Jump to content
karamsarhuman

Sizce nasıl özgür olunur?

Recommended Posts

Aslında soru şöyle olmalıydı : Ne zaman özgür olabiliriz ?

Nasıl özgür olunurdan yola çıkılırsa, arabanın duvara toslaması pek fazla uzun sürmez, çünkü birinin fazla özgürlük istemesi haliyle diğerinin özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelir bence. Herkese eşit özgürlük deseniz, insanlardaki kronikleşmiş bencilliğe baktığınızda bunun da gerçekleşmesi pek olası değil. Ama yine de bir yol var. Teknoloji sağolsun, dört nala koşturuyor. Akıllı robotların sayesinde elbet birgün insanların tümünün aş ve iş derdinden kurtulmaları olası. Alın size global ve müşterek özgürlük.

Fazla utopik mi oldu, olsun.

Nasreddin Hocanın dediği gibi: Ya tutarsa ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 saat önce, anibal yazdı:

 

İyi güzel, hoşta, maalesef o komünizm bir masal, bir rüya. Gerçek dünyada o iş mümkün değil. 

 

 

Bir hayal olduğu doğru ama gerçekleşmesi mümkün.

Sosyalist devrim de hayal diyorlardı ama 16 ülkede gerçekleşti.

Şimdi hangisi kaldı diyeceksin.

Kapitalizm bir günde gökten düşmedi, onun temelini oluşturan feodal ve köleci toplumu saymazsak kendisi dahi bugünlere ancak 500 yılda gelebildi.

Bir sistemin öyle bir kaç yüzyılda gelmesi veya oturması beklenemez, aksi halde evrim sürecini yok saymış oluruz.

Zira sistemler dünyanın ve toplumların koşullarına göre belirlenir, nasıl ki, kapitalizm bir koşul sonucu ise daha başka sistemlerin de gelmeyeceğine mutlak gözle bakılamaz.

Öyle ki, dinleri bile getiren koşullardır, yani uydurma da olsa toplumlar bu süreci yaşaması gerekiyordu, uydurmalar yaşanmadan ve ayıklanmadan gerçekler-doğrular ortaya çıkmaz. Çünkü dünya koşullarına göre insanlar önce zaaflarıyla yaşar, bu zaaflar süreç içinde erir veya değişime uğrar.

Ahan da bugün her türlü ilerleme kaydetmiş olan Avrupa, daha bundan bir kaç asır önce ortaçağ karanlığının merkeziydi, birbirlerini becere becere çağdaş olmayı öğrendiler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 saat önce, malta erigi yazdı:

Bu komünist ideallerle birleşirse de sscb gibi bir bürokratik ucube ortaya çıkıyor. 

 

Tamam doğru ama koskoca yeni bir sisteme de ucube olmadan varılamaz, önce ucube, sonra sosyalizm, sonra da komünizm.

Türkiye'yi düşün, çağdaş ülke olma temeli atılmıştı, ne oldu, toplum ucube yaşamı tercih etti, çağdaşlık kıçlarına kalın geldi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 saat önce, kavak yazdı:

Fazla utopik mi oldu, olsun.

Nasreddin Hocanın dediği gibi: Ya tutarsa ?

 

Hah, ha, ha!

Yazarken bile kakkahayla gülüyorum, çok güzel bir ütopya da değerlidir:)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, bilgivehis said:

 

Bir hayal olduğu doğru ama gerçekleşmesi mümkün.

Sosyalist devrim de hayal diyorlardı ama 16 ülkede gerçekleşti.

Şimdi hangisi kaldı diyeceksin.

Kapitalizm bir günde gökten düşmedi, onun temelini oluşturan feodal ve köleci toplumu saymazsak kendisi dahi bugünlere ancak 500 yılda gelebildi.

Bir sistemin öyle bir kaç yüzyılda gelmesi veya oturması beklenemez, aksi halde evrim sürecini yok saymış oluruz.

Zira sistemler dünyanın ve toplumların koşullarına göre belirlenir, nasıl ki, kapitalizm bir koşul sonucu ise daha başka sistemlerin de gelmeyeceğine mutlak gözle bakılamaz.

Öyle ki, dinleri bile getiren koşullardır, yani uydurma da olsa toplumlar bu süreci yaşaması gerekiyordu, uydurmalar yaşanmadan ve ayıklanmadan gerçekler-doğrular ortaya çıkmaz. Çünkü dünya koşullarına göre insanlar önce zaaflarıyla yaşar, bu zaaflar süreç içinde erir veya değişime uğrar.

Ahan da bugün her türlü ilerleme kaydetmiş olan Avrupa, daha bundan bir kaç asır önce ortaçağ karanlığının merkeziydi, birbirlerini becere becere çağdaş olmayı öğrendiler.

 

Şimdi o sosyalist dediğin ülkelerde olan biteni yazsak, "amanda o gerçek sosyalizm değil" dermisin, demez misin?

 

Bir şeyi de karıştırıyorsunuz. Kapitalizm, bir model değildir. Emperyalizm içinde, sosyalizm içinde de kapitalizm, çatır çatır var olabilir. Kapitalizm bir sonucun değerlendirmesidir. Kolay anlaman için ifade edeyim: Canlılar evrim diye bir şey var olduğu için türleşmez, canlıların türleşmesine evrim denir. Aradaki farkı anladıysan, işte aynı şekilde, bir şekilde olup biten ve her şeyin paraya endekslenebilir olduğu ve endekslendiği sisteme kapitalizm denir. Kapitalizm, sistemin bir niteliğini anlatan bir terimdir, sistemin nasıl olması gerektiğine dair herhangi bir ifade içermez. 

 

Kapitalizm denen niteliğin nasıl oluştuğunu anlamakta genelde bir zeka kabızlığı yaşanıyor. Basitçe anlatayım bak. Kapitalizm öncesi, soylu olursun, her şey senin olur, oralarda yaşayan köylüler bile. Velakin, parayla, pulla soyluluğu satın alamazsın. Köylüysen, paranda olsa, olmasa da, köylü olursun.İşte kapitalizm denen olay, ki netleşmesi 1950'lere kadar uzar, soyluysun, soysuzsun zart zurt yok, ne kadar paran varsa o kadar köften var olayıdır. Amerikan zenginlerinin sırf soylu olabilmek için, ingiliz, fransız falan soylularına, hemde batık soylularına kızlarını vermek için sıraya nasıl girdiklerini bir araştır mesela.

 

Ha, kapitalizm iyidir veya kötüdür diyemezsin, gene bahsettiğin sebeplerden, yani malum koşullardan. Fakat, içinde kapitalizm olan sistemleri elbette bir şekilde eleştrieblirsin. Unutma, sonuçlar tartışılmaz, sebepler tartışılabilir ancak ve kapitalizm bir sonuçtur. 

 

Ha, hayın ameriga diyeceksen, ameriga'daki sistemin kapitalizminin ahlak ve adalet kavramlarına uymadığı ve oradaki sistemin bir korporatizm olduğu, amerikalıların bile en çok yakındıkları şeydir. Yani, hayın ameriga bile kapitalist değildir.

 

Avrupa'nında çağdaş olmayı öğrenmesi, işte o kapitalizmin sonucudur. Kapitali, yani parası olanın, soyluyum diye kasılan, ama kral, ama lord, ama kont, her kimse, "s...erim senin soyunu da sopunu da, param var lan, ne diyon sen?" diyebiliyor olmasıdır. 

 

Bilinen tarihe bakarsan, en adil ve hakkaniyetli, en özgür toplumların, kapitalizm dediğin özelliği taşıyan toplumlar olduğunu görmen zor olmaz. Daha iyi bir sistem var mıdır? Sanmıyorum, varsa bile o sosyalizm falan değil. 

 

Ha, koşullar diyorsun ya. Mevcut koşullarda, olabilecek en iyi idareler, içersinde sağlam kapitalizm olan idareler olacaktır. Ama koşullar değişir, ne bileyim, yapay zeka alır başını gider (ki gidiyor), insanların çalışması, üretmesi falan gerekmez, bak o zaman başka bir izm falan çıkabilir, o ayrı konu. 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 saat önce, bilgivehis yazdı:

 

Bir hayal olduğu doğru ama gerçekleşmesi mümkün.

Sosyalist devrim de hayal diyorlardı ama 16 ülkede gerçekleşti.

Şimdi hangisi kaldı diyeceksin.

Kapitalizm bir günde gökten düşmedi, onun temelini oluşturan feodal ve köleci toplumu saymazsak kendisi dahi bugünlere ancak 500 yılda gelebildi.

Bir sistemin öyle bir kaç yüzyılda gelmesi veya oturması beklenemez, aksi halde evrim sürecini yok saymış oluruz.

Zira sistemler dünyanın ve toplumların koşullarına göre belirlenir, nasıl ki, kapitalizm bir koşul sonucu ise daha başka sistemlerin de gelmeyeceğine mutlak gözle bakılamaz.

Öyle ki, dinleri bile getiren koşullardır, yani uydurma da olsa toplumlar bu süreci yaşaması gerekiyordu, uydurmalar yaşanmadan ve ayıklanmadan gerçekler-doğrular ortaya çıkmaz. Çünkü dünya koşullarına göre insanlar önce zaaflarıyla yaşar, bu zaaflar süreç içinde erir veya değişime uğrar.

Ahan da bugün her türlü ilerleme kaydetmiş olan Avrupa, daha bundan bir kaç asır önce ortaçağ karanlığının merkeziydi, birbirlerini becere becere çağdaş olmayı öğrendiler.

anibal gerçekten haklı! komünizim bir zamanlar sscb adı altında imparatorluk kurmuştu fakat, 1992 ten sonra gorbaçovun, gidişiyle

 yeni bagımsız devletler demokrasi ilan ettiler ve komunizm dağılmaya başladı ilk defa  o    dönemlerde.. 

 

demekki asıl! güçlü olan  kapitalizimmiş , 16 yydan beri sömürmeye ve kan almaya devam ediyor,

 

araştırın biraz ezberci olmayın.. bırakın bu hayalizmi reelizme gelin. 

 

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

850 milyon yildir nasil hayatta kaldik beyinsiz mal seni 😂. geliştirdiğimiz çoğalma içgudumuz var işte aptal ve buna yüklenmiş haz duyumuz 😂 

 

farkli yontemler geliştirsekte

ilk hucreden itibaren tohum atmayi atarken zevk almayi sikişmeyi severiz

bolunme sikişme farketmez bakteri, bökec, köpek, kuş, dinazor kertenkele ,papağan hiç farketmez 😂 hepsinde haz var haz haz rahat ol 😂

 

bul bi tane istediğini birini tatil zamanin geldiğinde sabah akşam sikiş amk gel bana duva et amk 😂 hatta dahada ileri gideyim VİRUSLERİ bile say amk hirbolar çoğalmak için ne kadar yol varsa dener bakma boyle durduklarinda tam orospular 😂

tarihinde "dünyayaışınlanıpçoğaldık" tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 19.06.2019 at 12:42, anibal yazdı:

 

Şimdi o sosyalist dediğin ülkelerde olan biteni yazsak, "amanda o gerçek sosyalizm değil" dermisin, demez misin?

 

Bir şeyi de karıştırıyorsunuz. Kapitalizm, bir model değildir. Emperyalizm içinde, sosyalizm içinde de kapitalizm, çatır çatır var olabilir. Kapitalizm bir sonucun değerlendirmesidir. Kolay anlaman için ifade edeyim: Canlılar evrim diye bir şey var olduğu için türleşmez, canlıların türleşmesine evrim denir. Aradaki farkı anladıysan, işte aynı şekilde, bir şekilde olup biten ve her şeyin paraya endekslenebilir olduğu ve endekslendiği sisteme kapitalizm denir. Kapitalizm, sistemin bir niteliğini anlatan bir terimdir, sistemin nasıl olması gerektiğine dair herhangi bir ifade içermez. 

 

Kapitalizm denen niteliğin nasıl oluştuğunu anlamakta genelde bir zeka kabızlığı yaşanıyor. Basitçe anlatayım bak. Kapitalizm öncesi, soylu olursun, her şey senin olur, oralarda yaşayan köylüler bile. Velakin, parayla, pulla soyluluğu satın alamazsın. Köylüysen, paranda olsa, olmasa da, köylü olursun.İşte kapitalizm denen olay, ki netleşmesi 1950'lere kadar uzar, soyluysun, soysuzsun zart zurt yok, ne kadar paran varsa o kadar köften var olayıdır. Amerikan zenginlerinin sırf soylu olabilmek için, ingiliz, fransız falan soylularına, hemde batık soylularına kızlarını vermek için sıraya nasıl girdiklerini bir araştır mesela.

 

Ha, kapitalizm iyidir veya kötüdür diyemezsin, gene bahsettiğin sebeplerden, yani malum koşullardan. Fakat, içinde kapitalizm olan sistemleri elbette bir şekilde eleştrieblirsin. Unutma, sonuçlar tartışılmaz, sebepler tartışılabilir ancak ve kapitalizm bir sonuçtur. 

 

Ha, hayın ameriga diyeceksen, ameriga'daki sistemin kapitalizminin ahlak ve adalet kavramlarına uymadığı ve oradaki sistemin bir korporatizm olduğu, amerikalıların bile en çok yakındıkları şeydir. Yani, hayın ameriga bile kapitalist değildir.

 

Avrupa'nında çağdaş olmayı öğrenmesi, işte o kapitalizmin sonucudur. Kapitali, yani parası olanın, soyluyum diye kasılan, ama kral, ama lord, ama kont, her kimse, "s...erim senin soyunu da sopunu da, param var lan, ne diyon sen?" diyebiliyor olmasıdır. 

 

Bilinen tarihe bakarsan, en adil ve hakkaniyetli, en özgür toplumların, kapitalizm dediğin özelliği taşıyan toplumlar olduğunu görmen zor olmaz. Daha iyi bir sistem var mıdır? Sanmıyorum, varsa bile o sosyalizm falan değil. 

 

Ha, koşullar diyorsun ya. Mevcut koşullarda, olabilecek en iyi idareler, içersinde sağlam kapitalizm olan idareler olacaktır. Ama koşullar değişir, ne bileyim, yapay zeka alır başını gider (ki gidiyor), insanların çalışması, üretmesi falan gerekmez, bak o zaman başka bir izm falan çıkabilir, o ayrı konu. 

 

 

 

Kapitalizminde sosyalizminde tanımı bellidir.

Amerikada korparatizm uygulanması onu kapitalizmin tanımından çıkartmıyor.

Korporatizm üretim araçlarını özel mülkiyetten çıkartmıyor.

Nasyonal sosyalizme sosyalist ismini verenlerde senin gibi mantık ilkelerinden haberi yok.:)

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, uygur said:

Kapitalizminde sosyalizminde tanımı bellidir.

Amerikada korparatizm uygulanması onu kapitalizmin tanımından çıkartmıyor.

Korporatizm üretim araçlarını özel mülkiyetten çıkartmıyor.

Nasyonal sosyalizme sosyalist ismini verenlerde senin gibi mantık ilkelerinden haberi yok.:)

 

 

Eh, salak işte, sayıklamasa olmaz...

 

Demedik mi sana dümbük: Şimdi o sosyalist dediğin ülkelerde olan biteni yazsak, "amanda o gerçek sosyalizm değil" dermisin, demez misin? 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Özgürlük, seni engelleyen şeyden kurtulmak demek.

Seni ne engelliyor? Ne yapıyorsun da engelleniyorsun?

 

 

Mesela bazı ahmaklar tanıyorum, doktora ve profesörlük yapma özgürlükleri ellerinden alındığı için üzülüyorlar. Halbuki doktoranın, akademisyenliğin bazı şartları var. Bunların en temel olanlarını yerine getirecek kadar algısı olmayan insanlar akademisyen olmak için "özgür" değil.

 

Mesela komünist bir ülkede özel teşebbüs yapmak istiyorsun. Bir yerlerden tahta buluyorsun, çekçek araba yapıyorsun. Bunun üstünde birileri için birşeyler taşıyorsun. Karşılığında da menkul kıymet ya da gayrimenkul kıymet istiyorsun. Devlet hemen çekçek arabanı elinden alır. Olmadı, bu da özgürlük değil. Komünizm özel teşebbüsün yok edilmesi demek. Yani yeteneklerini, özelliklerini istediğin gibi kullanıp fırsatları değerlendirmen yasak. 

 

 

Herhangi bir sistemin içinde yaşarsan özgür değilsin. İstediğin kadar düşün, istediğin kadar çalış, bağır çağır. Ancak özgürlük alanlarını göreceli olarak genişletebilirsin. Zihniyet olarak ülkenin dayattığı din sisteminden çıkabilirsin. Parasal olarak örneğin şirketlerden uzaklaşabilirsin. Bir şirket senin için vergi ödemiyorsa sistemin isterlerinden birinden kurtulmuş olursun. Sigorta sisteminden çıkabilirsin. Bunlara girmemek suç değil. Yaptığın işleri sanat eseri olarak tanıtabilirsin. Böylece ürettiğin şeyler vergiden muaf olur. Vergi sisteminden çıkmış olursun. Çalışma saatlerini ve tatillerini kendin belirle ve insan gibi yaşa. Arabanı sat. Araba vergileri ve yakıtı giderlerinden kurtuldun. Şöförlük sisteminden çıktın. Kendi yiyeceğini yetiştir. Meyve sebze ek, tavuk yetiştir. Süpermarket sisteminden uzaklaştın.

 

tarihinde bayşapka tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnsanlar gerçek anlamda özgürlüğü ne yaşamışlardır ne de yaşayacaklardır. Çünkü özgürlük bireysel anlamda bir olgu değildir. Özgürlük toplumsaldır, karşılıklıdır ve nereden ve nasıl başladığının kesinliği yoktur. Özgürlük ütopik bir kavramdır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

ben şahsi olarak, bireysel özgürlüğü, herkesten farklı algılıyorum, :

1: bana ait bir dünya olmalı,  veya  yaşadığım dünyada bana ait insanlar olmalı,

ve yalnızca, mutlu olucağim varlıklar olmalı.

:2:  yaşam ömrümü ben belirlemeliyim, 80 yıl çok az , şöyle 80.000 yıl yaşamalıyım, hayatı  sindire sindire zevk ala ala yaşamalıyım.

3: en önemlisi, özgür iradem olmalı, herşey doğal olmalı, tıpkı avatardaki gibi, dev sebze ve meyveler olmalı,

4: bolluk içinde yaşamalıyım, her yer ormanlık alan olmalı, bit tek insan bile, bu dünyaya zarar vericek eylemlerde bulunmamalı.

5: kesinlikle çöl ve tsunamiler veya şiddetli rüzgarların olmadıgı bir gezgen olmalı!

 

6 :depremler olmamalı, insanların tamamı çok zeki ve akıllı olmalı, doğuştan olmalı bu zeka gelişimi

 doğal olmalı eğitimle olmamalı,

 

 

zararlı eylemlerden kasıt!

 

a:dünyada yerleşim alanları, beton değil, ağaçtan ve prefabrikten olmalı, yada ağaç evler olmalı insanlar ağaç evlerde 

 yaşamalı.

 

b:asla devletçilik olmamalı, her birey mutlu olucak kadar, mal sahibi olmalı.

 

c:herkes çalışmalı çalışmayanlar için özel iş alanları oluşturulmalı.(iş alanları derken dogal iş alanları olucak)

d: tembeller için psiko analiz eğitimleri verilmeli.

c:kötü zihinli insanlar idam edilmeli..

d:kesinlikle dogayı  kirletmemeli, silahlar yok edilmeli veya hiç icat edilmemeli..

 

e:kapitalizm, faşizm totalizm, emperyalizm, ve diğer tüm sistemlerin sonunda ne oldugunu açıkça gördük arkadaşlar.

bu sistemler bizleri bir  pile dönüştürür..

 

 

 

 

 

 

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 saat önce, haci yazdı:

İnsanlar gerçek anlamda özgürlüğü ne yaşamışlardır ne de yaşayacaklardır. Çünkü özgürlük bireysel anlamda bir olgu değildir. Özgürlük toplumsaldır, karşılıklıdır ve nereden ve nasıl başladığının kesinliği yoktur. Özgürlük ütopik bir kavramdır.

 

korkular engelleyici bir duygudur örneğin yüzmek isteyen birinde boğulma korkusu varsa aklında bununla ilgili düşünceler varsa kendini derin bir suya bırakamaz yüzmeyi becerebilse bile yapamaz ama aklında bu tarz korku bulunmayan bir birey rahatlıkla yüzebilir ve bu durum onu bu konuda özgür bir birey yapar..  belkide özgürlük toplumsal değil tamamen bireyseldir..mesela travmaları olan insanlarla olmayan insanlarda özgürlük konusunda birbirleriyle kıyaslanabilir.

tarihinde Zihinsel Orgazm tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 saat önce, Zihinsel Orgazm yazdı:

 

korkular engelleyici bir duygudur örneğin yüzmek isteyen birinde boğulma korkusu varsa aklında bununla ilgili düşünceler varsa kendini derin bir suya bırakamaz yüzmeyi becerebilse bile yapamaz ama aklında bu tarz korku bulunmayan bir birey rahatlıkla yüzebilir ve bu durum onu bu konuda özgür bir birey yapar..  belkide özgürlük toplumsal değil tamamen bireyseldir..mesela travmaları olan insanlarla olmayan insanlarda özgürlük konusunda birbirleriyle kıyaslanabilir.

 

Sen bu ileti ile bireysel özgürlük örneği vermeye çalışıyorsun ve kendine karşı  özgürlük ilan ediyorsun. Senin hem bireysellik hem de özgürlük tanımın yanlış.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 25.06.2019 at 10:22, karamsarhuman yazdı:

ben şahsi olarak, bireysel özgürlüğü, herkesten farklı algılıyorum, :

1: bana ait bir dünya olmalı,  veya  yaşadığım dünyada bana ait insanlar olmalı,

ve yalnızca, mutlu olucağim varlıklar olmalı.

:2:  yaşam ömrümü ben belirlemeliyim, 80 yıl çok az , şöyle 80.000 yıl yaşamalıyım, hayatı  sindire sindire zevk ala ala yaşamalıyım.

3: en önemlisi, özgür iradem olmalı, herşey doğal olmalı, tıpkı avatardaki gibi, dev sebze ve meyveler olmalı,

4: bolluk içinde yaşamalıyım, her yer ormanlık alan olmalı, bit tek insan bile, bu dünyaya zarar vericek eylemlerde bulunmamalı.

5: kesinlikle çöl ve tsunamiler veya şiddetli rüzgarların olmadıgı bir gezgen olmalı!

 

6 :depremler olmamalı, insanların tamamı çok zeki ve akıllı olmalı, doğuştan olmalı bu zeka gelişimi

 doğal olmalı eğitimle olmamalı,

 

 

zararlı eylemlerden kasıt!

 

a:dünyada yerleşim alanları, beton değil, ağaçtan ve prefabrikten olmalı, yada ağaç evler olmalı insanlar ağaç evlerde 

 yaşamalı.

 

b:asla devletçilik olmamalı, her birey mutlu olucak kadar, mal sahibi olmalı.

 

c:herkes çalışmalı çalışmayanlar için özel iş alanları oluşturulmalı.(iş alanları derken dogal iş alanları olucak)

d: tembeller için psiko analiz eğitimleri verilmeli.

c:kötü zihinli insanlar idam edilmeli..

d:kesinlikle dogayı  kirletmemeli, silahlar yok edilmeli veya hiç icat edilmemeli..

 

e:kapitalizm, faşizm totalizm, emperyalizm, ve diğer tüm sistemlerin sonunda ne oldugunu açıkça gördük arkadaşlar.

bu sistemler bizleri bir  pile dönüştürür..

 

 

 

 

 

 

 

Bu özgürlük ütopik.... Olmaz öyle özgürlük...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 saat önce, haci yazdı:

 

Sen bu ileti ile bireysel özgürlük örneği vermeye çalışıyorsun ve kendine karşı  özgürlük ilan ediyorsun. Senin hem bireysellik hem de özgürlük tanımın yanlış.

kendine karşı özgürlük ilan etmek nedemek?   bunu anlamadım..

 

 

tarihinde Zihinsel Orgazm tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 saat önce, haci yazdı:

 

Sen bu ileti ile bireysel özgürlük örneği vermeye çalışıyorsun ve kendine karşı  özgürlük ilan ediyorsun. Senin hem bireysellik hem de özgürlük tanımın yanlış.

 

 ayrıca   senin cevap  niteliğindeki iletin akıcı değil..özenmeden yazılmış bir iletinin kaideye alınması pek mümkün değil.. müspet ilime ve bilime aykırı..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
16 saat önce, haci yazdı:

 

Bu özgürlük ütopik.... Olmaz öyle özgürlük...

tamam sayın hacı, şimdi ben size bir soru  sorucam,  size göre gerçekçe ve özgürce nasıl yaşanır? madem bu dünya uygun değil, zaten 

 örneklememdede, belirttiğim gibi, farklı bir dünyada olabilicek , olasılıklardan bahsettim, yoksa, mutlu olucaksam,

örnegin beni seven ve sonsuza dek  saygı duyucak,  ve bir eşim ve çocuklarım olsaydı, bu cehennem bile bana cennet gibi

 gelirdi, fakat ben  örneklememde, farklı bir düşünceden bahsettim,

 

dinlerin olmadıgı, tanrıların olmadığı atheistlerin deistlerin agnostiklerin, gerçekten mutlu olabiliceği  bir yerden bahsettim.

 

kapitalizm ve içindeki sistemi besliyen emperyalizm ve diğerleri oldugu sürece hacı sende dahil hepimiz, gerçek mutluluğu ve

hakettiğimiz! değeri bulamıyacağımız gerçeğinden bahsettim.zihinlerimizi özgürce yaşamak için feda edersek, bu düşünce akımı ütopik olmaktan çıkar ve reelizme gelir.. farklı bir dünyaya gerek olmadan ütopik bir dünyada yaşarız.. .:)

 

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bence ünlü düşünür Santrenin dediği gibi eyleme geçerek. Çünkü hayaller düşünceler bi yere kadar insan özgürlüğü hissedebilmek için bir eylem göstermesi gerek. Türkiye de kendimi o kadar tutsak gibi hissediyorum ki buralardan giderek farklı bi ülkeye yerleşmek istiyorum. Daha özgür olabileceğim ama türkiyenin iklimi yemeklerine de yakın olması lazım. Sanırım bu özelliklere büyük ölçüde uyan ülke Yunanistan bende buralardan gidip yunanistan da ev alıp buralardan kurtulup gitmek için biran önce eyleme geçeceğim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...