Jump to content
Ateistforum

Tanrı varsa bile maddeye nasıl bir nedensellik uyguluyor?


Recommended Posts

Deist bir tanrı belki kurallarını koymuş  ona göre işliyor  diyebilir.

 

Fakat burada tuhaf görünen teizm; videolarda  sıkça  rastladığım.Atomlar akıl şuurdan yoksun diyorlar. Yoksunsa emir veya komutlari algilayamaz.Ya da ne yapması gerektiğini  bilemez .Bu kişilere  göre  sanırım  Tanri  vrya Al-lah  her an idare ve mudahale  etmelidir ve ediyordur gibi bir anlam çıkıyor  sizin düşünceleriniz  nedir? Tanrı ve madde arasındaki nedensellik nasıl  olabilir?

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 50
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

14 saat önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Deist bir tanrı belki kurallarını koymuş  ona göre işliyor  diyebilir.

 

Fakat burada tuhaf görünen teizm; videolarda  sıkça  rastladığım.Atomlar akıl şuurdan yoksun diyorlar. Yoksunsa emir veya komutlari algilayamaz.Ya da ne yapması gerektiğini  bilemez .Bu kişilere  göre  sanırım  Tanri  vrya Al-lah  her an idare ve mudahale  etmelidir ve ediyordur gibi bir anlam çıkıyor  sizin düşünceleriniz  nedir? Tanrı ve madde arasındaki nedensellik nasıl  olabilir?

Bende benzer sorular  sormuştum cevap alamamıştım. :)

 

Bana gözlemlenilmeden ölçülmeden etkileme saçma geliyor.


Ama kuantum dolanıklık olayında kopya tanecikler birbirlerini taklit ediyorlar.

uzak mesafelerde olsa birine müdahele yapılırsa diğeride etkileniyor.

 

tarihinde mirasyedi tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, mirasyedi yazdı:

Bana gözlemlenilmeden ölçülmeden etkileme saçma geliyor.

 

sayın mirasyedi  bana göre  gözlem ve ölçüm etkinin sonucudur sebebi değildir

yani bir etki yok sa gözlem ve ölçüm söz konusu olmaz

bu tıpta teşhis koyma gibi

nabzını ölç kalbini dinle nefes al ver kanını tahlil et sonra virüs teşhisi ile hastalık teşhis ve tesbit edildi

yani sağlam bir kişide  hastalık teşhisi de olmaz.

teşhis ve tahlil en evel varlık ile etki ile mümkün

 

buna misal bir olay anlatırlar:

 

bir felçli hasta sürekli ateş çıkıyor tansiyon nabzı yüksek ateş çıkıyor

tüm kontroller yapılıyor bir şey bulunamıyor

sadece  ateş düşürücü tansiyon düzenleyici ilaçlar veriliyor değerler normalde tutulmaya çalışılıyor ancak sebeb te bulunamıyor

bir gün temizlikçi kişi odayı temizlerken tavanda büyük bir örümcek ağı  görür içinde kocaman bir örümcek var temizleyip alınca örümeği

hastanın tüm değerleri normale dönüyor:)

pozitif bilim acaba nasreddin hoca gibi evde kaybettiği iğneyi daha aydınlık diye dışarda mı arıyor da bulamıyor

yani aradığın yerde çok önemli  kaybettiğin şeyi yanlış yerde ararsan bulman teşhis etmen zor

 

paradigma olarak zaten bilim metafiziğe imana Allaha teşhis koyamaz

bir kalb doktoru da ruhi psikolojik hastalığı teşhis edemez

sadece stresin psikolojik ruhi bunalımın sebeb olduğu kalb çarpıntısını ve nabız düzensizliğini teşhis edebilir ki bunlar sebeb değil sonuçtur

verdiği tedavi de Semptomatik tedavi dir yani sonuca yönelik sebebe değil

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, mirasyedi yazdı:

Bende benzer sorular  sormuştum cevap alamamıştım. :)

 

Bana gözlemlenilmeden ölçülmeden etkileme saçma geliyor.


Ama kuantum dolanıklık olayında kopya tanecikler birbirlerini taklit ediyorlar.

uzak mesafelerde olsa birine müdahele yapılırsa diğeride etkileniyor.

 

https://www.instagram.com/p/B84OJhsKWrv/?igshid=hxnw9bidk3lp

Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, nogodbutAllah yazdı:

sayın mirasyedi  bana göre  gözlem ve ölçüm etkinin sonucudur sebebi değildir

yani bir etki yok sa gözlem ve ölçüm söz konusu olmaz

bu tıpta teşhis koyma gibi

nabzını ölç kalbini dinle nefes al ver kanını tahlil et sonra virüs teşhisi ile hastalık teşhis ve tesbit edildi

yani sağlam bir kişide  hastalık teşhisi de olmaz.

teşhis ve tahlil en evel varlık ile etki ile mümkün

 

buna misal bir olay anlatırlar:

 

bir felçli hasta sürekli ateş çıkıyor tansiyon nabzı yüksek ateş çıkıyor

tüm kontroller yapılıyor bir şey bulunamıyor

sadece  ateş düşürücü tansiyon düzenleyici ilaçlar veriliyor değerler normalde tutulmaya çalışılıyor ancak sebeb te bulunamıyor

bir gün temizlikçi kişi odayı temizlerken tavanda büyük bir örümcek ağı  görür içinde kocaman bir örümcek var temizleyip alınca örümeği

hastanın tüm değerleri normale dönüyor:)

pozitif bilim acaba nasreddin hoca gibi evde kaybettiği iğneyi daha aydınlık diye dışarda mı arıyor da bulamıyor

yani aradığın yerde çok önemli  kaybettiğin şeyi yanlış yerde ararsan bulman teşhis etmen zor

 

paradigma olarak zaten bilim metafiziğe imana Allaha teşhis koyamaz

bir kalb doktoru da ruhi psikolojik hastalığı teşhis edemez

sadece stresin psikolojik ruhi bunalımın sebeb olduğu kalb çarpıntısını ve nabız düzensizliğini teşhis edebilir ki bunlar sebeb değil sonuçtur

verdiği tedavi de Semptomatik tedavi dir yani sonuca yönelik sebebe değil

 

peki bilim paradigmayı değiştirirse  Allahu  ispat edebilir mi? Şimdi kuantum  diyor bilim daha sonra daha farklı  seyler dese Allahı bulabilir mi?

Link to post
Sitelerde Paylaş
On 21.02.2020 at 16:00, akılsızşuursuzatom said:

Deist bir tanrı belki kurallarını koymuş  ona göre işliyor  diyebilir.

 

Fakat burada tuhaf görünen teizm; videolarda  sıkça  rastladığım.Atomlar akıl şuurdan yoksun diyorlar. Yoksunsa emir veya komutlari algilayamaz.Ya da ne yapması gerektiğini  bilemez .Bu kişilere  göre  sanırım  Tanri  vrya Al-lah  her an idare ve mudahale  etmelidir ve ediyordur gibi bir anlam çıkıyor  sizin düşünceleriniz  nedir? Tanrı ve madde arasındaki nedensellik nasıl  olabilir?

 

Önce basit ama kolay anlaşılmayan bir yalan söylersin. Mesela, sıfır hacim yokluk demektir dersin, atomlar şuursuzdur  dersin falan. Burada yalan, atomların şuuru olup olmaması değil, şuur denen zamazingodur. Şuur, cin, peri, deniz kızı, gulyabani veya ruh falan gibi bir uydurmadan ibarettir. Şuur, nesnel yani somut bir mefhum değildir, şurda var, burda yok falan denemez. 

 

Basitçe, söylenen yalan, bir şeyleri alıp sanki bir hassa imiş, bir varlık gibi gösteriyor olmak. 

 

Bu martavalların daha atom nedir, madde nedir, hele hele enerji nedir bilinmeyen devirlerde kabul edilmiş olması elbette bir nebze kabul edilebilir. Fakat bugün bunu kabul etmekle, yağmurları bulutların arkasında saklanan bir perinin kovayla döktüğünü kabul etmek arasında bir fark yoktur. 

 

Ötesi zaten kolay artık. Tartışmayı, daha doğrusu tantanayı kendi sahasına çekti dinci denen madrabaz. O sahada ne deseniz boş, çünkü zatne o saha safi yalandan, saçmalıktan ibaret.

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
22 dakika önce, anibal yazdı:

 

Önce basit ama kolay anlaşılmayan bir yalan söylersin. Mesela, sıfır hacim yokluk demektir dersin, atomlar şuursuzdur  dersin falan. Burada yalan, atomların şuuru olup olmaması değil, şuur denen zamazingodur. Şuur, cin, peri, deniz kızı, gulyabani veya ruh falan gibi bir uydurmadan ibarettir. Şuur, nesnel yani somut bir mefhum değildir, şurda var, burda yok falan denemez. 

 

Basitçe, söylenen yalan, bir şeyleri alıp sanki bir hassa imiş, bir varlık gibi gösteriyor olmak. 

 

Bu martavalların daha atom nedir, madde nedir, hele hele enerji nedir bilinmeyen devirlerde kabul edilmiş olması elbette bir nebze kabul edilebilir. Fakat bugün bunu kabul etmekle, yağmurları bulutların arkasında saklanan bir perinin kovayla döktüğünü kabul etmek arasında bir fark yoktur. 

 

Ötesi zaten kolay artık. Tartışmayı, daha doğrusu tantanayı kendi sahasına çekti dinci denen madrabaz. O sahada ne deseniz boş, çünkü zatne o saha safi yalandan, saçmalıktan ibaret.

 

 

bu nurcuların atomda akıl şuur  irade can gibi kavramlari araması neden sizce?

Link to post
Sitelerde Paylaş
9 hours ago, akılsızşuursuzatom said:

peki bilime göre  atomda ne var?

 

Konu bilim mi, yoksa nurcu denen angut sürüsü mü?

 

Bilim atomda ne olduğunu hala arıyor, dibini getiremedi hala. CERN'deki hızlandırıcı falan, malum, kaç milyar dolar harcıyor. 

 

Ama bu salak sürüsü nurcular falan, göt gözleriyle şıp diye görüveriyor atomda ne varmış, ne yokmuş, doğru mu?

 

Eğer tuz ruhuna alüminyum atınca, gayet şuurlu bir şekilde hidrojen çıkıyorsa, bu her zaman, her yerde böyle oluyorsa üstelik, demek tuz ruhunun da, alüminyumun da, hidrojenin de şuuru var. O halde, neyin tantanası bu? 

 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, anibal yazdı:

 

Konu bilim mi, yoksa nurcu denen angut sürüsü mü?

 

Bilim atomda ne olduğunu hala arıyor, dibini getiremedi hala. CERN'deki hızlandırıcı falan, malum, kaç milyar dolar harcıyor. 

 

Ama bu salak sürüsü nurcular falan, göt gözleriyle şıp diye görüveriyor atomda ne varmış, ne yokmuş, doğru mu?

 

Eğer tuz ruhuna alüminyum atınca, gayet şuurlu bir şekilde hidrojen çıkıyorsa, bu her zaman, her yerde böyle oluyorsa üstelik, demek tuz ruhunun da, alüminyumun da, hidrojenin de şuuru var. O halde, neyin tantanası bu? 

 

 

 

aslında atomların evrenin her yerinde aynı  hareket etmesi belli yasalara uyması onları şuursuz yapmaz mı? Sonucta  kendi iradeleriyle bir iş yapamıyor  zorunlu olarak oluyor?

Link to post
Sitelerde Paylaş
9 hours ago, akılsızşuursuzatom said:

aslında atomların evrenin her yerinde aynı  hareket etmesi belli yasalara uyması onları şuursuz yapmaz mı? Sonucta  kendi iradeleriyle bir iş yapamıyor  zorunlu olarak oluyor?

 

Sen başka yasalara mı uyuyorsun? Aynı yasalarla, aynı şekilde davranıyorsun, hiç bir farkın yok. Bu nurcular yerçekimine tabi olmayıp, keramet gösterip uçup gidenlere de inanıyor ona bakarsan. 

 

Bu şuur muur teranelerine inananlar, şu adamın şeyh olup uçtuğuna da inandı, vaziyet yeterince açık di mi?

 

 

 

 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

şuur kelimesi arabi bir kelime Kur'an da da çokça geçer.şiir de aynı köktendir.belki şiir şuura hitap ettiği veya şuurlu bir hal oluşturduğu için o ismi almış olabilir

kabaca şuur idrak etme hiss etme sezme ilim ile bilme gibi manalara gelir

misal karınca suresinde: hz süleymanın askerlerinin sizi hisssetmeden sezmden farkınıza varmadan sizi ezebilir diyor  o yüzden meskenlerine çekilin der

zira karınca küçük ayak altında fare kedi gibi büyük bir şey değil ki görülsün hissedilsinde basılmasın 

yine şehitler diridir ancak siz sezemezsiniz ayettinde de şuur kullanılmış

 

malum canlılığa diriliğe işaret eden şey harekettir  o yüzden nabızla kalb hareketi dinlenilir varsa sağdır

uyku ile ölümün kardeşliği hareketsizlikte orak olmalarıdır uykuda ölmüş kişiyi anlamak o yüzden zordur

 

şehitler hareketsiz göründükleri için ölü sanılır ancak diridirler 

bunu saatin saniye ve yelkovanı gibi anlayabiliriz

saniye kolu sürekli hareket eder ve saatin çalıştığı hemen anlaşılır saniye kolu kopsa durmuşmu çalışıyor mu belli değil uzun üreden sonra akrep yelkovan yerdeğiştirse o zaman anlaşılabilir

ancak ilk bakışta akrep ve yelkovan hareketli olduğu halde hareketli gözle farkedilmediği için durgun gibi görünür ancak durgun değil hareket halinde

 

işte akrep ve yelkovanın hareketinin algılanmaması ve ya algılanması şuur ile ifade edilebilir

 

idrak için daha çok akletme fehm ve fıkh etme kullanılır 

bilinç altı için tahtel şuur deniliyor

ancak bilinç anlamında şuur kullanılması pek sık değil

anlama bilme akletme idrak etme daha uygun diye düşünüyorum.

 

bir kişi hasta ise elemini kendi çeker yaşar bilir şuur eder hisseder

doktor ise sadece dıştan o hastalığa belli emarelerle bilir vakıf olur

o yüzden şuur daha çok iç batıni bir farkındalık

bilme bilinç daha çok dışa yöneliktir diye düşünüyorum.

 

atomda şuur olması için ruhi akli bir hayat canlılık olması lazım gelir

ancak daha çok dizayn edilmiş bir ev gibi veya anahtar ile kilit gibi belli atomlar bir araya geldiğinde belli reaksiyonlar meydana gelir

zira atomdaki dizilişler enerji seviyeleri moleküller bağlar elektron alışverişi v.s atomun bizzat algıladığı yaptığı şeyler değilde ona dışardan kazandırılmış dizayn edilmiş

 demek daha doğru olur.misal şuur idrak olsa 

elektron  verecek olan atom her gün ben elektorn veriyorum bu sefer de sen ver demesi lazım:)

veya ortak ekektron kullanımında  kullanıma karşı çıkması lazım

veya bu sefer yalnız kalmak istiyorum başım ağırıyor bağ kurmak istemiyorum bu gün git yarın gel gibi şuursal bir idraka sahip olması lazım

ancak böyle şeyler yok tüm şartlarda robot gibi aynı şeyleri yapmaya zorlanmaktadır.

Link to post
Sitelerde Paylaş
8 hours ago, nogodbutAllah said:

 

atomda şuur olması için ruhi akli bir hayat canlılık olması lazım gelir

ancak daha çok dizayn edilmiş bir ev gibi veya anahtar ile kilit gibi belli atomlar bir araya geldiğinde belli reaksiyonlar meydana gelir

zira atomdaki dizilişler enerji seviyeleri moleküller bağlar elektron alışverişi v.s atomun bizzat algıladığı yaptığı şeyler değilde ona dışardan kazandırılmış dizayn edilmiş

 demek daha doğru olur.misal şuur idrak olsa 

elektron  verecek olan atom her gün ben elektorn veriyorum bu sefer de sen ver demesi lazım:)

veya ortak ekektron kullanımında  kullanıma karşı çıkması lazım

veya bu sefer yalnız kalmak istiyorum başım ağırıyor bağ kurmak istemiyorum bu gün git yarın gel gibi şuursal bir idraka sahip olması lazım

ancak böyle şeyler yok tüm şartlarda robot gibi aynı şeyleri yapmaya zorlanmaktadır.

 

 

Siz nasıl bir salaksınız böyle? Sen atomdan mütevellit değil misin? Sanki başak bir bok mu var sende, atomlardan başka? Ha, tabi, götüm var, o halde ruh var falan diye o götünden boktan teraneler uyduradabilirsin, ama bu o teraneleri de atomların uydurduğu gerçeğini değiştirmez.

 

Sen hangi adamın, kadına, hep sen doğuruyon, bu defa da ben doğuracağım dediğini gördün ki, atom hep elektron veriyom, bu kez de alayım desin?

 

Zaten tüm şartlarda robot gibi yaşıyorsun, sadece farkında değilsin. Buyur, bir hafta sıçmamayı, işememeyi dene bakalım, becerebiliyor musun? Söyle o şuurunla da, kalbin atmayıversin, yoruluyor yazık, di mi?

 

 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, anibal yazdı:

 

 

Siz nasıl bir salaksınız böyle? Sen atomdan mütevellit değil misin? Sanki başak bir bok mu var sende, atomlardan başka? Ha, tabi, götüm var, o halde ruh var falan diye o götünden boktan teraneler uyduradabilirsin, ama bu o teraneleri de atomların uydurduğu gerçeğini değiştirmez.

 

Sen hangi adamın, kadına, hep sen doğuruyon, bu defa da ben doğuracağım dediğini gördün ki, atom hep elektron veriyom, bu kez de alayım desin?

 

Zaten tüm şartlarda robot gibi yaşıyorsun, sadece farkında değilsin. Buyur, bir hafta sıçmamayı, işememeyi dene bakalım, becerebiliyor musun? Söyle o şuurunla da, kalbin atmayıversin, yoruluyor yazık, di mi?

 

 

 

 

Hiçbir şeyi  biz yapmiyorsak kendimizi  kontrol  dahi edemiyorsak.elbette bizi de yenileyen bir tanri vardır.Ayrica yukarıda  demişsiniz atomlar yasalara  uyuyor diye evet bende iradeleri şuurlari olmadıkları  icin uymak zorunda dedim.

Link to post
Sitelerde Paylaş
8 hours ago, akılsızşuursuzatom said:

Hiçbir şeyi  biz yapmiyorsak kendimizi  kontrol  dahi edemiyorsak.elbette bizi de yenileyen bir tanri vardır.Ayrica yukarıda  demişsiniz atomlar yasalara  uyuyor diye evet bende iradeleri şuurlari olmadıkları  icin uymak zorunda dedim.

 

Hala mı aynı saçma salak şey? Önce bir ne dediğinden emin ol, ondan sonra. Evet hiç bir şeyini kontrol falan edemiyorsun, bir atom yığınından ibaretsin. Sande aynı yasalara uyuyorsun ve elbette iraden şuurun falan yok, yeterince açık söylemedik mi?

 

Ama tabi sonrası, gene tipik dinci boklaması; çişimi yapıyom, popom kuru kalıyo, demek ki tanrı var. Yaptığınız bundan ibaret bir dombalaklık, kepazelik ve rezillik sadece. Ne alaka, işte atom ortada ve bunları ve şunları yapıyor, neyin tanrısı bu? 

 

Sıçman için birinin seni sikip götüne bok mu doldurması gerekiyor, bunu bir cevapla sen, ötesi kolay.

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
21 hours ago, akılsızşuursuzatom said:

aslında atomların evrenin her yerinde aynı  hareket etmesi belli yasalara uyması onları şuursuz yapmaz mı? Sonucta  kendi iradeleriyle bir iş yapamıyor  zorunlu olarak oluyor?

 

Şuur dediğin şey karar mekanizması gerektirir. Yani karar değiştirebilme özelliği de gösterebilmeli. 

Madde aynı koşullarda hep aynı şekilde davranıyorsa arkasında şuur olduğunu nasıl ispatlarız?

Ve bu şuurun varlığı nasıl oluyor da cinleri, şeytanları ve fillerin kafasına ısıtılmış taş atan kuşları beraberinde getirmek zorunda kalıyor? 

Link to post
Sitelerde Paylaş
On 23.02.2020 at 13:47, nogodbutAllah yazdı:

misal karınca suresinde: hz süleymanın askerlerinin sizi hisssetmeden sezmden farkınıza varmadan sizi ezebilir diyor  o yüzden meskenlerine çekilin der

zira karınca küçük ayak altında fare kedi gibi büyük bir şey değil ki görülsün hissedilsinde basılmasın 

yine şehitler diridir ancak siz sezemezsiniz ayettinde de şuur kullanılmış

 

Sayın hocam,

 

Bir tarafta bir takım elementlerin tepkimesi sonucu ortaya reaksiyonu gözler önüne seriyor, siz halen konuşan karıncadan bahsediyorsunuz. Karınca konuşur mu hiç yahu? Belirtilen ayette karınca baya baya gramer kullanarak konuşma yapıyor. Yapmayın etmeyin. Gülüyorum bu durumlara. Vallahi komik geliyor bana böyle şeyler. 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...