Jump to content
Ateistforum

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla


Recommended Posts

O gün cehenneme --doldun mu?-- deriz , O da --daha var mı?—der. Kaf suresi 30.

Her şeyi bilen Allah cehennem doldu mu dolmadı mı bilmiyor öğrenmek için cehenneme soruyor.

Her şeye gücü yeten Allah bütün kullarını iyi insanlar olarak yaratmak istemiyor cehennemi doldurmak için insanlar yaratıyor.

Hud 119- Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. -Onları bunun için yani ihtilaf etmeleri için yaratmış- Esasen O,

insanları bunun için

yaratmıştır.

Böylece, Rabbinin

“Ben cehennemi insanlar ve cinlerle

dolduracağım” sözü

gerçekleşecektir.

Dileseydim tek bir ümmet yapar herkesi cennete doldururdum diyor.

Ama canım istemediği için cehennemi yarattım, cehennemi doldurmak için de cehennemlik kötü insanlar yarattım diyor.  Araf 17  çoğunu Sana şükreder bulamayacaksın" dedi

Böyle bir inanç insanı paranoyak yapar. Çevresinde devamlı kötü insanlar arar. İnsanların anlaşmalarını uzlaşmalarını imkansız kılar.

En’am 116 Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. 

Rahman ve rahim olan Allahın canı cehennem yaratmayı istemiş

Enbiya 23-  O yaptıklarından sorumlu değildir.

Yaptıklarından sorumlu değil: cehennemi doldurmak için insan yaratıyor ama aynı zamanda rahman ve rahim olduğunu söylüyor. Benim merhamet ettiklerim hariç herkes cehenneme gidecek diyor. Benim canım kime merhamet etmek isterse ona merhamet ederim diyor.

Yahu tamam cehennemi yarattın peki niçin doldurmak zorundasın? Soramazsın çünkü sorumlu değil.

Böyle bir mantıksızlığa inanan insanların olduğu yere hiçbir zaman huzur gelemez.

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Secde 12. …Rabbimiz gördük, işittik bizi dünyaya geri döndür salih ameller yapalım. Çünkü biz gerçeği kesin olarak biliyoruz artık.

Secde 13. Biz dileseydik herkese hidayet verirdik. Fakat benden çıkan söz hak olur; yani yerini bulur, gerçek olur, geri dönüşü olmaz.  Kesinlikle Cehennemi insanlar ve cinlerle  dolduracağım.

Yani daha önce -cehennemi dolduracağım- dediği  için -kesinlikle dolduracağım- diyor.

Le emleenne; kesinlikle dolduracağım demek. Eğer ben daha önce cehennemi dolduracağım dememiş olsaydım sizi dünyaya geri gönderirdim ama demiş bulundum, benden çıkan söz hak –gerçek- olduğu için sizi cehenneme sokmak zorundayım diyor.

Enbiya 99. Eğer onlar -yani putlar- gerçekten tanrı olsalardı oraya yani cehenneme girmezlerdi.

Ahkaf 5- ….O putlar onların duasından veya ibadetinden habersizdirler.

Yani cehenneme sokulan putların insanların duasından haberleri yok. Öyleyse yani putların bir suçu yok ise putlar neden  cehenneme sokuluyor? Yani putları cehenneme sokarak onların ilah olmadıklarını insanlara kanıtlamış oluyor.  İnsanlar –gerçeği kesin olarak biliyoruz artık- deseler de Allah onların sözüne inanmıyor, putların yandığını gözleriyle görmelerini istiyor. Yoksa ateşin orta yerinde ya lat ,ya menat,  ya uzza  gel bizi kolla, dünyaya yolla diye bağıracak embesiller. Aslında Allah onları akıllı yarattı ama onlar akıllı olmayı kıllı olmak diye anlayıp embesil oldular. OOğlum Allah size akıllı olun kıllı olmayın dedi etek traşınızı neden olmadınız. Allah konuşurken gürültü yaparsanız tabi böyle lafı kıçından anlarsınız.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Araf 178 İnsanlar ve cinlerin çoğunu veya büyük kısmını cehennem için yarattık.

-Aslında bence doğrusu yarattık değil toprağa ektik olmalı yani toprağa tohum ekmeyi ,elle tohumları saçmayı  spermlerin ana rahmine düşmesine benzetiyor. Tabi el neye benzemiş oluyor o da ayrı bir mesele.-

Onların kalpleri vardır anlamazlar…. Onlar enam gibidir diyor. Yani ruhsuz ceset gibidir, hayvan gibidir  diyor. Kurana göre ilahi hakikatleri düşünen anlayan varlık nefistir ruhtur.(Enbiya64- Fe raceu ila enfüsihim ..)  Fakat her nefis ilahi gerçekleri anlamaya elverişli değildir. Allah bazı nefisleri veya insanları cehennemi doldurmak için yaratmıştır. Bu cehennemlik insanların başına 50 tane peygamber de gelse  ilahi hakikatleri anlamaları mümkün değildir.

Enam 111- Eğer biz onlara melekleri indirsek, ölüler kendileri ile konuşsa ve her şeyi biraraya getirip karşılarına koysaydık, Allah dilemedikçe yine inanmazlardı. Fakat çoğu bunu bilmez.

İsra 33- Haklı bir gerekçe olmaksızın Allahın haram kıldığı, dokunulmaz kıldığı kişiyi öldürmeyin.

Allahın haram kıldığı nefis  kimdir?

Allahın haram kıldığı dokunulmaz kıldığı nefis  ilahi hakikatleri anlamaya elverişli olan nefistir.

Kehf 74… E katelte nefsen zekiyyeten bi gayri nefsin

 masum  bir canı bir can karşılığında olmaksızın mı öldürdün?

Şimdi burada Musa nın bilmediği şey; çocuğun  cehennemi doldurmak için yaratılmış olduğu.

Yani bu çocuğun nefsi ilahi hakikatleri anlamaya elverişli, Allahın haram kıldığı dokunulmaz kıldığı bir nefis değil.

Kehf 80-  Oğlan çocuğa gelince: Onun anası babası inanmış kişilerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkara sürüklemesinden korktuk.

Yani cehennemi doldurmak için yaratılan çocuk ana babasını cehennemlik yapabiliyor, kafir yapabiliyor fakat ana ve baba çocuğu iyi bir insan olarak yetiştirebilme gücünden yoksun bulunuyorlar. Bu sebepten  Allah adamını gönderip çocuğu öldürtüyor.

Ben bu Kehf 74 ü okurken bu adam Allah adına iş yaptığını iddia eden bir şeytan derdim ama öyle değil.

Kehf 74 ü anlayabilmek için Araf 178 i bilmek gerek. Kuranda konu bütünlüğü olmadığı için bazı şeyleri anlamak zor oluyor.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Yaptıkları çocuğa, allah seni sınamak için yarattı diyen, yaptıkları çocuğu allahın sınavına girdiren bir tuhaf bir zihin yapısı var her şeyden önce de tabi. Yaptığın çocuğu allaha sınattırmak nedir? Buradaki absürtlüğü, alaycılığı bir düşünün yani. 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Körlere fil tarifi yaptırmışlar hepsi de filin değişik bir özelliğini söylemiş. Kuran çok karışık bir kitap. Anlaşılması zor bir kitap.

Müzemmil 5- Biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.

Yani kaldırması, taşıması zor bir söz. Kim derse ki;- Kuran kolaydır-, yalan söyler.

Yani Kurana muhatap olan veya olmayan insanların karşısında zor bir problem var.

Kuran neden taşıması zor bir sözdür?  Bir kaç  örnek vereyim çıkabiliyorsanız çıkın işin içinden.

Müzemmil iniş sırasına göre 3. Sure.  Ve 20. Ayet –…ve Allah yolunda savaşacak olanları bilir.-

 Her şey yeni başlamış, üçüncü surede 10. Ayet -söylediklerine sabret yanlarından güzellikle ayrıl- derken   20. Ayette Allah yolunda ölümcül silahlı çarpışmadan  bahsediyor.  Bu yüzden 20 ayet medinede geldi diye bir rivayet var. 20. Ayeti göndermek için yıllarca bekleyen düşünen bir Allah, çok ilginç.

Bence bu Müzemmilin bütün ayetleri mekkede geldi.

Böyle karmaşık saçma sapan seylerle neden ilgilenelim?

Siz ilgilenmezseniz başkaları ilgilenir, ve Allah yolunda sizinle savaşır. Al başına belayı.

Haşr 21 Eğer biz bu kuranı bir dağa indirseydik Allah korkusula başını yere eğip çatlayıp patlayıp paramparça olduğunu görürdün.

Yani çok ağır bir söz.

Diyelim ki Allahın kuranda indirmiş olduğu ağır söz bir fil olsun. Öyle bir şey yok ama misal vermek için fil diyorum.

Allah size demiş olsun ki mesela fili kaldırıp taşımanız gerek. Size bunu diyene -yahu sen deli misin?- demez misiniz?

İbrahim 4- Biz her peygamberi onlara iyice açıklaması için kendi milletinin diliyle gönderdik .

Yunus 47- Her ümmetin veya bir lideri olan her topluluğun bir resulü  veya peygamberi vardır.

Japonların peygamberi var mı? Yeni gine ormanlarında yaşayan yamyam ların peygamberi var mı?

Türkler göktürk devleti sınırları içinde yaşarken Türklere peygamber gelmiş mi?

Öyle bir şey yok, bize peygamber gelmedi. Türklere peygamber gelmedi.

6. Yüzyılda ufacık ücra bir kasabada sıkışıp kalmış arap ne bilsin başka topluluklara peygamber geldi mi gelmedi mi?

Bize geldiğine göre başka topluluklara  da binlerce peygamber gelmiş olmalıdır diye düşünür doğal olarak. Boş bulunup fazla ilerisini düşünmeden her ümmetin bir resulü vardır derseniz bir sürü yalancı peygamber çıkar sonradan nimetleri paylaşmak için.

Türklere peygamber gelmiş olsa Araplar Türklerle savaşmazdı. Aynı Allaha inanıyormuşuz ne güzel ,ne hoş derlerdi.

Allah niçin her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderiyor? Onlara iyice açıklayabilmesi için. Türklere peygamber gelmediğine göre bu iyice açıklama işini kim yapacak?

Yahu arabın biri yapar. Yapar mı, yapabilir mi?

 Dağın bile taşıyamadığı o çok ağır sözü o arabın taşıyabilmiş olması gerekir. Sonra alay edilmeyi, deli olduğunun söylenmesini göze almış olması gerekir.( Enbiya 41- Senden önceki peygamberlerle de alay edildi…)   Neden böyle bir sıkıntıya girsin?  Arap peygamber değil ki.

Ahzab 37-… evlatlıkları eşleriyle boşandığı zaman müminlere evlatlıklarının eşleri hakkında bir darlık; bir sıkıntı; bir sınırlama  veya bir yasaklama olmasın

Burada harac kelimesi sınırlama, darlık yapma, hareket alanını daraltma ve yasaklama anlamında kullanılıyor. Aynı haracün  kelimesi  Nur 61 de de kullanılıyor.

Nur 61 ….. kendi evlerinizden  yemenizde  size bir sınırlama, yasaklama yoktur…..

-Kendi evlerinizde yemek yemenizde- diyen de var ama doğru çeviri değil.

Kendi evini yiyen bir insan bu dünyada var mı?  Yok.

Şimdi sen bunu yanlış anlıyon diyen olabilir. Yanlış anlamıyorum.

Dünya tarihinde bir insana kendi evinde yemek yiyemezsin diyen veya şu kadar yemek yiyebilirsin diyen  bir gelenek görenek, bir kanun var mı?

Dünya tarihinde ayrı ayrı yemek yemenizde size bir günah( Cünah; ceza vermek için açılarak vuran kol) yoktur diyen bir din, bir kanun, bir gelenek  var mı?  Böyle saçma sapan düşünceler olabilir mi? Kim düşünür böyle şeyleri? Hiç kimse düşünmez.

Kendi evini yiyen bir insan var mı bu dünyada?

Allah size böylece ayetlerini açıklıyor, akletmeyi anlamayı ümit ediniz. Diye bitiyor ayet.

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ahzab 49. Ey inananlar, mümin kadınları nikahladığınız  ve sonra da dokunmadan onları serbest bıraktığınız zaman, onların üzerine iddet saymak size gerekmez.

Bir kadını beğeniyorsunuz sonra anlaşıp evleniyorsunuz sonra da o kadına hiç dokunmadan boşuyorsunuz. Böyle bir salak dünyanın neresinde var? Böyle bir salak yok ama böyle bir salağın bu dünyada var olabileceğine inanan salaklar bence bir tek arapça bilmeyen Müslüman ülkelerde var.

Üç ihtimal var;

1-     bu araplar bu Arapçayı size eksik veya sansürlü öğretmişler

2-     öğretmişler ama siz anlayamamışsınız.

3-     Öğretenler kendileri de anlamamışlar. Bu en zayıf ihtimal.

Her neyse konumuza geri dönelim. Bir kadınla nikah dairesinde veya yetkili bir büyüğün önünde nikah kıyıyorsunuz sonra da o nikah kıydığınız kadına hiç dokunmadan  boşuyorsunuz. Ve daha sonra da bu kadına acaba gebe kaldı mı kalmadı mı diye idet saymanız gerektiğini düşünüyorsunuz.

Hiç dokunmadığı bir kadına iddet sayması gerektiğini düşünen bir salak bu dünyada yaşamış olabilir mi?  Sizi suya götürürler sonra da susuz getirirler. Sayın Müslümanlar çok dikkatli olun size acımazlar. Ben acıdığım için yazıyorum ama benim gibisi binde bir çıkar geri kalan 999 nasıl domaltırım diye düşünür. Ben salaklığı bulaşıcı bir hastalık olarak görüyorum. Yani aynı bilgisayara aptalca işler yaptıran bir virüs gibi..

Bakara 229- Talak iki geçişlidir.  boşamak veya kadını serbest, hür bırakmak iki türlü olurmuş.

Ya serbest bıraktığınız kadını bir tanışma yerinde tutarmışsınız. Ya da o kadına iyilik yaparak salıverirmişsiniz. Yani nereye isterse oraya gidermiş. Babasının evine, abisinin evine veya bir arkadaşının evine nereye isterse gidebilirmiş.

Aslında Kuranda dokunmadan boşamak diye bir şey yok. Temas veya mess maddi olmayan yani elle tutulamayan şeylerin dokunmasıdır. Mesela ateşin dokunması. Ateşin alevini veya sıcaklığını elle veya bir maşa ile tutamazsınız. Ateşe dokunmasanız bile o ateşin veya alevin sıcaklığını hissedersiniz, işte bu temastır.

Maddesi olmayan(maddi olmayan) ruhsal varlıkların dokunmasına  mess veya temas denir.

Hicr 29- Ve nefehtü fihi min ruhiy.  Ruh üflenen bir varlıktır. Üflediğiniz zaman ağzınızdan ne çıkar? Hava çıkar. Zaten ruh kelimesi bence  rüzgar, (hava esintisi)kelimesinden türetilmiş.

Rüzgarı veya ruhu veya sıcaklığı veya ışığı tutamazsınız ama dokunabilirsiniz.

Bir kadının gebe kalmasıyla ruhun ne ilgisi var?. Eğer 600 lü yıllarda yaşayan bir arap gibi düşünürseniz çok ilgisi var.

Meryem 20- Bir insan bana ruhu ile veya nefsi ile dokunmamışken nasıl  bir oğlum olabilir?

Yani bir erkeğin vücudundan çıkan bir parça nefs veya ruh kadını gebe bırakıyor. Erkeğin ruhundan bir parça taşıyan şey dölsuyu oluyor.

Yusuf- 51 …ma hatbukünne iz ravedtunne yusufe an nefsihi…

Yusufun nefsinden bir parça (yani dölsuyunu, yani menisini)  istediğinizde size verilen cinsel içerikli söz veya davranış ne idi?

Şimdi dölsuyunun erkeğin nefsinden –ruhundan- bir parça taşıdığını nerden çıkarıyorum?

Bakara 237- Eğer kadınlara temas etmeden önce onları boşarsanız ve onlara bir mehir(boşanma tazminatı) kararlaştırmışsanız o mehrin yarısını verin. Sizin veya nikah akdini –anlaşmasını- elinde bulunduran kişinin mehrin diğer yarısını da bağışlaması hali müstesnadır.

Nikah anlaşması nedir?

Erkek ile kadının birbirlerine dokunmadan aynı evde yaşamaları mıdır? Çok soft oldu yani çocuklara masallar. ( Nur 31-kadın dışta kalan  zahir olan, kendiliğinden görünen ziynetleri açabilir. Kendiliğinden görünmeyen batıni ziynetlerini yani fercini bazı kişilere gösterebilir ki bunların arasında kocasının oğulları da var.)

Nisa 22- Babalarınızın nikahladığı kadınları nikahlamayın.

Nikah hiç dokunmadan aynı evde yaşamak ise bir delikanlı babasının nikahladığı bir kadın ile aynı evde yaşayamaz.

Nikah bir erkek ve kadının cinsel organlarını birleştirmesidir.

Cinsel organlar birleştiği halde temas -yani erkeğin nefsinin bir parçasının kadına dokunması- olmuyorsa; erkek dölsuyunu kadının vajinasına akıtmıyor demektir. Yani başka bir yere akıtıyor. Artık daha fazlası sizin hayal gücünüze kalmış.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bak @nane !!! , el rahim, el rahman, el ilah, el lah, el Menat, el lat, el Uzza, el Hannan, el Mennan, yani senin ellahin 99 ismi diye bildiğin isimler aslında İslamiyet öncesi kabedeki putların ismi. Şimdi buraya gelipte bize arapa putlarını güzelleme. Al putunu münasip bir yerine sok. 

tarihinde Teşup'unOğlu tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Kim neye inanırsa inansın veya inanmasın kendisi gibi düşünmüyor diye başkalarına zarar vermeyi düşünmediği sürece beni ilgilendirmez.

Bir de inandığı şeyi doğru anlatsın. Doğru anlatamıyorsa ya bilmiyordur ya da yalan söylüyordur.

Bir yerde çokça yalan varSA oraya her türlü müsibet gelir. Yalancı yalanının ortaya çıkmasını istemez.

Nahl 91- Allahın ahdini yerine getirmek için ahidleştiğiniz zaman Allahın ahdini yerine getirin.

Sağ ellerinizi sıkıca bağladıktan sonra  (ahdi) bozmayın.

Ahidleşme sağ eller sıkıca sıkılarak yapıldığı için sağ eller ile ahidleşme aynı şey  oluyor.

Eyman=Ahidleşme

Şimdi burada ne anladık. İki kişi sağ ellerini sıkıca sıkarak Allahın ahdini yerine getirmek için birbirlerine söz veriyorlar.

Mesela ben yarın size 100 lira vereceğim dediğiniz zaman yerine getirmeniz gereken bir söz yani ahid vermiş olursunuz.

Ahid: Yerine getirilmesi gereken söz.

Allahın ahdi nedir?

Bakara 125- …..evimi dolaşanlar bağlanlar  rüku ve secde edenler için temizle diyerek İbrahim ve İsmaile yerine getirilmesi gereken bir söz verdik.

Bu  evimi şu kişiler için temizle sözü Allahın ahdi oluyor.

Ve iki kişi, iki Müslüman rüku ve secde edenler için Allahın evini temizlemek için birbirlerine söz veriyorlar.

Şimdi diyebilirsiniz; iki Müslümanın kabeyi temizlemek için Mekkeye mi gitmesi gerekiyor?

Hayır.

‘’Müslümanlar’’ Kuranın ruhundan o kadar çok uzaklaşmışlarki yani ortadaki enkaz nasıl kalkar bilemiyorum.

Yunus 87- ….evlerinizi kıble yapın….

Yani Alinin evi velinin kıblesi, velinin evi de Alinin kıblesi; Yani namaz kılmak için yöneldiği yön.

Bu ayeti gizlemek için nasıl taklalar atıyorlar tam bir komedi.

Bence Kurandaki en önemli kelime eymandır. yani kuranı anlama açısından diyorum.

Eyman sağ ellerin sıkışarak yaptığı ahidleşmeyi gösterir. Yemin ise sadece sağ eldir.

Nahl 94- Eymanı ‘’bozmak’’ yani Allahın ahdini yerine getirmek için iki kişinin birbirlerine vermiş oldukları sözü bozmaları Allahın yolundan alıkoymak oluyormuş.

Yani ne anladık?  Allahın evini tavaf etmek ona bağlanmak rüku ve secde etmek Allahın yoluymuş.

(Bilsemki bunları yazacak veya yazmış başka biri var hiç uğraşmazdım. Bunları anlamak için bir ömür çok kısa olabiliyor.başkaları zaman harcamasın bunları öğrenmek için ilahiyat okuyorlar ama hiçbir şey öğrenemiyorlar.)

Eymanlarınızı ,yani Allahın ahdini, yani rüku ve secde edilmesi için temizlenen evleri içeri girmelik bir yer olarak ele almayın.

Yani Allahın evi haramdır. Yani Mescidilharamdır içine girilmez.

Girerseniz ne olur? Allahın yolundan alıkoymuş olursunuz.

Bakara 224- Allahı  Allahın ahdinin yerine getirilmesine engel yapmayın….

Yani iki kişi el sıkıştılar anlaştılar fakat birisi dediki benim Allahla aramda bir randevu var sana olan sözümü yerine getiremeyeceğim.

Allahın evi nedir?

Lafı  fazla uzatmadan söyliyeyim. Allah meleklere ne demişti?

Ademe secde edin demişti değil mi? Sallu aleyhi ve sellimu

Müslümanlık zor. Ortada Kuran diye bir kitap var ama bu kurana inandıklarını söyleyenlerin kuranla hiçbir ilgileri yok. Çok tuhaf.

Demekki bu kitabın uygulanabilirliği yok.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Sad 23-  Bu erkek kardeşimin  99 dişi koyunu var (Neden hiç erkek koyunu yok?) benim ise tek bir dişi koyunum var olduğu halde  beni ona kefil (doyuran, bakan, geçimini sağlayan kişi) yap dedi. Ve hitabet  konusunda ( cinsellikle ilgili konulardaki söz  ve davranışları ile)  benden daha muteber, daha saygın oldu.

 99 koyunu olan kardeşinin kendisinden daha saygın olmasını kabullenmediği için aralarında kavga çıkmış ve mahkemeye  şikayet için  gelmiş. Kardeşinin daha muteber, daha değerli, aziz olmasını kabullenmediğine göre 99 koyunu olan adamı daha muteber kabul eden kim?

Sonra hitap  kelimesi  sadece cinsel konulardaki  söz ve davranışları anlatır.  Yani burada dişi koyun derken bir teşbih veya benzetme yapıldığı apaçık ortada bana göre. 99 koyunu olan bir adam tek bir koyun için başka bir adamla hasım olacak derecede kavga eder mi? Adam aşık olmuş işte.

Dişi koyun adamın karısı.

Peki Kuran adamın karısına niçin dişi koyun diyor?

Şura 11- size nefislerinizden -(nefis bir bedene sahip olan ruh)-  ve ‘’hayvanlardan’’  eşler yaratmıştır.

Aslında burada hayvanlar demiyor.  Enam; en iyi ve en güzel şeyler demek veya  (size)  verilen en güzel şeyler demek. Yani en iyi ve en güzel şeyler derken ruhun sahip olduğu vücut anlatılıyor. İbrahim suresi 6. Ayette  oğullarının öldürülmekten kadınlarının ise tecavüzden kurtarılması nimet (enam ile aynı kökten bir kelimedir) olarak tanımlanıyor. Yani size bundan daha büyük bir iyilik güzellik yapılamaz deniyor.  Sonra vakıa 12 de cennatinnaim deniyor yani daha güzelinin olamayacağı cennetler.  Peki öyleyse bu enamı neden hep hayvanlar diye çeviriyorlar?

  Birinci neden, –size- verilen  güzel şeyler veya insan bedeni  diye çevirseler  ortalık karışır.

İkinci neden  bence  insan bedenlerinin büyüklüğünü veya küçüklüğünü  anlatmak için böyle  koyun keçi  sığır deve gibi benzetmeler yapılmış .  Yani S small ,  M medium, L large  gibi. Yani  koyun, keçi, sığır ve deveye enam denir diyorlar. Aslında doğru. Koyun keçi sığır ve deve   hayvan olduğuna göre hayvan diyelim diyorlar.

Fakat sığır derken teşbih var. Enam derken teşbih yok.

Neyse Sad 23 teki konuya dönelim.  Yani bir adamın 99 karısı olabilir mi?  Bir kadın 98 gün kendisiyle ilgilenecek bir koca beklerse iyi bir şey olur mu? Bir adam 99 karısını nasıl doyurur?

Yani her neyse fazla mantık aramayın yazmış veya yazmışlar  işte. Böyle mantıksız şeyleri okuyan ve  korktuğu için sorgusuz kabullenen insanlar da mantıksız olur. Namazımı kılayım , şehit olayım bir an önce cennetime kavuşayım diye düşünür.

Enam 139 Ve dediler ki: Şu bedenlerin (enam)  karınlarındaki yavrular  sadece  erkeklerimize  bağlanır.  Eşlerimize veya zevcelerimize  o çocuklar haramdır.

Yani kadın doğurduğu çocuk üzerinde hak sahibi değil. Bazı kötü şeyleri düzeltmek için yola çıkıldığı belli oluyor.

Bu ayette  gerçekten bir dana veya kuzu  söz konusu olamaz.  Halis; her şeyden ayrılıp  tek bir şeye bağlanan  bilinçli bir varlıktır. Sonra yani bu adamlar karılarının  kuzu eti yemesini neden haram kılsın?

Enam 142- Bu bedenler (enam)den  bir kısmı yük taşımak  içinmiş ve  bir kısmı da   yere yatırmak içinmiş.

Niçin yere yatırdınız? Boğazına bıçak dayayıp  kesmeniz için.

Şimdi burada tevil yapmanız gerekiyor. Çünkü  Enam;  daha iyi, daha güzel bir şey olamaz diyebileceğiniz şeylerdir. Bir koyundan daha güzel bir şey olamaz mı sizce?

Bu benim yazdıklarım meallerde yok. Ama benim  yazdıklarım bence  doğru diyorum. Ve araplar  kuranı bildikleri  için  karılarını kızlarını bu kadar  koruma altına alıyorlar.  Yani herkesin bildiği bir sır var!

Enam 142- (yani yere yatırdınız hayvanı kestiniz öyleyse ) Allahın verdiği yiyecekleri yiyin  (Yani yatırdığınız bedenlerle oral seks yapın )  şeytanın adımlarına uymayın  diyor.  Yani evli olmadığınız bir kadınla  cinsel organlarınızı birleştirip günaha girmeyin diyor.( Bu şeytanın adımları ; yerde yürüyen ayaklar. Ayak, adam kelimesi ile aynı kökten arapçada. Yer ise dişi organ simgesi. Nuh 17 Allah sizi yerden bir bitki olarak bitirdi.)

Yani o kadar serbest bir ortam varki  oral seksi günahı ortadan kaldırmak için bir çözüm olarak getiriyor.

E yani kırk yıllık kani olur mu yahni.  Ateşle barut bir arada durursa her şey olabilir . Sonra herkes oral yapmaktan hoşlanır diye bir şey de yok. Yani bence bakması falan iyi güzel ama yani tadı ve kokusu için aynı şeyi söyliyemem.

Kurana göre  bir enam gibi  yemek vardır. Bir de sizin, yani nefislerin, yani ruhsal varlıklarınızın yemek yemesi vardır.

Enam gibi yemek; yediğiniz şeyi mideye indirmek oluyor. Enfüs’ün yani ruhsal varlıklarınızın yemesi ise oral seks oluyor.

Tevil yaparken bir tarafa anlamı muhkem olanlar yazılır, öbür tarafa da anlamı şüpheli olanlar yazılır. Anlamı şüpheli olanları  anlamı muhkem olan tarafa geçirmek için çalışmanız gerekiyor.

Kamer 27- Semud kavmine bir fitne olarak  dişi bir deve gönderiliyor.  Dişi deve deyince artık anlıyorsunuzdur  herhalde, bu kadar şey yazdım. Anlayın artık yani.

Dişi deve bu semud kavmini ateşe düşürüp  eritmiş. Yani çok güzel, çok afet, fettan  bir kadın yani.

Şuara 155- Salih dediki; işte şu dişi deve, onun su içme hakkı ve sizin su içme hakkınız malum bir gündür.

Semud kavminin ve dişi devenin su içme hakkı= Malum  gün. Yani yevm.

Bir gün neden oluşur?  Gece ve gündüzden oluşur.

Nur 44- Allah gece ve gündüzü zıt  yönlere  veya ters yüz çevirmiştir. Veya çeviriyor. Doğrusu bunda kesinlikle bir ibret vardır  görenler için.

Görenler için bir taraftan öbür tarafa geçiş var. Görenler muhkem. Yani şüpheli olan gece ve gündüz karşı tarafa geçtiğinde gören insanlar  oluyor.

Gece kadın, gündüz erkek.  Gündüzün başı gecenin sonu ile birleşiyor. Gündüzün sonu gecenin başı ile birleşiyor.

Bakara 58- …Kapıya secde ederek girin…  bu, gündüzün başının gecenin sonu ile birleşmesi ile aynı şey.

Şimdi yolda giden bir hacı abiye, abicim bak sen Müslüman değilsin, bu millet hiçbir zaman Müslüman olmadı, sen hiçbir şey bilmiyorsun desem , bana ne der? Herhalde -hadi ordan deli- derse şanslı sayılırım.  Şimdi bu millet bunları öğrenirse  daha iyi mi olur veya bu millette bunları anlayabilecek kapasite var mı? Eğer öğrenemezlerse daha iyiye gitmeyecekler bence.

Şimdi ben bunları neden yazdım? Bir şey yapmış olmak için yazdım. Bir şey yapmak hiçbir şey yapmamaktan daha iyi.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Rahman 60- İyiliğin karşılığı yalnız iyiliktir.

 Daha önceki ayetlerde  bakire hurilerden bahsediliyor. Yani  cennettekilere verilen bakire huriler  dünyada yapılan iyiliklerin karşılığı oluyor.  Buradaki iyilik  ayette ihsan  olarak geçiyor.

Sizin yaptığınız ihsana karşılık biz de size ihsan yaptık deniyor.

Bir misafire ikram edilen çay ihsan değildir. Çayın ihsan olabilmesi için size çok hoş, güzel görünmesi gerekir.

Fakirlere makarna bulgur falan vererek cennetteki bakire hurilere hak kazanmak, bu kitabı ilk okuduğumdan beri bana çok mantıksız gelmiştir. Ayette ihsana karşılık ihsan denmiş. Yani burada bir eşitlik, denklik var. ( Mantıksız geldiyse neden okumaya devam ettim? Ben eskiden çok bulmaca çözerdim, çözmeden bırakmazdım. Bir tür hastalık diyelim.  Ben hiç kimseyi bir şeye ikna etmeye çalışmıyorum. Benim derdim bu kitap ve bu inanç üzerinden menfaat sağlayıp insanları korku içinde yaşatıp başkalarına düşman edenlerle.)

Diyorlar ki; namaz kılarak cennete hak kazanıyoruz. Tamam ama sen namaz kılarken ihsanı kime yapıyorsun? Allaha ihsan yapabilir misin? Sizi doyuran benim, sizden rızık istemem diyor.

Sizin vereceğiniz bir şeye ihtiyacım yok diyor.

Sad 38- Bize ne oluyorki kötülük yapanlardan saydığımız adamları (cehennemde) göremiyoruz.

Yani Allahın iyilik, ihsan dediği şeye  cehenneme girenler dünyada iken kötülük veya fitne diyormuş.

İyilik veya ihsan yapan adamlar kafirlere göre  çok şerli, kötü adamlarmış. Hud 27-….sana içimizdeki en rezil kimselerden başka kimsenin uyduğunu görmüyoruz…..

-(Rezil; ahlaksız, utanmaz, aşağılık, şerefsiz.)-

Hiç kimse ikram edilen çayın, böreğin tartışmasını yapmayacağına göre bu  iyidir veya kötüdür diye neyin tartışması yapılıyor?  Bu konuda Bakara 11 ve 12. Ayetler de  biraz aydınlatıcı.  Bir taraf diyorki; -fesad çıkarma-, öbür taraf da diyor ki; fesad çıkarmıyorum, ıslah ediyorum.  Yani o kadar ıslah etmişler ki müslümanların üstünden silindir geçmiş.

Kasas 77-…..Allahın sana yaptığı iyilik (ihsan)  gibi sen de iyilik yap…..

Yani bu ayette Karuna, ‘’Allah sana iyilik yaptı sen de Allaha iyilik yap’’ denmiyor. Allaha iyilik yapamazsınız, iyilik insanlara yapılır. Allahın hiçbir şeye ihtiyacı yok ki nasıl iyilik yapacaksınız.

Her şeyi yaratan bir varlığa iyilik yapamazsınız.

Bir tarafta makarna bulgur cinsinden bir iyilik öbür tarafta bakire huri… yani burada GİBİ diyebileceğiniz bir durum var mı? Allahın sana yaptığı iyilik gibi  iyilik yap.

Sonra diyorlar ki  bizim Allaha ihtiyacımız olduğu için namaz kılıyoruz. Tamam ama sen namaz kılarken kendine ihsan mı yapıyorsun? Karuna,- ey karun kendine iyilik yap- denmiyor ki. Aslında benim Kurandan anladığım namaz  hem insanın kendine iyilik yapar hem de başkasına.  Ama camide namaz kılan adam ne yaptığını bilmiyor ki.  Bir kuşun iki kanadı var. Kendisi tek kanatlı bir kuşun üstüne binmiş uçmaya çalışıyor.  Çalışsın uçmaya çalışsın ve sakın benim yazdığım şeyleri okumasın. Benim yazdıklarımı hazmedebilecek insan okusun.

Karun kendi milletinin haklarına tecavüz ederek çok zengin olmuş.  Allah  ona  servetler veya hazineler vermiş. Bu hazineler  o kadar çok büyükmüş ki anahtarlarını kuvvetli adamlar bile zor taşıyormuş. Yani çok ağır bir sorumluluk altında eziliyorlarmış.

Karuna diyorlar ki; Allahın sana yaptığı iyilik gibi sen de iyilik yap.

Karun da bunun üzerine diyorki ;  Bu servet bende olan bir ilimden ötürü bana verilmiştir, Allahın bu işte bir müdahalesi yoktur.

 

Karun ziynetinin içinde kavminin karşısına çıkıyor.

Karun ziynet içinde kavminin karşısına çıkınca  keşke bize de böyle ziynet verilseydi diyorlar. Yani ah keşke bizim de olsa dedirtecek kadar çekici güzel görünen bir ziynet. Demek ki bu ziynetlerle ihsan – iyilik- yapılabilir. Karun altınlarını gümüşlerini yani hazinesini saklamış kilitlemiş. Yani hazinesi ile birlikte kavminin içine çıkamaz.

Yunus 88-  Musa dedi ki; rabbimiz sen firavun ve ileri gelen adamlarına ziynet ve mallar verdin, senin yolundan saptırmak için…

Kehf 46- …El malu ve l benune   ziynetü  l  hayati  ddünya

Mal ve oğullar dünya hayatının ziynetidir.

Ali imran 14- te insanlara güzel görünen  şeyler yani ziynetler  sıralanıyor.

1-     Kadınlar

2-     Oğullar

3-     Altın ve gümüş

4-     Cins atlar

5-     Enam

6-     Ekinler

Karun  atlarla  davarlarla  ekinlerle  ve bütün altın ve gümüşleri ile birlikte evinden veya sarayından  kavminin içine çıkamaz. Yani atların ekinlerin davarların  evde ne işi var?

Aslında bu  sıraladığım altı madde kuranın kendi mantığı içersinde tek bir anlama gelebilir: İnsan

Yani Karun eşleri çocukları  hizmetçileri ve korumaları ile birlikte dışarı çıkıyor.

Bu kitaba gerçekten anlayıp ta inanan var mı?      Bilmiyorum.  Gerçekten anlayıp ta inanan biri varsa işi çok zor.  Birincisi  kitabı insanlardan  gizlememeniz gerekiyor.  İkincisi yolda giderken  hiç hoşlaşmadığınız bir tip size sağ elini uzatıp  hadi Allahın ahdini yerine getirelim diyebilir.  Tabii ki olmaz diyeceksiniz. Dönüp gideceksiniz. O da size -seni gidi kafir senii- diyecek. Yani ZOR.

Kehf 18- Sabah akşam rablerinin yüzünü isteyerek  rablerini çağıranlarla beraber nefsine sabret.

(Bunun açıklamasını yapacak gücü kendimde bulamıyorum. Siz anlayın artık.)

Dünya hayatının ziynetini isteyerek gözlerini onlardan ayırma. Kalbi bizi anmaktan gafil olan kişiye  itaat etme, o kişi hevasına uymuştur, o kişinin işinde eksiklik olur.

Heva kelimesi gönlü boş derken de kullanılıyor.  Boş işler diye anlayabiliriz.  Yani bir insanın kalbi Allahı anmıyorsa  boş işlerle uğraşıyor demektir.

Hicr 88-  Zevceleri ile zevklendirdiğimiz  kimselere  gözlerini dikme (yani onlardan bir yardım bekleme) Onlar için üzülme veya onlara üzülerek bakma. Müminlere kolunu kanadını indir.

Ta- ha 131  Fitneye (sıkıntıya) düşürmek için Dünya hayatının süsü, çiçeği, parlaklığı olarak  onlardan (yani kafirlerden)  zevceler ile  zevklendirdiğimiz  kişilere gözlerini dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.

Rabinin rızkı  kafirlerin zevceleriyle  zevklenmesinden daha hayırlıdır daha kalıcı süreklidir diyor.

Yani oral seks  daha iyidir , daha kalıcı, daha süreklidir diyor.

Çok karışmış olabilir özet yapalım.

Rahman 60- İyiliğin karşılığı iyilik

Yani sen iyilik yaptığın için sana bakire huri verdim diyor.

Kasas 77 – Allahın sana yaptığı iyilik gibi iyilik yap.

Karun ziynetinin içinde kavminin içine çıkıyor –evinden-

Karunun ziyneti; eşleri çocukları hizmetçileri.

Karunu eşleri çocukları hizmetçileri ile görenler keşke bizimde böyle eşlerimiz çocuklarımız olsa diyorlar.

Kasas 82- …Allah dilediğine rızkı bollaştırıp  sonra da dur bakalım diyormuş.

Burada rızık  Karunun eşleri çocukları hizmetçileri oluyor. Karun yamyam değil. Yani ruhların yemek yemesi anlamında rızık.

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Nisa 6-…..zengin olan iffetli olmaya çalışsın fakir olan da uygun bir şekilde yesin…..

Şimdii bu ne demek? Düşünmeyenlere veya düşünemeyenlere yardımcı olmak gerekir. Düşünmek bence biraz cesaret gerektiren bir iştir.

Nisa 3- Eğer yetimler konusunda   adaletli  davranamamaktan  korkarsanız  hoşunuza giden kadınları ikişer, üçer, dörder nikahlayın.

Nikahlayın derken bunun içine zengin olan adam da giriyor fakir olan da giriyor. Nerde bu bolluk? Siz nerde yaşıyorsunuz. Hiçbir yerde yok böyle bir bolluk.  Nikah akdi yapmak için yetkili kişinin önüne gittiniz, yanınızda da iki  kadın var. Nikahınızı kıdırdınız ,yetmedi ertesi gün bi daha gittiniz bu sefer yanınızda üç kadın.

 

Nerde bu bolluk? Siz ikişer üçer alacaksınız başkaları neyapacak?  Livata mı yapacak?  Yok yapmasın.

Ne yapsın?  31 mi çeksin? Yok onu da yapmasın. Oruç tutsun. Sonra volkanlar patlasın her tarafı yakıp kül etsin

Siz var ya hastasınız. Sizi ben tedavi edemezsem hiç kimse edemez.

Yetimlere adaletli davranmak derken kullanılan kelime  kıst. Yani  bir ekmeğin fiyatı bir lira ise  bir lira verip bir ekmek almanız gerekiyor.  Siz bir lira verip karşılığında ekmek karpuz kabak alırsanız  bu yetime karşı yapılan bir haksızlık oluyor.

Şimdii. yetim ile aranızda cinsel bir mesele var. Bu meseleyi çözemediğiniz için yaşı büyük kadınları ikişer üçer nikahlayıp şehvetinizi söndürüyorsunuz.  Aslında böyle bir şeyi konuşmak bence doğru değil. Ama Kuranda var olduğu için konuşmayalım deyince problem ortadan kaybolmuyor.

Hiçbir şeyden anlamayan akıl fukaraları konuşuyorsa ben de  yazarım.

Yetim ile aranızda adaletli bir ilişki olmak zorunda.  Diyelim ki, mesela  siz yetime bir tane karpuz verdiniz  karşılığında 50 tane kavun aldınız.  Bu adaletli değil.

Enam 152- Yetim malına ihsan yapmanız  haricinde ergenliğe erişinceye kadar yaklaşmayın. (Ergenliğe erişince yaklaşabilirsiniz yani nikahlayabilirsiniz.)  

Nisa 127-Kadınlar  hakkında çok zor, sıkıntılı bir meseleyi çözmeni  istiyorlar yani fetva istiyorlar. (fetva ve feta aynı kökten  yakın anlamlara  sahip. Feta; çok zor işleri çözen veya çözüm getiren kişidir. Bu kişi genç kuvvetli biri olabileceği gibi bir köle de olabilir. Parayla çalışan bir işçi de olabilir.)

Allah o kadınlar hakkında sizin sıkıntınızı giderecek çözüm getiriyor:(( bu fetva)  kendileriyle evlenmeyi çok istediğiniz için henüz kendilerine mallarını vermediğiniz yetim ( ergenliğe ulaşmış)  kadınlar,  zavallı  kimsesiz çocuklar  hakkında ;  Yetimler için adaleti doğru bir şekilde uygulayın diye size kitapta okunan şeylerdir. (ikişer üçer dörder  kadın nikahlayın yetimlere haksızlık yapmamak için.)

Yani  ortam o kadar serbest ki, (yani bizim aklımızın alamayacağı kadar serbest bir ortam var); Adamlar görmüşler daracık bakire şeyini akılları fikirleri orada. Yani diyorki; ben yetime malını veya özgürlüğünü vermiyeyim nasıl olsa ergenliğe ulaştı artık kendi mallarımın (karılarımın) arasına katayım.

 

Sizin arabanız  bir mal olabildiği gibi insan bedenleri de Kurana göre bir maldır. Yani alınabilen, satılabilen, kiralanabilen , bir değer biçilebilen  bir maldır. Ve hatta mallarınızla insanlara gösteri yaparak para kazanabilmeniz bile mümkündür. Nisa38. Bir rızık olabilen mal vardır, Bir de rızık olmayan mal vardır. Altın gümüş araba bunlar rızık olmayan mallardır.  Rızık olmayan mallar rızık olan mallar ile takas edilebilir.

Nisa 3- Eğer yetimler konusunda   adaletli  davranamamaktan  korkarsanız  hoşunuza giden kadınları ikişer, üçer, dörder nikahlayın.

Burada nikah akdi yapın demiyor.

Ne diyor  öyleyse?

Nur 33-  Nikahlayacak kadın bulamayan  Allah onu lütfu ile zengin yapıncaya kadar  iffetli olsun.

(Yani adam  yeterli parası olmadığı için evlenemiyor. Öyleyse az ye, çok çalış, para biriktir diyor.)

Eymanlarınıza yani ahidleşmelerinize  sahip olan  kimselerden  yani dostlarınızdan  kitap isteyen -yani yazılı nikah akdi yapmak isteyenlere- onlarda bir iyilik görürseniz yazılı nikah akdi yapın.  Allahın size verdiği maldan ( kızınızı veya cariyenizi veya…)  onlara verin.

Zor ve sıkıntılı durumlara çözüm bulabilen  kadınlarınızı eğer rahimlerini (gebelikten) korumak istiyorlarsa  normalin dışına çıkan bir arzuyu  yapmaya onları zorlamayın.

Burada –bigai-  kelimesini fuhuş olarak çeviriyorlar. Çok yanlış bir çeviri. (Nahl 90 - ..Allah fuhuşu yasaklar…)  Normalin dışına çıkan ama fuhuş da sayılamayan bir durum söz konusu.

Yani burada anlatılmak istenen şey  kadın istiyorsa normalin dışına çıkan arzuyu yerine getirmekte serbesttir. Fakat bu yerine getirilen arzu fuhuş değildir çünkü Allah fuhuşu yasaklamıştır.

Burada bigaai kelimesi ile anlatılmak istenen şey evli olmayan  bir adamla kadının cinsel organları birleştirmeleri fakat erkeğin kadının cinsel organına boşalmamasıdır. Bu  bir nikahtır. Yani bu riskli bir iştir ve kurana göre günahtır. Fakat yasak değildir. YasaK OLAN ŞEY FUHUŞtur. Ve bu iş gizli yapılmamalıdır, en az 4 şahit olmalıdır, yani maruf.

Nisa 3-te ikişer üçer nikahlayın derken  anlatılmak istenen şey budur.

Bizim Müslümanların  inanamayacakları kadar, akıllarına sığdıramayacakları kadar serbest bir ortam!

 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 2 weeks later...

Enbiya 8- Biz onları -yani resulleri-  yemek yemeyen  birer ceset yapmadık, ve onlar ölümsüz de değillerdi.

Buradaki ceset kelimesi orijinal arapça metindeki kelimenin aynısı. Bu cesed kelimesini iki türlü anlıyorlar.

1-     Cansız beden.

2-     Canlı beden. Yani insan vücudu.

Cansız bedenlerin yemek yemediğini herkes bilir.  Canlı bedenlerin de yemek yediğini herkes bilir.

Ayete bakacak olursak, Cesed yemek yemez. Biz onları cesed yapmadık diyor.  Demek ki resuller cesed değilmiş.

Cesed –bence- bizim bildiğimiz ceset. Yani cansız insan vücudu.

Furkan 7- Dediler ki: Niçin bu resul yemek yiyor ve sokaklarda dolaşıyor.

Yemek yemesi ve  sokaklarda dolaşması çok acayip gelmiş onlara.

Bütün insanlar yemek yer ve sokaklarda da dolaşabilir, ne var bunda? 

Hac 72- Ayetlerimiz onlara açıklamalı olarak okunduğu zaman…

Kuran  anlaşılması zor bir sistem ile yazılmış bir kitap.  Fussilet 3- Ayetlerin, işaretlerin arası açılmıştır. Açıklaması yapılmadığı sürece başkalarının anlaması zordur. Aslında çok da zor değildir. Yani yaşamadığınız bir şeyi anlamakta zorluk çekersiniz. Diyelim ki siz renk körüsünüz. Size görmediğiniz renkler nasıl anlatılabilir?

Maide 75-…. İkisi de yemek yerlerdi…….

Ali imran 93-  ….Bütün yiyecekler  -Yakubun kendi nefsine haram etikleri hariç-  İsrail oğullarına helal idi  ……

Yahudiler  bütün yiyecekler bize helal değil diyorlar.

Yani şu yiyecekleri yemek helaldir veya haramdır diye bir tartışma var.

Enbiya 8- Biz onları -yani resulleri-  yemek yemeyen  birer ceset yapmadık……..

Yani- Biz resulleri ölü yapmadık- diyor.

Ya-sin 70 – li yünzira men kane hayyen… Yaşayan kimseyi uyarsın diye…..

Fatır 22-  …Sen kabirde olanlara sesini duyuramazsın…

Yani ölülere sesini duyuramazsın.

Kafirler ölüye veya cesede benzetilmiş, inananlar da canlı  yaşayan insana benzetilmiş.

Furkan 7- Dediler ki: Niçin bu resul yemek yiyor ve sokaklarda dolaşıyor?

Kuranın dilini  kurandan öğrenmek bence mümkün.

Nahl 70- Allah size ruhlarınızdan zevceler yaratıp, o zevcelerden  çocuklar ve torunlar  var etmiş ve temiz kadınlardan-bir şeyle-  sizleri rızıklandırmıştır. Bu böyle olduğu halde sizler Allahın nimetini gizleyip batıla mı inanıyorsunuz?

Yani burada kadınlar rızık oluyor.  Kuru fasulye pilav söz konusu olsa gizlemeleri gereken bir şey olmazdı.  Bakara 223- çok açık -nisaüküm harsün leküm- Kadınlarınız sizin için meyve sebze gibi şeylerdir diyor. Ama bu kadar açık bir şeyi bile kabullenemiyorlar veya toplumun ahlak anlayışına ters olduğu için tarla diyorlar. Hars kelimesine kuranın hiçbir yerinde tarla diyemezken burada tarla demek zorunda kalıyorlar.  Bence Kuran uygulanabilirliği olan bir kitap değil.

Allahın nimetini gizlememek  Şükür etmektir. Gizlemek ise küfür dür. Bakara 152.

Allahın nimetini gizlemediğiniz zaman ne oluyor? İnsanlar Allahın adını hatırlıyor.

Allahın adı esma ül hüsnadır.

Necm 31- İyilik yapanların karşılığını iyilik yapan(-hüsna-) kadınlarla verir

Araf 180- Yani  Allahın ismi  iyilikler yapan kadınların(esma ül hüsna) isimleridir.

Burada iyilik güzellik yapan kadınlar Allahtır  diye bir şey yok.

İsim  bize tanıdığımız insanları veya varlıkları  gösteren işaretlerdir.  Mesela sizin isminiz  hasan olabilir.  Hasan ismi sizi gösteren bir işarettir. İyilik yapan kadınların isimleri de Allahı gösteren işarettir.

Zuhruf 17- Onlardan biri Rahmana misal olarak otaya koyduğu  (kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman.

Zuhruf 19 Rahmanın kulları olan melekleri –tapınılması gereken- dişiler  yaptılar.

NiSA 116-  Allah –hükümranlıkta- ona ortak yapılmasını bağışlamaz…..

Nisa 117-  Allahın berisindekilerden çağırdıkları ( taptıkları) sadece  dişilerdir.  Onlar sadece şeytana kulluk ederler.

Yani eski  arapların  taptığı bütün ilahlar  dişiymiş.

En’am 117- Hiç şüphesiz  senin rabin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir, doğru yolda olanları veya doğru yolu görenleri de en iyi o bilir.

En’am 118- En iyi ben bildiğime göre, öyleyse  üzerine Allahın adı  anılmış olan şeyden yiyin.

Esmaül hüsna Allahın isimleridir dediğine göre, iyilik  güzellik yapan(size ihsan yapan)  kadınları yemeniz gerekiyor. Yani oral seks yapmanız gerekiyor.

Kabul etmesi zor olabilir ama kitapta yazan şey bu.

Diyelim ki ben yanlış anladım.  Üzerine Allahın adı anılmış şeyden yiyin derken anlatılmak istenen kesilen bir koyun olsun.

Koyunu kestiniz  ne yapmanız gerekiyor? Zilzal 7-8  Zerre kadar iyilik yapan onu görür, zerre kadar kötülük yapan da onu görür. Yani Kurana göre konuşacak olursak Allahın yolu iyilik yapma  yoludur.

Veya -amilussalihat -  yani yanlış olanı, bozuk olanı  düzelten ameller.

 

İnanıyorsanız iyilik yapmanız gerekiyor.  Koyunun etini dağıttınız fakirlere , yani iyilik yaptınız.  Acaba iyilik yaptınız mı? Doyuramazsınız; yüzlerce koyun kesseniz de doyuramazsınız.  Bedava verdiğiniz sürece fakirleri tembelliğe alıştırırsınız. Çalışmazlar hep bedava beklerler.  Sizin milyonlarınız olabilir ama koyun çobanlığı yapan yoksa herkes bedava et bekliyorsa  sizin milyonlarınız  koyun eti fiyatını yükseltmekten başka bir işe yaramaz.

Nisa 29- Karşılıklı rıza ile yapılan ticaret dışında batıl yollarla mallarınızı yemeyin.

Çok zor durumda olan bir insana –mahrum kalmışa- karşılık beklemeden yardım  yapmak gerekir ama bu çok istisnai bir durumdur. İyilik her kese yapılır. Fatır 15- Ey insanlar Allaha ilave oluncaya kadar hepiniz fakirsiniz. Milyar dolarları bile olsa insan Kurana göre fakirdir. Yani Allaha kavuşamayan insan Kurana göre fakirdir.

En’am 117-ve 118’ e göre  Üzerine Allahın adı anılmış olan şeyleri yemek Allahın yoludur.

Allahın yolu dediğiniz zaman bunun içine namaz girer,  zekat  girer, Ameli salih girer. Kısacası başkalarına ve kendine iyilik yapmak girer.

Siz iyilik yapmayı karın doyurmaya indirgerseniz. Hiç kimsenin karnını doyuramazsınız.

Enam 120- (Üzerine Allahın  adı anılmış şeyleri yediniz yani Allahın yoluna girdiniz.) ve açık ve gizli bütün günahları bırakın.

Aslında bence burada bırakın diye bir şey yok. Havada bir şeyleri saçıp dağıtın diyor. Ama neyse.

Fazla derine girmeyelim.

Yani kısaca oral seks yaparak bütün günahlardan kurtulun diyor. İster inanın ister inanmayın bu kitapta yazan şey bu.

Kalem 42- O gün bacağın üstündeki örtü yukarı kaldırılır ve secdeye davet edilirler.

Bacağın üstündeki eteğin yukarı kaldırılması ile secdeye davet etmenin ne ilgisi var.

Yükşefu derken bacak dendiği için eteğin kaldırıldığını sizin anlamanız gerekiyor.

Harace ala kavmihi dediği zaman evinden dışarı çıktığını anlamanız gerekiyor yani bizim Türkçe gibi değil. Yusuf 88- fe lema dehalu aleyhi .. Bir binaya girdiklerini sizin anlamanız gerekiyor

İnanmak zor biliyorum ama  gerçekten bu kitapta oral seks yapın yazıyor.

Daha yazarım keyfim olursa. Ateist forum da beni kovmazsa.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...