Jump to content

Recommended Posts

Bir süredir aklımı kurcalayan bir konuydu, bir kaç olaydan sonra detaylı paylaşmak gerektiğini düşündüm. Bu konu hakkında daha fazla detaya elbette ineceğim ancak yine bu konu üzerinden muhtemelen paylaşmam. Şimdilik bunlarla devam edelim, sorularınızı yine bu konu altında cevaplayacağım.

 

 

KURANDA NAMAZ

 

Elmalılı Hamdi Yazır - Maide/6

‘’Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, su da bulamamışsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin. Bunun için de yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla meshedin. Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor.’’

 

Abdest için farz olanlar konusunda bir beis yoktur. Belirtilenleri yaptığınızda farz olarak abdestinizi tamamlamış olursunuz. Resulullahın sünnetine uymak isterseniz de bunu yapmanızda bir beis yoktur.

 

Rekat konusu

Bu konuda Kuran da detay verilmemesi ile birlikte, bu dilediğimiz kadar kılabileceğimiz anlamına gelmez. Kuran da Allah bunun için ne bir sınır, ne de bir sınırsızlık koymuştur. 

Sınır olmaması sebebi ile dilediğimiz kadar kılabiliriz manası yanlıştır, Yüce Allah, bu şekilde bir hüküm verecek olsaydı neden Kuran da belirtmesin? Demek ki bu sebep ile şu ayet doğrultusunda, rekat konusunu bize açıklayacak olan Muhammed Peygamberdir. 

 

‘’Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor, sizi temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor. Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor.’’

Bakara/151

 

‘’Biz o peygamberleri mucizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Peygamberim! Sana da Kur'ân'ı indirdik ki, insanlara vahyedileni açıklayasın. Belki onlar da düşünürler.’’

Nahl/44

 

Bugünde bizler Muhammed Peygamberin açıklaması doğrultusunda rekatları bilmekteyiz.



 

KURANA GÖRE NAMAZ KILMA ŞEKLİ VE VAKİTLER

Elmalılı Hamdi Yazır - Müzzemmil/20

‘’Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur'ân'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.’’

 

Bu ayet Kıraat konusundadır ve bu konuda bir beis yoktur.

 

Elmalılı Hamdi Yazır - Bakara/238

‘’Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.’’

 

Şimdi bu ayeti açıklamadan önce bir kaç ayete bakalım; 

 

Taha/130

‘’Sen onların söylediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de rabbini övgüyle tesbih et; yine gecenin bazı vakitlerinde ve gündüzün iki ucunda da tesbih et ki hoşnutluğa erişesin.’’

 

Burada gündüzün iki ucunda kısmı ile beş vakit namaz dile getirilmiştir, öyle ki şimdi Bakara 238’e detaylıca bakalım;

 

‘’Bakara suresinin, "namazlara ve ayrıca orta namaza devam edin" mealindeki 238. ayet-i kerimesinde "namazlar" anlamındaki "salâvat" kelimesi çoğuldur. Arapça da çoğul üçten başlar. "İki'' ye tesniye denir ve ''iki namaz'' sözü "salateyn'' şeklinde söylenir. Demek oluyor ki, ayetteki ''salavat'' sözünden en az üç namaz anlaşılır. Ayrıca bir de "orta namaz" var. Çünkü matuf, matuf aleyhten (üzerine atıf yapılandan) ayrıdır. Bu sebeple "orta namaz", "namazlar'' ifadesine dahil olmadığı gibi, her iki yanında eşit sayı bulunmadığı için, üç namazın arasında yer alacak bir namaza ''orta namaz'' denilmesi de mümkün değildir. O halde, ayetteki "salavat" kelimesi, en az dört namazı ifade eder. Orta namaz buna eklendiğinde beş vakit namaz ortaya çıkar. Orta namazın ikindi namazı olduğu bazı hadislerde açıklanmıştır.’’

 

‘’Salât-ı vüstânın ikindi namazı olduğu şeklindeki yorum Hz. Ali, Ebû Hüreyre, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Abbas ve Hz. Âişe gibi sahâbîlerle bazı tâbiîn âlimleri ve müfessirlerden nakledilmiştir. (Taberî, II, 750-755) Bu anlayış, Hendek Gazvesinin kritik bir gününde ikindi namazını kılamayan Hz. Peygamber’in müşriklere bedduada bulunurken, “Bizi salât-ı vüstâdan alıkoydular” ifadesini kullanmış olmasına dayanmaktadır’’ (Buhârî, “Cihâd”, 98, “Meġāzî”, 39; Müslim, “Mesâcid”, 202; ayrıca bk. Taberî, II, 755-760)

 

Ali’den gelen rivayet ile;

"Onlar bizi güneş batıncaya kadar es-Salât-ü Vusta'dan meşgul edip alıkoydukları gibi, Allah onların kabirlerini ve evlerini ateş doldursun." (Buhârî, Ebû Abdullah Muhammed b. İsmail, el-Camiu's-Sahîh, Daru İbn-i Kesir, Dımesk, Deavât, 58,cihad, 98, K. Tefsir, 44, Müslim, Ebu'l-Hüseyin Müslim b. el-Haccac (v.261/875), el-. Câmiu's-sahih,(Sahih-u Müslim),Dar-u Taybe, Riyad 2006, Mesacid, 204. Nesâi, Ebû Abdurrahman b. Şuayb, Sünen, müeessetetü’r Risale, Beyrut 2001,Salât,22 (356), İbn Mâce, Ebû Abdillah elKazvînî, Sünen,mektebetu’l-Mearif,Riyad t.y., Salât, 684;)

 

Dâvud, Ahmed b. Hanbel ve Nesei’in rivayetinde hadîsin شغلونا عن الصلاة الوسطى صلاة العصر ملأ االله بيوهتم :şöyledir şekli وقبورهم نارا "Bizi es-Salâtü’l-Vusta’dan -ikindi namazından meşgul edip alıkoydular..." (Nesâi, sünen,Salât,22 (358), Ahmed b. Hanbel, el-Musned, Müeessetü’r-Risale,y.y 1999, 2/240, Ebu Davud, Süleyman b. Eş'as b. İshak el-Ezdi, Sünen, Beytü'l-Efkâri'd-Düveliyye, Riyad t.y., Salât, 5)

İbn Mace’de ki rivayette bu ilave yoktur. (İbn Mâ ce, Sünen, Salât, 684) Müslim’in iki rivayetinden biri bu şekildedir. (Müslim,mesacid,205.)

 

İbn Mes'ûd’dan gelen bir rivayet ikindi namazına daha net bir şekilde işaret etmektedir. “Resûlüllah (a.s.) Efendimiz, " es-Salâtü’l-Vusta ikindi namazıdır" buyurdu.” (Et-Tirmizî, Ebu İsa b. İsa, Sünen, Dar-u İhya'i't-Turasi'l-Arabî, Beyrut t.y., K. et-Tefsîr.;2985) 

Semure'den rivayete göre Resûlullah şöyle demiştir : «es-Salâtu'l-Vustâ, ikindi namazıdır.» (Et-Tirmizî, K. et-Tefsîr.;2983 Ahmed b. Hanbel, el-Musned, 2/240)

(Semure hadîsini Tirmizi hasenlemiştir. Aynı zamanda tefsir bölümünde sahih olduğunu kaydetmiştir.) bu ve benzeri, Taberi’de “Orta namaz”ın ikindi namazı olduğuna dair 64 rivayet vardır. (et-Taberî, Câmiu’l-Beyân, V/168-173)

 

Resulullah (sav) gecenin evvelinde yürüdü, sonuna doğru uyku molası verdi. Ancak güneş doğuncaya -veya bir kısmı ufuktan çıkıncaya- kadar uyanamadı. (Uyanınca) namazı hemen kılmadı. Güneş yükselince namazı kıldı. İşte bu orta namazdır. (Salatul-Vusta) (Ravi: İbnu Abbas; Nesai, Mevakit 65, (1, 299)

 

Ancak diğer vakitler olduğunu vurgulayan da vardır, öyle ki şu kaynaklarda geçer; (Taberî,II, 760-767) (Elmalılı, I, 811)

 

Yine de çoğunlukla ittifakta bulunulup, ele alınan İkindi Namazı olduğudur.

 

Şu hadis de bulunmaktadır; Aişe'nin azadlısı Ebu Yunus anlatıyor: "Hz. Aişe (ra), kendisine bir mushaf yazmamı emretti ve dedi ki: "Şu ayete gelince bana haber ver: "Namazlara ve bilhassa orta namazına devam edin" (Bakara, 238). Yazarken bu ayete gelince ona haber verdim. Bana şunu imla ettirdi: "Namazlara ve orta namazına ve ikindi namazına devam edin ve Allah için yalvaranlar olarak eda edin" (Bakara, 238). Hz. Aişe (ra): "Ben bunu Resulullahtan işittim" dedi.

(Ravi: Ebu Yunus; Müslim, Mesacid 207, (629); Ebu Davud, Salat 5, (410); Tirmizi, Tefsir, Bakara 2, (2986)

 

Şu ayette bulunmaktadır; 

‘’Gündüzün her iki tarafında ve gecenin saçaklarında (gündüze yakın olan saatlerinde) namaz kıl! Muhakkak ki, iyilik kötülükleri giderir. Bu ise, düşünebilenlere bir öğüttür.’’ Hud 114

 

‘’Gündüz, “tan yerinin ağarmaya başladığı andan güneşin batmasına kadar geçen süre” demektir. Gece ise “güneşin battığı andan başlayıp tan yerinin ağarmasına kadar geçen süre”yi ifade eder. Gündüzün iki tarafından maksat, geceyle birleşen iki tarafı, yani başı ve sonu olup tan yerinin ağardığı ve güneşin battığı zamanlardır. Buna göre gündüzün iki tarafında kılınması emredilen namazlardan biri sabah namazıdır; diğeri ise güneş batmadan önceki kısım (taraf) olarak alındığında öğle ve ikindi, battıktan sonraki taraf olarak alındığında akşam ve yatsı olarak yorumlanmıştır. “Gündüze yakın saatler” diye tercüme ettiğimiz zülef kelimesi ise zülfenin çoğulu olup gecenin gündüze yakın olan ilk saatlerini ifade eder; bu saatlerde kılınması emredilen namaz da yatsı namazıdır. Âyette namazın şekli ve zamanı belirlenmediği için âyet, vakti detaylı olarak tanımlamadan işaret edilen zamanlarda namaz kılmanın önemini vurgulamaktadır (Şevkânî, II, 603). Bu âyetin bütün farz namazların vakitlerini belirlediği kanaatinde olanlar da vardır (bk. Elmalılı, IV, 2831). ‘’

 

Bunlardan başka şu ayetlerde de vurgulanmıştır, bunların açıklamasını ise Muhammed Peygamber yapmıştır;

(Nisa, 4/103; İsra, 17/78; Rum, 30/17-18; Nur, 24/36; Kaf, 50/39-40; Dehr (İnsan), 76/25-26)


 

KIBLE

Bakara/115

Bununla beraber, doğu da Allah'ın, batı da Allah'ındır. Artık nereye dönerseniz dönün, orası Allah'a çıkar. Şüphe yok ki, Allah(ın rahmeti) geniştir, O, her şeyi bilendir.

 

Normalde Bakara 144 ile kıblenin Mescid-i Haram olduğu kesindir.  115. Ayetin, 144.Ayet ile nesih edildiğini savunanlar da vardır. (Taberî, I, 502; Râzî, IV, 18-19) Ben bunun şu yönde olduğunu düşünmekteyim; normal şartlarda namazın kıblesi Mescid-i Haramdır. Bu ayetler ile de sabittir. Kıbleyi bildiğin müddetçe yüzünü oraya dönmek bizler için bir farzdır.

Kıbleyi belirleyemediğimiz durumlarda ise Bakara 115. Ayete göre, nereye dönersek dönelim bizler için bir sorun teşkil etmeyecektir.(Bu konuda bk. Şevkânî, I, 144-145) Öyle ki şu nüzul sebebi bunu destekler;

 

Amir Ibnu Rebi'a (radiyallahu anh) anlatıyor: "Biz karanlık bir gecede Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte bir seferde idik. Kıble istikametini bilemedik. Herkes kendi istikametine yönelerek namazını kıldı. Sabah olunca durumu Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a açtık. Bunun uzerine su ayet indi. "...Nereye yönelirseniz Allah'ın yönü orasıdır. (Bakara, 115)"

(Tirmizi, Tefsir, Bakara (2960), Salat 354, (345))

 

Böylece Kuranda namaz konusunu bitirmiş bulunmaktayım.

 

Sevgilerimle, saygılarımla..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Namazın yahudi ve hristiyan geleneklerinde/ibadetlerinde de yer aldığını biliyorum. Yani İslamiyet öncesinde de namaz vardı ve belli bir şekli şemali vardı. Biraz değişiklikle birlikte İslamiyet döneminde peygamberin zamanında müslümanlar tarafından uygulanmaya başlandı. Zaten uygulanan ve bilinen bişey olduğu için Kur'an'da detaylı olarak verilmemiş olabilir. 

 

Benim aklıma takılan asıl soru şudur hocam, Allah'ın böyle görsel bir törene niye ihtiyacı var? Ben bir insan olarak bile etrafımda benim içim böyle yatıp kalkan insan görmek istemem. Sonsuz güç sahibinin böyle bişey istemesi de ne biliyim yani..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 saat önce, dursun yazdı:

Namazın yahudi ve hristiyan geleneklerinde/ibadetlerinde de yer aldığını biliyorum. Yani İslamiyet öncesinde de namaz vardı ve belli bir şekli şemali vardı. Biraz değişiklikle birlikte İslamiyet döneminde peygamberin zamanında müslümanlar tarafından uygulanmaya başlandı. Zaten uygulanan ve bilinen bişey olduğu için Kur'an'da detaylı olarak verilmemiş olabilir. 

 

Benim aklıma takılan asıl soru şudur hocam, Allah'ın böyle görsel bir törene niye ihtiyacı var? Ben bir insan olarak bile etrafımda benim içim böyle yatıp kalkan insan görmek istemem. Sonsuz güç sahibinin böyle bişey istemesi de ne biliyim yani..

Şimdi şahsım açısından bu konuda görüşüm şudur; Öncelikle son dediğin gibi ''sonsuz güç sahibi'' ,biz insanlık(bugüne kadar gelenler)belli bir noktada mutlaka kendimizi yukarılara çıkarırız.(bunun tarihsel olarak elbette bir çok görünür kanıtı var) Ancak yinede biliriz ki, madem bizi bir yaratan var, bizi bu dünyaya koyan var, biz ondan her halükarda küçüğüz. Bu küçüklük sebebi ile ki, o büyüğe secde ederiz, huzurunda elleri bağlarız.(Herkes için geçerli değil tabi ki)

Bu ''Tanrı'' kavramına aslında insana has duygular ile bakmak yanlıştır, öyle ki bu konuda biz ne dersek diyelim, beynimizin idrak edeceği belli bir nokta vardır ve o noktadan sonrası aslında karanlıktır.

 

Soruya Kuran üzerinden cevap verilecekse eğer, aslında sebebinin şu olduğu söylenir; 

"Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki takva mertebesine nâil olasınız." (Bakara/21) 

"Sana vahyedilen kitabı oku. Namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz çirkin işlerden ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı zikretmek elbette en büyük ibadettir. Ne yaparsanız Allah hakkıyla bilendir."(Ankebut/45)

Yani genel olarak bir saygıdır. Sunulan bu saygı sebebi ile de, bu konuda mükafat verileceği bildirilir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 03.12.2019 at 10:29, EbûTürâb yazdı:

Ancak yinede biliriz ki, madem bizi bir yaratan var, bizi bu dünyaya koyan var, biz ondan her halükarda küçüğüz. Bu küçüklük sebebi ile ki, o büyüğe secde ederiz, huzurunda elleri bağlarız

 

İşte bu fiileri emirler karşılığında yapıyoruz. Kendi isteğimizle değil, zorlama sonucunda yapmak zorundayız. Birazcık zorla güzellik gibi yani. İşte bu zorlama, bu emir neden? Niye böyle bir şeye ihtiyaç var?

 

On 03.12.2019 at 10:29, EbûTürâb yazdı:

Yani genel olarak bir saygıdır. Sunulan bu saygı sebebi ile de, bu konuda mükafat verileceği bildirilir.

 

Saygı duymak yetmiyor, malum ritüelleri yerine getirmezseniz yanıyorsunuz. Burda da yine bi zorla saygı almak var. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

-Kuran’da namaz yoktur. Salat vardır. Salat Süryanice bir kelime olup dik durmak, dua etmek, kararlı olmak, arkasında durmak gibi anlamları vardır. Kuran salatla beraber rükü ve secde şartları koşmaz. Salat’ı kıyam denen bir ifadeyi sürekli tekrarlar. Bu dik durmak, ayakta dua etmek anlamındadır. Yani salat ayakta yapılan bir ibadettir. Opsiyonel olarak bir-iki ayette secde ile birlikte anılır o da boyun eğmek anlamındadır.

 

-Kuran’da zorunlu günlük salat sayısı 3’tür. 5 değildir. Bu ifade de Doğu hristiyanlığı ile uyumludur. Onlarda en az günlük en az 3 ibadet önerir. Namaz, Zoroastrian etki ile İran’dan devşirme bir ibadettir. Salatı namaz olarak yorumlayan İranlılardır. Zaten salatın ne olduğun hadis kitaplarından bilebiliriz. O hadis kitaplarını da bildiğimiz üzere İranlı arkadaşlar yazmıştır..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 saat önce, Abdülmalik yazdı:

-Kuran’da namaz yoktur. Salat vardır. Salat Süryanice bir kelime olup dik durmak, dua etmek, kararlı olmak, arkasında durmak gibi anlamları vardır. Kuran salatla beraber rükü ve secde şartları koşmaz. Salat’ı kıyam denen bir ifadeyi sürekli tekrarlar. Bu dik durmak, ayakta dua etmek anlamındadır. Yani salat ayakta yapılan bir ibadettir. Opsiyonel olarak bir-iki ayette secde ile birlikte anılır o da boyun eğmek anlamındadır.

 

-Kuran’da zorunlu günlük salat sayısı 3’tür. 5 değildir. Bu ifade de Doğu hristiyanlığı ile uyumludur. Onlarda en az günlük en az 3 ibadet önerir. Namaz, Zoroastrian etki ile İran’dan devşirme bir ibadettir. Salatı namaz olarak yorumlayan İranlılardır. Zaten salatın ne olduğun hadis kitaplarından bilebiliriz. O hadis kitaplarını da bildiğimiz üzere İranlı arkadaşlar yazmıştır..

Öyle mi? Yani demek istediğin dua için belli bir mekana mı ihtiyaç var?

(Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namaz kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder.) [Tevbe 18]

Salat dediğin şey ayetten ayete göre farklılık gösterir, bunun sebebi belirtilmek istenen noktanın tespiti içindir. Mesela bu ayeti açıkla bana; (Allah ve melekleri, Resule salât ediyor. Ey iman edenler, siz de salât edin.) [Ahzab 56]

 

“Onlar için salat et, kuşkusuz senin salatın onlara bir sekinedir.” (Tevbe, 9/103) 

Yada bunu açıkla? Yorulmadan sen, ben söyleyeyim, burada ki salat; bağışlanma maksadı iledir. 

 

Yada bunu açıklamak ister misin? 

“Ey iman edenler! Rükû edin, secdeye varın, Rabbinize kulluk edin ve iyilik yapın ki, saâdete erişesiniz.” (Hac,77)

 

Sizlerin bilgiye gerçekten itibar eden insanlar olduğunu sanardım, hala salat konusunda körü körüne fikrini bağlı tutan var mı?

Artık cevaplayasım bile gelmiyor ne yazık ki... Vazgeçilmiyor çünkü, doğruları anlatılsa bile.

 

22 saat önce, dursun yazdı:

İşte bu fiileri emirler karşılığında yapıyoruz. Kendi isteğimizle değil, zorlama sonucunda yapmak zorundayız. Birazcık zorla güzellik gibi yani. İşte bu zorlama, bu emir neden? Niye böyle bir şeye ihtiyaç var?

Hayır, bu sana göre değişir. Mesela ''Bunu sen emir için mi yapıyorsun, yoksa gerçekten kalpten istediğin için mi?''  Fark burada işte. Demek istediğimi kavrarsan kafandaki sorulara cevap olur. 

tarihinde EbûTürâb tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 dakika önce, EbûTürâb yazdı:

Hayır, bu sana göre değişir. Mesela ''Bunu sen emir için mi yapıyorsun, yoksa gerçekten kalpten istediğin için mi?''  Fark burada işte. Demek istediğimi kavrarsan kafandaki sorulara cevap olur. 

 

Hayır çok iyi anlıyorum hocam. Gerçekten kalpten istemen de verilen emirden dolayı. İman ediyorsan, yapmak zorundasın. Emir de tam şöyle; Örn: "Yap ama istersen yapmayabilirsin, fakat yapmazsan da yakarım" gibi. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 saat önce, dursun yazdı:

 

Hayır çok iyi anlıyorum hocam. Gerçekten kalpten istemen de verilen emirden dolayı. İman ediyorsan, yapmak zorundasın. Emir de tam şöyle; Örn: "Yap ama istersen yapmayabilirsin, fakat yapmazsan da yakarım" gibi. 

Aslında yanılıyorsun, bir insan hiç namaz kılmadan, hiç oruç tutmadan, hiç bir dini vecibeyi yerine getirmeden de cennete girebilir. Ya da tam tersi, beş vakit namaz kılarak, oruç tutarak, tüm dini vecibeleri yerine getirerek de cehenneme girebilir. Burada ince bir çizgi var, o çizgi sadece emirleri uygulaman değil, mesela Kuranda, namaz kılmayanları öldürün demez. Halbuki zaten bunlar düşününce cehenneme gidecekler değil mi? İşte o ince çizgi tam burada başlıyor, senin amacının, maksadının ne olduğunda. Ben şahsım adına konuşayım, bunları bir emir olduğu için yerine getirmiyorum. Benden önce yaşayan bir çok kişide bu düşünceleri elbette uyguladı. Kimileri var ki, ne cennet, ne cehennem hiç biri umurunda değil. Tek bir dilekleri var; Allah'ın karşısına çıktıklarında utanmadan, sıkılmadan hesap vermek.Onun dostluğunu tadabilmek. Allah'ın yüceliğinden bir parça lütuf edilmesi. Kimisi için bu yeter, kimisi için ise daha fazlası.

 

Ayetlerin verdiği hükümler bir yana, sen Müslüman olsan bile uygulamak zorunda değilsin.(Tabi bunun karşılığında günah yok demiyorum) Bu karar sana ait. Ama arada ki fark orada, bu kararının sonucunu üstlenecek misin? İşte Allah, ayetlerde emir kipi ile bizlere belirtmek istediği şey bu. Yoksa Peygamber bile son sözlerinde namazı bırakmamalarını dile getirmiş, çünkü o da biliyor, koskoca yaratan Allah mı bilmeyecek? 

Öyle ki cennete gidilmenin, ateşten kaçınmanın tek yolu değildir bunlar. Peygamber hadisler ile de belirtmiş hatta. Bir hayvana yemek verdiği için cennete girenden tut, bunun gibi yüzlercesine. 

Ama kim bilir, insanın cennete girmesini sağlayacak bir ameli elde ettiğine?

Bir hadis var, diyor ki Peygamber; bizler yaptığımız ameller(dilediğin tüm dini vecibeler)sebebi ile Cennete girmeyiz. Allah'ın bize olan rahmeti(merhameti,lütufu)sebebi ile gireriz. Soruyorlar sonra, ''Sende mi?'' diye, Peygamberde evet diyor. :) 

İşte mesele burada :) 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
22 saat önce, EbûTürâb yazdı:

Mesela bu ayeti açıkla bana; (Allah ve melekleri, Resule salât ediyor. Ey iman edenler, siz de salât edin.) [Ahzab 56]

Allah peygamber için namaz mı kılıyor? Yoksa onu destekliyor mu? Onun arkasında mı? Kavramları teolojinin içinde kullanın.

22 saat önce, EbûTürâb yazdı:

Ey iman edenler! Rükû edin, secdeye varın, Rabbinize kulluk edin ve iyilik yapın ki, saâdete erişesiniz.” (Hac,7

Allahın önünde eğilin, boyun eğin demek.

 

22 saat önce, EbûTürâb yazdı:

Sizlerin bilgiye gerçekten itibar eden insanlar olduğunu sanardım, 

Bilgi sandığın sana öğretilen doğmatik şeyler. Akıl nerede? Allah kendi yarattığının önünde eğilir mi? Çüş yani.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 dakika önce, Abdülmalik yazdı:

Allah peygamber için namaz mı kılıyor? Yoksa onu destekliyor mu? Onun arkasında mı? Kavramları teolojinin içinde kullanın.

Bak bu yüzden verdim işte o ayeti :) Gördün mü salattan kasıt, birbirinden farklı olmak üzere neymiş? 

İlgili ayeti araştırabilirsin, ne denilmek istediğinin farkına varırsın. Salat dediğin kelime ayetteki kullanımına göre farklılık gösterir. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, EbûTürâb yazdı:

Bak bu yüzden verdim işte o ayeti :) Gördün mü salattan kasıt, birbirinden farklı olmak üzere neymiş? 

İlgili ayeti araştırabilirsin, ne denilmek istediğinin farkına varırsın. Salat dediğin kelime ayetteki kullanımına göre farklılık gösterir. 

Kuran da namaz niye ayrıntılı anlatılmamıştır? Hadisleri boşver. Onlar Tanrı kaynaklı değil

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 saat önce, Abdülmalik yazdı:

Kuran da namaz niye ayrıntılı anlatılmamıştır? Hadisleri boşver. Onlar Tanrı kaynaklı değil

Dostum, bunu açıkça ben şöyle şöyle desem gerçekten yanlış olur, çünkü ben Tanrının neden yapmadığını sana belirtmiş olurum ama bilmiyorum ki ben Tanrının düşüncelerini.

Sadece bu konuda tek bir şey söyleyebilirim, Kuranda belirtilmeyen bir çok konuya, Peygamber açıklık getirmiş. Mesele hadislerde de değil zaten, onları inkar bile etsek ''namaz'' günümüze kadar gelen bir şey. Müslümanların geleneklerinde, yaşantılarında bunu çok defa görebiliriz. Sadece temel olan şeylerin yanında bir kaç tane küçük değişiklikler var ki, onlarda mezhep dediğimiz kavramları oluşturdu zaten. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuranda namaz ve oruç yok müslümler bunu ne zaman  anlıyacaksınız?  diyanetin çakma meallerini okuyup burda propaganda 

yapmanız size hiç birşey kazandırmaz, bu konuda hacının sonunda kadar arkasındayım, haci size az bile yapıyor, ben admin olsam sizin 

yetkilerinizi  kısıtlardım..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, Doğuştan işşiz yazdı:

Kuranda namaz ve oruç yok

Kurban da yok, Haccın nereye yapılacağı da belirsiz, incir ve zeytin yetişen bir yere gidin diyor? Zekatın ne olduğu belli değil? Salat ve zekat’ın birbirini izleyen iki ritüel olduğu anlaşılıyor. Zekat mescitte dua ettikten sonra mescide yardım gibi bir şey olmalı. Çok müphem çoookk.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, EbûTürâb yazdı:

Kuranda belirtilmeyen bir çok konuya, Peygamber açıklık getirmiş. Mesele hadislerde de değil zaten, onları inkar bile etsek ''namaz'' günümüze kadar gelen bir şey.

Namazın günümüze kadar gelmesi onu kutsal veya doğru yapmaz. Bu ne biçim ifade? Dünyada günümüze kadar gelen binlerce antik ritüel var.

Bu kadar önemli bir ibadetin kuran’da net olarak tanımlanmaması fiyaskodur. 3 öğün yapılan salat ne be? Peygamber bile yanlış anlayıp 5’e çevirmiş.

Salat’ın, Suriye hristiyanlarının slota ( ayağa kalkıp dua etmek, ayet okumak) adını verdikleri ibadet olduğu düşünülüyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

  

47 dakika önce, Abdülmalik yazdı:

Kurban da yok, Haccın nereye yapılacağı da belirsiz, incir ve zeytin yetişen bir yere gidin diyor? Zekatın ne olduğu belli değil? Salat ve zekat’ın birbirini izleyen iki ritüel olduğu anlaşılıyor. Zekat mescitte dua ettikten sonra mescide yardım gibi bir şey olmalı. Çok müphem çoookk.

 

Günümüz müslümanlarının Hac ritüelini tanımayan birisi Kuran'daki Hac ayetlerini okusa, o ayetlerden bir Hac ibadeti anlamı çıkarabilir mi?

 

Sevgiler

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, Abdülmalik yazdı:

Namazın günümüze kadar gelmesi onu kutsal veya doğru yapmaz. Bu ne biçim ifade? Dünyada günümüze kadar gelen binlerce antik ritüel var.

Bu kadar önemli bir ibadetin kuran’da net olarak tanımlanmaması fiyaskodur. 3 öğün yapılan salat ne be? Peygamber bile yanlış anlayıp 5’e çevirmiş.

Salat’ın, Suriye hristiyanlarının slota ( ayağa kalkıp dua etmek, ayet okumak) adını verdikleri ibadet olduğu düşünülüyor.

 

2 saat önce, Abdülmalik yazdı:

Kuranda Cuma bile yok. Cuma namazı da yok. Hepsi uydurma.

''Ey iman edenler, Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında hemen Allah´ın zikrine (anılmasına) koşun ve alım satımı bırakın; eğer bilirseniz, o sizin için daha hayırlıdır.'' Cuma 9

 

Üst alıntıya nazaran konuşuyorum; değinmek istediğim noktayı kavrayamamışsın. Gerekli açıklamayı yaptım. Bundan sonrasına cevap vermek için bir sebep bulmuyorum. 

4 saat önce, Doğuştan işşiz yazdı:

Kuranda namaz ve oruç yok müslümler bunu ne zaman  anlıyacaksınız?  diyanetin çakma meallerini okuyup burda propaganda 

yapmanız size hiç birşey kazandırmaz, bu konuda hacının sonunda kadar arkasındayım, haci size az bile yapıyor, ben admin olsam sizin 

yetkilerinizi  kısıtlardım..

Diyanet mi? Dilersen koyduğum tüm ayetlerin sana arapçalarını bir bir buraya yazayım, karşılaştır gör. 

Asıl propaganda ne bilir misin? Yanlışı insanlara bağırıp, çağırıp doğru diye belirtmek! (Aynı sizlerin(bazıları dışında)yaptığı gibi) 

Bana dogmatik dersiniz ancak yanlış bilgilere saplanıp, üzerine başka hiç bir şey tanımadan konuşup dediğinizi kendinize aktaran sizsiniz.

Ben bu forumda hac'dan tut, namaz'a, kadar her şeyi açıkladım. Sizlerin bu tepkileri normal ancak benimle kendi kanaatleriniz dışında, kayda değer Kuran bilgisi ile gelmediğiniz sürece, ancak her şeyi yok sayanlara anlatırsınız. İyi günler. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

cuma diye sure var yahu:) buna rağmen 

cuma yok deniliyorsa

namaz yok demek daha kolay tabii:)

ama savm oruç ta var.

 

namaz farsi bir kelimedir

o yüzden doğal olarak arabi Kur'an da namaz yok tabii:)

namaza yaklaşma ayeti gibi bir durum bu.

ama namaz karşılığı arabide salattır

salatta  yerine göre çok manaya gelir

dua anlamıda var salat selam anlamı da var

terimsel manada namaz ibadet anlamıda var

ikame salat işte ibadet olan namazdır

 

vakitlerine gelince remzen vakitlere işaret var

ancak uygulamalı geldiği için detaya gerekte yok.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, EbûTürâb yazdı:

 

''Ey iman edenler, Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında hemen Allah´ın zikrine (anılmasına) koşun ve alım satımı bırakın; eğer bilirseniz, o sizin için daha hayırlıdır.'' Cuma 9

 

Üst alıntıya nazaran konuşuyorum; değinmek istediğim noktayı kavrayamamışsın. Gerekli açıklamayı yaptım. Bundan sonrasına cevap vermek için bir sebep bulmuyorum. 

Diyanet mi? Dilersen koyduğum tüm ayetlerin sana arapçalarını bir bir buraya yazayım, karşılaştır gör. 

Asıl propaganda ne bilir misin? Yanlışı insanlara bağırıp, çağırıp doğru diye belirtmek! (Aynı sizlerin(bazıları dışında)yaptığı gibi) 

Bana dogmatik dersiniz ancak yanlış bilgilere saplanıp, üzerine başka hiç bir şey tanımadan konuşup dediğinizi kendinize aktaran sizsiniz.

Ben bu forumda hac'dan tut, namaz'a, kadar her şeyi açıkladım. Sizlerin bu tepkileri normal ancak benimle kendi kanaatleriniz dışında, kayda değer Kuran bilgisi ile gelmediğiniz sürece, ancak her şeyi yok sayanlara anlatırsınız. İyi günler. 

yorumun tamamen  zırvalık , hiç birşeyi ispatlıyamazsın sen ..  1947 den öncekı kuran ,ile 1947 den sonrakı kuran mealler bile arapça çevrilmiş tekrar modifiye  edilmiş . 1400 yıllık kuran nedir? hangi ayetlerden oluşur? 

hiçi birşeyden haberin  yok .. 

burda yaptığınız yorumlar tamamı , propaganda amaçlıdır, çok gördük senin gibilerini bu forumda 

hepsi tarih oldu gitti.. 

birde orjinal kuranı bulucakmış? 1400 yıl önce sadece sünni kuranmı yazıldı? 

şii kuranıda yazıldı.

hangisi orjinal 1400 yıllık 2  kuran var bu dünyada ve ayet sayıları çok az .. 

salatının anlamını bile bilmiyorsun bilseysin arapçada salatı zaten namaz anlamına gelir.. 

namaz türkçe mealcilerin  çevirisi arapçada salati derler, salatının anlamını 1000 defa açıkladık bu forumda

 peygamber dualarıdır...  ayrıca 5 rakamı yoktur..  kuranda açıkça belirtmiş kuşluk vakti başlar gece oluncason erer beynininizi öyle bi yıkamışlarki cemaatler kurandan bir habersiniz hepiniz.. 

 

1. m.s. 500 yazılmış orjınal kuran ayetleri sadece firavun süreleri var.

2. muhammed döneminde yazılmış kuranda firavujn ve muhammed süreleri var. 

3: ali döneminde ali imran süreleri eklendi. 

4: gazalı farabi buharide e naz yüzlerce ayet ekledi. 

5: osmanlı döneminde ise binlerce ayet eklendi.

6. son olarak diyanette türkçeye ceviriirken bilimden kopy paste yapıldı.. bu kadar basit. 

 

 

 

tarihinde Doğuştan işşiz tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...