Jump to content

Evren hem yakınan, hem yaratan, yakındıklarını başkasına dayatan tutarsız bir yapı oluşturmuştur.


Recommended Posts

6 saat önce, Buzul yazdı:

Eziyet gören bazı kişiler, eziyet ediyor dedikleri, var dedikleri şu tanrıdan bağışlanma dileyip, onu övüyorlar, onun önünde secde ediyorlar. Muhtaç edip, yoksunluk veriyor dedikleri, açlık, susuzluk yaşatan şu tanrıya, sorunu yaratana, su ve yemek verdi diyip, şükür ediyorlar. Hastalık veriyor dedikleri şu tanrıyı, sağlık verdi diyerek övüyorlar ve onun yaratıcı olduğu için, eleştiri dışında olması gerektiğini düşünüyorlar, ona karşı çıkmayı, onu eleştirmeyi de kötülük ve zalimlik olarak görüyorlar, dediklerine ve yaptıklarına katılınmalıdır, eziyet gören, eziyet edene boyun eğmelidir, ona tapınmalıdır, ona yalvarıp, yakarmalıdır diyorlar. Yaratıcı olmak, eleştiri dışı olmak anlamına mı geliyor? Burada bir tuhaflık, absürtlük yok mu sence? Bu yaratıcı kavramını putlaştırmak değil midir? 

İnsanın ihtiyaç sahibi olması en büyük özelliklerinden birisidir. Muhtaç olmaya öyle dar açıdan bakarsan hikmetini anlayamazsın. Nelere muhtaçsın örnekler verelim - yemek yemeye, içmeye, sevgi görmeye, saygı görmeye, konak, araç, aşk v.s uzar gider. Bunlar olmadan insan gelişimi olmaz zaten. Sen nasıl bir insan modeli olsun isterdin ihtiyacı olmayan eksiksiz kusursuz bir insan mı olmasını istiyorsun.?

Kusura bakma da bu şekilde düşünüyorsan tanrı beni neden bir taş olarak yaratmadı demiş olursun. Çünkü taşın muhtaçlığı yoktur. Ya da beni neden bir tanrı olarak kusursuz ve eksiksiz yaratmadı diye sitem ediyorsun, buda saçma oluyor güzel kardeşim. Sen hayatında bir trajedi falan yaşamış olmalısın. Muhtaç olmaya, kötülüğe o kadar çok takmışsın ki başka bir şey düşünemiyorsun. Ama resmin tamamını görmek istemiyorsun gözün önüne koysalar bile yüz çevirerek hayır ben görmek istemiyorum çünkü kötülük var diyeceksin. 

Sana şöyle bir örnek vereyim biraz alakasız olacak ama anlaman için bu örneği vereceğim. 

Bir insan sana durduk yere ev alsın, araba alsın, ömür boyu ihtiyaçlarını karşılayacak para versin sonra sana bir tokat atsın. Sen o kadar iyiliğini kenara bırakıp o bana tokat attı diye düşman olursun bu mantığınla. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 152
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

11 saat önce, Kaz yazdı:

Sınırlılık ve basitlik için yeterli bir örnek ben kötülük için bu örneği uydurdum, sen de tanrının iyi olduğunu örneklendirebilirsin, ben kötü diyorum eğer bir sakıncası yoksa.

Kötü derim diyemezsin. Kötü dersen iyide demek zorunda olursun. Bir gözümü kapatayım kötülüğü göreyim ama iyiliği görmezden geleyim diyemezsin.🙂

Link to post
Sitelerde Paylaş
23 dakika önce, rahip yazdı:

Bir insan sana durduk yere ev alsın, araba alsın, ömür boyu ihtiyaçlarını karşılayacak para versin sonra sana bir tokat atsın. Sen o kadar iyiliğini kenara bırakıp o bana tokat attı diye düşman olursun bu mantığınla. 

 

sen zeka küpü müsün, nesin?

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)
49 dakika önce, rahip yazdı:

İnsanın ihtiyaç sahibi olması en büyük özelliklerinden birisidir. Muhtaç olmaya öyle dar açıdan bakarsan hikmetini anlayamazsın. Nelere muhtaçsın örnekler verelim - yemek yemeye, içmeye, sevgi görmeye, saygı görmeye, konak, araç, aşk v.s uzar gider. Bunlar olmadan insan gelişimi olmaz zaten. Sen nasıl bir insan modeli olsun isterdin ihtiyacı olmayan eksiksiz kusursuz bir insan mı olmasını istiyorsun.?

Kusura bakma da bu şekilde düşünüyorsan tanrı beni neden bir taş olarak yaratmadı demiş olursun. Çünkü taşın muhtaçlığı yoktur. Ya da beni neden bir tanrı olarak kusursuz ve eksiksiz yaratmadı diye sitem ediyorsun, buda saçma oluyor güzel kardeşim. Sen hayatında bir trajedi falan yaşamış olmalısın. Muhtaç olmaya, kötülüğe o kadar çok takmışsın ki başka bir şey düşünemiyorsun. Ama resmin tamamını görmek istemiyorsun gözün önüne koysalar bile yüz çevirerek hayır ben görmek istemiyorum çünkü kötülük var diyeceksin. 

Sana şöyle bir örnek vereyim biraz alakasız olacak ama anlaman için bu örneği vereceğim. 

Bir insan sana durduk yere ev alsın, araba alsın, ömür boyu ihtiyaçlarını karşılayacak para versin sonra sana bir tokat atsın. Sen o kadar iyiliğini kenara bırakıp o bana tokat attı diye düşman olursun bu mantığınla. 

Benim yoksunluğum, muhtaçlığım, acılarım, kederim, üzüntüm, açlığım, susuzluğum var olmamdan kaynaklanıyor. Benim yokken böyle sorunlarım mı vardı? Yoktu. Ayrıca acı çeken varlıklar var etmek, onlara eziyet etmek, muhtaç, yoksunluk yaşayan bedenleri gereksinim gidermek durumunda bırakmak, canlıların parçalandığı bir düzen kurmak, yaşama içgüdüsü olan, ölümden korkan varlıklara ölüm sürecini ve psikolojisini yaşatmak, ol diyerek bunca acıya ve trajediye neden olmak, aciz, muhtaç bırakıp, yalvarıp, yakartmak, milyonlarca kişinin acılarından kurtulmak için intihar ettiği, şu an da birilerinin intihar ediyor olduğu bir sistem kurmak, bu acıkıyım fabrikasını işletmek iyilik mi şimdi sana göre? Neymiş bu acıkıyımın hikmeti? Bu var dediğin tanrı bunu yaparak neyi gösteriyor? Merhametsizliğini mi? Yani diyeceğim, buna neden olan biri varsa, onu bunlara neden olduğu için, sorunu oluşturduğu için, bu eyleminden dolayı eleştiriyorum. Beni yaratsaydın, ama şöyle yaratsaydın diye de bir şey demiyorum. Ol dedi, oldu diyorlar hani. Ol demeseydi, olmazdı. Şu açık ki bazı kişiler tanrı, yaratıcı kavramını putlaştırıyorlar. O yaratıcı, eleştirilmemeli, karşı çıkılmamalı, o yaptıklarından sorumlu değil, yaratıcıya boyun eğ anlayışı. Kuranda da mesela enbiya 23te allah yaptıklarından sorumlu değildir yazar ve var dedikleri şu tanrıya boyun eğerek, ona yaranmaya çalışarak, eleştiri getirmeyerek de üstün kişiler olduklarını düşünüyorlar. Ayrıca dediğim gibi eziyet görenin, eziyet eden, var denilen tanrıya şu boyun eğmesi, ona tapınması, onu övmesi, ondan bağışlanma dilemesi de absürt bir durum. Eziyet eden o, acı çektiren o, zulmeden o, farkında mısınız bilmem ama. Bağışlanma dilemesi gereken o olmalı değil mi? işte dünyada böyle bir tuhaf, absürt anlayış var. Ayrıca çocuğumuzun acı çekmesini ve ölmesini istemiyoruz diyen bir anne, babanın çocuğun varoluşuna neden olarak acı çekmesine ve ölümüne neden olması ve aynı zamanda çocuğu var eden, çocuğa acı çektiren ve öldüren odur dedikleri allaha tapınmaları da bir zihinsel uyumsuzluktur. İstemiyorlar, ama yaratarak da ölümüne karar veriyorlar. Yani düşün ki evlat acısının yaşandığı bir yerde, evlat acısı yaşayan kimseler varken , evlat acısı yaşattığı söylenen allaha, allah kimseye evlat acısı yaşatmasın diye dua edilmektedir burada. Milyarlarca kişinin var edildiği ve ölümün verildiği bir yerde kimsenin evlat acısı yaşamaması mümkün müdür? Görüldüğü gibi yaşayan kimseler vardır. Yani ortada zihinsel uyumsuzluk yaşayan, tutarsız da bir yapı var. Maide 106 da ölümü bir musibet olarak gören, aynı zamanda bu musibete yol açan yaratma eylemiyle de övünen allah bu tutarsız yapıdan çıkmış olabilir mi acaba? İnsanların birçoğu yine ölümün bulma şekline karşıdır. Ama ölümlü varlıkların var edilmesinde, ölüm verilmesinde sorun görmezler. Birini öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibidir diyen, ama sizleri var edeceğim ve sonra sizleri öldüreceğim, öldürülmekten kaçamazsınız diyen allah da bu yapıdan çıkmış olabilir mi? Yaptıkları çocuğa, var ettikleri muhtaç bedene, hakkımızı ödeyemezsin, bize şükür et, bize borçlusun diyen anlayış, islamda muhtaç edip, yoksunluk verip, sonra da bana şükür edin, hangi nimetimi yalanlıyorsunuz diyen allah olarak kendini göstermiş olabilir mi? Lokman 14de allah ile birlikte, anne, babaya da şükür istenir mesela. Yine soy, sop, kuşak edebiyatı yapan, benim kanım, soyum sürsün diyen anlayış, islamda soy, sop, kuşak edebiyatı yapan, size oğullar ve torunlar verdim diyen, bu durumu güzelleyen allah olarak kendini göstermiş olabilir mi? Allah evren, yaşam övücü, bunların övülmesi gereken şeyler olduğunu düşünen bir zihin yapısının ürünü olabilir mi? 

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
7 dakika önce, Buzul yazdı:

Benim yoksunluğum, muhtaçlığım, acılarım, kederim, üzüntüm, açlığım, susuzluğum var olmamdan kaynaklanıyor. Benim yokken böyle sorunlarım mı vardı? Yoktu. Ayrıca acı çeken varlıklar var etmek, onlara eziyet etmek, muhtaç, yoksunluk yaşayan bedenleri gereksinim gidermek durumunda bırakmak, canlıların parçalandığı bir düzen kurmak, yaşama içgüdüsü olan, ölümden korkan varlıklara ölüm sürecini ve psikolojisini yaşatmak, ol diyerek bunca acıya ve trajediye neden olmak, aciz, muhtaç bırakıp, yalvarıp, yakartmak, milyonlarca kişinin acılarından kurtulmak için intihar ettiği, şu an da birilerinin intihar ediyor olduğu bir sistem kurmak, bu acıkıyım fabrikasını işletmek iyilik mi şimdi sana göre? Neymiş bu acıkıyımın hikmeti?

Hiç iyi bir şeyler göremiyor musun etrafında neden sürekli acitasyonları görüp bunun üzerinden ilerliyorsun. Hiç mi iyi şeyler olmuyor sadece bu saydıkların mı oluyor bu dünyada.?

Hiç mi gülmüyorsun, mutlu olmuyorsun, heyecanlanmıyorsun.  Eğer ki bunları da yaşıyorsan tüm bu saydıkların çöp olur. 

7 dakika önce, Buzul yazdı:

Bu var dediğin tanrı bunu yaparak neyi gösteriyor? Merhametsizliğini mi? Yani diyeceğim, buna neden olan biri varsa, onu bunlara neden olduğu için, sorunu oluşturduğu için, bu eyleminden dolayı eleştiriyorum. Beni yaratsaydın, ama şöyle yaratsaydın diye de bir şey demiyorum. Ol dedi, oldu diyorlar hani. Ol demeseydi, olmazdı. Şu açık ki bazı kişiler tanrı, yaratıcı kavramını putlaştırıyorlar. O yaratıcı, eleştirilmemeli, karşı çıkılmamalı, o yaptıklarından sorumlu değil, yaratıcıya boyun eğ anlayışı. Kuranda da mesela enbiya 23te allah yaptıklarından sorumlu değildir yazar ve var dedikleri şu tanrıya boyun eğerek, ona yaranmaya çalışarak, eleştiri getirmeyerek de üstün kişiler olduklarını düşünüyorlar. Ayrıca dediğim gibi eziyet görenin, eziyet eden, var denilen tanrıya şu boyun eğmesi, ona tapınması, onu övmesi, ondan bağışlanma dilemesi de absürt bir durum.

Sadece kötülük üzerinden yürürsen bu şekilde bir sonuca varırsın. Terazinin diğer tarafında iyilik var ve dengede kalmasını sağlıyor. Sen sadece kötülüğü gör iyi olan hiç bir şeyi görme sonra terazinin diğer tarafı boş sistem hatalı de. Seni yoktan var eden ve sonsuz güçlere sahip bir yaratıcıdan bahsediyorsak evet boğun eğmek zorundasın. Bir karınca sana isyan etse ne ifade eder ki, sen karıncayı yaratmadığın halde isyanı sana pek bir şey ifade etmez. Senin kurduğun düzende yaşayan ve üstelik düzenini eleştiren ve neden böyle düzen var diyen birisine ne yapardın. 24 eleştirsen ne değiştireceksin, eleştirebilirsin ama bu bir şeyi değiştirmez. Her insan bir alem diyorlar senin aleminden kötülük fışkırıyor iyi olan her şeyi yok etmişsin. Buda senin alemini yansıtır. 

7 dakika önce, Buzul yazdı:

Eziyet eden o, acı çektiren o, zulmeden o, farkında mısınız bilmem ama. Bağışlanma dilemesi gereken o olmalı değil mi? işte dünyada böyle bir tuhaf, absürt anlayış var. Ayrıca çocuğumuzun acı çekmesini ve ölmesini istemiyoruz diyen bir anne, babanın çocuğun varoluşuna neden olarak acı çekmesine ve ölümüne neden olması ve aynı zamanda çocuğu var eden, çocuğa acı çektiren ve öldüren odur dedikleri allaha tapınmaları da bir zihinsel uyumsuzluktur. İstemiyorlar, ama yaratarak da ölümüne karar veriyorlar. Yani düşün ki evlat acısının yaşandığı bir yerde, evlat acısı yaşayan kimseler varken , evlat acısı yaşattığı söylenen allaha, allah kimseye evlat acısı yaşatmasın diye dua edilmektedir burada. Milyarlarca kişinin var edildiği ve ölümün verildiği bir yerde kimsenin evlat acısı yaşamaması mümkün müdür? Görüldüğü gibi yaşayan kimseler vardır. Yani ortada zihinsel uyumsuzluk yaşayan, tutarsız da bir yapı var. Maide 106 da ölümü bir musibet olarak gören, aynı zamanda bu musibete yol açan yaratma eylemiyle de övünen allah bu tutarsız yapıdan çıkmış olabilir mi acaba? İnsanların birçoğu yine ölümün bulma şekline karşıdır. Ama ölümlü varlıkların var edilmesinde, ölüm verilmesinde sorun görmezler. Birini öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibidir diyen, ama sizleri var edeceğim ve sonra sizleri öldüreceğim, öldürülmekten kaçamazsınız diyen allah da bu yapıdan çıkmış olabilir mi? Yaptıkları çocuğa, var ettikleri muhtaç bedene, hakkımızı ödeyemezsin, bize şükür et, bize borçlusun diyen anlayış, islamda muhtaç edip, yoksunluk verip, sonra da bana şükür edin, hangi nimetimi yalanlıyorsunuz diyen allah olarak kendini göstermiş olabilir mi? Lokman 14de allah ile birlikte, anne, babaya da şükür istenir mesela. Yine soy, sop, kuşak edebiyatı yapan, benim kanım, soyum sürsün diyen anlayış, islamda soy, sop, kuşak edebiyatı yapan, size oğullar ve torunlar verdim diyen, bu durumu güzelleyen allah olarak kendini göstermiş olabilir mi? Allah evren, yaşam övücü, bunların övülmesi gereken şeyler olduğunu düşünen bir zihin yapısının ürünü olabilir mi? 

Dünya anladığın kadardır anlamadığın kısımları kendi bilincinle doldurursun. Yine dediğim gibi kendi aleminde anlam veremediğin şeylerin yerine hep kötülüğü dolduruyorsun. İnsanların ölümsüz olması beklenemez. Hayat yaşananabilirliği saydığın ölüm, muhtaçlık gibi kavramlar olmadan dünya için mümkün olmayacaktır. Her şey bir birine bağlantılı birini çekip aldığınız zaman sistem parçalanır ve işlenemez hale gelir. Size daha öncede yazdım resminin tamamına baktığınızda sizde yanılgıda olduğunuzu göreceksiniz. İyilik varsa kötülükte olmalı bir tanesi tek başına bir şey ifade etmez.

Şükür konusuna gelirsek senin şükür etmen yaratıcıya bir şey kazandırmaz ki. Koskoca evreni yaratan yaratıcı ne yapsın senin şükrünü.? 

Şükür etmen senin için faydalıdır. Şükür edersen göreceksin ki dünya bir trajedi sistemi üzerine kurulmamış ve çok güzel şeylerin olduğunu göreceksin. Belki de karadelik gibi kötülük yayman bu yüzden olabilir. 

Sen kendi zihninde öyle bir yaratıcı tasarlamışsın ki insanları dünyaya acı çekmek için, ızdırap etmek için, kafasına sürekli balyozla vurmak için gönderdiğini düşünüyorsun. Bu şekilde bakıyorsan çok kötü durumdasın kendini bu durumdan kurtarmalısın. Hayat bu kadar kötü ise bu insanlar nasıl bu kadar sevgi dolular, nasıl bu kadar kahkaha atabiliyorlar, nasıl bu kadar mutlular. O intihar edenler kendi kötülüklerinin kaynağında boğulanlardır tıpkı senin gibi. 

Ben bir kuşu gördüğümde bile mutlu olabiliyorum. Etrafıma bakınca gördüklerim beni mutlu ediyor. Bir çiçeğe bakınca ne güzel bir yaratılış olduğunu görüyorum mutlu oluyorum. 

Şu düzene bakıp ta sadece kötülükleri gören birinin açık ve net psikolojik sorunları olmalıdır. 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
25 dakika önce, rahip yazdı:

Hiç iyi bir şeyler göremiyor musun etrafında neden sürekli acitasyonları görüp bunun üzerinden ilerliyorsun. Hiç mi iyi şeyler olmuyor sadece bu saydıkların mı oluyor bu dünyada.?

Hiç mi gülmüyorsun, mutlu olmuyorsun, heyecanlanmıyorsun.  Eğer ki bunları da yaşıyorsan tüm bu saydıkların çöp olur. 

Sadece kötülük üzerinden yürürsen bu şekilde bir sonuca varırsın. Terazinin diğer tarafında iyilik var ve dengede kalmasını sağlıyor. Sen sadece kötülüğü gör iyi olan hiç bir şeyi görme sonra terazinin diğer tarafı boş sistem hatalı de. Seni yoktan var eden ve sonsuz güçlere sahip bir yaratıcıdan bahsediyorsak evet boğun eğmek zorundasın. Bir karınca sana isyan etse ne ifade eder ki, sen karıncayı yaratmadığın halde isyanı sana pek bir şey ifade etmez. Senin kurduğun düzende yaşayan ve üstelik düzenini eleştiren ve neden böyle düzen var diyen birisine ne yapardın. 24 eleştirsen ne değiştireceksin, eleştirebilirsin ama bu bir şeyi değiştirmez. Her insan bir alem diyorlar senin aleminden kötülük fışkırıyor iyi olan her şeyi yok etmişsin. Buda senin alemini yansıtır. 

Dünya anladığın kadardır anlamadığın kısımları kendi bilincinle doldurursun. Yine dediğim gibi kendi aleminde anlam veremediğin şeylerin yerine hep kötülüğü dolduruyorsun. İnsanların ölümsüz olması beklenemez. Hayat yaşananabilirliği saydığın ölüm, muhtaçlık gibi kavramlar olmadan dünya için mümkün olmayacaktır. Her şey bir birine bağlantılı birini çekip aldığınız zaman sistem parçalanır ve işlenemez hale gelir. Size daha öncede yazdım resminin tamamına baktığınızda sizde yanılgıda olduğunuzu göreceksiniz. İyilik varsa kötülükte olmalı bir tanesi tek başına bir şey ifade etmez.

Şükür konusuna gelirsek senin şükür etmen yaratıcıya bir şey kazandırmaz ki. Koskoca evreni yaratan yaratıcı ne yapsın senin şükrünü.? 

Şükür etmen senin için faydalıdır. Şükür edersen göreceksin ki dünya bir trajedi sistemi üzerine kurulmamış ve çok güzel şeylerin olduğunu göreceksin. Belki de karadelik gibi kötülük yayman bu yüzden olabilir. 

Sen kendi zihninde öyle bir yaratıcı tasarlamışsın ki insanları dünyaya acı çekmek için, ızdırap etmek için, kafasına sürekli balyozla vurmak için gönderdiğini düşünüyorsun. Bu şekilde bakıyorsan çok kötü durumdasın kendini bu durumdan kurtarmalısın. Hayat bu kadar kötü ise bu insanlar nasıl bu kadar sevgi dolular, nasıl bu kadar kahkaha atabiliyorlar, nasıl bu kadar mutlular. O intihar edenler kendi kötülüklerinin kaynağında boğulanlardır tıpkı senin gibi. 

Ben bir kuşu gördüğümde bile mutlu olabiliyorum. Etrafıma bakınca gördüklerim beni mutlu ediyor. Bir çiçeğe bakınca ne güzel bir yaratılış olduğunu görüyorum mutlu oluyorum. 

Şu düzene bakıp ta sadece kötülükleri gören birinin açık ve net psikolojik sorunları olmalıdır. 

 

 

Arkadaşın anlatım tarzı abartılı olsa da teizme karşı kötülük problemi eleştirisi felsefi anlamda hala geçerliliğini koruyor bence. Benim inandığım tanrı mutlak merhametli değil mesela.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Başlık sahibi beni neden engelledi gerçekten şaşkınım. Kendi inadı yüzünden bir de tanrı takıntısı yaptığımı falan yazdı bana nedense gel arkadaşım akli mantiki konuşalım diyorum. Benim dediğim tanrı veya x farketmez onun kafasındaki klişeye uymadığı için gerildi. Çünkü bütün bildiği ve yıllarca sahiplendiği argüman çöp olunca ben nasıl hata yaparım diyerek gururuna yedirmedi muhtemelen. Bana dedi ki o tanrıyı eleştiremezsin dedi ben: hayır gayet tabi eleştirmek mümkün dedim.

Dedi ki; yalakalık yapman lazım dedi ben: yoo öyle bir şey istediğini söylemedi dedim.

Acı çektiriyor var oluşa zorluyor iste kendi psikolojik sıkıntısı olan argümanı sundu sürekli bende: mutlak merhametli bir tanrı değil deyince. Ne bu sendeki tanrı takıntısı deyip bana müslüman dedi. Ben müslüman olsam teist bir tanrıyı savunurdum.  Fakat buzul denen kişi yıllarca sadece bu düşünceyi düşündü ee şimdi karşıdaki kişi teist olmayınca biraz kudurdu haliyle. Rahip denen kişiye katılıyorum. Bu arkadaşın mutlak merhametli özellikle dinlerin tanrısıyla alıp veremediği var herhalde artık küçükken ne yaptıysa ona.

tarihinde akılsızşuursuzatom tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)
59 dakika önce, rahip yazdı:

Seni yoktan var eden ve sonsuz güçlere sahip bir yaratıcıdan bahsediyorsak evet boğun eğmek zorundasın.

Dediğim gibi, tanrı kavramını putlaştıran bir zihin yapısı, eleştirme, karşı çıkma, boyun eğ, yalvar, yakar, çünkü o yaratıcıdır anlayışı. Zaten o kibirli, küstah, tapacaksın, boyun eğeceksin, bana karşı gelmekten sakının, bana karşı gelmek kötülüktür diyen bu tanrı anlayışı da işte bu tür bir zihin yapısının ürünüdür. Bu zihin yapısı putlaştırdığı yaratıcı kavramıyla, var dediği tanrıya boyun eğerek de üstün olduğunu düşünür. O nedenle yaratıcı putunu kırmak önemlidir. Yoksa bunun gibi küstah, kibirli, pişkin bir tip olursunuz.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, Buzul yazdı:

Dediğim gibi, tanrı kavramını putlaştıran bir zihin yapısı, eleştirme, karşı çıkma, boyun eğ, yalvar, yakar, çünkü o yaratıcıdır anlayışı. Zaten o kibirli, küstah, tapacaksın, boyun eğeceksin, bana karşı gelmekten sakının, bana karşı gelmek kötülüktür diyen bu tanrı anlayışı da işte bu tür bir zihin yapısının ürünüdür. Bu zihin yapısı putlaştırdığı yaratıcı kavramıyla, var dediği tanrıya boyun eğerek de üstün olduğunu düşünür. O nedenle yaratıcı putunu kırmak önemlidir. Yoksa bunun gibi küstah, kibirli, pişkin bir tip olursunuz.

Teizmi eleştirince ateist olduğunu mu sanıyorsun direkt bakalım akli bir sürece girelim ne çıkacak karşımıza bakalim cesaretiniz var mı? Ben diyorum ki gel konuşalım sen daha baştan zaten silmişsin. Sen apateist olmuşsun aslinda bu tanrı var mi yok mu umrumda değil ama tek eleştirdiğin kötülük sorunu ulan dur bakalım bir akıl yürütelim sonuç ne çıkacak ona kapalı olunca işte böyle oluyorsun.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Başlık sahibi korkuyor anlaşılan aman maddenin bir sebebi çıkarsa ve onun özellikleri olurda tanrı varsa diye ödü kopuyor anlaşılan. En iyisi Buzul denilen ödlek kişi ''var oluşa zorlayan, acı çektiren videoları atmaya'' devam etsin yıllardır tek becerebildiği şey zaten bu daha fazlası ona 10 gömlek fazla gelir bu anlaşıldı artık. Kendinde boğul Buzul kardeş.

tarihinde akılsızşuursuzatom tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
34 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Arkadaşın anlatım tarzı abartılı olsa da teizme karşı kötülük problemi eleştirisi felsefi anlamda hala geçerliliğini koruyor bence. Benim inandığım tanrı mutlak merhametli değil mesela.

Mutlak merhametli neden değildir biraz açman lazım.

34 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Öyle şey olur mu başka bir şey yazacak ki konuyu şahıs üzerinden konuşacak yoksa fikirleri tartışmakta ne oluyormuş?

Bu bilerek yapılan bir tavır hocam. Çok kere şahit oldum bende ona göre cevap yazdığım zaman bir şekilde dediğiniz gibi devam edecek konu. Bilerek yapıyor yani ben bunu fikirle alt edemiyorsam hakaret etmeliyim bir şekilde küçük düşürmeliyim hesabındalar. 

9 dakika önce, Buzul yazdı:

Dediğim gibi, tanrı kavramını putlaştıran bir zihin yapısı, eleştirme, karşı çıkma, boyun eğ, yalvar, yakar, çünkü o yaratıcıdır anlayışı. Zaten o kibirli, küstah, tapacaksın, boyun eğeceksin, bana karşı gelmekten sakının, bana karşı gelmek kötülüktür diyen bu tanrı anlayışı da işte bu tür bir zihin yapısının ürünüdür. Bu zihin yapısı putlaştırdığı yaratıcı kavramıyla, var dediği tanrıya boyun eğerek de üstün olduğunu düşünür. O nedenle yaratıcı putunu kırmak önemlidir. Yoksa bunun gibi küstah, kibirli, pişkin bir tip olursunuz.

Tam tersi o zavallı iç dünyandaki pisliği nasıl yaratıcıya yüklediğini gözler önüne serdim. Kendini biraz düzeltirsen göreceksin bunu.

İşte sizin sorunuz bu o kadar yazıdan bir çıkarım yapmamış tek bir cümleyi almış ve onun üzerinden yorum yapıyorsun. 

Hayatı da bu şekilde sadece kötülük kavramını almışsın ve bunun üzerinden ilerliyorsun. Diğer bütün her şeyi yok sayarak. 

Aklı ve mantığı yerinde bir insan acitasyonla ilerlemez. İnsanlara bu kadar kötü enerji veren birisi kendine ne kadar kötü enerji veriyordur tahmin etmek bile zor. Sen kendi yansımanı yaratıcıya yüklüyorsun ama haberin yok. 

İnan acınası bir durumdasın ve farkında değilsin. Ama kendi fıtratın üzere bunu yapıyorsun. Böyle olmak istiyorsun çünkü sana da bir şey diyemem mesela. Yılan zehirli bir hayvan ve insanları sokar onun da fıtrattı bu yılan soktu diye yılana kızamasın. Çünkü bu onun fıtratında var. İnsanları neden senin gibi karamsar olmalı sana göre dünya vahşi bir düzen üzerine kurulmuşsa önüne gelen herkesi neden öldürmüyorsun. Seni gören herkes neden boğazına sıkmıyor. 

Öyle bir bakıyorsun ki olaylara sana verecek cevap bulamıyorum. Hadi o zaman bir birimizi yiyelim, öldürelim, bitirelim bu mu be ne kadar zavallısın. 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Evren nasıl oluşmuştur? Bir evrenin oluşması için ne gereklidir? Evrenin oluşum aşamaları nedir diye sorarsın, bunun üzerine düşünürsün, ama bazı tiplerde, evreni bir tanrıya yarattırma, üstlendirme ve bunu kabul ettirme aşkı ve çabası var. Evreni bir tanrı yarattı, bu da atomlardan oluşmuyor, o hep vardı, zamandan ve mekandan da bağımsız, tamam mı lan anlayışı.

Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)
3 dakika önce, rahip yazdı:

Tam tersi o zavallı iç dünyandaki pisliği nasıl yaratıcıya yüklediğini gözler önüne serdim. Kendini biraz düzeltirsen göreceksin bunu.

İşte sizin sorunuz bu o kadar yazıdan bir çıkarım yapmamış tek bir cümleyi almış ve onun üzerinden yorum yapıyorsun. 

Hayatı da bu şekilde sadece kötülük kavramını almışsın ve bunun üzerinden ilerliyorsun. Diğer bütün her şeyi yok sayarak. 

Aklı ve mantığı yerinde bir insan acitasyonla ilerlemez. İnsanlara bu kadar kötü enerji veren birisi kendine ne kadar kötü enerji veriyordur tahmin etmek bile zor. Sen kendi yansımanı yaratıcıya yüklüyorsun ama haberin yok. 

İnan acınası bir durumdasın ve farkında değilsin. Ama kendi fıtratın üzere bunu yapıyorsun. Böyle olmak istiyorsun çünkü sana da bir şey diyemem mesela. Yılan zehirli bir hayvan ve insanları sokar onun da fıtrattı bu yılan soktu diye yılana kızamasın. Çünkü bu onun fıtratında var. İnsanları neden senin gibi karamsar olmalı sana göre dünya vahşi bir düzen üzerine kurulmuşsa önüne gelen herkesi neden öldürmüyorsun. Seni gören herkes neden boğazına sıkmıyor. 

Öyle bir bakıyorsun ki olaylara sana verecek cevap bulamıyorum. Hadi o zaman bir birimizi yiyelim, öldürelim, bitirelim bu mu be ne kadar zavallısın. 

Sen de kibrini, küstahlığını, pişkinliğini oluşturduğun tanrıya yüklüyor olabilirsin. Belki de kendine tapınıyorsun. Birde böyle düşün.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
7 dakika önce, Buzul yazdı:

Sen de kibrini, küstahlığını, pişkinliğini oluşturduğun tanrıya yüklüyor olabilirsin. Belki de kendine tapınıyorsun. Birde böyle düşün.

Bende kibir yok olsa senin gibi bir yaratıcının beni yaratmadığını iddia ederdim.

O kadar kibirlisin ki seni bir yaratıcının var etmiş olma ihtimalini bile düşünmek istemiyor ve bu ihtimalden ödün kopuyor. 

Yaratıcı lafını duyduğun an tedirgin oluyorsun. Çünkü kibrin seni bir yaratıcının var etmiş olma ihtimaline tehammül edemiyor. Evet herkes kendi iç dünyasına göre algılar yaratıcıyı eğer iç dünyan pislikse onu öyle düşünürsün. 

Zaten evrende yaratıcıdan başka bir şey yok. Biz sadece sıfatlarını ve yansımalarını görürüz. 

tarihinde rahip tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
9 dakika önce, Buzul yazdı:

Evren nasıl oluşmuştur? Bir evrenin oluşması için ne gereklidir? Evrenin oluşum aşamaları nedir diye sorarsın, bunun üzerine düşünürsün, ama bazı tiplerde, evreni bir tanrıya yarattırma, üstlendirme ve bunu kabul ettirme aşkı ve çabası var. Evreni bir tanrı yarattı, bu da atomlardan oluşmuyor, o hep vardı, zamandan ve mekandan da bağımsız, tamam mı lan anlayışı.

Böyle atıp tutacağınıza bir akıl yürüyelim bakalım öyle mi olacak?

Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, rahip yazdı:

Bende kibir yok olsa senin gibi bir yaratıcının ben yaratmadığını iddia ederdim.

O kadar kibirlisin ki seni bir yaratıcının var etmiş olma ihtimalini bile düşünmek istemiyor ve bu ihtimalden ödün kopuyor. 

Yaratıcı lafını duyduğun an tedirgin oluyorsun. Çünkü kibrin seni bir yaratıcının var etmiş olma ihtimaline tehammül edemiyor. Evet herkes kendi iç dünyasına göre algılar yaratıcıyı eğer iç dünyan pislikse onu öyle düşünürsün. 

Zaten evrende yaratıcıdan başka bir şey yok. Biz sadece sıfatlarını ve yansımalarını görürüz. 

Bırak ya adama dinin tanrısı değil deist bir tanrıdan bahsediyordum bana müslümansın dedi illa tanrı takıntısı yalakalığı varmış bende kim dedi tanrıya yalakalık yap onu eleştirme diye ama anlatamazsın.

Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, rahip yazdı:

Bende kibir yok olsa senin gibi bir yaratıcının beni yaratmadığını iddia ederdim.

O kadar kibirlisin ki seni bir yaratıcının var etmiş olma ihtimalini bile düşünmek istemiyor ve bu ihtimalden ödün kopuyor. 

Yaratıcı lafını duyduğun an tedirgin oluyorsun. Çünkü kibrin seni bir yaratıcının var etmiş olma ihtimaline tehammül edemiyor. Evet herkes kendi iç dünyasına göre algılar yaratıcıyı eğer iç dünyan pislikse onu öyle düşünürsün. 

Zaten evrende yaratıcıdan başka bir şey yok. Biz sadece sıfatlarını ve yansımalarını görürüz. 

Gerçekten var olan ve evreni yarattı dediğin tanrın mı bana karşı çıkılmamalı, bana tapının, çünkü ben yaratıcıyım dedi, yoksa yaratıcı kavramını putlaştıran, o yaratıcı, eleştirilmemeli, yaratıcıya boyun eğilmelidir anlayışında olan sen mi, bunu uydurduğun tanrıya atfettin?

Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, akılsızşuursuzatom yazdı:

Bırak ya adama dinin tanrısı değil deist bir tanrıdan bahsediyordum bana müslümansın dedi illa tanrı takıntısı yalakalığı varmış bende kim dedi tanrıya yalakalık yap onu eleştirme diye ama anlatamazsın.

Adama tanırının var olabilme ihtimalini anlatman sorun. Sana onun için kızmış çünkü korkuyor ölümden, acı çekmekten, muhtaç olmaktan hepsinden korkuyor. Tanrısız bir sistemde bunlara cevap bulamayınca bütün kötülükleri tanrı yapıyor diyor ve kendini avutuyor. Hem tanrının olmadığını düşünür hem de tanrısız bir sistemde her şey saçma gelince böyle bir yola başvuruyor ne yapabilir ki başka. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...