Jump to content
tolonbey

ViRÜSLER DÜNYADA YASAMI BiTiREBiLiRLERMi.

Recommended Posts

iste böyleee,

                     Yeni haberleri duydukca korkmaya basladim.

Bu virüsler dünyaada yasami bitirebilirlermi?

Insanoglunun bukadar ACiZ oldugunu gercekten hic düsünmemistim.

Ülkeler daha insanlarina maske yetistirrmekten bile acizmisler.Vay basimiza gelenler.

Müslüman din adamlarina sesleniyorum,Bari bu ViRÜRLERi DUALARINIZLA yok ediniz.Bunuda beceremezseniz HAPI YUTTUNUZ DEMEKTiR.7 bakanlik kadar gideriniiz var,GÖTÜ POHLU bir virüsün hakkindan gelemeysiniz,neyin hakkindan geleceniz?Kestene KEBAB ecele CUGAB

Dedeniz

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, tolonbey yazdı:

iste böyleee,

                     Yeni haberleri duydukca korkmaya basladim.

Bu virüsler dünyaada yasami bitirebilirlermi?

Insanoglunun bukadar ACiZ oldugunu gercekten hic düsünmemistim.

Ülkeler daha insanlarina maske yetistirrmekten bile acizmisler.Vay basimiza gelenler.

Müslüman din adamlarina sesleniyorum,Bari bu ViRÜRLERi DUALARINIZLA yok ediniz.Bunuda beceremezseniz HAPI YUTTUNUZ DEMEKTiR.7 bakanlik kadar gideriniiz var,GÖTÜ POHLU bir virüsün hakkindan gelemeysiniz,neyin hakkindan geleceniz?Kestene KEBAB ecele CUGAB

Dedeniz

 

viruslerin sindirim sistemi  olmadığı için götüde yoktur bokuda yoktur. :)

 

tarihinde mirasyedi tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Virüsler, yaşamı bitiremez. Belki, bir ya da bir kaç türü, ki bu tür insanda olabilir, yok edebilirler en fazla.

 

Virüsler cansız gibi bir şeydir, ya da canlı gibi bir şeydir. Daha doğrusu, virüsün canlı gibi üreyip sağ kalabilmesi gerekir. Ama cansızdır, kendi bunu yapamaz. Bu yüzden de bir canlıya ihtiyaç duyar, sağ kalabilmek için. Hemde sadece belli bir canlıya. Canlısını tüketen virüs, kendisi de tükenir. 

 

Bilinenin aksine, corona virüsler en eski insan virüslerindendir. Bunlar genelde, soğuk aldım dediğiniz, basit nezlelere falan sebep olur. İnsanları öldürmedikleri içinde, insanlar arasında o kadar yaygındır ki, her zaman her yerde, azıcık üşüyüp bağışıklığınızın zayıflaması ile size vuracak bir kaç corona virüs hazırdır. 

 

Ama ölümcül virüsler, örneğin ebola gibi, insanlarda nadiren görülür, zira yakalanan insan, virüsü yeterince hızlı yayamadan ölüp gider, tabi virüsler de onunla mezara intikal eder.

 

Özetle, virüsler, canlılığı falan bitiremez, en fazla bir türü tehdit edebilir, ama o da çok ama çok düşük olasılıktır.

 

Güncel COVID-19 için söylersek, bu virüsün bundan sonra hep aramızda olması kuvvetle muhtemel, zira öldürcülüğü çok düşük. Bizde evrime tabi oluruz, bu virüste. Virüs bizi daha az öldürüp hasta edecek şekilde, bizde ondan daha az ölecek şekilde evrim geçiririz. Bu da 300-500 yıl gibi çok kısa sürelerde gerçekleşecektir tahminen. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 hours ago, tolonbey said:

iste böyleee,

                     Yeni haberleri duydukca korkmaya basladim.

Bu virüsler dünyaada yasami bitirebilirlermi?

Insanoglunun bukadar ACiZ oldugunu gercekten hic düsünmemistim.

Ülkeler daha insanlarina maske yetistirrmekten bile acizmisler.Vay basimiza gelenler.

Müslüman din adamlarina sesleniyorum,Bari bu ViRÜRLERi DUALARINIZLA yok ediniz.Bunuda beceremezseniz HAPI YUTTUNUZ DEMEKTiR.7 bakanlik kadar gideriniiz var,GÖTÜ POHLU bir virüsün hakkindan gelemeysiniz,neyin hakkindan geleceniz?Kestene KEBAB ecele CUGAB

Dedeniz

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

@anibal https://evrimagaci.org/covid19-ile-mucadelede-d-vitamini-kritik-bir-rol-oynuyor-olabilir-8701

 

Virüs ile bağışıklık sistemi arasındaki ilişki hakkında ne düşünüyorsun ? Gluten tüketimi riskleri çoğaltır mı ?

Korona dan ölenlerin çoğu zaten kronik hasta.Kronik hastalıklarla gluten arasındaki ilişkiyi bilmediğini sanmıyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 hours ago, silver123 said:

@anibal https://evrimagaci.org/covid19-ile-mucadelede-d-vitamini-kritik-bir-rol-oynuyor-olabilir-8701

 

Virüs ile bağışıklık sistemi arasındaki ilişki hakkında ne düşünüyorsun ? Gluten tüketimi riskleri çoğaltır mı ?

Korona dan ölenlerin çoğu zaten kronik hasta.Kronik hastalıklarla gluten arasındaki ilişkiyi bilmediğini sanmıyorum.

 

Kronik hastalıklarla Gluten arasındaki ilişki, 5G ile Corona virüsü arasındaki ilişki gibi, yani bir balondan, martavaldan ibaret. 

 

Virüsler ile bağışıklık sistemi arasında, tavşan kaç tazı tut, avcı ile av gibi bir ilişki vardır. İkisi birbirini kovalar, kaçar durur.

 

Ha, gluten pek hoş bir şey değildir. Herkes için, kalın kafalı olmaya yol açar, dunkofun teki eder adamı. Tabi bu gluten yoğun beslenme durumunda, yani günde 3 ekmek yiyen biri için geçerli bir çıkarım. Bunun dışında, adamına göre, çok feci (çölyak hastalığı) ila hiç zararsız arasında bir etkisi olacaktır glutenin. Fazla uzatmazsak, en yi gluten olmayan glutendir derim. Yani, gluten iyi bir halt değildir, ama her kronik hastalığa da o sebep değildir. Gluten'in bazı kronik hastalıklarda körükleyici olması vs. bu genellemeyi yapmaı gerektirmez. 

 

Korona gibi virüsler için, bağışıklık sistemi bir şekilde devreye girer, virüsü tespit eder ve yok eder. Fakat bu belli bir zaman gerektirir. İşte bu sürede, eğer virüs yerleştiği organı iyice iflas ettirirse, hasta ölür. Aksi halde kurtulur. Kronik hastalığı olan veya bağışıklık sistemi zayıf olan birinin haliyle bu süreci atlamama ihtimali daha yüksek olacaktır. Fakat bu, korona sadece kronik hastaları ,yaşlıları falan öldürür demek değil. Bize ulaşan verilere göre, öyle olmayan %30 oranında hastayı da götürüyor covid-19.

 

Yani, bu virüs, kabaca bulaştığı 100 kişiden 20 tanesinde falan "hastalık" oluşturuyor. Bu hastalık ise, şu an bilinmeyen faktörlerle ortaya çıkıyor. Yani, yaşlı, çocuk, kronik hasta, şu bu ayırt etmiyor. Şimdi bu hesapla, elinde, 300 genç, sağlıklı, 700 yaşlı, zayıf hasta var oluyor, mesela. Ve covid-19, ortalama her yüz kişiden 2'sini öldürüyor. Elinde 6 sağlıklı genç ölü, ve 14 yaşlı, zayıf ölü oluyor. Sonra bu hale geriye doğru bakıyorsun, koronadan ölenler kronik hasta vs. gibi çok doğru olmayan bir çıkarıma ulaşıyorsun.

 

COVID-19'un ilacı yok. Hal böyle olunca, seni koruyacak tek şey kalıyor: Bağışıklık sistemin. Pek gözden kaçan bir husus, kronik hasta olanların, onları öyle eden sebeplerle (obezite, sağlıksız beslenme, güneş görmeme, uyku düzeni, stres vb.) zaten bağışıklık sisteminin zayıf olduğu/olacağı. 

 

Glutenle COVID-19 arasında doğrudan bir bağlantı görülmüyor. Dahası, gluten intoleransı olan kişiler, aslında baya sağlam bağışıklık sistemine sahipler ve bu virüsten kurtulma şansları da genelde daha yüksek. 

 

Özet geçersek, kronik hastalıklarla gluten arasında bir alaka yok. Ha, glutenin sebep olduğu çeşitli kronik durumlar, hastalıklar elbette var. Fakat bu durumlar, gluten kullanımına göre çok düşük oranda. Yani, her gluten yiyen kronik hasta olacak gibi bir durum yok. Velakin, aşırı gluten tüketiminin dangalak olmaya yol açtığı da baya sağlam delillere sahip. Sonuçta, gluten tüketerek kronik hasta olmazsın, fakat, dangalak olabilirsin. 

 

Bu gibi çıkarımlarda gözden kaçan bir şey var. Uygun örnek seçilmiyor oluşu. Gerçekte, çok insan için, o kadar gluten almak bir tercih değildir. Öncelikle hayat sitili ve daha geniş oranda sağlıksız beslenme sorunu vardır. Adamın gıdasının yarısını ekmek oluşturuyor. Çok zaman maddi sebeplerden, bunu yapmak zoruda kalıyor. Zaten bu da, otomatikman yarım beslenme demek ve pek çok esansiyel besin o adama ulaşamıyor. Şimdi bu adamın yediği ekmeğin içinde gluten olması ile olmaması, bu adamın kalp, karaciğer vs. hastası olup olmayacağında hiç etkisi yok aslında. Fakat, yapılan şey, ahanda bu adam çok gluten aldı da, o yüzden böyle hasta oldu demek. Oysa bunun gerçeklikle hiç alakası yok. 

 

Peki neden bu böyle. Bilen bilir, o saçma salak komplo teorilerine hiç yüz vermem. Fakat, komplo teorisi olmayan bir şey var: Besin piramidi. Buna göre, yiyeceklerin kafadan yarısının tahıllar olması gerekiyor. Kırk yıllık biyolog olarak, buna ancak kıçımın kenarıyla gülerim. Tahıllar, insan yaşamına gireli o kadar az nesil geçti ki, şaşarsınız. Örneğin, çinde tahıl yoktur, daha 2-3 yüzyıl önce çin tahıl denen şeyi tanımıştır. Onlar darı bilir, arpa buğday bilmez. Neyse, evrimsel olarak insanların böyle tahıl ağırlıklı bir diyetle sağlıklı olacak kadar adaptasyon sağlaması çok olası değil. 

 

Tabi o besin piramidini uygulamaya çıkan insanların çoğu perişan oldu tabi. Velakin bu piramit bize başka bir şey gösteriyor. Bu piramit nasıl işse, ABD'de üretilen gıdaların üretim oranına cuk oturuyor. İlginç di mi? Evet, ABD emperyalist falan değildir, ama görüp görebileceğiniz en vahşi korporatizme sahiptir. Ve ABD gıda şirketlerinin bu işin ardında bir parmakları olmadığını düşünmek saflık gibi geliyor bana.

 

İşte, o piramide uyanlar telef olmaya başlayınca, bu kez oradaki saçma çarpıklığı örtmek adına, gluten falan gibi günah keçileri icat ettiler. Tahıllardan dilediğiniz kadar gluteni çıkarın, genede beslenmenizde %10'dan fazlaysa, dert sahibi olmanız kaçınılmazdır. Gluteni çıkarmak kolay, kavur unu, yansın gluten. Ama bu undan yapılan glutensiz ekmeğinde sizi dengesizden öte, yetersiz besleyeceği gerçeğini değiştirmez.

 

En çok gözden kaçan şey şu. Sizin limitsiz yeme ve sindirme kabiliyetiniz yok. Günde şu kadar yiyeceksiniz, şu kadar sindireceksiniz. Bu sabit, bu limitli. Sizin orada %25 tahıl yemeniz, otomatikman almanız gereken gıdaları alamamanız demek. Açlığa ne kadar dayanabiliyorsunuz? Bu aç ne kadar dayandığınız demek değil. Yemek yedikten sonra, ne kadar aç kalmadan durduğunuz demek. 

 

Şu gözden kaçıyor, acıktığınız an, vücudun işinin bittiği, kendini yemeye, çökertmeye başladığı an. Siz, yerken, o bir sonraki acıkmaya kadar size gereken vitamin, protein vs. ne varsa almış olmanız gerekiyor. Ama siz, gidip bir sürü tahıl, unlu, şekerli vs. yiyerek, bunlardan birazını eksik almışsanız, o aldıklarınızın iş göreceği fonksiyonlarınızı yitirmeye başlarsınız. Bunların başında, akıl, refleksler ve bağışıklık sistemi gelir. Yani, iyi beslenmezseniz, bu noktalardan başlayarak vücudunuz tükenmeye başlar. Hemde bir tek öğünle hatta. Eğer siz, böyle bol bol tahıl yemeyi adet edinirseniz, o zarar birikir ve ciddi tahribata yol açar artık. 

 

Yani, olayın glutenle alakası yok. Olay, gluten içeren besinlerin, insan için sağlıksız oluşu. Gluten, sadece bir günah keçisi.

 

Peki doğru beslenme? İşte bu zor bir soru. Maalesef, adem ile havvadan gelmedik. Öyle olsak çok kolaydı, hepimiz aynı olurduk, ama değiliz. Temel olarak afrikadan çıkmış küçük bir h.sapiens topluluğunun, sağda solda bulduğu neanderthal, ovalı, floriensis, erectus gibi diğer homo türleri ile melezlenerek geldiği, çok dallı budaklı bir türüz. Bu yüzden de, şu şu diyet herkes için idealdir diye bir şey maalesef yok. Yenilerde, bazı marketlerde DNA testi yapılıp, sizin için uygun olan yiyecekler tavsiye ediliyor örneğin. Hangi yiyeceklerin sizin için iyi olduğu, tamamen evrimsel geçmişinize bağlı. Söyleyebileceğimiz tek şey, domates ve patates, tahıllar, şeker vs. nin bu süreci etkileyemeyecek kadar yeni şeyler olduğu. 

 

Ha, tabi buna şunu da eklemek gerekiyor: Siz o evrimini geçirdiğiniz ortamda mı yaşıyorsunuz? Bilhassa hayat tarzı olarak. Bünyeniz akşama kadar güneş altına kalmaya göre gelişmi, siz ise klimanın dibinde, akşama kadar ense yapıyorsanız, işiniz zor. 

 

Ha, şimdi toplarsak, yedikleriniz ile, sağlıklı olmanız ve öyle kalmanız arasında çok sıkı bir alaka elbette var. Ama bu coronaya falan özel bir şey değil. Hele hele glutene özel bir şey hiç değil.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, anibal yazdı:

 

Kronik hastalıklarla Gluten arasındaki ilişki, 5G ile Corona virüsü arasındaki ilişki gibi, yani bir balondan, martavaldan ibaret. 

 

Virüsler ile bağışıklık sistemi arasında, tavşan kaç tazı tut, avcı ile av gibi bir ilişki vardır. İkisi birbirini kovalar, kaçar durur.

 

Ha, gluten pek hoş bir şey değildir. Herkes için, kalın kafalı olmaya yol açar, dunkofun teki eder adamı. Tabi bu gluten yoğun beslenme durumunda, yani günde 3 ekmek yiyen biri için geçerli bir çıkarım. Bunun dışında, adamına göre, çok feci (çölyak hastalığı) ila hiç zararsız arasında bir etkisi olacaktır glutenin. Fazla uzatmazsak, en yi gluten olmayan glutendir derim. Yani, gluten iyi bir halt değildir, ama her kronik hastalığa da o sebep değildir. Gluten'in bazı kronik hastalıklarda körükleyici olması vs. bu genellemeyi yapmaı gerektirmez. 

 

Korona gibi virüsler için, bağışıklık sistemi bir şekilde devreye girer, virüsü tespit eder ve yok eder. Fakat bu belli bir zaman gerektirir. İşte bu sürede, eğer virüs yerleştiği organı iyice iflas ettirirse, hasta ölür. Aksi halde kurtulur. Kronik hastalığı olan veya bağışıklık sistemi zayıf olan birinin haliyle bu süreci atlamama ihtimali daha yüksek olacaktır. Fakat bu, korona sadece kronik hastaları ,yaşlıları falan öldürür demek değil. Bize ulaşan verilere göre, öyle olmayan %30 oranında hastayı da götürüyor covid-19.

 

Yani, bu virüs, kabaca bulaştığı 100 kişiden 20 tanesinde falan "hastalık" oluşturuyor. Bu hastalık ise, şu an bilinmeyen faktörlerle ortaya çıkıyor. Yani, yaşlı, çocuk, kronik hasta, şu bu ayırt etmiyor. Şimdi bu hesapla, elinde, 300 genç, sağlıklı, 700 yaşlı, zayıf hasta var oluyor, mesela. Ve covid-19, ortalama her yüz kişiden 2'sini öldürüyor. Elinde 6 sağlıklı genç ölü, ve 14 yaşlı, zayıf ölü oluyor. Sonra bu hale geriye doğru bakıyorsun, koronadan ölenler kronik hasta vs. gibi çok doğru olmayan bir çıkarıma ulaşıyorsun.

 

COVID-19'un ilacı yok. Hal böyle olunca, seni koruyacak tek şey kalıyor: Bağışıklık sistemin. Pek gözden kaçan bir husus, kronik hasta olanların, onları öyle eden sebeplerle (obezite, sağlıksız beslenme, güneş görmeme, uyku düzeni, stres vb.) zaten bağışıklık sisteminin zayıf olduğu/olacağı. 

 

Glutenle COVID-19 arasında doğrudan bir bağlantı görülmüyor. Dahası, gluten intoleransı olan kişiler, aslında baya sağlam bağışıklık sistemine sahipler ve bu virüsten kurtulma şansları da genelde daha yüksek. 

 

Özet geçersek, kronik hastalıklarla gluten arasında bir alaka yok. Ha, glutenin sebep olduğu çeşitli kronik durumlar, hastalıklar elbette var. Fakat bu durumlar, gluten kullanımına göre çok düşük oranda. Yani, her gluten yiyen kronik hasta olacak gibi bir durum yok. Velakin, aşırı gluten tüketiminin dangalak olmaya yol açtığı da baya sağlam delillere sahip. Sonuçta, gluten tüketerek kronik hasta olmazsın, fakat, dangalak olabilirsin. 

 

Bu gibi çıkarımlarda gözden kaçan bir şey var. Uygun örnek seçilmiyor oluşu. Gerçekte, çok insan için, o kadar gluten almak bir tercih değildir. Öncelikle hayat sitili ve daha geniş oranda sağlıksız beslenme sorunu vardır. Adamın gıdasının yarısını ekmek oluşturuyor. Çok zaman maddi sebeplerden, bunu yapmak zoruda kalıyor. Zaten bu da, otomatikman yarım beslenme demek ve pek çok esansiyel besin o adama ulaşamıyor. Şimdi bu adamın yediği ekmeğin içinde gluten olması ile olmaması, bu adamın kalp, karaciğer vs. hastası olup olmayacağında hiç etkisi yok aslında. Fakat, yapılan şey, ahanda bu adam çok gluten aldı da, o yüzden böyle hasta oldu demek. Oysa bunun gerçeklikle hiç alakası yok. 

 

Peki neden bu böyle. Bilen bilir, o saçma salak komplo teorilerine hiç yüz vermem. Fakat, komplo teorisi olmayan bir şey var: Besin piramidi. Buna göre, yiyeceklerin kafadan yarısının tahıllar olması gerekiyor. Kırk yıllık biyolog olarak, buna ancak kıçımın kenarıyla gülerim. Tahıllar, insan yaşamına gireli o kadar az nesil geçti ki, şaşarsınız. Örneğin, çinde tahıl yoktur, daha 2-3 yüzyıl önce çin tahıl denen şeyi tanımıştır. Onlar darı bilir, arpa buğday bilmez. Neyse, evrimsel olarak insanların böyle tahıl ağırlıklı bir diyetle sağlıklı olacak kadar adaptasyon sağlaması çok olası değil. 

 

Tabi o besin piramidini uygulamaya çıkan insanların çoğu perişan oldu tabi. Velakin bu piramit bize başka bir şey gösteriyor. Bu piramit nasıl işse, ABD'de üretilen gıdaların üretim oranına cuk oturuyor. İlginç di mi? Evet, ABD emperyalist falan değildir, ama görüp görebileceğiniz en vahşi korporatizme sahiptir. Ve ABD gıda şirketlerinin bu işin ardında bir parmakları olmadığını düşünmek saflık gibi geliyor bana.

 

İşte, o piramide uyanlar telef olmaya başlayınca, bu kez oradaki saçma çarpıklığı örtmek adına, gluten falan gibi günah keçileri icat ettiler. Tahıllardan dilediğiniz kadar gluteni çıkarın, genede beslenmenizde %10'dan fazlaysa, dert sahibi olmanız kaçınılmazdır. Gluteni çıkarmak kolay, kavur unu, yansın gluten. Ama bu undan yapılan glutensiz ekmeğinde sizi dengesizden öte, yetersiz besleyeceği gerçeğini değiştirmez.

 

En çok gözden kaçan şey şu. Sizin limitsiz yeme ve sindirme kabiliyetiniz yok. Günde şu kadar yiyeceksiniz, şu kadar sindireceksiniz. Bu sabit, bu limitli. Sizin orada %25 tahıl yemeniz, otomatikman almanız gereken gıdaları alamamanız demek. Açlığa ne kadar dayanabiliyorsunuz? Bu aç ne kadar dayandığınız demek değil. Yemek yedikten sonra, ne kadar aç kalmadan durduğunuz demek. 

 

Şu gözden kaçıyor, acıktığınız an, vücudun işinin bittiği, kendini yemeye, çökertmeye başladığı an. Siz, yerken, o bir sonraki acıkmaya kadar size gereken vitamin, protein vs. ne varsa almış olmanız gerekiyor. Ama siz, gidip bir sürü tahıl, unlu, şekerli vs. yiyerek, bunlardan birazını eksik almışsanız, o aldıklarınızın iş göreceği fonksiyonlarınızı yitirmeye başlarsınız. Bunların başında, akıl, refleksler ve bağışıklık sistemi gelir. Yani, iyi beslenmezseniz, bu noktalardan başlayarak vücudunuz tükenmeye başlar. Hemde bir tek öğünle hatta. Eğer siz, böyle bol bol tahıl yemeyi adet edinirseniz, o zarar birikir ve ciddi tahribata yol açar artık. 

 

Yani, olayın glutenle alakası yok. Olay, gluten içeren besinlerin, insan için sağlıksız oluşu. Gluten, sadece bir günah keçisi.

 

Peki doğru beslenme? İşte bu zor bir soru. Maalesef, adem ile havvadan gelmedik. Öyle olsak çok kolaydı, hepimiz aynı olurduk, ama değiliz. Temel olarak afrikadan çıkmış küçük bir h.sapiens topluluğunun, sağda solda bulduğu neanderthal, ovalı, floriensis, erectus gibi diğer homo türleri ile melezlenerek geldiği, çok dallı budaklı bir türüz. Bu yüzden de, şu şu diyet herkes için idealdir diye bir şey maalesef yok. Yenilerde, bazı marketlerde DNA testi yapılıp, sizin için uygun olan yiyecekler tavsiye ediliyor örneğin. Hangi yiyeceklerin sizin için iyi olduğu, tamamen evrimsel geçmişinize bağlı. Söyleyebileceğimiz tek şey, domates ve patates, tahıllar, şeker vs. nin bu süreci etkileyemeyecek kadar yeni şeyler olduğu. 

 

Ha, tabi buna şunu da eklemek gerekiyor: Siz o evrimini geçirdiğiniz ortamda mı yaşıyorsunuz? Bilhassa hayat tarzı olarak. Bünyeniz akşama kadar güneş altına kalmaya göre gelişmi, siz ise klimanın dibinde, akşama kadar ense yapıyorsanız, işiniz zor. 

 

Ha, şimdi toplarsak, yedikleriniz ile, sağlıklı olmanız ve öyle kalmanız arasında çok sıkı bir alaka elbette var. Ama bu coronaya falan özel bir şey değil. Hele hele glutene özel bir şey hiç değil.

 

Gluten IQ yü etkilermi ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 minutes ago, silver123 said:

 

Gluten IQ yü etkilermi ?

 

%100. En azından aşırı gluten alımına yol açan diyetlerde, yani makarna ve ekmekle beslenenlerde vs.

 

İlginçtir, bunu ilk farkeden, almanlardır, birinci dünya savaşı döneminde. 

 

Quote

 

I. Dünya Savaşı patlayınca da, Çanakkale ordularına komuta edecek olan Liman Von Sandersİstanbul’a geldiğinde, dedem kendisine yaver atanmıştı. Liman Von Sanders, Selimiye Kışlası’nın helalarını denetlerken dedem de yanındaydı. Alman Feldmareşali bir kubura doğru eğilmiş ve:

-Hiç böylesini görmedim, demişti; kol kalınlığında ve dört lüle...
 Sonra dedeme dönmüş:
-Hemen Alman Genelkurmayı’na bir şifre çekin, iki bok uzmanı gelsin, demişti.
Gelen bok uzmanları, yaptıkları incelemelerden sonra, şu sonuca varmışlardı:
 
‘Türkler, yılda 25 yavru yaptığı için çok ucuz olan domuz etini yemediklerinden ve yılda tek yavru yapan koyunla, inek eti de çok pahalı olduğundan yüz gramlık biftekten alabilecekleri kaloriyi, iki okkalık somundan alabiliyorlar. O yüzden hazım için midelerinde yoğunlaşan kan, yeterince gidemiyor beyinlerine ve dışkıları çok kalın, göbekleri de büyük oluyor.’

 

 

Fakat modern araştırmalar, aynı neticeyi verse de, nasıl olduğunu daha bilimsel açıklıyor. Şuradan ve şuradan başla okumaya:

 

https://kresserinstitute.com/gluten-killing-brain/

 

https://thepaleodiet.com/gluten-brain/

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, anibal yazdı:

 

%100. En azından aşırı gluten alımına yol açan diyetlerde, yani makarna ve ekmekle beslenenlerde vs.

 

İlginçtir, bunu ilk farkeden, almanlardır, birinci dünya savaşı döneminde. 

 

 

Fakat modern araştırmalar, aynı neticeyi verse de, nasıl olduğunu daha bilimsel açıklıyor. Şuradan ve şuradan başla okumaya:

 

https://kresserinstitute.com/gluten-killing-brain/

 

https://thepaleodiet.com/gluten-brain/

 

 

 

Taş devri döneminde hastalıkların olmaması buğday tüketimi olmaması kaynaklı olabilir mi ? Şizofreni ve otizm de sebebini bulamadılar.

Nesilden nesile sağlıksız beslenmenin bir sonucu olabilirmi bu hastalıklar ? Genetiğimiz değişmiş olabilir mi ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, silver123 said:

 

Taş devri döneminde hastalıkların olmaması buğday tüketimi olmaması kaynaklı olabilir mi ? Şizofreni ve otizm de sebebini bulamadılar.

Nesilden nesile sağlıksız beslenmenin bir sonucu olabilirmi bu hastalıklar ? Genetiğimiz değişmiş olabilir mi ?

 

Taş devri dönemide hastalıklar vardı, hemde gani gani vardı. Öyle ki, ortalama insan ömrü 30 yaşın altındaydı. 

 

Şizofreni ve otizm, aslen bir varyasyondur. Yani, herkeste vardır, ama az, ama çok. Bu yüzden sebebini bulmakta zor olacaktır, çünkü böyle şeyler, tek bir etmenden olmaz. 

 

Bugün bizi götüren pek çok hastalık, sağlıksız beslenme.... Bu bir terane... Sağlıklı beslenme diye bir şey yok aslında. Sağlıklı yaşam var. Beslenme bunun bir parçası. Eğer uzun ve sağlıklı yaşamak istiyorsan, beslenmen düzgün olmadan bunu başaramazsın. 

 

Genetiğimiz zaten değişir, bu sıradan bir mevzu. Her nesil, aslen yeni bir genetik kuşak demektir. O yüzden çeşit çeşit insan var, kısa, uzun, sarışın, zenci. Ha bir de koreli kızlar var ki, onlar için yeni bir klasifikasyon gerekiyor. Bunlar insansa, bizim sokaklardaki ne?

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 dakika önce, anibal yazdı:

 

Taş devri dönemide hastalıklar vardı, hemde gani gani vardı. Öyle ki, ortalama insan ömrü 30 yaşın altındaydı. 

 

Şizofreni ve otizm, aslen bir varyasyondur. Yani, herkeste vardır, ama az, ama çok. Bu yüzden sebebini bulmakta zor olacaktır, çünkü böyle şeyler, tek bir etmenden olmaz. 

 

Bugün bizi götüren pek çok hastalık, sağlıksız beslenme.... Bu bir terane... Sağlıklı beslenme diye bir şey yok aslında. Sağlıklı yaşam var. Beslenme bunun bir parçası. Eğer uzun ve sağlıklı yaşamak istiyorsan, beslenmen düzgün olmadan bunu başaramazsın. 

 

Genetiğimiz zaten değişir, bu sıradan bir mevzu. Her nesil, aslen yeni bir genetik kuşak demektir. O yüzden çeşit çeşit insan var, kısa, uzun, sarışın, zenci. Ha bir de koreli kızlar var ki, onlar için yeni bir klasifikasyon gerekiyor. Bunlar insansa, bizim sokaklardaki ne?

 

 

 

 

Tamamen haklısın taş devri dönemine dönülemediği için tam olarak anlayamıyoruz.Böcek çiftlikleri hakkında ne düşünüyorsun böcek yemek sağlıklı bir eylem değil ama nüfus çok artarsa bazı ülkelerde böcek çiftlikleri kurulabilir ki zaten bazılarında var diye biliyorum.

Ben koreli kızları beğenmiyorum Rus daha iyi olur 🤣

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 minutes ago, silver123 said:

 

Tamamen haklısın taş devri dönemine dönülemediği için tam olarak anlayamıyoruz.Böcek çiftlikleri hakkında ne düşünüyorsun böcek yemek sağlıklı bir eylem değil ama nüfus çok artarsa bazı ülkelerde böcek çiftlikleri kurulabilir ki zaten bazılarında var diye biliyorum.

Ben koreli kızları beğenmiyorum Rus daha iyi olur 🤣

 

Böcek yemek, gayet sağlıklı bir eylemdir, en azından makarna yemekle karşılaştırırsan.

 

Böcekler, uzun vadede, insan beslenmesinin olmazsa olmazı olacaktır. Bugün ekmek nasılsa, o halde olacaktır. Tahminim, doğrudan tüketilmezler, katkı olarak çeşitli şeylere eklenirler. Dorğudan tüketimi çok rantabl değildir zira bunların. 

 

Zevkler tartışılmaz, ama rus kızları genelde pek bildiğin gibi olmazlar. Bu kızlardaki mevzu, farklı olmaları, düzgün olmaları, tornadan çıkmış gibi nerdeyse aynı olmaları. Eğer abaza gözüyle değilde, araştırmacı gazeteci gözüyle bakarsan, mevzuyla alakasını çözersin sanıyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...