Jump to content
ateistik

Yanlış sonuçlar

Recommended Posts

3 hours ago, AteTürk_ said:

 

Senin ne üzerine ne kadar doktora yaptığın beni ilgilendirmiyor. Zira Türk bilim insanı geçinenlerin ne mal olduklarını, ne kadar zavallı, donanımsız ve güdük olduklarının binlerce örneğini gördüm, görüyorum. Fasulyeye hangi dualar okununca daha iyi verim alınabileceği üzerine doktora yapanlar biliyoruz. Cinler üzerine tez yazıp ortalıkta kasım kasım kasılan proflar gördük biz. Canan Karatay gibi ucubeler her gün TVlerde yalan söyleyerek malı götürmeye devam ediyor. O yüzden hiç öyle havalara girme. Senin o unvanların bana vız gelir tırıs gider. 

 

Bilimde tanımlar esastır. Önce tanımını koyacaksın ortaya. Ancak ondan sonra dikkate alınabilirsin. Unvanlarına sığınmayacaksın öyle. Kadın aşık olmaz" gibi kocaman kocaman akla zarar laflar edip gözüne bal gibi aşık olduğunun binlerce örneğini soktuğumuzda dansöz gibi kıvırtarak ama o aşk değil de bilmem ne de... zırlayıp tanımlarla kafana göre oynarsan anca kendini eğlendirip durursun burada. 

 

Hala osuruyon oradan, geri zekalı, ben türk bilim adamı falan değilim zaten. 

 

Birde ordan ahkam kesmiş, göt sahibi olanların tipik davranışı, akıl vermeye çıkmış.

 

Tanım belli: Evrim. Ötesi, osuruktan teyyare. Hepsi bu işte. 

 

Ha, ünvanlar falan demişsin ya, lan göt sahibi osuruk makinesi, senin ünvanın ne, kaç kadın tanıdın, kaç biyoloji dersi, kaç psikoloji çalışması bitirdin? Götünün üstünde oturduğun yerden osurup, çok gürültü çıkarınca, ortalığı kokutmaktan başka bir halt ettiğini falan mı sanıyorsun?

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, bilgivehis said:

 

Kadının aşkı farklıdır, erkekteki gibi "Aşkın gözü kör" şeklinde değildir.

Kadının aşkını anlatmak zordur, bunu kendisi de anlatamaz.

Çünkü kadının aşkının kaynağında bazen mantık, bazen hayal, bazen beyaz atlı prens ve bazen de çok daha tarihi olgular yatar.

Yani aşk deyince kadının aşk anlayışını tek bir tanıma veya belirli bir niteliğe oturtamıyoruz., kadının aşk deryası çok geniştir.

 

Buna istersen şöyle bir örnek vereyim, diyelim ki, sende kadınların istediği her şey var, yakışıklılık, para, diksiyon, kültür.

Fakat senin hoşlandığın kadın sende olan bu özelliklerin hiç birine sahip olmayan birini tercih eder ve ettiğinde buna anlam veremezsin.

İşte bu durum bahsettiğim nedenlere dayanıyor.

Bu yüzden aşkı tartışmak anlamsızdır, en iyisi onu yaşamak.

 

 

Sorun şu ki, " yakışıklılık, para, diksiyon, kültür"...Kadınlar bunları istemez ki. Neyi ister, neyi istemez, cevabı basit, evrimsel süreci düşünün, 250 bin yıl önce ne varmış, ne yokmuş, bunlar nasıl yapıyor, yaşıyor, buna göre düşünün. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, AteTürk_ yazdı:

 

Bunlar filmlerde olur. 

Dışarıda korkunç derecede maddi ve iğrenç bir hayat var.

 

Haa gerçek aşk da yok değil mutlaka var. Ama araki bulasın kim bilir nerede.... 

 

Filmlerde olan bir şeyden bahsetmedim ki sonuçta paranın gerekliliği ayrı bir konudur fakat parası için bir insana aşık olmak da mümkün değildir. Para sadece senin önünü açar ya da çevreni genişletmene vesile olur ama o çevrede denk geldiğin ve beğendiğin insanın sana aşık olmasını garantilemez.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 minute ago, Kafkaslı said:

 

Bu çok ilginç, Arap çıkarmışsın bir de:) Nasıl yani, Türk değil misin cidden?

 

Türk olunca, türk bilim adamı mı olunuyor? Hatta, biraz phd falan yapınca, bilim adamı mı olunuyor?

 

tarihinde anibal tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, anibal yazdı:

 

Türk olunca, türk bilim adamı mı olunuyor? Hatta, biraz phd falan yapınca, bilim adamı mı olunuyor?

 

 

Türk diye bir ırk yok demek istediğin için mi böyle söyledin? Bilim insanı olmanın şartları sende var olduğuna göre başka ne olabilirsin ki?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, Kafkaslı said:

 

Türk diye bir ırk yok demek istediğin için mi böyle söyledin? Bilim insanı olmanın şartları sende var olduğuna göre başka ne olabilirsin ki?

 

Biraz bilim yapmak olabilir belki gereken. Zamanında biraz kastık ama, artık pek bakamıyoruz bilim falan işlerine. 

 

Konu türk diye bri ırk olması falan değil aslen. Gidip tüm akademik ve bilim hayatını yurtdışında yapıp, sonra kendine "Türk Bilim Adamı" demek biraz abes oluyor. Hel hele, Türkiye'de seni adam yerine koymayan badem bıyıklılar ile muhatap olursan. 

 

Basitçe, "Prof.Dr Adem TATLI" gibi tiplerle aynı sepette olmayı ister misin?

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 dakika önce, anibal yazdı:

Biraz bilim yapmak olabilir belki gereken. Zamanında biraz kastık ama, artık pek bakamıyoruz bilim falan işlerine. 

 

Konu türk diye bri ırk olması falan değil aslen. Gidip tüm akademik ve bilim hayatını yurtdışında yapıp, sonra kendine "Türk Bilim Adamı" demek biraz abes oluyor. Hel hele, Türkiye'de seni adam yerine koymayan badem bıyıklılar ile muhatap olursan. 

 

Basitçe, "Prof.Dr Adem TATLI" gibi tiplerle aynı sepette olmayı ister misin?

 

Anladım ne demek istediğini elbette fakat ne yorum yapacağımı da bilemedim çünkü yaşayan bilir. Sen kendini nasıl ifade etmeyi tercih ediyorsan doğrusu budur ve kimse karışamaz.

tarihinde Kafkaslı tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
15 dakika önce, AteTürk_ yazdı:

Doğru sonuçları çıkaramadıktan sonra, hatta tutup tam tersi sonuçlar ürettikten sonra senin diploman da derecende anca aklı evvellere hava atmaya yarar.

 

Hatalı sonuç dediğin nedir? Kadının aşk olayını bilimsel şekilde ele alıyor ve bu işin eğitimini almamış kişilerin aşk zannetiklerinin gerçeğini açıklıyor. Sen ve ben gözleme dayalı konuşuyoruz ve aslını değil görüneni yorumluyoruz. O da uzman olarak hayır doğrusu budur diyor, şimdi iki kitap okuduk ya da üç beş insan gözlemledik diye biz daha mı iyi bileceğiz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, AteTürk_ yazdı:

 

Bana "kadın aşık olmaz" diyen bir tane biyolog ya da bilimsel çalışma getirin.

 

Kendini bir erkeğe aşık zanneden hatta onunla evlenen, çocuk da yapan fakat sonra aşık değilmişim, mutsuzum diye ağlayan ya eşini aldatan ya da mutsuz hayatına katlanmaya çalışan bir sürü kadın tanıyorum. Aşık olduklarını zannediyor olabilirler belki de...Yatalak eşine bakan da sadece vicdanlı davranıyor olabilir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 dakika önce, AteTürk_ yazdı:

 

Yukarıda yazdıklarımı bir daha oku bence.

 

Biz daha mı iyi bileceğiz":  böyle özgüvensiz olmak yerine kendi aklını, mantığını kullanmayı dene. Sorgulamadan, adamın sadece unvanına bakarak hüküm verme.

 

Olay bir kere başında saçma. Kadın aşık olmaz ne demek? Her insan kültüründe aşkla özdeşleştirilmiş, aşkın simgesi olmuştur kadın. Bu gerzek biyolojiden başka bir bok bilmediği, onu da yarım yamalak bildiği için ortaya böyle acayip ucube tezler saçıyor. Olan biten bu. 

Aşkın tanımı ne, ölçütü ne? Ortada ne tanım var ne ölçüt. Salak salak çıkarımlar yaptığı tek şey bu.

 

Yani aslında komedi bu. İnsanın gülesi geliyor bu saçmalığa. 

 

Özgüvenle ne ilgisi var? Bilmediğim bir konu bu, eğitimini almamışım, neyi savunabilirim ki bu durumda? 

 

Uzman olmadığım bir konuda kimse ile iddialaşmam, asıl o zaman komik duruma düşerim.

tarihinde Kafkaslı tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, AteTürk_ yazdı:

 

Eş aldatma meselesine gelince. Eşini aldatmamış erkek yok denecek kadar azdır. Ama kadınlar daha sadıktır, evine erkeğine bağlıdır. Evi için, çocuğu için yaşar çoğu kadın. Kendini feda eder. Evrim onun böyle olmasını ister çünkü. Aksi halde insan soyu devam edebilir miydi sanıyorsun?

 

Her iki cins de aşık olur. Ama kadının aşkı açık ara farkla çok daha yakıcı, şiddetli ve derindir.  

 

Keşke bu söylediklerini kadınlar da doğrulasa hatta yaşamı ile örnek olsa ama maalesef kazın ayağı hiç de öyle değil. Kadının aşkından çok terk edişi yıkıcı oluyor genelde...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
11 dakika önce, AteTürk_ yazdı:

 

ne konuda uzman olman gerekiyor sanıyorsun.

Hala göremiyorsun değil mi.

 

Biyolog değilim antropolog değilim psikiyatrist değilim, neyi iddia edeceğim bu durumda ? Belgesel izleyip kitap okumakla olmuyor bu işler maalesef.

 

Uzman olmadığım bir konuda ancak görüş bildirebilirim, soru sorabilirim  fakat iddialaşmam çünkü saçmalık olur bu.

 

Neyse şimdi çıkmam gerekiyor.

tarihinde Kafkaslı tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, AteTürk_ said:

 

Hayır aşk ve kadınlar hakkında uzman değilim. Anibal uzman herhalde?  

 

Beni akıllı adam bulmaz mı arkadaş...

 

Kim sertleşmiş, kim önce ağzını bozmuş otur da oku önce bir değil mi.

 

Burada bu zıpır resmen saçmalıyor, kendi hezeyanlarını bilim diye yutturuyor siz de üstüne destek çıkıyorsunuz yok neymiş PHd'si varmış diye. 

 

Unvana değil adam ne diyor ona bakacaksın.

 

Bana "kadın aşık olmaz" diyen bir tane biyolog ya da bilimsel çalışma getirin.

 

Lan, koca götlü ve bol osuruklu şey... Getirsem ne yapacan, götüne sokup tıkayacak ve artık kokutmayacaksan, getireyim, hay hay...

 

Biyolog değilim antropolog değilim psikiyatrist değilim, neyi iddia edeceğim bu durumda ? Belgesel izleyip kitap okumakla olmuyor bu işler maalesef.

 

Uzman olmadığım bir konuda ancak görüş bildirebilirim, soru sorabilirim  fakat iddialaşmam çünkü saçmalık olur bu.

 

Ben en azından ucundan falan az biraz biyoloğum, sen neyine sıçıp duruyon o zaman? 

 

tarihinde anibal tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
30 minutes ago, Kafkaslı said:

 

Biyolog değilim antropolog değilim psikiyatrist değilim, neyi iddia edeceğim bu durumda ? Belgesel izleyip kitap okumakla olmuyor bu işler maalesef.

 

Uzman olmadığım bir konuda ancak görüş bildirebilirim, soru sorabilirim  fakat iddialaşmam çünkü saçmalık olur bu.

 

Neyse şimdi çıkmam gerekiyor.

 

Aslında çok zor değil, şöyle bir şey, husus var, oradan başlanabilir bu meseleye.

 

Kleiman DG. Monogamy in mammals. Q Rev Biol. 1977;52:39–69. [PubMed] [Google Scholar]
Young KA, Gobrogge KL, Liu Y, Wang Z. The neurobiology of pair bonding: Insights from a socially monogamous rodent. Front Neuroendocrinol. 2011;32:53–69. [PMC free article] [PubMed] [Google Scholar]
 
Ha, elbette kadının nasıl ve neden aşık olmayacağına dair mevzularda var, ama onları anlamanın yolu bunlardan geçiyor. O mevzuya dair çalışmaları, eğer isterse o osuruklu götüne sokup kapatması için, malum şahsa veririz, sorun değil.
 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, Kafkaslı said:

 

Keşke bu söylediklerini kadınlar da doğrulasa hatta yaşamı ile örnek olsa ama maalesef kazın ayağı hiç de öyle değil. Kadının aşkından çok terk edişi yıkıcı oluyor genelde...

 

Olayı anlamak o kadar efsunlu bir hal değil. Ama baya iyice endokrinoloji bilgisi gerekiyor. Konu, uzaydan bakışla basitçe şöyle.

 

Aşkı var eden iki hormon var. Tamam, bir sürü hormon falan var, ama asli olan bu ikisi. Oksitosin, temelde güven hormonu, vazopressin, temelde bağlılık hormonu. Basitçe, kritik olan, vazopressin. Bu, sadece bağlılık değil, işemek falan dahil bir sürü mevzuda aktif rolü var. Eğer, belli bir eşiğin üzerinde olursa, karşı cinse bağlı kalıyorsun. Temel mekanizma şu. Seks yapıyor, orgazm oluyorsun, bu hormonlar tepe yapıyor ve beynine o anki imajı işliyor. Vazopressin seviyesi belli bir seviyenin üstünde kalırsa, bu imaj kafanda kalıyor ve aşık aşık geziniyorsun. Fakat, vazopressin etkisi, zamanla geçiyor. 

 

İşte erkekle kadının arasındaki fark burada başlıyor. Normal koşullarda, kadınların vazopressin seviyesi, bu imajı yerinde tutacak kadar fazla değil. Seks gibi, bunu yükselten faaliyetler olması gerekiyor. Kadın için, erkekle konuşmak falan bu seks sürecinin bir parçası, bir şekilde, az veya çok. Ama erkekte, vazopressin seviyesi yüksek ve kafadaki o imaj hep yerind ekalıyor, silinmiyor, gitmiyor, buna da biz aşk diyoruz. 

 

Aman ne hoş ahu dilber, ohşşşş. Aman ne kaslar, ne kütür kütür tutup yapar... Bu gibi şeyler aşk falan değil. Bunlar arzu. Aşk, teknik olarak, seks eylemi olmadan gerçekleşmiyor. Ama seks eylemi, illa aynı yatakta mercimeği fırına vermekten ibaret değil. Tabi, en etkili ve kesin sonuç veren malum işler oluyor, o başka mesele. Diğer mevzular, örneğin hayaller. Hayalinizde kızı/erkeği canlandırıp mastürbasyon yapabilirsiniz, bu da sizi aynı noktaya getirebilir. Benzer şekilde, telefonda seks falan da. Hatta, pastanede oturup sıcak sarılmalar, falan falan. Bunlar fizyolojiye, yani bireyin yapısına göre çeşitlenebiliyor. Herkes, aynı şekilde bu hale giremiyor, ama şu var ki, tatmin edici bir seks, olayı hemen herkeste bitiriyor. 

 

Sonuç olarak, kadının vazopressin seviyesinin sürekli yükseltilemsi gerekiyor, bu da erkeğin sürekli onunla ilgisi gerekiyor demek. Ama erkek, bir kere o imajı kafaya çizdi mi, olay bitiyor, geri dönmesi çok zor. Bazen, başka bir takım hormonlar, üzüntü, strese dair falan hormonlar bu süreci sağlayabiliyor, ama ender durumlar. 

 

İşte bu yüzden kadın aşık olmuyor, olmaz diyoruz. Ama bu izahat, dediğim gibi çok çok özet bir şey. Konu aslen bir hayli karışık elbette. Konu, sadece bu aşk tarafı değil, seks isteme, arzulamaya dair hormonları da kapsıyor, dopamin, serotonin, endorfinler falan falan. 

 

Velakin, olay, kadınların hangi akla hizmeten tecavüzcüsüne "aşık" olabildiğini falan güzelce izah ediyor mesela.

 

https://www.haberturk.com/dunya/haber/158310-tecavuzcusune-asik-oldu

 

Kadın ne yapsın, tecavüz edilirken orgazm olmuşsa, elindne gelecek başka pek bir şey yok. Ve neden "nikahta keramet vardır" gibi lafların ardında bir takım haklılık payı olduğu falanda netleşiyor haliyle. 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, AteTürk_ said:

 

Hay beynine tükürdüğümün gerzeği! 

 

Sen o bulup da sadece kendinden menkul kendin gibi ucube sonuçlar çıkardığın çalışmaları ha bire ortalığa pislik saçan o g.tüne monte et.

 

Adam hala "kadın aşık olmaz"ı ispatlamaya çalışıyor. Anlamıyor ki bunun tartışması dahi olmaz. Çünkü konu tamamen öznel tanımlara dayalı.

 

Anlamıyorsun hala değil mi bok kafalı!

 

 

 

O gütünü sustur ve hastir git şurdan, sibop... Hala konuşmaya çıkıyorsun oradan..

 

Eğer, götüne sokup, resmini de yollayıp ispat edeceksen, vereyim sana gevelediğin o bilimsel çalışmaları falan, ha istiyor musun?

 

Hala götünden başka bir haltın olmadığının farkında olmadan ahkam kesiyorsun, bok kafalı. Git biraz biyoloji falan oku, 10 15 sen okursan, biraz bir şeyler öğrenirsin, ondan sonra konuş, göt lalesi...

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, Kafkaslı said:

 

Keşke bu söylediklerini kadınlar da doğrulasa hatta yaşamı ile örnek olsa ama maalesef kazın ayağı hiç de öyle değil. Kadının aşkından çok terk edişi yıkıcı oluyor genelde...

 

Konu basit gözlem ile gayet açık görülse de, elbette, bilimsel temelleri de ortada.

 

Örneğin, aşık olmak dediğimiz durumun getirdiği oksitosin artışı, erkeği başka kadınlara göz kırpmaktan uzak tutuyor. Yani, aşık olan erkeğin oksitosin seviyesi yükseliyor ve erkek başka kadınlara bakmıyor, yakınlaşmıyor, onları kesmiyor falan falan. 

 

Basitçe, aşık erkek için başka kadınlar anlam ifade etmiyor. Onlar öyle bir şeyler oluyor sadece. Sonuç, o kadın giderse, erkeğin yapacak bir şeyi kalmıyor. Ama kadınlarda böyle bir mekanizma falan yok. Bu da kadınlar neden aşık olmazın bir diğer şıkkı oluyor.

 

https://www.theatlantic.com/health/archive/2012/11/study-oxytocin-the-love-hormone-makes-men-in-relationships-want-to-stay-away-from-other-women/265314/

 

Ha, bazı godoşların sandığı gibi, mevzu öyle acayip bir şey değil, temel biyoloji. Bu nedenle bu mevzu bir başka şeyi daha açıklıyor. Kadınlar neden gözü kadınlarda olan, kadının sağına soluna bakan erkeği itici bulurlar? 

 

Olay, erkeğin özgüveni aslen. Özgüven, güven, o da oksitosinden kaynaklanan bir şey. Erkeğin, öyle abaza abaza bakmıyor oluşu, onun kendine güvenini gösteriyor. Bu da, kadını etkiliyor haliyle. Özgüveni olmayan erkek, kadına pek yaramayacaktır malum. 

 

Görüleceği gibi, konu evet, karmaşık, ama tamamen biyolojik elbette. Ve biyoloji zaten yeterince karmaşık, götleriyle düşünerek onu anladığın sanan dümbükleri aşacak kadar karmakarışık.

tarihinde anibal tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, anibal yazdı:

Basitçe, aşık erkek için başka kadınlar anlam ifade etmiyor. Onlar öyle bir şeyler oluyor sadece. Sonuç, o kadın giderse, erkeğin yapacak bir şeyi kalmıyor. Ama kadınlarda böyle bir mekanizma falan yok. Bu da kadınlar neden aşık olmazın bir diğer şıkkı oluyor.

 

Bu görüş benim tespitlerimle ve reel yaşamla birebir uyuşuyor, evet kadınların neden aşık olmazı doğrudan buna yani siyahla işaretlediğim kısma dayanıyor.

Lakin bu gerçeği herkes anlayamaz, bu yüzden anlatması da zordur, tabi herkesin anlamamasının altında yatan başka nedenler de var.

Bazı erkekler kadının kendine aşık olduğuna inanıyor, bizler de bu gerçeği söyleyince hayal kırıklığı yaşamak istemiyor, yani açıkça kendini kandırmak istiyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...