Jump to content

Dunyanin alayi agnostiktir


Recommended Posts

1 dakika önce, AteistBakish yazdı:

 

Pante sizlerin şeyhidir. :) 

Panteidar sanırım bloğunun adı.

 

Ondan sonra buralarda bir evrensel insan diye ne dediğini kimsenin anlamadığı biri çıktı.

Sanırım sizlerden bazıları onun etkisindesiniz

Bu tarzı tanıyorum

 

Evrensel insan ölmüş.

Pante yaşıyor mu bilmiyorum.

Panteizm  konusunda bende vardım.

Panteizmin ne olduğunu bilmiyorsun. :)

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 791
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

16 hours ago, akılsızşuursuzatom said:

Kolumuz kendi kendine iyileşse teoloji de mucize deniyor zaten. Oysa tanrının yöntemi ekseriyetle sebep sonuç şeklindedir biliyorsunuz. Kanser olabileceğimizi  keşfetmek hücrenin bozulması ise bu yine eski deneyimlerimiz olan vucudumuzun çalışma prensibi ile ilgili bilgiden kaynaklanan bir malumatla ortaya çıkan bir yordamadır. Konu biraz emprizm meselesine giriyor. Hiç bir tecrübemiz olmadığı halde hastalık, hücre kanser, aids vs. Bahdedemezdik. Öyle bir anlatıyorsunuz ki rasyonalist olduğunuzu düşündüm.

 

Evet, zaten `sonsuz şifa` dediğin şey bir mucize. Mükemmel hücresel kopyalama da bir mucize olurdu ve bu keşfedilirdi. Hiçbir tecrübemiz olmayan bir sürü şeyi önceden keşfediyoruz, buna bilim deniyor. Mesela bilimsel teorinin bir tanımında da öngörülere sebebiyet vermesi zorunluluğu var. Yani teoriler çevremiz hakkında tahminler yapabilmemizi sağlarlar. Örneğin genel görelilik teorisine göre çok  büyük iki kütlenin çarpışması evrende çekim dalgaları oluşturur. 1915'te hesaplandı, 2016'da doğrulandı. Hiç gözlemleyemediğimiz birşeyi gözlemlemeden keşfedebiliyoruz. "acaba hücreler mükemmelen kopyalanmasaydı ne olurdu?" diye soran birnin kanseri de keşfetmesi an meselesi. Yani şifanın sonsuz olması hastalığın keşfedilmesinin önüne görünmez bir bariyer çekmiyor senin cahil teologların iddia ettiği gibi. Bu büyülü bir düşünce. Modern toplumda yeri yok.

tarihinde bayşapka tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, bayşapka yazdı:

 

Evet, zaten `sonsuz şifa` dediğin şey bir mucize. Mükemmel hücresel kopyalama da bir mucize olurdu ve bu keşfedilirdi. Hiçbir tecrübemiz olmayan bir sürü şeyi önceden keşfediyoruz, buna bilim deniyor. Mesela bilimsel teorinin bir tanımında da öngörülere sebebiyet vermesi zorunluluğu var. Yani teoriler çevremiz hakkında tahminler yapabilmemizi sağlarlar. Örneğin genel görelilik teorisine göre çok  büyük iki kütlenin çarpışması evrende çekim dalgaları oluşturur. 1915'te hesaplandı, 2016'da doğrulandı. Hiç gözlemleyemediğimiz birşeyi gözlemlemeden keşfedebiliyoruz. "acaba hücreler mükemmelen kopyalanmasaydı ne olurdu?" diye soran birnin kanseri de keşfetmesi an meselesi. Yani şifanın sonsuz olması hastalığın keşfedilmesinin önüne görünmez bir bariyer çekmiyor senin cahil teologların iddia ettiği gibi. Bu büyülü bir düşünce. Modern toplumda yeri yok.

Ezeli hareket konuma ne dersiniz hocam o halde:?:

Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

Cidden ispatladim ama kimse takmıyor.mantiksal olarak elbette. İsterseniz soruları sorayım özelden izniniz varsa?

Sen öyle sanıyorsundur.

Sonuçta tüm ömrün hep bir şeyleri başka bir şeyler sanmakla geçti. Her saniye düştüğün, yenildiğin bir bağımlılık bu.

Yine yapıyorsun, yine yapacaksın.

Link to post
Sitelerde Paylaş
48 dakika önce, AteistBakish yazdı:

Sen öyle sanıyorsundur.

Sonuçta tüm ömrün hep bir şeyleri başka bir şeyler sanmakla geçti. Her saniye düştüğün, yenildiğin bir bağımlılık bu.

Yine yapıyorsun, yine yapacaksın.

Tamam mesajda cevap vermeye hazır mısınız oradan cevaplar mısınız sorularımı? Onay verin yarın atacağım sorularımı.

Link to post
Sitelerde Paylaş
On 14.07.2021 at 09:12, anibal yazdı:

Bunun tek yolu, bu zırvaları sayıklayanların hakikatini açıkca koyup, bunların götten uydurma olduğunu söylemektir

 

Hayır sadece sana saldıracaklardır ve sen içindekini söyleyip rahatlamış olacaksın,onların salak olma hakikatini kabul etmektense sana o,bu,şu demeleri çok daha olası olacaktır.

 

Buradaki mevzu seninle aynı düşünmeleri,hissetmeleridir deilmi fakat senin A komutu vermen  karşıda aynı algılanmayacaktır,anibal bilgisayarında klavyedeki A tuşuna basınca monitörde oluşan yazı dizesiyle müsloş bilgisayarındaki A tuşuna basınca oluşan dize aynı olmayacaktır bunun için müsloştada o programın çalıştırılmış olması gerekmektedir.

 

Bu anlatmaya çalışarak felan olmaz zira embesile laf anlatmaya çalışırken ondan daha embesil duruma düşüyorsun

 

Burada asıl sorgulanması gereken şey müsloş seni neden etkiledi ki?

 

Onu neden s*kime takayım ki?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tanrı size sonsuz kudretini veya Şafi sıfatını sonsuz olarak göstermek zorunda mı? Öyle bir anlaşma mı yaptınız. 

Sinek boku kadar bir yer kaplamıyorsunuz şu alemde ama sonsuz evreni ve tanrıyı çözüyorsunuz. 

Bunları tam idrak edebilmek için yarı tanrı olmak gerekir. Yoksa bilimmiş gözlemmiş bunlar pekte para etmez tanrının sıfatını ölçmek için. 

Bütün evreni kontrol edebildiğinizde ve öyle bir güce kavuştuğunuzda yazın bunları o zaman belki biraz mantıklı olur. 

Oturmuş klavyenin başında aciz haliyle her şeye hakimmiş edası ile atıp tutuyorsunuz.

Bilim dediğiniz zamana yenilen ve sürekli yanlış anlaşılmaların zamanla düzletilip ilerlediği bir dal olduğunu da hatırlatarak pekte güvenilir gibi durmuyor. Bir zaman gelecek ve belki şu an evrene ait bildiğiniz her şeyin yanlış olduğu anlaşılacak o zaman utanacak mısınız bu söylediklerinize. 

Sivri sineği düşünün insanı ne kadar anlayabilir. Sizler kısıtlı beyninizle evrende nokta bile sayılmayacak bir gezegende karınca kadar küçüksünüz ve her şeyi çözdüğünüzü zan ediyorsunuz. 

Diyelim ki siz 3 boyutlu bir dünyada yaşıyorsunuz ve yaratıcı 10 boyutlu bir varlık onu anlayabilmeniz ve güçlerini bilmeniz mümkün  olur mu ? 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, rahip yazdı:

Tanrı size sonsuz kudretini veya Şafi sıfatını sonsuz olarak göstermek zorunda mı? Öyle bir anlaşma mı yaptınız. 

Sinek boku kadar bir yer kaplamıyorsunuz şu alemde ama sonsuz evreni ve tanrıyı çözüyorsunuz. 

Bunları tam idrak edebilmek için yarı tanrı olmak gerekir. Yoksa bilimmiş gözlemmiş bunlar pekte para etmez tanrının sıfatını ölçmek için. 

Bütün evreni kontrol edebildiğinizde ve öyle bir güce kavuştuğunuzda yazın bunları o zaman belki biraz mantıklı olur. 

Oturmuş klavyenin başında aciz haliyle her şeye hakimmiş edası ile atıp tutuyorsunuz.

Bilim dediğiniz zamana yenilen ve sürekli yanlış anlaşılmaların zamanla düzletilip ilerlediği bir dal olduğunu da hatırlatarak pekte güvenilir gibi durmuyor. Bir zaman gelecek ve belki şu an evrene ait bildiğiniz her şeyin yanlış olduğu anlaşılacak o zaman utanacak mısınız bu söylediklerinize. 

Sivri sineği düşünün insanı ne kadar anlayabilir. Sizler kısıtlı beyninizle evrende nokta bile sayılmayacak bir gezegende karınca kadar küçüksünüz ve her şeyi çözdüğünüzü zan ediyorsunuz. 

Diyelim ki siz 3 boyutlu bir dünyada yaşıyorsunuz ve yaratıcı 10 boyutlu bir varlık onu anlayabilmeniz ve güçlerini bilmeniz mümkün  olur mu ? 

 

O zaman tanrıyı da tartışmanın alemi yok. Önümüze konan sıfatlara sahip bir varlık var ne yapalım yani hakkında konuşmayalım mi? Size göre zaten amaç bu değil mi bu hayatta. Tanrı sıfatlarını sonsuz yansıtmak değil sonlu dünyaya belki ama onun hakkında konusuyorsak sifatlariyla eylemler hakkında uyum olmasını bekleriz en azından. Bir kişi ben sonsuz merhametliyim diyor oluşturduğu düzenekte acılar kötülükler gırla gidiyorsa isterse amacı olsun olmasın ahiret vs. Biz yine ona sonsuz merhametli diyemeyiz ki. Sonsuz sıfatı yaptığı her eylemde kendisini yansıtır. Dünyaya gönderirkende ahirette de veya başka şekillerde de. Buna uymalı ki çelişki olmasın öyle değil mi? Şöyle düşünün tanrı sonsuz olarak yansıtmadı diyelim peki merhametinin istediği kadarını yansıtsa bile merhamet kavramının içinde acı ve izdirap kötülük olabilir mi? Ya da şöyle mi diyeceğiz; tanrı sonsuz olarak merhametini yansıtmadığı için acılar var. Tamamda tanrı eylemde bulunurken sonsuz sifatlarindan bağımsız mi yapıyor. Hikmetli iş yapayim derken merhametinden nasıl feragat edebiliyor veya merhamete göre yapabilirken hikmetten nasıl feragat edebiliyor. Bazılarını askıda bırakıp bazılarını mi kullanıyor sadece?

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...