Jump to content
Kindi

İki kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğine mi eşittir ?

Recommended Posts

2 hours ago, akılsızşuursuzatom said:

kadının  boşanma  hakkı  hangi  ayetlerden  dolayı  yok?

 

Kadının boşanma hakkı da, şahitlik hakkıda yoktur, bedevi töresinde böyle.

 

İslama göre kadın, mehir denen amparası ile kendini satan bir amsatandır. Kendini satmış olmakla, erkeğin malı olur ve bu yüzden de kocayı boşayamaz. Ayetlere göre, kadının hiç bir koşulda kocayı boşama imkanı yoktur. Bazı ayetler ise, yanlış anlaşılır. Aslında boşanmış karıyı erkeğin geri alması için barıştırmaya uğraşmayın babındaki tanım çarpıtılır falan. 

 

Buna karşılık, eğer erkek, kadının üstünü başını, barınmasını ve yeme içmesini karşılayamıyorsa, bu da minimumlar üzerinedir, o zaman kadın boş düşer. hiç bir ayette, kadının boşama hakkı olduğuna ve nasıl kullanılacağına dair hiç bir izahat yoktur. Örneğin, karı, kocayı boşasın, peki bu durumda iddet durumu ne olacak, kaç talak olması lazım, hülle mevzusu geçerli mi, iddet müddeti varsa, geçimi nasıl olacak, zamanında aldığı amparası iade edilecek mi gibi bir sürü sorun vardır ama hiçbirinin cevabı yoktur. 

 

Benzer şekilde, eğer 2 erkek şahit varsa, mesela başka 10 tane kadın şahit dahi olsa, onların şahitlikleri hükümsüzdür. Sadece iki erkek şahit olmaması durumunda iki kadın bir erkek şahit olarak kabul edilir. Hiç erkek şahit olmaması durumunda kadınların şahitliğinin geçerli olup olmayacağı tartışılmıştır, ayetlere göre, böyle bir imkan yoktur, ancak bir erkek ve iki kadın şahit durumunda kadının şahitliği caizdir. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

kadının  boşanma  hakkı  hangi  ayetlerden  dolayı  yok?

 

Ayetlerde talak, hul’ ve iftida kararı diye üç ayrı boşanma şekli hükme bağlanmıştır. Talak, erkeğin tek taraflı kararı ile yaptığı boşamadır. Talâkın geçtiği ayetlerde kadına yetki verilmemiştir. Talakta bulunan erkeğin, eşine verdiği mehirden ve diğer mallardan bir şey alamaması (Bakara 2/229), kadının bekleme süresi (iddet) bitinceye kadar onunla aynı evi paylaşma mecburiyeti ve süre bitinceye kadar yine tek taraflı kararı ile talaktan vazgeçme hakkı (Talak 65/1-2) boşanmanın önüne konmuş tabii engellerdir. Hul’, evliliği yürütemeyeceklerine kanaat getiren kadın ile erkeğin, karşılıklı anlaşmalarıyla evliliğe son vermeleridir. Burada istek daha çok kadından geldiği için kadın evlenirken aldığı mehirden kocasına vermesi gerekir. Buna hul’ bedeli denir. Üçüncüsü iftidâdır. İftidâ, şartları gerçekleşdiği taktirde kadının tek taraflı iradesiyle evliliğe son vermesidir.

 

 

 

Amra’dan gelen rivayete göre Sâbit’in eşi olan Habibe’yi Muhammed aleyhisseleam alaca karanlıkta kapısının önünde bulur ve ne olduğunu merak edip durumunu sorar. Habîbe eşi Sâbit’le bir arada bulunmasının mümkün olmadığını evliliğe devam edemeyeceklerini söyler. Sâbit geldiğinde Rasûlullah ona: “İşte Habîbe. Söyleyeceğini söyledi.” der. Habîbe: Sâbit’in verdiği her şeyin yanında olduğunu ifade eder. Rasûlullah Sâbit’e onu ondan almasını emreder. Sâbit, Habibe’ye verdiğini alır ve Habîbe ailesinin yanına döner. Talâkın gerçekleşmesi nasıl kadının onayına bağlı değilse iftidânın gerçekleşmesi de kocanın onayına bağlı değildir. Koca evliliğe son vermek istediğinde bunu, bir yetkili makama başvurmadan yapabilir. Kadının evliliği sona erdirme kararı ya karşılıklı rıza ile ya da hâkime veya hakeme başvurarak gerçekleşmektedir. İşte erkeklerin kadınlara karşı dereceleri budur. 

tarihinde Salvolimpos tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Cahiliyede kadın güçlü haklara sahipti diyenler sizin Zıhar,İla gibi uygulamalardan haberiniz var mı

 

kadına hiç miras verilmediğinden haberiniz var mı 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 13.09.2019 at 03:28, anibal yazdı:

 

Kadının boşanma hakkı da, şahitlik hakkıda yoktur, bedevi töresinde böyle.

 

İslama göre kadın, mehir denen amparası ile kendini satan bir amsatandır. Kendini satmış olmakla, erkeğin malı olur ve bu yüzden de kocayı boşayamaz. Ayetlere göre, kadının hiç bir koşulda kocayı boşama imkanı yoktur. Bazı ayetler ise, yanlış anlaşılır. Aslında boşanmış karıyı erkeğin geri alması için barıştırmaya uğraşmayın babındaki tanım çarpıtılır falan. 

 

Buna karşılık, eğer erkek, kadının üstünü başını, barınmasını ve yeme içmesini karşılayamıyorsa, bu da minimumlar üzerinedir, o zaman kadın boş düşer. hiç bir ayette, kadının boşama hakkı olduğuna ve nasıl kullanılacağına dair hiç bir izahat yoktur. Örneğin, karı, kocayı boşasın, peki bu durumda iddet durumu ne olacak, kaç talak olması lazım, hülle mevzusu geçerli mi, iddet müddeti varsa, geçimi nasıl olacak, zamanında aldığı amparası iade edilecek mi gibi bir sürü sorun vardır ama hiçbirinin cevabı yoktur. 

 

Benzer şekilde, eğer 2 erkek şahit varsa, mesela başka 10 tane kadın şahit dahi olsa, onların şahitlikleri hükümsüzdür. Sadece iki erkek şahit olmaması durumunda iki kadın bir erkek şahit olarak kabul edilir. Hiç erkek şahit olmaması durumunda kadınların şahitliğinin geçerli olup olmayacağı tartışılmıştır, ayetlere göre, böyle bir imkan yoktur, ancak bir erkek ve iki kadın şahit durumunda kadının şahitliği caizdir. 

 

 

 

 

İslamda Kadının boşanma Hakkı

 

5-HUL(MUHALEA) YOLUYLA BOŞANMA: İslam da kocanın geçimsizlik yapması veya kadına eziyet etmesi durumunda eğer kadın boşanmak isterse hakime başvurarak tefrik davası açarak boşanma gerçekleştirebiliyor. Bu şu şekilde gerçekleşiyor.

Kadın kocasından boşanmak istediğinde eğer kocası onu boşamak istemiyorsa bu durumda kadın mahkemeye başvurarak kocasına belli bir miktar tazminat ödedikten sonra boşanabilir.

Bu hükmün uygulanması Hz. Peygamber döneminde şu şekilde olmuştur. Cemile isminde kadın eşi Sabit b.Kays tan ayrılmak istiyordu. Hz.Peygambere gelip ‘’Vallahi onun dini ve ahlakı hakkında bir kusur göremiyorum.’’ Demiş . Fakat buna rağmen boşamak istediğini söylemiş. Cemile kocasının kendisine mehir olarak verdiği bahçeyi geri vererek boşanır(Buhari,Talak,11)

Kuranda böyle bir tazminat bedeli konulmasının sebebi kadın tarafından erkeğin zarara uğratılmasının önüne geçmek olmaktadır. Çünkü koca evlenmesi karşılığında kadına bir miktar mehir ödemiştir. Ayrıca evlenmek için düğün,nişan,nafaka ve benzeri birçok harcamalrda bulunmuştur. Bu kadar çok harcamada bulunduktan sonra kadın istediği zaman kocasını boşarsa bu durumda bu kadar masraf boşa gitmiş olacak ve böylelikle erkek büyük bir zarara uğratılacak.

(Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helâl olmaz. Eğer onlar Allah'ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah'ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.(Bakara Suresi 229)

 

Kuran bu hükmüyle hanımıyla geçimsizlik yapmayan ve ona eziyet vermeyen bir kocanın mağdur durumuna düşmesini engellemiştir.

Fakat geçimsizlik erkekten kaynaklanıyor ise  bu durumda Kuran yine tarih üstü bir düzenleme getirmektedir.

Koca kendisi geçimsizlik çıkarmasına rağmen hanımının kendisine tazminat vererek onu boşamaya zorlaması şu ayetin hükmüyle haram kılınmıştır.

 Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir. Açık bir hayâsızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları zorluğa düşürmeyin. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.(Nisa Suresi 19)

Böyle bir durumda kadın hakime başvurarak boşanma davası açabilecek ve hakim onu tazminata hükmetmeden , aldığı mehri geri ödemeden boşayacaktır.

Kadının vereceği muhalea bedelinin mehirden üstün olmaması da hadislerde belirtilmiştir.

Özet olarak erkekte bir problem yok eğer kadın ayrılmak istiyorsa , tazminat bedelini ödeyerek erkekten boşanıyor. Eğer sorun erkekten kaynaklanıyorsa tazminat ödemeden hakime başvurarak boşanabiliyor.

İslam kadının boşanması durumunda karşılacağı sıkıntıları atlatması için de bazı tedbirler almıştır.

1-Kadının evlilik sırasında aldığı mehirin yanı sıra muaccel mehir(boşanma durumunda ödenmesi gereken mehir, borç mehir) tale etme hakkı vermiştir.

2-Kadın boşanma durumunda karşılacağı sıkıntıları hesaba katarak müeccel mehri fazla isteyebilir. Böylece hem kocasının onu boşama konusunda daha dikkatli olmasını sağlar hem de karşılaşabileceği ekonomik sıkıntıları giderir.,

3-Hamile kadın boşanmışsa çocuğun babası doğum gerçekleşene kadar ona bakmak zorundadır.

4-Ayrıca kadın çocuk doğduktan sonra onu emzirirse erkek, kadının geçimini sağlamaya katkıda bulunacak ,üzerinde anlaştıkları belli bir ücreti ödeyecektir. (Bakara 233)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 minutes ago, Kindi said:

 

 

İslamda Kadının boşanma Hakkı

 

5-HUL(MUHALEA) YOLUYLA BOŞANMA: İslam da kocanın geçimsizlik yapması veya kadına eziyet etmesi durumunda eğer kadın boşanmak isterse hakime başvurarak tefrik davası açarak boşanma gerçekleştirebiliyor. Bu şu şekilde gerçekleşiyor.

Kadın kocasından boşanmak istediğinde eğer kocası onu boşamak istemiyorsa bu durumda kadın mahkemeye başvurarak kocasına belli bir miktar tazminat ödedikten sonra boşanabilir.

Bu hükmün uygulanması Hz. Peygamber döneminde şu şekilde olmuştur. Cemile isminde kadın eşi Sabit b.Kays tan ayrılmak istiyordu. Hz.Peygambere gelip ‘’Vallahi onun dini ve ahlakı hakkında bir kusur göremiyorum.’’ Demiş . Fakat buna rağmen boşamak istediğini söylemiş. Cemile kocasının kendisine mehir olarak verdiği bahçeyi geri vererek boşanır(Buhari,Talak,11)

Kuranda böyle bir tazminat bedeli konulmasının sebebi kadın tarafından erkeğin zarara uğratılmasının önüne geçmek olmaktadır. Çünkü koca evlenmesi karşılığında kadına bir miktar mehir ödemiştir. Ayrıca evlenmek için düğün,nişan,nafaka ve benzeri birçok harcamalrda bulunmuştur. Bu kadar çok harcamada bulunduktan sonra kadın istediği zaman kocasını boşarsa bu durumda bu kadar masraf boşa gitmiş olacak ve böylelikle erkek büyük bir zarara uğratılacak.

(Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helâl olmaz. Eğer onlar Allah'ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah'ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.(Bakara Suresi 229)

 

Kuran bu hükmüyle hanımıyla geçimsizlik yapmayan ve ona eziyet vermeyen bir kocanın mağdur durumuna düşmesini engellemiştir.

Fakat geçimsizlik erkekten kaynaklanıyor ise  bu durumda Kuran yine tarih üstü bir düzenleme getirmektedir.

Koca kendisi geçimsizlik çıkarmasına rağmen hanımının kendisine tazminat vererek onu boşamaya zorlaması şu ayetin hükmüyle haram kılınmıştır.

 Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir. Açık bir hayâsızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları zorluğa düşürmeyin. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.(Nisa Suresi 19)

Böyle bir durumda kadın hakime başvurarak boşanma davası açabilecek ve hakim onu tazminata hükmetmeden , aldığı mehri geri ödemeden boşayacaktır.

Kadının vereceği muhalea bedelinin mehirden üstün olmaması da hadislerde belirtilmiştir.

Özet olarak erkekte bir problem yok eğer kadın ayrılmak istiyorsa , tazminat bedelini ödeyerek erkekten boşanıyor. Eğer sorun erkekten kaynaklanıyorsa tazminat ödemeden hakime başvurarak boşanabiliyor.

İslam kadının boşanması durumunda karşılacağı sıkıntıları atlatması için de bazı tedbirler almıştır.

1-Kadının evlilik sırasında aldığı mehirin yanı sıra muaccel mehir(boşanma durumunda ödenmesi gereken mehir, borç mehir) tale etme hakkı vermiştir.

2-Kadın boşanma durumunda karşılacağı sıkıntıları hesaba katarak müeccel mehri fazla isteyebilir. Böylece hem kocasının onu boşama konusunda daha dikkatli olmasını sağlar hem de karşılaşabileceği ekonomik sıkıntıları giderir.,

3-Hamile kadın boşanmışsa çocuğun babası doğum gerçekleşene kadar ona bakmak zorundadır.

4-Ayrıca kadın çocuk doğduktan sonra onu emzirirse erkek, kadının geçimini sağlamaya katkıda bulunacak ,üzerinde anlaştıkları belli bir ücreti ödeyecektir. (Bakara 233)

 

 

Bunlar, tamamen çarpıtma. Elbette, o ilkel bedevi amsatanlık düzeni, bir kaç yüz yıl sonra fosladı. Bu boşanma denen mevzuda beraberce. O yüzden de, mezhepler, fetvalar, icamlar, içtihatlar uçuşmaya başladı, yetmedi, hadilser falan çıktı, olmadı uyduruldu, gene yetmedi, gene uydurulup "hadis-i kutsi" dendi falan. 

 

Kadın, bir şekilde, kocayı, kendisini boşamak için ikna edebilir. Fakat kendisi boşayamaz. BU bir türlü anlaşılmaz. Ve o halde, yani kadın kocasının karıyı boşamayı kabul etmesi halinde, ondan tazminat almasında bir sıkıntı görülmez. Fakat, bu durumda erkek boşamadığı müddetçe, kadın boşayamaz. Talak 11 değil zaten o mevzu. Buhari o mevzuyu bir kaç farklı raviden senetle bir kaç şekilde anlatır. Kadın, adamı çirkin olduğu (genel olarak) için boşamak üzere muhammede gider. Muhammedde, karıyı boşaması için, bahçeyi ister (amparası olarak verilen), sonra kocaya karıyı boşamasını emreder. Dikkat edilirse, burada muhammed, karıyı kendi dahi boşamamış, gene aracı olarak, kocanın karısını boşamasını sağlamıştır.

 

Yani, peygamber bile, karıyı kocadan boşayamaz, ancak kocası boşayabilir. Ve bu kural gereğince de, tarih boyunca, kadınlar kocalarını boşayamamıştır, Ha, erkek razı olur, karıyı boşar, bu başka mevzu tabi. Ve bu hadisler falanda, öyle bir durumda, adamın karıya verdiği am parasını almasının helal olduğunun mesnedi olarak gösterilmiştir. 

 

1- Kadın muaccel mehir talep edemez. Kadının mehri evlenmeden peşin verilir, kesilir. Peşin derken, erkek, mehri vermeyi vaat eder, sonra vereceğim derse, bu muaccel mehir olur. Hemen evlenirken verdiği ise, müeccel mehir. Evlilikten sonra kadına hiç bir şekilde, amparasından, yani mehrinden kesinti yada ilave yapılamaz. 

 

2. Aynı şekilde, kadın en başta isteyeceği o amparasını kendi tespit edebilir. Amsatanlık işte, elbette am sahibi kaça gideceğini de kendi belirleyecektir. Müeccel falan denerek, bu amparası hakikatı örtülmek istenmektedir. Müeccel, peşin, o an hemen ödenen am parası demektir. Eğer adam, vaat ederse, sana mehren şunu şuu verecem derse, o muaccel olan am parasıdır, veresiye satış, vadeli satış olayı yani. Demiyrolar mı, islam kolaylık dini, görüldüğü gibi am alıp satmayı gayet kolaylaştırmaktadır.

 

3. Zaten o bebek, her durumda adama kalacaktır, kadın bir doğurma makinesidir, bir amcıktan ibarettir, bebek üzerinde hak iddia edemez ve bu yüzden de, gebe iken onun bakımı kocaya düşer.

 

4. Bebek doğduktan sonra, erkeğin karının geçimini sağlamak gibi kesin bir zorunluluğu yoktur. Buna karşılık, eğer kadının bebeğin süt annesi olmasını kabul ederse, onun iaşesini sağlaması gerekir. Velakin, adam çocuğu bir süt anneye falanda verebilir, bu takdirde, kadın hak iddia edemez. 

 

 

 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 saat önce, Kindi yazdı:

konu nereden nereye gelmiş 

 

boşanma ile ilgili okuyun 

 

 

 

Kivirmanin manası yok , gün gibi ortada karı kocasini bosayamaz. Neden anlamak istemiyorsunuz bilmiyorum.

 

Ayrıca İslamiyet öncesi Arap toplumunun kadına verdiği değer İslam sonrası Araplardan kat ve kat iyidir. Örnekleri önceki postlarda verdim tekrar yazmaya gerek yok. Herseyden önce kadın hükümdarları vardır. Türklerde de böyledir . İslamin karı dan annelik dışında bekledigi hicbirsey yoktur. Bunu yap cennete gideceksin der. Sosyal yaşantı için de yasakları vardir. Giyinmeyeceksin ,gezmeyeceksin, okumaya aksin. İslamda karının Hakim , Savcı olması caiz değildir. Karar verme organlarında görev alamazlar. Ama İslam öncesi Araplar kariyi devlet başkanı yapmış. Asıl Cahiliyye dediğiniz dönem Arap peygamberi dönemidir. !

 

 

Koca evliliğe son vermek istediğinde bunu, bir yetkili makama başvurmadan yapabilir. Kadının evliliği sona erdirme kararı ya karşılıklı rıza ile ya da hâkime veya hakeme başvurarak gerçekleşmektedir.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...