Jump to content
bayşapka

müslümanlara bir fizik sorusu

Recommended Posts

Bu soru tüm müslümanlar ve islam severler için geliyor.

 

Uygulamalı bir soru olduğu için bir arkadaşınızdan ya da yakınızdan yardım istemeniz gerekiyor.


Dönebilen bir ofis sandalyesine oturup ayaklarınızı yerden kesin.

İki elinize birer ağırlık alın. (kitap ya da dambıl) ve kollarınızı iyice açın.

Arkadaşınız ya da yakınınız sandalyeyi çevirsin.

Dönmeye başladıktan sonra kollarınızı kavuşturun.

Kollarınızı içeri çekince sandalyenin dönme hızı artıyor olmalı.

 

Soru şu:

Şimdi bu sandalyenin akılsız ve bilinçsiz atomları daha hızlı dönmeleri gerektiğini nereden biliyor?

 

Ek puanlı soru:

Konuyu doğrudan islamiyetle, ayet ya da hadis üzerinden ilişkilendirebilir misiniz? 

 

Kolay gelsin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Müslüşlere bir soru da ben sorayım.

Termosun içine soğuk su koyuyoruz soğuk kalıyor, sıcak su koyuyoruz sıcak kalıyor. Bu akılsız, şuursuz, bilinçsiz termos suyun sıcak ya da soğuk olduğunu nasıl biliyor? 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 hours ago, akılsızşuursuzatom said:

Allah  yasaları  maddeye  yüklediği  için  zor  olmuyor  demek  ki

 

Allahı o yasaları yüklerken, göt gözünle mi gördün? Nerden biliyon Zeus'un yüklemediğini?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, akılsızşuursuzatom said:

Allah  yasaları  maddeye  yüklediği  için  zor  olmuyor  demek  ki

 

Yani akılsız şuursuz madde ne yapması gerektiğini biliyor mu? Hafızası mı var?

 

Ayet ve hadis kısmını unutmayın.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tam bir putperest davranışı, bı tek senin putun herseyi yapar. Herşeyi bilendir,görendir , en büyük put senin putundur, en yüce put senin putundur. Tapinmaya devam et, başkalarının putunu kotulemesine izin verme.

 

Sandalyenin atomları mi ? tabiki Allah putu ! sandalyeye hızlan der hızlanır, yavaşla der yavaşlar, herşeyi Allah put u yapmıştır cunku.

tarihinde Salvolimpos tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 hours ago, akılsızşuursuzatom said:

Sürekli  Allah  müdahale  ediyor  demek  ki biraz  eş'arici  bir  yaklaşım  ama

 

Eh, bu angut akılsız şuursuz atomlar kafası da, başka yere varmaz gördüğün gibi.

 

Öğrenmen gereken ilk şey, akılsız şuursuz olanın, başta sen olmak züere, malum inanan dümbükler olduğu. Tuğla kadar bile kafanız çalışmıyor. Evet, tuğla en azından bir bedevi masalına kanıp günde beş defa dömelmeye gitmiyor, daha ne olsun?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, akılsızşuursuzatom said:

Allah  yasaları  maddeye  yüklediği  için  zor  olmuyor  demek  ki

 

1 hour ago, bayşapka said:

 

Yani akılsız şuursuz madde ne yapması gerektiğini biliyor mu? Hafızası mı var?

 

Ayet ve hadis kısmını unutmayın.

 

 

1 hour ago, akılsızşuursuzatom said:

Sürekli  Allah  müdahale  ediyor  demek  ki biraz  eş'arici  bir  yaklaşım  ama

 

Anlamadım, önce maddeye yasa yüklendi, akılsız madde ne yapacağını biliyor diye anladım.

Sonra allah müdahale ediyor dendi, yani maddenin yasa hafızası yok mu? Yasa yüklenmiyor mu?

Dönerken kollarını kendine çekince allah daha hızlı mı döndürüyor sandalyeyi? Kuvvet mi uyguluyor? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Allah  yasaları  maddeye  yüklediği  için  zor  olmuyor  demek  ki

Maddeye niye yasa eklemiş ki? Yasasız olmuyor mu? Mesela kuvveti kütleden bağımsız yapıp kuvvetin değerini keyfine göre belirleseydi? Müslümanın kafasına saksı düştüğünde ölmeseydi olmaz mıydı? Hem müslümanlar da böyle basit nedenlerle ölmezdi, sayıları zaten az.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
15 saat önce, bayşapka yazdı:

Bu soru tüm müslümanlar ve islam severler için geliyor.

 

Uygulamalı bir soru olduğu için bir arkadaşınızdan ya da yakınızdan yardım istemeniz gerekiyor.


Dönebilen bir ofis sandalyesine oturup ayaklarınızı yerden kesin.

İki elinize birer ağırlık alın. (kitap ya da dambıl) ve kollarınızı iyice açın.

Arkadaşınız ya da yakınınız sandalyeyi çevirsin.

Dönmeye başladıktan sonra kollarınızı kavuşturun.

Kollarınızı içeri çekince sandalyenin dönme hızı artıyor olmalı.

 

Soru şu:

Şimdi bu sandalyenin akılsız ve bilinçsiz atomları daha hızlı dönmeleri gerektiğini nereden biliyor?

 

Ek puanlı soru:

Konuyu doğrudan islamiyetle, ayet ya da hadis üzerinden ilişkilendirebilir misiniz? 

 

Kolay gelsin.

Şüphesiz sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden, işleri evirip çeviren Allah’tır. Onun izni olmadıktan sonra, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, öyleyse O’na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?( Yunus Suresi: 3)

 

 

Allah O’dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti; onları görmektesiniz. Sonra arşa istiva etti ve güneş ile aya boyun eğdirdi, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedirler. Her işi evirip düzenler, ayetleri birer birer açıklar. Umulur ki, Rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgiyle inanırsınız.( Rad Suresi: 2)

 

 

123.png

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, mirasyedi said:

Şüphesiz sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden, işleri evirip çeviren Allah’tır. Onun izni olmadıktan sonra, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, öyleyse O’na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?( Yunus Suresi: 3)

 

 

Allah O’dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti; onları görmektesiniz. Sonra arşa istiva etti ve güneş ile aya boyun eğdirdi, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedirler. Her işi evirip düzenler, ayetleri birer birer açıklar. Umulur ki, Rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgiyle inanırsınız.( Rad Suresi: 2)

 

 

123.png

 

 

Sandalyenin daha hızlı dönmesinin sebebi allah'ın daha hızlı döndürmesi mi? Yani kuvvet mi uyguluyor?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, bayşapka yazdı:

 

 

 

Anlamadım, önce maddeye yasa yüklendi, akılsız madde ne yapacağını biliyor diye anladım.

Sonra allah müdahale ediyor dendi, yani maddenin yasa hafızası yok mu? Yasa yüklenmiyor mu?

Dönerken kollarını kendine çekince allah daha hızlı mı döndürüyor sandalyeyi? Kuvvet mi uyguluyor? 

Yanlış ifade  etmişim; Normal  teizm  görüşüne  göre; Zerreleri  bile  Allah  döndürür  her an  müdahale eder  yoksa  atomlarin  kendine  has  ilinekleri  yok  diye  düşünüyorum. Ya da  yasayı  Allah  koymuş  onlar  zorunlu  olarak  uyuyorda  denilebilir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
16 saat önce, bayşapka yazdı:

Soru şu:

Şimdi bu sandalyenin akılsız ve bilinçsiz atomları daha hızlı dönmeleri gerektiğini nereden biliyor?


EL CEVAP:
Çünkü,
"Varlık, Hakk Teâlânın kendisidir"

Bu açıklamayla Sorunun cevâbı verilmiş, Vemedilen i'tirâz buharlaşmıştır.
Lâkin,
Asıl mes'ele,, cevâbı duyanların, lâfı anlayıp-anlamamasıdır.
Soru soranların cevâbı anlayabiecek bir anlayışa sâhip olmaması asıl sorundur.

Doğru yol olan Ehl-i Sünnet yolunun,, âlimlerinin  bile çoğu bu konuyu anlamamışlar,
Zavallı ateist nasıl anlasın.

Konu,
Vocûd (Varlık), Hakk'ın ayn'ı mıdır? yoksa Zât'ına zâid (ilâve) midir?
Sorusuyla ilgilidir.
Zâiddir diyenler büyük yanlış içindedir.

Haa, bu gibi sorular akılsız atom gibi, nurs istler, müceddisitler gibi çoğu müslümânın
İdrak düzeyindeki aczini, İslâmı ve Allah'ı anlama noksânlıklarını açığa çıkartır mı?
Evet çıkartır.
Buna ateistler sevinir mi? Evet sevinir.
Fakat Marifetullah nıktasında noksân olan müslümânları çelişkiye düşürmenin Ateistlere bir faydası olmaz.
Bu sevindiriklik hâli zavallı ateistler için çok aldatıcıdır.

Ya'nî, Kur'ânı inkâr eden ateistlerin, Kur'ânı anlamada noksân olan müslümânları çelişkiye düşürmeleri,,
Ve Kur'ânı anlamadıklarını ortaya koymaları kendileri için yanıltıcı bir gâlibiyettir.
Çünkü İlâhî kelâm, ateistlerden de müslümânım diyenlerden de münezzehtir.
 

 

16 saat önce, bayşapka yazdı:

Ek puanlı soru:

Konuyu doğrudan islamiyetle, ayet ya da hadis üzerinden ilişkilendirebilir misiniz? 

 

AYET: "Nereye Dönerseniz (dönün), Allah'ın vechi (yüzü, Zât'ı) ordadır. (Bakara 115)

HADÎS: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur ki;
“Muhammed’in nefsi elinde bulunan ALLAH’a yemin ederim ki yeryüzüne bir ip sarkıtsanız ALLAH’ın üzerine düşerdi”
(Ahmed bin Hanbel1415, II, 370; Taberani 1415: IV, 248-249)

Not: "Zavallı Ateist" ifâdesi kullandım. Eksik anlamanıza mâni olmak, biraz açıklama ister.
Güzellik çirkinlik, izzet zillet, iyilik kötülük, alçaklık yükseklik,,  hemen hemen bütün sıfatlar ve mevkîler, Dünyâda izâfîdir, semboliktir, hayâlîdir. Hakikî değildir, ya'nî gerçek değildir.
Zavallı ateistler derken ben burada gerçek zavallılığı kastediyorum, görsel gelip geçici sanal zavallılığı ya'nî dünyevî zavallılığı kasdetmiyorum.
Ebedî ve gerçek hayattaki ya'nî ölüm ötesi âlemdeki gerçek zavallının Dünyâdaki görüntüsü, İktidâr ve büyüklük içinde olmak olabilir.
Ebedî âlemin büyükleri ve muhteremleri de Dünyâ vatanında çoğunlukla zillet ve zavallılık hâlleriyle gözükürler.

Bir de, "Zavallı ateist" ifâdem, elbette ateist olarak son nefesini verenler için geçerlidir.

tarihinde HATEM tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 hours ago, HATEM said:


EL CEVAP:
Çünkü,
"Varlık, Hakk Teâlânın kendisidir"

Bu açıklamayla Sorunun cevâbı verilmiş, Vemedilen i'tirâz buharlaşmıştır.

 

Yani diyon ki, bir şeyleri düzerken allahı düzüyorsunuz. Bir yere sıçarken, allaha sıçıyorsunuz. Hatta ibneler de allah ve de... Ve hatta sıçtığınız bok da allah.

 

Ve siz bu allah denen boka tapıyorsunuz öyle mi?

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, HATEM yazdı:

Kur'ânı anlamada noksân olan müslümânları 

Müslümanların % 100’ü kuranı anlamaz, çünkü anlaşılacak bir konu yoktur. Kuran’da Hac, namaz, oruç, zekat, kurban gibi konular muallaktır, ne olduğu belli değildir. Muhammed denen tanımın kim olduğu bile belli değildir. Buhari, Tabari gibi zerzevatlar açıklar islamı.

tarihinde Abdülmalik tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, anibal yazdı:

 

Yani diyon ki, bir şeyleri düzerken allahı düzüyorsunuz. Bir yere sıçarken, allaha sıçıyorsunuz. Hatta ibneler de allah ve de... Ve hatta sıçtığınız bok da allah.

 

Ve siz bu allah denen boka tapıyorsunuz öyle mi?

 

 

 

Varlık ALLAH'ın kendisi deyince düzende düzülende kendisi oluyor.


Tapıyorsa kendisine tapmış oluyor. :)

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 

Bir saat önce, anibal yazdı:

Yani diyon ... öyle mi?


Sen gerçek bir pislik, Gerçek bir İbne olduğun için lâfı kendine göre, kendince anlıyorsun.
Ben öyle demiyorum sen tabiatına uygun bir şekilde mecbûren öyle anlıyorsun.

Varlık bütünüyle Hakk'a âid olduğu hâlde, Hakka çirkinlik, zarârr ve kötülük isnâd edilemez. Çünkü Hakk Teâlâ mutlaktır. Ve Zât'ı basît'tir. Ya'nî tek'tir.
Zarârr şer, çirkinlik,, ne mutlak için (Bütün varlık) ne de tek için geçerli olmaz.

Ya'nî, Boku oluşturan parçaları veyâ atomları ele al, Ya da kendini ele al, boku oluşturan hiç bir elemente kötü, çirkin zarârlı diyemessin.
(Hımm, bokta çok azot var, demek ki bu azot kötü bişey, azotsuz bir dünyâ heralde daha güzel olur diyemessin)
Boku oluşturan hiçbir basit parça kötü ve zarârlı değildir.
(Ama senin ilkel ve ibne mantığın,, "Bok kötüyse, azot da kötüdür, karbon da kötü olmalıdır seviyesinde çalışıyor.)
Zarârlı, kötü ve çirkin görülemeyecek parçalardan oluşan "bok",, Çeşitli göreceli faydalarının yanı sıra göreceli zarârları, göreceli kötülüğü, göreceli çirkinliği vardır.
Bu zarâr ve çirkinlik ve kötülük,, bokun bütünüyle zarârlı bütünüyle çirkin ve bütünüyle kötü olduğunu da göstermez,, Ancak bok hakkında değerlendirme yapanın tabiatı, konumu, ve sınırlılığyla ilgili bir durumdur.
Meselâ tâbiatı boklaşmış veyâ ibneleşmiş bir varlık, mecbûren herşeyi bokluk ve ibnelik perspektifiyle değerlendirir.

Çirkinlik, zarâr, kötülük gibi olgular,, noksânlığa, sınırlılığa (mukayyed olana) mensûb olgulardır. Mutlak olana nisbet edilemez.
Varlığıyla herşeyi kuşatan mutlak varlık için ve Zât'ının tekliği ile mutlak basit olan için
Noksânlık, acz, kötülük, zarârr, Çirkinlik olmaz.
Hakk Teâlâ, sırf Hayr, sırf Nûr, sırf fayda, sırf güzelliktir.

Ayrıca, Hakk Teâlânın Zât'î varlığına "Vücûd" derler. Vücûd, sırf varlıktır. Bizim bildiğimiz maddî varlık, Hakk'ın mutlak ve sırf varlığının gölgesi mesâbesindedir.
Gölge varlık, Ayna karşısındaki görüntünün varlığı gibidir. Aynadaki görüntünün pislenmesiyle aynadaki şahıs kirlenmez.

"Çirkinlik, zarâr, kötülük gibi olgular,, noksânlığa, sınırlılığa (mukayyed olana) mensûb olgulardır. Mutlak olana nisbet edilemez."
Demiştim.
Meselâ siz ateistlerin Allah'ı inkâr etmesi gerçekte Allah'ın Hakk olduğunu tasdîk anlamına gelir.
Meselâ, Yanlış ve iğrenç insânların eleştirileri, eleştirilenin Övülmesi ve yüceltilmesinden başka bişey değildir.
Yanlış ve iğrenç insânların  tarafından övülmek, övülenin iğrençliğini ve yanlışlığını daha çok gösterir.
Çünkü Dünyâda mutlak çirkinlik, mutlak kötülük, mutlak zarârr yoktur, olamaz.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 dakika önce, HATEM yazdı:

 


Ya da kendini ele al, boku oluşturan hiç bir elemente kötü, çirkin zarârlı diyemessin.
 

 

Sizin saman kafanızda şunu anlamıyor. Bu yaratıcının gücü sonsuz değilmi? Neden böyle aptal aptal boklarlar sidikler uğraşıyor. Güneşten emsin enerjiyi insan dışarıyada enerji salsın.Ya da yediğin yiyeceğin hepsi su olarak ter yoluyla vücüddan çıksın. Milyar çeşit senaryo varken neden en çirkin method u seçiyor bu aptal putunuz? Ben söyleyeyim, çünkü öyle bir  yaratıcı yok doğayı dengede tutmak için tek yol buydu o yüzden bu gezegende yaşam oluştu. Diğer milyarlarca gezegende belki bu döngü yarıda kesildi ve orda yaşam sona erdi. Gerizekalı gibi hep en son ürüne bakmayı kesin. O dereceye nasıl gelmiş onu araştırın biraz kafanızı şu masal kitaplarından kaldırarak. 

tarihinde lawrenceKrauss tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 minutes ago, HATEM said:

Varlık bütünüyle Hakk'a âid olduğu hâlde, Hakka çirkinlik, zarârr ve kötülük isnâd edilemez.

 

Neden? Bütün bu pislikler Allah'ta yok mu? Sizlere göre, her şeyin kaynağı Allah değil mi? Her şeyin kaynağını Allah olarak belirlerseniz, bütün pisliklerin kaynağı da o olur. Mesela anibal'e ibne dedin ya, şimdi bu ibneliğin Allah'ın içinde olması lazım, içinde olmayan bir şeyi bir insana nasıl verecek?

 

Bu arada Allah her şeyi bildiğine göre, Allah fikren hiç bir şey yaratamaz, mesela ibnelik kavramını yaratamaz, ibnelik kavramı zaten Allah'ın bilgisi dahilindedir. Soru şu: bir zamanlar tek başına olan bir varlıkta ibnelik bilgisi nasıl bulunuyor? Bu bilgiyi onun içine kim yerleştirmiş?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...