Jump to content
ateistik

Yanlış sonuçlar

Recommended Posts

15 dakika önce, AteTürk_ yazdı:

Doğru sonuçları çıkaramadıktan sonra, hatta tutup tam tersi sonuçlar ürettikten sonra senin diploman da derecende anca aklı evvellere hava atmaya yarar.

 

Hatalı sonuç dediğin nedir? Kadının aşk olayını bilimsel şekilde ele alıyor ve bu işin eğitimini almamış kişilerin aşk zannetiklerinin gerçeğini açıklıyor. Sen ve ben gözleme dayalı konuşuyoruz ve aslını değil görüneni yorumluyoruz. O da uzman olarak hayır doğrusu budur diyor, şimdi iki kitap okuduk ya da üç beş insan gözlemledik diye biz daha mı iyi bileceğiz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, AteTürk_ yazdı:

 

Bana "kadın aşık olmaz" diyen bir tane biyolog ya da bilimsel çalışma getirin.

 

Kendini bir erkeğe aşık zanneden hatta onunla evlenen, çocuk da yapan fakat sonra aşık değilmişim, mutsuzum diye ağlayan ya eşini aldatan ya da mutsuz hayatına katlanmaya çalışan bir sürü kadın tanıyorum. Aşık olduklarını zannediyor olabilirler belki de...Yatalak eşine bakan da sadece vicdanlı davranıyor olabilir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 dakika önce, Kafkaslı yazdı:

 

Hatalı sonuç dediğin nedir? Kadının aşk olayını bilimsel şekilde ele alıyor ve bu işin eğitimini almamış kişilerin aşk zannetiklerinin gerçeğini açıklıyor. Sen ve ben gözleme dayalı konuşuyoruz ve aslını değil görüneni yorumluyoruz. O da uzman olarak hayır doğrusu budur diyor, şimdi iki kitap okuduk ya da üç beş insan gözlemledik diye biz daha mı iyi bileceğiz?

 

Yukarıda yazdıklarımı bir daha oku bence.

 

Biz daha mı iyi bileceğiz":  böyle özgüvensiz olmak yerine kendi aklını, mantığını kullanmayı dene. Sorgulamadan, adamın sadece unvanına bakarak hüküm verme.

 

Olay bir kere başında saçma. Kadın aşık olmaz ne demek? Her insan kültüründe aşkla özdeşleştirilmiş, aşkın simgesi olmuştur kadın. Bu gerzek biyolojiden başka bir bok bilmediği, onu da yarım yamalak bildiği için ortaya böyle acayip ucube tezler saçıyor. Olan biten bu. 

Aşkın tanımı ne, ölçütü ne? Ortada ne tanım var ne ölçüt. Salak salak çıkarımlar yaptığı tek şey bu.

 

Yani aslında komedi bu. İnsanın gülesi geliyor bu saçmalığa. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 dakika önce, AteTürk_ yazdı:

 

Yukarıda yazdıklarımı bir daha oku bence.

 

Biz daha mı iyi bileceğiz":  böyle özgüvensiz olmak yerine kendi aklını, mantığını kullanmayı dene. Sorgulamadan, adamın sadece unvanına bakarak hüküm verme.

 

Olay bir kere başında saçma. Kadın aşık olmaz ne demek? Her insan kültüründe aşkla özdeşleştirilmiş, aşkın simgesi olmuştur kadın. Bu gerzek biyolojiden başka bir bok bilmediği, onu da yarım yamalak bildiği için ortaya böyle acayip ucube tezler saçıyor. Olan biten bu. 

Aşkın tanımı ne, ölçütü ne? Ortada ne tanım var ne ölçüt. Salak salak çıkarımlar yaptığı tek şey bu.

 

Yani aslında komedi bu. İnsanın gülesi geliyor bu saçmalığa. 

 

Özgüvenle ne ilgisi var? Bilmediğim bir konu bu, eğitimini almamışım, neyi savunabilirim ki bu durumda? 

 

Uzman olmadığım bir konuda kimse ile iddialaşmam, asıl o zaman komik duruma düşerim.

tarihinde Kafkaslı tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 dakika önce, Kafkaslı yazdı:

 

Kendini bir erkeğe aşık zanneden hatta onunla evlenen, çocuk da yapan fakat sonra aşık değilmişim, mutsuzum diye ağlayan ya eşini aldatan ya da mutsuz hayatına katlanmaya çalışan bir sürü kadın tanıyorum. Aşık olduklarını zannediyor olabilirler belki de...Yatalak eşine bakan da sadece vicdanlı davranıyor olabilir.

 

Erkeklerde de aynı durum yok mu? 

 

Şunu unutma: erkek bakmaz yatalak eşine falan. Binde bir çıkar öyle erkek. Ama kadın sevdiği erkek için her şeyi yapar. Aşk kadına hastır derken boşuna demiyoruz.

 

Eş aldatma meselesine gelince. Eşini aldatmamış erkek yok denecek kadar azdır. Ama kadınlar daha sadıktır, evine erkeğine bağlıdır. Evi için, çocuğu için yaşar çoğu kadın. Kendini feda eder. Evrim onun böyle olmasını ister çünkü. Aksi halde insan soyu devam edebilir miydi sanıyorsun?

 

Her iki cins de aşık olur. Ama kadının aşkı açık ara farkla çok daha yakıcı, şiddetli ve derindir.  

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, Kafkaslı yazdı:

 

Özgüvenle ne ilgisi var? Bilmediğim bir konu bu, eğitimini almamışım, neyi savunabilirim ki bu durumda? 

 

Uzman olmadığım bir konuda kimse ile iddialaşmam, asıl o zaman komik duruma düşeriz.

 

ne konuda uzman olman gerekiyor sanıyorsun.

Hala göremiyorsun değil mi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, AteTürk_ yazdı:

 

Eş aldatma meselesine gelince. Eşini aldatmamış erkek yok denecek kadar azdır. Ama kadınlar daha sadıktır, evine erkeğine bağlıdır. Evi için, çocuğu için yaşar çoğu kadın. Kendini feda eder. Evrim onun böyle olmasını ister çünkü. Aksi halde insan soyu devam edebilir miydi sanıyorsun?

 

Her iki cins de aşık olur. Ama kadının aşkı açık ara farkla çok daha yakıcı, şiddetli ve derindir.  

 

Keşke bu söylediklerini kadınlar da doğrulasa hatta yaşamı ile örnek olsa ama maalesef kazın ayağı hiç de öyle değil. Kadının aşkından çok terk edişi yıkıcı oluyor genelde...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
11 dakika önce, AteTürk_ yazdı:

 

ne konuda uzman olman gerekiyor sanıyorsun.

Hala göremiyorsun değil mi.

 

Biyolog değilim antropolog değilim psikiyatrist değilim, neyi iddia edeceğim bu durumda ? Belgesel izleyip kitap okumakla olmuyor bu işler maalesef.

 

Uzman olmadığım bir konuda ancak görüş bildirebilirim, soru sorabilirim  fakat iddialaşmam çünkü saçmalık olur bu.

 

Neyse şimdi çıkmam gerekiyor.

tarihinde Kafkaslı tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, AteTürk_ said:

 

Hayır aşk ve kadınlar hakkında uzman değilim. Anibal uzman herhalde?  

 

Beni akıllı adam bulmaz mı arkadaş...

 

Kim sertleşmiş, kim önce ağzını bozmuş otur da oku önce bir değil mi.

 

Burada bu zıpır resmen saçmalıyor, kendi hezeyanlarını bilim diye yutturuyor siz de üstüne destek çıkıyorsunuz yok neymiş PHd'si varmış diye. 

 

Unvana değil adam ne diyor ona bakacaksın.

 

Bana "kadın aşık olmaz" diyen bir tane biyolog ya da bilimsel çalışma getirin.

 

Lan, koca götlü ve bol osuruklu şey... Getirsem ne yapacan, götüne sokup tıkayacak ve artık kokutmayacaksan, getireyim, hay hay...

 

Biyolog değilim antropolog değilim psikiyatrist değilim, neyi iddia edeceğim bu durumda ? Belgesel izleyip kitap okumakla olmuyor bu işler maalesef.

 

Uzman olmadığım bir konuda ancak görüş bildirebilirim, soru sorabilirim  fakat iddialaşmam çünkü saçmalık olur bu.

 

Ben en azından ucundan falan az biraz biyoloğum, sen neyine sıçıp duruyon o zaman? 

 

tarihinde anibal tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
30 minutes ago, Kafkaslı said:

 

Biyolog değilim antropolog değilim psikiyatrist değilim, neyi iddia edeceğim bu durumda ? Belgesel izleyip kitap okumakla olmuyor bu işler maalesef.

 

Uzman olmadığım bir konuda ancak görüş bildirebilirim, soru sorabilirim  fakat iddialaşmam çünkü saçmalık olur bu.

 

Neyse şimdi çıkmam gerekiyor.

 

Aslında çok zor değil, şöyle bir şey, husus var, oradan başlanabilir bu meseleye.

 

Kleiman DG. Monogamy in mammals. Q Rev Biol. 1977;52:39–69. [PubMed] [Google Scholar]
Young KA, Gobrogge KL, Liu Y, Wang Z. The neurobiology of pair bonding: Insights from a socially monogamous rodent. Front Neuroendocrinol. 2011;32:53–69. [PMC free article] [PubMed] [Google Scholar]
 
Ha, elbette kadının nasıl ve neden aşık olmayacağına dair mevzularda var, ama onları anlamanın yolu bunlardan geçiyor. O mevzuya dair çalışmaları, eğer isterse o osuruklu götüne sokup kapatması için, malum şahsa veririz, sorun değil.
 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, Kafkaslı said:

 

Keşke bu söylediklerini kadınlar da doğrulasa hatta yaşamı ile örnek olsa ama maalesef kazın ayağı hiç de öyle değil. Kadının aşkından çok terk edişi yıkıcı oluyor genelde...

 

Olayı anlamak o kadar efsunlu bir hal değil. Ama baya iyice endokrinoloji bilgisi gerekiyor. Konu, uzaydan bakışla basitçe şöyle.

 

Aşkı var eden iki hormon var. Tamam, bir sürü hormon falan var, ama asli olan bu ikisi. Oksitosin, temelde güven hormonu, vazopressin, temelde bağlılık hormonu. Basitçe, kritik olan, vazopressin. Bu, sadece bağlılık değil, işemek falan dahil bir sürü mevzuda aktif rolü var. Eğer, belli bir eşiğin üzerinde olursa, karşı cinse bağlı kalıyorsun. Temel mekanizma şu. Seks yapıyor, orgazm oluyorsun, bu hormonlar tepe yapıyor ve beynine o anki imajı işliyor. Vazopressin seviyesi belli bir seviyenin üstünde kalırsa, bu imaj kafanda kalıyor ve aşık aşık geziniyorsun. Fakat, vazopressin etkisi, zamanla geçiyor. 

 

İşte erkekle kadının arasındaki fark burada başlıyor. Normal koşullarda, kadınların vazopressin seviyesi, bu imajı yerinde tutacak kadar fazla değil. Seks gibi, bunu yükselten faaliyetler olması gerekiyor. Kadın için, erkekle konuşmak falan bu seks sürecinin bir parçası, bir şekilde, az veya çok. Ama erkekte, vazopressin seviyesi yüksek ve kafadaki o imaj hep yerind ekalıyor, silinmiyor, gitmiyor, buna da biz aşk diyoruz. 

 

Aman ne hoş ahu dilber, ohşşşş. Aman ne kaslar, ne kütür kütür tutup yapar... Bu gibi şeyler aşk falan değil. Bunlar arzu. Aşk, teknik olarak, seks eylemi olmadan gerçekleşmiyor. Ama seks eylemi, illa aynı yatakta mercimeği fırına vermekten ibaret değil. Tabi, en etkili ve kesin sonuç veren malum işler oluyor, o başka mesele. Diğer mevzular, örneğin hayaller. Hayalinizde kızı/erkeği canlandırıp mastürbasyon yapabilirsiniz, bu da sizi aynı noktaya getirebilir. Benzer şekilde, telefonda seks falan da. Hatta, pastanede oturup sıcak sarılmalar, falan falan. Bunlar fizyolojiye, yani bireyin yapısına göre çeşitlenebiliyor. Herkes, aynı şekilde bu hale giremiyor, ama şu var ki, tatmin edici bir seks, olayı hemen herkeste bitiriyor. 

 

Sonuç olarak, kadının vazopressin seviyesinin sürekli yükseltilemsi gerekiyor, bu da erkeğin sürekli onunla ilgisi gerekiyor demek. Ama erkek, bir kere o imajı kafaya çizdi mi, olay bitiyor, geri dönmesi çok zor. Bazen, başka bir takım hormonlar, üzüntü, strese dair falan hormonlar bu süreci sağlayabiliyor, ama ender durumlar. 

 

İşte bu yüzden kadın aşık olmuyor, olmaz diyoruz. Ama bu izahat, dediğim gibi çok çok özet bir şey. Konu aslen bir hayli karışık elbette. Konu, sadece bu aşk tarafı değil, seks isteme, arzulamaya dair hormonları da kapsıyor, dopamin, serotonin, endorfinler falan falan. 

 

Velakin, olay, kadınların hangi akla hizmeten tecavüzcüsüne "aşık" olabildiğini falan güzelce izah ediyor mesela.

 

https://www.haberturk.com/dunya/haber/158310-tecavuzcusune-asik-oldu

 

Kadın ne yapsın, tecavüz edilirken orgazm olmuşsa, elindne gelecek başka pek bir şey yok. Ve neden "nikahta keramet vardır" gibi lafların ardında bir takım haklılık payı olduğu falanda netleşiyor haliyle. 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
43 dakika önce, anibal yazdı:

 

Lan, koca götlü ve bol osuruklu şey... Getirsem ne yapacan, götüne sokup tıkayacak ve artık kokutmayacaksan, getireyim, hay hay...

 

 

Ben en azından ucundan falan az biraz biyoloğum, sen neyine sıçıp duruyon o zaman? 

 

 

Hay beynine tükürdüğümün gerzeği! 

 

Sen o bulup da sadece kendinden menkul kendin gibi ucube sonuçlar çıkardığın çalışmaları ha bire ortalığa pislik saçan o g.tüne monte et.

 

Adam hala "kadın aşık olmaz"ı ispatlamaya çalışıyor. Anlamıyor ki bunun tartışması dahi olmaz. Çünkü konu tamamen öznel tanımlara dayalı.

 

Anlamıyorsun hala değil mi bok kafalı!

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, AteTürk_ said:

 

Hay beynine tükürdüğümün gerzeği! 

 

Sen o bulup da sadece kendinden menkul kendin gibi ucube sonuçlar çıkardığın çalışmaları ha bire ortalığa pislik saçan o g.tüne monte et.

 

Adam hala "kadın aşık olmaz"ı ispatlamaya çalışıyor. Anlamıyor ki bunun tartışması dahi olmaz. Çünkü konu tamamen öznel tanımlara dayalı.

 

Anlamıyorsun hala değil mi bok kafalı!

 

 

 

O gütünü sustur ve hastir git şurdan, sibop... Hala konuşmaya çıkıyorsun oradan..

 

Eğer, götüne sokup, resmini de yollayıp ispat edeceksen, vereyim sana gevelediğin o bilimsel çalışmaları falan, ha istiyor musun?

 

Hala götünden başka bir haltın olmadığının farkında olmadan ahkam kesiyorsun, bok kafalı. Git biraz biyoloji falan oku, 10 15 sen okursan, biraz bir şeyler öğrenirsin, ondan sonra konuş, göt lalesi...

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, Kafkaslı said:

 

Keşke bu söylediklerini kadınlar da doğrulasa hatta yaşamı ile örnek olsa ama maalesef kazın ayağı hiç de öyle değil. Kadının aşkından çok terk edişi yıkıcı oluyor genelde...

 

Konu basit gözlem ile gayet açık görülse de, elbette, bilimsel temelleri de ortada.

 

Örneğin, aşık olmak dediğimiz durumun getirdiği oksitosin artışı, erkeği başka kadınlara göz kırpmaktan uzak tutuyor. Yani, aşık olan erkeğin oksitosin seviyesi yükseliyor ve erkek başka kadınlara bakmıyor, yakınlaşmıyor, onları kesmiyor falan falan. 

 

Basitçe, aşık erkek için başka kadınlar anlam ifade etmiyor. Onlar öyle bir şeyler oluyor sadece. Sonuç, o kadın giderse, erkeğin yapacak bir şeyi kalmıyor. Ama kadınlarda böyle bir mekanizma falan yok. Bu da kadınlar neden aşık olmazın bir diğer şıkkı oluyor.

 

https://www.theatlantic.com/health/archive/2012/11/study-oxytocin-the-love-hormone-makes-men-in-relationships-want-to-stay-away-from-other-women/265314/

 

Ha, bazı godoşların sandığı gibi, mevzu öyle acayip bir şey değil, temel biyoloji. Bu nedenle bu mevzu bir başka şeyi daha açıklıyor. Kadınlar neden gözü kadınlarda olan, kadının sağına soluna bakan erkeği itici bulurlar? 

 

Olay, erkeğin özgüveni aslen. Özgüven, güven, o da oksitosinden kaynaklanan bir şey. Erkeğin, öyle abaza abaza bakmıyor oluşu, onun kendine güvenini gösteriyor. Bu da, kadını etkiliyor haliyle. Özgüveni olmayan erkek, kadına pek yaramayacaktır malum. 

 

Görüleceği gibi, konu evet, karmaşık, ama tamamen biyolojik elbette. Ve biyoloji zaten yeterince karmaşık, götleriyle düşünerek onu anladığın sanan dümbükleri aşacak kadar karmakarışık.

tarihinde anibal tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, anibal yazdı:

Basitçe, aşık erkek için başka kadınlar anlam ifade etmiyor. Onlar öyle bir şeyler oluyor sadece. Sonuç, o kadın giderse, erkeğin yapacak bir şeyi kalmıyor. Ama kadınlarda böyle bir mekanizma falan yok. Bu da kadınlar neden aşık olmazın bir diğer şıkkı oluyor.

 

Bu görüş benim tespitlerimle ve reel yaşamla birebir uyuşuyor, evet kadınların neden aşık olmazı doğrudan buna yani siyahla işaretlediğim kısma dayanıyor.

Lakin bu gerçeği herkes anlayamaz, bu yüzden anlatması da zordur, tabi herkesin anlamamasının altında yatan başka nedenler de var.

Bazı erkekler kadının kendine aşık olduğuna inanıyor, bizler de bu gerçeği söyleyince hayal kırıklığı yaşamak istemiyor, yani açıkça kendini kandırmak istiyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, anibal yazdı:

Kadınlar neden gözü kadınlarda olan, kadının sağına soluna bakan erkeği itici bulurlar? 

 

Olay, erkeğin özgüveni aslen. Özgüven, güven, o da oksitosinden kaynaklanan bir şey. Erkeğin, öyle abaza abaza bakmıyor oluşu, onun kendine güvenini gösteriyor. Bu da, kadını etkiliyor haliyle. Özgüveni olmayan erkek, kadına pek yaramayacaktır malum. 

Kadında hormon seviyesinin sürekliliği sağlanamadığı için kadın belli bir süre sonra o erkeğe ilgisini kaybetmeye başlıyor kısmını çok iyi anladım ve yukarıda alıntıladığım bölüm ise çoğu erkeği bitiren detay işte. Bu özgüven, ne para ne yakışıklılık ne de kariyer ile olacak şey değil elbette.

 

Günlük hayatta karşılaştığımız örnekler ile bu dediklerinin tuttuğunu daha önce de söylemiştim, tek kafama takılan ise kadının bir erkeğe bitmeyen bağlılık duygusuydu ve ben bunu aşk olarak algılıyordum fakat anladığım kadarı ile bu kadınların karşına giden erkekten daha iyisi çıkmadığı için, mecburen bağlılıklarını sürdürüyorlar.

 

Bu kadar açıklama ve kaynaktan sonra @AteTürk_ de anlamıştır diye tahmin ediyorum.

tarihinde Kafkaslı tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 saat önce, Kafkaslı yazdı:

 

Senin bu hayal dünyan cidden akıllara zarar boyutlara ulaşmış durumda, bilmem farkında mısın? Daha önce de kadınlar mini etek giyip beni taciz ediyor demiştin ve şimdi de arkadaşının sevgilisinin ya da sokakta birisi ile dolaşan kadınların, seni görünce yanındaki erkeğe yakınlık gösterip seni tahrik etmeye çalıştığını iddia ediyorsun.:) Vay be sen neymişsin böyle? Tüm kadınların hedefinde sen varsın desene...

 

Yahu sen, Emre ile akraba falan olabilir misin? O da tüm dünyanın enerji vampirleri tarafından istilâ edildiğini iddia edip komşularını sarımsakla kovalıyor fakat görünen o ki senin de ondan pek bir farkın kalmamış.

 

Nasıl bir hayal dünyanız var sizin böyle anlamadım ki...

 

Sen mi kafani kuma gomuyorsun ben mi?

 

Kizlar taciz ederler ve bu onlarin en temel ozelligidir. Sonra da erkek beni taciz etti diyerek yaygara koparirlar.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
15 saat önce, anibal yazdı:

 

Eh, kız uyanık, ortam müsait deyip daha ilerliyor, sen de sanıyorsun ki, kız seni tahrik edecem diye uğraşıyor.

 

Bir zavallının gündüz düşleri ve kuruntuları işte..

 

Kiz erkegin aptalligindan faydalanıyor. Sen de saniyorsun ki kiz bana tav oldu. Hic mi düşünmedin kiz bu kadar yapiskanligi neden toplum ortasinda ozellikle de rekabet ortaminda yapiyor?

 

Manitasiyla öpüşürken etrafi kesen kizlari hiç görmüyorsan boşuna erkeklik nasihatları verme bence..

 

Kizlar firsat buldukları anda daha iyisini her zaman arar.

 

Bak daha iki ay önce yasadigim ve aklima geldikçe de güldugum bir olay...

 

Yine bir ortamda kiz erkek manitasiyla karsima oturdular. Gayet normal ilişki seyrediyorken erkek kisa bir ara gitti. Bu sirada kiz bana bakmaya başladı. Cok da umursamadim. Erkek geri geldiginde kiz hemen erkeğe yavsamaya başladı tavirlari degisti. Zavalli erkek de kızın susuzluğunu giderdiğini zannediyordu. Halbuki kız aklı sıra beni çatlatmaya çalışıyor. 😌😯

 

Sonra yanima baska bir kız oturdu. Benle sohbet etmeye çalıştı. Anında diger kızın radarları karıştı birden erkeğine alakayi azaltti. Çünkü çokta iplenmedigini anlayınca canı sıkıldı. Ama zavallı erkek hala daha kizi mutlu edeceğini düşünerek dudaklarıni opmeye çalışırken kız kendini geri çekiyordu. Sonra kalkıp gittiler.

 

Bunun gibi cok olay var ..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 saat önce, anibal yazdı:

 

Olayı anlamak o kadar efsunlu bir hal değil. Ama baya iyice endokrinoloji bilgisi gerekiyor. Konu, uzaydan bakışla basitçe şöyle.

 

Aşkı var eden iki hormon var. Tamam, bir sürü hormon falan var, ama asli olan bu ikisi. Oksitosin, temelde güven hormonu, vazopressin, temelde bağlılık hormonu. Basitçe, kritik olan, vazopressin. Bu, sadece bağlılık değil, işemek falan dahil bir sürü mevzuda aktif rolü var. Eğer, belli bir eşiğin üzerinde olursa, karşı cinse bağlı kalıyorsun. Temel mekanizma şu. Seks yapıyor, orgazm oluyorsun, bu hormonlar tepe yapıyor ve beynine o anki imajı işliyor. Vazopressin seviyesi belli bir seviyenin üstünde kalırsa, bu imaj kafanda kalıyor ve aşık aşık geziniyorsun. Fakat, vazopressin etkisi, zamanla geçiyor. 

 

İşte erkekle kadının arasındaki fark burada başlıyor. Normal koşullarda, kadınların vazopressin seviyesi, bu imajı yerinde tutacak kadar fazla değil. Seks gibi, bunu yükselten faaliyetler olması gerekiyor. Kadın için, erkekle konuşmak falan bu seks sürecinin bir parçası, bir şekilde, az veya çok. Ama erkekte, vazopressin seviyesi yüksek ve kafadaki o imaj hep yerind ekalıyor, silinmiyor, gitmiyor, buna da biz aşk diyoruz. 

 

Aman ne hoş ahu dilber, ohşşşş. Aman ne kaslar, ne kütür kütür tutup yapar... Bu gibi şeyler aşk falan değil. Bunlar arzu. Aşk, teknik olarak, seks eylemi olmadan gerçekleşmiyor. Ama seks eylemi, illa aynı yatakta mercimeği fırına vermekten ibaret değil. Tabi, en etkili ve kesin sonuç veren malum işler oluyor, o başka mesele. Diğer mevzular, örneğin hayaller. Hayalinizde kızı/erkeği canlandırıp mastürbasyon yapabilirsiniz, bu da sizi aynı noktaya getirebilir. Benzer şekilde, telefonda seks falan da. Hatta, pastanede oturup sıcak sarılmalar, falan falan. Bunlar fizyolojiye, yani bireyin yapısına göre çeşitlenebiliyor. Herkes, aynı şekilde bu hale giremiyor, ama şu var ki, tatmin edici bir seks, olayı hemen herkeste bitiriyor. 

 

Sonuç olarak, kadının vazopressin seviyesinin sürekli yükseltilemsi gerekiyor, bu da erkeğin sürekli onunla ilgisi gerekiyor demek. Ama erkek, bir kere o imajı kafaya çizdi mi, olay bitiyor, geri dönmesi çok zor. Bazen, başka bir takım hormonlar, üzüntü, strese dair falan hormonlar bu süreci sağlayabiliyor, ama ender durumlar. 

 

İşte bu yüzden kadın aşık olmuyor, olmaz diyoruz. Ama bu izahat, dediğim gibi çok çok özet bir şey. Konu aslen bir hayli karışık elbette. Konu, sadece bu aşk tarafı değil, seks isteme, arzulamaya dair hormonları da kapsıyor, dopamin, serotonin, endorfinler falan falan. 

 

Velakin, olay, kadınların hangi akla hizmeten tecavüzcüsüne "aşık" olabildiğini falan güzelce izah ediyor mesela.

 

https://www.haberturk.com/dunya/haber/158310-tecavuzcusune-asik-oldu

 

Kadın ne yapsın, tecavüz edilirken orgazm olmuşsa, elindne gelecek başka pek bir şey yok. Ve neden "nikahta keramet vardır" gibi lafların ardında bir takım haklılık payı olduğu falanda netleşiyor haliyle. 

 

Mecnun olayı da yine endorfin serotonin dopamin gibi hormonların çok fazla salgılanmasından kaynaklı psikolojik rahatsızlardan ibarettir diyebilir miyiz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...