Jump to content

Recommended Posts

9 saat önce, John_Ahmet yazdı:

Şu yukarıdaki sorunu cevaplamak adına kendi düşüncemi yazdım. Kendi anlayışında gözümüze batan en aşırı eylemleri namaz kılmak, zekat vermek ve yardımlaşma kültürünü yaymak amacıyla kendince fakir olanlara yardım edip, senede bir ay boyunca oruç tutup bu çıplaklık hissiyatını gidermek için görece diğerlerine göre daha kapalı giyinen insanların dışındaki görece bu insanlara nazaran dine daha uzak olan ve islam diniyle bağdaşmayan eylemlerini referans gösterip bu dini ve bu kültürü kötüleme ve aşağılama çabanızı kınıyorum.

 

Koca bir yıl içerisinde sadece bir gün, o da sırf hayvanları inandıkları tanrıya kurban ettikleri için, fakirlere yarım kilo veya bir kilo et vererek yardımlaşma filan olmaz. Eğer fakirlere sadece yılda bir defa bir et bayramı yüzünden yardım yapıyorsan ben öyle yardımlaşma kültürünün içine edeyim. Fakirlerin eve ihtiyacı var, işe ihtiyacı var, bu ikisi olmadan sen 1 kilo et versen ne olur vermesen ne olur? Verdiğin et o fakiri en fazla 2-3 gün doyurur peki sonra? Sonra yine açsın. İşte Müslüman'ın yardımlaşma anlayışı aynen budur.

 

Oruç meselesi de bundan farklı değil. Fakirlerin durumunu daha iyi hissetmek için oruç tutuyorsun ama her iftar zamanıda masada bir kuş sütü eksik oluyor. Pastırma, et, buz gibi soğuk içecekler ile iftar açıyorsun sonra ben fakirlerin durumunu anladım diyorsun. Peki hangı fakirin masasında iftar açarken pastırma, et gibi yiyecekler var? Her akşam tıka basa, mideyi doldurarak sen nasıl fakirlerin ne hissetiğini anlayabilirsin? Böyle bir mantık mı olur?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 saat önce, sağduyu yazdı:

 

Tevbe 5'te "Bulduğunuz yerde öldürün.", "Din Allah'ın oluncaya kadar savaşın." demiyor mu? Daha neyi anlatıyorsun?

 

Tevbe 38-39. Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size “Allah yolunda sefere çıkın” denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir. Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

 

Bak, bak, savaşmak istemeyen insanları nasıl da cehennemle korkutuyor Muhammed. Bu savaşa teşvik etmek değil de ne?

"Bulduğunuz yerde öldürün"demiyor. Savaşın diyor ve hapsedin demektedir. Kendi yaşadığın yeri savunma savaşı ile savunacaksın. Öyle pasif olursan Kur'an onlarıda eleştriyor. Kur'an'da saldırı savaşı bulamazsın.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, KuranMumini2698 yazdı:

"Bulduğunuz yerde öldürün"demiyor. Savaşın diyor ve hapsedin demektedir. Kendi yaşadığın yeri savunma savaşı ile savunacaksın. Öyle pasif olursan Kur'an onlarıda eleştriyor. Kur'an'da saldırı savaşı bulamazsın.

 

Adamlar yaşadığı yeri savuna savuna İran'a ve sonra Türkistan'a kadar gelip şehirlerini zaptedip ahalisine kan kusturmuşlar.

Aynı şekilde yukarıdaki arkadaşın dediği gibi İspanya ve Portekizi. Öyle ki adamlar Cermen kökenli olmasına rağmen tipleri Araplara daha çok benziyor!

İşte bunlar hep savunma.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, KuranMumini2698 said:

"Bulduğunuz yerde öldürün"demiyor. Savaşın diyor ve hapsedin demektedir. Kendi yaşadığın yeri savunma savaşı ile savunacaksın. Öyle pasif olursan Kur'an onlarıda eleştriyor. Kur'an'da saldırı savaşı bulamazsın.

 

Hala inkar aşamasındasın. Al:

 

Tevbe 5. Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın.

 

Ne yazıyor kalınlaştırdığım kısımda?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
18 hours ago, KuranMumini2698 said:

Biz savas konusunu tartisiyoruz. Musa orada hata yapti. 

 

Hoca sana kaçtır basit bir soru yöneltiyoruz. Evet ya da hayır diyeceksin alt tarafı ama, iş "kişisel" yorumlarını yazmaya gelince mangalda kül bırakmayıp, paragraflarca yazan sen, bir evet ya da hayır kelime seçiminden imtina etmektesin..?

 

1- Sana daha önce bu tarz "kişisel" yorumlarınla ilgili sormuştuk; bahsettiğiniz ayetler ile ilgili yaptığınız yorumlara ilişkin olarak: "evet, o ayetlerin kesin olarak anlamı budur. Kesin ve de kati olarak kastedilen budur." diyebiliyor musunuz? Muhammed, kuran ve de Allah adına karar vererek hem de. Küfre, şirke düşme ihtimaline karşılık hem de..Evet ya da hayır?

 

2- Şimdi "din allahın oluncaya kadar" ibaresi; %100, kesin ve de net "sistem barış oluncaya kadar savaşın" demektir diyebiliyor musun? Evet ya da hayır...? Bütün islam tarihi ve alimleri de hem fikir mi bu konuda...Arada gidip allaha ya da muhammede mi danışıyorsun da kendinen bu kadar eminsin..? Değilsen ne demeye yazmaktasın? 

 

Ayrıca ateistler bunu (tevbe 5 vb.) çok kullanır falan değil. Müslümanlar bunu 1400 senedir böyle kullanır diyeceksin. Çünkü sen an itibariyle aslen ateistlerle değil, neredeyse 1400 yıllık islam tarihi, alimleri, yaşanmışlıkları ve kabulleri ile kavga etmektesin. Bizlerin yaptığı tek şey, size "sizle" gelmek çünkü.

 

1400 yıldır nasıl çevrilmiş ve nasıl anlaşılmışsa "onunla" geliyoruz. Ama akabinde her ne hikmetse kabahatli yine biz oluyoruz..? Hacı senin bu yazdıklarını değil ateistler, müslüman dünyasının dörtte üçü kabul etmez, çükünden tavana asarlar diyoruz anlamıyor musun? Daha müslümanların kendi içinde ikna olmayacağı kişisel yorumlarına, ateistler neden ve niçin itibar etsin, neden ve nasıl ikna olsun?

................

 

Kuranı ve söylemlerini o tarihe göre değerlendirin vb. yaklaşımına gelince:

 

Burada mesele kuranın ehven-i şer olup olmadığı değil. Tüm insanlık ve tüm zamanlar için "ilahi son mesaj" olarak geldiği iddiasındaki bir metin mevzubahis olan. İşte bu iddianın meşruiyeti de içeriği üzerinden değerlendirilmeye çalışılıyor. Geçerli olup olmadığı yani "validation"u da berrak zihinlerin objektif muhakemesine kalmış durumda bu yazılanlar bağlamında. Ha böylesine iddialı bir metni ancak "o dönemin" şartları ayağına ehven-i şer olarak savunabiliyorsanız eğer, bu sorunun cevabı ve validasyonun neticesi bellidir zaten. :) 

Dikkat ederseniz şu ana kadar o ayetlerin içeriğine dair tek bir yorumda bulunmadım. Ben meselenin başka bir tarafındayım.

 

Ama o kısmını da yazayım:

 

Eğer ayetin içerisinde "bulduğunuz yerde"nin yanı sıra; her köşebaşını tutun, yolları kapatın falan diyorsa eğer, kusura bakmayın oradaki fiil "savaşın"a değil, olsa olsa "öldürün"e tekabül eder. Müslüman dünyasının da bunu 1400 senedir algılayışı bu şekildedir. Geçmiş olsun. Ayrıca tevbe 4 den nasıl bir savunma savaşı çıkarımı yapıldığını da anlamış değilim.

 

Bir de şu kuranı bir bütün olarak algılayın meselesi var. Kuranın bir bütünlüğü var mı ki? Bunun mekke-medine ayetleri var, şusu var busu var...var oğlu var. Bir ayet verilirken berikisinin çok da umursandığını zannetmiyorum ben. Ha kuranın bütünlüğü yaklaşımını zevahiri kurtarmak açısından bir maşa olarak kullanan müslümanlar ise her daim o bütünlüğü kendi işlerine gelen ayetlerin üzerinde kurarlar nedense..

 

Kuran zaten çelişkilerle dolu bir kitap. Mesele de bu. Kalkıp sözde bütünlüğünü -onu da kafanıza göre yorumlayarak- pazarlamaya çalışmayın bize.

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 dakika önce, sağduyu yazdı:

 

Hala inkar aşamasındasın. Al:

 

Tevbe 5. Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın.

 

Ne yazıyor kalınlaştırdığım kısımda?

yanlış meal. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnkâr eden ve insanları Allah’ın yolundan alıkoyanların, bozgunculuklarına karşılık olarak azaplarının üstüne azap ekleriz. Nahl 88

 

Sana haram ayda/savaşın yasak olduğu ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: “O ayda savaşmak büyük bir günahtır. İnsanları Allah'ın yolundan alıkoymak, Allah'ı inkâr etmek, Mescid-i Harâm'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük bir suçtur. Fitne de, adam öldürmekten daha büyük bir günahtır.” Eğer onların güçleri yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler. Sizden de kim dininden döner ve kâfir olarak ölürse, onların yaptıkları işler dünyada da ahirette de boşa gider. Onlar cehennemliktir ve orada sürekli kalırlar. Bakara 217

 

İslama göre, allaha inanmamak ve islamı eleştirerek, insanları allah yolundan alıkoymak fitne, bozgunculuktur. Allaha inanmama fitnesi ortadan kalkıncaya, yeryüzüne islam egemen oluncaya dek de savaşılmalıdır. Yani işin özü islam yalnızca savunma savaşına izin vermiştir sözü koca bir palavradır ve islamla ters düşmektir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, Buzul yazdı:

İnkâr eden ve insanları Allah’ın yolundan alıkoyanların, bozgunculuklarına karşılık olarak azaplarının üstüne azap ekleriz. Nahl 88

 

Sana haram ayda/savaşın yasak olduğu ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: “O ayda savaşmak büyük bir günahtır. İnsanları Allah'ın yolundan alıkoymak, Allah'ı inkâr etmek, Mescid-i Harâm'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük bir suçtur. Fitne de, adam öldürmekten daha büyük bir günahtır.” Eğer onların güçleri yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler. Sizden de kim dininden döner ve kâfir olarak ölürse, onların yaptıkları işler dünyada da ahirette de boşa gider. Onlar cehennemliktir ve orada sürekli kalırlar. Bakara 217

 

İslama göre, allaha inanmamak ve islamı eleştirerek, insanları allah yolundan alıkoymak fitne, bozgunculuktur. Allaha inanmama fitnesi ortadan kalkıncaya, yeryüzüne islam egemen oluncaya dek de savaşılmalıdır. Yani işin özü islam yalnızca savunma savaşına izin vermiştir sözü koca bir palavradır ve islamla ters düşmektir.

Bakara 217'de geçen olayda Müşrikler, Müslüman olan insanlara saldırıyorlar. 2:190-191-192-193 ayetlerini okuyun. Savunma savaşı olduğunu görürsün. İslam'da savaş kriteri(60:8) 

Kur'an'a göre zalim olan insanlar fitnecidir(8:25) 

 

4:75 ayetinde Müminler, zulüm ediliyor ve Kur'an'da kendinizi savunun demektedir. 4:90-9:4 ayetlerinde "anlaşma" yaptığın kişilere saldırmasına izin vermiyor. 4:90'da "barışı önerirlerse Allah sizin onlara saldırmasına izin vermez" ayeti mevcuttur. 9:123'de Müşrikler, Müminlerin yurdunu kuşatmışlar. Kur'an'da onlarla savaşın demektedir. Yani savunma savaşıdır. Kur'an'da İslam'ı eleştirenlere bir ceza yoktur. Allah'a inanmayan insanlarlada savaşmaşsın. Sadece sana saldırırlarsa öyle saldırırsın. 22:40 ayetinde Müminlerin haksız yere yurtlarından çıkarıldığı görülmektedir. 42:42 ayetinde insanlara saldıran insanlara karşı çıkılacağı yazmaktadır. Kur'an'ı bütünlüğüne göre okuyun ve ona göre değerlendirin. "İslam" kelimesi "selam" kelimesinden gelir ve anlamı "barış" anlamına gelir. Bir de başında "elif" harfi bulunarak barış olmasını emretmektedir. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 hours ago, KuranMumini2698 said:

yanlış meal. 

 

Kime, neye göre yanlış meal? Sen kimsin "cevapsız" adam? 

Allahın kitabının nasıl yanlış meali olabilir?

Kuranın yanlış meali var demek, kurana açık bir şekilde küfür etmektir.

 

Sen/siz kimsiniz de, kuranda ne kastedildiğine dair "hüküm" verebiliyorsunuz? 

 

Bu halinle sadece kendin çalar kendin oynarsın. Kişisel kuran yorumlarınla kendinden başka kimseyi kandıramazsın.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
26 dakika önce, KuranMumini2698 yazdı:

Bakara 217'de geçen olayda Müşrikler, Müslüman olan insanlara saldırıyorlar. 2:190-191-192-193 ayetlerini okuyun. Savunma savaşı olduğunu görürsün. İslam'da savaş kriteri(60:8) 

Kur'an'a göre zalim olan insanlar fitnecidir(8:25) 

 

4:75 ayetinde Müminler, zulüm ediliyor ve Kur'an'da kendinizi savunun demektedir. 4:90-9:4 ayetlerinde "anlaşma" yaptığın kişilere saldırmasına izin vermiyor. 4:90'da "barışı önerirlerse Allah sizin onlara saldırmasına izin vermez" ayeti mevcuttur. 9:123'de Müşrikler, Müminlerin yurdunu kuşatmışlar. Kur'an'da onlarla savaşın demektedir. Yani savunma savaşıdır. Kur'an'da İslam'ı eleştirenlere bir ceza yoktur. Allah'a inanmayan insanlarlada savaşmaşsın. Sadece sana saldırırlarsa öyle saldırırsın. 22:40 ayetinde Müminlerin haksız yere yurtlarından çıkarıldığı görülmektedir. 42:42 ayetinde insanlara saldıran insanlara karşı çıkılacağı yazmaktadır. Kur'an'ı bütünlüğüne göre okuyun ve ona göre değerlendirin. "İslam" kelimesi "selam" kelimesinden gelir ve anlamı "barış" anlamına gelir. Bir de başında "elif" harfi bulunarak barış olmasını emretmektedir. 

Kuranda nelerin fitne, bozgunculuk olduğu apaçık yazıyor. Allaha inanmamak, allah yolundan alıkoymak. Bunlar adam öldürmekten daha günahmış. Şu inandırıldığın allaha göre adam öldürmekten daha günah ne olabilir? Bir düşün bakalım. Fitne yeryüzünden silininceye, yeryüzüne islam egemen oluncaya dek de savaşılmalıdır. Allaha inanmama fitnesinden vazgeçerlerse de, zalimlerden başkasına da düşmanlık yoktur.

 

Fitne ortadan kalkıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın; fakat vazgeçerlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. Bakara 193

 

Fitne kalmayıncaya ve din tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlara karşı savaşın. Eğer vazgeçerlerse şüphesiz Allah ne yaptıklarını görmektedir. Enfal 39

 

Müşrik dediklerinle savaşıp, onları yenilgiye uğratınca da yeryüzünde fitne ortadan kalkmış olmuyor. Bu fitnenin bir kapsama alanı mı var yoksa sana göre? Şu sınırlar arasında fitne, bozgunculuk olan şey islama göre, o sınırı geçince fitne olmuyor mu?

 

Peki kim bu zalimler? 

 

Ey iman edenler! Alış verişin, dostluğun ve şefaatin olmayacağı gün gelmeden önce size rızık olarak verdiklerimizden harcayın. Kâfirler ise zalimlerin ta kendileridirler. Bakara 254

 

Gördün mü? Kuran kafirlere zalimler diyor. Eee zalimlerden başkasına da düşmanlık yokmuş.

 

Allaha inanmayan, islamı seçmeyen insanlarla savaşamaz mısın ? İslamda savaş açılmadan savaş açmaya izin yok mu?

 

Peki bu ne ayet bükücü ? Savaş açılma nedenlerine bak. Allaha ve ahiret gününü iman etmemek, islamı seçmemek.

 

Kendilerine kitap verilmiş olanlardan Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Peygamber'inin haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini din edinmeyenlere karşı, küçük düşürülmüş bir halde kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın. Tevbe 29

 

Pişkin pişkin kuranı bütünlüğüne göre okuyun diyeceğine, kendin yap bu dediğini.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Fitne adam öldürmekten daha büyük bir günahtır.

 

Adam öldürmekten daha günah olan ne olabilir islama göre. Bir düşünelim. Ne olabilir acaba bunlar. Allaha iman etmemek, islam karşıtlığı yapmak, islam karşıtı düşüncelerini yaymak. Allaha iman etmeyenlere hiç bağışlanma yok. Sonsuza kadar cehennem. Ne kadar ilginç ayetlerde de, bunlar için fitne, bozgunculuk denmiş. Eeee, fitne silininceye dek de savaşılmalı. Bu fitneden vazgeçerlerse de zalimlerden başkasına düşmanlık yok. Kim bu zalimler, peki? Kafirler. Bakınız. Bakara 254. Bütünlük içinde değerlendirmek böyle olur. Eğer o inandırıldığın kitapta da bu durumla ters düşen bir söylem varsa, o da senin kitabının tutarsızlığını gösterir zaten.

 

Senin şu inandırıldığın kitap, atalarının yolundan gidenleri eleştirip, ya ataları akıllarını kullanmamış, doğru yolu bulamamış kimselerse diye de sorup, tur 21 de de atalarınıza iman konusunda uyarak atalarınızın dini islama iman edin diyen, bu durumu yücelten ve destekleyen bir din. Yani düşün, şurada akılsızlık dediği, eleştirdiği şeyi başka bir ayette destekliyor. Tutarsızlığa bak. İşte bütünlük içinde değerlendirme böyle olur. Pişkin pişkin, ya işte kuran atalarının yolundan gidenleri eleştiriyor diyip, tur 21i görmezlikten gelmekle olmaz bu iş. Biri de çıkıp der ki, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
49 dakika önce, KuranMumini2698 yazdı:

Kur'an'a göre zalim olan insanlar fitnecidir(8:25) 

Evet, çok haklısın. Kurana göre zalimler fitnecidir ve kafirler de zalimdir. Ben de aynısını söylüyorum zaten.

 

Ey iman edenler! Alış verişin, dostluğun ve şefaatin olmayacağı gün gelmeden önce size rızık olarak verdiklerimizden harcayın. Kâfirler ise zalimlerin ta kendileridirler. Bakara 254

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 dakika önce, Buzul yazdı:

Fitne adam öldürmekten daha büyük bir günahtır.

 

Adam öldürmekten daha günah olan ne olabilir islama göre. Bir düşünelim. Ne olabilir acaba bunlar. Allaha iman etmemek, islam karşıtlığı yapmak, islam karşıtı düşüncelerini yaymak. Allaha iman etmeyenlere hiç bağışlanma yok. Sonsuza kadar cehennem. Ne kadar ilginç ayetlerde de, bunlar için fitne, bozgunculuk denmiş. Eeee, fitne silininceye dek de savaşılmalı. Bu fitneden vazgeçerlerse de zalimlerden başkasına düşmanlık yok. Kim bu zalimler, peki? Kafirler. Bakınız. Bakara 254. Bütünlük içinde değerlendirmek böyle olur. Eğer o inandırıldığın kitapta da bu durumla ters düşen bir söylem varsa, o da senin kitabının tutarsızlığını gösterir zaten.

 

Senin şu inandırıldığın kitap, atalarının yolundan gidenleri eleştirip, ya ataları akıllarını kullanmamış, doğru yolu bulamamış kimselerse diye de sorup, tur 21 de de atalarınıza iman konusunda uyarak atalarınızın dini islama iman edin diyen, bu durumu yücelten ve destekleyen bir din. Yani düşün, şurada akılsızlık dediği, eleştirdiği şeyi başka bir ayette destekliyor. Tutarsızlığa bak. İşte bütünlük içinde değerlendirme böyle olur. Pişkin pişkin, ya işte kuran atalarının yolundan gidenleri eleştiriyor diyip, tur 21i görmezlikten gelmekle olmaz bu iş. Biri de çıkıp der ki, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.

fitne/bozgunculuk bunlar daha fazla katliam olmasını sağlar. İslam, atalarının dinini araştırın. Bir şeye körü körüne inanmayın diyen bir dindir. Tur 21'de ataları doğru yolda ise bir sıkıntı yoktur. 2:170-5:103-104 bu ayetler Ataların dinini eleştiriyor. Bakara 193 ayetini vermişsin Bakara 190 ayetini okumamışsın. Bakara 190"Sizinle savaşanlarla ALLAH yolunda savaşın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez." bu ayete göre Müşrikler, Müminlere saldırmışlar ve Müminler kendilerini savunacak ayetin sonunda Allah "saldırganları sevmez." ayete göre saldırı savaşı yapanları Allah sevmez. Enfal Suresi 39 ayetinde "baskı ve zulüm kalkıncaya kadar" demektedir. Yani Müminlere "baskı ve zulüm yapıyorlardı." Kur'an ise kendinizi savunun demektedir. 8:61 ayetinde "Onlar barışa eğilim gösterirlerse sen de ona eğilim göster." ayeti vardır. İslam'da savaş kriteri (60:8)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 dakika önce, Buzul yazdı:

Evet, çok haklısın. Kurana göre zalimler fitnecidir ve kafirler de zalimdir. Ben de aynısını söylüyorum zaten.

 

Ey iman edenler! Alış verişin, dostluğun ve şefaatin olmayacağı gün gelmeden önce size rızık olarak verdiklerimizden harcayın. Kâfirler ise zalimlerin ta kendileridirler. Bakara 254

Tevbe 123 ayetinde "Kafirlerin kuşatıp Müminlere saldırıldığı ayeti vardır. Kur'an bunlarla savaşın demektedir. Bu ayetlere körseniz size yapacak bir şey yoktur ? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 dakika önce, KuranMumini2698 yazdı:

Tevbe 123 ayetinde "Kafirlerin kuşatıp Müminlere saldırıldığı ayeti vardır. Kur'an bunlarla savaşın demektedir. Bu ayetlere körseniz size yapacak bir şey yoktur ? 

Ayetler arasında bağlantıları kurup, gerçeği söyledim. Ataları tarafından islama duygusal olarak bağımlı duruma getirilmiş, islamdan çıkıp, boşluğa düşmek istemeyen, bu yüzden de ayetleri eğip, bükme yoluna giden ve kuranı değiştiren ve mucize bu ya, kuranı değiştirip, bozduğu için islamdan çıkan sen gerçekleri ve doğruları kabul etmeyeceksen de, bizim yapabileceğimiz bir şey yok. 

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
33 dakika önce, KuranMumini2698 yazdı:

fitne/bozgunculuk bunlar daha fazla katliam olmasını sağlar. İslam, atalarının dinini araştırın. Bir şeye körü körüne inanmayın diyen bir dindir. Tur 21'de ataları doğru yolda ise bir sıkıntı yoktur. 2:170-5:103-104 bu ayetler Ataların dinini eleştiriyor. Bakara 193 ayetini vermişsin Bakara 190 ayetini okumamışsın. Bakara 190"Sizinle savaşanlarla ALLAH yolunda savaşın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez." bu ayete göre Müşrikler, Müminlere saldırmışlar ve Müminler kendilerini savunacak ayetin sonunda Allah "saldırganları sevmez." ayete göre saldırı savaşı yapanları Allah sevmez. Enfal Suresi 39 ayetinde "baskı ve zulüm kalkıncaya kadar" demektedir. Yani Müminlere "baskı ve zulüm yapıyorlardı." Kur'an ise kendinizi savunun demektedir. 8:61 ayetinde "Onlar barışa eğilim gösterirlerse sen de ona eğilim göster." ayeti vardır. İslam'da savaş kriteri (60:8)

Atalarınıza uyarak, atalar dini islama iman edin. Bu kitapta ne yazıyorsa katılın ve savunun. Bu kitapta tek bir yanlış, tutarsızlık bulma hakkınız, tek bir şeyi eleştirme hakkınız da yok. Kuşkuya düşenlerden de olmayın. İman edip, islam paketine toptan katılıyorsun. İman ederek islam paketine toptan katılmak, atalar doğru yoldadır, gerçeği söylüyorlar anlamına mı geliyor? Burada aklı kullanmak nerede ?  Herhalde kuran ayetleriyle allahın varlığını gerçeklemiş de değilsin, cinleri, şeytanları, melekleri, yedi katlı göğün üstündeki tahtında oturan, şeytanlara yıldız atan, cinlere alev topu atan, kendi ile uğraşanlara yıldırım atan, dolu tanelerini yönlendirip dilediğine isabet ettiren allahı, ejderhaya dönüşen asayı, balığın içinde yaşayan birini deneysel olarak kanıtlamış değilsin, bunları görmüş de değilsin. Eee geriye tek seçenek kalıyor, iman etmek ve islam paketi içinde ne yazıyorsa katılmak, gerçek ve doğru olarak görmek. Peki burada akıl nerede? Körü körüne inanmak demişsin ayrıca. Yedi katlı bir gök var, onun üstünde de bir allah oturuyor, ben bunu gerçek olarak kabul ediyorum demek zaten körü körüne bunu kabul etmek değil midir? Sen ne bu allahı görmüşsün, ne de deneysel bir yöntemle bunu kanıtlamışsın. Ama buna gerçek ve doğru diyorsun. Üstelik ortada inkar edilen bir gerçek olmadığı halde de bunları gerçek olarak görmeyenlere inkarcı diyor ve yalan söylüyorsunuz. İnkar sözcüğü kullanımınız bile yanlış. 

Demek ki neymiş. Ataların doğruyu söylemiyorlarmış. Ama şimdi iman ettirilen sen, islamın inkar sözcüğü kullanımı yalan ve yanlış demeyeceksin, imanın tutsaklığından kurtulmadığın sürece.

 

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
21 dakika önce, Buzul yazdı:

Atalarınıza uyarak, atalar dini islama iman edin. Bu kitapta ne yazıyorsa katılın ve savunun. Bu kitapta tek bir yanlış, tutarsızlık bulma hakkınız, tek bir şeyi eleştirme hakkınız da yok. Kuşkuya düşenlerden de olmayın. İman edip, islam paketine toptan katılıyorsun. İman ederek islam paketine toptan katılmak, atalar doğru yoldadır, gerçeği söylüyorlar anlamına mı geliyor? Burada aklı kullanmak nerede ?  Herhalde kuran ayetleriyle allahın varlığını gerçeklemiş de değilsin, cinleri, şeytanları, melekleri, yedi katlı göğün üstündeki tahtında oturan, şeytanlara yıldız atan, cinlere alev topu atan, kendi ile uğraşanlara yıldırım atan, dolu tanelerini yönlendirip dilediğine isabet ettiren allahı, ejderhaya dönüşen asayı, balığın içinde yaşayan birini deneysel olarak kanıtlamış değilsin, bunları görmüş de değilsin. Eee geriye tek seçenek kalıyor, iman etmek ve islam paketi içinde ne yazıyorsa katılmak, gerçek ve doğru olarak görmek. Peki burada akıl nerede? Körü körüne inanmak demişsin ayrıca. Yedi katlı bir gök var, onun üstünde de bir allah oturuyor, ben bunu gerçek olarak kabul ediyorum demek zaten körü körüne bunu kabul etmek değil midir? Sen ne bu allahı görmüşsün, ne de deneysel bir yöntemle bunu kanıtlamışsın. Ama buna gerçek ve doğru diyorsun. Üstelik ortada inkar edilen bir gerçek olmadığı halde de bunları gerçek olarak görmeyenlere inkarcı diyor ve yalan söylüyorsunuz. İnkar sözcüğü kullanımınız bile yanlış. 

Demek ki neymiş. Ataların doğruyu söylemiyorlarmış. Ama şimdi iman ettirilen sen, islamın inkar sözcüğü kullanımı yalan ve yanlış demeyeceksin, imanın tutsaklığından kurtulmadığın sürece.

 

İlk başta ben atalarımın dinine inanmıyorum. Burada bilgi hatası yapıyorsun. Sünnilik ile Kur'an'ın farklı olduğunu bile bilmiyorsan tartışmaya gerek yok. Yedi gök ise yedi evrenden bahsetmektedir. Arapça'da "sema" kelimesi aynı zamanda "evren/uzay" anlamına gelir. Yani yedi evrenden bahseder. Ahirette 8. evren oluyor. Allah tahtada oturuyormuş bunlar yalandır. Arş=yönetim anlamına gelir. Biraz Arapça sözlük kullanın. Musa, ejderhayı değil yılanı dönüştürdü. Sen spermden meydana geliyorsun. Küçük bir sıvı parçası bunun İnsan haline alması bir mucize değil midir ? Tanrı her şeye gücü yettiği için asayı yılana çevirir. Yunusu balığın içinde yaşatır. Seni küçük bır sıvıdan İnsan haline çevirdiği gibi bir mucizevi bir olaydır. Tanrı'nın var olduğu ise kozmoloji biliminde "evrendeki ince ayarlar" vardır. Oradaki geçen olayların olma olasalığı imkansıza yakındır. Şimdi ateistler "evrende kaos" var diyorlar. Kaos dedikleri "karadelikleri yıldızları yutuyor-göktaşları gezegenlere çarpıyor" diyerek Evren'de "kaos" var demektedir. Kaos olan bir oramda formül-teknoloji üretemezsin. Çünkü kaos olduğu için nasıl formül üretirsin. O dedikleri "Kaos" ise tam tersi Evren'deki bir düzeni sağlıyor.   

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
37 dakika önce, KuranMumini2698 yazdı:

İlk başta ben atalarımın dinine inanmıyorum. Burada bilgi hatası yapıyorsun. Sünnilik ile Kur'an'ın farklı olduğunu bile bilmiyorsan tartışmaya gerek yok. Yedi gök ise yedi evrenden bahsetmektedir. Arapça'da "sema" kelimesi aynı zamanda "evren/uzay" anlamına gelir. Yani yedi evrenden bahseder. Ahirette 8. evren oluyor. Allah tahtada oturuyormuş bunlar yalandır. Arş=yönetim anlamına gelir. Biraz Arapça sözlük kullanın. Musa, ejderhayı değil yılanı dönüştürdü. Sen spermden meydana geliyorsun. Küçük bir sıvı parçası bunun İnsan haline alması bir mucize değil midir ? Tanrı her şeye gücü yettiği için asayı yılana çevirir. Yunusu balığın içinde yaşatır. Seni küçük bır sıvıdan İnsan haline çevirdiği gibi bir mucizevi bir olaydır. Tanrı'nın var olduğu ise kozmoloji biliminde "evrendeki ince ayarlar" vardır. Oradaki geçen olayların olma olasalığı imkansıza yakındır. Şimdi ateistler "evrende kaos" var diyorlar. Kaos dedikleri "karadelikleri yıldızları yutuyor-göktaşları gezegenlere çarpıyor" diyerek Evren'de "kaos" var demektedir. Kaos olan bir oramda formül-teknoloji üretemezsin. Çünkü kaos olduğu için nasıl formül üretirsin. O dedikleri "Kaos" ise tam tersi Evren'deki bir düzeni sağlıyor.   

Kuranın modeli düz yer üzerine kurulmuş yedi katlı gökten oluşur. Yer ve yedi katlı gök 6 günde yaratılmıştır. Yerdekiler önce yaratılmış, sonra gök yedi kat olarak düzenlenmiştir. Bu yedi katlı göğe de güneş, ay ve yıldızlar yapılarak yerleştirilmiştir. Yedi katlı göğün üstünde de allahın tahtı vardır. Şeytanlara da yıldız atılır. Yüce melekler topluluğunu dinleyen cinlere alev topu atılır. Kuranda da evren anlamında tek bir sözcük yoktur. Allah evren anlamında bir sözcük kullanımına gerek duymamış nedense. Çok ilginçtir ki yine bu allah dünyanın da bir yörüngesinin olduğunu bildiği halde dünyanın yörüngesinden hiç söz etmemiş, bu bilgiyi vermeyi gerekli görmemiştir. Yeri düz sanıyorsa demek ki. Ayrıca gök kelimesini allah mı dedin sana evren anlamında kullandım diye? Yoksa allah adına sözler mi uydurmaktasın? Allah adına sözler uydurmak, islamdan çıkmak anlamına gelir.

 

Şimdi bana söyle. Bu allah canlıları nasıl yaratmış. Şurada 10.000 tane fil olsun demiş, o ilk filler yoktan mı var olmuşlar. Şurada 2000 tane aslan var olsun demiş, o aslanlar yoktan mı var olmuşlar? Peki ya sivrisinekler ve sıtma parazitleri. Bunların ilkleri de yoktan, birdenbire mi var edilmişler ? Bu arada sıtma parazitleri enfekte olan sivrisinekler yüzbinlerce kişinin ölümüne neden oluyor her yıl. Bu da göğü üstünüze çökertip sizi öldürmeyen, ama sizi çeşitli yollarla öldüren merhametli ve şefkatli rabbinin komik ve mucizevi bir şakası olsa gerek. Bize şu allahın mucizevi yaratımından söz et bakalım. Nasıl yaratıyormuş.

 

Fantastik, mitsel dünyanızda asa ejderhaya dönüşebilir, biri balığın içinde yaşayabilir, allah, cinler, melekler, şeytanlar, cennet, cehennem de olabilir. Ama bunlara inanmanız bunları gerçek yapmaz, bunları gerçek olarak kabul etmeyenler de inkarcı da olmazlar, çünkü inkar edilen bir gerçek yok. İslamın inkarcı sözü kullanımı o nedenle yalan ve yanlış.

 

Evren, gezegenler allahı, cinleri, melekleri, şeytanları, cenneti, cehennemi vs vs gerçek yapmaz. Kuranın içindekileri doğru ve gerçek yapmaz. Kurandaki yanlışları, tutarsızlıkları da ortadan kaldırmaz. Ayrıca ne yapmış rabbin, dünyayı sürükleyerek, yönlendirerek ince ayarlı yörüngeye mi yerleştirmiş? Yoksa ol demiş, dünya o ince ayarlı yörüngede birdenbire bitimi vermiş? Nasıl bir rolü, etkisi olmuş bu ince ayarları yaparken, bize bunu anlatır mısın? Kaosu, düzeni de yıllarca tartış. Ne olacak? Allah, cinler, melekler, şeytanlar vs vs gerçek mi olacak? Evren varsa kuranda ne yazıyorsa katılınmalı ve savunulmalı mı yani? Evren, gezegen, yıldız islamın doğrulayıcısı ve gerçekleyicisi mi?

 

Sen müslüman değilsin ki zaten bu arada. Ayetleri değiştirdiğin, ayetlerle ters düştüğün, allah adına sözler uydurduğun için islamdan çıkmış birisin. Karşımızda duygusal nedenlerden dolayı islamı değiştirerek, inanabileceği bir din oluşturan ve değiştirdiklerini islamdandır diyen pazarlayan biri var. 

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
11 dakika önce, Buzul yazdı:

Kuranın modeli düz yer üzerine kurulmuş yedi katlı gökten oluşur. Yer ve yedi katlı gök 6 günde yaratılmıştır. Yerdekiler önce yaratılmış, sonra gök yedi kat olarak düzenlenmiştir. Bu yedi katlı göğe de güneş, ay ve yıldızlar yapılarak yerleştirilmiştir. Yedi katlı göğün üstünde de allahın tahtı vardır. Şeytanlara da yıldız atılır. Yüce melekler topluluğunu dinleyen cinlere alev topu atılır. Kuranda da evren anlamında tek bir sözcük yoktur. Allah evren anlamında bir sözcük kullanımına gerek duymamış nedense. Çok ilginçtir ki yine bu allah dünyanın da bir yörüngesinin olduğunu bildiği halde dünyanın yörüngesinden hiç söz etmemiş, bu bilgiyi vermeyi gerekli görmemiştir. Yeri düz sanıyorsa demek ki. Ayrıca gök kelimesini allah mı dedin sana evren anlamında kullandım diye? Yoksa allah adına sözler mi uydurmaktasın? Allah adına sözler uydurmak, islamdan çıkmak anlamına gelir.

 

Şimdi bana söyle. Bu allah canlıları nasıl yaratmış. Şurada 10.000 tane fil olsun demiş, o ilk filler yoktan mı var olmuşlar. Şurada 2000 tane aslan var olsun demiş, o aslanlar yoktan mı var olmuşlar? Peki ya sivrisinekler ve sıtma parazitleri. Bunların ilkleri de yoktan, birdenbire mi var edilmişler ? Bu arada sıtma parazitleri enfekte olan sivrisinekler yüzbinlerce kişinin ölümüne neden oluyor her yıl. Bu da göğü üstünüze çökertip sizi öldürmeyen, ama sizi çeşitli yollarla öldüren merhametli ve şefkatli rabbinin komik bir şakası olsa gerek. Bize şu allahın mucizevi yaratımından söz et bakalım. Nasıl yaratıyormuş.

 

Fantastik, mitsel dünyanızda asa ejderhaya dönüşebilir, biri balığın içinde yaşayabilir, allah, cinler, melekler, şeytanlar, cennet, cehennem de olabilir. Ama bunlara inanmanız bunları gerçek yapmaz, bunları gerçek olarak kabul etmeyenler de inkarcı da olmazlar, çünkü inkar edilen bir gerçek yok. İslamın inkarcı sözü kullanımı o nedenle yalan ve yanlış.

 

Evren, gezegenler allahı, cinleri, melekleri, şeytanları, cenneti, cehennemi vs vs gerçek yapmaz. Kuranın içindekileri doğru ve gerçek yapmaz. Kurandaki yanlışları, tutarsızlıkları da ortadan kaldırmaz. Ayrıca ne yapmış rabbin, dünyayı sürükleyerek, yönlendirerek ince ayarlı yörüngeye mi yerleştirmiş? Yoksa ol demiş, dünya o ince ayarlı yörünge de birdenbire bitimi vermiş? 

Nasıl bir rolü, etkisi olmuş bu ince ayarları yaparken, bize bunu anlatır mısın? Ayrıca kaosu, düzeni yıllarca tartış. Ne olacak? Allah, cinler, melekler, şeytanlar vs vs gerçek mi olacak? Evren varsa kuranda ne yazıyorsa katılınmalı ve savunulmalı mı yani? 

 

Sen müslüman değilsin ki zaten bu arada. Ayetleri değiştirdiğin, ayetlerle ters düştüğün, allah adına sözler uydurduğun için islamdan çıkmış birisin. Karşımızda duygusal nedenlerden dolayı islamı değiştirerek, inanabileceği bir din oluşturan ve bu dini gerçek islam diyen pazarlayan biri var.

Kur'an'da Dünya düz mü adlı konumu oku. Ateistlerin getirdiği bütün argümanlara orada cevap veriyorum. Arapça'da geçen ifade olan "yevm" kelimesi aynı zamanda "çağ" anlamınada gelir. İzafiyet teorisine göre zaman görelidir. Bizim saydığımız "6 gün" değildir. Sema kelimesinde aynı zamanda "evren" anlamıda vardır. Bir de Fatiha Suresi'nde "الْعَالَمِينَ" diyerek aynı zamanda yine "evren"den bahsetmektedir. Kur'an'da "Dünya'nın yörüngesi vardır" (27:88-21:33) Kur'an'da Dünya'nın-Ay'ın ve Güneş'in yörüngelerinden bahsetmektedir. Kur'an müteşabih olduğu için "sema" kelimesi "evren/gök" olarak iki anlamda anlaşılır. 

 

Kur'an'da "evren yoktan var olmuştur." Bilimsel olarakta bu kitabı okuduğunuz zaman Evren'nin yoktan var olduğunu göreceksiniz. Kitabın adı "Hiç Yoktan Bir Evren"  

 

İnce ayarlar olayı Tanrı'nın var olduğunu kanıtlar. Kur'an'ın Tanrı kelamı olduğunu kanıtlamaz. 

 

Allah bütün canlıları sudan yaratmıştır. İnsanları'da su-sperm-embriyo-balçık(çamur)" yaratmıştır. Evrim teorisine göre İnsan'nın yaratılışının başlangıcı "çamur"dur. 

 

Sen küçük bır sıvıdan İnsan haline geldin bu bir mucizevi olaydır. Balığın içinde yaşaması ve Asanın yılana dönüşmeside mucizevi olaydır.

 

Ben Kur'an Mümin-Kur'an Müslümanı bir monoteistim. 

 

 

tarihinde KuranMumini2698 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...