Jump to content
Kindi

Allahı neden göremiyoruz

Recommended Posts

Bir saat önce, Kindi yazdı:

 

yazıdaki anafikir sanat mı  yoksa sanat değil mi değil , ayrı bir başlık konusu kainat sanat mı değil mi 

yazının anafikiri

 

sanat olmasa bile kötü bir resimde bile berbat bir arabada bile eserin faili vardır. Bu fail ilmiyle vardır ustalığıyla vardır cismiyle yoktur.

Ben fail aramam. Tadi kaciyor.

Arabaya bakinca, kim yapmistan cok nasil yapmisa takilirim.

Sen sanatkar deyince bende bir sanat olmaliki sanatkar aramaliyim demeye getirdim.

Bak simdi,

Araba dedin , ondan gideyim. Araba insan tarafindan yapilmis, bunu ögrendik mi. Ne oldu ,araba birden siradanlasti. Tüm önemini yitirdi.

Simdi sen kalkar bana evreni tanri yaratti dersen , benim gözümde muhtesem olan o yapi , benim gözümde gercekten sanat ötesi bu yapi ne olur sence. Bir halt degilmis demekki. Ben ona duydugum o ilgiyi , hayranligi kaybederim. Sen beni hayattan sogutmak mi istiyorsun?

Büyü bozulsun diye inanmiyormusluk yapmiyorum.Söyleyeyimde yanlis anlama.

Gercekten sanat yok ortada. Birseylerin olacagi tutmus ve evren denilen sahaser ortaya cikmis. Düsünsene, üzerinde yasadigimiz bu gezegende olmasaydik yinede burada olacakti bu evren.

Aslinda onada bazen sag bazen sol gözümle bakarim. Arada cok cirkin bir sahaser oluyor, arada da inanilmaz güzel.

Söyle birsey de var,

Birseyleri daha iyi ögrendikce bir taraftan önemini yitiriyor , bir taraftan degeri artiyor sende. 

Yani, evrene ne oldugunu , nasil oldugunu bilmeden ölmeyi tercih ederim. 

-Evren mi? Tanri yapmis iste ne var? -demek cok agir gelir bana, utanirim.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, gezenbocuk45 yazdı:

Tanrı kavramı baştan çöküyor zaten. Ne bir hareketi ne bir izi hiçbir somut bir kanıtı yok ortada. Siz sadece var diyorsunuz. Bence var diyebilirsiniz buna bir şey diyemem. Bir şeyin kendi kendine olması neden garip geliyor? Neden illa biri yapmak zorunda? En basiti Hidrojen ile oksijen bağ yaparken kendi kendine oluyor. Biri müdahale etmiyor. 

 

Kainatta meydana gelen hadiseler Allaha verilmeyip sebeplere verilirse kainattaki birçok unsurun ve sebebin her bir canlının varlığına müdahale etmesi gerekir. Halbuki sinek gibi küçük bir varlığın vücudunda çeşitli ve birbirine zıt sebeplerin hassas, ölçülü ve tam bir ittifakla meydana gelmeleri sebeplerin yaratıcı olmadığını gösterir. Sineğin küçücük cismi kainattaki çoğu unsurla ve sebeple alakalıdır. Eğer o sineğin yaratılışı Allaha verilmesse sebeplerin sineğin yaratılışında hazır bulunması o sineğin küçücük cismine girmesi gerekir. Hatta sineğin küçücük cismindeki gözündeki bir hücreye girmesi lazım. Eğer maddi sebepler yaratma gücü varsa neticesinin yanında içindede bulunması gerekir. Sineğin iğne ucu gibi gözünde ve ayaklarında , göz ve ayaklarından daha küçük hücrelerin içinde sebeplerin bulunup usta gibi çalışması lazım

 

düşünsene insanda ayak olması ve yaratılış kanunu başka olan bir yumurta sıvısından oluşan civcivde ayak olması sence bir Allahın olduğu fikrini vermiyor mu 

 

basit şuursuz,kudretsiz,ilimsiz atomlar zerreler bu kainattaki olayları seni ,senin dilini gözünü, kulağını, duymayan görmeyen tat almayan basit maddeler nasıl yapıyor

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, nogodbutAllah yazdı:

organik kimya başta olmak üzere ileri düzeyde kimya dersleri gördük

atomların elektron dizilişi moleküllerin oluşması ve bağ sayıları o bağların oluşması esnasında enerji oluşması bağı kırmak için dışardan enerjinin verilmesi hepsi ölçülüdür

carbon 6 elektron oksijen 8 elktron bulundurur

en yakın kararlı neondur elektronları 10 dur carbon 4 elektron alarak veya ortak kullanarak 4 bağ oluşturur bu yüzden canlılıkta merkez temel atomdur

oksijen 8 dir en yakın neona 2 elektron ortaklaşa kullanarak bağ oluşturur iki oksijen o2 molekülü olur 

o2 hayati moleküldür su hayati moleküldür tüm moleküller kararlı yapıdadır  kararlı yapı ince bir düzen ve dizayn demektir

CO2 de 2 oksijen iki elektron toplam 4 elektron ile 6 olan C ile kararlı yapı oluşturur CO2 de hayati moleküldür

şayet oksijen az olursa CO yani karbon monoksit oluşur ve bu zehirlidir kararlı yapı oluşturmak için gider

kandaki hemoglobine bağlanır daha kararlı olan O2 molekülünden daha fazla hemoglobine bağlanma meyline sahip

o yüzden kanda oksijen taşınmadığı için insan boğulur zehirlenir ölür

CO2 kanda aynen oksijen gibi taşınan bir gaz ancak zehirleme olmaz tam tersi kandan uzaklaştırılır ve oksijenin bağlanmasına mani olmaz.

kanın oksijenlenmesi çok üst düzey bir işlemdir.koronada ki boğulma da akciğerlerdeki bronşların oksijen alışverişi yapamaması nedeni ile boğulma meydana gelir.

belli teknikler ile akciğer olmadan kanın  bellir süre oksijenlenmesi için değişik çalışmalar var ancak yeterli başarı elde edilemedi.

 

güneşte ki he ve h dönüşümleri de böyledir  ince hesap vardır.

 

öyle tesadüfen oluşması mümkün değil

 

molekül bir nevi atom harflerinden  belli şartlarda  meydana gelen anlamlı kelime gibidir

 

tesadüfen bir maymun klavye ye tesadüfen bassa  istiklal marşının ilk kıtasını ilk satırını oluşturması ne kadar imkan dahilinde ise tesadüfen molekül de o kadar imkan dahilindedir.

hele hücre doku organ sistem sistemler organizma oluiması ise daha üst düezey bir iştir.

 

 

Hidrojen ile oksijen tepkimeye kendi kendine girer. Dışarıdan bir müdahale yok. Çünkü bu elementlerin bağ kurması enerji denen kavram sayesinde olur. Bu enerji evrende hep var olan birşeydir. Evrene dışarıdan enerji girişi yok. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, Kindi yazdı:

basit şuursuz,kudretsiz,ilimsiz atomlar zerreler bu kainattaki olayları seni ,senin dilini gözünü, kulağını, duymayan görmeyen tat almayan basit maddeler nasıl yapıyor

Başta demiştim tanrıyla ilgili somut bir kanıt yok diye. Senin o akılsız şuursuz dediğin atomlar sayesinde canlılık oluştu. Sizin dediğiniz gibi atomu bir basit tuğla olarak düşünmeyin. 4.5 milyar yıl önce dünya oluştu nerdeyse 1 milyar yıl sonra canlılık oluşmaya başlıyor. Bu canlılık olayı bilimsel olarak kanıtlandı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 

Bir saat önce, Kindi yazdı:

geta oyun da değil bulmaca da değil hakikatin ta kendisi

 

o kadar eminsin yani!

amaç ne amaç? tanrı beni bulun mu diyor?

bu mu hakikat? bu bildiğin oyun!

 

hakikat ne biliyor musun:

türkiye'de çocuğuna harçlık veremediği için intihar eden bir baba

etiyopya'da kuraklık/kıtlık dönemlerinde göç yollarında iki çocuğundan daha zayıf olanını mecburen ölüme terk eden bir anne...

örnekleri çoğaltayım mı?

işte hakikat, işte gerçek bu!

ve bu gerçeği görmekten aciz olan senin tanrın!

 

deprem olsa, bugün oturduğun ev başına çökse, en dipte kalsan ancak küçük bir hava deliği bulsan, seni 7 gün yaşatacak bir delik,

ama yardım ekibi seni 8. gün bulsa, yani sen tam öldükten sonra.

bu ne demek biliyor musun?

7 gün aç susuz, sadece idrarını içerek, havasız bir ortamda, kan ter içinde, acılarla geçecek bir 7 gün!

örnekleri empati yap diye veriyorum, bu 7 dakika olur, 7 saat olur, 7 yıl olur...

mesele şu, ben neden iradem dışında bir survivor'ın içinde buluyorum kendimi?

hiçbir tanrı bu kadar gaddar, bu kadar ahlaksız, bu kadar şerefsiz olamaz!

 

başımıza gelenler biri tarafından planlanmıyor, neden-sonuç ilişkisi içinde gelişiyor!

 

bu evreni verdiğin örnekler üzerinden anlamlandıramazsın!

anlamlandırırsın da bu seni bağlar.

bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz!!.

dahiyane bir çıkarım!

peki sonra?

sonra bu muhtarın bilmem kaç tane karısı olacak

bütün köy halkı onun kölesi olacak

herkes muhtara ibadet edecek

herkes yerini, haddini bilecek

başına kötü şeyler geldiğinde de muhtara teşekkür edecek

bir şey yiyecekken muhtara soracak

of...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, Kindi yazdı:

basit şuursuz,kudretsiz,ilimsiz atomlar zerreler bu kainattaki olayları seni ,senin dilini gözünü, kulağını, duymayan görmeyen tat almayan basit maddeler nasıl yapıyor

Başta demiştim tanrıyla ilgili somut bir kanıt yok diye. Senin o akılsız şuursuz dediğin atomlar sayesinde canlılık oluştu. Sizin dediğiniz gibi atomu bir basit tuğla olarak düşünmeyin. 4.5 milyar yıl önce dünya oluştu nerdeyse 1 milyar yıl sonra canlılık oluşmaya başlıyor. Bu canlılık olayı bilimsel olarak kanıtlandı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 saat önce, Kindi yazdı:

 Descartes der ki :

 

İnsan aklı sınırlıdır, Allah sınırsızdır. 

Sınırlı insan aklında sınırsız Allah fikri oluşmaz

Sınırlı insan Aklında sınırsız Allah fikri varsa Allah vardır. 

 

Zati ve Subuti sıfatlarıyla birlikte 99 isimiyle inandığımız Allah fikri insan zihnini aşan bir kavramdır. İnsan bunu tek başına kafasında kuramaz

 

Kıçından uydurma!

Bana ne Descartes´ten ve kendisi Arap putunun ismini bu şekilde ağzına almamıştır.

Bu kurnazlığı daha evvel başka birisi hakkında da yapmıştın.

Ve bu 99 isim zımbırtısını nereden buldun, hadislerden olmasın?:0_80cbc_37a71a73_L:

Ayrıca son cümlenle taptığın Muhammedin yalancı olduğunu itiraf ediyorsun!

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 saat önce, Kindi yazdı:

 

Kainatta meydana gelen hadiseler Allaha verilmeyip sebeplere verilirse kainattaki birçok unsurun ve sebebin her bir canlının varlığına müdahale etmesi gerekir. Halbuki sinek gibi küçük bir varlığın vücudunda çeşitli ve birbirine zıt sebeplerin hassas, ölçülü ve tam bir ittifakla meydana gelmeleri sebeplerin yaratıcı olmadığını gösterir. Sineğin küçücük cismi kainattaki çoğu unsurla ve sebeple alakalıdır. Eğer o sineğin yaratılışı Allaha verilmesse sebeplerin sineğin yaratılışında hazır bulunması o sineğin küçücük cismine girmesi gerekir. Hatta sineğin küçücük cismindeki gözündeki bir hücreye girmesi lazım. Eğer maddi sebepler yaratma gücü varsa neticesinin yanında içindede bulunması gerekir. Sineğin iğne ucu gibi gözünde ve ayaklarında , göz ve ayaklarından daha küçük hücrelerin içinde sebeplerin bulunup usta gibi çalışması lazım

Bunlar Said Nursi´se ait!

 

6 saat önce, Kindi yazdı:

düşünsene insanda ayak olması ve yaratılış kanunu başka olan bir yumurta sıvısından oluşan civcivde ayak olması sence bir Allahın olduğu fikrini vermiyor mu 

basit şuursuz,kudretsiz,ilimsiz atomlar zerreler bu kainattaki olayları seni ,senin dilini gözünü, kulağını, duymayan görmeyen tat almayan basit maddeler nasıl yapıyor

Yukarıdakilerini yazan, bunları bu şekilde yazmaz!

 

Ya sende kişilik ayrıklığı var, ya emek hırsızlığı yapmayı seviyorsun ya da Said Nursi´nin adını burada anmaya utanıyorsun!:D

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, Geta yazdı:

hiçbir tanrı bu kadar gaddar, bu kadar ahlaksız, bu kadar şerefsiz olamaz!
 

 

Muhterem

Evet; zurnanın zaarrrt dediği nokta, tam olarak burası aslında.:D

Buraya damlayan tebliğci safkan müslümanlar, bu yalın gerçeği habire görmezden gelirler. Taptıkları Arap putuna her türlü güzel methiyeler düzme konusunda sınır tanımazlar, ama iş dünyada her gün cereyan eden vahşetten de sorumlu olması gerektiğine gelince, iki yüzlülük ve çifte standart uygulamakta bir sakınca görmezler.

Efendim, neymiş...miş? İmtihan, çünkü taptıkları tanrıya gaddar, ahlaksız demeye dilleri varmıyor. Çünkü tahtalı köyde kebap olmaktan korkuyorlar.

Halbuki her an kendi kardeşleri veya kendi küçük çocuklarının da günün birinde tecavüze uğrayabileceğini, akıllarının ucuna getirmek istemezler.

İşte o zaman harbiden görmek isterdim, o morarmış hallerini!

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 saat önce, Geta yazdı:

 

 

o kadar eminsin yani!

amaç ne amaç? tanrı beni bulun mu diyor?

bu mu hakikat? bu bildiğin oyun!

 

hakikat ne biliyor musun:

türkiye'de çocuğuna harçlık veremediği için intihar eden bir baba

etiyopya'da kuraklık/kıtlık dönemlerinde göç yollarında iki çocuğundan daha zayıf olanını mecburen ölüme terk eden bir anne...

örnekleri çoğaltayım mı?

işte hakikat, işte gerçek bu!

ve bu gerçeği görmekten aciz olan senin tanrın!

 

deprem olsa, bugün oturduğun ev başına çökse, en dipte kalsan ancak küçük bir hava deliği bulsan, seni 7 gün yaşatacak bir delik,

ama yardım ekibi seni 8. gün bulsa, yani sen tam öldükten sonra.

bu ne demek biliyor musun?

7 gün aç susuz, sadece idrarını içerek, havasız bir ortamda, kan ter içinde, acılarla geçecek bir 7 gün!

örnekleri empati yap diye veriyorum, bu 7 dakika olur, 7 saat olur, 7 yıl olur...

mesele şu, ben neden iradem dışında bir survivor'ın içinde buluyorum kendimi?

hiçbir tanrı bu kadar gaddar, bu kadar ahlaksız, bu kadar şerefsiz olamaz!

 

başımıza gelenler biri tarafından planlanmıyor, neden-sonuç ilişkisi içinde gelişiyor!

 

bu evreni verdiğin örnekler üzerinden anlamlandıramazsın!

anlamlandırırsın da bu seni bağlar.

bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz!!.

dahiyane bir çıkarım!

peki sonra?

sonra bu muhtarın bilmem kaç tane karısı olacak

bütün köy halkı onun kölesi olacak

herkes muhtara ibadet edecek

herkes yerini, haddini bilecek

başına kötü şeyler geldiğinde de muhtara teşekkür edecek

bir şey yiyecekken muhtara soracak

of...

 

 

kasedi sürekli başa sarıyorsun 

 

konu başlıklarından kopuyorsun 

 

daha önceden anlattım şimdi gene anlatıyorum 

 

Mükemmellik bir şeyin yapılış gayesine uygunluğudur ve bir şeyin hedefine ulaşmasıdır. Mesela uçmak isteyen bir kişiye Dünyanın en iyi gemisini verelim haliyle bu kişi hedefine ulaşamayacağından gemi o kişiyi memnun etmeyecektir. Sonuç olarak gemi ne kadar güzelde olsa o kişi için kötü kabul edilecektir hoşnut kalmayacaktır. Bir örnek daha verelim bir kişinin isteklerini gidermenin en iyi kaynağı paradır. Mesela milyonlarca dolar limiti olan bir kredi kartının olması senin için mükemmel bir durumdur. Farz edelim ıssız bir adaya düştün cebinde yalnızca o kredi kartı var gece soğuk açsın ve yabani hayvanların sesi geliyor korkuyorsun şimdi o kredi kartının senin açından değeri nedir gereksizdir değil mi? Çünkü hiçbir işine yaramıyor. Elinde olsa bir bıçak için veya bir paket makarna için o milyon dolarlık kredi kartını verirsin halbuki adaya düşmeden önce bunların hepsinden bir elmadan daha değerliydi senin için fakat ada da elma o milyon dolarlık kartından daha değerli

Bu iki örnekten yola çıkarak anlıyoruz ki mükemmellik içinde bulunulan şartlar ve amaca göre ele alınmalıdır. Neye gerekli ve ne için yapıldı sorularıyla ele alınmalıdır. Basit gördüğümüz, hata zannettiğimiz, eksiklik olarak baktığımız nice şey vardır ki yerine göre anlamlıdır eksik değildir hatta mükemmeldir.

Şimdi sorumuza geri dönelim Allah her şeyi mükemmel yaratıyorsa neden çirkinlikler, hastalıklar, engelli insanlar? Az önce örneklerimizde de olduğu gibi mükemmellik amacına göre ele alındığında ne kadar mükemmel bir şekil aldığına bakıyorduk

O zaman kainatın yaratılış amacını inceleyelim ve bu amaçlara göre eksik çirkin gördüğümüz şeylere bakalım

Kainatın yaratılış amacı

1-      Allahı tanımak

2-      Allahı tanıtmak

3-      Allahın kuluna gösterdiği muhabbetin karşılığında kulun Allaha göstereceği samimiyeti ortaya koymak adına elmas ve kömür ruhluların ayrılması için imtihan sırrı

 

Şimdi evrenin mükemmelliğine bu yönlerden bakalım ilk olarak insan Allahın yarattıklarını nasıl tanır onları inceleyelim. İnsan bir şeyin derecelerini kıyasla tanır. İnsanın kıyas yapabilmesi için zıttının bilmesi lazım. Kendimizi her yerin sadece ışığın olduğu ışığın zıttı karanlığın hiç bulunmadığı bir yerde hayal edelim. Acaba aydınlıkta olduğumuzu fark edebilir miydik? Tabi ki Hayır. Karanlıksız bir ışık bilinmez ne zaman bir karanlıkla sınır çekilse o zaman ışık bilinir. Sürekli aydınlıkta olan birisi karanlığı farkedemez çünkü hiç görmemiştir.

Bu kainatta ışık-karanlık, iyilik-kötülük, lezzet-acı, sıcaklık-soğukluk, hidayet ve dalalet birbirine karşı gelmesi ve birbirinin içine girmesi bir hikmet içindir.

Bu hikmeti anlamak için şöyle bakalım; kötülük olmassa iyilik bilinmez, üzüntü olmassa sevinç bilinmez, karanlık sayesinde aydınlığın mertebeleri bilinir aynen öyle çirkinlik sayesinde güzellik bir çok hakikat mertebelerine derecelerine ulaşır. Öyleyse tanıtmak için yaratılan her bir şey veya kavram güzeldir. Birçok güzelliğin açığa çıkmasına sebep olan bir çirkinliğn olmaması daha büyük bir çirkinliktir kötülüktür.

İkinci maddeye geldiğimizde Allahın kendini tanıması için gene örnekler üzerinden gidecem , şöyle düşünün çok çok güçlü zengin varlıklı bilgili yetenekli bir insansın hiçbir şeye ihtiyacın yok. O  halde Allahı tanıyamazdın tanıyamadığın gibi böyle bir hayattan mutlu olmazdın. Eğer hastalık olmasaydı Allahın şafi ismini tanıyamazdık. O halde hastalık güzeldir deriz. Allahın kudretini tanıyabilmemiz için zayıf Samed(herşeyin Allaha muhtaç olması,Allahın hiçbir şeye muhtaç olmaması) ismini tanıyabilmemiz için ihtiyaç sahibi , onun Kerim ismini tanıyabilmemiz için cömert oluşunu anlayabilmemiz için fakir olarak yaratılmamız lazım.

Üçüncü  olarak insanların bu dünyada sevap kazanıp ahirete gitmesini sağlayan imtihan sırrınıa geldik. Allahın rızasını kazabilmemi için onu tanımalı ve ona ihtiyaç hissetmeliyiz. Bir kişi ne kadar açsa yemekten aldığı lezzet o derece çok olur. Acizliğimiz ve zayıflığımız nispetinde Allahın işlerimizi görebileceni anlarız. Bu sayede Allahı daha fazla hatırlarız. Hatırladıkça Allahın rızasını kazanırız.

Allah bazen insanın ayağını alır onun karşılığında ahirette pek çok şey verir. Ayağını alırsa o kişinin aczini fakrini hissettirir kalbini kendisine çevirtip o insanın duygularını genişletirse o insanın ayağını almakla o insana pek çok şey vermiş olur. Görünürde olmasa bile hakikatte bu ona Allahın lütfudur. Tıpkı şehit edip cenneti vermesi gibi.

 

Bahar mevsiminde fırtınalı yağmur, çamurlu toprak perdesi altında sonsuz güzel çiçek ve bitki tebessümleri saklanmıştır.

 

 Kainattaki olaylar ya bizzat güzeldir yada neticeleri itibariyle güzeldir.

 

Amaçlarına hizmet ettiklerinden dolayı gördüğümüz bazı olaylarda kusur ve zayıflık değil aksine birer mükemmellik örnekleridir.

 

Bir kişinin bir şey üzerinde hak idda edebilmesi için onun sahibi olması lazım. Bir kişiden emanet olarak aldığımız bir malı sahibi geri istediğinde onu vermemezlik yapamayız ya da neden geri alıyorsun diyemeyiz. Aynen öyle kainattaki sahip olduğumuz her şey Allahın malıdır. Kişi Allahın vermediklerinden veya aldıklarından dolayı Allaha isyan edemez. Çünkü gerçekte hiçbir şeyin sahibi değiliz.

 

Bir sanatkar dışarıdaki bir miskin adamı ve paraya ihtiyacı olan adamı bir model olarak alsa yaptığı elbiseyi onun üzerinde denese kısalsa biçse adamı oturtup kaldırsa adam kalkıp diyebilir mi ki bana zahmet veriyorsun böyle yapma dese ne kadar divanece hareket etmiş olur. Aynen Allahta bize beden elbisesini vermiş onu kesip biçiyor ondan sanatını meydana getiriyor. Bizi yokluktan varlığa çıkarmış ve bize bunun sonucunda cenneti verecek.

 

Veya dışarıdan bir adam gelse bana 500 lira verse sana 1000 lira verse kalkıp ta ben o adama bana neden 500 TL verdin diyebilir miyim? Zira 500 de 1000 de bir talimatla verildi. İkimize de bir amaç için emanet edildi. Belki 500 ü binle değiştirmek mümkün değil ama talimatı okuduğunda o 500 ü nasıl milyonlar yapacağın yazıyor. Hayata sıfırdan atılıp milyoner olan ama cebinde milyonları miras bulup beş parasız kalan insanlar vardır. Mesele nasıl başladığı değil nasıl kullandığındır. Hayata başlarken sana adil gelmeyebilir ama onu güzel kullandığında çok şeyler elde edersin aynen örnekteki gibi

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
18 saat önce, gezenbocuk45 yazdı:

Başta demiştim tanrıyla ilgili somut bir kanıt yok diye. Senin o akılsız şuursuz dediğin atomlar sayesinde canlılık oluştu. Sizin dediğiniz gibi atomu bir basit tuğla olarak düşünmeyin. 4.5 milyar yıl önce dünya oluştu nerdeyse 1 milyar yıl sonra canlılık oluşmaya başlıyor. Bu canlılık olayı bilimsel olarak kanıtlandı.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 30.04.2020 at 05:17, Kindi yazdı:

Bir eserin sanatkarı, varlığı ile o eserin içinde değil dışındadır..Mesela: matematik kitabının profesörü, varlığı ile matematik kitabının içinde aranmaz "Bana matematik kitabının içinde profesörü göster" denilmez. Evet, matematik kitabı, profesörü tanıtır. Fakat o kitap, profesör olamaz. Profesör, o kitabın içinde ilmi ile mevcuttur. Ve o kitap, ilmi ile profesöre şâhittir. Hem mesela: sanatlı bir tablo, ressamsız olamaz. Ressam, vücudu ile o tablonun içinde görünmez...Fakat o tablodaki resim, ressamı tanıtır...Şimdi biri dese ki: "Ben tabloda ressamı göremiyorum. Bana ressamı gösterin. Yoksa; ressamın varlığını kabul etmeyeceğim." Ne kadar komik duruma düşer.Hem yine mesela: saati yapan usta, varlığı ile saatin içinde değil, dışındadır."Saatin içinde saatçiyi göremiyorum. Öyleyse bu saati, bir saatçi yapmamıştır" demek; yanlıştır. O saat, kendisindeki sanat ile saatçiyi tanıtır....Aynen öyle de; şu muntazam kainatın Sanatkarı olan Allah, varlığı ile kainatın içinde değil, dışındadır. Kainattaki nihayetsiz intizam, ölçü, denge ve ölçülü düzgünlük; sonsuz bir ilim, irade ve kudret sahibi Allah'ın varlığına delil olur...

ressam öldüğü için göremiyoruz.Allah da öldü mü? :)

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 dakika önce, mirasyedi yazdı:

ressam öldüğü için göremiyoruz.Allah da öldü mü? :)

 

 

 

 

Evet vak vak amca haklısın

 

bak böyle hiç düşünmemiştim

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, Kindi yazdı:

Mükemmellik bir şeyin yapılış gayesine uygunluğudur ve bir şeyin hedefine ulaşmasıdır.

 

bu dünya için kusursuz diyen sensin. ben niye kusur var diye sormuyorum.

sen her şeyi mükemmel gördüğün için, ortada mükemmel bir sistem yok diyorum.

bu bakışınla, bu mantığınla meselelere yaklaşırsan, eğer bir tecavüzde de hikmetler ararsan, sen artık düşünme yetini kaybetmişsin derim!

zaten sen düşünmüyorsun. benim de daha önce okuduğum kitapları tekrar edip duruyorsun!

bir ara fetö'nün kitapları peynir ekmek gibi satardı bu ülkede. şimdi hepsi çöplüklerde. senin okuduklarının da gideceği yer orasıdır.

fetöcüler bir masala inandırıldılar. kandırıldılar. acıyorum onlara. sadece fetöcülere değil bir cemaate/tarikata kapılıp

falan hocanın filan şeyhin kuyruğu olup aklını başkasına kiralayan bütün zavallılara acıyorum...

 

başlıktan sapma mevzuuna gelince.. sen istediğin gibi kafandakileri başka konularla ilişkilendirebiliyorsun.

velev ki ben başlıktan kopmuş olayım.. senin bu başlık altında yazdığın ilk iletinden çok zorlarsan ancak "deizm" çıkar.

her şeyin sahibi varsa, evrenin de sahibi var.. buraya kadar deizm. 

en azından felsefi bir değer biçerim bu fikre. deizmin dayandığı nokta da budur.

ancak... yok evreni bizim onu tanımamız için yarattı, yok biz imtihandayız, yok g.tünün kıllarını şöyle kesecen..!

yok elmas ruhlular, kömür ruhlular.. bundan sonrası berbat bir edebiyat!

bilim dışılığı geçtim, edebiyat tarafı bile beş para etmez!

 

gece olmasaymış gündüzün değeri bilinmezmiş...

ben sana dayanılmaz acılardan, katlanılamaz çirkinliklerden örnekler veriyorum.

böyle bir tanrı ancak sadist, manyak, psikopat bir tanrı olabilir!

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 30.04.2020 at 22:32, Kindi yazdı:

İnsan aklı sınırlıdır, Allah sınırsızdır. 

Sınırlı insan aklında sınırsız Allah fikri oluşmaz

Sınırlı insan Aklında sınırsız Allah fikri varsa Allah vardır. 

Sınırlı insan aklı ile Zeus fikri oluştu. Demek ki Zeus ta ola bilir... 

 

Fakat Mevzu bahis sınırsız Tanrı Allah ise, Allah isimli Arap tanrısı Sınırsız olmadığından Önerme Baştan Hatalıdır. Propaganda dışında bi nane olmaz bu o ermeden. 

 

Bir varlık kendi dışında hiç bir varlık yaratmadan önce Yaratacağını ve yarattıklarının ne yapacağını biliyor ise, O varlık bu yaratma işlemi işlemini Tam Olarak Önceden bildiği gibi yapmalıdır. Bunun 1 mikron dışına Çıkamaz. Çıkabilecek olsa önceden bildiği şeyde yanılmış olur. 

 

Yani Sonuç olarak Allah isimli tanrı her şeyi bilir ise, iradesi olmayan bir robottur. 

her şeyi bilmiyor ise sınırsız değildir. 

Dolayısı ile Allah isimli Tanrıyı sınırlı bir akıl yaratmıştır...

 

 

On 30.04.2020 at 23:23, Kindi yazdı:

Tanrı varsa onu görmek zorunda değiliz konusuda anlaşıldıysa problem yok demek 

Tanrı var ise Görmek zorunda değiliz.

Var ise 1 tane olmak zorunda değil. 

Herseyi bilmek zorunda değil. 

iyi yada kötü olmak zorunda değil. 

Güvenilir olmak zorunda hiç değil. 

Sözünde durmak zorunda değil. 

Zorunda olmadığı çok şey var

Ama zorunda olduğu 2 şey söyleyeyim. 

 

1= Din gönderen bir tanrı ise, güvenilmez ve Tuzak kurmayı seven, vicdanlı her insanın KÖTÜ olarak niteleyecegi bir tanrı olmak zorunda. 

 

2= din gönderen iyi-adil bir tanrı olduğunu söylüyor ise, Dinlere inananları değil, İnanmayanları sınavdan geçirecek olmak zorunda... 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 saat önce, Kindi yazdı:

Bahar mevsiminde fırtınalı yağmur, çamurlu toprak perdesi altında sonsuz güzel çiçek ve bitki tebessümleri saklanmıştır.

 Kainattaki olaylar ya bizzat güzeldir yada neticeleri itibariyle güzeldir.

 Amaçlarına hizmet ettiklerinden dolayı gördüğümüz bazı olaylarda kusur ve zayıflık değil aksine birer mükemmellik örnekleridir.

 

 

Yazdıklarının tümü zırva.

 

Mesela kainattaki olayların güzelliğinden(!) ve neticelerinden dem vurmuşsun.

Sana şimdi basit iki soru soracağım, cevaplamazsan sen pisliğin önde gidenisin, şimdiden söyleyeyim.

Farzı misal senin, evet senin, kendi bacının veyahut küçük çocuğunun tecazüve uğraması/sikilmesi güzel midir?

"Evet, güzeldir" diyorsan, sen harbiden pisliğin önde gidenisin.

 

"Hayır, güzel değildir" diyorsan,  bu vahşetten dolayı sadece dikizlemekle yetinen taptığın Arap putunu kınar mısının?

"Hayır, onu kınamam", diyorsan sen yine pisliğin önde gidenisin.

 

Boş beleş gazel okumalara karnımız tok:

İki soruya olan cevabın sadece Evet/Hayır babında olacak!

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Arkadaşlar, bence daha ciddi bir problemle karşı karşıyayız, bu sorudan önce sorulması gereken, daha önemli bir soru var,

varlığı yada yoklugu konusunda bir anlam bulamıyoruz, bu açıkça belli oldu, varoluşu yarattığı düşünen canlılardan gizleyen

bir gerçeklik var, zaten bu yüzden tartışmıyormuyuz? diğer forumlar gibi, ateistforum kuruluş amacıda bu değil mi?

bir olguyu açığa kavuşturmak mı? yoksa sadece bir olguyu , sonuçsuz sadece tartışarak irdelemek mi?

Her üye mutlaka neden tartıştığını biliyor olmalıdır, ama tartışmanın nedenlerini irdelemez, uzun uzun

 yazmakla haklı olduğunu düşünür, daha öncede belirttiğim gibi,

söz konusu olgu nedir? neyi tartışıyoruz? göreceli bir kavrammı? veya gördüğümüz şeylerin aslı tam olarak,

bize gösterilen şeklimi dir? bunu tartışmıyoruz.

İşte bu noktada ben, yaratıcı kavramını böyle düşünüyorum, kendisi gizleniyor, yetmezmiş gibi birde varoluşun

 nedenlerini sonuçlarınıda, gizlemek zorunda kalıyor, herşeye gücü yeten bir ,yaratıcın'ın;

nedenlerini sonuçlarını , gizlememesi gerekir, aklımız mantığımız, ,irdelerken dogru tanımlama üstünde

net bir karar mekanizması oluşturması gerekmektedir.Varoluş gizlendiği için, farklı düşünceler oluşmuyor mu? bakın burası çok önemli..

peki; böyle bir oluşum var mı?

a: kesinlikle yok.

b: göreceli kavramlar,her zaman mantıklıdır.

c. görecesizlik nedir? nasıl tanımlanır?

işte tamda burada, tartışmanın mantığının içine eden durumlar oluşmaktadır.

tekrarlıyalım.(görecesizlik nedir? nasıl tanımlanır? )tanımlıyalım, tanımsız ve tutarsızdır, ve  tanımlanamaz,

işte burada tanımlarken bile tanımsız oldugunu anlıyabiliriz.

sonuç olarak, varoluşu vareden dışındakı her olgu, tartışlılabilir ve sonuç alınabilir,kısaca ve özetle...

 

 

tarihinde İgnostik Üye tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ateistler , bana göre, tanrıyı teolojik olarak , yani bilimsel bir veriymiş gibi, evren ve oluşturduğu termodinamik yasalara, irdelenmiş , gözlemlenmiş ve sonuçlanmış, ve tanrı yoktur, denilmiş ve ateizm icat olmuştur, bu bana mantıklı gelmiyor,

 peki ateisler ne diyor? enerji yoktan var olmaz vardanda yok olmaz, çok dogru, dogrusuda bu zaten,

ama ilginç olan şu, bir ateist, aynı zamanda, big benge inanıyor, bir ateistin big benge inanma hakkı olamaz,

olmamalı,

mümkün değil!,akıl ve mantığada sığmaz, trajikomik olur bu denklem..tamamen ütopyadır, ateizmin teolojık tanrısızlık savunusu!

13.7,,, milyar yılın 1 saniye öncesine gittigimizde, zaman- ve enerjinin yoktan varolduğunu görüyoruz,

bu nasıl paradox? işte ateistlerin korkulu rüyasıda bu..

 

 

gözlemlenen şey, varolmuş, ve teolojık bir veri içeriyor, bakınız burası çok önemli,varlığı ve yokluğu tartışılan "tanrı" kavramının tanımında bir tutarlılık bulunmadığını, tutarlı bir tanımı bulunmayan bir kavramın da varlık yokluk açısından tartışılmasının anlamsız olduğunu, çok net! anlıyabiliyoruz, bunu 8 milyarda anlıyor, ateist- deist-teist, ve diğerleri, bu yüzden ignostisizm! bir inanış betimi değil, bir ispattır..

Ve agnostisizmin bir level üstüdür..

Sonuç irdelendiğinde, ignostisizm haricindeki tüm betimler, psikolojık bir egodur, diyebiliriz..

tarihinde İgnostik Üye tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 02.05.2020 at 11:25, kavak yazdı:

Sana şimdi basit iki soru soracağım, cevaplamazsan sen pisliğin önde gidenisin, şimdiden söyleyeyim.

Farzı misal senin, evet senin, kendi bacının veyahut küçük çocuğunun tecazüve uğraması/sikilmesi güzel midir?

"Evet, güzeldir" diyorsan, sen harbiden pisliğin önde gidenisin.

 

"Hayır, güzel değildir" diyorsan,  bu vahşetten dolayı sadece dikizlemekle yetinen taptığın Arap putunu kınar mısının?

"Hayır, onu kınamam", diyorsan sen yine pisliğin önde gidenisin.

 

Boş beleş gazel okumalara karnımız tok:

İki soruya olan cevabın sadece Evet/Hayır babında olacak!

 

Bu soruyu sorunca error verenler çok, sanırsam şimdiki de bunlardan biri.

 

Sadist pislik olsa "bu allahın bir sınavı" kitabını okumaya baslardı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...