Jump to content
teogoni

Özgüven Nedir, Nerede Kaybedilir

Recommended Posts

11 hours ago, teogoni said:

Çok mantıklı. Mesela kitap okuyunca ben şu kitabı bitirdim demek. Bir merhale, yol almak. Başka şeylerde de bunu yapmak. Bir de yapmamak. Yapmayınca beyin oksijensiz kalıyor. Çirpiniyor. 

 

Ama benim şu şekilde problemim var. Kütüphaneye kitap almaya gittim 1984 u bulup okuycaktim. Yoktu. Bütün hevesim kaçtı. Basım öyle bi halde ki okumak bile boğuyor. O faaliyeti bile yapamıyor. Telefondan birşeyi araştırirken bile telefonu kapatasim offf deyip itesim geliyor. 

 

Ruh halim aşırı kendimi ve etraftakileri yaptığım yapacağım şeyleri aşırı değersizlestiriyor. Sarilamiyorum yapmaya. Bilirsiniz anlık insanın canı sıkılınca hicbirseyi yapmaya motive olamaz ya. Onun yaygın uzun süreli halini düşünün. 

 

Herhalde benim önce bir ilaç tedavisi ile beynimdeki kimyayı önce bir düzeltmem daha sonra bunlara yonelmemn lazim. 

 

Çünkü dışarı çıkıp aktivite yapıyorum kafam dağılıyor. Az biraz iyi hissediyorum. Eve geliyorum tak gene eskiye dönüyorum. 

 

Sanki bunyem bu aktiviteleri uçağın yakıtı içmesi gibi hızlı tüketip bitiriyor. Bunyem birşey anlamıyor yani. Kağıt gibi ezip buruşturup atıyor. 

 

Bak işte, böyle böyle olur bu, ama sorun şu ki, maalesef, senelerin o pısırıklığı ile yanlış yollara gidebiliyorsun. Mümkün, olası, normal.

 

Bunu bulmam, herhalde 1 dk falan sürdü. Demek istenince oluyormuş. Bu mantalitede olman lazım.

 

Yani şu an başarısızsın. Ya böyle ezik kalacaksın, yada adam olacaksın. TErcih senin, evrim ezikleri yarattıysa, demekki onlarında bir faydası var nesillere. Sende onlardan olursun, sıkıntı olmaz kimseye, elbette senden başka kimseye...

1984 - George Orwell.pdf

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
19 saat önce, teogoni yazdı:

Bir ara akşam 1 bardak şarap içmiştim. Bir iki gün peşpeşe. Ve kaygı düzeyinde iyileşme hissettim. Sabah kalktığımda içimde kaygı yoktu. Gözlerimde ağrı yoktu sanki. Şarap gerçekten bunu yapmış olabilir mi? Serotonini artirmis olabilir mi? Şarap bizde serotonini artırdığı için mi mutlu ozguvenli oluyoruz benimize dönüyoruz. Bunu nasıl yapıyor? Mekanizması nedir? 

 

demek istediğim sakın yanlış anlaşılmasın .eğer şarap içmek seni iyi hissettiriyorsa neden şaraba devam etmeyesinki bence sözüm ona özgüven meselesi budur.yani şu anlamda neden başkalarının doğrularının peşinde gidip canını sıkacaksınki ?bu kendini kandırmak değilmi yada  çoğunluk şarap içmiyor kitap okuyor ozaman bende şarap içmemeliyim kitap okuyan biri olmalıyım gibi aptal bir düşünceyi benimsediğimin farkında olmadan buna devam etmeliyim  gibi kendini salakça kandıran bir düşüncenin esiri olasınki. bu sadece bir örnek , asıl demek istediğim senin yaptığın yada neden yaptığını bilmediğin şeyler üzerinden bir örnekle gitmek istedim daha anlaşılır olması açısından.bir fikir olarak gene örneğin şunu diyorum canın şarap içmek istiyorsa şarap iç şarap içmek istemiyorsa kitap oku..  yani serotonini arttıran şeylerin peşini bırakma :)

 

tarihinde Zihinsel Orgazm tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 14.08.2019 at 15:26, teogoni said:

Hiçbir alanda bir uzmanlığım yok. 

 

 

 

 

Sevdiğin birşey bulup öğrenmeye başla. Vücut çalışmak da iyi gelir. Birşeylerin seni değiştirmesine izin ver. Bıkkınlık ve sıkıntı hissi, odaklanma sorunu vs. yaşlandıkça geçer, fakat ne kadar süreceği biraz da sana bağlı. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, bayşapka yazdı:

 

 

 

 

Sevdiğin birşey bulup öğrenmeye başla. Vücut çalışmak da iyi gelir. Birşeylerin seni değiştirmesine izin ver. Bıkkınlık ve sıkıntı hissi, odaklanma sorunu vs. yaşlandıkça geçer, fakat ne kadar süreceği biraz da sana bağlı. 

 

 

33 yaşındayım. Bu hisler neden yaşlandıkça geçiyor? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 hours ago, teogoni said:

33 yaşındayım. Bu hisler neden yaşlandıkça geçiyor? 

 

Bilmiyorum, beynin kendi kendini iyileştirme süreci diye tahmin ediyorum.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, teogoni said:

33 yaşındayım. Bu hisler neden yaşlandıkça geçiyor? 

 

Yaşla alakalı değil.

 

Olay beynin, ortama adapte olabilme yeteneği. BU hemen her organ için geçerli.

 

Olayın en basit tarafı, top oynamaktır. Muhtemelen, önünüze bir top konsa, tepmeyi bile beceremezsiniz. Ama dener, uğraşır, önünze kona, karşıdan gelen, yandan gelen falan derken, yukardan gelene rövaşata çakan biri olur gidersiniz. Beyin, kendini o olaya adapte etmiştir, başlarda düşünür, şöyle şurdan vurayım falan dersiniz, ama sonra otomatikleşir, top ayağınızda iken, ona bile bakmazsınız.

 

Kolay örnek bu. ama daha iyi bir örnek, araba sürmektir. Acemiyken, her hareketinizi düşünerek yaparken, ustalaştıkça fren mi, gaz mı, düşünmezsiniz. Ama ingiltereye gidince sudan çıkmış balığa dönersiniz, trafik tersten akıyor. Gene başlar uyumlanma, çabucakta üstesinden geliniverir. 

 

Yaşadıkça, bir şekilde, doğru yöntemler uygulayıp kolayca öğrenmekten kaçındığınız hayatı, azar azar öğrenmiş olur, buna adapte olmuş olursunuz hepsi bu. Doğru yöntemlerle hayatı keşfedip, yaşlanmayı beklemeden o hale gelmek gayet mümkündür. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 17.08.2019 at 22:53, anibal yazdı:

 

Yaşla alakalı değil.

 

Olay beynin, ortama adapte olabilme yeteneği. BU hemen her organ için geçerli.

 

Olayın en basit tarafı, top oynamaktır. Muhtemelen, önünüze bir top konsa, tepmeyi bile beceremezsiniz. Ama dener, uğraşır, önünze kona, karşıdan gelen, yandan gelen falan derken, yukardan gelene rövaşata çakan biri olur gidersiniz. Beyin, kendini o olaya adapte etmiştir, başlarda düşünür, şöyle şurdan vurayım falan dersiniz, ama sonra otomatikleşir, top ayağınızda iken, ona bile bakmazsınız.

 

Kolay örnek bu. ama daha iyi bir örnek, araba sürmektir. Acemiyken, her hareketinizi düşünerek yaparken, ustalaştıkça fren mi, gaz mı, düşünmezsiniz. Ama ingiltereye gidince sudan çıkmış balığa dönersiniz, trafik tersten akıyor. Gene başlar uyumlanma, çabucakta üstesinden geliniverir. 

 

Yaşadıkça, bir şekilde, doğru yöntemler uygulayıp kolayca öğrenmekten kaçındığınız hayatı, azar azar öğrenmiş olur, buna adapte olmuş olursunuz hepsi bu. Doğru yöntemlerle hayatı keşfedip, yaşlanmayı beklemeden o hale gelmek gayet mümkündür. 

Şarap da antidepresanın yerini tutar demişssin. Bunu neden söyledin? Şarap serotonini artırabilir mi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 17.08.2019 at 19:17, teogoni said:

33 yaşındayım. Bu hisler neden yaşlandıkça geçiyor? 

Vücudun yaşlanması ve dolayısıyla çöküşü, yaşlılık kaynaklı hormonal değişimler duyguların daha az hissedilmesine sebep oluyor diye düşünüyorum.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Özgüvensizlik özel bir konu ile ilgili ise, konu ile ilgili tecrübesizken edinilmiş kayıpların sonucunda yeni girişilecek, yeni yapılacak bir girişimle ilgili öngörü yaparken sonucun olumsuz olacağına dair yargıya varma ile hissedilendir.

Total özgüven, herhangi bir şey yapmaya korkan kişinin, yani ödleğin sahip olamadığı ise çok derinlerden, hayata hazırlanamamış bir çocuk olmaktan geçiyordur muhtemelen.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 hours ago, teogoni said:

Şarap da antidepresanın yerini tutar demişssin. Bunu neden söyledin? Şarap serotonini artırabilir mi?

 

Zaten artırıyor, millet neden içiyor sence?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 19.08.2019 at 22:49, Khan yazdı:

Özgüvensizlik özel bir konu ile ilgili ise, konu ile ilgili tecrübesizken edinilmiş kayıpların sonucunda yeni girişilecek, yeni yapılacak bir girişimle ilgili öngörü yaparken sonucun olumsuz olacağına dair yargıya varma ile hissedilendir.

Total özgüven, herhangi bir şey yapmaya korkan kişinin, yani ödleğin sahip olamadığı ise çok derinlerden, hayata hazırlanamamış bir çocuk olmaktan geçiyordur muhtemelen.

 

özgüvensizlik olarak ortaya çıkmış kavram kişinin yorumlama sorgulama konusundaki yetisiszliğinden kaynaklanmaktadır.kişi içinde bulunduğu ve ilişkide bulunduğu insanların, doğru ortam doğru kişi hakkında  kendi doğuştan yapısı hakkında uygunluğuna dair doğru veya yanlış olduğuna dair bir yorum getirebilse yada sorgulayabilse bu sözde özgüvensiz kavramını benimsemez onu sorgulamış olur ve bir karara varır, yani işin derinine inmiş olur bunu yapamadığı için sözde özgüvensizlik kavramına takılmış bir şekilde olumsuz düşünce ve duygulara kapılmaktan kendini alıkoyamaz.

tarihinde Zihinsel Orgazm tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 22.08.2019 at 22:49, Zihinsel Orgazm said:

 

özgüvensizlik olarak ortaya çıkmış kavram kişinin yorumlama sorgulama konusundaki yetisiszliğinden kaynaklanmaktadır.kişi içinde bulunduğu ve ilişkide bulunduğu insanların, doğru ortam doğru kişi hakkında  kendi doğuştan yapısı hakkında uygunluğuna dair doğru veya yanlış olduğuna dair bir yorum getirebilse yada sorgulayabilse bu sözde özgüvensiz kavramını benimsemez onu sorgulamış olur ve bir karara varır, yani işin derinine inmiş olur bunu yapamadığı için sözde özgüvensizlik kavramına takılmış bir şekilde olumsuz düşünce ve duygulara kapılmaktan kendini alıkoyamaz.

İmlân çok kötü. Baştan bunu belirteyim. Ne anlatmak istediğini zor anladım.

 

Özgüvensizlik için ayrıntılı yorumları geç, çok basittir.

Özgüvensiz kişi yapacağı bir eylemin kendi açısından negatif sonuçlanacağını düşünüp, işe girişmez. (Kaygı)

 

Aslında korunma ihtiyacının bir uzantısıdır ancak kendini koruma aşırı hale geldiğinde artık bir çok eylemi gerçekleştiremez.

Pişmanlık yaşamaya başlar.

Özgüvensiz olduğunu anladığı nokta da burası olur.

 

 

 

tarihinde Khan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Teorim şu:

 

Özgüveni eksik olan kişilerin karar verme mekanizmlarinin zayif oldugunu. Beyinlerinin karar veremedigini dusunmekteyim. Bu kisiler hem dissal problemlere karsi karar verme surecinde aktif ve tamamlayici olamiyorlar hem de kendi ic dunyalarindaki karar verme sureclerinde aktif ve tamamlayici olamiyorlar. 

 

Bu hatanin beynin noral anatomisindeki bir zayiflik ya da nöronlar arasi veri iletisimindeki norotransmitter hatasindan kaynakli bir zayiflik oldugunu dusunuyorum. 

 

Yani benim teorimin sonucu yine beynin calisma performansindaki bir sorun yani bir beynin performansindaki bir zayifliktan kaynaklandigini dusunuyorum. 

 

Mantikli olabilir mi sizler ne dersiniz?

tarihinde teogoni tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, teogoni said:

Teorim şu:

 

Özgüveni eksik olan kişilerin karar verme mekanizmlarinin zayif oldugunu. Beyinlerinin karar veremedigini dusunmekteyim. Bu kisiler hem dissal problemlere karsi karar verme surecinde aktif ve tamamlayici olamiyorlar hem de kendi ic dunyalarindaki karar verme sureclerinde aktif ve tamamlayici olamiyorlar. 

 

Bu hatanin beynin noral anatomisindeki bir zayiflik ya da nöronlar arasi veri iletisimindeki norotransmitter hatasindan kaynakli bir zayiflik oldugunu dusunuyorum. 

 

Yani benim teorimin sonucu yine beynin calisma performansindaki bir sorun yani bir beynin performansindaki bir zayifliktan kaynaklandigini dusunuyorum. 

 

Mantikli olabilir mi sizler ne dersiniz?

 

Bu mevzular, bilimsel mevzulardır.

 

Yani, dediklerinin mantıklı olması, doğru olacağı anlamına gelmez.

 

Ve aynen, doğru değil bu dediklerin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 saat önce, anibal yazdı:

 

Bu mevzular, bilimsel mevzulardır.

 

Yani, dediklerinin mantıklı olması, doğru olacağı anlamına gelmez.

 

Ve aynen, doğru değil bu dediklerin.

Peki neden serotonin, dopamin seviyesi artirilan beyinde karar verme surecleri iyilesiyor. Neden ozguven yerine geliyor? 

 

Şu beyinden nefret etmeye basladim. Olaylarin basit olmasi lazim. Neyin ne oldugu belli olmayan uzmanlarin bile anlamadigi karambole bir corbanin icinde yuzup duruyoruz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 hours ago, teogoni said:

Peki neden serotonin, dopamin seviyesi artirilan beyinde karar verme surecleri iyilesiyor. Neden ozguven yerine geliyor? 

 

Şu beyinden nefret etmeye basladim. Olaylarin basit olmasi lazim. Neyin ne oldugu belli olmayan uzmanlarin bile anlamadigi karambole bir corbanin icinde yuzup duruyoruz.

 

Olsa dükkan senin. Ama evren basit işleri sevmiyor. Kainatın aklı, karmakarışık işlere eriyor sadece, görünen o. Ve o nedenle de, senin basitçiliğin yalan oluyor. 

 

Serotonin, dopamin seviyesi artan beyinlerde karar verme süreçleri falanda iyileşmez. Doğa, hele hele biyoloji, böyle düz ayak tanımları da hiç sevmez.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, anibal yazdı:

 

Olsa dükkan senin. Ama evren basit işleri sevmiyor. Kainatın aklı, karmakarışık işlere eriyor sadece, görünen o. Ve o nedenle de, senin basitçiliğin yalan oluyor. 

 

Serotonin, dopamin seviyesi artan beyinlerde karar verme süreçleri falanda iyileşmez. Doğa, hele hele biyoloji, böyle düz ayak tanımları da hiç sevmez.

Ne yapicam ben o zaman? Kozmik rastgele meydana gelen olaylarin icinde ozguveni dusuk depresif zayif silik bir kisilik olusturmus bir beyin ve buyuk bir ihtimalle de bu koturum halin de tedavisi yok. Lustrala basliycaktim icinde yan etkilerde bazi vakalarda diyabet baslangici bildirilmistir. Diyor. İcemedim. Tam bir cikmaz. Sacma sapan bir durum. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...