Jump to content
karamsarhuman

Bütün rızıkları, allah verir yalanı..

Recommended Posts

BÜTÜN RIZIKLARI ALLAH VERİR YALANI..
 
Bütün nimetleri veren Allah’tır. O çok güçlüdür; sapasağlamdır. zariyat..58..
 
ayette görüldüğü gibi dünya 4 elementten oluşur.
 
1: hava.
2: su.
3: toprak.
4: ateş.
 
burada allahın rızık verdiği, düpediz yalandır.
 
insanlar havayı suyu topragı ve ateşi kullanmadıkça
rızık oluşmaz, demekki ayetler mantık dışıdır.
 
rızıkların oluşması için inaanlara ihtiyaç vardır.
 
allah rızık oluşturamaz, oluştursaydı. şöyle bir dünyada yaşıyor olucaktık.
 
ağaçlarda kangal kangal sucuklar olucaktı..
 
domatesler olucaktı.
 
hiç uğraşmaya gerek olmuyacaktı.
çalışmayada gerek olmuyacaktı.
herşey allahın hikmetiyle olucaktı.
 
sen evde yatarken gece uyurken sabah uyandıgında, bahcende muzlar erikler , biberler salatalar karpuzlar
hiçlikten oluşucaktı.
ama böyle olmadıgı en büyük gerçektir.
 
tekrar söylüyorum rızkı allah verir ayetteki mantık hatasıdır.
mantık dışıdır islam demek yaşamı kaderi ve aklı çöpe atmak demektir.
 
FotoÄraf açıklaması yok.
 
 
tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İslâm dini yalan ve dolanların olduğu bir dindir. Yok göğü tutuyormuş, genişletiyormuş evreni falan... Yunanlar güneş takvimi kullanıyorlar İsa dan önce. Ayasofya varken İslam yok ortada, gelmiş bilimsel bir kitap olduğunu söylüyorlar utanmadan.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
28 dakika önce, sağduyu yazdı:

Ek olarak, bir canlıyı başka bir canlının yiyeceği yapmak nasıl bir rızk anlayışı?

çok güzel, bunu eklemeyi unutmuşum, bir canlıyı sırf başka bir canlıya yem yapan, bir rızık anlayışı düşünün,

düşünmek bile insana acı veriyor değilmi? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
16 dakika önce, memjan21 yazdı:

İslâm dini yalan ve dolanların olduğu bir dindir. Yok göğü tutuyormuş, genişletiyormuş evreni falan... Yunanlar güneş takvimi kullanıyorlar İsa dan önce. Ayasofya varken İslam yok ortada, gelmiş bilimsel bir kitap olduğunu söylüyorlar utanmadan.

1400 yıl önce, yazıldıgı açıkça belli oluyor, o dönemlerden   daha önceki dönemlerde bile, gece ve gündüzün ayrıldıgını

 insanlar rahatlıkla bilebiliyordu.

bu ayetler yazılmadan binlerce yıl önce, insanlar bunun bilincinde idi.

 bu ayetleri yazanlarda, o bilnçli insanlardan kopy paste yapmıştır..

gecenın  karanlığı gün ağrınca aydınlanıyor, bunu anlamak için, tanrılara gerek yok... 

 

ayrıca ayetler o kadar basit ve sığ , yazılmışki!

 ne bir kafiye uyumu var, nede öznesel olarak cümle içerisinde bir anlam ifade ediyor, nesh edilenlerde 

 cabası tabi...

korkunç bir mantık hatası daha var, biz ayetleri koruruz derken, nesh edilmez demeye getiriyor, fakat daha sonra, ayetleri değiştiririz!  demeye getiriyor, yani nesh!  edilmiştir diyor.. ayetleri koruruz ayetleride mantık hatası içeriyor dogal olarak..  her iki   kavramı aynı anda ayet olarak belirtmekse akla mantıga ihanettir. 

Biz geceyi ve gündüzü birer nişan olarak yarattık. Nitekim Rabbinizin nimetlerini arayasınız, ayrıca yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gecenin nişanını siler, aydınlatıcı olarak gündüzün nişanını getiririz. İşte biz her şeyi açık açık anlattık.” (İsra, 17/12)

 

 

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

17:12 "وَجَعَلْنَا الَّيْلَ وَالنَّهَارَ اٰيَتَيْنِ فَمَحَوْنَٓا اٰيَةَ الَّيْلِ وَجَعَلْنَٓا اٰيَةَ النَّهَارِ مُبْصِرَةً لِتَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ وَكُلَّ شَيْءٍ فَصَّلْنَاهُ تَفْص۪يلً "
:"Gece ve gündüzü varlığımıza birer delil kıldık. Bir delil olan geceyi kaldırıp yine bir delil olan gündüzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aydınlık kıldık. Her şeyi uzun uzadıya açıkladık. "

ayet Kur'an da umumiyetle 3 manada dır.asıl anlamı delil remiz işaret demektir.
1. kevni ayet: güneş ay  gece gündüz gibi ayetlerdir.
2.peygamberlerin mucizeleri : bunlarda  peygamberlerin taklid ve takat getirmez delil ve ayetleridir ki sıdkına mühür basar
3. ıstılahda Kur'an daki her bir cümle nin ismidir.
yukarıdaki ayette mahv-m-h-v kelimesi geceyi sildik geceyi mahvettik manasındadır.nesh etme tamamen farklı bir manaya sahiptir.nesh  nüsha ile aynı köktür.yani bir ayetin hükmü başka bir ayet ile değiştiriliyor ancak eski ayet sırasına göre yine mevcuttur.
misal: bir insan bebeklik gençlik yaşlılık devreleri var ayrı ayrı resimleri var.yaşlılık resmi gençlik resmini nesh etmiş yani en sonda o var ama bebeklik ve gençlik resimleri yine mevcud ve o kişiye ait yaşanmış hatıralardır ve o ikişiye aittir ve asla kaybolmaz
Kur'an daki hükümler zamanın evresine göre hükmünü icra eder yok olmaz
misal yeni islam olan biri hala içki içmeye devam edebilir ve namazda kılabilir o yüzden sarhoş iken namaza yaklaşma hala onun için geçerli. tedricen tam bıraktığında son hal geçerlidir.
mahv kelimesi silme yok etme etkilerini giderme demektir.nasıl silgi ile beyaz sayfadan siyah yazı silinir aynen öylede arapçada rüzgar mavi gökte beyaz bulutu mahvetti yani sürdü süpürdü sildi manasındadır
yine arapçada sabah yani gündüz geceyi mahvetti yani sildi manasında ifadeler vardır.
gece  siyah yazı gibidir.güneş gelir gündüz gelir onun etkilerini siler mahv eder. ama yine gece gelmeye devam eder.
gece ve gündüz zıt değil mutekabildir.zıtlar birbirini yok eder.  mutekabiller ise birbirini tamamlar kemale erdirir.misal erkek dişi zıt değil mutekabildir birbirini tamamlar kemale erer.hep gece olsa olmaz hep gündüz olsa yanarız. gecede gündüzde olacak ki birbirini tamamlasın fayda hasıl olsun
ayetlerde geceyi sakin dinlendirici kıldık gündüzü çalışma maaş dilimi kıldık buyurur.
geceyi elbise örtü kıldık ta denir.
hep erkek olsa olmaz hep kadın olsa olmaz. insanların yarısı hemen hemen erkek yarısı kadın denge ile eşlenmiş ki hayat tenasül devam etsin

bu ayette ilginç bi ifade olan النَّهَارِ مُبْصِرَةً  yani Kur'an da gece örtücü bir perde gibi anlatılırken gündüz yani ışıklı olan güneşli olan gösterici yani görmeye yardım eder demektedir.
kafir batı  görme olayını gözden bir ışık çıkar ve cismin üzerine düşer görme oluşur diye saçmalarken müslüman alim ibni heysem bu ayette ki gündüzü görücü gösterici kıldık ifadesinden görmeye sebeb olanın gündüz güneş yani ışık olduğunu çıkarıp : hayır gözden ışık çıkmaz tam tersi güneşten gündüzden ışık ile görürüz. yani cisim üzerine ışık düşer ordan güze gelir öyle görürüz deyip modern optiğinde göz ve görmenin de temelini atmıştır babası sayılmıştır. ve demiştir ki: şayet gözden ışık çıkarak görme olursa sadece gündüzde değil karanlık gecede de cismi görmemiz gerekir. oysa karanlık gecece göremediğimize göre ayetteki ifadenin ışığında görmenin ışık ile olduğunu ispatlamıştır.
görmek istemeyen kadar anlamak istemeyen kadar kör yoktur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İslamın allahı,doğa olaylarını özel olarak oluşturup,yönetir.Bulutlar oluşturur.Rüzgarlar oluşturur.Bulutları sürer,yönlendirir.Rüzgarı durdurur.Rüzgarı durdurursam gemiler gitmez,der.Yıldırımlar oluşturur ve onları yönlendirir,dilediğini onlarla çarpar.Kendisi dolu tanelerini yönlendirip,dilediğine isabet etttirecek,dilediğindende uzak tutacak kadar doğa olaylarının içindedir.

 

Görmedin mi ki, Allah bulutları sürer, sonra onları bir araya getirir, sonra onları üst üste yığın yapar. Böylece yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar indirir de onu dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzak tutar. Onun şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri götürecektir.Nur 43

 

 O, dilerse rüzgârı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.Şura 33

 

Gök gürlemesi O’na hamd ederek tespih eder. Melekler de O’nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.Rad 13

 

Allah, rüzgârları salıverendir. O rüzgârlar bir bulut kaldırırlar. Allah, o bulutu gökte istediği gibi yayar. Ve üst üste gelen parçalar yapar. Arasından yağmur çıktığını görürsün. Allah, o yağmuru kullarından istediklerinin bölgesine yağdırınca, hemen sevinirler.Rum 48

 

 

Su bidonları boş, su gelecek gibi de görünmüyor. Etiyopya'da aylardır yağmur yağmadı. İnsanlar son 30 yılın en kötü kuraklığını yaşıyor. BM'nin verilerine göre 10 milyondan fazla insan acil gıda yardımı bekliyor. Bu rakam çok kısa süre içinde iki katına çıkabilir. Afrika'nın diğer ülkelerinde de durum parlak değil.

Etiyopyalıların büyük bölümü tarım ve hayvancılıktan geçimini sağlıyor. Hayvanlar bazen bütün ailenin hayatta kalmasını sağlayabiliyor. Afar bölgesinden bir çiftçi, 'Son yağmur damlasını Ramazan ayında gördüm. O zamandan beri hiç yağmur yağmadı. Su yok, ot yok, hayvanlarımız ölüyor' diye konuşuyor. Ramazan ayı geçen yıl temmuz ayındaydı.

1984'de 1 milyon kişi ölmüştü

Kuraklık ve açlık 1984 yılını hatırlatıyor: O dönemde Etiyopya'da bir milyona yakın insan yetersiz beslenmeden ölmüştü. Şimdi ülke yeni bir açlık kriziyle karşı karşıya. Özellikle çocuklar bu durumdan olumsuz etkileniyor. Etiyopya hükümetine göre şu an 400 bin çocuk yetersiz beslenme nedeniyle tedavi görüyor.

Zimbabve'de de mahsul yetersiz. Başkent Harare'deki bu tarlada dolu dolu mısır koçanları yerine tek tük kurumuş mısır taneleri yetişiyor. Bunun en büyük nedeni Büyük Okyanus'un orta ve doğusunda, okyanus yüzeyinde oluşan olağan dışı ısınmalar olarak tanımlanan El Nino'nun yolaçtığı hava. Bu kez etkisini daha şiddetli gösterdi. Sonuç Zimbabve'deki gibi şiddetli bir kuraklık. El Nino dünyanın başka yerlerinde ise sel felaketlerine yol açabiliyor.

Gücünün sonuna yaklaşan bu inek ayaklarının üzerinde bile duramıyor. Zimbabve'nin Masvingo kentindeki bu çiftçiler ineği hareket ettirmeye çalışıyor. 2015 yılında Zimbabve'de bir önceki yıla oranla yüzde 50 daha az yağmur yağdı. Tarlalar, tarım alanları tamamen kurumuş durumda.

 

https://www.dw.com/tr/afrikada-öldüren-kuraklık/a-19052206

 

 

Doğa olaylarını özel olarak oluşturup,yöneten,yağmur bulutları oluşturup,onları süren,yağmur yağdıran,dolu tanelerini yönlendirip dilediğine isabet ettiren,bu tür saçma ve gülünç işlerle uğraşan allah neden bu kişilerin bölgesine yağmur yağdırmamıştır?Bu kişileri sevindirmemiştir?Toprağın susuzluktan kurumasına,yerden ot bitmemesine ve canlıların ölmesine neden olmuştur?Çünkü doğa olaylarını özel olarak oluşturup,yöneten bir tanrı olamaz.Doğa olayları denkleminde,doğa olaylarını özel olarak oluşturup,yöneten,nedensellik dışı bir tanrıya yer yoktur.

 

 

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

yahudilere gökten kudret helvası ve bıldırcın geldiği halde azdılar  bu mucizelere inanmadılar.

insan ekmek yer. ekmek buğdaydan buğday tohumdan.tohum toprağa düşer güneş hava su toprak lazım. su ile çimlenir güneşle beslenir hava ile olgunlaşır topraktan maddeler alır filizlenir

bir tane 100 tane olur başak olur.

tohumun genetik programını yani filizlenip başağa dönüşmesi su güneş hava toprak ile beslenmesi kök salıp kökün aşağıya toprağa doğru giderken asıl filizin tam tersi yönde toprağı delip güneşe çıkması mucizedir bu ilahi kudretin tezgahında rahmani kalemin çiziminde rezzak fabrikasında programlanmıştır. güneşi yaratan Allah suyu veren O. toprağı yaratanda O havayı yaratanda O. daha ne duruyorsun git başakları topla ez una çevir hamur yap ekmek yap.

 

haydi git başka gezegende mars ta da ekim yapta görelim demek ki dünya Allah tarafından özenle insan hayatı için hazırlanmıştır hava su yer çekim güneşe uzaklığı hepsi ince ilahi kalemle çizilmiş.

en uzak gezegende güneş bir yıldız kadar görünüyor demek ki dünya yer olarak orda olsa idi güneş diye bir şey olmayacaktı gökte çok sayıda minnicik yıldızlar sadece ışıyacaktı

her şeyin hamuru topraktır.

hayatın mayayıs sudur.

su ile toprak nur ile birleştiğinde  hava ruhu ile teneffus eder hayat devam eder.

kışın seralarda nice zahmetlerle yetiştirilen meyve sebzeler neden o kadar pahallı ve neden tatsız tuzsuz

ama yazın çıkan meyve sebzeler ne kadar ucuz ve ne kadar lezzetli tatlı zira organik insan eli değmiyor ve mevsiminde güneşi havay suyu görüyor

 

bizi yokluktan varlığa çıkaran ve akıl  verip en güzel surrete halk eden binler nimet ile perverde eden Allaha binlerce şükürler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Göğü üzerimize çökertip bizi öldürmüyor,allahımız çok merhametli ve şefkatlidir diyen müslümanlar,kendilerine göre allahın yoktan,birdenbire var ettiği sıtma parazitleri ile enfekte olan,yine aynı şekilde yoktan var edilen sivrisinekler,sıtma parazitleri ile birlikte her yıl yüzbinlerce kişinin ölümüne neden olurken,bunları var etti dedikleri,hastalık yapan canlıları yoktan var eden ve yeryüzüne salan,var ettiği hastalıklarla canlılara acı çektiren puta tek ses etmezler.Sizi bu şekilde öldürmüyorum der bu put,müslüman onu över.Sizi yine öldüreceğim,ölüm sizi bulacak,size acı vereceğim der,yine över.Müslüman her şekilde över bu putu.Müslüman tutarsızdır.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, nogodbutAllah yazdı:

yahudilere gökten kudret helvası ve bıldırcın geldiği halde azdılar  bu mucizelere inanmadılar.

insan ekmek yer. ekmek buğdaydan buğday tohumdan.tohum toprağa düşer güneş hava su toprak lazım. su ile çimlenir güneşle beslenir hava ile olgunlaşır topraktan maddeler alır filizlenir

bir tane 100 tane olur başak olur.

tohumun genetik programını yani filizlenip başağa dönüşmesi su güneş hava toprak ile beslenmesi kök salıp kökün aşağıya toprağa doğru giderken asıl filizin tam tersi yönde toprağı delip güneşe çıkması mucizedir bu ilahi kudretin tezgahında rahmani kalemin çiziminde rezzak fabrikasında programlanmıştır. güneşi yaratan Allah suyu veren O. toprağı yaratanda O havayı yaratanda O. daha ne duruyorsun git başakları topla ez una çevir hamur yap ekmek yap.

 

haydi git başka gezegende mars ta da ekim yapta görelim demek ki dünya Allah tarafından özenle insan hayatı için hazırlanmıştır hava su yer çekim güneşe uzaklığı hepsi ince ilahi kalemle çizilmiş.

en uzak gezegende güneş bir yıldız kadar görünüyor demek ki dünya yer olarak orda olsa idi güneş diye bir şey olmayacaktı gökte çok sayıda minnicik yıldızlar sadece ışıyacaktı

her şeyin hamuru topraktır.

hayatın mayayıs sudur.

su ile toprak nur ile birleştiğinde  hava ruhu ile teneffus eder hayat devam eder.

kışın seralarda nice zahmetlerle yetiştirilen meyve sebzeler neden o kadar pahallı ve neden tatsız tuzsuz

ama yazın çıkan meyve sebzeler ne kadar ucuz ve ne kadar lezzetli tatlı zira organik insan eli değmiyor ve mevsiminde güneşi havay suyu görüyor

 

bizi yokluktan varlığa çıkaran ve akıl  verip en güzel surrete halk eden binler nimet ile perverde eden Allaha binlerce şükürler.

 

Yahu sizler hangi devirde yaşıyorsunuz ?

Takılmışsınız bozuk bir plak gibi, zırvalıyorsunuz habire.

Gavurlar ise topraksız, evet topraksız, sebzeler yetiştirmeye başladılar.

Sizler ise hălă oraya buraya kutsallık atfetmekle meşgulsunuz.

Silkinin biraz, saksıyı çalıştırın, çalıştırın ki din bezirganlarının oyunlarını bozun.

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 dakika önce, kavak yazdı:

....bizi yokluktan varlığa çıkaran ve akıl  verip en güzel surrete halk eden binler nimet ile perverde eden Allaha binlerce şükürler.

Alinti sayin kavak'dan degildir >>>

Bu son cümleyi neden yazdin.

tanrina sükürü yazarak etmeyince seni duyamiyor mu?

tarihinde deadanddark tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, nogodbutAllah yazdı:

haydi git başka gezegende mars ta da ekim yapta görelim demek ki dünya Allah tarafından özenle insan hayatı için hazırlanmıştır 


İnsanlar Marsta koloniler kurmaya  ve orda bitki yetiştirmeye başlayınca inanmayı mı bırakacan yani nedir ? Bunu mu bekliyorsun ? Sanki inanmak için sebebin bu gibi anlatmışsın. İnsanlar gökdelenlerin içinde topraksız tarım yapmaya başladı bile.

Ayrıca çok sığ açıdan düşünüyorsun ,Güneş sistemindeki tek gezegen Dünya olsaydı aaa derdik bak ne güzel bir hizada tam da yaşama elverişli bir bölgede konumlanmış .Ama öyle değil Güneş gibi katrilyonlarca yıldızın etrafında bir sürü gezegen oluyor ortalama 5 kabul edelim  ve bunlardan en az 1-2 tanesi malum uzaklıkta olmak zorunda ve orda da yaşamın başlamaması için hiç bir neden yok. Bu kadar gezegenin içinde bazılarının yerçekimi belki dünyanınkiyle tıpatıp aynı belki çok yakın ve o yakın olanlarda da  insansı varlıkların kolları ve bacakları daha uzun veya daha kısa olablir. Sen kendini mükemmel görüyorsun diye diğer gezegenlerdeki canlılarda seni öyle görmek zorunda değil. Yani bu kadar çok olasılığın olduğu evrende her şey olabilir.

 

3 saat önce, nogodbutAllah yazdı:

güneşe uzaklığı hepsi ince ilahi kalemle çizilmiş.

 

Dünyanın Güneşe uzaklığı yukarda saydığım sebeple kalemle çizilmiş değil , o senin dediğin eğer evrende bir tane gezegen olsaydı olurdu. Bu Güneş sisteminde yaşam olmasaydı başka bir sistemde olacaktı ve belkide milyarca sistemde yaşam hali hazırda var bunu şuan bilemiyoruz.

Ek olarak Dünya Güneşten her yıl 1.5cm uzaklaşır  aynı Ay ın Dünyadan her yıl 3.8cm uzaklaşması gibi ve her yıl 152milyon km ve 147milyon km uzaklığında gidip gelir ama o 1.5cm uzaklaşmasıda bonustur yani ilerde 153 e 148 olacak. Bu kadar cahil olma git biraz araştır. Hayali bir üstün varlığın kalemle çizdiği mizdiği bir şey yok...

tarihinde lawrenceKrauss tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, nogodbutAllah yazdı:

güneşe uzaklığı hepsi ince ilahi kalemle çizilmiş.

 

Ne yapmış senin bu ilahın.Yoktan,birdenbire dünyayı var edip,güneşin çevresinde birdenbire var olmasını sağlamış?Ya da dünyaya etki edip,yönlendirerek,bu konuma mı getirmiş?Uzaktan yakına,yakından uzağa mı getirmiş?Nasıl yapmış sözüm ona bu ince ayarı?

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 saat önce, Ebu Kafir yazdı:

Ateş sadece bir kimyasal tepkimedir. Element falan değildir.

kimyasal çözümleme yoluyla ayrıştırılamayan ya da bireşimle elde edilemeyen maddeye element denir? 

Böyle atomlara sahip elementlere moleküler yapılı elementler denir. Moleküler yapılı elementlerin en küçük taneciği moleküllerdir. Moleküler yapılı elementleri oluşturan moleküllerde belirli sayıda atom bulunur. Hidrojen, oksijen, iyot, karbon, fosfor, kükürt, azot gibi elementler moleküler yapılıdır.

o halde biz zaten ateş demiyoruz ateşi oluşturanlara ateş diyoruz.yani kimyasal tepkimeyi oluşturan, fiziksel tepkimelere diyoruz..

0 halde, ateş elementi denildiği zaman akla bir tutuşma değil de ateşi meydana getiren ve simgelediği öz nitelik gelmelidir.

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 minutes ago, akılsızşuursuzatom said:

aç  gozluler  ve  bencil  insanlar  davranışlarını  duzeltmeyip  kılını  kıpırtatmadılar.

Rızık nerde kardeş? Insanları boşver şimdi, onlar küffar-kefere. Rızık nerede? Ben neden öldüm?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 minute ago, akılsızşuursuzatom said:

tokların  midesinde  yoksa  Allah  yeteri  kadar  sebze  meyve  rızık  veriyor.

Onu geçeceksin işte.o vakit bu allah, güçlünün allah'ı olur. Rızkın bölüşümü güçlünün eline bırakılmışsa, orada allah falan yoktur, kusura bakma. Hem allah herkese rızkını verir, hem de rızık ortada ama güçlü olan alır diyemezsin. Bu kadar zorlama, sadece allah'ın yokluğunu inkar için herşeye kulp takmak anlamına gelir. Bunu da ancak cühelâ yer, bize yediremezsin. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...