Jump to content

Allah'ın ,kulların yapacaklarını önceden bilmesi ,kulların iradesini iptal eder mi?


Recommended Posts

Bir mühendis bir  yol projesi çizer 
bura da yolun uzunluğu başlangıcı bitişi nerelerden geçeceği virajları kavşakları vs bellidir
yol bittikten sonra kullanıma geçer
projeyi çizen mühendis yolu yapan olarak neresi düz neresi yokuş neresi iniş viraj vs yolun tamamının bilgisine vakıf ve bilir
o yoldan ilk kez arabası ile giden sürücü ise ilk başta yol hakkında bilgisi yok
yolun yarısına kadar geldiğinde bulunduğu nokta şimdiki zaman, geride bıraktığı yol geçmiş,ve malum yani biliniyor,henüz gidemediği yol kısmı ise meçhul ve gelecektir  bilinmiyor yarı yarıya bilgilendi yolu bittirdiğinde de mühendis gibi yolun tamamına vakıf olur
gerçi mühendis uzmanlık bilgisi ile daha derin bilgiye sahip yolun kuvvetli zayıf tarafları vs de bilir
sürücünün daha çok yüzeysel bir bilgi olur
**
tabii burda mühendis e beşer olduğu için yolu çizmeden oda bilmiyordu tam olarak uyan bir örnek değil ancak bir şeyi önceden yapan biri nin sonrakiden daha bilgili olması

misal heyelan olsa yolun bir kısmı göçse mühendis nereden bilecek veya bir kaya kopup yolu kapatsa nereden bilecek yada biri gelip yola patlayıcı koydu bilemez

yani yolun her an her haline vakıf değil ancak 24 saat canlı kamera ile kesintisiz gözünü kırpmadan izleyecek kaya geldiğinde durduracak bir kudreti olacak sel geldiğinde engelleyecek çukur kazılmak istendiğinde hemen bertaraf edilecek bu mümkün değil onun bilgisi kuru ölü donuk bir bilgi ilk yapılışa ait ve orda öylece dondu durdu canlı güncel bilgi değildir


ilahi iradenin bilgisi daha kainat var olmadan da vardı ve tamdı kamildi
varlık ortaya çıktıktan sonrada değişmedi artmadı azalmadı  aynen yol mühendis bilgisi gibi yoldan önce yapımdan önce bilgi gerekli elzemdir tabii irade kuvvet fiil hikmet hüküm hepsi ilime eşlik etmekte
ilahi irade ezeli yani öncesi yok kadim ve ebedi dir sonrası da yok yani sınırı yok sonsuz
sonsuz başı sonu olmayan bir yol gibi düşünülebilir
ancak insan bu yolun belli noktasından başlayıp belli noktasında sonlandırıyor ömrü sınırlı 
aynen sonsuz sayı doğrusunda kullandığı sayıların sınırlı olması gibi dolayısı ile acaba bu sayılar nereye kadar gider sonra bitermi diye bir yargıya varamaz mantıken sonunun olmadığı görülmektedir
dolayısı ile  sınırlı bilgi ile sınırsız hakkında yorum yapmak imkansızdır
**
Kur'an da Allahın bilgisinin sınırsız geniş ve kuşatan muhit olduğu verilir
asıl niyetlerini içinde kalbinde aklında gizleyip, ağzı ile dili ile başka şeyler söyleyenleri Allah haber verir onlar  kalbinde  olmayanı dili ile söylüyorlar  onların içlerinde sakladıkları kin nefret,ağzı ile gözleri  mimikleri bedenleri ile ifade ettiğinden daha büyüktür denir
hem açık hem gizli olanı, hem ağız ve dil ile söylenen hem d kalbe sudurda akılda gizli tutulanı bilir demekte veya gecede gündüzde yerde gökte karada denizin dibinde göğün derinliklerinde ne varsa bilir
veya kalbleri kilitlidi örtülüdür gözleri perdelidir kulaklarında ağırlık vardır denir uyarsan da uyarmasanda birdir denir bu kadar derin ve detaylı bilgi insan da yoktur
o yüzden iman şöyle tarif edilir: kalbi ile tasdik,dili ile ikrar
yani tasdik doğrulama inanma yeri kalbtir dil değildir
zira kalbi ile tasdiklemediği hatta tekzip ettiğini,dili ile ikrar edebilir işte münafıklar böyle
kalben inanmaz zahiren dili ile iman ettim der bu sahih iman değildir
ancka kalbi ile iman etse dili ile etmedim dese tabii belli şartları var yine imanı sahihdir
işte ammar bin yasir  öldürme korkusu ile dili ile inkar eder ancak kalbi sonuna kadar iman eder
hatta mahvoldum deyip hz peygambere gelir ne olacak benim durumum imanıma halel geldi mi diye sorduğunda hz peygamber dilin inkar ederken kalbin ne diyordu dediğinde ammar:kalbim iman ediyordu dediğinde seni yine zorlarlarsa aynısını diyebilirsin demiştir
hz peygamber savaşta  iman ettim demesine rağmen ,korkudan iman etti  gibi göründü samimi değil diye öldürülen bir kişi hakkında: kalbini yarıpta mı baktınız der
en makbulu ise kalbi ile dilin bir olması kalbi iman ediyorsa dil de ona uymalı iman etmiyorsa dilde ona uymalıdır
zaten hem açık hem gizli hem dil hem kalbte olanı bilmeyen irade nasıl hakiki iman eden ile etmeyeni ayırabilir dolayısı ile ikisinede hakim olmalı ilmi ile kuşatmalıdır hem gece hem gündüz görmeyen hem gece uykuya dalan nasıl olup bitenleri bilebilir o yüzden Allah için onu ne uyku nede bir anlık uyuklama tutar o daim ayaktadır  hayydır kayyumdur diridir işitir bilir görür haberdardır
burda insanın kalb akıl niyet okuyamayacağı açıktır
insan zahire bakar ağzından ne çıktı ise onu esas alır bu yüzden aldatma yalana kanma meydana gelir
**
bir beşer anne dahi evladından önce olduğu için onun doğumu bebekliği çocukluğu gibi bilgilere vakıf
çocuk onun aktardıkları ile bilgilenir sonra gelen önce olana bağlıdır
sonraya kalan ise önceden gideni kapsar  ezeli ebedi bir ilim ise hepsini kapsar


 


 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 47
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Hristiyan askerler, kurmaca bir evrende islama göre yetiştirilmiş olsalardı, islam için, müslüman askerler ise hristiyanlığa göre yetiştirilselerdi, hristiyanlık için savaşabileceklerdi. Bugün müslüman kardeşim, islam hak yoldur geyiği yapanlar, hazarlar içinde dünyaya getirilseler, osmanın islam ordusuna, sasaniler içinde dünyaya getirilseler, ömerin islam ordusuna karşı savaşabileceklerdi. Ki kuranda da nuh, sen bunları kendi durumuna bırakırsan kafir kimseler yetiştirirler diyor. Eğer böyle bir durum söz konusuysa zaten, bu varlıkların bireysel olarak sınanması gibisinden bir durum söz konusu bile olamaz. Bu varlıkların yapısı buna izin vermez. Düşün yani. Kuşaktan kuşağa aktarılan islama göre yetiştirilen ve o şekilde ölen biri cennete gidecek. Ama hristiyanlığa göre yetiştirilen biri, hinduizme göre yetiştirilen biri cehenneme gidecek. O yüzden islamın sınavı tam anlamıyla bir saçmalıktır.

Şu kadar müslüman var diyorlar. Bunların hemen hemen hepsi kuşağa aktarılan islama göre yetiştirildikleri için müslümanlar. Benim değerim, benim dinim diyor ama benim dinim dediği islam seçim bile değil. Ve düşünün yani. Yüzyıllar önce biri, birileri bir şeyleri değeri, savunulması gereken şeyler olarak belirliyor. Kuşakların zihinleri buna göre yapılandırılıyor. 1500 yıl sonra, bu yetiştirilenlerden biri diyor ki, kabe, hacerül esved, kuran benim değerimdir. 

İslama göre yetiştirilmiş birinin, islama gelen bir eleştiriye olumsuz bir tepki vermesinin, benim değerime nasıl saygısızlık edersin demesi, bu yetiştirilme, bu yapılandırılma nedeniyle. Ama bu kişi özgür iradeli bireylerin din seçimi konusunda sınandığını söylüyor. Birde kendi durumuna bakmadan, başka dine göre yetiştirilmiş bir kişiye, sen aklını kullanmıyorsun, atalarının yolundan gidiyorsun, akılsızsın diyor. Peki senin durumun ne ? İslamı sen mi seçtin? Nasıl seçtin? Geceler boyu kuran mı okudun? Kuranda yazanlar mantıklı mı geldi ? Kuranda da yanlış, saçmalık, tutarsızlık olmadığı sonucuna mı ulaştın? Yedi katlı göğün üstünde oturan allahı, melekleri, cinleri, şeytanları, cenneti, cehennemi mi gerçekledin? Tabi islam akıl, mantık yoluyla seçilebilir bir şey midir? Aklını, mantığını kullanarak allahı, melekleri, cinleri, şeytanları, cenneti, cehennemi, fil ordusunu taşlayan ebabil kuşlarını, denizin yarılmasını nasıl gerçekledin mesela? Bunları gerçekleyemediğin, ortada da inkar edilen bir gerçek olmadığı halde, birde bunları gerçek olarak kabul etmeyenlere inkarcı, kafir diyip, yalan söylüyorsun. İslama iman, inkara, kafirliğe, yalancılığa, tutarsızlığa neden olur. Yanlışı, saçmalığı savunmak durumunda bırakır. Düşün yani. Biri yedi katlı göğün üstünde oturan bir allah vardır öğretisine göre yetiştiriliyor. Ama bu allah gerçeklenmiş bir şey değil ve bu yetiştirilmiş kişi birde gelmiş diyor ki, bu allahı gerçek olarak kabul etmeyen de kafirdir, inkarcıdır. Demek ki islam paketinde bir mantıksızlık, bir yanlışlık, bir sorun var.

 

Örnek olarak yine diyor, ben kibirlenmeye karşıyım. Ama adlarından biri el-kebir olan, kibirli allaha tapınıyor. Yaptığın çocuğa, var ettiğin o muhtaç bedene, bana borçlusun, hakkımı ödeyemezsin, bana şükür et diyorsun ya, işte bu da kibirdir. Muhtaç edip, gereksinim gidermek durumunda bırakıp, şükür ve övgü bekleyen, rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz diyen allah da bu zihin yapısının bir ürünüdür işte. Sanki yokken, yeme, içme sıkıntım, bir yoksunluğum vardı. Lokman 14 de allah ile birlikte, anne, babaya da şükür isteniyor ya. Demek ki bu kibir allah da tecelli ediyor. O yüzden kibir karşıtıyım diyip, islamı savunmak, allaha tapınmak tutarsızlıktır. Yalan söylemeye karşıyım diyip, islamı savunmak tutarsızlıktır. Ama işte yaratıcı kavramını putlaştıran zihin yapısının bir ürünü olan islama göre, yaratıcıyı eleştirmek, ona karşı çıkmak kibirdir. Bak. Yarattın, bunca acıya ve trajediye neden oldun, sen merhametsizsin, zalimsin demek kibirdir. Ama el- kebirin yalaka ve yancılığını yapmak, onu eleştiri dışında tutmak övülesidir, üstünlüktür. Kibirlenmeye karşı olmaktır.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Yağmurun yağması için koşulları oluşması gerekiyorsa, yağmurun yağması koşullara bağlıysa, müslüman neden yağmur duası etmektedir? Eğer böyle bir durum varsa, dua etmesen de, o yağmur koşullar oluşursa yağacaktır. Peki öyleyse neden dua ediyorsun? Allahtan fantastik bir yardım mı bekliyorsun? Ol diyecek de, gökte yağmur bulutları mı oluşturacak örneğin? Yine rabbim sağlık ver diyorsun. Ne yapacak örneğin, yok ol diyecek de, hasta eden virüsleri mi yok edecek? Yok. Doktor var, tedavi var, aşı var, ilaç var, bedeni koruyan antikorlar var diyorsan, bunlar koşullarla ilgili bir durum. İlaç içip sağlık bulman mı yani, allahın sana sağlık vermesi? Koşullar gereği yağan yağmur mu, allahın ettiğin yağmur duasını gerçekleştirmesi? Ama işte, rabbim ol der, yağmur bulutları da oluşturur. Yok ol der, virüsleri de yok eder diyorsan. Sen böyle bir yardım bekliyorsun demektir ve bu da mantıklı, akla yatkın bir durum değil mi?

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, nogodbutAllah yazdı:

ilahi iradenin bilgisi daha kainat var olmadan da vardı ve tamdı kamildi

 

Eğer böyle olsaydı, kimin erkek kimin dişi olacağını önceden bildiği için, erkeklere meme koymazdı. 

 

2 saat önce, nogodbutAllah yazdı:

Bir mühendis bir  yol projesi çizer 
bura da yolun uzunluğu başlangıcı bitişi nerelerden geçeceği virajları kavşakları vs bellidir
yol bittikten sonra kullanıma geçer
projeyi çizen mühendis yolu yapan olarak neresi düz neresi yokuş neresi iniş viraj vs yolun tamamının bilgisine vakıf ve bilir
o yoldan ilk kez arabası ile giden sürücü ise ilk başta yol hakkında bilgisi yok
yolun yarısına kadar geldiğinde bulunduğu nokta şimdiki zaman, geride bıraktığı yol geçmiş,ve malum yani biliniyor,henüz gidemediği yol kısmı ise meçhul ve gelecektir  bilinmiyor yarı yarıya bilgilendi yolu bittirdiğinde de mühendis gibi yolun tamamına vakıf olur
gerçi mühendis uzmanlık bilgisi ile daha derin bilgiye sahip yolun kuvvetli zayıf tarafları vs de bilir
sürücünün daha çok yüzeysel bir bilgi olur

 

1. Senaryo: Mühendis yolu yaptı. Benim o yoldan geçeceğimi biliyor. İlerdeki virajda yavaşlayacağımı da biliyor, düzlüğe gelince hızlanacağımı da biliyor. Ama ben o yola girmezsem, gideceğim yere uçakla gitmeye karar verirsem mühendis yanılmış olur. Demek ki mühendis geleceği göremiyor derim. Anladın?

 

2. Senaryo: Mühendis yolu yaptı ve "Dursun bu yoldan geçecek, virajda yavaşlayacak ve düzlükte hızlanacak" dedi. Benim gideceğim yere uçakla gitme şansım olamaz. Mühendis herşeyi bildiği için, geleceği bildiği için benim onun bildiklerini yaşamam lazım. Anladın?

Link to post
Sitelerde Paylaş

ilahi bir kader yoktur, tabii bir kader vardır...

ilahi bir güç yoktur, tabii güçler vardır...

 

tabii kader, yapabileceklerimin sınırıyla ilgilidir.

örneğin benim usain bolt'u geçememem tabii kaderimdir.

çölde yağmur yağmaması, kutupta kızgın kum olmaması gibi.

geleceği kimse bilemez çünkü gelecek diye bir şey yoktur.

boş bir kaseti dolduruyoruz, nasıl dolduracağımız bilinemez,

kasetin ne zaman biteceği bilinemez...

skoru belli bir maç oynamıyoruz...

ilahi bir güç var diyorsan, elbette bütün maçların skorunu bilir

fakat kuran'da sayısız tutarsız ifadelere yer veren,

bir dediği bir değini tutmayan, önce söylediğinden sonra vazgeçen tanrının

benim hayatımla ilgili en ufak bir bilgisi olamaz!

zaten kuran'da konuşan tanrı değil, muhammed ve arkadaşlarıdır.

 

kuran, kendi döneminin pragmatik çıkarımlarından başka bir şey içermez.

modern insanın yeni bir peygambere inanma ihtimali sıfırdır.

hatta o dönemde bile muhammed'in peygamberliği kabul görmemiş,

ancak diğer bir başlıkta anlattığım gibi, verdiği siyasi mücadeleyi kazanarak

peygamberliğini zorla kabul ettirmiştir.

yani konu teolojik değil; pragmatik, siyasi, gündelik yaşamla ilgilidir.

münafıklık da bu durumda müslümanlar arasında kaçınılmaz olmuştur.

örneğin bugünkü iktidar dese ki; herkes zoddirik dinine inanacak,

zoddirik dinine inanmayanları idam edeceğim...

bu durumda herkes zoddirik dinine inanmış görünecektir.

elbette inanmaya meyilli olanlar bu dini çocuklarına da öğretecektir.

bir zaman sonra zoddirik dini kendine bir taban da bulabilecektir.

bu karizma işi, insanları etkileme işi, kendinde özel bir güç bulunduğunu başkalarına kabul ettirme işidir.

tıpkı fetö'nün yaptığı gibi. daha düne kadar fetö'nün özel güçleri olan bir allah dostu olduğu düşünülüyordu.

oysa siyasi mücadele (güç kavgası) kaybedildi ve bütün karizma yerle bir oldu.

eğer fetö, 10 yıl önce ölseydi, iktidar partisiyle bir kavgaya girişmeseydi,

bugün ders kitaplarında örnek insan, dahası özel güçleri olduğuna inanılan bir insan olarak yeni nesillere öğretilecekti.

kerametleri konuşulmaya devam edilecek, dünyanın dört bir yanında açtığı okullarda,

onun bu vasıfları körpecik dünya çocuklarına da aşılanmaya devam edecekti!

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

zaman üstü demek  zamandan alakasız demek değil tam tersi zamandan etkilenmeyen ancak zamanı etkileyen demektir
gözler onu idrak etmez ,o gözleri idrak eder
 ışık esasen görünmez,ancak gözlerin görmesini sağlar ta derinliklerine iner
karada yürüyen araç  karanın çukur düz tümsek dağlık viraj bölgelerinden etkilenir
ancak karanın üstünde uçan uçak bu  engebelerden etkilenmez  direkt düz gider o yüzden mesafeler kısalır kısa sürede varılır
atmosferin dışına çıkan uzay gemisi de sürtünmeden etkilenmez zaten enerjisinin çoğunu atmosferden çıkmak için harcar ve uçak gibi atmosferdeki oksijeni kullanamadığı için kendi oksijenini hazır yanında taşır malum uzayda oksijen yok
roketin  uçak gibi kanatları da yok zira havada kalmak için değil atmosferi sürtünmesiz delip geçmek içindir 
araba,uçak,roket üçlemesinde birinden diğerine geçtikçe paradigma değişiyor dolayısı ile  her şey değişiyor
aynen boşlukta sürtünmesiz ortamda hareket verilen şey nasıl sonsuz hareket ederse
atmosferde dünyada çekimde sürtünmeden dolayı  sürekli enerji harcar aynı şeydir
zaman üstü demek  atmosfer üstü demek gibi bir şeydir  paradigma değişiyor
dünyadaki zaman algısı ile uzaydaki de farklıdır
uzay istasyonundaki bir astronota soruluyor:uzayda zaman nasıl geçiyor?
https://tr.euronews.com/2019/12/20/uzay-gunlukleri-uzayda-zaman-algisi-24-saatte-16-gun-dogumu-goren-astronotlar-anlatiyor

cevabı:
""Ekibimizle birlikte 4 aydır buradayız ve sanki dün gelmiş gibi hissediyoruz."
**
bazı ayetlerde 100 sene ölü kalan veya mağarada 309 sene kalan veya dirilme esnasında dirilenlere ne kadar kaldınız sorulduğunda cevapları " 1 gün veya daha az"
23:113" «Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. İşte sayanlara sor» derler."
2:259 "Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: “Ne kadar (ölü) kaldın?” O, “Bir gün veya bir günden daha az kaldım” diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: “Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış."

berzah alemi kabir alemi dünya aleminden farklıdır zaman kavramı aynı değildir
uykuda bile 8 saat kalırız uyanırız anlık yatıp kalkmışız gibi, idrak edemiyoruz zamanı bir zaman kayması veya zaman genişleme daralması olmuş gibi
ölümden  sonra diriltilenler ,100 sene ölü kalıp diriltilmiş olan,309  sene mağarada uykuya dalmış olanların hepsinin cevabı aynı süreler farklı olsa da :" bir gün veya daha az bir zaman"
Allah yeri de göğü de zamanı da uzayı da boşluğu da dünyayı da  geceyi gündüzü ölümü uykuyu hayatı hepsini yaratan olarak hepsinin üstündedir ve hepsini kapsar ve hiç birinden etkilenmez.


 

Link to post
Sitelerde Paylaş

bu uzay üstü, zaman üstü tanrın bir kadının neresini örtüp örtmeyeceğiyle mi ilgileniyor?

benim tuvalette hangi elimi kullanacağımı, su yoksa kıçımı hangi taşa sileceğimle mi ilgileniyor?

ağustosta hava kararıncaya dek oruç adı altında susuzluktan çatlamamla mı ilgileniyor?

körpecik kızların bilmem kaç yaşında adamlara peşkeş çekilmesiyle mi ilgileniyor?

bir tane ayet var mı, eşşek kadar adamlarsınız, körpecik kız çocuklarıyla evlenmeyin diyen!

tam tersi, bu yamyamlara deniyor ki, bana itaat ederseniz, daha iyilerini cennette de vereceğim!

göğüsleri yeni tomurcuklanan kızları ödül olarak sunan tanrın mı zaman üstü?!!

koca evreni, böyle ahlaksız biri yaratmış olabilir mi?!

Link to post
Sitelerde Paylaş
4 saat önce, nogodbutAllah yazdı:

Ekibimizle birlikte 4 aydır buradayız ve sanki dün gelmiş gibi hissediyoruz."

 

İşte bu da benim söylediğime güzel bir örnek. Her ne kadar hissedilen farklı da olsa, gerçekte geçen zaman farklıdır ve gerçekteki zaman da budur. Yani bugün Şubat ayında isek, 4 ay sonra ulaşılacak ay biliniyordur. Bilindiği için de bu değişmez, değiştirilemez. Uyusan da, yatsan da, kalksan da, çalışsan da, 4 ay sonra ulaşacağın ay bilindiğinden dolayı bunu değiştiremezsin. Bilinen şey, değişmez. Değişirse de bilinememiştir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...