Jump to content
Ateistforum

Yaşamamış Muhammed'in doğumundan önce yazılmış Kuran sayfaları?


Recommended Posts

İki sayfalık Birmingham Kuran parçaları haber yapıldığında Türkiye medyası, özellikle de arap yalakalığı yapan medya gözümüzün içine baka baka yalan söyleyip durdu. En eski Kuran bulundu, Osman'ın yazdırdığı Kuran bulundu vb. büyük puntolu başlıklarla ahmak-kandıran rolüne büründü. Her yalan inanmaya meyilli müşterileri de bu züğürt tesellileri ile avunup durdular.

Hem tarihlenen 2 sayfalık parşömenleri "Kuran" diye isimlendirmeleri bir yalandı hem de tarihlemedeki tarih aralığının büyüklüğünü  gözardı ederek tarihlemenin en son senesini gözümüze sokmaya çalışmaları bir yalandı.

Birminham Üniversitesinin sitesinde verilen tarih aralığı 568-645 seneleri idi. Bizim yalancılar sadece 644-645 senesini kabul etmek zorundaydılar, aksi takdirde bu tarihlemeyi arap uydurması İslam tarihi ile örtüştürmek mümkün değildi. Arap masalına göre 644 senesinde Osman halife olmuş ve taşlara, kayalara, yapraklar, kemiklere... yazılmış olan vahiyleri bir kitap haline getirmişti.

Birmingham Üniversitesinin verdiği tarihleme aralığının ezici büyük bölümünü, yani 568 senesinden 643 senesine dek geçen 75 senelik zaman süresini gözümüzden kaçırmak için her türlü cambazlığı yaptılar. Dingiller için geçerli 77 senelik bir sürenin sadece son 2 senesiydi.

1. Oysa bu ve benzeri tarih aralıkları durumunda akla uygun olan, verilen sınır tarihlerinin ortalamasıdır. Konumuz için bu tarih (568+645)/2 = 606,5 yani 606/607 senesidir. Bu tarih ama İslam tarihi  masalına uymuyor. İslam masalına göre Muhammed ilk olarak 610 senesinde arabın Tanrısı ile WLAN bağlantısı kuruyor, ilk mesajları almaya başlıyor, hem müslüman hem de peygamber oluyor. 606/607 senesinde ama Muhammed henüz ne müslümandır ne de peygamber. İslamın resmi anlatımına hiç mi uymayan bir tarihleme verisi.

2. Birminham Üniversitesinin bir tarihleme aralığı verisi daha var! Bu ikinci veriye göre bu parşömenler 593-638 seneleri arasına tarihlenmiş. Yalaka medya nedense bu tarihlemeyi hiç bir yerde yazmadı, hiç kimseye duyurmadı, adını bile anmadı. Çünkü ne 593 senesi işine yarıyordu ne de 638 senesi ne de 593 senesinden 638 senesine dek geçen 46 senelik süre. Bu tarihlemenin ortalaması 615/616 senesine denk gelir, ki bu durumda resmi İslam tarihine göre piyasada belki yaprak-kemik gibi garip şeyler vardı ama daha parşömen çağına geçilmemişti.

..

Konu hakkında ilk ciddi yazıyı Gabriel Said Reynolds'un bir makalesinde okudum:

Türkçe

İngilizce

Makale elbette internette de mevcut.

Reynolds'un makalesinde dikkatimi çeken bir cümle vardı: Muhammed'in doğumundan önceye tarihlenmiş ve fakat yayınlanmamış olan Kuran parçaları!!! Tahmin ettiğim fakat şimdiye dek duymadığım  harika bir durum. Kuranın öncüllerinin lectionary (kilise papazlarının vaiz, ve ayinler için aldıkları notlar. Bunlar yer yer kilise yıllıklarına da giriyor.) olduğunu, olması gerektiğini Ateistforumda bir kaç sefer dile getirmiştim. Bir süre sonra ama o yayınlanmamış olan tarihlemeleri islamic awareness sitesinde buldum. Uzunca bir yazı. Önce uzun uzun radyokarbon ölçümünü anlatıyor vs. İngilizce bilmediğim için iki internet tanıdığıma rica ettim: Siteye bakmalarını ve bana özetlemelerini. Çoook uzun bir süre sonra dahi haber çıkmadı. Nihayet geçenlerde haci arkaşım biraz baktı ve kısa bir özet geçti.

Aslında sitedeki yorumlar beni ilgilendirmiyor. Ben ne düşüneceğime kendim karar varirim. Beni ilgilendiren, sitede verilen bir liste. Bu liste C14 metoduyla tarihlenmiş eski Kuran parçalarının tarihlerini veriyor. Listede tabi Birmingham Kuran parçalarının tarih verileri de var.

Listede dikkat çeken şey: Bazı tarihler yaşamamış Muhammedin doğumundan önceye dahi denk geliyor.

 

Link

Beni ilgilendiren liste

Listeyi siteden aldım ve ilgimi çeken tarihlemeleri kırmızı karelerle işaretledim.

Tarihlenmiş bir parşömen (listede "Codex Sanaa I" diye isimlendirilmiş. Listede hemen birinci sırada.) 8 sefer tarihlenmiş: En eski veri 388-535 seneleri arası, en yeni 578-669 seneleri aralığı!!! Bu parçanın tarihlemesine topluca bakınca genel kanı, parşömen yaşamamış Muhammedin henüz doğmamış olduğu bir tarihte yazılmış olması gerektiği (daha doğrusu derinin elde edildiği) yönünde.

 

Tabi diğer parşömen verileri de ilginç!

- Mesela hemen listede ikinci sıradaki parçanın tarih ortalaması (Codex DAM 01-25.1) 593 senesine denk geliyor.

- Listede 4. sırada olan " Codex DAM 01-29.1 " 522/523 senesine denk geliyor.

- ...

 

Yorum sizin.

Ben daha fazla karıştırmayayım!

Ama bir kaç gün önce değiştirdiğim yeni imzamı buraya almazsam olmaz! :)

Bir müslümanın "Allah birdir!" dediğine dahi inanmayacak, kendin sayacaksın allahları!

 

Sevgiler

 

 

Sevgiler

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Her zaman olduğu gibi harikasın  yaşlı dostum..  ben bu konuya benzer bir başlığı yıllar önce paylaşmıştım, müslümlerin ağır  hakaretlerine ve ağır küfürlerine maruz kalmıştım. adamlardakı mantıga bak, c 14 testine iannmıylar, ama bir kağıt parçalarından

 oluşan bir arap masalına gözü kapalı iannıyorlar  tam afyon kafası ... :)

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, Desert Wind yazdı:

Birmingham Kuran parçası Kehf Taha ve Meryem Suresi'nden parçalar içeriyor.

Bu nüshaları yazan Mor Efrem’in öğrencisi Mor Yakub (Jacob Baradeus)  olabilir.Kendisi sıkı bir monofizit ve misyonerdir. Arapları da sever. Bu nüshalarla kendisinin yaşam tarihleri de uyuyor.

tarihinde Abdülmalik tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu Konuda sana Cevap verirsem, Dangalaklığından bana bulaşır mı diye çok tereddüd ettim.
 

On 08.12.2019 at 23:29, DreiMalAli yazdı:

İki sayfalık Birmingham Kuran parçaları haber yapıldığında Türkiye medyası, özellikle de arap yalakalığı yapan medya gözümüzün içine baka baka yalan söyleyip durdu. En eski Kuran bulundu, Osman'ın yazdırdığı Kuran bulundu vb. büyük puntolu başlıklarla ahmak-kandıran rolüne büründü. Her yalan inanmaya meyilli müşterileri de bu züğürt tesellileri ile avunup durdular.


Müslümânların, Asr-ı saadette yazılmış bir Kur'ân metnini veyâ Bir Kur'ân mushâfını kanıt olarak ortaya getirmelerine hiç bir lüzûm, hiç bir sebeb, hiç bir ihtiyâç yoktur.
Çünkü Kur'ân bir kelâmdır. Kur'ân'ın orjinali bir sözdür. Bir yazı değil.
Kur'ân bir kelâm olduğu için Târih boyunca korunması,, Hâfızalarda ve dillerde olmuştur.
Kur'ân,, orjinalinde yazılı bir metin olmadığı için, Gökten Bir kitap veyâ sayfa olarak indirilmediği için,, Kur'ân, söylenen bir söz olduğu için, 
Orjinali mp3 formatındaki bir dosya hakkında bu dosyanın "bana orjinal pdf sini bulun getirin" diye yırtınmak, açık seçik bir ahmaklıktır.
 

 

On 08.12.2019 at 23:29, DreiMalAli yazdı:

Birminham Üniversitesinin sitesinde verilen tarih aralığı 568-645 seneleri idi. Bizim yalancılar sadece 644-645 senesini kabul etmek zorundaydılar, aksi takdirde bu tarihlemeyi arap uydurması İslam tarihi ile örtüştürmek mümkün değildi. Arap masalına göre 644 senesinde Osman halife olmuş ve taşlara, kayalara, yapraklar, kemiklere... yazılmış olan vahiyleri bir kitap haline getirmişti.
Birmingham Üniversitesinin verdiği tarihleme aralığının ezici büyük bölümünü, yani 568 senesinden 643 senesine dek geçen 75 senelik zaman süresini gözümüzden kaçırmak için her türlü cambazlığı yaptılar. Dingiller için geçerli 77 senelik bir sürenin sadece son 2 senesiydi.


Sen istersen bir karar ver, bu bulunan Mushâf mı? Yoksa Mushâftan küçük bir parça mı?
Bu bulunan mushaftır dersen yukarıda

On 08.12.2019 at 23:29, DreiMalAli yazdı:

Hem tarihlenen 2 sayfalık parşömenleri "Kuran" diye isimlendirmeleri bir yalandı


Demişsin. 
Ve 2 sayfalık parşömen diyerek bunun mushâf olmadığı kanâatini belirtmişsin.
E Be gerizekâlı Bu bir mushâf değilse, Neden Hz. Osman zamânında yazılma mecbûriyeti olsun ki?
Sahâbe, Vahyin idrâk edildiği Hicrî 611 senesinden bu yana Kur'ânı Kemiklere, liflere ve derilere, tahta parçalarına zâten kaydediyorlardı.
Hz. Ebû Bekir'den önce bile Kur'ânın bütünü olmasa bile ba'zı sahâbelere âid mushâflar vardı.

 

On 08.12.2019 at 23:29, DreiMalAli yazdı:

Birmingham Üniversitesinin verdiği tarihleme aralığının ezici büyük bölümünü, yani 568 senesinden 643 senesine dek geçen 75 senelik zaman süresini gözümüzden kaçırmak için her türlü cambazlığı yaptılar. Dingiller için geçerli 77 senelik bir sürenin sadece son 2 senesiydi.


Gerçekten gerizekâlılık sıfatı senin durumunu betimlemede iktifâ etmiyor. Senin durumun dingillikle daha güzel îzâh edilebilir, Çünkü sen tâmm bir Dingilsin.
Lan Dingil, o 75 sene bilimsel bir sâbit değil. O 75 sene bir olasılık, kuvvetle muhtemel bir aralık.
Bu Belge, Bizim tesbitlerimize göre yüzde 95 olasılıkla bu "75 senelik aralığa âiddir" deniyor.

75 senelik aralığın hiçbir senesinin de kesinliği yok. Çünkü yüzde 5 ihtimâlle bu "75 senelik aralığın da dışındaki bir târihe âid olabilir" deniyor.

Onlar 75'i ikiye bölüp 37,5 diyerek niye nokta atışı yapmıyorlar, çünkü çok şükür senin gibi Dingil değiller.

Ayrıca karbon testine tâbi tutulan, keçi veyâ koyun derisi midir yoksa mürekkep midir bilmiyorum.
Mürekkebi karbon testine almaları mümkün mü bilmiyorum fakat, bu mümkünse, yazılı bir parça koparmalarını mümkün görmediğim için bu târih aralığı yazı (mürekkep) için değil parşömen için geçerlidir. Böyle olunca, Belgenin hz. Osman'ın Hilâfeti zamânına denk gelmesinin bir gereği kalmıyor. (Çünkü parşömene yazı, daha sonradan yazılmış olabilir.)
Belgenin Hz. Osman zamânına denk gelmesinin bir öneminin olmadığını yukarıda da belirtmiştim.
Çünkü bu belge, hz. Osmân zamânından önceye de âit olabilir. Yâ'nî hz. Osmân'ın hazırladığı mushâftan daha evvel ve orjinal olabilir.

Adamlar Karbon testine göre yüzde 95 doğruluk ihtimâliyle bir târih aralığı vermişler.
Hz. Osmanın mushâfı niye, verilen târih aralığının sağ ucuna düşüyor da tâmm ortasına denk gelmiyor diye i'tirâz yapan bir adam sizce normal midir?
Omuzlarının üstünde taşıdığın ya kafa değil, ya da Hastasın.

 

On 08.12.2019 at 23:29, DreiMalAli yazdı:

1. Oysa bu ve benzeri tarih aralıkları durumunda akla uygun olan, verilen sınır tarihlerinin ortalamasıdır. Konumuz için bu tarih (568+645)/2 = 606,5 yani 606/607 senesidir. Bu tarih ama İslam tarihi  masalına uymuyor. İslam masalına göre Muhammed ilk olarak 610 senesinde arabın Tanrısı ile WLAN bağlantısı kuruyor, ilk mesajları almaya başlıyor, hem müslüman hem de peygamber oluyor. 606/607 senesinde ama Muhammed henüz ne müslümandır ne de peygamber. İslamın resmi anlatımına hiç mi uymayan bir tarihleme verisi.


Git de Google da bir araştırma yap, Karbon testinin ne olduğunu anlamaya çalış. İstatistik değil bu, Karbon testi...
Velev ki Bilim, karbon testinden çok daha kesin bir çözüm yolu buldu, ve diyelim ki bu belgelerin 607 senesine âid olduğunu tesbît etti.
Keçi veyâ koyun derisinden elde edilen parşömenin 607 yılında üretilmiş olması meselâ 617 yılında üzerine yazı yazılmasına neden engel olsun ki?
 

 

On 08.12.2019 at 23:29, DreiMalAli yazdı:

2. Birminham Üniversitesinin bir tarihleme aralığı verisi daha var! Bu ikinci veriye göre bu parşömenler 593-638 seneleri arasına tarihlenmiş. Yalaka medya nedense bu tarihlemeyi hiç bir yerde yazmadı, hiç kimseye duyurmadı, adını bile anmadı. Çünkü ne 593 senesi işine yarıyordu ne de 638 senesi ne de 593 senesinden 638 senesine dek geçen 46 senelik süre. Bu tarihlemenin ortalaması 615/616 senesine denk gelir, ki bu durumda resmi İslam tarihine göre piyasada belki yaprak-kemik gibi garip şeyler vardı ama daha parşömen çağına geçilmemişti.



Hâline ağlaman gerekirken Müslümânlara saldırıyorsun.
Bir ilkokul öğrencisinin düşünce düzeyi bile senin düştüğün yanlışlara düşmez.
Bu paragraftaki aynı düşünce bozukluklarına yukarıda cevap vermiştim.
İddiâlarını şöyle bir zırvayla noktalamışsın:
"daha parşömen çağına geçilmemişti."

İnternet çağındayız, google yaz, git de parşömenin ne olduğunu ve o çağlarda parşömen olup olmadığını öğren, Bilim budalası...
Benim sana "süzme Dingil" sin dememe gerek yok.
Sen Fikirlerini ifâde ettikçe Dingilliğin ortaya çıkıyor.
 

tarihinde HATEM tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
On 09.12.2019 at 18:40, Desert Wind yazdı:

Birmingham Kuran parçası Kehf Taha ve Meryem Suresi'nden parçalar içeriyor.

Bu doğruysa, çok önemli bir bilgi. Kehf, Taha ve Meryem Surelerinin içeriğine bakınca daha iyi anlaşılır

Ama peşin peşin atlamayı sevmem? Bu yazıtlarda herhangi bir "Medeni Ayet" var mı merak ediyorum

Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, HATEM yazdı:

75 senelik aralığın hiçbir senesinin de kesinliği yok. Çünkü yüzde 5 ihtimâlle bu "75 senelik aralığın da dışındaki bir târihe âid olabilir" deniyor.

Onlar 75'i ikiye bölüp 37,5 diyerek niye nokta atışı yapmıyorlar, çünkü çok şükür senin gibi Dingil değiller.

Öncelikle : Kuran'ı Muhammed'in yazdığına eminim, ama

On 09.12.2019 at 00:29, DreiMalAli yazdı:

 

Birmingham Üniversitesinin verdiği tarihleme aralığının ezici büyük bölümünü, yani 568 senesinden 643 senesine dek geçen 75 senelik zaman süresini gözümüzden kaçırmak için her türlü cambazlığı yaptılar. Dingiller için geçerli 77 senelik bir sürenin sadece son 2 senesiydi.

1. Oysa bu ve benzeri tarih aralıkları durumunda akla uygun olan, verilen sınır tarihlerinin ortalamasıdır. Konumuz için bu tarih (568+645)/2 = 606,5 yani 606/607 senesidir. Bu tarih ama İslam tarihi  masalına uymuyor. İslam masalına göre Muhammed ilk olarak 610 senesinde arabın Tanrısı ile WLAN bağlantısı kuruyor, ilk mesajları almaya başlıyor, hem müslüman hem de peygamber oluyor. 606/607 senesinde ama Muhammed henüz ne müslümandır ne de peygamber. İslamın resmi anlatımına hiç mi uymayan bir tarihleme verisi.

burada hakikaten saçmalamışsın, bu iş bu şekilde yapılmaz. Karbon testi böyle yapılmaz. Burada dikkat edilmesi gereken:

1. Yazıtlar sıhhatli mi?

2. Yazıtların içeriği nedir?

3. Yazıtları kim yazmış olabilir

 

Yukarıda arkadaş içinde Kehf,Meryem ve Taha Sureleri'nin olduğundan bahsetti. Şimdi ben merak ediyorum. Bu yazıtlar içinde Medeni ayetler var mı? Tebbet Suresi var mı, Abese Suresi var mı? Yoksa olay başka noktalara gidebilir?

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 5 months later...

Başlık yazımda "Ben daha fazla karıştırmayayım!" demiştim ve bu başlkdaki tartışmalara karışmayacaktım. Ama bir arkadaşım başlık yazısını almış, biraz değiştirmiş ve biraz daha genişleterek 2 ileti yazmış. O yazıları görünce buraya da buraya alıntılamak istedim.

Yukardaki bir kaç iletide geçen zırvalara ve laf kalabalıklarıyla uğraşmaya hiç niyetim yok. Ve tartışmalara katılmayacağımı yine belirtmiş olayım.

 

Sevgiler

 

İleti 1:

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Müslüman yalanları, yaşamamış Muhammed

ve

daha Muhammed doğmadan önce yazılmış Kuran sayfaları.

 

Aşağıdaki yazı Ateistforum’dan DreiMalAli rumuzlu birisinden alıntıdır. Ben biraz değiştirdim ve kendi kafama göre biraz ekleme-çıkarma ve düzeltme yaptım:
------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir kaç sene önce müslüman medyası sevinçten dört köşe haber yapıyordu. Haberin içeriği ise Birmingham Üniversitesinde eski bir kitabın içinde bulunan iki sayfalık parşömendi (yazı yazmak için kullanılan hayvan derisi), daha doğrusu bu parşömenin tarihiydi. Çünkü parşömenin üzerinde Kuran ayetleri yazılıydı ve parşömen çok eski bir tarihe tarihlenmişti. Haber örnekleri: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8...
O günden beri bu parşömenler “Birmingham Kuranı” diye anılıyor. Halbuki haberin konusu Kuran değil, iki sayfalık parşömendi, parşömenin özelliği ise Kurandan parçalar içermesiydi. Başka bir şey değildi. Ama benim müslümanım yalan söylemezse rahat edemeyeceği için, ille de “En eski Kuran bulundu” diye papağan misali hala inatla tekrarlayıp duruyor. Her yalan inanmaya meyilli müşterileri de hala bu züğürt tesellileri ile avunup duruyorlar.
Bu parşömenler için Birmingham Üniversitesinin sitesinde verilen tarih aralığı 568-645 seneleriydi. Bizim yalancılar ise sadece 644-645 senesini kabul etmek zorundaydılar, aksi takdirde bu tarihlemeyi Arap uydurması İslam tarihi ile örtüştürmek mümkün değildi. Arap masalına göre 644 senesinde Osman halife olmuş ve taşlara, kayalara, yapraklara, kemiklere... yazılmış olan vahiyleri(!) bir kitap haline getirmişti.
Hem tarihlenen 2 sayfalık parşömenleri "Kuran" diye isimlendirmeleri bir yalandı hem de tarihlemedeki tarih aralığının büyüklüğünü -ki 78 senelik bir zaman aralığıdır- gözardı ederek tarihlemenin en son senesini gözümüze sokmaya çalışmaları bir yalandı.
Birmingham Üniversitesinin verdiği tarihleme aralığının ezici büyük bölümünü, yani 568 senesinden 643 senesine dek geçen 76 senelik zaman süresini gözümüzden kaçırmak için her türlü cambazlığı yaptılar. Dingiller için önemli ve geçerli 78 senelik bir sürenin sadece son 2 senesiydi.
1. Oysa bu ve benzeri tarih aralıkları durumunda akla uygun olan, mesela verilen sınır tarihlerinin ortalamasıdır. Konumuz için bu tarih (568+645)/2 = 606,5 yani 606/607 senesidir. Bu tarih ama İslam tarihi masalına uymuyordu. İslam masalına göre Muhammed ilk olarak 610 senesinde Arapın Tanrısı ile WLAN bağlantısı kuruyor, ilk mesajları almaya başlıyor, hem müslüman hem de peygamber oluyor. 606/607 senesinde ama Muhammed henüz ne müslümandı ne de peygamberdi, Tanrıdan vahiy(!) alması için aradan daha 3 veya 4 sene geçmesi gerekiyordu. Kısacası; 606 veya 607 senesi İslamın resmi anlatımına hiç mi uymayan bir tarihleme verisiydi.
Arap yalakası bu dingillerin mantığı ile gidersek ve zaman aralığının sadece uç sınırlarını göz önüne alırsak, bu parşömenlerin 568 senesinde yazıldığını da iddia edebiliriz. Bu durumda; yaşamamış Muhammed henüz doğmamış olurdu, İslamın masalımsı tarihine göre, yaşamamış Muhammedin Dünyaya gelmesi için daha 4 sene geçmesi gerekiyor olurdu. Ve iddia edebilirdik: Daha Muhammed doğmadan Kuran yazılmaya başlanmış olurdu. Ki bir anlamda doğrudur da. Çünkü Kuran kısa süre içinde yazılmış bir kitap değildir. Kuran piyasada zaten bulunan kilise notlarından (lectionary), diğer eski kitaplardan, piyasada dolaşan efsanelerden derlenerek 2 yüzyıl boyunca derlenmiş, değiştirilmiş, tekrar düzeltilmiş, egemen göçlerin çıkarlarına göre tekrar tekrar düzenlenmiş bir kitaptır.
2. Birmingham Üniversitesinin bir tarihleme aralığı verisi daha vardı! Bu ikinci veriye göre bu parşömenler 593-638 seneleri arasına tarihlenmişti. Yalaka medya nedense bu tarihlemeyi hiç bir yerde yazmadı, hiç kimseye duyurmadı, adını bile anmadı. Çünkü ne 593 senesi işine yarıyordu ne de 638 senesi ne de 593 senesinden 638 senesine dek geçen 46 senelik süre. Bu tarihlemenin ortalaması 615/616 senesine denk gelir, ki bu durumda resmi İslam tarihine göre piyasada belki yaprak-kemik gibi garip şeyler vardı ama daha parşömen çağına geçilmemişti.
Konu hakkında ilk ciddi yazıyı Gabriel Said Reynolds'un bir makalesinde okudum. Makalenin linki: Türkçe, İngilizce.
Reynolds'un makalesinde dikkatimi çeken bir anlatı vardı: Muhammed'in doğumundan önceye tarihlenmiş ve fakat yayınlanmamış olan Kuran parçaları!!! Tahmin ettiğim fakat şimdiye dek duymadığım harika bir durum! Kuranın öncüllerinin lectionary (kilise papazlarının vaiz, ve ayinler için aldıkları notlar. Bunlar yer yer kilise yıllıklarına da giriyordu.) olduğunu, olması gerektiğini Ateistforumda bir kaç sefer dile getirmiştim. Bir süre sonra ama o yayınlanmamış olan tarihlemeleri islamic awareness sitesinde buldum: Uzunca bir yazı. Önce uzun uzun radyokarbon ölçümünü anlatıyor vs. İngilizce bilmediğim için iki internet tanıdığıma rica ettim: Siteye bakmalarını ve bana özetlemelerini. Çoook uzun bir süre sonra dahi haber çıkmadı. Nihayet geçenlerde haci arkaşım biraz baktı ve kısa bir özet geçti.
Aslında sitedeki yorumlar beni ilgilendirmiyor, çünkü ne düşüneceğime ben kendim karar varirim. Beni ilgilendiren, sitede verilen bir liste. Bu liste C14 metoduyla (radyo karbon tarihleme metodu) tarihlenmiş eski Kuran parçalarının tarihlerini veriyor. Listede tabi Birmingham Kuran parçalarının tarih verileri de var.
Listede dikkat çeken şey: Bazı tarihler yaşamamış Muhammedin doğumundan önceye dahi denk geliyor!
Listeyi islamic awareness sitesinden aldım ve ilgimi çeken tarihlemeleri kırmızı karelerle işaretledim:
 
 

715959930_ListeKoranvorMohammedsGeburt.thumb.png.9dee5da96825b0557f1b8c52e8297759.png

Tarihlenmiş bir parşömen (listede "Codex Sanaa I" diye isimlendirilmiş. Listede hemen birinci sırada.) 8 sefer, değişik üniversitelerde ve laboratuvarlarda C14 metodu ile tarihlenmiş:
- En eski veri 388-535 seneleri arasına denk geliyor!!!
- En yeni veri ise 578-669 seneleri aralığına!!!
Bu parçanın tarihlemesine topluca bakınca genel kanı, parşömen yaşamamış Muhammedin henüz doğmamış olduğu bir tarihte yazılmış olması gerektiği (daha doğrusu derinin elde edildiği) yönünde.
Tabi diğer parşömen verileri de ilginç!
- Mesela hemen listede ikinci sıradaki parçanın tarih ortalaması (Codex DAM 01-25.1) 593 senesine denk geliyor. Yaşamamış Muhammed bu tarihte henüz 22 yaşındaydı!
- Listede 4. sırada olan " Codex DAM 01-29.1 " 522/523 senesine denk geliyor. Yaşamamış Muhammed bu tarihte henüz doğmamıştı, bu tarihten 48-49 sene sonra Dünyaya gelecekti!
- ...
 
Yorum sizin!
Ben daha fazla karıştırmayayım!
Ama bir kaç gün önce değiştirdiğim yeni imzamı buraya almazsam olmaz!
Bir müslümanın "Allah birdir!" dediğine dahi inanmayacak, kendin sayacaksın allahları!
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
Resimdeki “Radiocarbon Age, BP” sütunu asıl ölçülen tarihlerin ortalamasıdır ve “BP” (Before Present) ile gösterilir ve 1950 senesini başlangıç alır. Yani “BP” ile verilen sene sayısı 1950 senesinden kaç yıl öncesi olduğunu bildirir. Örnek olarak birinci satırdaki “1407” verisini alalım. Bunun anlamı, bu parşömen 1950 - 1407 = 543 senesinde yazılmış demektir. Fakat bu gerçeği tam yansıtmaz, çünkü radyokarbon tarihlemesinin temeli olan “C14/C12” oranı tarihi süreç içerisinde ufak değişikliklere uğradığı için ölçülen “BP” değerleri bu değişime göre tekrar hesaplanması gerekmektedir. Bu hesap sonuçları resimde 1-Sigma (% 68,3) ve 2-Sigma (% 95,4) sütunlarında verilmiştir. Bizi asıl ilgilendiren değerler 1-Sigma ve 2-Sigma sütunlarındaki değerlerdir.

“Codex Sanaa 1” parşömeninin yazılış tarihi:

Codex Sanaa 1 parşömeni 8 sefer çeşitli labaratuvarlarda ölçülmüş, ölçüm sonucu hesaplanan tarih aralıkları ve ortalamaları şunlar:
 
1-Sigma için listede 8 tarih aralığı verilmiş
  1. 614 - 656 sene aralığının ortalaması 635,0 senesidir.
  2. 600 - 647 sene aralığının ortalaması 623,5 senesidir.
  3. 614 - 649 sene aralığının ortalaması 631,5 senesidir.
  4. 537 - 596 sene aralığının ortalaması 566,5 senesidir.
Bütün bu ortalamaların ortalamasını aldığımızda ise 614 senesini buluruz. İslam Masalına göre 614 senesinde hayali Muhammed henüz 3 seneden beri peygamberlik yapıyordu ve fakat ortada Kuran olmadığı gibi henüz yazılı bir metin de bulunmuyordu.
Bu ortalama tarihlerin hiç birisi İslam Tarihi diye bize öğretilen masallara uymuyor. Hatta ortalama tarihlerin dördüncüsü olan 566,5 tarihinde Muhammed isimli hayali varlık henüz doğmamıştı, doğması için daha 4 sene geçmesi gerekiyordu!
 
2-Sigma için listede 9 tarih aralığı verilmiş
  1. 578 - 669 sene aralığının ortalaması 623,0 senesidir.
  2. 606 - 649 sene aralığının ortalaması 627,5 senesidir.
  3. 566 - 627 sene aralığının ortalaması 611,5 senesidir.
  4. 595 - 658 sene aralığının ortalaması 626,5 senesidir.
  5. 430 - 493 sene aralığının ortalaması 461,5 senesidir.
  6. 530 - 611 sene aralığının ortalaması 570,5 senesidir.
  7. 543 - 643 sene aralığının ortalaması 593,5 senesidir.
  8. 433 - 599 sene aralığının ortalaması 516,0 senesidir.
  9. 388 - 535 sene aralığının ortalaması 461,5 senesidir.
Bütün bu ortalamaların ortalamasını aldığımızda ise 566 senesini buluruz. Bu ise bize bu parşömen yazıldığında hayali Muhammed henüz Dünyaya gelmemişti, Dünyaya gelmesine daha 5 var demektedir.
Bu ortalama tarihler İslam Tarihi diye bize öğretilen masallara yine uymuyor. Hayali Muhammed bu ortalama tarihlerin sadece 5 tanesinde hayattaydı:
  • 623 senesi, ki bu tarihte hayali Muhammed 53 yaşındaydı ve fakat piyasada Kuran bulunmuyordu. Fakat tarihlenen bu parşömen tam tersini söylüyor.
  • 627 senesi, ki bu tarihte hayali Muhammed 57 yaşındaydı ve fakat piyasada Kuran bulunmuyordu. Fakat tarihlenen bu parşömen tam tersini söylüyor.
  • 611 senesi, ki bu tarihte hayali Muhammed 41 yaşındaydı ve fakat piyasada Kuran bulunmuyordu. Fakat tarihlenen bu parşömen tam tersini söylüyor.
  • 626 senesi, ki bu tarihte hayali Muhammed 56 yaşındaydı ve fakat piyasada Kuran bulunmuyordu. Fakat tarihlenen bu parşömen tam tersini söylüyor.
  • 593 senesi, ki bu tarihte hayali Muhammed 23 yaşındaydı, peygamberliğini ilan etmesi için daha 17 sene beklemesi gerekiyordu ve piyasada Kuran bulunmuyordu. Fakat tarihlenen bu parşömen tam tersini söylüyor.
Diğer 4 ortalama tarihlerde ise hayali Muhammed henüz doğmamıştı ve tabi İslam Tarihi masalına göre piyasada Kuran yoktu ve olamazdı. Ve fakat tarihlenen bu parşömen tam tersini söylüyor! Bu tarihler sırayla
  • 570 senesi,
  • 516 senesi,
  • 461 senesi,
  • ve yine 461 senesidir.
Ki bu tarihlere hayali Muhammed’in Dünyaya gelmesine daha sırayla 1 sene, 54 sene ve 109 sene vardı! İslam Tarihi masalına göre piyasada Kuran ile alakalı hiç bir şey olmaması gerekiyor ama bu parşömen piyasada bulunuyor! Hatta bu parşömen günümüze kadar gelebilmiş tarihi bir belgedir. Yani; İslam tarihi diye bize öğretilenler bilgi değil kocaman bir yalandır!

“Codex DAM 01-25.1” parşömeninin yazılış tarihi:

Listeye göre Codex DAM 01-25.1 parşömeni sadece 1 sefer ölçülmüş, ölçüm sonucu hesaplanan tarih aralığı olarak
543 - 643
tarihleri verilmiş. Bu tarih aralığının ortalaması yine Codex Sanaa 1 parşömeni tarihlemesinin birisine denk düşüyor. Bu ortalama tarih de
593
senesidir.
Yukarıda da belirttiğim gibi; 593 senesinde hayali Muhammed henüz 23 yaşındaydı, peygamberliğini ilan etmesi için daha 17 sene beklemesi gerekiyordu ve piyasada Kuran bulunmuyordu. Fakat tarihlenen bu parşömen tam tersini söylüyor: Hayali Muhammed henüz peygamber olacağını dahi bilmediği bir zamanda, piyasada bir bu parşömen bulunuyordu.

“Codex Mingana Islamic Arabic 1572a” parşömeninin yazılış tarihi:

Mingana Islamic Arabic 1572a parşömeni için sadece bir enstitünün incelemesinin sonucu olan 2 tarih aralığı verilmiş listede.
1-Sigma olasılığıyla bu parşömenin yazılış tarihi
593 - 638
seneleri arasına, ortalaması ise
615,5 senesine denk geliyor.
 
2-Sigma olasılığıyla ise bu parşömenin yazılış tarihi
568 - 645
tarihleri arasına ve parşömen ortalama olarak
606,5
senesinde yazılmış oluyor.
 
Parşömen ister 615 senesinde yazılmış olsun, ister 606 senesinde... Her iki durumda da yukarıda söylenenler geçerlidir. Hayali Muhammed henüz ne idüğü belirsiz birisi iken, piyasada Kuran cümleleri vardı, hem de yazılı olarak. Yukarıda söylediğimi başka kelimelerle tekrar ifade edeyim:
Erken İslam diye öğrendiğimiz tarih, bir tarih değil bir masaldır, bir yalandır, bir aldatmacadır.

 

“Codex DAM 01-29.1” parşömeninin yazılış tarihi:

Benzer durum tabi “Codex DAM 01-29.1” parşömeni için de geçerlidir. Bu parşömen için verilen tarih aralıkları
530 - 605 ve
439 - 606
tarihleridir ve bu tarih aralıklarının ortalaması
567 ve
522
seneleridir.
Erken İslamın masalımsı tarihine göre hayali Muhammed
  • ne 567 senesinde Dünyada bulunuyordu -ki bu durumda hayali annesinden doğmasına daha 4 sene vardı-
  • ne de 522 senesinde -ki bu durum daha da vahim: Muhammed ancak 49 sene sonra Dünyaya gelecekti-.
Ama tarihin cilvesine bakınki, yüzyıllar sonra Kurana da girecek olan bazı yazılar parşömenler üzerine çoktan yazılmıştı.
Arkeoloji ve tarih dallarının müslümanlar tarafından neden sevilmediği biraz daha iyi anlaşılır oldu diyeyim ve DreiMalAli’nin yukarıdaki yazısında da geçen bir slogan ile bitireyim:
Bir müslümanın "Allah birdir!" dediğine dahi inanmayacak, kendin sayacaksın allahları!
Link to post
Sitelerde Paylaş

İleti 2

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Listede aynı parşömen için değişik tarih verileri bulunuyor. Mesela listedeki birinci parşömen (“Codex Sanaa 1” parşömeni) 8 defa laboratuvarlarda incelenmiş ve ölçümlerde 8 değişik tarih ortaya çıkmış. Parşömenin en eski ortalama tarihi 461 senesi, en yeni ortalama tarihi ise 626 senesi.

8 laboratuvar incelemesi, o deriden (parşömenden) 8 numune alınmış anlamına gelir. Yani derinin değişik yerlerinden 8 sefer numune alınmış ve bu numunelerin yaşı belirlenmiş demektir bu.

Radyo karbon tarihlemesinin temeli şu: Atmosferde C14/C12 oranı yaklaşık olarak sabittir. Dünyada yaşayan her canlı -bitki, hayvan, tek hücreliler- yaşadığı sürece aldığı her besin ile vücudundaki C14/C12 oranını atmosferin C14/C12 oranına sabitliyor. Yaşadığı sürece vücudundaki C14/C12 oranı sabit kalıyor. Ancak canlı ölünce, artık besin almadığı için, radyoaktif olan C12 moleküllerinin miktarı radyasyon saçılımı nedeniyle zamanla azalıyor. Bu azalmanın sonucu hayvan cesedindeki (kemik, deri...) C14/C12 oranının değişmesidir. C14/C12 oranı ölçüldüğünde hayvanın hangi tarihte öldüğü hesaplanabiliyor.

Özellikle parşömen olarak kullanılan bir derinin ölçümlerle hesaplanan yaşının, gerçek yaşından daha az, daha "genç" çıkması için bir çok neden ve ihtimal aklıma geliyor.

Örnek: Bir hayvan 400 senesinde öldürülmüş ve derisinden parşömen yapılmış olsun. Bu parşömen hiç kullanılmadan, hiç el değmeden, saklanarak günümüze kadar gelmiş olsaydı, bu gün ölçtüğümüzde o hayvanın 400 senesinde ölmüş olduğunu bulacaktık. Fakat parşömen sık kullanılan bir nesnedir. Parşömeni her elimize aldığımızda, parmaklarımızın değdiği her yere yeni ve taze C12 molekülleri eklemiş oluyoruz. Parşömene her yemek artığı bulaştığında, her su/yağ damlası döküldüğünde, her yağmur değdiğinde de parşömene taze C12 molekülleri eklenmiş oluyor. Parşömene sonradan eklenen her yeni C12 molekülü, ölçmelerde parşömeni daha geç tarihlere tarihleyecektir, yaşını daha az gösterecektir, elde edilme, ölme tarihini daha ileri tarihlere öteleyecektir. Mesela bu parşömene 500 senesinde yemek, yağ, her türlü sebze ve meyve suyu veya kan bulaşmış olsaydı ve biz günümüzde o bulaşmış yerden numune alsaydık, parşömen hayvanının 400 senesinde öldüğünü değil, 500 senesinde veya 500 senesine yakın bir taihte ölmüş olduğunu ölçecektik. Yani parşömeni gerçek yaşından 100 sene daha "genç" ölçmüş olacaktık.

Paşömenin yaşını gerçek yaşından daha genç gösterebilecek bir çok etken var. Ama tersi bir etken, yani parşömeni gerçek yaşından daha yaşlı gösterecek bir etken şu an aklıma gelmiyor.

Yani; değişik numunelerle parşömen için değişik tarihler bulmuşsak, ölçebildiğimiz en eski tarih, en büyük ihtimalle parşömenin gerçek yaşına en uygun olan tarihtir!

8 defa laboratuvarlarda incelenmiş ve ölçümlerde 8 değişik yaş göstermiş olan “Codex Sanaa 1” parşömenine dönersek... Verilere göre bu parşömenin en eski tarihi 461 senesiydi, en yeni tarihi ise 626 senesi. Biraz önce bahsettiğim nedenlerden dolayı en eski tarihi veri olan 461 senesi, bu parşömenin en gerçek yazılış tarihidir. Parşömenin 461 senesinde yazılmış olma olasılığı, 626 senesinde yazılmış olma olasılığından çok çok büyüktür.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 2 weeks later...
On 07.06.2020 at 23:24, DreiMalAli yazdı:

İleti 2

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Listede aynı parşömen için değişik tarih verileri bulunuyor. Mesela listedeki birinci parşömen (“Codex Sanaa 1” parşömeni) 8 defa laboratuvarlarda incelenmiş ve ölçümlerde 8 değişik tarih ortaya çıkmış. Parşömenin en eski ortalama tarihi 461 senesi, en yeni ortalama tarihi ise 626 senesi.

8 laboratuvar incelemesi, o deriden (parşömenden) 8 numune alınmış anlamına gelir. Yani derinin değişik yerlerinden 8 sefer numune alınmış ve bu numunelerin yaşı belirlenmiş demektir bu.

Radyo karbon tarihlemesinin temeli şu: Atmosferde C14/C12 oranı yaklaşık olarak sabittir. Dünyada yaşayan her canlı -bitki, hayvan, tek hücreliler- yaşadığı sürece aldığı her besin ile vücudundaki C14/C12 oranını atmosferin C14/C12 oranına sabitliyor. Yaşadığı sürece vücudundaki C14/C12 oranı sabit kalıyor. Ancak canlı ölünce, artık besin almadığı için, radyoaktif olan C12 moleküllerinin miktarı radyasyon saçılımı nedeniyle zamanla azalıyor. Bu azalmanın sonucu hayvan cesedindeki (kemik, deri...) C14/C12 oranının değişmesidir. C14/C12 oranı ölçüldüğünde hayvanın hangi tarihte öldüğü hesaplanabiliyor.

Özellikle parşömen olarak kullanılan bir derinin ölçümlerle hesaplanan yaşının, gerçek yaşından daha az, daha "genç" çıkması için bir çok neden ve ihtimal aklıma geliyor.

Örnek: Bir hayvan 400 senesinde öldürülmüş ve derisinden parşömen yapılmış olsun. Bu parşömen hiç kullanılmadan, hiç el değmeden, saklanarak günümüze kadar gelmiş olsaydı, bu gün ölçtüğümüzde o hayvanın 400 senesinde ölmüş olduğunu bulacaktık. Fakat parşömen sık kullanılan bir nesnedir. Parşömeni her elimize aldığımızda, parmaklarımızın değdiği her yere yeni ve taze C12 molekülleri eklemiş oluyoruz. Parşömene her yemek artığı bulaştığında, her su/yağ damlası döküldüğünde, her yağmur değdiğinde de parşömene taze C12 molekülleri eklenmiş oluyor. Parşömene sonradan eklenen her yeni C12 molekülü, ölçmelerde parşömeni daha geç tarihlere tarihleyecektir, yaşını daha az gösterecektir, elde edilme, ölme tarihini daha ileri tarihlere öteleyecektir. Mesela bu parşömene 500 senesinde yemek, yağ, her türlü sebze ve meyve suyu veya kan bulaşmış olsaydı ve biz günümüzde o bulaşmış yerden numune alsaydık, parşömen hayvanının 400 senesinde öldüğünü değil, 500 senesinde veya 500 senesine yakın bir taihte ölmüş olduğunu ölçecektik. Yani parşömeni gerçek yaşından 100 sene daha "genç" ölçmüş olacaktık.

Paşömenin yaşını gerçek yaşından daha genç gösterebilecek bir çok etken var. Ama tersi bir etken, yani parşömeni gerçek yaşından daha yaşlı gösterecek bir etken şu an aklıma gelmiyor.

Yani; değişik numunelerle parşömen için değişik tarihler bulmuşsak, ölçebildiğimiz en eski tarih, en büyük ihtimalle parşömenin gerçek yaşına en uygun olan tarihtir!

8 defa laboratuvarlarda incelenmiş ve ölçümlerde 8 değişik yaş göstermiş olan “Codex Sanaa 1” parşömenine dönersek... Verilere göre bu parşömenin en eski tarihi 461 senesiydi, en yeni tarihi ise 626 senesi. Biraz önce bahsettiğim nedenlerden dolayı en eski tarihi veri olan 461 senesi, bu parşömenin en gerçek yazılış tarihidir. Parşömenin 461 senesinde yazılmış olma olasılığı, 626 senesinde yazılmış olma olasılığından çok çok büyüktür.

Yalnız Hatem adlı arkadaş size demiş ki ; velev ki parşömen eski bir tarihe ait olsun 580-590 veya 400 vs. bu üstündeki yazılarında o zamana ait olduğunu değil kağıdın o zamana ait olduğunu gösterir nitekim daha sonra yazılmış olabilir bundan ne gibi bir problem var ?

Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, akılsızşuursuzatom said:

Yalnız Hatem adlı arkadaş size demiş ki ; velev ki parşömen eski bir tarihe ait olsun 580-590 veya 400 vs. bu üstündeki yazılarında o zamana ait olduğunu değil kağıdın o zamana ait olduğunu gösterir nitekim daha sonra yazılmış olabilir bundan ne gibi bir problem var ?

 

200 yıllık bir parşömene yazı yazacak bir kalem icat edebilirsen, elbette olur. Zira, bilinen şeylerle yazacak olursan, parşömeni yırtar, paralarsın.

Link to post
Sitelerde Paylaş
8 saat önce, anibal yazdı:

 

200 yıllık bir parşömene yazı yazacak bir kalem icat edebilirsen, elbette olur. Zira, bilinen şeylerle yazacak olursan, parşömeni yırtar, paralarsın.

200 yıllık  meselesini  ben uzattim  tarihlerde  568-645 vs arası  diyor  en fazla  30-40 yıllık  parşömen  olur.Burada sorun nedir  yazılar parşömen  yapıldığı anda yazılmak zorunda değil  elbette 

Link to post
Sitelerde Paylaş
31 dakika önce, Ateizmveteizm yazdı:

200 yıllık  meselesini  ben uzattim  tarihlerde  568-645 vs arası  diyor  en fazla  30-40 yıllık  parşömen  olur.Burada sorun nedir  yazılar parşömen  yapıldığı anda yazılmak zorunda değil  elbette 

 

Cok zahmetli ve ekonomik zorluk kisimini gözden kacirmamak gerekir.

Parsömen üzerine yazilmasi gereken birseyler varsa hazirlanir. Bekletmek nedenmis?

Ekonomik zorluk kosullari nedeniyle üzerindeki yazi kaybedilmek suretiyle yeniden yazilmasi söz konusu.

Sanirsin herkes birbirine mektup yaziyor, günlük tutuyor. Bu yüzden heryer parsömen dükkani.

Hic üzerine yazi yazilmamis, biryerlerde unutulmus ve günümüze kadar gelmis bir parsömen var mi?

30- 40 yillik parsömen hazirlamis da üzerine kuran yazilacak diye saklamislarmis. Yok devenin pabucu.

Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)
11 saat önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Yalnız Hatem adlı arkadaş size demiş ki ; velev ki parşömen eski bir tarihe ait olsun 580-590 veya 400 vs. bu üstündeki yazılarında o zamana ait olduğunu değil kağıdın o zamana ait olduğunu gösterir nitekim daha sonra yazılmış olabilir bundan ne gibi bir problem var ?

 

:D

Pardon yav! Meğer unuttuğum bir havadis-i feşir varmış. Bu hava-civa-i şerife göre 462/522/593 senelerinin henüz var olmayan müslümanları henüz kurulmamış olan Mekke'nin henüz dikilmemiş Kabe'sinde hac ibadetlerini yapmaya gittiklerinde, kesmiş oldukları develerin/keçilerin/... derilerini saklıyorlarlarmış. Saklamalarının nedeni ise 7/10/33/40/99/100/200 sene sonra kitap yazmak için kullanırız diye düşündükleri içinmiş! :D Nasıl unutuum ben bu palavra-i şerifi yav!

 

Hatem'in iletisinde dikkatini çeken tek saçmalık bu idiyse bir şey değilmiş be!

Ben de zannettim ki Hatem'in şu ağır mı ağır, okkalı mı okkalı argümanlarını tekrarlayacaksın:

- Müslümânların, Asr-ı saadette yazılmış bir Kur'ân metnini veyâ Bir Kur'ân mushâfını kanıt olarak ortaya getirmelerine hiç bir lüzûm, hiç bir sebeb, hiç bir ihtiyâç yoktur.
- Çünkü Kur'ân bir kelâmdır. Kur'ân'ın orjinali bir sözdür. Bir yazı değil.

- Kur'ân bir kelâm olduğu için Târih boyunca korunması,, Hâfızalarda ve dillerde olmuştur.

- Sen istersen bir karar ver, bu bulunan Mushâf mı? Yoksa Mushâftan küçük bir parça mı?

- ...

- 75 senelik aralığın hiçbir senesinin de kesinliği yok. Çünkü yüzde 5 ihtimâlle bu "75 senelik aralığın da dışındaki bir târihe âid olabilir" deniyor.

- Ayrıca karbon testine tâbi tutulan, keçi veyâ koyun derisi midir yoksa mürekkep midir bilmiyorum.
- Mürekkebi karbon testine almaları mümkün mü bilmiyorum fakat, bu mümkünse, yazılı bir parça koparmalarını mümkün görmediğim için bu târih aralığı yazı (mürekkep) için değil parşömen için geçerlidir. Böyle olunca, Belgenin hz. Osman'ın Hilâfeti zamânına denk gelmesinin bir gereği kalmıyor. (Çünkü parşömene yazı, daha sonradan yazılmış olabilir.)

- Git de Google da bir araştırma yap, Karbon testinin ne olduğunu anlamaya çalış. İstatistik değil bu, Karbon testi... :D
- Velev ki Bilim, karbon testinden çok daha kesin bir çözüm yolu buldu, ve diyelim ki bu belgelerin 607 senesine âid olduğunu tesbît etti.
- Keçi veyâ koyun derisinden elde edilen parşömenin 607 yılında üretilmiş olması meselâ 617 yılında üzerine yazı yazılmasına neden engel olsun ki?

- ...

Bak bu argümanları ısıtıp ısıtıp tekrar getirmiş olsaydın, altından kalamaz ağlaya ağlaya kaçar giderdim. :D

Yine sözümü tuttum ve hiç yorum yapmadım! :)

........

Diğer arkadaşın şu yorumunu okuyunca öyle aydınlandım, öyle aydınlandım ki...

Alıntı

...

burada hakikaten saçmalamışsın, bu iş bu şekilde yapılmaz. Karbon testi böyle yapılmaz. Burada dikkat edilmesi gereken:

1. Yazıtlar sıhhatli mi?

2. Yazıtların içeriği nedir?

3. Yazıtları kim yazmış olabilir

...

 

Ne kadar aydınlandığımı anlatabilmem için mezbahalardan "7/10/33/40/99/100/200 sene" boyunca toplayacağım derilerin hepsini yazı ile doldurursam, ancak sığdırabilirim. :D

 

Sevgiler

tarihinde DreiMalAli tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, Ateizmveteizm said:

200 yıllık  meselesini  ben uzattim  tarihlerde  568-645 vs arası  diyor  en fazla  30-40 yıllık  parşömen  olur.Burada sorun nedir  yazılar parşömen  yapıldığı anda yazılmak zorunda değil  elbette 

 

Sen hiç 30-40 yıllık bir kağıt alıp, bulup bir şey yazdın, yazanı gördün mü? 

 

Bir yalanı aklamak için kendinizi nasıl paralayarak, salak, şapşal, budala ve yalancı durumuna soktuğunuzu görmekten acz içindesiniz.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, anibal yazdı:

 

Sen hiç 30-40 yıllık bir kağıt alıp, bulup bir şey yazdın, yazanı gördün mü? 

 

Bir yalanı aklamak için kendinizi nasıl paralayarak, salak, şapşal, budala ve yalancı durumuna soktuğunuzu görmekten acz içindesiniz.

 

:)

Veya; kitap yazarım diye 30-40 sene sakladın mı diye de sorulabilirdi.

Ki bazı parşömenlerde bu tarih aralığı 100 yılı da geçiyor!

 

Sevgiler

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir internet arkadaşım var. Onlarca yazısı "Sorması ayıp olsun!" diye başlardı. :) Ve müslümanları zor durumda bırakan sorular sorardı.

Bir kaç sefer ben de onun bu taktiğini çalmıştım. Burada da çalmış olayım...

 

SORMASI AYIP OLSUN!

İki sayfalık Birmingham Kuran sayfası ortaya çıktığında neden müslümanlar ve bütün medya "En eski Kuran bulundu", "Osman'ın yazdırdığı Kuran bulundu" diye avazları çıktığı kadar bağırdılar ve yalan söylediler?

Dikkat: Medya başlıkları ve tabi müslüman yazıları en eski "Kuran sayfalarından" bahsetmiyorlar, hep en eski "Kurandan" bahsediyorlar.

 

Sevgiler

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...