Jump to content
mirasyedi

Hac için para harcayan anne ve babalar ayyaş anne ve babadan farksızdır.

Recommended Posts

Şunu da belirtelim.

Kuran’da hac yapılacak yerin adı ve konumu belli değildir. Ama kuranı dikkatli okursak iki adet Beyt’ten bahseder. Eskisi Petra’da, yenisi Kudüs civarındadır. Bunu görebiliriz. Kuran yenisine ( ibrahimin yaptırdığı varsayılan)  haccı tercih eder. Yani Müslümanların hac için Mekke yerine Kudüs’e gitmesi gerekir. 

 

Mekkenin Hac için seçilmesi yeni din oluşturma süreci içerisinde çok sonraları kabul edilmiştir. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, Abdülmalik yazdı:

Şunu da belirtelim.

Kuran’da hac yapılacak yerin adı ve konumu belli değildir. Ama kuranı dikkatli okursak iki adet Beyt’ten bahseder. Eskisi Petra’da, yenisi Kudüs civarındadır. Bunu görebiliriz. Kuran yenisine ( ibrahimin yaptırdığı varsayılan)  haccı tercih eder. Yani Müslümanların hac için Mekke yerine Kudüs’e gitmesi gerekir. 

 

Mekkenin Hac için seçilmesi yeni din oluşturma süreci içerisinde çok sonraları kabul edilmiştir. 

Petra dediğimiz sohbet, sözde çekilen bir belgesel ile elle tutulur bir kanıt veremeyen, kendi içerisinde bile çelişki gösteren bir sohbettir. 

Bu konuda nedense makalelere bile denk gelmemekteyiz(!) 

Toplamda Hac ile alakalı 12 ayet bulunmakta, hiç birinde de ne Petra, ne de başka bir yerin adı geçmemekte. Yanlış bilgi vermeyelim. 

Hac için gidilmesi gereken tek yer Mekkedir. 

Senin dediğin Kudüs muhabbeti, sadece  on altı ya da on yedi ay kıble olarak belirlenmesinden ötesi değildir. Ayetlerde, Mescid-i Aksadan da övgü ile bahsedilir.

Ayrıca bizlere gelen bir hadis ile şu 3 şey söylenmiştir;

"Yolculuk ancak şu üç mescidden birine olur: Benim şu mescidime, Mescidi Haram'a ve Mescidi Aksa'ya." (Müslim, Kitâbu'l-Hacc, 15/415, 511, 512)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
22 hours ago, bayşapka said:

Biz deneyimlerimizden kopuk, sadece mantıkla çalışan uçan kafalar olarak yaşamıyoruz. Vücudumuz, kimyamız, ilhamlarımız, sanatımız var.

Bir işi yaptığımızda hayatımızda, anlayışımızda ve düşünce şeklimizde öngörülemeyen sonuçlar ortaya çıkabiliyor.  

Araplar tarafından kazıklanmayı ve yurtdışına para dökmenin ezikliğini ve ekonomiye getirdiği yükü bir kenara bırakırsak hacca gitme deneyimi senin için zenginleştirici etkilere sahip olabilir.

Kendi şehirlerinden dışarıda, ya da başka bir ülkede tatile gidenler de dünyalarını değiştirici ya da eskiye dönüştürücü bir deneyim peşinde. 

 

 

Yol insanı değiştirir. Ve bunlar tek seferlik geziler, deneyimleri değerlidir. Fakat ayyaşlık, sigara içmek müptezeldir ve sürekli para kaybıdır. 

Senin bahsettigin gezmek ile simdiki Turklerin yaptigi hac arasinda cok fark var. Gezerken cok sey ogrenmenin birincil yolu yerli insanlarla sohbet etmektir. Ikincisi hayatta kalabilmek icin bir seyler ogrenme zorunlulugun varolusu. Paket programla katildigin Turk sirketinin otelinde yemek yiyip, tum zamanini gittigin kafileyle harcayip, koyun gibi gel-git komutlarina uyarak hic bir tecrube edinemezsin. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, EbûTürâb yazdı:

Petra dediğimiz sohbet, sözde çekilen bir belgesel ile elle tutulur bir kanıt veremeyen, kendi içerisinde bile çelişki gösteren bir sohbettir. 

Bu konuda nedense makalelere bile denk gelmemekteyiz(!) 

Toplamda Hac ile alakalı 12 ayet bulunmakta, hiç birinde de ne Petra, ne de başka bir yerin adı geçmemekte. Yanlış bilgi vermeyelim. 

Hac için gidilmesi gereken tek yer Mekkedir. 

Senin dediğin Kudüs muhabbeti, sadece  on altı ya da on yedi ay kıble olarak belirlenmesinden ötesi değildir. Ayetlerde, Mescid-i Aksadan da övgü ile bahsedilir.

Ayrıca bizlere gelen bir hadis ile şu 3 şey söylenmiştir;

"Yolculuk ancak şu üç mescidden birine olur: Benim şu mescidime, Mescidi Haram'a ve Mescidi Aksa'ya." (Müslim, Kitâbu'l-Hacc, 15/415, 511, 512)

Kuran’da bahsedilen İbrahim’in beyti yeşil, çeşitli meyveler yetişen ve avlanabilen bir yerdir. Mekke bu tanıma uymaz. Çölde ne yetiştirilir? Ne avlanır?

 

Beyt-ül Atik ( eski ev) insanlığa yapılmış ilk ev diye tanımlanır. Bu ev şüphesiz Ademe ithaf edilmiştir. İbrahim’in beyti olamaz. 

İbrahim’in beyti kuranda belirtildiğine göre sonradan yapılmıştır. Mantıken ilk evin Adem’e ait olması gerekir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
19 hours ago, fumes said:

Senin bahsettigin gezmek ile simdiki Turklerin yaptigi hac arasinda cok fark var. Gezerken cok sey ogrenmenin birincil yolu yerli insanlarla sohbet etmektir. Ikincisi hayatta kalabilmek icin bir seyler ogrenme zorunlulugun varolusu. Paket programla katildigin Turk sirketinin otelinde yemek yiyip, tum zamanini gittigin kafileyle harcayip, koyun gibi gel-git komutlarina uyarak hic bir tecrube edinemezsin. 

 

Evet, gezerken cervantes'ten ilham almak gerekir. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuran’da bahsedilen İbrahim’in "beyt"i

yeşil, çeşitli meyveler yetişen... bir yerdir

iddiasını öne sürenler yanılıyorlar.

 

Tam aksine, Kuran açık açık belirtir ki o beyt ekin bitmez bir vadide yer almaktadır (14:37).

 

İlgili ayetler 

belki yanlış meallere inanılıverdiği için 

yanlış okunuyor.

 

Örneğin 28:57'de
yücbé (يجبى) ileyhi semerât deniyor.

 

Buradaki ileyhi ona demek yani Mekke'ye.

 

YÜCBÊ (يجبى) ise 

yetiştirildiği değil, 

seçildiği demek.

 

Bkz. http://www.studyquran.co.uk/PRLonline.htm

Jiim-Ba-Ya
= He collected (e.g. water/tax),
He selected it for himself.

Suyu
kaynağında seçer, tarlanıza akıtırsınız.

Meyvaları
manavda seçer, evinize götürürsünüz;
Taif'te seçer, Mekke'ye yığarsınız. 

.

tarihinde Hasan Akçay tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Mekke tamamen çöl şehridir. Tarım ve hayvancılık yapılamaz. Burada bir şey yetişmez. Ama kuranda bahsedilen İbrahim’in beytinde tarım yapılabiliyor, bol da ürün alınıyor. Kabe bileceğiniz üzere çöllük bir yerde..

 

2:126..İbrahim: "Ey Rabbim! Burasını güvenli bir belde kıl. Halkından Allah'a ve ahirete iman edenleri çeşitli ürünlerle rızıklandır" demişti. Allah da: "Kim küfrederse onu da kısa bir süre geçindirir sonra ateş azabına atarım. Orası ne fena bir varış yeridir" demişti.

 

Mekke’de av hayvanı olmaz, çölde ne avlayacaksın? Ama kuran nedense hac sırasında avlanmayı da yasaklar. 

 

14:37..Ey Rabbimiz! Soyumdan bir kısmını ekin bitmez bir yere, senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim. Ey Rabbimiz! Namazı devamlı ve tam bir duyarlılık içinde, yerine getirsinler. Artık sen, insanlardan bir kısmının gönlünü hevesle oralara meylettir ki, hac ve umre maksadıyla gelip gitmelerinde de, çeşitli meyvelerle rızıklandır onları, belki şükrederler.

 

Ayette de görüldüğü gibi İbrahimin beyti verimli bir alan, ama yakınında(mesafe belirtilmiyor) ekin bitmez bir vadi var. Soyundan bir kısmını oraya yerleştirmiş. Bu İshakın yerleştiği Kudüs yakınlarındaki Gerar vadisi olabilir. Genesis 26’da anlatılır.

 

 

 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kendi öz kızıyla ve evlatlıklarıyla evlenmek helaldir diyen  bir dinden, daha ne beklenir ki,  ahzap 

37﴿

 Bir zaman, Allah’ın kendisine lutufta bulunduğu, senin de lutufkâr davrandığın kişiye, "Eşinle evlilik bağını koru, Allah’tan kork" demiştin. Bunu derken Allah’ın ileride açıklayacağı bir şeyi içinde saklıyordun, kendisinden çekinme hususunda Allah’ın önceliği bulunduğu halde sen halktan çekiniyordun. Zeyd onunla beraber olduktan sonra müminlere, evlâtlıklarıyla evlenmenin caiz olduğunu ve kendileriyle beraber olup ayrıldıkları- eşleriyle evlenmeleri hususunda bir sıkıntı gelmesin diye seni o kadınla evlendirdik. Allah’ın emri elbet yerine getirilecektir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 hours ago, Abdülmalik said:

Mekke’de av hayvanı olmaz, çölde ne avlayacaksın? Ama kuran nedense hac sırasında avlanmayı da yasaklar. 

 

 

 

Bu vesileyle

5:95'teki HURUM kelimesine dikkat: Lâ taktulus sayde ve entum hurum.

Meallere göre bunun anlamı ihramlı olduğunuzda av hayvanı öldürmeyin

yani örneğin ceylanları O ZAMAN (yalnızca 2 gün!) öldürmeyecekmişsiniz.

 

Allah öyle diyormuş.

 

Oysa HURUM

9:36'daki abeatun hurum ifadesinde de görüldüğü üzere

"haram"ın çoğuludur, HARAMLAR demektir;

"hurum"un geleneksel bir Arap giysisi olan ihramla ilgisi yoktur.

 

Arbeatun hurum: dört haramlar (dört haram ay)

ve entum hurum: siz haram aylarda iken 

lâ taktulus sayde ve entum hurum: haram aylarda av hayvanı öldürmeyin.

 

Haram aylar

av hayvanlarının örneğin videoda gördüğünüz ceylanların 

yavrularını emzirdiği aylardır.

 

Mâide 94: Allah sizi mızraklarınızın ve ELLERiNiZiN ulaşabildiği ay hayvanıyla sınar.

 

Kavurucu güneş

 kumu, taşları köz haline getirir o aylarda.

 

Bir ceylan* 

yavrusuna süt olsun diye sığındığı gölgeden çıkıp yayılmak zorunda kalmıştır;

avcıyı görür; kaçmaya çalışır ama köz gibi zeminde fazla gidemez,

ayak bilekleri kayar, bacakları birbirinden açılır ve karnının üstüne yığılır.

Avcı da gider onu ELLERiYLE yakalar, öldürür.

 

Aslında aç susuz bir anayı öldürmüştür.

 

O yüzden islamın ona kestiği cezalardan bir de "oruç"tur

aç susuz kalsın,

zulmünü kendisi de tadsın diye, li yezûka vebâle emrihi (5:95).

 

Hac ibadeti

işte o haram ayların 2'nci, 3'ncü, 4'ncüsünde yapılır.

Avlanmak haram olduğu için av eti bulunmaz;

panayıra ve ibadete gelenler için o yüzden Sefa tepesinde ev hayvanı kesilir, et dağıtılır .

 

Haram ayların 1'ncisi ise "Şehru Ramazân"dır;

o ayda oruç tutulur, hac ibadeti olmaz.

 

__________________________________________________________

 

*http://www.studyquran.co.uk/PRLonline.htm

 

Ra-Miim-Dad (Ramazan) sayfa 322,

anlam 5:

 

He drove the gazelles

upon the ground or stones vehemently heated by the sun
until their hoofs became dissundered or dislocacted
and so they were taken.

.

tarihinde Hasan Akçay tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
27 minutes ago, Hasan Akçay said:

 

 

 

Bu vesileyle

5:95'teki HURUM kelimesine dikkat: Lâ taktulus sayde ve entum hurum.

Meallere göre bunun anlamı ihramlı olduğunuzda av hayvanı öldürmeyin

yani örneğin ceylanları O ZAMAN (yalnızca 2 gün!) öldürmeyecekmişsiniz.

 

Allah öyle diyormuş.

 

Oysa HURUM

9:36'daki abeatun hurum ifadesinde de görüldüğü üzere

"haram"ın çoğuludur, HARAMLAR demektir;

"hurum"un geleneksel bir Arap giysisi olan ihramla ilgisi yoktur.

 

Arbeatun hurum: dört haramlar (dört haram ay)

ve entum hurum: siz haram aylarda iken 

lâ taktulus sayde ve entum hurum: haram aylarda av hayvanı öldürmeyin.

 

Haram aylar

av hayvanlarının örneğin videoda gördüğünüz ceylanların 

yavrularını emzirdiği aylardır.

 

Mâide 94: Allah sizi mızraklarınızın ve ELLERiNiZiN ulaşabildiği ay hayvanıyla sınar.

 

Kavurucu güneş

 kumu, taşları köz haline getirir o aylarda.

 

Bir ceylan* 

yavrusuna süt olsun diye sığındığı gölgeden çıkıp yayılmak zorunda kalmıştır;

avcıyı görür; kaçmaya çalışır ama köz gibi zeminde fazla gidemez,

ayak bilekleri kayar, bacakları birbirinden açılır ve karnının üstüne yığılır.

Avcı da gider onu ELLERiYLE yakalar, öldürür.

 

Aslında aç susuz bir anayı öldürmüştür.

 

O yüzden islamın ona kestiği cezalardan bir de "oruç"tur

aç susuz kalsın,

zulmünü kendisi de tadsın diye, li yezûka vebâle emrihi (5:95).

 

Hac ibadeti

işte o haram ayların 2'nci, 3'ncü, 4'ncüsünde yapılır.

Avlanmak haram olduğu için av eti bulunmaz;

panayıra ve ibadete gelenler için o yüzden Sefa tepesinde ev hayvanı kesilir, et dağıtılır .

 

Haram ayların 1'ncisi ise "Şehru Ramazân"dır;

o ayda oruç tutulur, hac ibadeti olmaz.

 

__________________________________________________________

 

*http://www.studyquran.co.uk/PRLonline.htm

 

Ra-Miim-Dad (Ramazan) sayfa 322,

anlam 5:

 

He drove the gazelles

upon the ground or stones vehemently heated by the sun
until their hoofs became dissundered or dislocacted
and so they were taken.

.

Bu oruc saatleri bazi yerlerde 21saate variyor. Mekke'de  ise bu 12-14 saat arasi degisiyor. Sizce bu adaletli ve normal mi? Mekkedeki insanlar neredeyse sahuru kahvalti vaktinde yapip, iftari da aksam yemegi zamaninda yaparken neden bazi ulkelerde insanlar insanlar cok gec saatlerde iftar yapip 3 saat sonra sahur yapiyor?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 hours ago, fumes said:

Bu oruc saatleri bazi yerlerde 21saate variyor. Mekke'de  ise bu 12-14 saat arasi degisiyor. Sizce bu adaletli ve normal mi? Mekkedeki insanlar neredeyse sahuru kahvalti vaktinde yapip, iftari da aksam yemegi zamaninda yaparken neden bazi ulkelerde insanlar insanlar cok gec saatlerde iftar yapip 3 saat sonra sahur yapiyor?

 

 

Bu

insanların kendi yaşadıkları yerlerde karara bağlayacakları bir husus.

 

Çünkü Kuran 

orucun tutulacağı ay her yerde "Şehru Ramazân"dır diyor

ama oruç her yerde 12-14 saat arasinda tutulur demiyor.

 

Dinillah (110:2) Kuran'da Allah ne diyorsa odur;

Allah'ın hükme bağlamadığı hususlar ise insanlara kalmıştır;

insanların o hususlarda verdiği, vereceği  hükümler dinin içinde yer almaz

yani LAiK hükümlerdir. Allah'ın dini yalnızca laik yönetimlerde mümkündür. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Birkaç çöl gazeli yavrusuna bakacak diye ayet inmemiştir. Ayetin böyle bir anlamı yok. Öyle bir anlamı olsa ihramlılara değil tüm dünyaya yasaklanması gerekir. Ayrıca, Tanrı’nın hayvanları korumak gibi böyle bir amacı olsa milyonlarca kurbanlığın katline izin vermezdi! Üstelik hac ritüeli lunar takvim nedeniyle her yıl aynı döneme denk gelmez. Boş iddialar.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hac ritiüeli "lunar takvim"e göre belirlenmez hilallere göre belirlenir (2:189);

hilaller ise mevsim olarak sabittir.

 

Güneşin doğudan gelmesi gibi kozmik bir olgudur bu

yani güneş nasıl batıdan getirilemezse 

belli bir hilal de örneğin Ramazan hilali de kendi mevsiminin dışında getirilemez.

 

Bunun nedeni 365 - 354 = 11 gün farkıdır.

 

11 günler birikerek 29.5 güne ulaştığında

ete kemiğe bürünüp 13'ncü hilal (ay) diye görünürler.

 

13'ncü ay 

kendisinden sonraki ayları 19 gün geciktirerek  gökteki ayları vakten yerinde saydırır  11 gün erken, 11 gün erken, 19 gün geç, 11 gün erken, 19 gün geç... şeklinde.

Gökteki aylar o yüzden mevsim olarak sabittir.

 

Lütfen sözlerinize dikkat edin;

boş iddialar gibi sözler edip te

neyi bilmediğinizi bile bilmediğinizi ortaya koymayın.

 

Takvimi düzenlemek insanların işidir;
insanlar ister lunar takvim düzenlerler, ister lunisolar, ister solar. 

Allah ise var eder, yaratır; örneğin güneşi yaratır, kameri yaratır.

 

Allah

haccın ve orucun vakitlerini kamerin evrelerine göre belirlemişitir (2:185, 2:189);

namazın vakitlerini ise güneşe göre (11:114, 17:78).

 

Beşerî bir üfürme olan lunar takvimin

esamesi geçmez Allah'ın kitabında. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 11.11.2019 at 20:27, mirasyedi said:

Hac için para harcayan anne ve babalar ayyaş anne ve babadan farksızdır.

Biri parasını içkiye yatırıyor diğeri dine çocuklarının geleceği için harcamıyorlar.

zekat bağış konusuda aynı şekilde.

Vergi veriyorsun ayrıca zekat neden veriyorsunuz?

 

 

Başlıkta hacılar "ayyaş"a benzetilmiş ama

ayyaş, bilinci eksik olandır;

hacılar ise arif ve şuurlu kılınır.

Hac etkinliklerinin amacı budur.

 

Ve Kuran'da aynen bu kelimeler geçer;

örneğin arafat arif olunan yerdir,

meş'aril harâm ise şuur için şükredilen yer.

 

Bakara 198:

 

"Arafat"tan akın ettikten sonra

"meş'aril harâm"da Allah'ı anıp şükredin...

zira şaşırmış haldeydiniz daha önce. 

 

Fe izâ afedtum min "arafât"in 

fezkur allahe  ındel "meş'aril harâm"...

in küntüm min kablihî le mined dâllîn. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 saat önce, Hasan Akçay yazdı:

 

 

Başlıkta hacılar "ayyaş"a benzetilmiş ama

ayyaş, bilinci eksik olandır;

hacılar ise arif ve şuurlu kılınır.

Hac etkinliklerinin amacı budur.

 

Ve Kuran'da aynen bu kelimeler geçer;

örneğin arafat arif olunan yerdir,

meş'aril harâm ise şuur için şükredilen yer.

 

Bakara 198:

 

"Arafat"tan akın ettikten sonra

"meş'aril harâm"da Allah'ı anıp şükredin...

zira şaşırmış haldeydiniz daha önce. 

 

Fe izâ afedtum min "arafât"in 

fezkur allahe  ındel "meş'aril harâm"...

in küntüm min kablihî le mined dâllîn. 

Bilinçli olan çocuklarına yatırım yapar.
İsraf haram ise hacca yapılan harcamalarda haramdır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
11 dakika önce, mirasyedi yazdı:

Bilinçli olan çocuklarına yatırım yapar.
İsraf haram ise hacca yapılan harcamalarda haramdır.

Evet; tamamen katılıyorum.

 

Dünya değişiyor, globalleşiyor, insanlar kabuk değiştiriyor. Dünyanın öteki tarafındaki ter türlü gelişmeler, dünyanın diğer tarafını da eninde sonunda etkiliyor. Örneğin günümüzde çok aktuel olan iklimın ısınma meselesi var. Bu nedenle bilim adamları ve aklı başındaki insanlar,  gidişatın daha da kötüye dönüşmemesi için alınması gereken önlemleri açıklamakla, insanları aydınlatmakla meşguller.

 

Benzer durum dinler içinde geçerli olmalı bence.
Haç, buna tipik bir örnektir ki tamamıyla ortadan kaldırılmalı ve kăbe müzeye dönüştürülmeli bence. Tamamen lüzumsuz bir israf. Oraya ve orada harcanan milyarlar bilime ve eğitime, yani insanların aydınlanmasına ve dünyanın geleceğine harcanmalı.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

"Şuur"dan söz ediyoruz, bilinçten.

 

Hac ibadeti

eğer hurafelerin içinde boğulmaz da hakkıyla yerine getirilirse

hacıları müslüman gibi müslüman, insan gibi insan yapar

ve öyle bir bilinçlendirir ki inanç ve ibadet özgürlüğünün bir insan hakkı olduğunu hatırlatır;

"hac israftır" diyen faşist kafalılara "Sana ne!" diye çıkışır insanlar. 

 

Sana ne kardeşim,

senin çoluğunun çocuğunun ekmek parasını israf etme pahasına ateist kitaplar satın alıp okuma özgürlüğünü elinden almak benim haddim midir ki  

benim inanç ve ibadet özgürlüğümü israf ilan edip elimden almak senin haddin olsun.

 

*

 

Ben hacca gittim ve şunu gördüm: hac çok ucuz

çünkü hac mahallerinde sürümde olan mallar Türk malı 

yani hac, bırakın israfı, Türk ekonomisine katkı yapıyor.

 

Türkiye'den ve başka ülkelerden Türk uçakları taşıyor hacıları; paralar Türkiye'ye;

hac mahallerinde Türk meyvaları ve Türk süt ürünleri satılıyor, yemek Türk lokantalarında yeniyor; paralar Türkiye'ye.

Bir hurma bahçesine gittim; işletmecisi Tük'tü. Satın al kardeşim hurma bahçelerini, otelleri satın al, parayı sen kazan;

arap şeyhleri senin yalılarını satın alıyor da sen onların hurma bahçelerini, otellerini neden satın almayacakmışsın. 

 

*

 

Kabe ziyareti...

bilinç asıl o suretle ediniliyor.

Sonra anlatayım. İnşallah.

.

tarihinde Hasan Akçay tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Günümüzde bir kuru taşın etrafında habire dönmek ve şeytan taşlamak için onca parayı sokağa dökenler, olsa olsa şuur ve bilinçten yoksun olanlardır. Boşuna umutlanmayın; hayali Arap tanrısı orayı ziyaret edenlere farlı bir muamele yapmayacak.

Evet; hac ziyareti dibine kadar israftır. Ancak bu bizlerin inanç özgürlüğüne karşı olduğumuzu göstermez, bilakis tıksırıncaya kadar ota, boka, taşa tapmakta özgürsünüz. Bizlerin yaptığı sadece bir durum tespitidir. Bunun neresi faşistlikmiş?

Yazdığımız lafları  kıçından anlamayın, tamam mı?

 

Hacca gidenler sadece Türkiye´den gitmiyorlar, yıllarca para biriktirip dünyanın herbir yanından gidenler var. Yani  "amanda oradaki ürünler Türkü mamülü falan filan" babında koyu milliyetçi söylemlerle vaziyeti kurtaramazsınız. Daha da önemlisi hacca harcanan paraların aslan payı, Suudi Arabistan´a kalmaktadır. Şuur ve bilinçli olduğunu iddia eden dindarların ilk eylemi, bu ülkeyi boykot etmeleri lazım aslında, çünkü orada fikir özgürlüğünün esamesi yoktur. Dolayısıyla oraya aktarılan her kuruş, oradaki insanlık dışı düzenin daha fazla ayata kalmasına yardım etmektedir.

 

Evet; kăbe müzeye çevrilsin. İslam dünyası bir araya gelip hac ziyaretini sonlandırsın. En mantıklısı bence bu.

 

Son olarak burada bizlere İslam misyonerliği yapmaktan vazgeçin artık, çünkü ben bunu bir dayatma olarak görüyorum artık ve bunun sonu din faşistliğine kadar gider. Keza din faşistliğinin cirit attığı dindar ülkelerdeki fikir özgürlüklerinin durumu ortada!

 

Hasılı kuru bir taşın etrafında dönmeyle cahillik azalmaz, bilakiş çoğalır!

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, kavak said:

Son olarak burada bizlere İSLAM misyonerliği yapmaktan vazgeçin artık, çünkü ben bunu bir dayatma olarak görüyorum artık ve bunun sonu din faşistliğine kadar gider. Keza din faşistliğinin cirit attığı dindar ülkelerdeki fikir özgürlüklerinin durumu ortada!

 

Hasılı kuru bir taşın etrafında dönmeyle cahillik azalmaz, bilakiş çoğalır!

 

 

İSLAM misyonerliği... Özgürce düşünüp özgürce görüş açıklamaya

ateist forumda yapıştırılan yafta bu;

islamcı forumda ise ATEiZM misyonerliği

yani aslında ikisi de aynı; al dindarı vur ateiste.

 

Onları hoşnut edecek tek şey

ille onlar gibi düşünüp onlar gibi konuşacaksın;

kısacası ikisi de özgürlüğe karşı, ikisi de faşist.

 

Kabe'ye gelince,

o taş yapı ve onun bir köşesindeki hacerul esved 

ateist için kuru bir taştır,

islamcı için ise cennetten gelmiş.

 

Ellerini Kabe'ye doğru kaldırmış 

yakaran bir hacı gördüm 

"Allah mıdır Kabe?" dedim.

-Yoo.

"Nedir?"

-Resul.

 

Kabe'nin Kuran'a göre ne olduğundan

cahil ateist te habersiz, cahil dindar da. 

Anlatayım mı; değer mi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...