dahi basmamış olduğunuz topraklara mirasçı kıldı. allah her şeye gücü yetendir.

 

ahzab suresi'ndeki savaş ayetleri savunma savaşıdır.

 

ahzab 9.ayet: ey gerçeği onaylayanlar, size ordular saldırdığı zaman, üzerlerine bir rüzgar ve görmediğiniz orduları gönderen allah'ın size yaptığı iyiliği hatırlayın. allah yaptığınız her şeyi görendir.

 

bakara suresi 191.ayet: onları yakaladığınız yerde öldürün; onların sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. fitne / baskı ve bozgunculuk, öldürmekten daha kötüdür. mescid-i haram'da, onlar sizinle çarpışmaya girinceye kadar siz de onlarla çarpışmaya girmeyin. eğer sizinle çarpışmaya girerlerse siz de onları öldürün. işte böyle verilir küfre sapanların cezası!

 

yukarıdaki ayet savunma savaşıdır.

 

bakara suresi 190.ayet: sizinle çarpışmaya girenlerle allah yolunda siz de çarpışın. ama haksız yere saldırmayın / çarpışmada zulme sapmayın. çünkü allah, sınır tanımaz azgınları sevmiyor.

 

 

kur'an'daki savaş ile ilgili ayetlerin hepsi savunma savaşıdır. kur'an'da din konusunda savaşmayan kişilerle dostluk yapılır.

 

mumtahine 60.ayet: allah, din uğrunda sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. allah adaletli davrananları sever.

 

kur'an'da başka bir topluluğa kin duyarsan bile adaletli davranman gerekir.

 

maide suresi 8.ayet: gerçeği onaylayanlar! allah için adaleti gözeterek tanıklık edin. bir topluluğa olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın. adaletli davranın; bu erdemliliğe daha yakındır. allah'ı dinleyin. allah yaptıklarınızı haber alır.

 

anlaşma yapılan kişilerle savaşılmaz.

 

nisa suresi 90.ayet: ancak sizinle aralarında antlaşma olan bir topluma sığınanlarla, kendi toplumlarıyla yahut sizinle savaşma konusunda yürekleri yetersiz kalıp da size gelenlere dokunmayın. allah dileseydi onları elbette sizin üstünüze salardı, onlar da sizinle mutlaka savaşırlardı. o halde, sizden uzak durur, sizinle savaşmaz, size barış eli uzatırlarsa, artık allah size, üzerlerine gitmek için bir yol vermemiştir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 hours ago, KuranMumini2698 said:

ahzab suresi 27.ayet: sizi onların toprağına, evlerine, paralarına ve henüz ayağınızı dahi basmamış olduğunuz topraklara mirasçı kıldı. allah her şeye gücü yetendir.

 

ahzab suresi'ndeki savaş ayetleri savunma savaşıdır.

 

Şu ayete bu yorumu yapmak senin tam bir geri zekalı olduğunun kanıtıdır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tüm dindarlar ikiyüzlüdur. Özellikle yahudilerle kimse yarışamaz. Görmedikleri şeyleri olmuş ve görmüş gibi anlatırlar. Bütün hepsi böyledir. Yalan söylerler, üstelik tanrıları yalan söylemeye çok kizarken kendi taraftarlarının din  masallari anlatmasına bayılır.

 

Yapmadığınız seyleri niye söylüyorsunuz , yalancı şahitlik yapmayın...gibi uyarılarla korkuturken kendi üyelerinin bir çok palavra anlatmasına hiç karışmaz.

tarihinde Düşünen Hayvan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 minute ago, KuranMumini2698 said:

Ahzab 9 oku!

 

Al, o ayet de şu:

 

Ahzab 9. Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.

 

Bu ayet bile sizlerin nasıl bir geri zekalı olduğunuzu gösteriyor. Put orduların üzerine rüzgar ve göremediğimiz ordular gönderiyormuş. Tanrıya bak tanrıya, kendi yarattığı insanların üzerine ordu kurmuş, onu gönderiyor. Her boka gücü yeten bir tanrının neden orduya ihtiyacı olur?

 

Ahzab 27. Allah, sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

 

Bu ayet de geri zekalılığınızı perçinliyor. "Henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı." ne demek?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, sağduyu yazdı:

 

Al, o ayet de şu:

 

Ahzab 9. Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.

 

Bu ayet bile sizlerin nasıl bir geri zekalı olduğunuzu gösteriyor. Put orduların üzerine rüzgar ve göremediğimiz ordular gönderiyormuş. Tanrıya bak tanrıya, kendi yarattığı insanların üzerine ordu kurmuş, onu gönderiyor. Her boka gücü yeten bir tanrının neden orduya ihtiyacı olur?

 

Ahzab 27. Allah, sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

 

Bu ayet de geri zekalılığınızı perçinliyor. "Henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı." ne demek?

Ahzab Suresi'nde  "size ordular saldırdığı zaman" cümlesine göre Ahzab Suresi'nde geçen ayetler savunma savaşıdır. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 minutes ago, KuranMumini2698 said:

Ahzab Suresi'nde  "size ordular saldırdığı zaman" cümlesine göre Ahzab Suresi'nde geçen ayetler savunma savaşıdır. 

 

"Henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı." ne demek?  Bunun neresi savunma savaşı?

 

Bu ayetlerde anlatılan olay da Kureyza katliamıdır. Senin savunduğun pislik de bu işte. Bir kısım arabın ganimet, köle ve cariye edinmek için bir kısım yahudiye doğramasını savunmak için kıçını yırtıyorsun. Sor bakalım kendine, ben neden bu katliamı, rezilliği, iğrençliği savunuyorum diye.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 dakika önce, sağduyu yazdı:

 

"Henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı." ne demek?  Bunun neresi savunma savaşı?

 

Bu ayetlerde anlatılan olay da Kureyza katliamıdır. Senin savunduğun pislik de bu işte. Bir kısım arabın ganimet, köle ve cariye edinmek için bir kısım yahudiye doğramasını savunmak için kıçını yırtıyorsun. Sor bakalım kendine, ben neden bu katliamı, rezilliği, iğrençliği savunuyorum diye.

O dediğin konuda bilgim yok ama Kur'an'daki savaş ile ayetlerin savunma savaşı olduğunu Kur'an'ın hepsini okuduğunuz zaman anlarsınız.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, KuranMumini2698 said:

O dediğin konuda bilgim yok ama Kur'an'daki savaş ile ayetlerin savunma savaşı olduğunu Kur'an'ın hepsini okuduğunuz zaman anlarsınız.

 

Kuran'ın tümünü okuduğumuz zaman ne kadar saldırgan bir kitap olduğunu görürüz, bir arap bedevisine inanmayan tüm insanlara yapılan hakaretlerle, aşağılayıcı ifadelerle dolu bir kitap. Bunu müslümanlar hariç herkes görüyor zaten.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 minutes ago, KuranMumini2698 said:

O dediğin konuda bilgim yok ama Kur'an'daki savaş ile ayetlerin savunma savaşı olduğunu Kur'an'ın hepsini okuduğunuz zaman anlarsınız.

 

"Henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı."

 

bu bir ne demektir?!! Yazsana şunu ayak yapacağına..

 

19, kölelik falan patlayınca bunlara sardın zaar..

 

Kuranın tamamı, tekil ayetleri nesh mi ediyor? Yoksa o ayetleri tek tek okuyunca bir anlamı yok mu? 

Kurandaki savaş, öldürme, kesme biçme vb. vb..tarzı şiddet ayetlerinin tamamını dökersek buraya, gerçek çok net anlaşılır, yatacak yerinizde kalmaz. Zaten defalarca kere yapılmıştır bu iş bu forumda..

 

Meselenin bir de mekke-medine ayetleri yönü var. Saymakla bitmez.

 

Güneş balçıkla sıvanmaz..

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
20 dakika önce, teflon yazdı:

 

"Henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı."

 

bu bir ne demektir?!! Yazsana şunu ayak yapacağına..

 

19, kölelik falan patlayınca bunlara sardın zaar..

 

Kuranın tamamı, tekil ayetleri nesh mi ediyor? Yoksa o ayetleri tek tek okuyunca bir anlamı yok mu? 

Kurandaki savaş, öldürme, kesme biçme vb. vb..tarzı şiddet ayetlerinin tamamını dökersek buraya, gerçek çok net anlaşılır, yatacak yerinizde kalmaz. Zaten defalarca kere yapılmıştır bu iş bu forumda..

 

Meselenin bir de mekke-medine ayetleri yönü var. Saymakla bitmez.

 

Güneş balçıkla sıvanmaz..

Siz "sünni ateistsiniz" Kur'an'da hiç bir ayet nesh edilmez ve Mekke-Medine diye ayetler ayrılmaz. Sizin en çok kullandığınız ayet olan Tevbe Suresi'dir. Onun başını okuduğun zaman Müşrikler anlaşmayı bozduğunu göreceksin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
31 minutes ago, KuranMumini2698 said:

Siz "sünni ateistsiniz" Kur'an'da hiç bir ayet nesh edilmez ve Mekke-Medine diye ayetler ayrılmaz. Sizin en çok kullandığınız ayet olan Tevbe Suresi'dir. Onun başını okuduğun zaman Müşrikler anlaşmayı bozduğunu göreceksin.

 

19 ve kölelik meselelerinde olduğu gibi, soruya cevap değil, başka birşeyler yazmışsın. Kuranda ayetlerin nesh edilip edilmediği zaten ayrı bir tartışma konusu. Ki müslümanlar kendi aralarında bile hem fikir değil bu konuda. O yüzden gelip burada caka satmaya çalışmayın. Önce kendi aranızda hem fikir olun, kendi aranızda hemfikir olduklarınızı gelin burada pazarlayın. Aksi durumda ciddiye alınacak bir haliniz yok. Elinizde 1400 yıllık kadiri mutlağın mükemmel(!), apaçık(!) kitabı ve 1400 senedir daha kendi arasında anlaşamayan müslümanlar. Peh..

 

Ben nesh edilmiştir demedim. "Nesh mi edilmiştir" dedim. Çünkü sizler genel olarak kuranın bütünlüğü, bütüncül anlamı ayağına, ayetlerin tekil anlamlarını boşa çıkarıp bir nevi kendi adınıza nesh ederek, işinize gelen anlamı öne çıkarıp pazarlamaktasınız.

 

Kuran size göre kadiri mutlaktan inen bir kitap. Sınırsız kudrette bir şey yazmış bunu hesapta, ama ben ayetleri tekil olarak okuduğumda anlamayabilir, ya da yanlış anlayabilirim, öyle mi? Aklıma gelen herhangi bir konuda kurana danışmak istediğimde, kitabı her seferinde baştan okuyacam öyle mi? E tek başına ne iş yapar bu ayetler o zaman?

 

Mekke medine diye ayetler ayrılmaz savununuz da yine aynı garabet söz konusu. Ben, "kurandaki ayetler mekke-medine diye ayrılır, kuranda böyle bir ayrım söz konusudur" mu dedim de, kendi kendinize üzerinize vazife edinip, şöyle böyle ayrılmaz diye yazmaktasınız?! Şaka mı bu? Mekke-medine ayetleri kuranın kendisine değil, kuranın tarih kronolojisine göre zaman ve içerik ilişkili yapılmış çıkarımıdır. Buradan ne denmek istendiğine dair bir bilginiz yoksa, cahilseniz eğer, oturup öğrenin. Böyle komik şeyler yazmayın.

 

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar ya, sizinki de ancak kurandaki tüm savaş ayetleri bir döküm olarak getirilene değin yanmaya çalışıp, akabinde puf diye sönecektir.

 

Gördüğün yerde öldür...Nasıl bir savunma ise...?

Maide 33'deki bozgunculuk ve fitne nedir? Kıstası tanımı nedir ki, kesip biçip çapraz kesip öldürüyorsun hele?

 

İşin trajikomik tarafı ise, bu soruları sorduğunuz vakit her bir müslümandan farklı bir cevap alırsınız, bunlar bir de kalkarlar kendi aralarında münakaşa ederler,  mezhepler kurup, hatta birbirleri ile savaşıp keserler. Kusura bakmayın ama, işte böylesine billur gibi bir arap saçıdır bu kuran denen kitap.

 

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, teflon yazdı:

 

19 ve kölelik meselelerinde olduğu gibi, soruya cevap değil, başka birşeyler yazmışsın. Kuranda ayetlerin nesh edilip edilmediği zaten ayrı bir tartışma konusu. Ki müslümanlar kendi aralarında bile hem fikir değil bu konuda. O yüzden gelip burada caka satmaya çalışmayın. Önce kendi aranızda hem fikir olun, kendi aranızda hemfikir olduklarınızı gelin burada pazarlayın. Aksi durumda ciddiye alınacak bir haliniz yok. Elinizde 1400 yıllık kadiri mutlağın mükemmel(!), apaçık(!) kitabı ve 1400 senedir daha kendi arasında anlaşamayan müslümanlar. Peh..

 

Ben nesh edilmiştir demedim. "Nesh mi edilmiştir" dedim. Çünkü sizler genel olarak kuranın bütünlüğü, bütüncül anlamı ayağına, ayetlerin tekil anlamlarını boşa çıkarıp bir nevi kendi adınıza nesh ederek, işinize gelen anlamı öne çıkarıp pazarlamaktasınız.

 

Kuran size göre kadiri mutlaktan inen bir kitap. Sınırsız kudrette bir şey yazmış bunu hesapta, ama ben ayetleri tekil olarak okuduğumda anlamayabilir, ya da yanlış anlayabilirim, öyle mi? Aklıma gelen herhangi bir konuda kurana danışmak istediğimde, kitabı her seferinde baştan okuyacam öyle mi? E tek başına ne iş yapar bu ayetler o zaman?

 

Mekke medine diye ayetler ayrılmaz savununuz da yine aynı garabet söz konusu. Ben, "kurandaki ayetler mekke-medine diye ayrılır, kuranda böyle bir ayrım söz konusudur" mu dedim de, kendi kendinize üzerinize vazife edinip, şöyle böyle ayrılmaz diye yazmaktasınız?! Şaka mı bu? Mekke-medine ayetleri kuranın kendisine değil, kuranın tarih kronolojisine göre zaman ve içerik ilişkili yapılmış çıkarımıdır. Buradan ne denmek istendiğine dair bir bilginiz yoksa, cahilseniz eğer, oturup öğrenin. Böyle komik şeyler yazmayın.

 

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar ya, sizinki de ancak kurandaki tüm savaş ayetleri bir döküm olarak getirilene değin yanmaya çalışıp, akabinde puf diye sönecektir.

 

Gördüğün yerde öldür...Nasıl bir savunma ise...?

Maide 33'deki bozgunculuk ve fitne nedir? Kıstası tanımı nedir ki, kesip biçip çapraz kesip öldürüyorsun hele?

 

İşin trajikomik tarafı ise, bu soruları sorduğunuz vakit her bir müslümandan farklı bir cevap alırsınız, bunlar bir de kalkarlar kendi aralarında münakaşa ederler,  mezhepler kurup, hatta birbirleri ile savaşıp keserler. Kusura bakmayın ama, işte böylesine billur gibi bir arap saçıdır bu kuran denen kitap.

 

Bakara 190- "Sizinle savaşanlara karşı" cümlesi geçiyor. Yani Müşrikler, Müslüman olan insanlara savaş ilan etmiş ve Müslümanlar ise kendilerini savunuyorlar. Bakara 191-"sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın" cümlesi geçiyor.  Maide 33'deki ayetin Arapça'sına baktığın zaman Müslümanlara emretmiyor. Kelimelerin başında "elif" harfi yoktur. Arapça'da kelimenin başına "elif" harfi geldiği zaman o cümle emir cümlesi olur. Maide 33'de emir kipi yoktur. Sünniler, Kur'an'ı Mekke-Medine diye ayırıp birbiri ile nesh ettiler. Kur'an'ın hiç bir ayeti nesh edilemez. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
27 minutes ago, KuranMumini2698 said:

Bakara 190- "Sizinle savaşanlara karşı" cümlesi geçiyor. Yani Müşrikler, Müslüman olan insanlara savaş ilan etmiş ve Müslümanlar ise kendilerini savunuyorlar. Bakara 191-"sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın" cümlesi geçiyor.  Maide 33'deki ayetin Arapça'sına baktığın zaman Müslümanlara emretmiyor. Kelimelerin başında "elif" harfi yoktur. Arapça'da kelimenin başına "elif" harfi geldiği zaman o cümle emir cümlesi olur. Maide 33'de emir kipi yoktur. Sünniler, Kur'an'ı Mekke-Medine diye ayırıp birbiri ile nesh ettiler. Kur'an'ın hiç bir ayeti nesh edilemez. 

 

Hala kel alaka bir yerde, kel alaka bir şeyler yaz yazıyorsun ama asıl sorulan ve kast edilenlere cevap vermiyorsun..Köelik ve 19 mevzularını da aynı böyle by-pass edip, hasır altı ettin aklın sıra, ama onlar orada duruyor herkese açık olarak merak etme.

 

Bana ayet cımbızlayarak, birini ötekine kıyasla kafana göre üstün, üstte kılarak gelme. Bir ayet kalk gidelim diyor, öbürü bok yeme otur diyor. Sense kalkmış bunu kuranın bütünlüğü ayağı adı altında, bana ayetlerin bir kısmını, diğerlerini geçersiz kılacak şekilde yorumlayarak pazarlıyorsun. Zaten mevzunun özü de bu, örneğin mekke-medine ayetleri hususunda. Bir kısım ayet müslümanlığın zayıf zamanında nabza göre şerbet veren, alttan alma tadında. Müslümanlığın gücü kuvveti erki elde edip palazlanmaya başladığı dönemdekilerde ise işler birden değişiyor. Vur kır parçala vergi cizye öde.. ..Mekke-medine yorumu mesela, işte tam da bu yüzden yapılıyor. Otur öğrensene şunu!

 

Sense kalkmış alttan alan ayetlerdeki yumuşak söylemi, sert ve vahşi ayetlerdekilere esas ve de asıl kılıyorsun aklın sıra.

 

- Maide 33'de emir kipi olsa ne yazar, olmasa ne? Anlamı mı değişiyor? Müslümana yazsa ne, yazmasa ne? İçeriği mi ters yüz oluyor? Ayrıca her müslüman bu ayeti kafasına göre farklı yorumluyor. Fitne ve bozgunculuk nerede başlar nerede biter? Ayrıca bu kitap kime yazıldı? Müslümanlara mı, olmayanlara mı? Maide 33'ü gayri müslimler mi takip edecek? Yahu maide 33'ün başında allah'a ve elçisine savaş açan diyor be..

 

- Bakara 190'ın nerede başlayıp nerde bittiği önemli değil. Gördüğün yerde esir al şu bu değil. Gördüğün yerde öldür! İşte bu vandallığın özrü açıklaması yoktur hiçbir surette.

 

1- "Henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı."................bu bir ne demektir?!! Yazsana şunu artık ayak yapacağına..

 

2- Kuran size göre kadiri mutlaktan inen bir kitap. Sınırsız kudrette bir şey yazmış bunu hesapta, ama ben ayetleri tekil olarak okuduğumda anlamayabilir, ya da yanlış anlayabilirim, öyle mi? Aklıma gelen herhangi bir konuda kurana danışmak istediğimde, kitabı her seferinde baştan okuyacam öyle mi? E tek başına ne iş yapar bu ayetler o zaman? Allah baba bunları tekil haliyle de anlam ifade edebilir şekilde düzememiş mi şimdi o zaman?

 

Sana cahilsen otur öğren dedim hala öğrenememişsin.

 

Bütün bu debelenmeniz, kurandaki tüm şiddet ve savaş ayetlerinin dökümü alt alt dizildiği zaman son bulacaktır.

Savaşa öldürmeye, peygamberin uçkuruna onlarca sayfa ayıran kitap, ne köleliğe yoktur yasaktır diyebilmiştir. Ne de tecavüz ve sübyanclılık üzerine tek bir lakırdı edebilmiştir.

Ayıp.

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, teflon yazdı:

 

Hala kel alaka bir yerde, kel alaka bir şeyler yaz yazıyorsun ama asıl sorulan ve kast edilenlere cevap vermiyorsun..Köelik ve 19 mevzularını da aynı böyle by-pass edip, hasır altı ettin aklın sıra, ama onlar orada duruyor herkese açık olarak merak etme.

 

Bana ayet cımbızlayarak, birini ötekine kıyasla kafana göre üstün, üstte kılarak gelme. Bir ayet kalk gidelim diyor, öbürü bok yeme otur diyor. Sense kalkmış bunu kuranın bütünlüğü ayağı adı altında, bana ayetlerin bir kısmını, diğerlerini geçersiz kılacak şekilde yorumlayarak pazarlıyorsun. Zaten mevzunun özü de bu örneğin mekke-medine ayetleri hususunda. Bir kısım ayet müslümanlığın zayıf zamanında nabza göre şerbet veren, alttan alma tadında. Müslümanlığın gücü kuvveti erki elde edip palazlanmaya başladığı dönemdekilerde ise işler birden değişiyor. Vur kır parçala vergi cizye öde.. tadında..Mekke-medine yorumu mesela, işte tam da bu yüzden yapılıyor. Otur öğrensene şunu!

 

Sense kalkmış alttan alan ayetlerdeki yumuşak söylemi, sert ve vahşi ayetlerdekilere esas ve de asıl kılıyorsun aklın sıra.

 

- Maide 33'de emir kipi olsa ne yazar, olmasa ne? Anlamı mı değişiyor? Müslümana yazsa ne, yazmasa ne? İçeriği mi ters yüz oluyor? Ayrıca her müslüman bu ayeti kafasına göre farklı yorumluyor. Fitne ve bozgunculuk nerede başlar nerede biter? Ayrıca bu kitap kime yazıldı? Müslümanlara mı, olmayanlara mı? Maide 33'ü gayri müslimler mi takip edecek? Yahu maide 33'ün başında allah'a ve elçisine savaş açan diyor be..

 

- Bakara 190'ın nerede başlayıp nerde bittiği önemli değil. Gördüğün yerde esir al şu bu değil. Gördüğün yerde öldür! İşte bu vandallığın özrü açıklaması yoktur hiçbir surette.

 

1- "Henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı."................bu bir ne demektir?!! Yazsana şunu artık ayak yapacağına..

 

2- Kuran size göre kadiri mutlaktan inen bir kitap. Sınırsız kudrette bir şey yazmış bunu hesapta, ama ben ayetleri tekil olarak okuduğumda anlamayabilir, ya da yanlış anlayabilirim, öyle mi? Aklıma gelen herhangi bir konuda kurana danışmak istediğimde, kitabı her seferinde baştan okuyacam öyle mi? E tek başına ne iş yapar bu ayetler o zaman? Allah baba bunları tekil haliyle de anlam ifade edebilir şekilde düzememiş mi şimdi o zaman?

 

Sana cahilsen otur öğren dedim hala öğrenememişsin.

 

Bütün bu debelenmeniz, kurandaki tüm şiddet ve savaş ayetlerinin dökümü alt alt dizildiği zaman son bulacaktır.

Savaşa öldürmeye, peygamberin uçkuruna onlarca sayfa ayıran kitap, ne köleliğe yoktur yasaktır diyebilmiştir. Ne de tecavüz ve sübyanclılık üzerine tek bir lakırdı edebilmiştir.

Ayıp.

Nisa 6'ya göre evlilik yaşı "olgunluk yaşı"dır. Bir metnin başına bakmadan o metni anlayamazsın. Alak Suresi'nin ilk ayetinde "ikra" kelimesi var ve bu emir cümlesi olduğu için Müslüman olan insanlara "okumak" farzdır. Maide 33'de öyle bir şey yoktur. Kur'an'da çocuk evliliği yoktur. Ahzab 50'deki ayet Muhammed'in aleyhinedir. Kur'an "Rabbiniz(efendiniz) Allah" diyerek köleliği kaldırmış oluyor.

 

12:3-Sana bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.

12:23-24  Evinde bulunduğu kadın onu baştan çıkarmak istedi, kapıları kitledi ve: 'Tümüyle sana aidim,' dedi. Dedi ki: 'ALLAH'a sığınırım. O benim Rabbimdir (efendimdir), ki bana iyi bir yer verdi. Zalimler başarmaz.' Kadın onu çok arzulamıştı, Rabbinin işaretini görmeseydi o da onu çok arzulamıştı. Böylece kötülük ve fenalığı ondan çevirdik. O, katışıksız kullarımızdandı . 

İkisi de kapıya koştu. Kadın Yusuf'un gömleğini arka tarafından yırttı. Kapıda kadının kocası ile karşılaştılar. Kadın: "Ailene kötülük yapmak isteyen kimsenin zindana atılması veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi?" dedi.

 

Ayetleri dikkatlice okuduğumuzda; cinsel birliktelik için karşı tarafı zorlayıcı bir zemin hazırlanmış, çıkış kapıları kapanmış ve razı olunmayan bir cinsel birlikteliğe davet söz konusudur. 

Zorla cinsel ilişkiye/zinaya davet edilen kişi bu çirkinlikten kaçmaktadır. Gömleğin yırtılması durumu ise direnmesidir. Kapının kadının eşi tarafından açılması neticesinde, kendini aklamaya çalışan kadın KENDİSİNE TECAVÜZE TEŞEBBÜS ettiği iddiasında bulunuyor. Dikkat ederseniz tecavüze teşebbüste, tecavüzü gerçekleştirmekte aynı kefeye konuluyor. Ceza uygulaması olarak da HAPİS CEZASI uygun görülüyor. 

 

Kuran tecavüzün cinsel ilişkiye zorlanmak olduğunu bildirmiştir ve kınamıştır

 

Yukarıdaki ayetlere bakarsanız tecavüz olayının cezası "hapis cezası veya acı bir azapla cezalandırılması"dır.  Kuran’da anlatılan her kıssa bizler için öğüt/ders alınması gereken evrensel yol rehberleridir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 hours ago, KuranMumini2698 said:

Nisa 6'ya göre evlilik yaşı "olgunluk yaşı"dır. Bir metnin başına bakmadan o metni anlayamazsın. Alak Suresi'nin ilk ayetinde "ikra" kelimesi var ve bu emir cümlesi olduğu için Müslüman olan insanlara "okumak" farzdır. Maide 33'de öyle bir şey yoktur. Kur'an'da çocuk evliliği yoktur. Ahzab 50'deki ayet Muhammed'in aleyhinedir. Kur'an "Rabbiniz(efendiniz) Allah" diyerek köleliği kaldırmış oluyor.

 

 

Nisa 6. Yetimleri deneyin. Evlenme çağına erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin.

 

Ayete göre, yetimlere mallarını verme yaşı olgunlaşma yaşıdır, evlilik yaşı değil. İnsanda okuduğunu anlayacak zeka olmazsa böyle saçmalaması normaldir. Kuran'ın köleliği falan kaldırdığı da yok, tam tersine sürüyle ayette köleliği ve cariyeliği onaylıyor, düzenliyor, kurallara bağlıyor. Kuran yazıldığı çağda olan ve normal karşılanan ama çağımızda suç sayılan ne varsa onaylar, çocuk evliliği, kölelik ve cariyelik, insan haklarına tecavüz vs.

 

4 hours ago, KuranMumini2698 said:

12:3-Sana bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.

12:23-24  Evinde bulunduğu kadın onu baştan çıkarmak istedi, kapıları kitledi ve: 'Tümüyle sana aidim,' dedi. Dedi ki: 'ALLAH'a sığınırım. O benim Rabbimdir (efendimdir), ki bana iyi bir yer verdi. Zalimler başarmaz.' Kadın onu çok arzulamıştı, Rabbinin işaretini görmeseydi o da onu çok arzulamıştı. Böylece kötülük ve fenalığı ondan çevirdik. O, katışıksız kullarımızdandı . 

İkisi de kapıya koştu. Kadın Yusuf'un gömleğini arka tarafından yırttı. Kapıda kadının kocası ile karşılaştılar. Kadın: "Ailene kötülük yapmak isteyen kimsenin zindana atılması veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi?" dedi.

 

Ayetleri dikkatlice okuduğumuzda; cinsel birliktelik için karşı tarafı zorlayıcı bir zemin hazırlanmış, çıkış kapıları kapanmış ve razı olunmayan bir cinsel birlikteliğe davet söz konusudur. 

Zorla cinsel ilişkiye/zinaya davet edilen kişi bu çirkinlikten kaçmaktadır. Gömleğin yırtılması durumu ise direnmesidir. Kapının kadının eşi tarafından açılması neticesinde, kendini aklamaya çalışan kadın KENDİSİNE TECAVÜZE TEŞEBBÜS ettiği iddiasında bulunuyor. Dikkat ederseniz tecavüze teşebbüste, tecavüzü gerçekleştirmekte aynı kefeye konuluyor. Ceza uygulaması olarak da HAPİS CEZASI uygun görülüyor. 

 

Kuran tecavüzün cinsel ilişkiye zorlanmak olduğunu bildirmiştir ve kınamıştır

 

Yukarıdaki ayetlere bakarsanız tecavüz olayının cezası "hapis cezası veya acı bir azapla cezalandırılması"dır.  Kuran’da anlatılan her kıssa bizler için öğüt/ders alınması gereken evrensel yol rehberleridir.

 

Aynı şark kurnazlığını başka bir dinci de yapmıştı. Ayette tecavüze yeltenmenin cezasının hapsedilmek olduğunu söyleyen kadın, Kuran değil. Yahu siz dinciler daha okuduğunuzu anlamıyorsunuz, bu arap dini sizleri tam bir aptala çevirmiş. Herhalde şark kurnazı başka bir dinci Kuran'da tecavüzün cezasını aradı, bulamadı, bu ayetlere denk geldi, kadının sözlerine denize düşen yılana sarılır misali sarıldı, işte Kuran tecavüze yeltenmenin cezası hapistir diyor diye salladı, senin gibi okuduğunu anlamayan, anlamak istemeyen diğerleri de papağan gibi bu yalanı tekrarlıyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 dakika önce, sağduyu yazdı:

 

Nisa 6. Yetimleri deneyin. Evlenme çağına erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin.

 

Ayete göre, yetimlere mallarını verme yaşı olgunlaşma yaşıdır, evlilik yaşı değil. İnsanda okuduğunu anlayacak zeka olmazsa böyle saçmalaması normaldir. Kuran'ın köleliği falan kaldırdığı da yok, tam tersine sürüyle ayette köleliği ve cariyeliği onaylıyor, düzenliyor, kurallara bağlıyor. Kuran yazıldığı çağda olan ve normal karşılanan ama çağımızda suç sayılan ne varsa onaylar, çocuk evliliği, kölelik ve cariyelik, insan haklarına tecavüz vs.

 

 

Aynı şark kurnazlığını başka bir dinci de yapmıştı. Ayette tecavüze yeltenmenin cezasının hapsedilmek olduğunu söyleyen kadın, Kuran değil. Yahu siz dinciler daha okuduğunuzu anlamıyorsunuz, bu arap dini sizleri tam bir aptala çevirmiş. Herhalde şark kurnazı başka bir dinci Kuran'da tecavüzün cezasını aradı, bulamadı, bu ayetlere denk geldi, kadının sözlerine denize düşen yılana sarılır misali sarıldı, işte Kuran tecavüze yeltenmenin cezası hapistir diyor diye salladı, senin gibi okuduğunu anlamayan, anlamak istemeyen diğerleri de papağan gibi bu yalanı tekrarlıyor.

Yusuf 111 ayetini oku. Ayette " bilinç sahipleri için bir ders vardır" cümlesi vardır. Yani bu sureden ders çıkarmamız gerekir. Yani tecavüz olayını bu sureden ders çıkararak öğreniyoruz. Evlilik yaşı "olgunluk yaşıdır."

 

Ayetleri dikkatli okursanız, yetimleri ”nikaha erişecekleri çağa kadar” deneyin diyor. Şayet kendilerinde bir ”olgunluk” görürseniz onlara mallarını verin diyor. İkinci ayette de yetimin malına, ”o malını kontrol edebileceği erginlik yaşına erişinceye kadar” en güzel şeklin dışında dokunmayın deniyor. Küçük bir çocuk para kavramını bilmez. Tasarruf nedir, hesaplı alışveriş nedir, parasını hangi alanda değerlendirirse artırabilir bunları bilemez. Çocuğun eline para verirseniz onunla ya şeker alır ya çikolata. Dolayısıyla malını kontrol edeceği çağ bedensel değil, zihinsel olgunluk çağıdır. Aynı şekilde nikaha erişecekleri çağ da, bedensel olgunluğa eriştikleri ergenlik dönemi değil, malını kontrol edebileceği, zihinsel olgunluğa eriştikleri erginlik/gençlik çağıdır.

 

Ayette “ruşden” kelimesi geçer.

 

“Rüşd: Doğru yolu bulabilme yeteneği
 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...