Jump to content

Recommended Posts

36 dakika önce, KuranMumini2698 yazdı:

İblis İnsanın yaratılışına tanık olmuş. Kur'an bundan bahsediyor. İnsanı biz zayıf yarattık diye. Kur'an'da insanların kan dökeceği ile ilgili Melekler nerde tanık oldular? 

Tuzakçı, sinsi allah söylemiş olabilir. Bu arada şeytan adem ile adsız eşini tuzağa düşüreceğini ve bunların cennetten kovulup, yeryüzünü sürüleceğini önceden biliyor. Daha bu olay yaşanmamış, bak. Bu olay daha yaşanmadan bana bunların dirileceği güne dek süre ver, diyor. Adem ile adı olmayan eşinin kaderi önceden belirlenmiş. İblis tuzakçı allahın görevini yerine getiren bir tuzak. Her neyse şeytana kim söylemiş geleceği? Üstelik tuzakçı allah meleklere önceden diyor, ben yeryüzünde bir halife yaratacağım diye. Orada bunlar kan dökecek niye demesin ki. Melekler adem ile havvanın yaratılışını görmemişler mi kurana göre ayrıca? Allah yaratıyor, sonra ademe herşeyin adını öğretiyor, meleklere de bunların adını söyleyin hadi bakalım demiyor mu? Tüm bu olaylar meleklerin önünde gerçekleşiyor. Meleklerden olan, pardon cinlerden olan şeytan da bunların içinde.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 hours ago, John_Ahmet said:

Bu arada ben kendimi ateist olarak tanımlamıyorum. Bu konuda net bir fikrim olmadığı için kendimi agnostik olarak görüyorum.

 

Yani sana göre Muhammed yalancı, sahtekar ve şarlatan biri, kurduğu din de yalan üzerine inşa edilmiş temelsiz bir yapı. Bir insan bir yalanı neden savunur, neden insanları gerçekten mahrum etmeye çaba gösterir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 hours ago, sağduyu said:

 

Tevbe:

6. Eğer Allah’a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah’ın kelâmını işitebilmesi
için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir
kavim olmaları sebebiyledir.
7. Allah’a ortak koşanların Allah katında ve Resûlü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i
Haram’ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı
sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah kendine karşı gelmekten sakınanları sever.
8. Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, ne akrabalık (bağlarını), ne de
antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna
karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.
9. Allah’ın âyetlerini az bir karşılığa değiştiler de insanları onun yolundan alıkoydular. Bunların yapmakta
oldukları şeyler gerçekten ne kötüdür!
10. Bir mü’min hakkında ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar
taşkınlık yapanların ta kendileridir.
11. Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir
kavme âyetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

 

Devamında da yine Muhammed'e inanmayanlara verip veriştirir, bunlar fasık der, kötü der, taşkın der, onların ahdinin hiç bir değeri yok der. Bu insanların kabul edilmelerinin şartı tövbe edip namazı kılıp zekatı vermeleri yani Muhammed'in dinini kabul etmeleridir.

O AYETLERDE MÜSLÜMANLARA SÖZ VERİP SONRA HAİNLİK EDEREK ARKADAN VURANLAR SÖZ KONUSU..İŞTE BUNLARDAN OLAN  BİRİ BİLE SALDIRIDAN VAZGEÇİP GÜVENCE İSTERSE TEVBE 6 DAKİ GİBİ DAVRANIN DİYOR..SONRASINDA İSE ONLARIN ÖNCEDEN VERDİĞİ SÖZLERE KEK GİBİ GÜVENMEYİN DİYE UYARIYOR..11 .AYETTE İSE SİZE SIĞINIP TESLİM OLMADAN DA TEVBE EDERLERSE VS. ONLAR SİZİN DİN KARDEŞLERİNİZDİR DENİYOR.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, T.TAŞPINAR said:

O AYETLERDE MÜSLÜMANLARA SÖZ VERİP SONRA HAİNLİK EDEREK ARKADAN VURANLAR SÖZ KONUSU..İŞTE BUNLARDAN OLAN  BİRİ BİLE SALDIRIDAN VAZGEÇİP GÜVENCE İSTERSE TEVBE 6 DAKİ GİBİ DAVRANIN DİYOR..SONRASINDA İSE ONLARIN ÖNCEDEN VERDİĞİ SÖZLERE KEK GİBİ GÜVENMEYİN DİYE UYARIYOR..11 .AYETTE İSE SİZE SIĞINIP TESLİM OLMADAN DA TEVBE EDERLERSE VS. ONLAR SİZİN DİN KARDEŞLERİNİZDİR DENİYOR.

 

 

Zalim her zaman zulmü için bir bahane bulur. Ayetlerde ne dendiği apaçık ortada, ya kabul edersin ya da başına geleceklere katlanırsın deniyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 14.08.2019 at 14:58, sağduyu said:

 

Zalim her zaman zulmü için bir bahane bulur. Ayetlerde ne dendiği apaçık ortada, ya kabul edersin ya da başına geleceklere katlanırsın deniyor.

Ayetlerde , önce saldırmazlık anlaşması yapıp sonra hainlik edersen bedelini ödersin deniyor..Tevbe 1 ,4 ve 6 . Ayetleri okursanız anlarsınız

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 hours ago, T.TAŞPINAR said:

Ayetlerde , önce saldırmazlık anlaşması yapıp sonra hainlik edersen bedelini ödersin deniyor..Tevbe 1 ,4 ve 6 . Ayetleri okursanız anlarsınız

 

Tevbe 4. Ancak Allah’a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.

 

Tevbe 5. Böylece haram aylar çıktığı zaman artık müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün ve onları yakalayın ve onları muhasara edin (kuşatın). Gözetleme yerlerinin hepsine oturun (onları gözaltında tutun). Bundan sonra eğer tövbe ederlerse ve namaz kılar ve zekât verirlerse o taktirde onların yolunu serbest bırakın. Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahîm'dir.

 

Anlaşma yapılanlara sadece anlaşma bitimine kadar süre veriliyor. Tevbe 5'te de bu süre bitiminde bulunduğu yerde öldürülmeleri, yakalanmaları ve kuşatılmaları emrediliyor. Tabii bunu ancak tarafsız bir gözle bakan fark eder, bu ayetlere aykırı düşünce belirttiği zaman sonsuza kadar kebap olacağını sanan birisi nasıl fark etsin?

 

Ne diyor Allah'ın, eğer bu kitabın tek bir harfine bile inanmazsan seni sonsuza kadar kebap yaparım, böyle bir tehditle yüz yüze kalan birisi nasıl sağlıklı, düzgün düşünecek, bir anlatsana. Sende bu korku oldukça bu kitaptaki en rezil, en ahlaksız, en saçma, en insanlık dışı düşünceleri, eylemleri savunmak zorundasın, aksi düşünülemez bile.

 

Hemen bir örnek vereyim:

 

Kehf: Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, “Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!” dedi.(74) “Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.” (80)

 

Bak, şimdi masum bir çocuğun acımasızca katledilmesini bile savunacaksın. Elin mahkum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...