Jump to content
Kindi

İslam ve Kölelik

Recommended Posts

tekrar söylüyorum, bunun içn arapça bilmeye gerek yok, hz. muhammed'in anlamı İslam peygamberinin sıfatıdır. bu peygamber musada olabilir. ahmette olabilir. farketmez ama muhammed takısı arapçada çok iyi biliyoruzki,,,el emin ekinden türemiştir yani sıfattır isterseniz isimde koyabilrsiniz amaanlam itibariyle arapçadasıfat olarak tanımlanır.. sıfatıdır.  Muhammed sıfatı!  Arapçada "övgü" kökü olan "hamd" fiilinden türetilmiştir. ... Muhammed (Muhammet) sıfatı kısaca övülmüş, övülen anlamlarına gelmektedir.

Demekki peygamber musadir muhammed arapcada övülmüş demektir zaten..

Yani tevratin kopyalandginin ispatidir ayrica.ayrıca ayetide ispat olarak gösterdik...

 

islam peygamberinin gerçek adı, arapçadan türkçeye devirdiğimizde, övülmüş musa ismiyle 

yazılmaktadır...zaten kuranı musanın yazmadıgını düşünenlerin aklından şüphe ederim..

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ne yani, şimdi bizim şu kölelikle ilgili hayati sorular yine cevapsız mı kalacak?

Pekala ancak biz unutmayız, unutturmayız da.

Başka bir vesile de hatırlatmasını da biliriz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

:)

dayanamadım

yahu el emin zaten emin den gelir eminde arapçadır

emniyet ile aynı kök

mümin iman emin aynı şeydir güvenilir olandır asla yalan söylemez olandır

hz peygamberin sıfatı el emin idi 

mümin emin olandır

çok merak ediyorsanız sözlüklere başvurunuz

misal arapça bir sözlükte emin- e-m-n ifadesi:


الأَمانُ والأَمانةُ بمعنى.
وقد أَمِنْتُ فأَنا أَمِنٌ، وآمَنْتُ غيري من الأَمْن والأَمان.
والأَمْنُ ضدُّ الخوف.
والأَمانةُ: ضدُّ الخِيانة.
والإيمانُ: ضدُّ الكفر.
والإيمان: بمعنى التصديق، ضدُّه التكذيب. يقال: آمَنَ به قومٌ وكذَّب به قومٌ، فأَما آمَنْتُه المتعدي فهو ضدُّ أَخَفْتُه.
وفي التنزيل العزيز: وآمَنَهم من خوف. ابن سيده: الأَمْنُ نقيض الخوف، أَمِن فلانٌ يأْمَنُ أَمْناً وأَمَناً؛ حكى هذه الزجاج، وأَمَنةً وأَماناً فهو أَمِنٌ.
والأَمَنةُ الأَمْنُ؛ ومنه: أَمَنةً نُعاساً، وإذ يَغْشاكم النعاسُ أَمَنةً منه، نصَب أَمَنةً لأَنه مفعول له كقولك فعلت ذلك حَذَر الشر؛ قال ذلك الزجاج.

 

emini zıddı havf yani korku demektir.

birisine çok güvenip sırtını yaslıyorsan ona güveniyorsun demektir

yani o emindir ondan zerre korku duymazsın

ama adam hıyanet içinde yalancı ise ondan korkarsın

sırtını dönmezsin sırtından hancerler korkusu yaşarsın

bu emin değildir

 

bütün meselemiz bu emin iman güven üzerine kuruludur

en ufak şeyde bir manava gidersin kasaba gidersin  veya elbise alırsın

eğer kafanda bu adam bana meyvenin çürüğünü verir hemde pahalı verir

bu kasap bana bozuk eti verir bu  kişi bana defolu elbise verir hemde fiyatının kaç katına ise

burda güven yok demektir

nereye gitsen korkarsı ürkersin acaba bozuk mu acapa fazlamı para verdim

 

ama düzgün doğru insanlar hem malın kusurunu söyler hemde gerçek fiyatını asla şüphe duymazsın

bu gün baba oğul anne kız dahi birbirine güvenmez hale geldi

 

emin olun her şey sadakat güven üzerine kuruludur

bu gün evli çiftler eğer eşine güvenmiyor bu mutlaka beni aldatıyor diye güvensizlikte ise dedektif gibi hatasını aramakta ise

o evlilik ölmüştür 

hakiki müminler ne kanarlar ne kandırırlar

sayılarının artması dileği ile.

tabii ahlakın fıtri tarafıda var.

***

 

33- Ebû Hureyre'den rivayet edildiğine göre Allah Resulü şöyle buyurdu:

"Münafığın alâmeti üçtür:

1. Konuştuğunda yalan söyler,

2. Söz verdiğinde sözünden döner,

3. Kendisine bir şey emanet edildiğinde ihanet eder".

tarihinde nogodbutAllah tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Müslümanlar sayfalarca kıvırıp duruyor ama şu sorunun cevabını mertçe, dürüstçe, kıvırmadan dosdoğru verebilen birisi hala çıkmadı:

 

İslam'da kölelik ve cariyelik yasaksa hangi ayete göre köle ve cariye edinenin, alanın, satanın cezası nedir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

muhammed 571 de doğmuş  632 de ölmüş..hicriye göre, miladiye görede  571 de doğmuş ve  634 de ölmüş..

arada 2 yıl yapmazkı? bu nasıl hesaplama??

 

şimdi doğrusunu hesaplıyalıım,  miladiye göre 1 yıl 365 gün yapar..

hicriye göre , 1 yıl 356 gün yapar.

miladi ile hicri arasında 10 gün var.

şimdi hesaplıyalım.

 

2 yılda  10 günden toplam 20 gün   eder.

yani hicriye göre ..muhammed  632 de değil 634 de ölmüş. aradasadece 20 gün fark oluşur.  20 günluk fark önemli  değil.

miladiye görede hicriye görede muhammed  2 yıl fazla yaşamıştır . yani muhammed ölmüş ve tekrar dirilmiştir..

sizce mantıklımı? kendiniz hesaplayın..  

şimdide toplam yıl olarak hesaplıyalım  61 +10 eşittir 610 gün yapar bu hesaba görede.

 

120 gün fazla çıkıyor..... tarihte yanlış o zaman haziran da öldüyse  4 ay fark eder. 

kısaca ne ay neden yıl doğru verilmemiş, ya tarihler yanlış, yada hicri takvime göre  değilde

 farklı bir takvime göre olmuş olması gerekıyor. ne miladi nede hicri takvim dogruyu söylemiyor. 

571 nisanda dogduysa 60 gün yapar peki diğer 60 gün nerden geldi?

 

 

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 12.07.2019 at 08:57, Abdülmalik yazdı:

Atma Şaban. 

Tersine İslam sonrası Araplar köle ticaretinin dibine vurmuşlardır. Aç da tarih oku biraz. Afrika’nın canına okumuşlardır.

 

Neymiş, Araplar köleliğin kaldırılmasını kaldıramazmış da Allah da bu yüzden çekinip bir türlü yasaklayamamış, mantığınızı öpeyim sizin.

 

Muhammedin köleleri..

 

KADIN KÖLELERİ (Cariyeleri)

1-- Emetullah: Sadece hizmetçi olarak gösteriliyor

2-- Ümeyme : Muhammed'in abdest alma işlerine bakıyor

3-- Bereket (Ümm-ü Eymen) : Muhammed'e babasından miras olarak kalmış ve ona dadılık yapmış. Muhammed onu Zeyd b. Harise ile evlendirmiş ve ondan Üsame'yi doğurmuştur. İlginç olan Ümmü Eymen'in Zeyd ile evlendiğinde oldukça yaşlı olmasına rağmen ondan bir çocuk dünyaya getirmesi. Zeyd yaşlı hanımı Ümmü Eymen'den nasıl bir çocuk yaptı anlamak mümkün değil. Çünkü Ümmü Eymen Muhammed'e dadılık yapmış . Muhammed onun için "annemden sonraki annem" demiş. Zeyd Muhammed'in üvey oğlu, Ümmü Eymen'de annesi gibi kabul ettiği baba mirası köle-dadısı. Aradaki yaş farkı had safhada...

4-- Hadra : Hakkıda fazla bilgi yok. Azad edildiği söyleniyor

5-- Huleysa: Muhammed'in hanımı Hafza'nın mevlâsı (bu kelime bazı yerde köle bazı yerde azadlı köle veya hizmetçi, sırdaş, dost vb. anlamlar veriyor)

6-- Havle: Muhammed'in hizmetçisi (evinini süpürüyormuş)

7-- Rezine (veya Ruzeyne): Muhammed'in Hayber'de ganimet olarak esir alıp evlendiği yahudi asıllı eşi Safiyye'ye ait. Birinci sıradaki Emetullah'ın annesi aynı zamanda.

8-- Radva: Hakkında bilgi yok sadece isim olarak geçmiş

9-- Saibe: Bilgi yok..

10--Sedise: Hafza'ya ait olduğu söyleniyor

11--Sellâme : Muhammed'in cariyelerinden Marya'dan olan oğlu İbrahim'e dadılık yapmış

12--Selmâ: Muhammed'in bir defada azad ettiği dört kölesinden birisi. İbn-i Kesir'e göre aile içinde önemli bir yeri varmış. İyi bir ahçıymış ve Muhammed ile çarşıya da çıkarmış. Hakkında geniş bilgi var ama burada yazmaya gerek yok.

13--Şirin el-Kopti: Muhammed'in çocuk yaptığı cariye Marya'nın kızkardeşi. Mısır kralı Muvakkıs tarafından hediye olarak gönderildi. Muhammed de onu ünlü şairi Hasan b. Sabit'e hediye olarak vermiş.

14--Unkûde: Aişe'ye ait bir cariye

15--Meymune bint Sad: Muhammed'in azadlı cariyelerinden. Pek çok hadis rivayet etmiş

16--Meymune bint Uneyse : Muhammed'in azadlı cariyelerinden

17--Dumayra : Muhammed'in bir defada azad ettiği dört kölesinden birisi.

18--Ümm-ü Ayyaş: Muhammed onu Osman ile evlendirdiği kızına vermiş.

19- Meymune b. Ebi Abis: Bilgi yok

20--Marya el-Kopti (zevce cariye): Mısır kralı Muvakkıs tarafından hediye edildi. Muhammed'in zevce-cariyesi ondan bir çocuğu oldu adı İbrahim.

21- Nefise (zevce-cariye): Muhammed bir ara Zeyneb'ten üç aylığına ilişkiyi kesiyor. Üç ay sonra onunla barışınca Zeyneb kendisine bu cariyeyi hediye ediyor. Bu cariyenin güzelliğinden dolayı Muhammed ona "nefis" anlamına gelen "nefise" (yani 'nefis'in dişil olanı) ismi veriyor .Muhammed onu cinsel amaçlı olarakta kullanıyordu.

22- Cemile (zevce-cariye): Bir harpte ganimet olarak hissesine düşüyor ama hangi harp olduğu belli değil imiş (Bence Kureyza esirleri arasındaydı) Muhammed onu da cinsel ihtiyaçları için kullanıyordu. Tarihçiler bu konuda ittifak etmişlerdir.

Not 1: Kureyza baskınında Muhammed Kureyza kabilesinin erkeklerinin boyunlarını vurdurmuş kadınlarınıda esir almıştı. Muhammed'in payına 1/5 humus hissesi olarak 150-200 civarında kadın ve çocuk ganimet olarak düşmüş Muhammed de onları Şam esir pazarında sattırıp onların parasıyla savaş için at ve silah almıştır. (Not: Anneler ve çocukları ayrı ayrı satılmış ve çocuklar hem annesiz bırakılmış hem de köle olarak meçhul bir yaşama itilmiştir; akîbetleri bilinmemektedir. Zannımca ufak yaştaki kız çocukları yeni sahiplerinin cinsel istismarına uğramıştır.)

Not 2: Kureyza'da esir alınan Reyhane'yi bu listeye dahil etmedim çünkü onu Muhammed'in hanımları listesine ekleyeceğim. Tabii Reyhane'nin cariye olarak m kaldığı yoksa Muhammed'in hanımı mı olduğu daima tartışmalı bir konu olmuştur. Prof. Celal Yeniçeri onu zevce-cariye olarak değerlendirmiş.


ERKEK KÖLELERİ

1-- Usâme: Zeyd'in oğlu. Bu listeye dahil edilmeyebilir. (Prof. Celal Yeniçeri almış) tabii Zeyd yaşlı hanımı Ümmü Eymen'den nasl bu çocuğu yaptı anlamak mümkün değil. Muhammed son günlerinde Usame'yi islam orduları başkomutanlığına getirdiğinde yaşı 18-19 idi.

2-- Eslem: Gazvelerde Muhammed'in eşyalarını taşıyormuş.

3-- Enese b. Ziyad: Bedir ve Uhud harbinde Muhammed'in mevlası olarak yer almış

4-- Eymen : Ümmü Eymen'in oğlu Usame'nin anadan bir kardeşi .Muhammed'in abdest suyunu hazırlarmış. Hüneyn savaşında ölmüş

5-- Bâzam : Bilgi yok. Adı Tahman olarak da geçiyormuş

6-- Sevbân: Seferde olsun pazarda olsun Muhammed'in yanından hiç ayrılmazmış. Daha sonra Humus şehirne yerleşmiş ve Hicri 54 yılında orada vefat etmiş.

7-- Huneyn: O da Muhammed'in abdest alma işlerine yardımcı olur ve su temin edermiş. Ondan kalan suyu da sahabeye takdim edermiş.

8-- Zekvân: Bilgi yok..

9-- Râfi (Ebu Râfi): Muhammed'in Benü Nadir arazilerindeki kahyası olarak görev yapmış.MuhammedE turfanda meyve ve zebzeyi buradan o getirirmiş

10- Rebâh: Muhammed'i ziyaret edenlerle ilgilenirmiş.

11- Ruveyfa: Kendisi hakkında bilgi yok.

12- Zeyd b. Harise: Çok aşina olduğumuz bir isim. Kuran'da bile ismi geçiyor. Muhammed'in hanımı Zeyneb'i aldıktan sonra sürekli komutan olarak sefere çıkarttığı eski kölesi, sonraki üvey oğlu ve başkumandanı

13-- Zeyd Ebu Yesâr : Bilgi yok

14-- Sefîne: Muhammed'n hanımı Ümmü Seleme'nin kölesi. Asıl adı Mehran. Muhammed'e hizmet etmesi şartı ile Ümmü Seleme onu azad etmiş. Gazve ve seriyyelerde eşyaları onun sırtına yüklerlermiş.

15-- Selmanu'l Farisi: Muhammed onu ehl-i beytine dahil etmiş. Hendek savaşında hendek kazılması önerisi ondan gelir. Oldukça ünlü bir isimdir. Heryerde detaylı bilgi bulabilrisiniz.

16-- Şakrân : Muhammed'e babasından miras olarak kalmıştır. Mureysi (Ben-i Mustalık) gavzesinde elde edilen ganimetlerden yolda dökülenleri toplamakla görevlendirilmiş.

17-- Dumayra: Cahilliye öneminde köle yapılmış. Muhammed onu satın alıp azad etmiş.

18-- Tahmân (Mervan): Muhammed'in Hayber'deki arazilerine bakan kahya-kölesi

19-- Ubeyd: Bilgi yok

20-- Fadâle Yemani: İsmi İbn Hazm tarafından halife II. Ömer için hazırlanan listede geçiyormuş.

21-- Kafîz: Bilgi yok

22-- Kirkere: Savaşlarda Muhammed'in eşyalarını taşıyormuş. Ganimetlerden elbise çaldığı için Muhammed trafından cehennemlik olarak etiketlenmiş.Sahih hadis kaynaklarında geçer bu olay.

23-- Keysan: Muhammed'in azadlı kölesi. Muhammed onu azad ettikten sonra mevlası olarak zekattan bir şe yiyemeyeceğini söylemiş.

24-- Mebur el-Kopti: Mısır kralı Mukavkısın Muhammed'e hediye ettiği 3 kardeşten erkek olanı.

25-- Midam: Hayber ganimetlerinden mal aşırması nedeni ile Muhammed tarafından ölüm cezasına çarptırılmış ve cezası infaz edilmiştir.

26-- Nâfi: Bilgi yok

27-- Nufay: Cemel ve Sıffın harplerine katıldığı söyleniyor ama Muhammed'in yanındaki pozisyonu belli değil.

28-- Vâkıd: Bilgi yok

29-- Hürmüz Ebû Keysân: Bedr savaşına katılmış. Muhammed onu azad etmiş ve zekat malından yiyemeyeceğini söylemiş

30-- Hişâm: Bilgi yok

31- Yesâr: Gatafan ve Süleym harbi sırasında Muhammed'in eline geçmiş. Güzel namaz kıldığı için Muhammed onu azad etti. Muhammed'in zekat sürülerinin çobanlığını yapıyordu. Ureyne kabilesinden bazı kimseler tarafından gözleri oyularak vahşice öldürülmüş daha sonra da Muhammed onlara misilleme olarak aynı işleme taabi tutmuştur. (Not: Maide 33 ayetinin bu olay nedeni ile indiği (!) söylenir)

32-- Ebû el-Hamrâ: Muhammed'in hizmetçisi olarak geçiyor ama ne hizmetinde bulunduğu belirtilmiyor.

33-- Ebû Seleme: Muhammed'in çobanı

34-- Ebû Safiyye : Bilgi yok

35- Ebû Dumayra: Daha önce adı geçen Dumayra'nın babası. Cahilliye döneminde köle yapılmış ve daha sonra Muhammed tarafından satın alınmıştır.Muhammed daha sonra onu ehl-i beytine almıştır.

36- Ebû Ubeyde : Azadlı köle. Ahçılık yapıyormuş

37-- Ebû Asîb: Azadlı köle olarak geçiyor.

38-- Ebû Kebşe Süleym el-Enmârî: Uhud ve sonraki diğer harplere katılmış. Muhammed'den çokca hadis rivayet etmiş.

39-- Ebû Muveyhibe: Ben-i Mustalık gazvesinde Aişe'nin devesini sürenlerden. Zannımca o da Aişe'nin kölesi idi. Muhammed onu daha sonra azad etmiştir.

Hürlerden hizmetçileri

1--Enes b. Malik 2--Esla b. Şerîk 3--Esma b. Harise 4--Bukeyra 5--Bilal b. Rebâh el Habeşî 6--Habbe ve Sevâ 7--Zu-Mıhmar 8--Rabî'a b. Ka'b el-Eslemi 9--Sa'd 10--Abdullah Revâha 11--Abdullah b. Mesûd 12--Ukbe b. Âmir 13--Kays b. Sa'd 14--Mugîra b. Şu'be 15--Mikdâd b. Esved 16--Mûhacir 17--Ebu's-Sehm 18- Ebu Bekr : İlginç ama İbn Kesir onu da Muhammed'in hizmetçisi olarak göstermiş

Toplam: 22+ 39+18 =79 köle

Bu konuda en geniş bilgi İbn Seyyidi'n-Nas (Seyiddünnas)'da. Toplam 53 erkek köle 15 cariye ve 18 sahabelerden hür hizmetçi ismi geçiyormuş. (Bu bilgi Arif Tekin'de geçiyor) İbn-i Kesir'in (el-sira) siretinde de Muhammed'in kölelerinin 40 kadarınının ismi hayat hikayesi dahil verilmekteymiş. İbnu'l Kayyum da ise 45 köle ismi geçiyormuş. İbn Sad (ö. 230) ise sadece 17 köleden bahsediyormuş. Ayrıca; Hammâd (ö 267 h. )---Teriketû'n Nebi Hakim-Müstedrek Moğultay-el-İşare İbnu'l Cevzi-Telkih bu konuda kaynaklar arasında.

 

 

 

http://www.sonpeygamber.info/insan-haklari-acisindan-hz-peygamber-in-kolelige-dair-uygulamalari

 

bütün bunların hepsi azat edilmiştir. 

 

bu kişiler azat olunca hepsi değişik görevlerde bulundular bunlardan sadece bir kaçı

 

Ebu Kebşe: Peygamberin devesine nöbetleşerek bindiler . Şimdi soruyorum sana senin anladığın bir kölelik midir bu ? 

 

bu kşiler ya ordu komutanı olmuş yada hadis rivayet eden kuranı anlatan bir öğretmen olmuşlar 

 

 

anlamadığınız kısım bu sizin kölelik Dünyada uygulanan kölelikten farklıdır.

 

Bugünkü manada ev işlerini yapan işçilik statüsüne sokulmuştur. ,,Zaten zamanı gelincede azat edilmiştir.

 

 

Bak ben sana bir sürü örnek vereyim 

 

Vali ve İdareciler :

https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-ebu-bekre

 

https://islamansiklopedisi.org.tr/musa-b-nusayr

 

 

...

...

 

daha çoğaltabilirim istersen 

 

 

 

bunlarda mürşit ve öğretmenler köleyken azat edilip toplumun en ileri olan kişileri ,,

 

/

 

https://islamansiklopedisi.org.tr/zeyd-b-eslem

 

https://islamansiklopedisi.org.tr/amr-b-ubeyd

 

https://islamansiklopedisi.org.tr/arec-humeyd-b-kays

 

https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-hanife

 

https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-cureyc

 

https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-ishak

 

https://islamansiklopedisi.org.tr/yezid-b-ebu-habib

 

 

eğer istiyorsan bu sayıları daha arttırabilirim 

 

teker teker anlatıyorum

 

köleliği İslam getirmedi,

 

Köleliğin kaynaklarını kurutarak sadece mütekabiliyet gereği düşman o şekilde uyguluyor diye savaşa indirgedi

 

kölelik sosyolojik bir olgudur kaldırdım deyince kalkmaz

 

Amerikada kölelik kaldırılınca köleler  tutunamadı efendilerinin yanına döndü çünkü özgürlüğünden ayrı kalan bir kişinin birden bire özgür olduktan sonra sosyal hayatta tutunabilmesi kolay değildir. 

 İslam köleliği Dünyadaki bilindik kölelik gibi uygulamadı , eski köleliğe dair geleneği yıktı, sofrasına köleyi oturttu, yediğinden yedirdi,giydiğinden giydirdi, günümüzdeki ev ihtiyaçlarını gören bahçe ihtiyaçlarını gören işçilik statüsüne soktu

İslam azat ederek ve elindeki köleleri sosyal hayata hazırlayarak eritti

 

Köle kökenli insanlardan devlet memuru,vali,komutanlar, öğretmenler çıktı 

 

 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 12.07.2019 at 02:00, sağduyu yazdı:

İslam köleliği onaylayan, meşrulaştıran bir dindir, bu o kadar açık ki, bunu tartışmak bile abes aslında.

 

Nur 33. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın. 

 

Mukatebe, köle veya câriyenin bir bedel karşılığında hürriyetini elde edebilmesi için efendisiyle anlaşmasını ifade eder.

 

Ayete göre sahibi ile köle arasında mukatebe yapmanın birinci şartı sahibinin kölede bir hayır görmesidir yani iş tamamen sahibin keyfine bırakılmıştır. Eğer sahibin keyfi olursa ve kölede bir hayır görürse köle hürriyetini kazanmak için sahibine belli bir ücret ödemek zorundadır.

 

Nisa 92. Bir mü’minin bir mü’mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü’min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir.

 

Bu ayete göre ise kölelin müslüman olması bile kölelikten kurtulmasına yeterli değil. Ancak sahibi yanlışlıkla başka bir müslümanı öldürecek ki hür oalbilsin, o da diğer müslüman köleler arasından şans kendisine gülerse.

 

Sırf bu iki ayet bile bunun apaçık bir kanıtıdır. Köle azat etme işi de İslam'ın köleliğe karşı olmasından değil, yanlış yapan müslümanları cezalandırmaktır yani köle azat etmek bir cezalandırma yoludur. Köleliği kabul etmeyen bir sistemde köle azat etme diye bir şey olmaz, ancak köleliği kabul eden bir sistemde azat etme diye bir metod olur. Köleliğe karşı olan bir sistem insanların hürriyetini şartlara bağlamaz, müslümanların hata yapmasını beklemez, bir cezalandırma metodu olarak kullanmaz, direkt kölelik yasaktır der, köle edinene de, alıp satana da, ticaretini yapana da, insanları köleleştirenlere de en ağır cezaları verir.

 

1. Kuran'da kölelik ve cariyelik yasaktır diye bir ayet var mı?

2. Köle ve cariye edinenlere, alıp satanlara, ticaretini yapanlara ceza verilmesini söyleyen bir ayet var mı?

 

Laf salatasını, goygoyu bırakıp bize bu ayetleri gösterin, gösteremiyorsanız bari dürüstçe, mertçe evet, islam köleliği onaylar deyin gitsin. Ne kıvırıp duruyorsunuz?

 

 

Mukatebeye basit bir örnek

 

Selman-ı Farisi:

 

Köle olduğu için Bedir ve Uhuda katılamadı. Peygamber Mukatebe yapmasını söyledi efendisiyle . 300 hurma fidanı dikmek ve 40 okiyye borçlandı.

 

efendisi bir yahudiydi

 

Peygamber hurma ağacı dikiminde bizzat bulundu 

 

Ashabın diğer kısmıda yardım etti 

 

ve azat oldu 

 

sonra 

 

Hendek savaşında hendek kazılma fikri kendisinden çıktı 

 

birçok savaşta bulundu 

 

Taif fethinde mancılık kullanmak gene selmanın fikriydi 

 

Hz.Ömer zamanında Medaine Vali oldu 

 

Birçok savaşta da ordu komutanlığı yaptı

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 12.07.2019 at 11:31, sağduyu yazdı:

 

Bu iki sorunun cevabı yukarıda falan yok, bol bol laf salatası var, lafı dolandırma var. Bana köleliği net ve kesin bir şekilde yasaklayan ve köle edinene, alıp satana ne gibi bir yaptırım, ceza uygulacağına dair net bir ayet getir.

 

Neredeyse İslam şeriatı uygulanan tüm İslam ülkeleri köleliği ancak batının zorlaması 70-80 yıl öce kaldırmak zorunda kalmış, sen hala Ömer dönemi falan diye sallıyorsun.

 

Tevbe 60. Muhakkak ki; sadaka, Allah'tan bir farz olarak fakirler ve miskinler (yoksullar) ve memurlar (zekât toplayıcılar) içindir. Ve kalpleri (İslâm'a) ısındırılacak olanlara ve kölelere (harcamaya) ve borçlulara ve Allah yolunda (olanlara) ve yolculara aittir. Ve Allah, bilendir, hüküm sahibidir.

 

Söyle bakalım bu ayetin uygulamasıyla nasıl kölelik kalkacak? Bu ayet zaten köleliği meşrulaştıran, onaylayan bir ayet. Sen hiç bir çağdaş, insan haklarını ve özgürlüklerini dayanak alan bir anayasada köle lafının geçtiğini gördün mü? Mesela Türk devletinin anayasasında köle kelimesi geçiyor mu? Toplanan vergilerin bir kısmı kölelere harcanacaktır diye bir ifade var mı? Bir anayasada, bir kanun hükmünde köle kelimesi geçse geçse ancak şu şekilde geçer, kölelik yasaktır, köle edinene, alıp satana şu cezalar uygulanır diye geçer.

 

Köle azat etme diye bir şey ancak köleliği onaylayan sistemlerde olur, bu sadece İslam'a mahsus bir şey değil, köleliğin kabul edildiği, yasal olduğu her sistemde vardır köle azat etme olgusu.

 

Diyelim ben bir müslümanım, gittim bir yerden 10 adet erkek köle, 10 adet cariye satın aldım, bunları çeşitli işlerde çalıştırıyorum, ayrıca cariyeleri de cinsel ihtiyaçlarım için kullanıyorum. Bu uygulamama Kuran ne diyor? Bunu yapmamı yasaklayan net ve kesin bir ayet var mı, varsa bana hangi ceza uygulanacak? Ayet getir, laf salatası değil.

teker teker anlatıyorum

 

köleliği İslam getirmedi,

 

Köleliğin kaynaklarını kurutarak sadece mütekabiliyet gereği düşman o şekilde uyguluyor diye savaşa indirgedi

 

kölelik sosyolojik bir olgudur kaldırdım deyince kalkmaz

 

Amerikada kölelik kaldırılınca köleler  tutunamadı efendilerinin yanına döndü çünkü özgürlüğünden ayrı kalan bir kişinin birden bire özgür olduktan sonra sosyal hayatta tutunabilmesi kolay değildir. 

 İslam köleliği Dünyadaki bilindik kölelik gibi uygulamadı , eski köleliğe dair geleneği yıktı, sofrasına köleyi oturttu, yediğinden yedirdi,giydiğinden giydirdi, günümüzdeki ev ihtiyaçlarını gören bahçe ihtiyaçlarını gören işçilik statüsüne soktu

İslam azat ederek ve elindeki köleleri sosyal hayata hazırlayarak eritti

 

Köle kökenli insanlardan devlet memuru,vali,komutanlar, öğretmenler çıktı 

 

 

Tevbe 60.sure ile kölelik nasıl bitirildi

 

Peygamber ve Dört halife döneminde zekatı devlet toplardı

 

zekat gelirleri aynı zamanda devlet gelirleriydi

 

Tevbe suresi 60.ayette zekatın kimlere verileceği sayılıyor , sekiz grup sayılıyor

 

bunlardan biri de köleler. Hürriyetlerine kavuşması için 

 

Devlet topladığı vergi gelirlerinin  büyük bir kısmını kölelere ayırarak onlara veriyordu ve hürriyetlerine kavuşturuyordu 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, Kindi said:

 

 

Mukatebeye basit bir örnek

 

Selman-ı Farisi:

 

Köle olduğu için Bedir ve Uhuda katılamadı. Peygamber Mukatebe yapmasını söyledi efendisiyle . 300 hurma fidanı dikmek ve 40 okiyye borçlandı.

 

efendisi bir yahudiydi

 

Peygamber hurma ağacı dikiminde bizzat bulundu 

 

Ashabın diğer kısmıda yardım etti 

 

ve azat oldu 

 

sonra 

 

Hendek savaşında hendek kazılma fikri kendisinden çıktı 

 

birçok savaşta bulundu 

 

Taif fethinde mancılık kullanmak gene selmanın fikriydi 

 

Hz.Ömer zamanında Medaine Vali oldu 

 

Birçok savaşta da ordu komutanlığı yaptı

 

 

 

Ne anlattın şimdi sen? Yani kölelik ve mukatebe iyi bir şeydir demeye mi çalışıyorsun?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, Kindi said:

teker teker anlatıyorum

 

köleliği İslam getirmedi,

 

 

Teker teker anlatıyorum demişsin ama cevap veremeyeceğin kısımları direkt pas geçmişsin, kvırırabileceğini sandığın kısımlara cevap vermeyi yeğlemişsin.

 

Köleliği İslam'ın getirdiğini söyleyen mi var da ikide bir köleliği islam getirmedi deyip duruyorsunuz?

 

1 hour ago, Kindi said:

Köleliğin kaynaklarını kurutarak sadece mütekabiliyet gereği düşman o şekilde uyguluyor diye savaşa indirgedi

 

kölelik sosyolojik bir olgudur kaldırdım deyince kalkmaz

 

Amerikada kölelik kaldırılınca köleler  tutunamadı efendilerinin yanına döndü çünkü özgürlüğünden ayrı kalan bir kişinin birden bire özgür olduktan sonra sosyal hayatta tutunabilmesi kolay değildir. 

 İslam köleliği Dünyadaki bilindik kölelik gibi uygulamadı , eski köleliğe dair geleneği yıktı, sofrasına köleyi oturttu, yediğinden yedirdi,giydiğinden giydirdi, günümüzdeki ev ihtiyaçlarını gören bahçe ihtiyaçlarını gören işçilik statüsüne soktu

İslam azat ederek ve elindeki köleleri sosyal hayata hazırlayarak eritti

 

Köle kökenli insanlardan devlet memuru,vali,komutanlar, öğretmenler çıktı  

 

Yani diyorsun ki, İslam köleliği sistematik halde geldi, düzenledi, iyileştirdi, insancıl halde getirdi.

 

1 hour ago, Kindi said:

Tevbe 60.sure ile kölelik nasıl bitirildi

 

Peygamber ve Dört halife döneminde zekatı devlet toplardı

 

zekat gelirleri aynı zamanda devlet gelirleriydi

 

Tevbe suresi 60.ayette zekatın kimlere verileceği sayılıyor , sekiz grup sayılıyor

 

bunlardan biri de köleler. Hürriyetlerine kavuşması için 

 

Devlet topladığı vergi gelirlerinin  büyük bir kısmını kölelere ayırarak onlara veriyordu ve hürriyetlerine kavuşturuyordu 

 

Kölelere bir miktar sadaka vermek köleliği bitirmek mi oluyor? Bu olsa olsa kölelere köle olduğunu kabul ettirip statünün sürdürülmesini sağlamak için alınmış bir önlem olur. Kuran köleye sadaka verilmesini tavsiye etmek yerine neden köleye özgürlüğünü ve köle olduğu zaman boyunca çalışması karşılığı hak kazandığı ücretin sahibinden alınıp köleye verilmesini emretmemiş, ha? Köleyi yıllarca çalıştır, hem maddi hem manevi sömür, sonra da bir miktar sadaka ile vicdan rahatlar, ne güzel iş! Bir de utanmadan yıllarca emeğini sömürdüğün, özgürlüğünü gasp ettiğin köleden özgürlüğüne kavuşması için bir de ücret iste. Böyle aşağılık, rezil bir uygulamanın neresini hangi mantıkla savunabiliyorsun, anlamak mümkün değil.

 

Nur 33. Ellerinizin altında malik olduklarınızdan (kölelerinizden, cariyelerinizden) yazılı antlaşma (mukatebe yapmak: para kazanıp, bedelini ödeyerek azad olmak) isteyenlere, eğer onlarda hayır olduğunu bilirseniz, o zaman yazılı antlaşma (mukatebe) yapınız.

 

Şimdi bu ayete göre köle ile mukatebe yapmanın ilk şartı nedir? Bu ilk şart sağlandıktan sonra köle özgürlüğüne kavuşmak için ne yapmalıdır?

 

Kuran'da köle ve cariye edinene, alana ve satana hangi ayete göre nasıl bir ceza verilmesi emrediliyor? Bir de bu sorunun cevabını alayım.

 

Şimdi bir müslüman gitti, bir yerden 4 erkek köle, 5 adet de cariye satın aldı, bunları çeşitli işlerinde çalıştırdı, aynı zamanda da cariyeleri cinsel ihtiyaçları için kullandı. Söyle bakalım, hangi ayete göre bana bu yasak, cezası da şu diyeceksin?

 

Hemen cevap vermeden şu ayetleri de göz önünde bulundur, bakalım Allah'ın helal kıldığını haram kılma cesareti gösterebilecek misin? Kuran'da açık açık kölelik haramdır yazmadığına göre sen haramdır diyebilecek misin?

 

 Nahl/116. Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.

 

Maide 87. Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah’ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.

 

Al, bunlara tek tek cevap ver, verebilirsen.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, sağduyu yazdı:

 

Teker teker anlatıyorum demişsin ama cevap veremeyeceğin kısımları direkt pas geçmişsin, kvırırabileceğini sandığın kısımlara cevap vermeyi yeğlemişsin.

 

Köleliği İslam'ın getirdiğini söyleyen mi var da ikide bir köleliği islam getirmedi deyip duruyorsunuz?

 

 

Yani diyorsun ki, İslam köleliği sistematik halde geldi, düzenledi, iyileştirdi, insancıl halde getirdi.

 

 

Kölelere bir miktar sadaka vermek köleliği bitirmek mi oluyor? Bu olsa olsa kölelere köle olduğunu kabul ettirip statünün sürdürülmesini sağlamak için alınmış bir önlem olur. Kuran köleye sadaka verilmesini tavsiye etmek yerine neden köleye özgürlüğünü ve köle olduğu zaman boyunca çalışması karşılığı hak kazandığı ücretin sahibinden alınıp köleye verilmesini emretmemiş, ha? Köleyi yıllarca çalıştır, hem maddi hem manevi sömür, sonra da bir miktar sadaka ile vicdan rahatlar, ne güzel iş! Bir de utanmadan yıllarca emeğini sömürdüğün, özgürlüğünü gasp ettiğin köleden özgürlüğüne kavuşması için bir de ücret iste. Böyle aşağılık, rezil bir uygulamanın neresini hangi mantıkla savunabiliyorsun, anlamak mümkün değil.

 

Nur 33. Ellerinizin altında malik olduklarınızdan (kölelerinizden, cariyelerinizden) yazılı antlaşma (mukatebe yapmak: para kazanıp, bedelini ödeyerek azad olmak) isteyenlere, eğer onlarda hayır olduğunu bilirseniz, o zaman yazılı antlaşma (mukatebe) yapınız.

 

Şimdi bu ayete göre köle ile mukatebe yapmanın ilk şartı nedir? Bu ilk şart sağlandıktan sonra köle özgürlüğüne kavuşmak için ne yapmalıdır?

 

Kuran'da köle ve cariye edinene, alana ve satana hangi ayete göre nasıl bir ceza verilmesi emrediliyor? Bir de bu sorunun cevabını alayım.

 

Şimdi bir müslüman gitti, bir yerden 4 erkek köle, 5 adet de cariye satın aldı, bunları çeşitli işlerinde çalıştırdı, aynı zamanda da cariyeleri cinsel ihtiyaçları için kullandı. Söyle bakalım, hangi ayete göre bana bu yasak, cezası da şu diyeceksin?

 

Hemen cevap vermeden şu ayetleri de göz önünde bulundur, bakalım Allah'ın helal kıldığını haram kılma cesareti gösterebilecek misin? Kuran'da açık açık kölelik haramdır yazmadığına göre sen haramdır diyebilecek misin?

 

 Nahl/116. Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.

 

Maide 87. Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah’ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.

 

Al, bunlara tek tek cevap ver, verebilirsen.

 

1-  Tevbe 60 köleye sadaka vermek değil kölenin hürriyetine kavuşması için zekat gelirlerini devletin kölenin efendilerine verip köleyi özgürleştirmesi

 

2-mukatebe yapmak ta köle efendisine teklif ediyor efendisi ise kabul etmek zorunda, köle ile efendi bir bedel üzerinde anlaşıyorlar daha sonra köle hür oluyor , hür iken çalışarak parayı ödüyor taksitle 

 

3- Köle ticareti yasaktır Peygamber döneminde bunun uygulaması yoktur

 

4- Kuranda açık açık sigara haram diye yazmaz, kuranda açık açık yılan eti haramdır diye de yazmaz ,bir şeyin haram olup olmaması sadece Kuranda yazmasına bağlı değildir. Kuranda Kartal eti haram diye açıkça yazmaz ama Kartal eti haramdır.  Kuran dışında hadisler, icma ve kıyas yoluylada içtihatçılar haram ve helal hükmü çıkarır.  Kaldı ki kölelik Savaş durumunda her zaman mütekabiliyet gereği uygulanacağı  vardır. Bu hüküm hadis icma ve kıyas yoluyla açıktır.

 

5- Yukarıdaki yazımı tekrar oku yaklaşık 10 küsür azat yöntemini Kuran ve hadisle anlattım 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 minute ago, Kindi said:

 

1-  Tevbe 60 köleye sadaka vermek değil kölenin hürriyetine kavuşması için zekat gelirlerini devletin kölenin efendilerine verip köleyi özgürleştirmesi

 

 

İşe bak, herif hem köleyi özgürlüğünden mahrum edecek, hem yıllarca emeğini sömürecek, bir de kölenin özgürlüğü için ücret mi talep edecek? Sen olaya köle açısından değil, köle sahipleri açısından bakmaya şartlandırılmışsın.

 

Bir devlet neden köle sahiplerine köleleri özgür bırakması için ödeme yapar ki? Asıl ödeme yapması gerekenler köle sahipleri değil mi? Kölenin özgürlüğü gasp eden, köleyi sömüren köle sahipleri değil mi? Asıl ödeme yapması gerekenler köle sahipleri değil mi? Olaya bu açıdan bakmak hiç aklına gelmiyor, değil mi?

 

8 minutes ago, Kindi said:

2-mukatebe yapmak ta köle efendisine teklif ediyor efendisi ise kabul etmek zorunda, köle ile efendi bir bedel üzerinde anlaşıyorlar daha sonra köle hür oluyor , hür iken çalışarak parayı ödüyor taksitle 

 

Nur 33. Ellerinizin altında malik olduklarınızdan (kölelerinizden, cariyelerinizden) yazılı antlaşma (mukatebe yapmak: para kazanıp, bedelini ödeyerek azad olmak) isteyenlere, eğer onlarda hayır olduğunu bilirseniz, o zaman yazılı antlaşma (mukatebe) yapınız.

 

Senin okuduğunu anlama yeteneğin yok mu? Kalınlaştırdığım kısma bak, ne yazıyor orada? Okulda Türkçe dersinde şart cümlesi, özne diye bir şey görmedin mi? Ayet " eğer onlarda bir hayır bilirseniz" diye bir şart koymuşken sen hangi mantıkla kölenin sahibi kabul etmek zorunda diyebiliyorsun?

 

Bir de bana şunu anlat, bir köle neden sahibine özgürlüğü için bir bedel ödemek zorunda? Hani islam köleliği kaldırmıştı? Köleliği kaldıran İslam neden kölenin özgürlüğü için bedel ödemesi gerektiğini söylüyor?

 

15 minutes ago, Kindi said:

3- Köle ticareti yasaktır Peygamber döneminde bunun uygulaması yoktur

 

Bakalım, öyle mi?

 

Abdülmecid İBnu Vehb anlatıyor: "Bana, el-Addâ' İbnu Hâlid (radıyallahu anh): "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bana yazdığı bir mektubu sana okuyayım mı?" dedi. Ben: "Memnuniyetle!" deyince bir mektup çıkardı. Mektupta şunlar yazılı idi: "Bu, el-Addâ İbnu Hâlid İbni Zehve'nin Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)'den satın aldığı şeyi tevsik eder. el-Addâ ondan bir köle veya cariye satın aldı. Kölede, ne herhangi bir hastalık, ne (zina, hırsızlık, kaçma gibi) bir düşkünlük ne de (satışını gayr-ı meşru kılan hürr asıllı bulunmak, emânet ve rehin olarak verilmiş olmak gibi) haramlık yoktur. Bu Müslümanın Müslümana satışıdır."

Tirmizî, Büyû 8, (1216); Buhârî, senetsiz olarak kaydetmiştir. (Büyû, 19); İbnu Mâce, Ticarât 47, (2251).

 

Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bana, kardeş iki köle hediye etti. Bunlardan birini sattım. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir ara sordu: "Köleler ne yapıyorlar?" Ben durumu söyledim. Bunun üzerine bana: "Satışı boz, satışı boz" buyurdu."

Tirmizî, Büyû 52, (1284); İbnu Mâce 46, (2249).

 

İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şöyle söylediğini işittim: "Kim döllemesi yapılmış bir hurmalık satarsa (bir başka rivayette satın alırsa) bunun meyvesi satana aittir. Satın alan kendisinin olacak diye şart koşmuşsa o haric (bu durumda meyve müşterinindir). Kim de bir köle satarsa, kölenin malı satanındır, burda da satın alan "benim olacak" diye şart koşmuşsa o hariç, bu takdirde kölenin malı varsa müşterinin olur."
Buhârî, Büyü 90, 92, Şürb 17, Şürüt 2; Müslim, Büyü 77, (1543); Muvatta, Büyü 9 (2, 617); Tirmizi, Büyü 25, (1244); Ebu Dâvud, İcâre 44, (3433, 4434); Nesâî, Büyü 75, (7, 296).

 

İmran İbnu Husayn radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir adam, öleceği sıra, kendine ait altı köleyi azad etti. Onlardan başka malı da yoktu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm onları çağırdı. Onları üç gruba ayırdı, sonra aralarında kur'a çekti. İkisini azad etti. dördünü köle olarak bıraktı. Adamı da şiddetle azarladı."

Müslim, Eyman 56, (1668); Muvatta, Itk 3, (2, 774); Tirmizi, Ahkam 27, (1364); Ebu Davud, Itk 10, (3958- 3961); Nesai, Cenaiz 65, (4, 64).

 

Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

 

"Biriniz bir kadınla evlenir veya bir köle satın alırsa şöyle dua etsin: "Allahım, ben bunun hayırlı olmasını ve hayırlı bir yaratılış üzere olmasını diliyorum. Onun şerrinden ve şerli bir tabiat üzere olmasından sana sığınıyorum.
Eğer bir deve satın alırsa, eliyle hörgücünün üstenden tutup aynı şeyi söylesin."
Ebu Dâvud, Nikâh 46, (2160).

 

Hz. Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Hz. Ali radıyallahu anh'ı humusu (ganimetin beşte birini) almak üzere Halid'e gönderdi. Halid radıyallahu anh, humusu ona verdi. ali, ondan (kendine) bir cariye seçti. Ali, geceleyin gusül yapmış olarak sabahha erdi. Ali'ye kızmıştım. Halid radıyallahu anh'a:
"Şunu görmüyor musun?" diye söylendim. Sonra da Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a gelince durumu anlattım.
"Ey Büreyde! buyurdular, sen Ali'ye kızıyor musun?"
"Evet!" dedim.
"Kızma! buyurdular, zira onun humustaki hissesi aldığından fazladır." (Ondan sonra Ali en çok sevdiğim insan oldu.)"
Buhari, Megazi, 61.

 

Bunlar benim bulabildiklerim, kimbilir daha neler vardır? Bir de kayıda geçmeyenleri düşün.

 

Ha bir de Marya ile Şirin hikayesi var, onları da anlatayım mı?

 

25 minutes ago, Kindi said:

4- Kuranda açık açık sigara haram diye yazmaz, kuranda açık açık yılan eti haramdır diye de yazmaz ,bir şeyin haram olup olmaması sadece Kuranda yazmasına bağlı değildir. Kuranda Kartal eti haram diye açıkça yazmaz ama Kartal eti haramdır.  Kuran dışında hadisler, icma ve kıyas yoluylada içtihatçılar haram ve helal hükmü çıkarır.  Kaldı ki kölelik Savaş durumunda her zaman mütekabiliyet gereği uygulanacağı  vardır. Bu hüküm hadis icma ve kıyas yoluyla açıktır.

 

Yani şuna kısaca yok böyle bir ayet desene, ne kıvırıp duruyorsun? Bir de kölelik ve cariyelik gibi insanlığın ayıbı olan bir uygulama ile sigara içmek arasında bağlantı kurman çok komik oluyor. Domuz eti yemek haramdır gibi insanlık için hayati(!) bir konuya el atan Kuran nedense kölelik ve cariyelik haramdır dememiş. Herhalde kölelik ve cariyelik konusunun domuz eti gibi hayati(!) konu yanında pek önemli bir şey olmadığını düşünmüş.

 

29 minutes ago, Kindi said:

5- Yukarıdaki yazımı tekrar oku yaklaşık 10 küsür azat yöntemini Kuran ve hadisle anlattım 

 

Azat yöntemi kölelik olan sistemlerde olur, bunu icat eden İslam değil, kölelik olan her toplumda azat diye bir müessese var. Kölen olacak ki azat edesin.

 

Bu arada aşağıdaki kısmı pas geçmişsin:

 

Şimdi bir müslüman gitti, bir yerden 4 erkek köle, 5 adet de cariye satın aldı, bunları çeşitli işlerinde çalıştırdı, aynı zamanda da cariyeleri cinsel ihtiyaçları için kullandı. Söyle bakalım, hangi ayete göre bana bu yasak, cezası da şu diyeceksin?

 

Hemen cevap vermeden şu ayetleri de göz önünde bulundur, bakalım Allah'ın helal kıldığını haram kılma cesareti gösterebilecek misin? Kuran'da açık açık kölelik haramdır yazmadığına göre sen haramdır diyebilecek misin?

 

 Nahl/116. Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.

 

Maide 87. Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah’ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
48 minutes ago, Kindi said:

3- Köle ticareti yasaktır Peygamber döneminde bunun uygulaması yoktur

 

Bu Muhammed için doğru olabilir, onun köle satın almasına gerek kalmamış.

 

Katâde (rahimehullah) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) gazveye bizzat iştirak edince, onun sehm-i safıyy denen riyaset hissesi olurdu. Bu hisseyi, taksimden önce köle, câriye, at gibi ganimete dahil mallardan dilediğinden alırdı. Safıyye validemiz de işte bu hissedendi. Gazveye bizzat iştirak etmediği takdirde bu hisse gıyabında ayrılırdı, ancak bu durumda seçme hakkı yoktu (ne ayrılmışsa onu kabul ederdi.)"
Ebu Dâvud, Harâc 21, (2993).

 

Görüldüğü gibi etrafa saldırdığı kabilelerden yeteri kadar köle ve cariye onun hesabına işlenmiş. Hatta iki karısını da  bu uygulama sayesinde elde etmiş.

 

Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Beni'l-Mustalik'ten Cüveyriye Bintu'l-Hâris, Sâbit İbnu Kays İbni Şemmâs radıyallahu anh'ın hissesine düşmüştü (esaretten kurtulmak için mukâtebe anlaşması yaptı). O, çok güzel bir kadındı, gözde onun için bir hisse vardı (gören göz haz duyardı). Mukâtebe bedelini ödemede yardım talep etmek üzere Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a geldi.
Hz. Aişe devamla der ki: "Cüveyriye kapıda durduğu vakit onu görünce durumu hoşuma gitmedi (Resûlullah'ın onu beğenip evlenmeye kalkacağından korktum). Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın da benim onda gördüğüm (güzelliği) göreceğini derhal anladım.
"Ey Allah'ın Resûlü dedi. Ben Hâris'in kızı Cüveyriye'yim. Durumum size meçhul değil. Ben Sâbit İbnu Kays'ın hissesine düştüm. Fakat hürriyetime kavuşmak için onunla mukâtebe yaptım. Size, mukâtebe (bedelini ödemem)de yardım istemek üzere geldim. Resûlullah:
"Sana ondan daha hayırlısını söylesem ne dersin?" buyurdular. Cüveyriye: "O nedir?" dedi.
"Senin yerine mukâtebe ücretini ödeyeyim ve seni zevce olarak alayım?" buyurdular. Cüveyriye de: "Kabul ediyorum!" dedi. (Bunun üzerine, Sabit İbnu Kays'a adam göndererek Cüveyriye'yi ondan talep etti. Sabit: "O senindir, Ey Allah'ın Resûlü! Annem babam sana feda olsun!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm mukâtebe ücretini hemen ödedi. Cüveyriye ile evlendiğini işitince ellerindeki esirleri salıp azad ettiler ve: "Bunlar Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın artık akrabalarıdır (esir olarak tutulamazlar)!" dediler. Hz. Aişe devamla der ki: "Kavmine ondan daha hayırlı bir kadın görmedik; onun sebebiyle Benî Mustalik'ten yüz aile halkı azad olundu."
Ebu Davud, Itk 2, (3931).

 

Bu da bonus. Kendisinden özgürlüğü için yardım isteyen çaresiz bir kadına evlilik teklif edecek kadar fırsatçı, zavallı bir adam senin peygamberin. Hangi insan kendisinden yardım isteyen zavallı, çaresiz bir kadına evlilik teklif edecek kadar alçalır ki?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

bakınız muhterem cemaat :. muhammed öldükten 2 yıl sonrada vahiy alıyor..

hicri takvime göre, 1 yıl 355 gündür.. miladiye görede

1 yıl 365 gündür arada 10 günlük fark vardır.

buda 61 yıl ömrü olup ölen muhammedi hesapladığımızda

2 yıl fark demektir.

şimdi hesaplıyalım daha dogrusu muhammedin zombi peygamber olduğunu ispatlıyalım.

muhammed 571. yılında doğmuş 632 yılında ölmüştür.

toplam 61 yıl yapar.

hicri hesabına göre .

40 yaşında vahiy almıştır.

buda hicri hesaba göre 611 yılına denk gelir.

muhammed 61 yaşında öldüğüne göre.

40 yaşındavahiy aldığına göre,

geriye kaldı 21 yıl.

23 yılda vahiyler tamamlandıgına göre,

muhammed öldükten 2 yıl sonrada vahiy almıştır.

şimdide miladiye göre hesaplıyalım..

571+632 buraya +2 yıl koyuyoruz. oldu sana 634 yıl.

634 yılında ölmüş bir peygamber düşünün.

23 yılda hicriye göre alındıgına göre, 23+2 =25 yıl yapar. şimdide toplamını hesaplıyalım.

61-40 yaşına vahiy aldıgına göre geriye 21 yıl kaldı.

611+21=632 burayada 23 yerine 25 yılı koyuyoruz ve +2 ilave ediyoruz oldumusana 636 yıl miladiye görede

muhammed 634 yılında ölmüş 636 yılındada vahiy almıştır.

işte çok net ama çok net ispatladım..

Görüntünün olası içeriÄi: 2 kiÅi, yazı

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

355 günden 23 yıl yapar. bunu miladiye çevirip,365 günden yaparsak 25 yıl olur. muhammed öldükten 2 yıl sonrada vahiy   alıyor. ilginç değilmi? 

Kur’an-ı Kerim Hz. Muhammed’e (s.a.v) 611 yılı ramazan ayının Kadir Gecesi indirilmeye başlamıştır. “Muhakkak ki biz onu kadir gecesi indirdik” (Kadir suresi, 1. ayet) Hıra Mağara’sında başlayan vahiyle Alak suresinin ilk beş ayeti indirilmiştir.
Tamamı vahiylerden oluşan Kur’an-ı Kerim’in ayet ve sureler halinde parça, parça indirilmesi 23 yıllık bir zamanı kapsar. “Biz Kur’an’ı insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik” (İsra suresi, 106. ayet).
23 yıl süren Kuran’ın indirilme sürecinin yaklaşık olarak 12 yılı Mekke dönemi 11 yılı da Medine döneminde gerçekleşmiştir. Mekke döneminde nazil olan ayetler daha çok başta tevhit olmak üzere inanç esasları, ölüm, hayat, cennet, cehennem ve kıyamet gibi konuları ele alır. Medine döneminde ise ibadetler, insanlar arası ilişkiler, toplumsal düzenlemeler ve ahlaki kurallarla ilgili konular ele alınır...

furkan 25...Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler: “Kur'ân O'na topluca indirilmeli değil miydi?” dediler. Biz O'nu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle, 23 yılda parça parça indirdik ve O'nu tane tane, ağır ağır okuduk.

buda diğer ayet.. isra 106...Ali Rıza Safa 
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
İnsanlara yavaş bir biçimde okuman için, Kur'an'ı, bölümlere ayırdık. Ve Onu, parçalar biçiminde 23 hicri yıla göre indirdik.

tarihinde karamsarhuman tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 saat önce, Kindi yazdı:

bütün bunların hepsi azat edilmiştir. 

 

Bunlar tartışmalı konular. Doğruluğu bilinmiyor, ancak aşağıdaki verilerle çıkarım yaparız.

 

Mesela şu 632 yani islamın tamamlandığı yıla ait Muhammed’in vaazından. Bu kişilik sence köleliğe karşı nasıl bakıyor?

 

veda hutbesinden alıntı:
"...babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle, allah’ın, meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın..."

 

Bu da yumurtladığı diğer ayet

 

Nahl 75: allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. bunlar hiç eşit olur mu? hamd allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler

 

 

Köle azadı, köleliği bitirmek anlamına gelmez bilakis meşrulaştırmaya yarar. Azad olma umudu ile kölenin daha da itaatkar olması hedeflenir. Bunu kafana kazı, çıkmasın. 10 kölen varsa 1’ini azat edeceğini vaat et ve olacakları izle.

 

Efendi de köle azadı ile korkutulur. Ceza olarak değerlendirilir.

 

İslamın köleliğe bakışı net olarak budur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Köleliği, sıradan bir vaka gibi görenler veya gösterenlerin civataları ya noksan ya da gevşek olmalı. Bunun başka bir açıklaması yok. Kölelik, insan yaşamına ağır bir tecavüzdür ve tüm insanlığın yüz karasıdır da. Öldürmek ile köle kullanmanın ve köle alıp satmanın arasında bir fark yoktur. "Vardır" diyenler, insanlıktan nasibini almamış kişilerdir.

 

Kölelik İslam´dan önce olduğu gibi, İslam´ın ilk yeşillendiği ve sonraki dönemlerinde de devam etmiştir, hatta 20. yüzyıla kadar sürmüştür. Daha da önemlisi, kölelikte ısrar edenlere karşı hiçbir zaman hiçbir yaptırım veya ceza öngörülmemişir. Malum kitapda bununla ilgili ceza falan var mıdır diye aylardan beri sormamıza rağmen, nedense "vardır" diyebilen bir safkan müslüman bugüne kadar çıkamamıştır. Çünkü cezası yok!

"Bu kitapta bunun cezası maalesef yoktur", diye itiraf edebilen babayiğit bir müslüman da çıkamamıştır. Varsa yoksa alakası olmayan saçma sapan yorumlar. Sevsinler!

 

İslam´da kölelik meşrudur ki malum tanrı insanlara şöyle yaklaşır: hür - köle - kadın

Safkan müslümanlar bu sıralamayı akıllarından hiç çıkarmasınlar, çünkü taptıkları tanrının insanlara biçtiği değer ve sıralama aynen böyledir. Hiç boşuna sayfalar dolusu gazel okumaya da yeltenmesinler. Hasılı; yemezler gülüm, yemezler!  

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 hours ago, Kindi said:

4- Kuranda açık açık sigara haram diye yazmaz, kuranda açık açık yılan eti haramdır diye de yazmaz ,bir şeyin haram olup olmaması sadece Kuranda yazmasına bağlı değildir. Kuranda Kartal eti haram diye açıkça yazmaz ama Kartal eti haramdır.  Kuran dışında hadisler, icma ve kıyas yoluylada içtihatçılar haram ve helal hükmü çıkarır.  Kaldı ki kölelik Savaş durumunda her zaman mütekabiliyet gereği uygulanacağı  vardır. Bu hüküm hadis icma ve kıyas yoluyla açıktır.

 

Kuranda açık açık kölelik haram diyememiştir demiş, itiraf etmişsin. Bu da bir ilerlemedir. Aferim. Ceası da yoktur haliylen. Böylesine aşağılık, iğrenç, insan onuruna aykırı bir uygulamayı, peygamberin kimlerle halvet olabileceği detayına kadar girebilen kuran, pas geçmiştir.

 

Hadis, icma kıyas ayağını geçeceksin. Sen insanlara bir kitap gönder tanrıdan son yol gösterici olarak. Neden? İnsan aklı ve iradesi kusurlu, kitap ise kusursuz bir kaynaktan gelen yol gösterici olduğu üzere..Akabinde kalk o kitabı yine yol göstermek için göndermiş olduğun insan aklına emanet. Şu kusursuz kadiri mutlak halinle kitaba sığdırmayı becereme de, iş yine o sütü bozuk dediğin insana kalsın..Netice de ortada işte. 1400 yıllık islam tarihi.

 

Kim, neye, hangi referansa dayanarak diyebilir ki: şu sahih hadis, icma kıyas yoluyla yapılan çıkarım, kuranla tam olarak, birebir uygun ve tutarlıdır? Hangi babayiğit neye göre yapacak bunu? Hele hele islam dünyasının bu gibi çıkarımlar hususunda ekseri hem fikir olamadığı tecrübe edilmişken?

 

Ayrıca hadis mevusuna girdik mi, beraberinde dibi sonsuz bir gayya kuyusuna da inmiş oluyoruz. İşinize gelen hadisi kabul eder, diğerini etmezsiniz. Zaten kimse daha kuran üzerine dahi hem fikir olamamışken, daha da büyük bir arapsaçına emanet etmektir konuyu bu. Ötesi değil.

 

Velhasılı:

 

1- Sigara migara ne alaka, o tarihte yoktu zaten. Ayrıca sen, yılan eti falan fişmekanla, köleliği bir mi tutuyorsun? 

2- Kuranda haramlarla ilgili hiç hüküm yok mudur? Ceza, cıss kaka falan? Bütün kitap dediğin gibi midir? Kuranda açıkça "haramdır" diye yazmaz mı yani?

3- İlk girdiğim ve senin cevap veremediğin mesajda da belirttiğim üzere, siz kendi tarihinizle, kendi islamınızla, kendi kuranınızla güreşiyorsunuz şu an, bizimle değil.

 

4- Seksen çıkarım ve hükümde bulunuyorsun, kuran ve allahın ne demek istediğine, neyi kast ettiğine, ne düşündüğüne dair. Peki bunlar hakkında kesin olarak: Evet, ben allah ve kuran adına karar verdim, ve bunlar kesinlikle bu şekildedir diyebilir misin? Bunlar kuranda net olarak yazmamışken;  küfre, şirke düşme ihtimaline karşılık hem de? 

 

Ben baştan söyleyeyim. Kuranda açık şekilde verilmemiş, belirtilmemiş bir hükme istinaden hiçbir insan evladı; evet kuranda kesin olarak bu denmek istenmiştir. Allah bunu kast etmiştir diyemez. Kuranda olmayan şeyle ilgili kuran adına hüküm veremez. En fazla biz icma kıyas cart curt yaptık, neticede böyle bir "yorum" çıkarttık diyebilir. Diğeri de tam aksini söyleyebilir tabii.

 

1400 yıldır olagelen arapsaçı da bu zaten. Kitapta "yok". Boyna goygoy var.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...