Jump to content
KuranMumini2698

Karikateist'in İddiasına Cevap (20-38)

Recommended Posts

Biz burada kuranı tartışıyoruz Amerikalı incili tartışıyor israil de tevratı tartışanlar var hepsinde ayetler gösteriliyor ve hepsindede o dinden olan kişi ayetleri evirip çevirip öyle değil diyor 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
18 dakika önce, Arrow yazdı:

Biz burada kuranı tartışıyoruz Amerikalı incili tartışıyor israil de tevratı tartışanlar var hepsinde ayetler gösteriliyor ve hepsindede o dinden olan kişi ayetleri evirip çevirip öyle değil diyor 

Ayeti evirip çevirdiğimiz yok. Sadece ayetin gerçek mealini söylüyoruz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, KuranMumini2698 yazdı:

Ayeti evirip çevirdiğimiz yok. Sadece ayetin gerçek mealini söylüyoruz.

 yarın öbürgün evren daralıyormuşş, biz yanılmışsız dese bilimciler bu , seferde mealciler ayetleri şöyle yazarlarsa hiç şaşırmayın, şüphesizki biz evreni daraltırız.:lol:

 

Related image

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
35 dakika önce, karamsarhuman yazdı:

 yarın öbürgün evren daralıyormuşş, biz yanılmışsız dese bilimciler bu , seferde mealciler ayetleri şöyle yazarlarsa hiç şaşırmayın, şüphesizki biz evreni daraltırız.:lol:

 

Related image

Nuh olayını hiç Kur'an'dan araştırmamızsınız. Nuh Tufanı olayı Dünya'nın bir yerinde oldu. Kur'an'da "Nuh Tufanı Dünya'nın her yerinde oldu" diye bir şey yoktur. Nuh, kendi hayvanlarını gemiye bindiriyor.  

tarihinde KuranMumini2698 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
18 saat önce, KuranMumini2698 yazdı:

Sorduğun sorunun Kur'an ile ne alakası var ?

Ayetlerle alâkası var. Mesela 4 evrede bir şey yaratılıyor, 2 evrede başka bir şey yaratılıyor ayetlerde yazana göre. Dağları filan yaratması 4 evre, göğü düzenlemesi 2 evre ise dağları filan yaratması göğü düzenlemesinden 2 evrelik zaman daha fazla mı sürmüş? Yani ikinci şey 1 milyon yıl sürmüş ise birinci şey 2 milyon yıl mı sürmüş olur? Bilimin bulguları ile karşılaştırmak için önemli. Ayrıca "Ben de 7 saydım." demiştiniz. Allah eğer katmanlardan bahsediyorsa "6" veya "5" demesi gerekmez miydi? Bu sayede uyuşmazlık olmazdı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, Natüralist Ateist yazdı:

Ayetlerle alâkası var. Mesela 4 evrede bir şey yaratılıyor, 2 evrede başka bir şey yaratılıyor ayetlerde yazana göre. Dağları filan yaratması 4 evre, göğü düzenlemesi 2 evre ise dağları filan yaratması göğü düzenlemesinden 2 evrelik zaman daha fazla mı sürmüş? Yani ikinci şey 1 milyon yıl sürmüş ise birinci şey 2 milyon yıl mı sürmüş olur? Bilimin bulguları ile karşılaştırmak için önemli. Ayrıca "Ben de 7 saydım." demiştiniz. Allah eğer katmanlardan bahsediyorsa "6" veya "5" demesi gerekmez miydi? Bu sayede uyuşmazlık olmazdı.

Fussilet Suresi'nde göklerin ve yerin 8 günde yaratıldı yazmamaktadır. İki günde gök yaratıldı. 2 günde yer yaratıldı. 2 günde düzenlenmesi yaratıldı.41:11. ayetinde "bir de duman halinde bulunan göğe(evrene) yöneldi , 'İsteyerek veya istemeyerek (kaostan çıkıp) gelin,' dedi. Onlar da, 'İsteyerek geldik,' dediler."

Ayeti bilimsel olarak ispatlanmıştır. 

Ayetten, Evren’in gaz halinde bir aşamadan geçtiği ve Allah’ın iradesi sonucu bu aşamadan sonra Evren’in ve yeryüzünün bugünkü şeklini alacak şekilde ayrı bir aşamaya geçirildikleri anlaşılıyor. Büyük Patlama’dan (Big Bang) sonra Dünyamız’ın, Güneş’in, yıldızların hemen oluşmadığını biliyoruz. Evren hiçbir yıldız oluşmadan önce bir gaz bulutu şeklindeydi. Bu gaz bulutunun ana maddesi hidrojendi. Hidrojenden sonra ise en çok var olan madde helyumdu. Bu gaz bulutunda daha sonra oluşan sıkışmalar ve yoğunlaşmalar yıldızların ve gezegenlerin oluşumunu sağladı. 41:11. ayetide bunu söylemektedir. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
25 dakika önce, KuranMumini2698 yazdı:

Fussilet Suresi'nde göklerin ve yerin 8 günde yaratıldı yazmamaktadır. İki günde gök yaratıldı. 2 günde yer yaratıldı. 2 günde düzenlenmesi yaratıldı.41:11. ayetinde "bir de duman halinde bulunan göğe(evrene) yöneldi , 'İsteyerek veya istemeyerek (kaostan çıkıp) gelin,' dedi. Onlar da, 'İsteyerek geldik,' dediler."

 Ayeti bilimsel olarak ispatlanmıştır. 

Ayetten, Evren’in gaz halinde bir aşamadan geçtiği ve Allah’ın iradesi sonucu bu aşamadan sonra Evren’in ve yeryüzünün bugünkü şeklini alacak şekilde ayrı bir aşamaya geçirildikleri anlaşılıyor. Büyük Patlama’dan (Big Bang) sonra Dünyamız’ın, Güneş’in, yıldızların hemen oluşmadığını biliyoruz. Evren hiçbir yıldız oluşmadan önce bir gaz bulutu şeklindeydi. Bu gaz bulutunun ana maddesi hidrojendi. Hidrojenden sonra ise en çok var olan madde helyumdu. Bu gaz bulutunda daha sonra oluşan sıkışmalar ve yoğunlaşmalar yıldızların ve gezegenlerin oluşumunu sağladı. 41:11. ayetide bunu söylemektedir. 

Benim istediğim o ayetin zaman açısından uyumuydu, içerik olarak zaten uyumlu bir yorumunuz var. Oradaki her gün aynı zamanı mı temsil ediyor? Yani göğün yaratılışı a yıl sürmüş ise yerin yaratılışı da mı a yıl sürmüş?

tarihinde Natüralist Ateist tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
35 dakika önce, Natüralist Ateist yazdı:

Benim istediğim o ayetin zaman açısından uyumuydu, içerik olarak zaten uyumlu bir yorumunuz var. Oradaki her gün aynı zamanı mı temsil ediyor? Yani göğün yaratılışı a yıl sürmüş ise yerin yaratılışı da mı a yıl sürmüş?

Kur'an'da anlatılan zaman bizim bildiğimiz zaman değildir. İzafiyet teorisine bakabilirsin. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
29 dakika önce, KuranMumini2698 yazdı:

Kur'an'da anlatılan zaman bizim bildiğimiz zaman değildir. İzafiyet teorisine bakabilirsin. 

Tam olarak neyden bahsettiğinizi söyleyebilir misiniz? İzafiyet Teorisi'nin ne demek olduğunu bilmeyenler de kullanıyor onu. İzafiyet Teorisi'nin hangi tarafı bunla alâkalı? Zirâ "Zaman bildiğimiz zaman değil." demek laf salatasından başka bir şey değil.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
30 dakika önce, Natüralist Ateist yazdı:

Tam olarak neyden bahsettiğinizi söyleyebilir misiniz? İzafiyet Teorisi'nin ne demek olduğunu bilmeyenler de kullanıyor onu. İzafiyet Teorisi'nin hangi tarafı bunla alâkalı? Zirâ "Zaman bildiğimiz zaman değil." demek laf salatasından başka bir şey değil.

Mekana göre zaman değişir. Ondan bahsediyor. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
46 minutes ago, KuranMumini2698 said:

Mekana göre zaman değişir. Ondan bahsediyor. 

 

Secde 5. Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde ona yükselir.

Meâric 4. Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

 

Şu ayetleri relativite teorisine uygula, bakalım nasıl bir sonuç çıkıyor.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, sağduyu yazdı:

Secde 5. Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde ona yükselir.

Meâric 4. Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

 

Şu ayetleri relativite teorisine uygula, bakalım nasıl bir sonuç çıkıyor.

 

2 saat önce, KuranMumini2698 yazdı:

Mekana göre zaman değişir. Ondan bahsediyor. 

Allah bu durumda bayagi kütleli birsey oluyor, ona yaklastikca zaman yavas akmaya basliyor dünyadaki bizlere göre. Yani cebrail allahin olay ufkuna yaklasip kendi saatine baktiginda 24 saat gectigini farkediyor ama dünyada elli bin yil coktan gecmis. Peki cebrail bu gidis gelislerinde nasil oluyorda muhammed hala hayatta olabiliyor. Yani cebrail bir kere geldi de hic gitmedi mi?

Allah genel görelilige göre evrenin icinde bir yerlerde mi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, deadanddark yazdı:

Allah bu durumda bayagi kütleli birsey oluyor, ona yaklastikca zaman yavas akmaya basliyor dünyadaki bizlere göre. Yani cebrail allahin olay ufkuna yaklasip kendi saatine baktiginda 24 saat gectigini farkediyor ama dünyada elli bin yil coktan gecmis. Peki cebrail bu gidis gelislerinde nasil oluyorda muhammed hala hayatta olabiliyor. Yani cebrail bir kere geldi de hic gitmedi mi?

Allah genel görelilige göre evrenin icinde bir yerlerde mi?

Dediğin o iki ayeti ışık hızı olarak anlayanda var. Benim o konuda bir bilgim yoktur. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 saat önce, KuranMumini2698 yazdı:

Mekana göre zaman değişir. Ondan bahsediyor. 

Bu tam olarak cevap değil. İkisi için de aynı kelime kullanıldığı için referans noktası aynı olmalı değilse evrenin bir anlamı kalmıyor.

Ki zaten zamanları birbirine eşitleyebiliriz, bir saniyenin orada kaç saniyeye eşit olduğunu bulabiliriz. Bir evrenin dünyadaki karşılığı kesinlikle olmalı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 10.06.2019 at 17:58, KuranMumini2698 yazdı:

Bakara 190- "Sizinle savaşanlara karşı" cümlesi geçiyor. Yani Müşrikler, Müslüman olan insanlara savaş ilan etmiş ve Müslümanlar ise kendilerini savunuyorlar. Bakara 191-"sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın" cümlesi geçiyor.  Maide 33'deki ayetin Arapça'sına baktığın zaman Müslümanlara emretmiyor. Kelimelerin başında "elif" harfi yoktur. Arapça'da kelimenin başına "elif" harfi geldiği zaman o cümle emir cümlesi olur. Maide 33'de emir kipi yoktur. Sünniler, Kur'an'ı Mekke-Medine diye ayırıp birbiri ile nesh ettiler. Kur'an'ın hiç bir ayeti nesh edilemez. 

kardeşim sünniler ne demek? kimler sünnidir? sen "sünniler" dediğine göre onlardan değilsin, onlardan olmadığına göre doğru taraftasın, sen hangi gruptansın? cahilliğimden ötürü beni mazur gör lütfen 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 10.06.2019 at 18:37, KuranMumini2698 said:

Bir metnin başına bakmadan o metni anlayamazsın. Alak Suresi'nin ilk ayetinde "ikra" kelimesi var ve bu emir cümlesi olduğu için Müslüman olan insanlara "okumak" farzdır. Maide 33'de öyle bir şey yoktur. Kur'an'da çocuk evliliği yoktur. Ahzab 50'deki ayet Muhammed'in aleyhinedir. Kur'an "Rabbiniz(efendiniz) Allah" diyerek köleliği kaldırmış oluyor.

 

Nisa 6'yı geçiyoruz. Onu diğer başlıkta yazdık.

Maide 33 için bir şeyler ıkınıyorsun boyna ama, sen adam gibi yazsana şuraya maide 33'ten ne anladığını da boyunun ölçüsünü bir görelim. Ha açıklamanla ilgili tüm bir islam dünyası da hem fikir olursa daha da iyi olur ama söz konusu kuran olunca böyle bir şeyin namümkün, müslümanlarında 1400 senedir bir kitabı doğru anlamaktan aciz olduğunu biliyoruz zaten. Bu apaçık(!) kitap nasıl yazılmışsa eğer, 1400 yıllık arap saçından başka bir şeye sonuç vermemiş..

 

On 10.06.2019 at 18:37, KuranMumini2698 said:

12:3-Sana bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.

12:23-24  Evinde bulunduğu kadın onu baştan çıkarmak istedi, kapıları kitledi ve: 'Tümüyle sana aidim,' dedi. Dedi ki: 'ALLAH'a sığınırım. O benim Rabbimdir (efendimdir), ki bana iyi bir yer verdi. Zalimler başarmaz.' Kadın onu çok arzulamıştı, Rabbinin işaretini görmeseydi o da onu çok arzulamıştı. Böylece kötülük ve fenalığı ondan çevirdik. O, katışıksız kullarımızdandı . 

İkisi de kapıya koştu. Kadın Yusuf'un gömleğini arka tarafından yırttı. Kapıda kadının kocası ile karşılaştılar. Kadın: "Ailene kötülük yapmak isteyen kimsenin zindana atılması veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi?" dedi.

 

Ayetleri dikkatlice okuduğumuzda; cinsel birliktelik için karşı tarafı zorlayıcı bir zemin hazırlanmış, çıkış kapıları kapanmış ve razı olunmayan bir cinsel birlikteliğe davet söz konusudur. 

Zorla cinsel ilişkiye/zinaya davet edilen kişi bu çirkinlikten kaçmaktadır. Gömleğin yırtılması durumu ise direnmesidir. Kapının kadının eşi tarafından açılması neticesinde, kendini aklamaya çalışan kadın KENDİSİNE TECAVÜZE TEŞEBBÜS ettiği iddiasında bulunuyor. Dikkat ederseniz tecavüze teşebbüste, tecavüzü gerçekleştirmekte aynı kefeye konuluyor. Ceza uygulaması olarak da HAPİS CEZASI uygun görülüyor. 

 

Kuran tecavüzün cinsel ilişkiye zorlanmak olduğunu bildirmiştir ve kınamıştır

 

Yukarıdaki ayetlere bakarsanız tecavüz olayının cezası "hapis cezası veya acı bir azapla cezalandırılması"dır.  Kuran’da anlatılan her kıssa bizler için öğüt/ders alınması gereken evrensel yol rehberleridir.

 

Öncelikle, sübyansılıkla ilgili tekbir kıstas, uyarı, tanım ve ceza hükmü içerir bir şey getiremedin. Neden? Çünkü yok! İbret olsun..Burayı geçiyoruz.

 

Şimdi şu brezilya dizisi tadındaki yusuf ayetine gelelim:

 

Bir kere ayetleri neden dikkatlice okuyoruz? Açık açık yasaymış ya şunu..Kadın ne yapmış peki? Onu "baştan çıkarmak" istemiş. Kadın kapıya koşan yusuf'u arkasından tutmuş ve gömlek yırtılmış. Tecavüz nedir öncelikle? Baştan çıkarma falan hak getire. Bodoslama girişir bu fiili işleyen zalim kişi. Ve kanayan bir yara olan tecavüzün fail ile mağdurları kimlerdir? Fail erkektir, mağdur kadın. Burada ne var, tam tersi. Sonra ne diyor, bu kadınların oyunlarındandır. Kadınların oyunu gerçekten büyük olur. Üzerine üstlük bi de kadınları genelleyerek aşağılıyor. Daha sonra bu bir sapıklık ve yalancılık olarak addediliyor. Kimse aman da nasıl zorla yaparsın falan demiyor..Lafı bile yok. 

 

Vurgu nereye: Yalancılık, oyun ve "zina"ya..Zina nedir kuran için? Günahtır, haramdır, suçtur. Eğer ki zina kuranda suç telakki edilmeseydi, o zaman derdik ki, buradaki ceza zina için değil, zorlama içindir. Tek taraflı dayatma içindir. Ama o da yok. Zaten hapse atılan da yusuf. Ne için peki? O da belli değil. Suçlu bulunduğu için denmiş geçilmiş. Ne için suçlu? Bu kadar önemli bir meselede, ne için suçlu bulunduğu dahi belirtilmemiş. Zİna mı? İftira mı? Zorlama mı? Tecavüz mü? Ulan sulanan yusuf bile değil be?! Yusufa bu süre boyunca müdahale edip, kendisi de arzu ettiği halde iffetini korumasını sağlayan allah baba ise, açıkça suç işleyen, arkadan bir şekilde gömlek yırtan kadınla ilgili hakkın yerini bulması için ise kılını dahi kıpırdatmamış. Meselenin en önemli noktasını es geçmiş. Çünkü mesele tecavüz, zorlama falan değil ki..Mesele zina ve iffet..İftira bilmemne..

 

Şimdi tecavüz bugün kanayan bir yara. Kangren olmuş resmen. Sübyancılık daha da büyük bir yara, kangren ötesi vaziyette resmen. Ve sen bize kalkmış, tecavüzün sübyancılığın tanımı ve cezası ile ilgili olarak, ne idüğü belirsiz, brezilya dizisi tadında, kuranın dahi bir nevi kaltak olarak addettiği ve kadınları burada da genel olarak aşağılamaktan geri durmadığı ne idüğü, neye hizmet ettiği belirsiz bir kıssayı mı getiriyorsun, getire getire? O kıssanın da suyunun suyundan yorum yaparak hem de..Bu kadar mı acizsiniz!!!!!

 

Şimdi aç TCK 'yı bak, bu konular hakkında kapı gibi getirilmiş tanımları ve cezaları gör de utan. Kuranı suya götürür susuz getirir metinleri oku. Ki onlar sahi yetersiz. Aç ecnebilerin bu konu hakkındaki kanun ve düzenlemelerini oku. Sonra da senin şu acınası ve aciz yusuf kıssası ile kıyasla. Sonra da utanman varsa biraz utan.

 

Nerede kardeşim tecavüzün tanımı? Nerede lanetlenmesi? Nerede cezası? Nerede sübyancılığın tanımı? Nerede sonsuz şekilde lanetlenmesi? Nerede cezası? Senin kitabın muhammedin uçkuru ile şunla bunla seksen tane savaş ayeti ile uğraşacağı yerde bunları yazsaymış ya! Vakit mi kalmamış, sayfa mı yetmemiş? Biz her gün savaş mı yapıyoruz? Her gün köle ile mi uğraşıyoruz? Ama her gün tecavüz ve sübyancılık olmaya devam ediyor. arap coğrafyalarında, müslüman aleminde halen daha sübyanlarla gayet güzel evleniliyor. Kitabının 1400 senede becerebildiği bu işte. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 dakika önce, teflon yazdı:

 

Nisa 6'yı geçiyoruz. Onu diğer başlıkta yazdık.

Maide 33 için bir şeyler ıkınıyorsun boyna ama, sen adam gibi yazsana şuraya maide 33'ten ne anladığını da boyunun ölçüsünü bir görelim. Ha açıklamanla ilgili tüm bir islam dünyası da hem fikir olursa daha da iyi olur ama söz konusu kuran olunca böyle bir şeyin namümkün, müslümanlarında 1400 senedir bir kitabı doğru anlamaktan aciz olduğunu biliyoruz zaten. Bu apaçık(!) kitap nasıl yazılmışsa eğer, 1400 yıllık arap saçından başka bir şeye sonuç vermemiş..

 

 

Öncelikle, sübyansılıkla ilgili tekbir kıstas, uyarı, tanım ve ceza hükmü içerir bir şey getiremedin. Neden? Çünkü yok! İbret olsun..Burayı geçiyoruz.

 

Şimdi şu brezilya dizisi tadındaki yusuf ayetine gelelim:

 

Bir kere ayetleri neden dikkatlice okuyoruz? Açık açık yasaymış ya şunu..Kadın ne yapmış peki? Onu "baştan çıkarmak" istemiş. Kadın kapıya koşan yusuf'u arkasından tutmuş ve gömlek yırtılmış. Tecavüz nedir öncelikle? Baştan çıkarma falan hak getire. Bodoslama girişir bu fiili işleyen zalim kişi. Ve kanayan bir yara olan tecavüzün fail ile mağdurları kimlerdir? Fail erkektir, mağdur kadın. Burada ne var, tam tersi. Sonra ne diyor, bu kadınların oyunlarındandır. Kadınların oyunu gerçekten büyük olur. Üzerine üstlük bi de kadınları genelleyerek aşağılıyor. Daha sonra bu bir sapıklık ve yalancılık olarak addediliyor. Kimse aman da nasıl zorla yaparsın falan demiyor..Lafı bile yok. 

 

Vurgu nereye: Yalancılık, oyun ve "zina"ya..Zina nedir kuran için? Günahtır, haramdır, suçtur. Eğer ki zina kuranda suç telakki edilmeseydi, o zaman derdik ki, buradaki ceza zina için değil, zorlama içindir. Tek taraflı dayatma içindir. Ama o da yok. Zaten hapse atılan da yusuf. Ne için peki? O da belli değil. Suçlu bulunduğu için denmiş geçilmiş. Ne için suçlu? Bu kadar önemli bir meselede, ne için suçlu bulunduğu dahi belirtilmemiş. Zİna mı? İftira mı? Zorlama mı? Tecavüz mü? Ulan sulanan yusuf bile değil be?! Yusufa bu süre boyunca müdahale edip, kendisi de arzu ettiği halde iffetini korumasını sağlayan allah baba ise, açıkça suç işleyen, arkadan bir şekilde gömlek yırtan kadınla ilgili hakkın yerini bulması için ise kılını dahi kıpırdatmamış. Meselenin en önemli noktasını es geçmiş. Çünkü mesele tecavüz, zorlama falan değil ki..Mesele zina ve iffet..İftira bilmemne..

 

Şimdi tecavüz bugün kanayan bir yara. Kangren olmuş resmen. Sübyancılık daha da büyük bir yara, kangren ötesi vaziyette resmen. Ve sen bize kalkmış, tecavüzün sübyancılığın tanımı ve cezası ile ilgili olarak, ne idüğü belirsiz, brezilya dizisi tadında, kuranın dahi bir nevi kaltak olarak addettiği ve kadınları burada da genel olarak aşağılamaktan geri durmadığı ne idüğü, neye hizmet ettiği belirsiz bir kıssayı mı getiriyorsun, getire getire? O kıssanın da suyunun suyundan yorum yaparak hem de..Bu kadar mı acizsiniz!!!!!

 

Şimdi aç TCK 'yı bak, bu konular hakkında kapı gibi getirilmiş tanımları ve cezaları gör de utan. Kuranı suya götürür susuz getirir metinleri oku. Ki onlar sahi yetersiz. Aç ecnebilerin bu konu hakkındaki kanun ve düzenlemelerini oku. Sonra da senin şu acınası ve aciz yusuf kıssası ile kıyasla. Sonra da utanman varsa biraz utan.

 

Nerede kardeşim tecavüzün tanımı? Nerede lanetlenmesi? Nerede cezası? Nerede sübyancılığın tanımı? Nerede sonsuz şekilde lanetlenmesi? Nerede cezası? Senin kitabın muhammedin uçkuru ile şunla bunla seksen tane savaş ayeti ile uğraşacağı yerde bunları yazsaymış ya! Vakit mi kalmamış, sayfa mı yetmemiş? Biz her gün savaş mı yapıyoruz? Her gün köle ile mi uğraşıyoruz? Ama her gün tecavüz ve sübyancılık olmaya devam ediyor. arap coğrafyalarında, müslüman aleminde halen daha sübyanlarla gayet güzel evleniliyor. Kitabının 1400 senede becerebildiği bu işte. 

12:25- Kapıya doğru koşuştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı. Kapının yanında kadının beyiyle karşılaştılar. Kadın: 'Karına tecavüz etmek isteyen kişinin ya hapsedilmesi veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi,' dedi.

 

Kadın,Yusuf'un gömleğini arkadan yırtıyor yani güç kullanıyor ve Kadın, Yusuf'u zorluyor. Zorla cinsel ilişkiye/zinaya davet edilen kişi bu çirkinlikten kaçmaktadır. Gömleğin yırtılması durumu ise direnmesidir. Kapının kadının eşi tarafından açılması neticesinde, kendini aklamaya çalışan kadın KENDİSİNE TECAVÜZE TEŞEBBÜS ettiği iddiasında bulunuyor. Dikkat ederseniz tecavüze teşebbüste, tecavüzü gerçekleştirmekte aynı kefeye konuluyor. Ceza uygulaması olarak da HAPİS CEZASI uygun görülüyor.

 

Kur'an'da savaş ile ilgili ayetler savunma savaşıdır. Kur'an'da 6346 ayet vardır ve Muhammed ile bahseden ayetlerin toplamı 19'u geçmez. Sen "sünni ateist"sin sen çok sünnilik dinini okumuşsun bunu Kur'an zannediyorsun. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 minutes ago, KuranMumini2698 said:

12:25- Kapıya doğru koşuştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı. Kapının yanında kadının beyiyle karşılaştılar. Kadın: 'Karına tecavüz etmek isteyen kişinin ya hapsedilmesi veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi,' dedi.

 

Kadın,Yusuf'un gömleğini arkadan yırtıyor yani güç kullanıyor ve Kadın, Yusuf'u zorluyor. Zorla cinsel ilişkiye/zinaya davet edilen kişi bu çirkinlikten kaçmaktadır. Gömleğin yırtılması durumu ise direnmesidir. Kapının kadının eşi tarafından açılması neticesinde, kendini aklamaya çalışan kadın KENDİSİNE TECAVÜZE TEŞEBBÜS ettiği iddiasında bulunuyor. Dikkat ederseniz tecavüze teşebbüste, tecavüzü gerçekleştirmekte aynı kefeye konuluyor. Ceza uygulaması olarak da HAPİS CEZASI uygun görülüyor.

 

Nerede tecavüz yazıyor be adam? Tecavüze teşebbüs iddiası nerede? Kötülük=Zina..Ya da kötülükten kasıt ne burada?!! Buradaki mesele kim kime sulandı? Kim zina talebinde bulundu? Evli kadına mı sulandı, yoksa evli kadın mı ona? Ayrıca sen böylesine önemli bir konu ile ilgili bula bula bu şekilde "tek" ve böylesine ne idüğü belirsiz şaibeli bir ayeti mi getirebiliyorsun sadece? Zorla olmasa da suç olmayacak mıydı zaten zina?? Yusuf kadını ayartsa ve kendi rızalarıyla birlikte olsalar da kötülük olmayacak mıydı zaten?

 

Bugün dünya alem erkeğe tecavüz eden kadınlardan mı inliyor, yoksa kadına tecavüzden mi? Sen getire getire kadınlı verisyonunu mu getirdin? Ulan o kadın yusuf istemedikten sonra tecavüz edemez ki zaten yusufa? Kadının güç kullanması da şüpheli..Kapıya hamle yapınca el atarsan gömlek yırtılabilir hepsi bu..

 

Quote

Kur'an'da savaş ile ilgili ayetler savunma savaşıdır. Kur'an'da 6346 ayet vardır ve Muhammed ile bahseden ayetlerin toplamı 19'u geçmez. Sen "sünni ateist"sin sen çok sünnilik dinini okumuşsun bunu Kur'an zannediyorsun. 

 

Tecavüz ve sübyancılık ayetleri kaç tane peki? Ayrıca şurada kaç tane savaş ayeti sayıyorsun?

https://kuran-ikerim.org/savas-ayetleri

ya da şurda:

https://kuranfihristi.net/ayetleri/savaş

 

Kurandaki ayet sayısı:

https://sorularlaislamiyet.com/kuranda-kac-ayet-var-6666-ayet-var-midir

Oradan alıntı: Kur'ân’ın kaç âyet olduğu hususunda âlimler arasında ihtilaf vardır. 

 

Daha ayet sayısı konusunda kendi içinizde bile hem fikir değilsiniz, kalkmış bi de bize burda 19 du diye numeroloji kasıyorsun..

 

......................

Şimdi Yüzsüz yüzsüz cevap veremediğin kısımları tekrar kopyalıyorum. Cevap verene kadar da suratına çarpmaya devam edecem:

 

Şimdi tecavüz bugün kanayan bir yara. Kangren olmuş resmen. Sübyancılık daha da büyük bir yara, kangren ötesi vaziyette resmen. Ve sen bize kalkmış, tecavüzün sübyancılığın tanımı ve cezası ile ilgili olarak, ne idüğü belirsiz, brezilya dizisi tadında, kuranın dahi bir nevi kaltak olarak addettiği ve kadınları burada da genel olarak aşağılamaktan geri durmadığı ne idüğü, neye hizmet ettiği belirsiz bir kıssayı mı getiriyorsun, getire getire? O kıssanın da suyunun suyundan yorum yaparak hem de..Bu kadar mı acizsiniz!!!!!

 

Şimdi aç TCK 'yı bak, bu konular hakkında kapı gibi getirilmiş tanımları ve cezaları gör de utan. Kuranı suya götürür susuz getirir metinleri oku. Ki onlar sahi yetersiz. Aç ecnebilerin bu konu hakkındaki kanun ve düzenlemelerini oku. Sonra da senin şu acınası ve aciz yusuf kıssası ile kıyasla. Sonra da utanman varsa biraz utan.

 

Nerede kardeşim tecavüzün tanımı? Nerede lanetlenmesi? Nerede cezası? Nerede sübyancılığın tanımı? Nerede sonsuz şekilde lanetlenmesi? Nerede cezası? Senin kitabın muhammedin uçkuru ile şunla bunla seksen tane savaş ayeti ile uğraşacağı yerde bunları yazsaymış ya! Vakit mi kalmamış, sayfa mı yetmemiş? Biz her gün savaş mı yapıyoruz? Her gün köle ile mi uğraşıyoruz? Ama her gün tecavüz ve sübyancılık olmaya devam ediyor. arap coğrafyalarında, müslüman aleminde halen daha sübyanlarla gayet güzel evleniliyor. Kitabının 1400 senede becerebildiği bu işte. 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, KuranMumini2698 said:

12:25- Kapıya doğru koşuştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı. Kapının yanında kadının beyiyle karşılaştılar. Kadın: 'Karına tecavüz etmek isteyen kişinin ya hapsedilmesi veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi,' dedi.

 

Kadın,Yusuf'un gömleğini arkadan yırtıyor yani güç kullanıyor ve Kadın, Yusuf'u zorluyor. Zorla cinsel ilişkiye/zinaya davet edilen kişi bu çirkinlikten kaçmaktadır. Gömleğin yırtılması durumu ise direnmesidir. Kapının kadının eşi tarafından açılması neticesinde, kendini aklamaya çalışan kadın KENDİSİNE TECAVÜZE TEŞEBBÜS ettiği iddiasında bulunuyor. Dikkat ederseniz tecavüze teşebbüste, tecavüzü gerçekleştirmekte aynı kefeye konuluyor. Ceza uygulaması olarak da HAPİS CEZASI uygun görülüyor.

 

Kur'an'da savaş ile ilgili ayetler savunma savaşıdır. Kur'an'da 6346 ayet vardır ve Muhammed ile bahseden ayetlerin toplamı 19'u geçmez. Sen "sünni ateist"sin sen çok sünnilik dinini okumuşsun bunu Kur'an zannediyorsun. 

 

Hala aynı martavalı okuyorsun, tecavüze hapis cezası olması gerektiğini söyleyen "kadın", Kuran değil.

 

12:25- Kapıya doğru koşuştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı. Kapının yanında kadının beyiyle karşılaştılar. Kadın: 'Karına tecavüz etmek isteyen kişinin ya hapsedilmesi veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi,' dedi.

 

Soru: "Karına tecavüz etmek isteyen kişinin ya hapsedilmesi veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi " sorusunu soran kim?

 

Soru: Yusuf veya Kuran "Eğer gerçekten kadın haklı olsaydı tecavüze yeltenmenin veya tecavüzün cezası hapis olmalıydı" demiş mi?

 

Aç bir kanun kitabına bak, tecavüz ve cezası nasıl tanımlanmış, gör, bir de şu cahilin kullanım kılavuzuna bak, ne dediği bile anlaşılmıyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

@marechal1

 

Daha benim yazmış olduğum ve şimdilik bulabildiğim en özet metni getiriyorum:

 

Quote

 

Ahlakın arkasında din denen safsatadan çok daha güçlü bir itki, prensip vardır.

Bunu defalarca kere yazdık.

Hayatta kalmak için gerekli olan neyse "o".

 

Ahlak, bir toplum oluşturma kabiliyeti itibari ile sürünün, sürü ile birlikte bireyin "fitness" tabir edilen "uyumunu" artıran bir kavramdır.

Seçilim değeri çok yüksektir.

İnsanlığın ~250.000 yıllık, canlılığın ise milyarlarca yıllık evrimsel mirası, dinleri ve onların ahlağını ezer geçer.

 

Bir yerde toplum varsa orada ahlak vardır. Ahlak yoksa toplum, toplum yoksa da ahlak yoktur. İşte bu denklemi bozamazsın.

Bozamadığın müddetçe de boşa kürek çekersin. Gerisi laf-ı güzaf.

Sana bir link verip bu örneği kurguladığım mesajı işaret etmiştim. Okudun mu?

Tabii ki hayır.

 

 

https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/68866-tanrı-iyi-insanları-sever-kötü-insanları-sevmez/&do=findComment&comment=1470382

buradan aldım.

 

Bahsettiğim link de sana verdiğim linklerden biri.

Meselenin en özeti budur.

Ve benim yazdıklarımdan öte, bu forumda ahlakla ilgili açılmış tonla başlık vardır.

Otur onları oku. Öğren, sonra yaz. Cahil kalma.

 

Bir teistin bir seküler/non-teist/ateist ile ahlak konusunda münazaraya girip de bunun altından kalkabilmesi mümkün değildir. 

 

Bunu yaşayarak görmek isteyen ahlak konusunu kaşımaya devam edebilir. Yalnız ricam odur ki, bunu yaparken ahlakla ilgili daha önce açılmış herhangi bir başlığı seçip oradan devam edin. Bütün başlıkları arap saçı halinde ne idüğü belirsiz çamurlara dönüşmesin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...