Jump to content
EbûTürâb

Zeynep ve Muhammed Peygamber Konusu

Recommended Posts

3 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Ayrıca  ahzap  52 de  artık  güzellikleri  hoşuna  gitse  bile  başka  kadınlarla  evlenemezsin  diyor. Güzellik  deyince  hoşlantı  ve  cinsel  arzular  gelir  akla  böyle  bir ihtimal de  var  demek  ki  Allahta  ayette  bunuda  ayrıca  belirtmiş.

 

Şimdi  arkadaş  hemen  buna; Hz.muhammed de  insandı  sonuçta  kadınlardan hoşlanabilir  gibi  bir  cevap  verecek.

Sevgili dostum, benim hoşlantı dışında diye belirttiğim kadın Zeynep. 

Peygamberin her evlendiği kadın, sırf güzellik ve cinsellik için midir?  Mesela 46 yaşında(Bazı rivayetler 44), 4 çocuğu ile dul kalan Ümmü Seleme, kendisinin yaşlı ve çocuklu olduğunu belirtmesine rağmen Muhammed Peygamber ile evliliği sırf bu sebepten midir? Ben, Peygamber kadınlardan hoşlanamaz diye bir yerde yazdığımı bilmiyorum, sadece Zeynep konusunda gerekli tahlilleri yapmaktan öteye gitmiyorum. Ayrıca, bir adam güzellik ve cinselliğe o denli düşkün olsaydı, Allah'a bu hükmün geri  çekilmesi için yalvarmaz mıydı?

 

4 dakika önce, kavak yazdı:

 

Muhtemelen bizleri yanlış tanıyorsun, çünkü bizler durum ne ise onu dile getiririz. Ne fazla ne eksik...

Ancak sizin mecrada her kafadan bir ses çıkıyor ki bunu sizler de kabul ediyorsunuz.

Ve İslam realitesi böyle olduğunu müddetçe, bizim tutumunuz belli.

Önce kendi aranızda anlaşın, sonra kendinizden olmayanlara ahkăm kesmeyi denersiniz.

 

Hayret; bugün harbiden kibarlığım üstümde...

Her kafadan bir ses çıktığı doğrudur, doğru ses ise Kuranı Kerim ile çelişmeyendir.  Bizler, ümmet olarak ne yazık ki, Peygamberin dilediği gibi birliği sağlayamıyoruz. Bunun sorumlusu biz Müslümanlar, İslam değil. Unutmamanı rica ederim, tekrardan ve son olmak üzere 3.kez yazıyorum. 

Önce Kuran, sonra Sünnet, sonra Re'y. 

Ayrıca insanlar birbirine zaten kibar olmalı, bizler karşı karşıya savaşan düşmanlar mıyız? Burada sözleri dile getiriyoruz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, EbûTürâb yazdı:

Sevgili dostum, benim hoşlantı dışında diye belirttiğim kadın Zeynep. 

Peygamberin her evlendiği kadın, sırf güzellik ve cinsellik için midir?  Mesela 46 yaşında(Bazı rivayetler 44), 4 çocuğu ile dul kalan Ümmü Seleme, kendisinin yaşlı ve çocuklu olduğunu belirtmesine rağmen Muhammed Peygamber ile evliliği sırf bu sebepten midir? Ben, Peygamber kadınlardan hoşlanamaz diye bir yerde yazdığımı bilmiyorum, sadece Zeynep konusunda gerekli tahlilleri yapmaktan öteye gitmiyorum. Ayrıca, bir adam güzellik ve cinselliğe o denli düşkün olsaydı, Allah'a bu hükmün geri  çekilmesi için yalvarmaz mıydı?

Soru  şu; evlatlıgin  boşadığı  eşle  evlenmeseydi  ne  olurdu?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, akılsızşuursuzatom yazdı:

 Soru  şu; evlatlıgin  boşadığı  eşle  evlenmeseydi  ne  olurdu?

Tam olarak şu olurdu; Bu konuda Kuranda açıkça ayetler olmadığı halde, Araplar eskiden kalma geleneklerini İslam gelse dahi devam ettireceği için bidat olarak dine girer, İslamın bir parçası olarak görülür ve yukarıda yazıda yazdığım şekilde, nesep, evlenme, boşanma, miras, sihrî hısımlık gibi konularda öz çocuk gibi hükümler doğururdu. 

Buda İslamın doğru yaşanılmayışını sağlar, hükümler arasında karışıklığa yer verirdi. Çünkü bugün mirastan tut, evlenme, boşanmaya kadar hepsinin hükmü mevcut.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, EbûTürâb yazdı:

Tam olarak şu olurdu; Bu konuda Kuranda açıkça ayetler olmadığı halde, Araplar eskiden kalma geleneklerini İslam gelse dahi devam ettireceği için bidat olarak dine girer, İslamın bir parçası olarak görülür ve yukarıda yazıda yazdığım şekilde, nesep, evlenme, boşanma, miras, sihrî hısımlık gibi konularda öz çocuk gibi hükümler doğururdu. 

Buda İslamın doğru yaşanılmayışını sağlar, hükümler arasında karışıklığa yer verirdi. Çünkü bugün mirastan tut, evlenme, boşanmaya kadar hepsinin hükmü mevcut.

peki  zeyd  zeynepten  boşanmasaydı?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, akılsızşuursuzatom yazdı:

peki  zeyd  zeynepten  boşanmasaydı?

İşte bu soruya ben asla ve asla cevap veremem, çünkü bizler Allah'ın vermek isteyeceği hükümleri tahmin edemeyiz. Ben A desem, B olabilir. B desem, C olabilir. 

Ayrıca aslında bunun olma ihtimali sıfır, çünkü bilindiği üzere Allah, ayetlerin her birini, Peygambere gelen olaylar, Peygamberin yaşadığı durumlar, buna ek olarak geçmişte yaşanılmışlar üzerine vahiy ettirmiştir. Bu yüzden Kuran, Yaşanmışlıkların Kitabıdır. Peygamberin hayatı, en iyi şekilde oradadır. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, EbûTürâb yazdı:

İşte bu soruya ben asla ve asla cevap veremem, çünkü bizler Allah'ın vermek isteyeceği hükümleri tahmin edemeyiz. Ben A desem, B olabilir. B desem, C olabilir. 

Ayrıca aslında bunun olma ihtimali sıfır, çünkü bilindiği üzere Allah, ayetlerin her birini, Peygambere gelen olaylar, Peygamberin yaşadığı durumlar, buna ek olarak geçmişte yaşanılmışlar üzerine vahiy ettirmiştir. Bu yüzden Kuran, Yaşanmışlıkların Kitabıdır. Peygamberin hayatı, en iyi şekilde oradadır. 

Yani zeyd zeynepten boşanmamış olsa ki iradesi olduğunu varsayıyorum böyle bir karar için ; demek ki Allah ''evlatlıkların boşadığı eşiyle  evlenme de mü'minlere bir zorluk olmasın'' şeklindeki ayeti sadece hüküm olarak yani ruhsat olarak verebilecekti ve Peygamberin bu şekilde eleştirilmesine mahal bırakmadan en azından ayetle bu işi bitirmiş olabilecekti? Böyle bir şey madem mümkündü neden yapmadı ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
25 dakika önce, EbûTürâb yazdı:

Her kafadan bir ses çıktığı doğrudur, doğru ses ise Kuranı Kerim ile çelişmeyendir.  Bizler, ümmet olarak ne yazık ki, Peygamberin dilediği gibi birliği sağlayamıyoruz. Bunun sorumlusu biz Müslümanlar, İslam değil. Unutmamanı rica ederim, tekrardan ve son olmak üzere 3.kez yazıyorum. 

Önce Kuran, sonra Sünnet, sonra Re'y. 

Ayrıca insanlar birbirine zaten kibar olmalı, bizler karşı karşıya savaşan düşmanlar mıyız? Burada sözleri dile getiriyoruz.

 

Muhterem

Eğer iletine yanıt veriliyor ise onun okunduğunu da bil!

Ben de bu foruma üye oldum olalı kaçıncı kez yazdığımı unuttum artık; sizler kendi aranızda anlaşamadığınız müddetçe burada havanda su dövmekten öteye gidemezsiniz. Kaç kere daha yazacağız; hadisi sünneti yok sayan ve sayıları bir hayli kabarık dindar kardeşleriniz var!

O nedenle bana herhangi bir sıralama falan yazmanız nafile bir çabadan öteye gidemez.

 

Artı; elbette düşman falan değiliz,  ama sizler İslam güzellemesi ve misyonerliği yapıyorsunuz!

Hep aynı teraneleri okumaktan gına geldi...

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Yani zeyd zeynepten boşanmamış olsa ki iradesi olduğunu varsayıyorum böyle bir karar için ; demek ki Allah ''evlatlıkların boşadığı eşiyle  evlenme de mü'minlere bir zorluk olmasın'' şeklindeki ayeti sadece hüküm olarak yani ruhsat olarak verebilecekti ve Peygamberin bu şekilde eleştirilmesine mahal bırakmadan en azından ayetle bu işi bitirmiş olabilecekti? Böyle bir şey madem mümkündü neden yapmadı ?

Çünkü sevgili dostum, Ayetler Peygamberin aracılığı ile insanlığa aktarılır, bu aktarılan ayetleri evvela aktaran kişi yapıp, birinci elden uygulayanı yahut uygulananı o olmaz ise, hiç bir Müslüman onu uygulamaz.

Mesela Peygamber, bugün sünnet namazlar diye bahsettiğimiz şeyi, sürekli yapmazmış. Nedeni neymiş peki, Müslümanlar bunu farz sanıp da ileride bu konuda bir hüküm çıkarmasınlar diye.

Bu sebepten Sünnet Namazlarını, sürekli değil bazen kılarmış. Bu örnek ile ne demek istediğimi anlayacağını düşünüyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, EbûTürâb yazdı:

Çünkü sevgili dostum, Ayetler Peygamberin aracılığı ile insanlığa aktarılır, bu aktarılan ayetleri evvela aktaran kişi yapıp, birinci elden uygulayanı yahut uygulananı o olmaz ise, hiç bir Müslüman onu uygulamaz.

Mesela Peygamber, bugün sünnet namazlar diye bahsettiğimiz şeyi, sürekli yapmazmış. Nedeni neymiş peki, Müslümanlar bunu farz sanıp da ileride bu konuda bir hüküm çıkarmasınlar diye.

Bu sebepten Sünnet Namazlarını, sürekli değil bazen kılarmış. Bu örnek ile ne demek istediğimi anlayacağını düşünüyorum.

Peygamber zıhar gibi bir geleneği kaldırırken zıhar mı yapmıştır bazı eşlerine ? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, EbûTürâb yazdı:

Çünkü sevgili dostum, Ayetler Peygamberin aracılığı ile insanlığa aktarılır, bu aktarılan ayetleri evvela aktaran kişi yapıp, birinci elden uygulayanı yahut uygulananı o olmaz ise, hiç bir Müslüman onu uygulamaz.

Mesela Peygamber, bugün sünnet namazlar diye bahsettiğimiz şeyi, sürekli yapmazmış. Nedeni neymiş peki, Müslümanlar bunu farz sanıp da ileride bu konuda bir hüküm çıkarmasınlar diye.

Bu sebepten Sünnet Namazlarını, sürekli değil bazen kılarmış. Bu örnek ile ne demek istediğimi anlayacağını düşünüyorum.

Madem evlatlık meselesi ; neseb, miras gibi durumlar için kaldırılmış diyorsunuz. Ahzap 4-5 de geçen evlatlıklarınız sizin gerçek evladınız değildir onları babalarına nispet ediniz ayeti zaten gelmiş.Evlatlık kurumunu kaldırmış daha hala neyin derdinde sizce? Daha da pekişsin bakın evlatlık kurumunu kaldırdım bunun pekişmesi için bir de evlenin,yatağa atın gibi bir mantık mı yürütülmüş?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 dakika önce, kavak yazdı:

 

Muhterem

Eğer iletine yanıt veriliyor ise onun okunduğunu da bil!

Ben de bu foruma üye oldum olalı kaçıncı kez yazdığımı unuttum artık; sizler kendi aranızda anlaşamadığınız müddetçe burada havanda su dövmekten öteye gidemezsiniz. Kaç kere daha yazacağız; hadisi sünneti yok sayan ve sayıları bir hayli kabarık dindar kardeşleriniz var!

O nedenle bana herhangi bir sıralama falan yazmanız nafile bir çabadan öteye gidemez.

 

Artı; elbette düşman falan değiliz,  ama sizler İslam güzellemesi ve misyonerliği yapıyorsunuz!

Hep aynı teraneleri okumaktan gına geldi...

 

Pekala sevgili kavak, sanırım anlaşamayacağız. Benim doğru olan şeyleri dile getirmem için, diğer Müslüman kardeşlerim ile birlik mi olmak zorundayım? Sünni, Sünni ile fikir alışverişi Şii ise Şii ile yapsın o vakit. Ben hepsinden öte bir makam olan Allah'ın bizlere belirttiği şeyi dile getiriyorum. Peygamberinde bu konuda bizlere bir nasihatini dile getiriyorum. Doğru bir hükmü dile getiriyorum. Bunun için diğer Müslümanlar ile birliğe gerek mi vardır. Hepsi bu konuda karşımda olsalar da, onların yüzüne de hakkı dile getirmekten çekinmem. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, EbûTürâb yazdı:

Çünkü sevgili dostum, Ayetler Peygamberin aracılığı ile insanlığa aktarılır, bu aktarılan ayetleri evvela aktaran kişi yapıp, birinci elden uygulayanı yahut uygulananı o olmaz ise, hiç bir Müslüman onu uygulamaz.

Mesela Peygamber, bugün sünnet namazlar diye bahsettiğimiz şeyi, sürekli yapmazmış. Nedeni neymiş peki, Müslümanlar bunu farz sanıp da ileride bu konuda bir hüküm çıkarmasınlar diye.

Bu sebepten Sünnet Namazlarını, sürekli değil bazen kılarmış. Bu örnek ile ne demek istediğimi anlayacağını düşünüyorum.

Hadi evlatlığı geçtim zeyd sonuçta arkadaşı değil mi peygamberin? Zeyd üzülmüştür sonuçta bir evliliği idame ettirememiş çeşitli sorunlar yaşamış birisi ve en nihayetinde boşanmış eşinden,Siz bu tarz bir şeye sıcak bakar mısınız ?Sonuçta, ahzap 4-5 de evlatlık diye bir şey yok dendiğine göre artık zeyd peygamberin evlatlığı değil din kardeşi, arkadaşı olmuş oluyor.İnsan hiç arkadaşına bu kötülüğü yapar mı ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Peygamber zıhar gibi bir geleneği kaldırırken zıhar mı yapmıştır bazı eşlerine ? 

Zihar ayetleri şunlardır;

Mücadele Suresi ilk 4 ayet.

Bahsetmek istediğinizi anlıyorum ama burada bizim konuşmak istediğimizin dışında bir gereklilik var. Bazı konuları, bizzat ele alıp uygulamak gerekir. Bazı konularda ise örf ve adet kuralları gibi yazısız kanunlar mesela, kaldırılması için üzerine yeni bir hüküm gelmesi yeterlidir. Nitekim, senin söylediğin buna bir örnektir.

 

7 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Madem evlatlık meselesi ; neseb, miras gibi durumlar için kaldırılmış diyorsunuz. Ahzap 4-5 de geçen evlatlıklarınız sizin gerçek evladınız değildir onları babalarına nispet ediniz ayeti zaten gelmiş.Evlatlık kurumunu kaldırmış daha hala neyin derdinde sizce? Daha da pekişsin bakın evlatlık kurumunu kaldırdım bunun pekişmesi için bir de evlenin,yatağa atın gibi bir mantık mı yürütülmüş?

Hayır, sadece neseb, miras gibi durumlar için değil elbette ancak o günlerde insanların çoğunlukla evlatlıkta ele aldığı husus onlardı. 4,5 ve 6  ayetlerine yukarıda değinmiştim, dediğinize bakarsak sadece o yönden düşünürsek haklısınız. Lakin bunun kalkması, sadece o gün ki Müslümanlar üzerinde etki edecekti, inanmayanlar ise(ki daha sonradan inanan sayısı çok çoğaldı)bu sefer ortada bir ikilik olacaktı. Lakin o gün ki nesep bakımından en üstün olan Muhammed Peygamberin, Araplar üzerinde elde ettiği yüksek konum, onun bu uygulamayı yapması ile diğer arap kabileleri açısından da bir örnek teşkil edecekti. Çünkü şüphesiz, Kuranda bize belirtilen bir çok hususta göreceğimiz gibi, (tarihsel kayıtlarda da bulunmakta)Müslüman olmayan toplulukların bile o gün ki, doğru buldukları Kuran hükümlerine uymaları onlar açısından bir reform niteliğindedir. Bunları, İslam için davete gidilen topluluklarda görülen değişimler başlığı altında bulabilirsin. Ki, kabul etmedikleri halde, sadece belli bir kesimin oraya yerleşmesi ile oranın nüfussal niteliğinde etkisi olmuştur. Hicretler buna örnektir.  Ayrıca, şöylede bir gerçek var; Zeyd, bu ayetlerden çok önce geliyor ve boşanmak istediğini belirtiyor. Peygamberin ise ona telakkisi, ayette de belirtildiği gibi hanımını boşama oluyor. Yine de evet, bunun tam anlamıyla yürürlükte olması için, uygulamada olması lazımdı. Evlatlık o zamanlar için çok mühim bir konu, eski Arap Şiirlerinde bunun açıkça etkisi görülüyor.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 dakika önce, EbûTürâb yazdı:

Pekala sevgili kavak, sanırım anlaşamayacağız. Benim doğru olan şeyleri dile getirmem için, diğer Müslüman kardeşlerim ile birlik mi olmak zorundayım? Sünni, Sünni ile fikir alışverişi Şii ise Şii ile yapsın o vakit. Ben hepsinden öte bir makam olan Allah'ın bizlere belirttiği şeyi dile getiriyorum. Peygamberinde bu konuda bizlere bir nasihatini dile getiriyorum. Doğru bir hükmü dile getiriyorum. Bunun için diğer Müslümanlar ile birliğe gerek mi vardır. Hepsi bu konuda karşımda olsalar da, onların yüzüne de hakkı dile getirmekten çekinmem. 

 

Evet; bence önce kendi aranızdaki ayrılıkları ortadan kaldıracaksınız!
Çünkü seninle hemfikir olmayan müslüman kardeşlerin de buraya damlayıp en doğrusunu kendilerinin yaptığından dem vurmaktadırlar. Aynen şu an senin yaptığın gibi; zannetmeki sen onlardan farklı davranıyorsun. Durum bundan ibaret ve ne demiştik daha evvel?
Bizler sadece durum tespiti yapıyoruz.

 

Ve evet; sizin zihniyettekilerle anlaşmak maalesef mümkün değil, çünkü şu taptığınız Arap tanrısını azıcık da olsa eleştirmek, aklınızın ucundan geçmiyor. Halbuki piyasada her zevke göre zibil gibi tanrı dururken, bunların tümünün insanların sayesinde varlıklarını sürdürdüklerini bir türlü kavrayamıyorsunuz.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Hadi evlatlığı geçtim zeyd sonuçta arkadaşı değil mi peygamberin? Zeyd üzülmüştür sonuçta bir evliliği idame ettirememiş çeşitli sorunlar yaşamış birisi ve en nihayetinde boşanmış eşinden,Siz bu tarz bir şeye sıcak bakar mısınız ?Sonuçta, ahzap 4-5 de evlatlık diye bir şey yok dendiğine göre artık zeyd peygamberin evlatlığı değil din kardeşi, arkadaşı olmuş oluyor.İnsan hiç arkadaşına bu kötülüğü yapar mı ?

Evet Zeyd bir sahabedir. Lakin kendisinin boşanmak isteme sebebi ile Peygambere gelmesi ayetlerde de sabittir. Hadislerde de öyle.  Bu sebep ile bizlerin bugün ki düşüneceği gibi üzülme tarzı bir durumun olacağını sanmıyorum, o gün Muhammed Peygambere olan bağlılıklar, bir çok yerde anlatılmakta. Onun için canını feda edebilecek insanlar, onlara göre böyle küçük olaylar için üzülmezler diye düşünüyorum. Zaten bu konuda asıl tepkide bu yüzden, inanmayanlar topluluğundan gelmektedir. Ben şuan ki halim ile bakmam evet, lakin bizler Peygamber değiliz, İlahi emirler almışlığımız  yok, bunları yerine getirmenin önemini tam anlamıyla bilmiyoruz. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
15 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Hadi evlatlığı geçtim zeyd sonuçta arkadaşı değil mi peygamberin? Zeyd üzülmüştür sonuçta bir evliliği idame ettirememiş çeşitli sorunlar yaşamış birisi ve en nihayetinde boşanmış eşinden,Siz bu tarz bir şeye sıcak bakar mısınız ?Sonuçta, ahzap 4-5 de evlatlık diye bir şey yok dendiğine göre artık zeyd peygamberin evlatlığı değil din kardeşi, arkadaşı olmuş oluyor.İnsan hiç arkadaşına bu kötülüğü yapar mı ?

evlatlık olamaz yaş farkı çok az. :)

halasının evlatlığı olabilir ancak.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, EbûTürâb yazdı:

Zihar ayetleri şunlardır;

Mücadele Suresi ilk 4 ayet.

Bahsetmek istediğinizi anlıyorum ama burada bizim konuşmak istediğimizin dışında bir gereklilik var. Bazı konuları, bizzat ele alıp uygulamak gerekir. Bazı konularda ise örf ve adet kuralları gibi yazısız kanunlar mesela, kaldırılması için üzerine yeni bir hüküm gelmesi yeterlidir. Nitekim, senin söylediğin buna bir örnektir.

 

Hayır, sadece neseb, miras gibi durumlar için değil elbette ancak o günlerde insanların çoğunlukla evlatlıkta ele aldığı husus onlardı. 4,5 ve 6  ayetlerine yukarıda değinmiştim, dediğinize bakarsak sadece o yönden düşünürsek haklısınız. Lakin bunun kalkması, sadece o gün ki Müslümanlar üzerinde etki edecekti, inanmayanlar ise(ki daha sonradan inanan sayısı çok çoğaldı)bu sefer ortada bir ikilik olacaktı. Lakin o gün ki nesep bakımından en üstün olan Muhammed Peygamberin, Araplar üzerinde elde ettiği yüksek konum, onun bu uygulamayı yapması ile diğer arap kabileleri açısından da bir örnek teşkil edecekti. Çünkü şüphesiz, Kuranda bize belirtilen bir çok hususta göreceğimiz gibi, (tarihsel kayıtlarda da bulunmakta)Müslüman olmayan toplulukların bile o gün ki, doğru buldukları Kuran hükümlerine uymaları onlar açısından bir reform niteliğindedir. Bunları, İslam için davete gidilen topluluklarda görülen değişimler başlığı altında bulabilirsin. Ki, kabul etmedikleri halde, sadece belli bir kesimin oraya yerleşmesi ile oranın nüfussal niteliğinde etkisi olmuştur. Hicretler buna örnektir.  Ayrıca, şöylede bir gerçek var; Zeyd, bu ayetlerden çok önce geliyor ve boşanmak istediğini belirtiyor. Peygamberin ise ona telakkisi, ayette de belirtildiği gibi hanımını boşama oluyor. Yine de evet, bunun tam anlamıyla yürürlükte olması için, uygulamada olması lazımdı. Evlatlık o zamanlar için çok mühim bir konu, eski Arap Şiirlerinde bunun açıkça etkisi görülüyor.

 

 

1.Nasıl yani peygamber sadece ayetlerle belirtse yerine getirilmez miydi? Sonuçta zıharda köklü bir gelenek gibi anlatılıyor araplar arasında böyle bir algı vardı deniliyordu.Aynı şekilde başka konularda da cahiliyye arapları diye diye bitiremiyorsunuz adamları.Evlatlık kurumu içinde aynı şekilde boşadığı eşiyle evlenmek yerine başka bir yöntem olamaz mıydı? Sizin de dediğiniz gibi daha ziyade inanmayanların eleştirilerine kapı aralamıştır bu ayetler, inananlarda itiraz edememişlerdir.Bu durumda mesela sizin ; hiç akrabanız kalmadı eşinizlede çocuğunuz olmuyor gittiniz bir evlatlık aldınız.Bu evlatlığı büyüttünüz evlendi sonra boşandı.Sizde o ara mazallah eşinizi kaybettiniz veya eşinizden boşanmış oldunuz.Evlatlığın karısıda boşta olduğu için çok çok rahat bir şekilde ayettede belirttiği gibi evlenebilirsiniz. (Bu arada akrabanız kalmadı meselesini miras gibi unsurlar için belirttim)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, EbûTürâb yazdı:

Evet Zeyd bir sahabedir. Lakin kendisinin boşanmak isteme sebebi ile Peygambere gelmesi ayetlerde de sabittir. Hadislerde de öyle.  Bu sebep ile bizlerin bugün ki düşüneceği gibi üzülme tarzı bir durumun olacağını sanmıyorum, o gün Muhammed Peygambere olan bağlılıklar, bir çok yerde anlatılmakta. Onun için canını feda edebilecek insanlar, onlara göre böyle küçük olaylar için üzülmezler diye düşünüyorum. Zaten bu konuda asıl tepkide bu yüzden, inanmayanlar topluluğundan gelmektedir. Ben şuan ki halim ile bakmam evet, lakin bizler Peygamber değiliz, İlahi emirler almışlığımız  yok, bunları yerine getirmenin önemini tam anlamıyla bilmiyoruz. 

Yani siz de pekala boşandığınız eşinizin yakın arkadaşınızla (ne kadar severseniz sevin) evlenmesine üzülmez dertlenmez içiniz içinizi kemirmezdi öyle mi ? Ben sizin böyle biri olduğunuza inanmıyorum daha doğrusu inanmak istemiyorum .

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, mirasyedi yazdı:

evlatlık olamaz yaş farkı çok az. :)

halasının evlatlığı olabilir ancak.

evlatlık diye bir şey yok demek yetmiyormuş.Bu geleneği kaldırmak için ve pekiştirmek için evlatlığının boşandığı eşle de evlenmek lazımmış ki daha iyi vurgulansın mesele.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...