Jump to content
"dünyayaışınlanıpçoğaldık"

nedir bu ayak fetiş nasıl bir evrimsel süreçtir ...

Recommended Posts

bilim dunyasinda çok konuşulmayan ancak konuşulduğunda şimşekler çaktiran konusu açildiğinda

akilda 5 10 adet teori çikartan bir konu.

 

bi insan neden bi ayaktan hoşlanir ?

buna iten evrimsel süreç nedir bunu tetikleyen sebepler nedir ?

 

keza bunu duyduktan sonra evrim için imkansiz diye birşey olmadiğini anlayabiliriz.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Niye bir taraflarından sallıyorsun?

 

https://www.tandfonline.com/toc/hjsr20/current

 

Bu dergiye üye olur, açar okursun ve bilim dünyasının bu konuda aslında nasıl kafa patlattığını görebilirsin. Kaldı ki, bilimcilerde insandır ve tipik insanlar gibi %40 kusuru kendide ayak fetişistidir.

 

Bu değer bile, zaten şunu gösterir, bu mevzunun görülme frekansının ve diğer durumlarla korelasyonunun düşüklüğü, bunun bir yan etki olduğunu gösterir. Basitçe, mesela, ayağın cinsel organa benzetilmesi gibi algı sorunları vs. vs. bu sürece sebep oluyor olabilir. 

 

Evrimde bu tür yan etki durumları çokca yaşanır. Örneğin, beynin alkol ile kafayı bulmak üzere evrilmemiştir. Ama alkol bunu yapar. İşin acayip tarafı ise, alkolün doğal bir şey olmasıdır. Pek çok bitki, bilhassa meyve alkol içerir doğal olarak. Bunları yiyip kafayı bulan ve komik hallere düşen çok hayvan mevcuttur. Benzer bir şey, kedi otu için geçerlidir, kedilerde uyuşturucu etkisi yapar.

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Konu saçma sapan yerlere gitmeyecekse ufak bir bakış açısı daha getireyim..

 

Neden ayaktan hoşlanmak garip de, diğer bölge, nahiye ve mevkilerden hoşlanmak normal? En meşhurlarından(!) başlayarak..

 

Meselenin başlangıç noktası bu gibi gözüküyor.. Bir bakış açısı, veyahut bir beyin fırtınası adına..

Karşı tarafa cinsel anlamda mesaj gönderen, vücudun "herhangi bir" bölgesi olabilir..

Hatta bence bu, aynı mantığa göre çözümlenebilir gibi de..

Her şey "hoşlanmakla" başlıyor. Hoşlanılan nesnenin verimliliği genel frekans açısından "odağı" belirliyor.

Ama hoşlanmanın ya da "hoşlanılanın" bir sonu yok.

 

Ayrıca doğal seçilim her şeyi soyup soğana çeviremiyor neticede. Her eğilimi de.

Daha doğrusu bunlar hep ve yeniden peydah olabiliyor.

Bu ikinci kısmı tartışmalı olabilir, ama mümkünsüz de olmayabilir.

 

(* Ek not): Gerçi şimdi bir daha düşününce, bu konunun saçma sapan yerlere gitme potansiyeli çok yüksek. Kararsız kaldım ve gerekli görülürse silinebilir..

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 07.09.2019 at 12:34, teflon said:

Konu saçma sapan yerlere gitmeyecekse ufak bir bakış açısı daha getireyim..

 

Neden ayaktan hoşlanmak garip de, diğer bölge, nahiye ve mevkilerden hoşlanmak normal? En meşhurlarından(!) başlayarak..

 

Meselenin başlangıç noktası bu gibi gözüküyor.. Bir bakış açısı, veyahut bir beyin fırtınası adına..

Karşı tarafa cinsel anlamda mesaj gönderen, vücudun "herhangi bir" bölgesi olabilir..

Hatta bence bu, aynı mantığa göre çözümlenebilir gibi de..

Her şey "hoşlanmakla" başlıyor. Hoşlanılan nesnenin verimliliği genel frekans açısından "odağı" belirliyor.

Ama hoşlanmanın ya da "hoşlanılanın" bir sonu yok.

 

Ayrıca doğal seçilim her şeyi soyup soğana çeviremiyor neticede. Her eğilimi de.

Daha doğrusu bunlar hep ve yeniden peydah olabiliyor.

Bu ikinci kısmı tartışmalı olabilir, ama mümkünsüz de olmayabilir.

 

(* Ek not): Gerçi şimdi bir daha düşününce, bu konunun saçma sapan yerlere gitme potansiyeli çok yüksek. Kararsız kaldım ve gerekli görülürse silinebilir..

 

Konu aslında saçma sapan falan değil, öyle bir yere gitme dersen... Amanda kuranda karınız dövün demiyor kavgası kadar bile saçma bir yere gidemez. Ayet ortada, 1400 yıldır olan biten ortada, bunun tartışmasından daha saçma bişey olabilir mi?

 

Herkes, herşeyi aynı görmez. Böyle bir şey var, bilinmeyen. Algı meselesi biraz karışık bir mesele. 

 

Ve, ayak, bazı kişilerce, çok fazla cinsel organa benzetilebiliyor. Şurası burası böyle olarak bakmayın duruma. Bende olsaydı bu fetiş, belki açıklayabilirdim, ben böyle görüyorum, şu bu diye. Belki dokusu, belki üçgenimsi şekli, bilemiyorum orasını.

 

Bir diğer şeyde şu. Özellikle erkek için, kadının en uzak yeri ayakları. Ve o ayaklar, kadının en uç noktası olarak, en ulaşılmaz, bu nedenle en cazip yeri oluyor, belki. Eliniz atıp, kadının her yerine ulaşabilirsiniz, her yeri derken, anladınız siz onu. Ama ayaklar, ulaşılamaz olacak, ancak kadına tamamen sahip olununca ele alınabilecektir. Sokakta gidiyorsunuz, kızın şurasıan burasına parmak atabilirsiniz, ama ayaklarına pek mümkün değil. Onlara ulaşmak için, kızı tamam etmiş, mesela yatırmış falan olmanız gerekiyor. Basitçe, ayaklarına ulaşmak demek, o kıza tamam dedirtmek, onu elde etmiş olmak demek. Belki de bu yaratıyor böyle bir fetişi.

 

Dediğim gibi, bu fetişim yok, olsa daha çok yardımcı olmak isterdim, ama ötesini bilemiyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

90'larda Bardakçı hürriyet gazetesinde Osmanlı dönemi eşcinsel şiirlerden örnekler yazmıştı. Birisi berberin pembe topuklarından bahsediyordu şiirinde. Demek ki escinsellerde de var bu fetiş. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...