Jump to content
vefa

BİR YAPAN OLMADAN KENDİLİĞİNDEN KÖPRÜ OLUR MU?

Recommended Posts

Hangi kitap, hangi sayfa, ravisi kim, senedi nedir? Ben bilinen tüm hadis kitaplarını ezbere bilirdim ve böyle bir hadis hatırlamıyorum..

Gerçekten öyle demiş midir vefa? kaynağını söyler misin? (Buhari,Timızi,müslim vs. gibi)

Vefa, muhammed ne zaman, nerde, kime söylemiş, ilim çinde olsa gidiniz arayınız diye, bir göstersene..

Hikmet ve ilim müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa alır.

(Tirmizî, İlim, 19)

Faydalı olan ilim, müminin yitik malıdir. Onu nerede bulursa alsın

Keşfu'l-Hafâ, 1/435, No: 1 159.

bu arada gerçekisim imzan hoş mu desem nahoşmu desem ......

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İlginç..

birincisi bu hadis külliyeten uydurma.. Zira, senedi bozuk..

Sen senedinde diyorsun ki, tirmizi, 19.. Tirmizi peygamberi bilmez, bu cihetle de hadis nakledemez, senedi kayıptır..

Yani sen hadis ilminden bihabersin.. O zaman biraz bilen birine bakalım, neymiş bu hadis.. Mesela, tirmizi'nin kendisine bakabiliriz:

2687- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Değerli bilgiler mü’minin yitik malıdır onu nerede bulursa almaya daha hak sahibidir.” (İbn Mâce, Zühd: 17)

� Tirmizî: Bu hadis garib olup sadece bu şekliyle bilmekteyiz. İbrahim b. Fadl el Medenî el Mahzûmî hadis konusunda hafızası yönünden zayıf kabul edilmiştir.

Neymiş, bu hadis zayfımış.. Peki zayıf ne demek?

1. Zayıf hadisle hiçbir konuda asla amel edilmez, 2. Zayıf hadisle her konuda amel edilebilir, 3. Amellerin faziletleri ile ilgili konularda belli şartlara bağlı olarak amel edilir. Bu görüşü savunanların ileri sürdükleri şartlar; a. Hadis şiddetli bir zafiyet taşımamalıdır. Buna göre mevzu, metrük ve münker hadislerle kesinlikle amel edilemez. b. Kitab veya sünnetle sabit bir asla dayanmalıdır. c. Kendinden daha kuvvetli bir delile muhalif olmadığı gibi haber hakkındaki zayıflık kulak ardı edilip unutulmamalıdır.

http://www.sevde.de/islam_Ans/Z/19.htm

Gördüğün gibi bu hadisle amel filan edemzsin. Bu hadis, açıkca garip olarak nitelenmiş ve tirmizi bu hadisleri zayıf hadislerin bilinmesi için sünenine almıştır.

İlim ile ilgili pek çok hadis zayfıtır. en meşhur olanları ya uydurma, yada zayıftır. Ancak, hasen-sahih güvenilirliğinde olan hadisler, din öğrenmek için yola düşmeyi makbul gösteren hadislerdir..

İlginç olan, işte şunun gibi

1433- Ebû Hüreyre, Zeyd b. Hâlid ve Şibl (r.anhüm)’den rivâyete göre, şöyle demişlerdir: Bu kimselerin üçü de Rasûlullah (s.a.v.)’in yanında bulundukları bir sırada birbirinden davacı olan iki kimse geldi onlardan biri sözüne şöyle başladı: “Ey Allah’ın Rasûlü! Allah aşkına aramızda Allah’ın kitabıyla hükmedeceksin. Bunun üzerine bu kimseden daha anlayışlı olan diğer kimse de; Evet Allah’ın kitabına göre aramızda hüküm ver, müsaade et ben konuşayım dedi ve sözüne şöyle başladı: Oğlum bu adamın işçisi idi sonra onun karısıyla zina etti, oğlumun cezasının recm olduğunu bana bildirdiler. Ben de bu ceza karşılığında yüz koyun ile bir hizmetçiyi fidye olarak verdim. Sonra bu işi bilen insanlarla karşılaştım ve dediler ki: Oğluna yüz değnek vurulması gerekir, bir yılda sürgün edilecektir. Recmedilmek ise bu adamın karısına uygulanacaktır dediler.

Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: Varlığım kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki aramız da Allah’ın kitabıyla hükmedeceğim: Yüz koyun ve hizmetçi sana iade edilecektir, oğluna da yüz değnek ve bir yıl sürgün cezası verilecektir. Ya Üneys! Bu adamın karısına git suçunu kabul edip itiraf ederse onu recmet. Üneys kadının yanına gitti o da suçunu itiraf edince kadını recmetti. (Buhârî, Muhâribîn: 6; Müslim, Hudûd: 5)

� İshâk b. Musa el Ensârî, Ma’n vasıtasıyla Mâlik’den İbn Şihâb’tan, Ubeydullah b. Abdullah’tan, Ebû Hüreyre’den, Zeyd b. Hâlid el Cühenî’den mana olarak bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiştir.

Yine Kuteybe, Leys vasıtasıyla İbn Şihâb’tan kendi senediyle mana olarak Mâlik’in hadisinin bir benzerini bize rivâyet etmiştir.

Tirmizî: Bu konuda Ebû Bekre, Ubede b. Sâmit, Ebû Hüreyre, Ebû Saîd, İbn Abbâs, Câbir b. Semure, Hezzal, Büreyde, Seleme b. Muhabbik, Ebû Berze ve Imrân b. Husayn’dan da hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmizî: Ebû Hüreyre Zeyd b. Hâlid hadisi hasen sahihtir. Aynı şekilde Mâlik b. Enes; Ma’mer ve pek çok kimse Zürî’den, Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe’den, Ebû Hüreyre’den ve Zeyd b. Hâlid’den rivâyet etmiştir.

Aynı şekilde aynı senedle Rasûlullah (s.a.v.)’den şu şekilde rivâyet etmişlerdir: “Cariye zina ederse ona yüz değnek vurun dördüncü sefer yine zina ederse değersiz bir ip parasına bile olsa satıp elden çıkarın.”

Sûfyân b. Uyeyne; Zührî’den, Ubeydullah’tan, Ebû Hüreyre’den, Zeyd b. Hâlid’den ve Şibl’den rivâyet ederek şöyle der: “Rasûlullah (s.a.v.)’in yanında idik…”

İbn Uyeyne her iki hadisi de topluca Ebû Hüreyre’den Zeyd b. Hâlid’den ve Şibl’den rivâyet ediyor. İbn Uyeyne rivâyet ettiği bu hadiste vehme kapılmıştır. Sûfyân b. Uyeyne iki hadisi birbirine karıştırmıştır.

Sahih olan rivâyet Muhammed b. el Velîd ez Zebîdî, Yunus b. Ubeyde, Zührî’nin kardeşinin oğlunun Zührî’den, Ubeydullah’tan, Ebû Hüreyre’den ve Zeyd b. Hâlid’den yapılan rivâyetidir ki; şöyle başlar: “Cariye zina ederse ona yüz değnek vurun…”

Zührî; Ubeybullah’tan, Şibl b. Hâlid, Abdullah b. Mâlik el Evsî’den rivâyet etti şöyle demiştir: Cariye zina ederse…” hadisçiler yanında sahih kabul edilen rivâyet budur. Şibl b. Hâlid, Peygamber (s.a.v.)’e yetişmemiştir. Şibl sadece Abdullah b. Mâlik el Evsî vasıtasıyla hadis rivâyet etmektedir. Doğru olanı budur. İbn Uyeyne rivâyeti pek makbul değildir. İbn Uyeyne’den, Şibl b. Hamid dediği rivâyet edildi ki bu bir yanlışlıktır. Gerçekte o Şibl b. Hâlid’tir. Aynı şekilde ona Şibl b. Huleyd’de deniliyor.

Kapı gibi sahih olan hadisleri yok sayıp, recm cezası dinde yoktur diye sayıklayanların, böyle zayıf, uydurma hadislerle bir şey gevelemeye çalışmasıdır..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
İlginç..

birincisi bu hadis külliyeten uydurma.. Zira, senedi bozuk..

Sen senedinde diyorsun ki, tirmizi, 19.. Tirmizi peygamberi bilmez, bu cihetle de hadis nakledemez, senedi kayıptır..

Yani sen hadis ilminden bihabersin.. O zaman biraz bilen birine bakalım, neymiş bu hadis.. Mesela, tirmizi'nin kendisine bakabiliriz:

Neymiş, bu hadis zayfımış.. Peki zayıf ne demek?

Gördüğün gibi bu hadisle amel filan edemzsin. Bu hadis, açıkca garip olarak nitelenmiş ve tirmizi bu hadisleri zayıf hadislerin bilinmesi için sünenine almıştır.

İlim ile ilgili pek çok hadis zayfıtır. en meşhur olanları ya uydurma, yada zayıftır. Ancak, hasen-sahih güvenilirliğinde olan hadisler, din öğrenmek için yola düşmeyi makbul gösteren hadislerdir..

İlginç olan, işte şunun gibi

Kapı gibi sahih olan hadisleri yok sayıp, recm cezası dinde yoktur diye sayıklayanların, böyle zayıf, uydurma hadislerle bir şey gevelemeye çalışmasıdır..

Atma kafan herzamanki gibi...

Ateisten muhaddis olurmu – olurmu olur..olursa işte senin gibi işkembeden atan olur.

Zayıf hadisle amel etmeyebilirsin tabi .. ama sen bunu nasıl anlayacaksın ki ? mümkün değil.

Sen boş ver anlayamadığın işe burnunu sokma ..

Sana zayıfta olsa – muhadislerce kabul edilmiş kapı gibi hadis getirdik işte..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Hikmet ve ilim müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa alır.

(Tirmizî, İlim, 19)

Faydalı olan ilim, müminin yitik malıdir. Onu nerede bulursa alsın

Keşfu'l-Hafâ, 1/435, No: 1 159.

bu arada gerçekisim imzan hoş mu desem nahoşmu desem ......

burada kastedilen "bilim" değildir. "hikmet ve ilim" den, "faydalı olan" ilimden bahsediliyor.

bunların açıklamasını gazali de bulabilirsiniz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Atma kafan herzamanki gibi...

Ateisten muhaddis olurmu – olurmu olur..olursa işte senin gibi işkembeden atan olur.

Zayıf hadisle amel etmeyebilirsin tabi .. ama sen bunu nasıl anlayacaksın ki ? mümkün değil.

Sen boş ver anlayamadığın işe burnunu sokma ..

Sana zayıfta olsa – muhadislerce kabul edilmiş kapı gibi hadis getirdik işte..

Bizde bu hadisin zayıf ve garip olduğunu, itibar edilmemesi gerektiğin, aynen sana getiren muhadisin dilinden gösterdik işte.. O alıntılar bilfiil süneni tirmiziden alınmadır.

Senin senedin olan ve muhaddsiin olan tirmizi bu hadisi kabul etmiyor. İşte hepsi bundan ibaret..

Dilersen, mesela şuradan kendin görebilirsin:

http://www.darulkitap.com/hadis/Tirmizi/47.htm

Ha, senden daha iyi muhaddis olduğum kesin. Zira, hadisi duuynca en azındna senedini takip etmek lazım geldiğin biliyorum. Ama sen bilmiyorsun..

Velakin, burada ben zaten muhaddislik yapmıyorum, bilfiil senin gösterdiğin kaynağın bu hadis için düştüğü notu aktarıyorum o kadar..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Ateisten muhaddis olurmu – olurmu olur..olursa işte senin gibi işkembeden atan olur.

Niye olmasın ? Turan dursun neydi ? O da mı işkembeydi ? Sana göre öyledir tabi. Asıl ateistten iyi muhaddis olur, çünkü aynen anibalın yaptığı gibi oturup referanslarını, geçmişini herşeyini inceler teker teker yığar önüne.

Altından kalkması zor mu geldi müslo ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bizde bu hadisin zayıf ve garip olduğunu, itibar edilmemesi gerektiğin, aynen sana getiren muhadisin dilinden gösterdik işte.. O alıntılar bilfiil süneni tirmiziden alınmadır.

Senin senedin olan ve muhaddsiin olan tirmizi bu hadisi kabul etmiyor. İşte hepsi bundan ibaret..

Dilersen, mesela şuradan kendin görebilirsin:

http://www.darulkitap.com/hadis/Tirmizi/47.htm

Ha, senden daha iyi muhaddis olduğum kesin. Zira, hadisi duuynca en azındna senedini takip etmek lazım geldiğin biliyorum. Ama sen bilmiyorsun..

Velakin, burada ben zaten muhaddislik yapmıyorum, bilfiil senin gösterdiğin kaynağın bu hadis için düştüğü notu aktarıyorum o kadar..

Ben ne diyorum sen neler saçmalıyorsun yahu,

Hadis zayıf bile olsa onunla amel edilir diye cumhur karar vermiş...sen halan yok senedi yok kim söyledi gibi anlamadığın blemeyeceğin yere burnunu sokuyorsun...rivayetlere yirmiyediyi geşkin bakış açısı var muhaddisler arasında ...

Ben o hadisi için zayıf bile değil mürseldir diye biliyorum...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> Hadis zayıf bile olsa onunla amel edilir diye cumhur karar vermiş.

Böyle bir karar yok.. Tirmizi'nin zayıf ve garip dediği hadisler, hiç bir şekilde itikad edilmemesi gereken hadislerdir.

O hadis, apaçık şekilde, zayıftır. Kayda alan Tirmizi, bunu açık şekilde not düşmüştür.

Tirmizi, bunları asla ve kata itkada mesnet olarak kullanmamak gerektiğini, sağda solda bu hadislerin terennüm edildiğini ve zayıf, sakıncalı olduklarının gösterilmesi için, kitabına aldığını belirtir. Yani neymiş, tirmizi bu hadisi geveleyenler için, yanlış, asılsız bir hadis olduğunu göstermek için bu hadisi almış..

Ve sen, cidden hadis ilmi hakkında hiç bir halt bilmiyorsun..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Guest inevitable

olay aslında bir yapıcıya ihtiyaç olup olmaması deği,

o Yapıcının aynı zamanda insana seslenmiş olmasıdır ki,

işte herkesi iki arada bir derede bırakan budur.

Seslenişi Hz.Muhammed üzerinden gerçekleştirdiği için bir de O'nun adı olmadan bir gün geçmiyor.

İşte sorun bu...

Yaratıcının sessiz kalmayıp Eserini sahiplenmesinde ve ''biz size 120 bin peygamber göndermedik mi''

deyip insanı sarsan bir şekilde kafa karıştıran bu ifade hiçbir zaman ne ''evet demekki Tanrı yok '' ya da

''evet demekki Tanrı gerçekten var'' ispatlarının kanıtlanamamısana neden olucak.

Bu iş hep inanç boyutundaydı ve hep öyle kalıcak galiba.

İşte insanların bu konuda hem fikir olamamalarının nedenleri.bu gibi duruyor.. ;)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
olay aslında bir yapıcıya ihtiyaç olup olmaması deği,

o Yapıcının aynı zamanda insana seslenmiş olmasıdır ki,

işte herkesi iki arada bir derede bırakan budur.

Seslenişi Hz.Muhammed üzerinden gerçekleştirdiği için bir de O'nun adı olmadan bir gün geçmiyor.

İşte sorun bu...

Yaratıcının sessiz kalmayıp Eserini sahiplenmesinde ve ''biz size 120 bin peygamber göndermedik mi''

deyip insanı sarsan bir şekilde kafa karıştıran bu ifade hiçbir zaman ne ''evet demekki Tanrı yok '' ya da

''evet demekki Tanrı gerçekten var'' ispatlarının kanıtlanamamısana neden olucak.

Bu iş hep inanç boyutundaydı ve hep öyle kalıcak galiba.

İşte insanların bu konuda hem fikir olamamalarının nedenleri.bu gibi duruyor.. ;)

Yahu ne alakası var, kaç defa anlatacağız size..

Tanrı bizi prono film izlemek için yarattı. Bizden beklentisi, her fırsatta tavşanlar (kara ve deniz) gibi düzüşmemiz. Bu sebepten bize bu testeron ve östrojen hormonlarını koydu ki, boyuna düzüşelim..

Ama bu tanrının kıskanç ve cadı bir karısı var. Tanrı bunu üç talakla boşamış ama hala hırsını alamamış bu cadı karı.. Onun adıda şeytandır. İşte o şeytan arada tanrının bu porno zulasını bulur, sızar, peygamber meygamber diye, nerde bir deli, manyak, sapık varsa bulur ve onu kandırır. İnsanların tanrının yaratılış gayesine yönelmesini engellemeye çalışır. Bu nagut şeytanın umudu, insanlar düzüşmezse, tanrının abaza kalıp tekrar bu eski karısına döneceğidir.

İşte olay budur. Peygamber denen çatlaklar, sadece bu cadının tuzağına düşmüş zavallılardan ibarettir. İnsanoğlunun varlık sebebi düzüşüp durmaktır, ötesi hikayedir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Guest inevitable
Yahu ne alakası var, kaç defa anlatacağız size..

Tanrı bizi prono film izlemek için yarattı. Bizden beklentisi, her fırsatta tavşanlar (kara ve deniz) gibi düzüşmemiz. Bu sebepten bize bu testeron ve östrojen hormonlarını koydu ki, boyuna düzüşelim..

Ama bu tanrının kıskanç ve cadı bir karısı var. Tanrı bunu üç talakla boşamış ama hala hırsını alamamış bu cadı karı.. Onun adıda şeytandır. İşte o şeytan arada tanrının bu porno zulasını bulur, sızar, peygamber meygamber diye, nerde bir deli, manyak, sapık varsa bulur ve onu kandırır. İnsanların tanrının yaratılış gayesine yönelmesini engellemeye çalışır. Bu nagut şeytanın umudu, insanlar düzüşmezse, tanrının abaza kalıp tekrar bu eski karısına döneceğidir.

İşte olay budur. Peygamber denen çatlaklar, sadece bu cadının tuzağına düşmüş zavallılardan ibarettir. İnsanoğlunun varlık sebebi düzüşüp durmaktır, ötesi hikayedir.

reklam kokan hareketler bunlar.. dikkat et almasın anahtarını..

seni bir porno filmde baş rol oyuncusu yapmış ama bak seni de eksiksiz bırakmamış da sana ne güzel organlar vermiş ki,

sen de hayatını zevke dönüştür.. anahtarını alır açıkta kalırsın bak dikkat et..

sonra Adem ve Havva gibi bakarsın öyle kıllı yerlerine

''aaa ne oldu bize yaaa..biz daha önceden bu kadar çirkin değildik''

düşün bakalım acaba harbiden genital bölgelerini mi gördüler

yoksa gördükleri bilinçlerindeki güdülenme miydi, temel içgüdü diye bir şey duydun mu?

daha bilimsel düşünün çağınız 1400 yıl önceki bedeviler çağı değil..siz de orada yaşayan bedeviler değilsiniz.. ;)

tarihinde inevitable tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
>>> Hadis zayıf bile olsa onunla amel edilir diye cumhur karar vermiş.

Böyle bir karar yok.. Tirmizi'nin zayıf ve garip dediği hadisler, hiç bir şekilde itikad edilmemesi gereken hadislerdir.

O hadis, apaçık şekilde, zayıftır. Kayda alan Tirmizi, bunu açık şekilde not düşmüştür.

Tirmizi, bunları asla ve kata itkada mesnet olarak kullanmamak gerektiğini, sağda solda bu hadislerin terennüm edildiğini ve zayıf, sakıncalı olduklarının gösterilmesi için, kitabına aldığını belirtir. Yani neymiş, tirmizi bu hadisi geveleyenler için, yanlış, asılsız bir hadis olduğunu göstermek için bu hadisi almış..

Ve sen, cidden hadis ilmi hakkında hiç bir halt bilmiyorsun..

Son defa şunu söyleyeyim , ister tirmizi ister sünen isterse müslüm olsun muhaddislerce kabul edilen hadisler kimleri sahih kimleri matruk kimleri zayıf olabilir.

buhari sahih olan hadisleri aldığını bir o kadarda sahiha hadisleri kitabına almadığını söylüyor..senin anlayacağın kutubu sittenin dışında kalan hadislerde var..mace için hasen olan bir hadis müslim için mürselde olabiliyor..

zayıf hadis sahih hadis demek değildir bile olasa , veya ınkıtaa uğramış bir hadis mürsel olmayan bir haidste olsa bunlar muhadislerce titizlikle aranır ravilerin yaşamı yaşları adaleti doğruluğu vs..sonra hadisi ya kitaplarına alırlar veye zayıf der ilişmezler..

zayıf hadis ravilerden birinin ben filandan böyle işitmiştim demesi biye hadisin zayıf olmasına yeterli gelir. .İşitmiştim demekle işittim demek arasında muhaddisler şekle baktıklarından kimleri zayıf der kimleri mürsel der jimleri raviye itimad ederek sahih der...

Ahmet ibni handbel bir milyona yakın hadisi değişik manaları içeren arap harflerin nerelerde kullanıldığını , virgül noktalarını bile hıfzetmiş . hatta uydurma hadisleri bile hıfzederek içlerinden doğru hadisleri eleyebilmketedir..örneğin,önüne yüzbin sahih hadise uydurma hadisler getirldiğinde sarrafın altını bilmesi gibi sahih veya zayıf vs. hadisleri tek tek hıfzından hemen tanıyabilmektedir..

Buhariyi şerh eden ahmet naim efendi, bunları mercek altına almış zamanımızın insanlarının anlayacağı düzeye getirerek türkçeye tercüme etmiştir ...eğer şüphen varsa alırsın sahihi buharinin birinci ciltini okursun.

burda sana bunları tek tek yazacak değilim ...zaten yazsamda yine itiraz edeceğini bildiğimden ..seninle yazışmak abesle iştiğal olur.

Ben hasen desem sen kafandan hayır dersin , ben senin dediğin gibi hayır desem bu sefer sen hasen dersin.

Hatta ben güneşten ışık dünyamıza yansır desem sen hayır öyle değil dersin, senin dediğini kabul etsem bu sefer güneşten gelen ışık dünyamıza yansıyor dersin......Çünkü sen dünyada eşi benzeri olmayan bilim adamısın , kuran hafızısın muhadissin , fakihsin biyologsun, fizikcisin ... herşeyi bilirsin ..ben cahil sen alimsin.

Nasıl biliyorsan öyle kal ..boşver başkalarını dinleme , cahillerle yazışma vesselam.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hanbel ve Buhari, bu hadisi sahihlerine almamışlardır, çünkü bu hadisin zayıf olduğu gayet iyi bilinen bir şeydir.

Kafadan hasen diyen sen olursun ve öylesin ancak. Bu hadis tek bir kaynakta hadis alimelrince öngörülmüştür, o da tirmizidir. Tirmiz de bu hadisin garip ve zayıf olduğunu alanen söylemiştir..

Bu hadisi gene kafandan sallayıp "Ben mürsel biliyodum da..." diyen sen değil miydin? Zayıf olup olmadığını bilmediğin bir hadisi önümüze atan sen değil miydin?

Elbette atacaksın, çünkü sen hayatında o saydığın hadis kitaplarının birini bile okumadın. Ancak sağdan soldan duyduğun hadislerle "He ya, yüce muhammet ne büyüksün" triplerine girdin.. Eminim sen, "İlim çinde olsa alınız" diyen uydurma hadislere bile yaslanmışsındır.

Bunlar, muhammeddeb sonra, islamın kıçını kurtarmak için ortaya atılan uydurmalardır. Kimse, dinine, inancına o pisliği yakıştıramadığı için, kara köpek ile anası olan kadını aynı kefeye koyan kapı gibi sahih hadisleri görmek istemez. Aranır eder, bulamaıynca da böyle hadisleri uyduruverir.. İşte olay bundan ibarettir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

abi ne araştırma yapmışın böle vay anasın be...

kardeş orda anlatılan hikayede ağaçlar kendi kendine kesilip öyle köprü oluyor var mı sende öyle bi resim ?

ayrıca o köprünün basamakları gayet simetrik olsun böyle bi köprü var mı?

çok güldüm ya

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...