Jump to content
Doğuştan işşiz

Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

Recommended Posts

14 dakika önce, EbûTürâb yazdı:

Bu iddialarını anlayabiliyorum, son iddian için konuşacağım çünkü diğer iddiaların cevabını benim yazmama bile gerek yok.

Hiç düşündün mü? Neden, Tevrattan sonra İncil büyük bir patlama yapıp, tüm dünyaya yayılabildi. İncilden sonra ise neden Kuran tüm dünyaya yayılabildi?

Kuranın üstüne bugüne kadar koyulan kitap var mı? Bana kanıtını gösterecek var mı bu forumda, şu kitap, şu din Kurandan sonra geldi ve daha değerli, inananlarının sayısı daha fazla diyebilecek insan var mı? Hayır yok. Çünkü senin düşünmene bile gerek kalmayacak bir şekilde her şey ortada ve açık. 

Allah, ayetlerini neden insanlara Muhammed aracılığı ile açıklattı? Neden Kuranı Kerim, bu derece yükseldi? Hiç düşündün mü bunları? 

Bahse varım bu forumda 100 kişiden sadece 20'si düşünmüştür. 

İncil o kadar çok açık bir şekilde tahrip edildi ki biraz eski kaynaklara baksan çok rahat anlayabilirsin bunu. Peki para babaları, Hristiyanlık dinini kendi menfaatine kullanmak isteyen sahte din adamları ne yaptı? Kitaplara bölündü önce, sonra mezheplere, her ikisi de tükenmek üzereydi ama kendilerince bir kurtarış yaptılar. Nedir o? O yazdığın ayettir işte. 

 

Şimdi bana sen diyebilirsin, e kardeşim aynısını İslam içinde yapmışlar o zaman, İslamda da aynı böyle ayet var. Bende sana şunu derim, İslamdan sonra ne geldi? Hangi din? Hangi kitap?

Ha yoksa insanlar bir anda akıllanıp, tüm dünya ateizm'e döndü de o sebepten mi yeni bir kitap gelmedi?

Bunların cevabını bana verebilir misin? İkimizde biliyoruz ki hayır. Buraya 40 yıllık ateist bile gelse cevap veremez. Ama ben sana bir şeyin cevabını bırakayım buraya.

 

 “Doğrusu Kitabı biz indirdik, onun koruyucusu elbette biziz..” (Hicr, 9) 

 “Doğrusu Allah katında din ancak İslâm’dır.” (Âl-i İmran, 3/19)

 

Yinede inanmayacaksın dediklerime, olsun bir gün seneler geçer, aylar geçer ya sen, ya bir başkası düşünürsünüz bunun üzerine. Yada bana mesaj atarsınız bir gün, açıklarım. 

 

Hayırlı günler dilerim.

4 peygamber ve 4 kitap dışındaki  28 peygamberin, kitaplarını yaz bakalım, sakın bu peygamberlere suhuf verildi deme, çünkü  suhuf, sadece hadis kitaplarıdır, peygamberin peygambere hediye ettiği kitap  peygamber kitabı değildir.

28 peygamberide geçtim, bana 4 kitap dışında sadece 1 kitap daha göster, kafii... 😉

 

1. Âdem...      8. İsmâîl...    15. Hârûn...      22. Zekeriyya...
2. İdris...         9. İshâk...     16. Dâvûd...      23. Yahyâ.........
3. Nûh...       10. Yâkûb...    17. Süleyman. 24. Îsâ............
4. Hûd...       11. Yûsüf...     18. Yûnus...      25. Üzeyr*......
5. Sâlih...     12. Eyyûp...     19. İlyas...         26. Lokman*....
6. İbrâhîm.  13. Şuayb...     20. Elyesa...     27. Zülkarneyn*
7. Lût...        14. Mûsâ...       21. Zülkifl....     28. Hazret-i Muhammed. (Aleyhimüsselam)

 

tarihinde Doğuştan işşiz tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 dakika önce, EbûTürâb yazdı:

Sevgili dostum, belirttiğim gibi tarihsel gerçekliğe göre gidersek, diyelim ki onuda bir yana koyduk kendi dini inancıma göre gidersem. 

İncil tahrip edildiği için benim için sadece bir iddiadır onlar. (İddia demeye bile bin şahit de neyse.)Allah'ın kelamını arıyorsan Kuranı Kerim açıktır.

Belki İncil de, Tevratta bazı ayetler olduğu gibi kalmıştır. Kuran ile uyumluluk gösteriyorsa eyvallah. Bak işte onlar bizler içinde önemli, siz ateist yahut farklı dine inanan kardeşlerim içinde. 

Aksi taktirde nasıl fikir sahibi olacaktınız? Hoş, anlamamak isteyen her şekilde anlamaz. 

Hayırlı günler.

 

Tahrif edilmemiş  ama, ayeti anlıyarak okumalısın,  tevrat yaşeya... son din ve son kitap kıyamete kadar tahrif olmuyacak diyor..😉ayrıca kuran da tahrif oldu iddiası var, hemde bu iddia ilahiyatçılardan geliyor.

0000000641982-1.jpg

tarihinde Doğuştan işşiz tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 dakika önce, Doğuştan işşiz yazdı:

4 peygamber ve 4 kitap dışındaki  28 peygamberin, kitaplarını yaz bakalım, sakın bu peygamberlere suhuf verildi deme, çünkü  suhuf, sadece hadis kitaplarıdır, peygamberin peygambere hediye ettiği kitap  peygamber kitabı değildir.

28 peygamberide geçtim, bana 4 kitap dışında sadece 1 kitap daha göster, kafii... 😉

 

1. Âdem...      8. İsmâîl...    15. Hârûn...      22. Zekeriyya...
2. İdris...         9. İshâk...     16. Dâvûd...      23. Yahyâ.........
3. Nûh...       10. Yâkûb...    17. Süleyman. 24. Îsâ............
4. Hûd...       11. Yûsüf...     18. Yûnus...      25. Üzeyr*......
5. Sâlih...     12. Eyyûp...     19. İlyas...         26. Lokman*....
6. İbrâhîm.  13. Şuayb...     20. Elyesa...     27. Zülkarneyn*
7. Lût...        14. Mûsâ...       21. Zülkifl....     28. Hazret-i Muhammed. (Aleyhimüsselam)

 

Öncelikle bu konudan başlayayım. Sevgili dostum, kendisine kitap gönderilen seninde yazdığın gibi 4 kişi var. 

Ayrıca peygamber sayısını yanlış vermişsin. Benim kendi inancıma göre, Zülkarneyn, Lokman ve Uzeyr'in peygamber olup olmadığı ihtilaflıdır. 

Ben sana söyledim, 4 kitap, 4 de suhuf var. Bu suhuflardan sadece 1 tanesi Kuranda geçer. 3 Suhuf hakkında sadece rivayet var.

Bunların dışında bir şey yok, varsa da Kutsal Kitapta yok. Suhuf ayrıca hadis kitabı diye geçme imkanı yoktur.  ''Suhuf, dar bir çevrede, küçük topluluklara, ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde indirilen birkaç sayfadan oluşmuş kü­çük kitap ve risâlelere denilir.''

Bu sebepten gönderilen son kitap Kuranı Kerimdir. Üstüne kitap yoktur.

 

15 dakika önce, Doğuştan işşiz yazdı:

Tahrif edilmemiş  ama, ayeti anlıyarak okumalısın,  tevrat yaşeya... son din ve son kitap kıyamete kadar tahrif olmuyacak diyor..😉ayrıca kuran da tahrif oldu iddiası var, hemde bu iddia ilahiyatçılardan geliyor.

0000000641982-1.jpg

Tevratta yazanı anlıyorum, ancak benim demek istediğimi sen anlamak istemiyorsun. Bende diyorum ki, Tevratın hükmü İncil ile, İncilin hükmü Kuran ile kalktı. Kuranın hükmü de son hükümdür. 

 “Doğrusu Allah katında din ancak İslâm’dır.” (Âl-i İmran, 3/19)

 

Kuran tahrif oldu iddiası konusunda benimde bilgim ve araştırmışlığım var. Bunlar 4 halife devrinde gerçekleşen olayları, bu şekilde aksettirme çabası. Tabi bunu yaparken, Hafız Sahabeler sürekli gözden çıkarılıyor. O Sahabelerin yetiştirdiği öğrenciler gözden çıkarılıyor. Onu geçtim, bu adamlar Peygamberin en yakınındaki insanlar. Müslümanların güvenip, başa koyduğu insanlar. O zaman ki Müslümanlar, böyle bir olay olsa benim şuan savunduğumdan çok daha ateşli bir şekilde engellerlerdi. 

Buna örnek olarak Muhammedin ölümünden sonra çıkan Sahte Peygamber isyanlarının bastırılması örnek gösterilebilir.  Benim gözümde o tarz iddialar asılsızdır. Tarihsel gerçekliğe baktığında da asılsız olduğu anlaşılacak. Sadece bazı konularda Ömer'in bazı abartılmışlıkları insanlara anlatılır. Bunlarında cevabı gerekli yazılarda verilmiş durumda.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
49 dakika önce, EbûTürâb yazdı:

Öncelikle bu konudan başlayayım. Sevgili dostum, kendisine kitap gönderilen seninde yazdığın gibi 4 kişi var. 

Ayrıca peygamber sayısını yanlış vermişsin. Benim kendi inancıma göre, Zülkarneyn, Lokman ve Uzeyr'in peygamber olup olmadığı ihtilaflıdır. 

Ben sana söyledim, 4 kitap, 4 de suhuf var. Bu suhuflardan sadece 1 tanesi Kuranda geçer. 3 Suhuf hakkında sadece rivayet var.

Bunların dışında bir şey yok, varsa da Kutsal Kitapta yok. Suhuf ayrıca hadis kitabı diye geçme imkanı yoktur.  ''Suhuf, dar bir çevrede, küçük topluluklara, ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde indirilen birkaç sayfadan oluşmuş kü­çük kitap ve risâlelere denilir.''

Bu sebepten gönderilen son kitap Kuranı Kerimdir. Üstüne kitap yoktur.

 

Tevratta yazanı anlıyorum, ancak benim demek istediğimi sen anlamak istemiyorsun. Bende diyorum ki, Tevratın hükmü İncil ile, İncilin hükmü Kuran ile kalktı. Kuranın hükmü de son hükümdür. 

 “Doğrusu Allah katında din ancak İslâm’dır.” (Âl-i İmran, 3/19)

 

Kuran tahrif oldu iddiası konusunda benimde bilgim ve araştırmışlığım var. Bunlar 4 halife devrinde gerçekleşen olayları, bu şekilde aksettirme çabası. Tabi bunu yaparken, Hafız Sahabeler sürekli gözden çıkarılıyor. O Sahabelerin yetiştirdiği öğrenciler gözden çıkarılıyor. Onu geçtim, bu adamlar Peygamberin en yakınındaki insanlar. Müslümanların güvenip, başa koyduğu insanlar. O zaman ki Müslümanlar, böyle bir olay olsa benim şuan savunduğumdan çok daha ateşli bir şekilde engellerlerdi. 

Buna örnek olarak Muhammedin ölümünden sonra çıkan Sahte Peygamber isyanlarının bastırılması örnek gösterilebilir.  Benim gözümde o tarz iddialar asılsızdır. Tarihsel gerçekliğe baktığında da asılsız olduğu anlaşılacak. Sadece bazı konularda Ömer'in bazı abartılmışlıkları insanlara anlatılır. Bunlarında cevabı gerekli yazılarda verilmiş durumda.

Peki kuran evrensel midir? Tüm çağa tüm zamana uygun mudur?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, memjan21 yazdı:

Peki kuran evrensel midir? Tüm çağa tüm zamana uygun mudur?

Sevgili dostum, Kuranın insan toplumu için koyduğu kurallar var. Bu kurallar, günümüzde hala daha büyük önem arz etmekte mesela; Adalet, Eşitlik, Suç konusunda yapılacaklar, Miras vb.

Bu tarz kurallar, hala daha geçerlidir. Yüzyıllar boyu da süre gelmiştir. Evrensel midir konusuna gelirsek, şimdi şöyle bir durum var. Bazı ayetler var mesela, yukarıda ki mesajlarda da bahsettiğim gibi Muhammedin hayatını aslında anlatıyor bir bakıma. Bu sebepten Muhammedi ilgilendiren bazı konular ile alakalı ayetler var. Bunlar evrensel değil ama yanlış anlaşılmasın bu şu demek; Muhammed aracılığı ile diğer insanlara da emredilen bazı hususlar var bunlar hariç, örnek olarak;

Ahzap 37 / Bir zaman, Allah’ın kendisine lutufta bulunduğu, senin de lutufkâr davrandığın kişiye, "Eşinle evlilik bağını koru, Allah’tan kork" demiştin. Bunu derken Allah’ın ileride açıklayacağı bir şeyi içinde saklıyordun, kendisinden çekinme hususunda Allah’ın önceliği bulunduğu halde sen halktan çekiniyordun. Zeyd onunla beraber olduktan sonra müminlere, evlâtlıklarının -kendileriyle beraber olup ayrıldıkları- eşleriyle evlenmeleri hususunda bir sıkıntı gelmesin diye seni o kadınla evlendirdik. Allah’ın emri elbet yerine getirilecektir.

 

Ama mesela Kuranın evrensel olduğu ayetler ile sabit; En'âm Suresi - 19 De ki: "Hangi şahidin şahitliği daha güvenilirdir?" De ki: "Benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur’an bana, hem sizi hem de ulaştığı herkesi onunla uyarmam için vahyedildi. Yoksa siz Allah ile beraber başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem." De ki: O, ancak bir tek Allah’tır; ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden kesinlikle uzağım."

 

Bu sebepten bahsettiğim olaylar mevcuttur. Sadece o günü ilgilendiren ayetlerde bulunmak ile birlikte, hem o günü ilgilendiren hem evrensele hitap eden bir çok ayet bulunmaktadır. Ki ağır basanlarda zaten yukarıda bahsettiğim (Adalet vb terimler dahil) İnsan Davranışlarını doğru bir şekilde yönlendirmek amacı ile evrenselliktir. Bu sebepten cevabım evet evrenseldir.

İkinci sorun çok güzel bir soru. Kuranın bazı ayetleri var, bu ayetler günümüz için kafa karıştırıcı bir duruma çıkmakta. Bunu da şöyle aşıyoruz;

Mesela diyelim ki Miras konusunda bir hüküm, günümüz şartlarında uyumsuz duruyor. Böyle bir durumda bizler Kuranda verilen o hüküm ile alınmak istenilen sonuca bakacağız. 

Bu sonucu ise çağlara, zamanlara, kendi çağımıza, zamanımıza uygulayacağız. Bu konu Kuranın bir eksikliği midir? Hayır değildir, çünkü Allah gelecekten haber verme maksadı ile vahiy ettirmedi ayetleri. Ancak farkında olunulduğu üzere, Allah'ın koyduğu hükümler konusunda bizim uymamız gereken sonuç kısmıdır. Din aynı zamanda kolaylık işidir.

Peygamberinde belirttiklerinden yola çıkarak, sonucu, hüküm ile aynı ise bir işin daha kolayına kaçılabilir, yada bir emir, aynı sonuca ulaşacaksa daha kolay bir şekilde uygulanabilir.

Bizlerde bu kolaylık sayesinde tüm çağlara ve zamanlara uygulayabiliriz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 02.10.2019 at 11:55, ck789 said:

belgeseller bilimsel belge değildir. cosmos u da bilimsel belge olarak atan var ona da itiraz ediyoruz. en bilimsel kabul edilen belgelerden biri bile "kosmos var olan ve var olmuş veya var olacak her şeydir"  gibi bilimsel olmayan mutlak metaryalizm felsefesi üzerine kurulmuş bir cümle ile başlıyor. bu bi kenara sen bilmemnenin sırları diye belgeseli bilimsel belge olarak kabul ediyorsun. böyle bir belge olabilir mi?

 

Eğer belgeselin içindeki şeyler, bilimsel bilgilerle örtüşüyorsa, o belgesel gayet bilimseldir. 

 

Kozmosun da var olan ve var olmuş veya var olacak her şey olduğu da kesin bir bilimsel bilgidir. Ötesi ise, götten uydurmadır. 

 

Materyalizm felsefesi dediğin şey, zaten bilime yaslanır, ondan köken alır. Sen ise, sanki bilim materyalizme bakıyormuş gibi sayıklıyorsun sadece.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, EbûTürâb yazdı:

Öncelikle bu konudan başlayayım. Sevgili dostum, kendisine kitap gönderilen seninde yazdığın gibi 4 kişi var. 

Ayrıca peygamber sayısını yanlış vermişsin. Benim kendi inancıma göre, Zülkarneyn, Lokman ve Uzeyr'in peygamber olup olmadığı ihtilaflıdır. 

Ben sana söyledim, 4 kitap, 4 de suhuf var. Bu suhuflardan sadece 1 tanesi Kuranda geçer. 3 Suhuf hakkında sadece rivayet var.

Bunların dışında bir şey yok, varsa da Kutsal Kitapta yok. Suhuf ayrıca hadis kitabı diye geçme imkanı yoktur.  ''Suhuf, dar bir çevrede, küçük topluluklara, ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde indirilen birkaç sayfadan oluşmuş kü­çük kitap ve risâlelere denilir.''

Bu sebepten gönderilen son kitap Kuranı Kerimdir. Üstüne kitap yoktur.

 

Tevratta yazanı anlıyorum, ancak benim demek istediğimi sen anlamak istemiyorsun. Bende diyorum ki, Tevratın hükmü İncil ile, İncilin hükmü Kuran ile kalktı. Kuranın hükmü de son hükümdür. 

 “Doğrusu Allah katında din ancak İslâm’dır.” (Âl-i İmran, 3/19)

 

Kuran tahrif oldu iddiası konusunda benimde bilgim ve araştırmışlığım var. Bunlar 4 halife devrinde gerçekleşen olayları, bu şekilde aksettirme çabası. Tabi bunu yaparken, Hafız Sahabeler sürekli gözden çıkarılıyor. O Sahabelerin yetiştirdiği öğrenciler gözden çıkarılıyor. Onu geçtim, bu adamlar Peygamberin en yakınındaki insanlar. Müslümanların güvenip, başa koyduğu insanlar. O zaman ki Müslümanlar, böyle bir olay olsa benim şuan savunduğumdan çok daha ateşli bir şekilde engellerlerdi. 

Buna örnek olarak Muhammedin ölümünden sonra çıkan Sahte Peygamber isyanlarının bastırılması örnek gösterilebilir.  Benim gözümde o tarz iddialar asılsızdır. Tarihsel gerçekliğe baktığında da asılsız olduğu anlaşılacak. Sadece bazı konularda Ömer'in bazı abartılmışlıkları insanlara anlatılır. Bunlarında cevabı gerekli yazılarda verilmiş durumda.

Hayır aslında sen anlamıyorsun, son din ve son kitap ayet olarak yazılmış ise, bir daha peygamber gelmesi , gelenlerin açıkça sahte ve yalancı olduklarını ispatlıyor.. KISACA,

tevrat ve musa tek din ve tek peygamber, bu iddia değil ayettir.

aslında sen şimdiye kadar hiç birşeyi anlamadan yorum yapıyorsun..😉

 

tarihinde Doğuştan işşiz tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, mirasyedi yazdı:

alıcı verici diye gösterilen resmin büyük hali yok mu? Birşey anlaşılmıyor.

var tabi,bu gerçek bir hiyorogliftir..alıcıların yada vericilerin çalışma frekansları hakkında net bir bilgi verilmemiş. gigaherz yerine farklı bir herz kullanmış olabilirler, güçlü bir ihtimalle, sonic bir frekans olan,insan kulagının algı ötesi oldugu frekansları kullanıyorlardı.  İlgili resim piramitlerde wireless ile ilgili görsel sonucuİlgili resim

tarihinde Doğuştan işşiz tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, EbûTürâb yazdı:

Sevgili dostum, Kuranın insan toplumu için koyduğu kurallar var. Bu kurallar, günümüzde hala daha büyük önem arz etmekte mesela; Adalet, Eşitlik, Suç konusunda yapılacaklar, Miras vb.

Bu tarz kurallar, hala daha geçerlidir. Yüzyıllar boyu da süre gelmiştir. Evrensel midir konusuna gelirsek, şimdi şöyle bir durum var. Bazı ayetler var mesela, yukarıda ki mesajlarda da bahsettiğim gibi Muhammedin hayatını aslında anlatıyor bir bakıma. Bu sebepten Muhammedi ilgilendiren bazı konular ile alakalı ayetler var. Bunlar evrensel değil ama yanlış anlaşılmasın bu şu demek; Muhammed aracılığı ile diğer insanlara da emredilen bazı hususlar var bunlar hariç, örnek olarak;

Ahzap 37 / Bir zaman, Allah’ın kendisine lutufta bulunduğu, senin de lutufkâr davrandığın kişiye, "Eşinle evlilik bağını koru, Allah’tan kork" demiştin. Bunu derken Allah’ın ileride açıklayacağı bir şeyi içinde saklıyordun, kendisinden çekinme hususunda Allah’ın önceliği bulunduğu halde sen halktan çekiniyordun. Zeyd onunla beraber olduktan sonra müminlere, evlâtlıklarının -kendileriyle beraber olup ayrıldıkları- eşleriyle evlenmeleri hususunda bir sıkıntı gelmesin diye seni o kadınla evlendirdik. Allah’ın emri elbet yerine getirilecektir.

 

Ama mesela Kuranın evrensel olduğu ayetler ile sabit; En'âm Suresi - 19 De ki: "Hangi şahidin şahitliği daha güvenilirdir?" De ki: "Benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur’an bana, hem sizi hem de ulaştığı herkesi onunla uyarmam için vahyedildi. Yoksa siz Allah ile beraber başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem." De ki: O, ancak bir tek Allah’tır; ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden kesinlikle uzağım."

 

Bu sebepten bahsettiğim olaylar mevcuttur. Sadece o günü ilgilendiren ayetlerde bulunmak ile birlikte, hem o günü ilgilendiren hem evrensele hitap eden bir çok ayet bulunmaktadır. Ki ağır basanlarda zaten yukarıda bahsettiğim (Adalet vb terimler dahil) İnsan Davranışlarını doğru bir şekilde yönlendirmek amacı ile evrenselliktir. Bu sebepten cevabım evet evrenseldir.

İkinci sorun çok güzel bir soru. Kuranın bazı ayetleri var, bu ayetler günümüz için kafa karıştırıcı bir duruma çıkmakta. Bunu da şöyle aşıyoruz;

Mesela diyelim ki Miras konusunda bir hüküm, günümüz şartlarında uyumsuz duruyor. Böyle bir durumda bizler Kuranda verilen o hüküm ile alınmak istenilen sonuca bakacağız. 

Bu sonucu ise çağlara, zamanlara, kendi çağımıza, zamanımıza uygulayacağız. Bu konu Kuranın bir eksikliği midir? Hayır değildir, çünkü Allah gelecekten haber verme maksadı ile vahiy ettirmedi ayetleri. Ancak farkında olunulduğu üzere, Allah'ın koyduğu hükümler konusunda bizim uymamız gereken sonuç kısmıdır. Din aynı zamanda kolaylık işidir.

Peygamberinde belirttiklerinden yola çıkarak, sonucu, hüküm ile aynı ise bir işin daha kolayına kaçılabilir, yada bir emir, aynı sonuca ulaşacaksa daha kolay bir şekilde uygulanabilir.

Bizlerde bu kolaylık sayesinde tüm çağlara ve zamanlara uygulayabiliriz.

Bundan 1400 sene önceki İslam ile şimdiki İslam aynı mı? Değil. Hiç boşuna element uydurmayın. Bundan 1400 sene sonra ki İslam'a da eğer kalırsa tabii oda aynı olmayacak. Dış dünyaya gözlerinizi kapatmış her şeyi Kuran'da arıyorsunuz. Bir bakın bakalım şu yüzyılda Kur'an'ın emir ve yasaklarına uygun nasıl yaşanır. Paketin sundukları ile gerçek hayat arasında ki uçurumu göremiyor musunuz? Tüm zamana ve çağa nasıl uygun bir kitap olabilir bu? Nasıl bir mantık sizde ki? Dinlerin değişmesi gerekiyor hayatta kalabilmeleri için aksi takdirde hepsi yok olup gidecek. Çünkü insan aklı ve ihtiyaçları devamlı değişiyor. Din kolaylık sağlar ama sonucu kendi istediği noktaya varırsa kolaylık sağlar. Yönetim önemli değil sonuç aynı olmalı. Yani farklı yöntemler uygulanarak hep aynı sonuca varılması gerektiğini nasıl açıklıyorsunuz? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, memjan21 yazdı:

Bundan 1400 sene önceki İslam ile şimdiki İslam aynı mı? Değil. Hiç boşuna element uydurmayın. Bundan 1400 sene sonra ki İslam'a da eğer kalırsa tabii oda aynı olmayacak. Dış dünyaya gözlerinizi kapatmış her şeyi Kuran'da arıyorsunuz. Bir bakın bakalım şu yüzyılda Kur'an'ın emir ve yasaklarına uygun nasıl yaşanır. Paketin sundukları ile gerçek hayat arasında ki uçurumu göremiyor musunuz? Tüm zamana ve çağa nasıl uygun bir kitap olabilir bu? Nasıl bir mantık sizde ki? Dinlerin değişmesi gerekiyor hayatta kalabilmeleri için aksi takdirde hepsi yok olup gidecek. Çünkü insan aklı ve ihtiyaçları devamlı değişiyor. Din kolaylık sağlar ama sonucu kendi istediği noktaya varırsa kolaylık sağlar. Yönetim önemli değil sonuç aynı olmalı. Yani farklı yöntemler uygulanarak hep aynı sonuca varılması gerektiğini nasıl açıklıyorsunuz? 

Sevgili dostum. Öncelikle element uydurmuyorum. İslam 1400 senedir nasıl var oldu ise, 1400 sene sonra Dünya kalacak ise yine var olacak. İkimizde biliyoruz ki, bu su götürmez bir gerçek. Dış dünyaya asla gözlerimi kapatmadım, başkası adına konuşuyor isen seni bilmiyorum. Şahsım adına ben cevabımı vereyim. Ben bu yüzyılda Kuranın emirlerine göre nasıl yaşanılacağını çok basit bir şekilde sana anlattım, bu işin detayına girip içeriye sünneti ve dahi re'y mevzusunu katsam, ne sen ne ben çıkarız bu konudan. Paketin sundukları demişsin, eğer okuduysan Kuranı çok açık bir şekilde, bugün ki düzenin çok daha iyisi. Tüm zamana ve çağa uygun çünkü içerisinde yazanlar İnsanlık Tarihi boyunca daima el üstünde tutulan konular. 

Dinlerin değişmesine gerek yoktur, sen böyle yaparak zaten Din dediğin kavramı bitirmiş olursun. Kuran değişmek zorunda olan bir kitap değildir. Güncellemeye falanda ihtiyacı yoktur, anlattım ama yine anlatayım. Mühim olan hükümlerin sonuçlarıdır. Bu yüzden şu hadis mühimdir;

Buharî, 3:72. "Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz! Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilâfa düşmeyin!"

 

İnsan aklı ve ihtiyaçları demişsin. Bilimsel konuda ilerleme sağlanıldığı çok doğrudur, ihtiyaçlar konusunda ise yüzyıllar önceki aynı ihtiyaçları daha kolay elde ediyoruz. 

Şimdi bu konu üzerinden bile sadece, farklı yöntemler ile aynı sonuca varılmak örneklerine çok şekilde varabiliriz. Ama, konumuz Kuranda geçen konular.

Çok basit bir şekilde, Şahit konusu. Bugün bunun yerini kameralar tutmakta değil mi? Ortaya çıkıp diyen var mı, şu kadar kişi görmeliydi ancak kameralar gördüğü için cezasını kesemeyiz.

Hayır, yok. Neden? Çünkü, kullanılan yöntem farklı ancak sonuç aynı sonuç değil mi? Ne yaptığı ortaya çıkmıyor mu?

Bu sadece bir örnek, bunu çok daha fazla bir şekilde örneklendirebiliriz sevgili dostum.

 

Yok olup gidecek tarzında ki düşüncelerini anlayabiliyorum ve empati yapabiliyorum. Ben körü körüne bağlı bir insan değilim, dünya hayatını da, ahiret hayatını da ortak bir şekilde idare edebiliyorum. Gerçek dünyaya gözünü kapattığında, Kuranın anlatmak istediğini anlayamazsın. Açıklayıcı olmuştur umarım.

Sevgilerim ile. Hayırlı günler.

22 dakika önce, Doğuştan işşiz yazdı:

Hayır aslında sen anlamıyorsun, son din ve son kitap ayet olarak yazılmış ise, bir daha peygamber gelmesi , gelenlerin açıkça sahte ve yalancı olduklarını ispatlıyor.. KISACA,

tevrat ve musa tek din ve tek peygamber, bu iddia değil ayettir.

aslında sen şimdiye kadar hiç birşeyi anlamadan yorum yapıyorsun..😉

 

 

Pekala dostum, ben artık bir şey demeyeceğim.. Nasıl diyorsan öyle olsun senin için. Hayırlı günler dilerim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 dakika önce, EbûTürâb yazdı:

Sevgili dostum. Öncelikle element uydurmuyorum. İslam 1400 senedir nasıl var oldu ise, 1400 sene sonra Dünya kalacak ise yine var olacak. İkimizde biliyoruz ki, bu su götürmez bir gerçek. Dış dünyaya asla gözlerimi kapatmadım, başkası adına konuşuyor isen seni bilmiyorum. Şahsım adına ben cevabımı vereyim. Ben bu yüzyılda Kuranın emirlerine göre nasıl yaşanılacağını çok basit bir şekilde sana anlattım, bu işin detayına girip içeriye sünneti ve dahi re'y mevzusunu katsam, ne sen ne ben çıkarız bu konudan. Paketin sundukları demişsin, eğer okuduysan Kuranı çok açık bir şekilde, bugün ki düzenin çok daha iyisi. Tüm zamana ve çağa uygun çünkü içerisinde yazanlar İnsanlık Tarihi boyunca daima el üstünde tutulan konular. 

Dinlerin değişmesine gerek yoktur, sen böyle yaparak zaten Din dediğin kavramı bitirmiş olursun. Kuran değişmek zorunda olan bir kitap değildir. Güncellemeye falanda ihtiyacı yoktur, anlattım ama yine anlatayım. Mühim olan hükümlerin sonuçlarıdır. Bu yüzden şu hadis mühimdir;

Buharî, 3:72. "Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz! Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilâfa düşmeyin!"

 

İnsan aklı ve ihtiyaçları demişsin. Bilimsel konuda ilerleme sağlanıldığı çok doğrudur, ihtiyaçlar konusunda ise yüzyıllar önceki aynı ihtiyaçları daha kolay elde ediyoruz. 

Şimdi bu konu üzerinden bile sadece, farklı yöntemler ile aynı sonuca varılmak örneklerine çok şekilde varabiliriz. Ama, konumuz Kuranda geçen konular.

Çok basit bir şekilde, Şahit konusu. Bugün bunun yerini kameralar tutmakta değil mi? Ortaya çıkıp diyen var mı, şu kadar kişi görmeliydi ancak kameralar gördüğü için cezasını kesemeyiz.

Hayır, yok. Neden? Çünkü, kullanılan yöntem farklı ancak sonuç aynı sonuç değil mi? Ne yaptığı ortaya çıkmıyor mu?

Bu sadece bir örnek, bunu çok daha fazla bir şekilde örneklendirebiliriz sevgili dostum.

 

Yok olup gidecek tarzında ki düşüncelerini anlayabiliyorum ve empati yapabiliyorum. Ben körü körüne bağlı bir insan değilim, dünya hayatını da, ahiret hayatını da ortak bir şekilde idare edebiliyorum. Gerçek dünyaya gözünü kapattığında, Kuranın anlatmak istediğini anlayamazsın. Açıklayıcı olmuştur umarım.

Sevgilerim ile. Hayırlı günler.

 

Pekala dostum, ben artık bir şey demeyeceğim.. Nasıl diyorsan öyle olsun senin için. Hayırlı günler dilerim.

Neyse bunları geçelim bu tip konular daha çok kişisel seçimler olduğu için istediğin tarafa çekebilirsin. Ki bende öyle yaparım. Peki başka bir şey soracağım, Allah ismi elif ile başlar. Ellah olması gerekirken beden Allah diye okunur ve yazılır?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, memjan21 yazdı:

Neyse bunları geçelim bu tip konular daha çok kişisel seçimler olduğu için istediğin tarafa çekebilirsin. Ki bende öyle yaparım. Peki başka bir şey soracağım, Allah ismi elif ile başlar. Ellah olması gerekirken beden Allah diye okunur ve yazılır?

Bir bilgim yok o konuda. İnternet de sanırım gerekli açıklamalar mevcuttur. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 dakika önce, EbûTürâb yazdı:

Bir bilgim yok o konuda. İnternet de sanırım gerekli açıklamalar mevcuttur. 

Allah (Arapça: Bu ses hakkında الله (yardım·bilgi)), İbrahimî dinlerde Tanrı için kullanılan Arapça kelimedir. İbranicede "Eloah אלה", Keldanice "Laha", Aramice "Elāhā" ya da Süryanice "Alāhā" şeklinde seslendirilir.[1]

 

bu Vikipedi den okuyabilirsiniz. Bilginizin olmasına gerek yok. Arapça biliyor olmanız yeterli. Sizce de Arapların telafuzu sonucu Allah'a dönüşmemiş midir. Yani şunu söylemeye çalışıyorum, Allah ismi Yahudicedir, tıpkı Medine ve la ilahe illallah gibi. Nette var bazı açıklamalar İslami sitelerde verilen cevaplarda element uydurma cinsinde. Daha istisamli görünmesi için vs.

tarihinde memjan21 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
43 dakika önce, memjan21 yazdı:

Allah (Arapça: Bu ses hakkında الله (yardım·bilgi)), İbrahimî dinlerde Tanrı için kullanılan Arapça kelimedir. İbranicede "Eloah אלה", Keldanice "Laha", Aramice "Elāhā" ya da Süryanice "Alāhā" şeklinde seslendirilir.[1]

 

bu Vikipedi den okuyabilirsiniz. Bilginizin olmasına gerek yok. Arapça biliyor olmanız yeterli. Sizce de Arapların telafuzu sonucu Allah'a dönüşmemiş midir. Yani şunu söylemeye çalışıyorum, Allah ismi Yahudicedir, tıpkı Medine ve la ilahe illallah gibi. Nette var bazı açıklamalar İslami sitelerde verilen cevaplarda element uydurma cinsinde. Daha istisamli görünmesi için vs.

Doğru telafuzun Ellah olduğu yazıyor. Ancak Türkçenin özellikleri ve dile kolay gelmesinden Allah deniliyormuş.

Mesela aslı Umar olan isime Ömer demek gibi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, anibal yazdı:

Kozmosun da var olan ve var olmuş veya var olacak her şey olduğu da kesin bir bilimsel bilgidir. Ötesi ise, götten uydurmadır. 

 

Materyalizm felsefesi dediğin şey, zaten bilime yaslanır, ondan köken alır.

 

Bu bilimsel bir söylem, önerme vs. değildir. Bu söylemin geçtiği bir bilimsel makale gösteremezsiniz. Hala materyelizm ile bilimselliği eşleştirmeye çalışıyorsunuz. 

 

Bilimde yaslanma, köken alma vs gibi yöntemler yoktur. Bilimsel yöntem belli, ispat yolu belli. Bilim bu tarz felsefi söylemleri kendine konu edinmez. Sizin sevdiğiniz tabirle siktir eder kendi işine bakar. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, EbûTürâb yazdı:

Doğru telafuzun Ellah olduğu yazıyor. Ancak Türkçenin özellikleri ve dile kolay gelmesinden Allah deniliyormuş.

Mesela aslı Umar olan isime Ömer demek gibi.

Tamam işte ben de onu söylüyorum ya size? Tıpkı Yusufun da Yahudice olduğu gibi Allah ta yahudicedir. Ama. Süryaniler başka, aramiler başka, keldaniler başka, Araplar başka telafuz ediyor. Aslı yehova olan, elohim olan ismi.

tarihinde memjan21 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 hours ago, ck789 said:

 

Bu bilimsel bir söylem, önerme vs. değildir. Bu söylemin geçtiği bir bilimsel makale gösteremezsiniz. Hala materyelizm ile bilimselliği eşleştirmeye çalışıyorsunuz. 

 

Bilimde yaslanma, köken alma vs gibi yöntemler yoktur. Bilimsel yöntem belli, ispat yolu belli. Bilim bu tarz felsefi söylemleri kendine konu edinmez. Sizin sevdiğiniz tabirle siktir eder kendi işine bakar. 

 

Yokluğun makalesi mi olur, gerzek? 

 

Eğer onların varlığına dair makale bulamıyorsan, demek ki yoktur, bu, bu kadar basit, ama bir türlü anlamadın gittin. 

 

Bak geri zekalı, tek boynuzlu atların yokluğunu da, Süpermen ve Örümcek Adamın yokluğuna da gösteren, anlatan tek bir makale yok. Şimdi bunlarda vardır mı diycen yani?

 

Ve sana tekrar söyleyeyim moron: Materyalizm, bilimi köken alır, bilim materyalizmi değil. O yüzden zaten bilim baya baya materyalist bir şeydir.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
55 dakika önce, anibal yazdı:

Materyalizm, bilimi köken alır, bilim materyalizmi değil.

bundan 

55 dakika önce, anibal yazdı:

O yüzden zaten bilim baya baya materyalist bir şeydir.

bu sonuca nasıl vardınız.

 

materyalizm bilimi tabi ki reddetmez. bunun üzerine kendi yorumunu katar. bilim bu yorumları içermez. yani materyalizm kendince bi bilim yorumuna sahiptir. bilim ise materyalizmi muhatap almaz onun konusuyla ilgilenmez. bilimin materyalist olması için "Kozmosun da var olan ve var olmuş veya var olacak her şeydir" demesi gerekir. bilim bunu diyor mu? demiyor. bunu materyalizm söylüyor. bilimsel çalışmaları reddetmiyor tabi ki materyalizm "bu çalışmalar her şeydir" diyor. bilim bunu söylemiyor. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...