Jump to content

Başınıza gelen her musibet kendi yaptıklarınız nedeniyle midir?


Recommended Posts

Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. Şura 30

Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, “Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkârlardan oluruz” diye yemin ederler. Maide 106

 

Kurana göre başınıza gelen her musibet kendi yaptıklarınız nedeniyledir. Allah da birçoğunu bağışlar. Ama gel gör ki, kurana göre ölüm bir musibettir.( Maide 106) Var edilen ve ölüm musibetine uğrayan kişi, bu musibete yaptığından dolayı uğramamıştır. O kişiyi var eden ve ölüm musibetine uğratan islama göre allahtır. Yani islama göre o kişi allahın eylemi sonuca bu musibete uğramıştır ve allah ölüm musibetine yol açan yaratma eylemiyle de övünür. Musibete yol açan insan eylemlerini eleştiren ve bunların birçoğunu bağışlayan allah, neden ölüm musibetine yol açan yaratma eylemiyle övünmekte, bu eylemde bir sorun görmemektedir? Allahın bu musibete yol açan yaratma eylemine karşı olması, bunu eleştirmesi gerekmez miydi? Peki neden böyle bir durum söz konusu? Yaptıkları çocuğun, ölümünü kötü, musibet bir durum olarak gören anne, babanın, ölümlü çocuğun var edilişinde sorun görmemeleri, çocuğun var edilişiyle övünmeleri gibi düşünün. İşte allah böyle tutarsız, zihinsel uyumsuzluk yaşayan, oksimoron bir yapıdan çıkmıştır. Bu yapının tutarsızlığı, oksimoronluğu, zihinsel uyumsuzluğu da kendini allahta göstermektedir.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 237
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Garip ama gerçek, aslında başınıza gelen her musibet sizin yaptıklarınız nedeniyledir. Daha doğrusu, yaptıklarınız ve çok daha çok yapmadıklarınız nedeniyle. 

 

İşte mesela, zamanında AKP'cileri kazığa oturtmuş olsaydık, bugün bu musibet olmazdı başımızda. Dincilerde, zamanında, Mustafa Kemal'i yıldız sarayına hapsetmek yerine boğdursalar, bugün o musibetler başlarına gelmemiş olurdu, di mi?

 

Mevzu şu. Eğer bugünün musibetlerindne kurtulmak istiyorsan, yaptıklarından çok yapmadıklarına bakmalısın. Özellikle aklı selim denen kişilerin en büyük eşşekliği budur, bakarlar, bakarlar, olayların oraya gelip kendilerine semer vurulmasını baya baya izlerler sadece, göz göre göre. Hitlerin hikayesi, bu hususta tam bir ibret vesikasıdır. 

 

Velakin, "n'oluyoz lan, bi durun orda" demeyi beceren, buna kalkanlar, tarih boyunca tarihi yazmıştır. İşte muhammet, karı kız götürmede çığır aşmıştır malum. İşte Atatürk, işgalciler yok, o kadar değil demeye cesaret etmekle bu ülkeyi var etmiştir. 

 

 

 

 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, anibal yazdı:

Garip ama gerçek, aslında başınıza gelen her musibet sizin yaptıklarınız nedeniyledir. Daha doğrusu, yaptıklarınız ve çok daha çok yapmadıklarınız nedeniyle. 

 

İşte mesela, zamanında AKP'cileri kazığa oturtmuş olsaydık, bugün bu musibet olmazdı başımızda. Dincilerde, zamanında, Mustafa Kemal'i yıldız sarayına hapsetmek yerine boğdursalar, bugün o musibetler başlarına gelmemiş olurdu, di mi?

 

Mevzu şu. Eğer bugünün musibetlerindne kurtulmak istiyorsan, yaptıklarından çok yapmadıklarına bakmalısın. Özellikle aklı selim denen kişilerin en büyük eşşekliği budur, bakarlar, bakarlar, olayların oraya gelip kendilerine semer vurulmasını baya baya izlerler sadece, göz göre göre. Hitlerin hikayesi, bu hususta tam bir ibret vesikasıdır. 

 

Velakin, "n'oluyoz lan, bi durun orda" demeyi beceren, buna kalkanlar, tarih boyunca tarihi yazmıştır. İşte muhammet, karı kız götürmede çığır aşmıştır malum. İşte Atatürk, işgalciler yok, o kadar değil demeye cesaret etmekle bu ülkeyi var etmiştir. 

 

 

 

 

 

 

Dediğim kişi ile youtubeden yorumlar aracılığıyla konuştuğum için geç oluyor biraz. Foruma üye olmuş. Şimdi nicki nedir nasıl yapacağız oni sordum bekliyorum. Bilginiz olsun.

Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)
3 saat önce, anibal yazdı:

Garip ama gerçek, aslında başınıza gelen her musibet sizin yaptıklarınız nedeniyledir. Daha doğrusu, yaptıklarınız ve çok daha çok yapmadıklarınız nedeniyle. 

 

İşte mesela, zamanında AKP'cileri kazığa oturtmuş olsaydık, bugün bu musibet olmazdı başımızda. Dincilerde, zamanında, Mustafa Kemal'i yıldız sarayına hapsetmek yerine boğdursalar, bugün o musibetler başlarına gelmemiş olurdu, di mi?

 

Mevzu şu. Eğer bugünün musibetlerindne kurtulmak istiyorsan, yaptıklarından çok yapmadıklarına bakmalısın. Özellikle aklı selim denen kişilerin en büyük eşşekliği budur, bakarlar, bakarlar, olayların oraya gelip kendilerine semer vurulmasını baya baya izlerler sadece, göz göre göre. Hitlerin hikayesi, bu hususta tam bir ibret vesikasıdır. 

 

Velakin, "n'oluyoz lan, bi durun orda" demeyi beceren, buna kalkanlar, tarih boyunca tarihi yazmıştır. İşte muhammet, karı kız götürmede çığır aşmıştır malum. İşte Atatürk, işgalciler yok, o kadar değil demeye cesaret etmekle bu ülkeyi var etmiştir. 

 

 

 

 

 

 

İslam etkisini yaratıcıya dayandırılmasından ve kuşaktan kuşağa aktarılmasından alıyor. Dünyada yaratıcı kavramını putlaştıran, o senin yaratıcındır, ona boyun eğmelisin, ona nasıl karşı çıkarsın, yaratıcıya karşı çıkmaktan sakının anlayışında olan, yaratıcıya boyun eğmeyi, yaratıcıyı karşı çıkmamayı üstünlük olarak gören bir kafa yapısı var. Yaratıcı birçok kişi bir için eleştirilmemesi, karşı çıkılmaması gereken bir puttur. O nedenle de müslüman kutsallaştırılan nefretini hak olarak görüyor ve hak adı altında ne allah adlı yaratıcıya dayandırılan absürtlük, bağnazlık, yalan, yanlış varsa da savunuyor. Putlaştırılan yaratıcı kavramı, eleştirilmemeli, karşı çıkılmamalı, çünkü o yaratıcıdır anlayışı yıkılmalıdır. Yaratıcı diye eleştiri dışı olacak, onun yalaka ve yancılığını yapacak, onun dediklerine ve yaptıklarına katılacak değilim ya denmelidir. Örneğin kabeyi değerli, değeri olarak görmeyen zalimdir, düşmandır, cehennemde yanar, zakkum yer, irin içer söyleminin, kuşaktan kuşağa aktarılan bu absürtlüğün milyonlarca savunucusu var.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, Buzul said:

İslam etkisini yaratıcıya dayandırılmasından ve kuşaktan kuşağa aktarılmasından alıyor. Dünyada yaratıcı kavramını putlaştıran, o senin yaratıcındır, ona boyun eğmelisin, ona nasıl karşı çıkarsın, yaratıcıya karşı çıkmaktan sakının anlayışında bir kafa yapısı var. Yaratıcı birçok kişi bir için eleştirilmemesi, karşı çıkılmaması gereken bir puttur. O nedenle de müslüman kutsallaştırılan nefretini hak olarak görüyor ve hak adı altında ne allah adlı yaratıcıya dayandırılan absürtlük, bağnazlık, yalan, yanlış varsa da savunuyor. Putlaştırılan yaratıcı kavramı, eleştirilmemeli, karşı çıkılmamalı, çünkü o yaratıcıdır anlayışı yıkılmalıdır. Yaratıcı diye eleştiri dışı olacak, onun yalaka ve yancılığını yapacak, onun dediklerine ve yaptıklarına katılacak değilim ya denmelidir. Örneğin kabeyi değerli, değeri olarak görmeyen zalimdir, düşmandır, cehennemde yanar söyleminin, kuşaktan kuşağa aktarılan bu absürtlüğünün milyonlarca savunucusu var. 

 

Elbette herşeyin bir çözümü var, ama ardından bir sürü de "acaba?" var...

 

İşte bugün, aşı karşıtlığı abes absürt bir kavganın içinde debelenenleri görüyoruz. Ama şunları da görüyoruz.

 

https://www.sozcu.com.tr/2021/saglik/asi-karsiti-corona-virusunden-oldu-6555895/

 

Şimdi, bu geberip gitme musibeti, bu gibi virüs kapıp perişan olma, ailesini falan telef etme hikayeleri, kişinin kendi yaptıkları yüzünden olmayacak mı?

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, anibal yazdı:

 

Elbette herşeyin bir çözümü var, ama ardından bir sürü de "acaba?" var...

 

İşte bugün, aşı karşıtlığı abes absürt bir kavganın içinde debelenenleri görüyoruz. Ama şunları da görüyoruz.

 

https://www.sozcu.com.tr/2021/saglik/asi-karsiti-corona-virusunden-oldu-6555895/

 

Şimdi, bu geberip gitme musibeti, bu gibi virüs kapıp perişan olma, ailesini falan telef etme hikayeleri, kişinin kendi yaptıkları yüzünden olmayacak mı?

 

Kişinin üyelik nicki " Averroes" hocam.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, akılsızşuursuzatom said:

Kişinin üyelik nicki " Averroes" hocam.

 

 

Dedim ya, biz buradayız, ölmez sağ kaldıkça. Kimseye farklı muamele vs edecek değiliz netekim. 

 

Belki, ilk üyeliklerde konu açma olmayabilir, birileri elbet yardımcı olur o durumda.

Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)
13 dakika önce, anibal yazdı:

 

Elbette herşeyin bir çözümü var, ama ardından bir sürü de "acaba?" var...

 

İşte bugün, aşı karşıtlığı abes absürt bir kavganın içinde debelenenleri görüyoruz. Ama şunları da görüyoruz.

 

https://www.sozcu.com.tr/2021/saglik/asi-karsiti-corona-virusunden-oldu-6555895/

 

Şimdi, bu geberip gitme musibeti, bu gibi virüs kapıp perişan olma, ailesini falan telef etme hikayeleri, kişinin kendi yaptıkları yüzünden olmayacak mı?

 

Geberip gitme musibeti, ölmek zorunda oluşumuz aslına bakarsan var edilişimizden kaynaklanıyor. Ölmek durumundaysak, bu anne ve baba adlı kişilerin bizi var etmesinden kaynaklanıyor. Ölüm musibetine uğrayan kişi de, bu musibete kendi yaptığından değil, başkalarının yaptığından dolayı uğramıştır. İslamcı diyişiyle allahın yaratmasından dolayı. Yazıda bundan da söz ettim, musibetlere yol açan insan eylemlerini eleştiren ve birçoğunu bağışlayan allah neden ölüm musibetine yol açan yaratma eylemiyle övünüp, buna karşı çıkmıyor diye. Çocuğun ölümünü musibet, kötü bir durum olarak gören anne, babanın ölümlü çocuğun var edilişiyle övünmesi, bunda bir sorun görmemesi gibi işte. Yine birçok kişi öldürmeye değil, ölümün bulma şekline karşıdır, bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibidir diyen, ama sizleri öldüreceğim, öldürülmekten kaçamazsınız diyen, ölümlü varlıkların var edilmesinde bir sorun görmeyen allah gibi. Allahı oluşturan zihin yapısının tutarsızlığı, oksimoronluğu, zihinsel uyumsuzluğu allahta kendini gösteriyor allah. Olay bu. 

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, anibal yazdı:

 

 

Ha, bu arada, önce şurayı bir ziyaret etmesinde sayısız hikmetler var, hatırlatayım.

 

http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:Sg6g-XJ-684J:safsatakilavuzu.com/+&cd=1&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

 

 

:d evet tartışmalarda bolca safsata yapabiliyoruz. Teisti ateisti farketmiyor.

Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)
27 dakika önce, anibal yazdı:

 

Elbette herşeyin bir çözümü var, ama ardından bir sürü de "acaba?" var...

 

İşte bugün, aşı karşıtlığı abes absürt bir kavganın içinde debelenenleri görüyoruz. Ama şunları da görüyoruz.

 

https://www.sozcu.com.tr/2021/saglik/asi-karsiti-corona-virusunden-oldu-6555895/

 

Şimdi, bu geberip gitme musibeti, bu gibi virüs kapıp perişan olma, ailesini falan telef etme hikayeleri, kişinin kendi yaptıkları yüzünden olmayacak mı?

 

Milyarlarca kez allahlık yapılan ve ölüm verilen bir yerde, evlat acısı yaşayan kimseler varken, allah kimseye evlat acısı vermesin diye dua edilen bir yerdeyiz. Milyarlarca kişinin var edildiği ve ölüm verilen bir yerde kimsenin evlat acısı yaşamaması mümkün müdür? Görüldüğü gibi evlat acısı yaşayan kimseler vardır. Üstelik evlat acısı yaşayan kişiler, ölümlü çocuğu kendileri var etmiştir. Hem allahlık yapan, ölüm veren, hem de çocuğun ölümünü musibet olarak görüp, çocuğun başında ağıt yakan bir yapı. Allahı oluşturan ve tapınan anlayışın zihinsel uyumsuzlukları, oksimoronlukları var. Kibirlenmeye karşıyız diyip, kibirli el- kebire, yani allaha tapınmaları yine buna örnek verilebilir. Yine müslümanın adem ile havvayı tuzağa düşüren şeytana sövmesi, ama yaratan allahı övmesi buna örnek verilebilir. İslama göre sizler şeytan tarafından kandırılan adem ile havvanın allah tarafından yaratılan çocukları değil misiniz? Sizin var edilişinizde bir şeytanlık var. Var edilişinle övünüyorsun, ama şeytana da düşmansın? Nasıl oluyor bu iş. Yaratan allah, tuzakçı şeytan. Hem övme, hem sövme, hem karşı çıkma, hem tapınma durumu söz konusu. Evren garabet, oksimoron bir durum oluşturmuştur ve bunu islamda görüyoruz.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
On 26.07.2021 at 13:20, anibal yazdı:

 

Elbette herşeyin bir çözümü var, ama ardından bir sürü de "acaba?" var...

 

İşte bugün, aşı karşıtlığı abes absürt bir kavganın içinde debelenenleri görüyoruz. Ama şunları da görüyoruz.

 

https://www.sozcu.com.tr/2021/saglik/asi-karsiti-corona-virusunden-oldu-6555895/

 

Şimdi, bu geberip gitme musibeti, bu gibi virüs kapıp perişan olma, ailesini falan telef etme hikayeleri, kişinin kendi yaptıkları yüzünden olmayacak mı?

 

Hocam Averroes geldi. Nasıl yapmamız gerekiyor.

Link to post
Sitelerde Paylaş
1 minute ago, akılsızşuursuzatom said:

Hocam Averroes geldi. Nasıl yapmamız gerekiyor.

 

Özel muamele mi yapmamız gerekiyor? TurkAteist söylemiş. Ha, dediğim gibi, biz buradayız, bekleriz, çayımız çorbamız olmasa da. Ama mehter marşı veya kırmızı halı da değil elbette olay.

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, anibal yazdı:

 

Özel muamele mi yapmamız gerekiyor? TurkAteist söylemiş. Ha, dediğim gibi, biz buradayız, bekleriz, çayımız çorbamız olmasa da. Ama mehter marşı veya kırmızı halı da değil elbette olay.

 

Estağfurullah Hocam. Ben hodri meydan işleyişini bilmediğim için yazdım.

Link to post
Sitelerde Paylaş

İslama göre allahın yarattıklarına eziyet etmesi, acı çektirmesi nedir?

 

-Zalimliktir, kötülüktür, merhametsizliktir.

-Zalimlik, kötülük, merhametsizlik değildir.

 

İslama göre allahın bundan dolayı eleştirilmesi nedir?

 

-Zalimliktir.

-Zalimlik değildir.

 

Müslümanlarla iyilik, kötülük, merhamet, zulüm gibi konularda tartışırken garabet bir ortam oluşur. Bunu söylemekte de yarar var.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


Kitap

Yazar Ateistforum'un kurucularındandır. Kitabı edinme seçenekleri için: Kitabı edinme seçenekleri

Ateizmi Anlamak
Aydın Türk
Propaganda Yayınları; / Araştırma
ISBN: 978-0-9879366-7-7


×
×
  • Yeni Oluştur...