Jump to content

Frankton

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    73
  • Katılım

  • Son ziyaret

Frankton kullanıcısının paylaşımları

  1. Frankton

    İnsan Aklını Dumur Eden Ayetler

    Ama herkesin bahsettiği gibi varsa bir Tanrı, bana da inkar edilemeyecek delillere dayanan bir iman vermesini isterim. Forumdaki son sözüm de budur.
  2. Frankton

    İnsan Aklını Dumur Eden Ayetler

    Hiçbir şey. Artık hiçbir şey beklemiyorum.
  3. Frankton

    İnsan Aklını Dumur Eden Ayetler

    Evet bu bir masal, insan kurgusudur. Böyle düşündüğüm için de yine bu başlıkta, forumda aktif olan bir Müslümana cevaplaması için bunu sordum.
  4. Frankton

    İnsan Aklını Dumur Eden Ayetler

    Biz yapmıyoruz. İnançlıdan istiyoruz. İstemekte de haklıyız. Bu onun mükellef olduğu şeydir. Ben de bunu yine istediğimiz yolla, bilimsel olarak kanıtını getirmeli, getirebilmelidir diyorum.
  5. Frankton

    İnsan Aklını Dumur Eden Ayetler

    Evet, eğer bir inançlı soru işaretlerini böyle giderecekse, sorunlarımıza bu şekilde mantıklı bir cevap verebilecekse, parası, vakti, imkanı dahilinde bilimsel araştırma yapabilir diyorum. Hem ben sizin, yukarıdaki, bilimsel araştırma ile doğrulamaya çalışmamalılar tavsiyenizi eleştiriyorum, hepsi o kadar. Ayrıca bilim haricinde, Süleyman-karınca kıssası hakkında Müslümanların şu yorumlarını da bulmuştum: Hakkımdaki yaptığınız, yapacağınız yoruma da saygı duyuyorum.
  6. Frankton

    İnsan Aklını Dumur Eden Ayetler

    nogodbutAllah'ın ne yazdığını henüz okumadım ama ondan önce sizinkisini okudum ve yazdıklarınıza çok şaşırdım. Şüphelerin, soru işaretlerinin gidermesi, bir cevap bulunması için başka ne yapılması gerekiyordu? Eğer kişinin inancını doğrulamasının yollarından biri bilimsel araştırma ise elbette bilimsel araştırma yapılması gerekiyor. Yapılan şey bir sözde bilim mi? Öyleyse aksini gerçek bilimin kıstaslarıyla ispat edin. Önce bilimin kanıtlarına inanan sizin gibi birisi için, herhangi bir şeyin bilimsel kıstaslar ışığında bir araştırma nesnesi yapılmasını, hakkında bilimsel araştırma yapılmasını mantıksızlık bulmanızı yanlış buluyorum. Acaba siz olası gerçek bir cevabı öğrenmeyi hiç istemiyor musunuz? Sevgiler
  7. Frankton

    İnsan Aklını Dumur Eden Ayetler

    Araştırmalarım sonucu bu cevapları buldum: ''Bu kıssada Hüdhüd ve karıncanın, “qale/qalet” şeklinde söze başlaması ve bütün varlıklara şamil olan ‘kavl’ tabirinin, ‘kelam’ tabirine tercih edilmesi, yapılan bu konuşmanın, lisan-ı hâl ile gerçekleşmiş olduğunun delili sayılmıştır.'' (Bkz. Çağıl, Necdet, İlahî Kelâmın Tabiatı (Sözden Yazıya), İnsan Yayınları, İstanbul, 2003, s. 74-75; Çağıl, Necdet, Din Dili ve Mecaz, s. 66-68)(link: http://dergipark.gov.tr/download/article-file/147816) ''Karınca kıssası İsrail metinlerinde de yer almıştır. Fakat kıssanın devamında Süleyman’ın böbürlendiği, karıncanın da ona: “Sen bir damladan yaratılmışsın” demesi karşısında mahcup olduğu ileri sürülür (Jewish Encyclopadea, XI, 440). Burada da görüldüğü gibi Kur’ân, diğer kutsal metinler karşısında hakem konumundadır, onlara karıştırılan beşerî ilaveleri düzeltmektedir. Buna rağmen bazı oryantalistler sıkılmadan, Kur’ân’ın bu tür kıssaları Yahudi rivayetlerinden aldığını iddia etmektedirler.'' (Suat Yıldırım Meali 18. Ayet Açıklaması) ''27:18 Süleyman'ın bir peygamber olarak mucizeler göstermesi Kuran'ın bağlamı içinde bir anlama sahip; ama karıncaların Süleyman'ı ve ordusunu tanımaları ve bu bilgiyi birbirlerine iletmeleri neyle açıklanır? Karıncalar da mı mucize gösteriyorlardı?! Tüm karıncalar böyle gizli bir yeteneğe mi sahip yoksa? Acaba ayaklarının kokusundan mı tanıyorlardı onları? O toplu iğne kadar olan beyinleriyle mi???1 20:114.'' (Edip Yüksel, Mesaj Kuran Çevirisi) (Ayrıca 20:144 ayeti dipnotuna da bakabilirsiniz: http://19.org/tr/mesaj-dipnotlar/) 1 Edip Yüksel'in açıklamasıyla birlikte yazılan bu italik kısım bazı kaynaklarda yer alsa da, 19.org sitesinde yer almamaktadır.
  8. Frankton

    İnsan Aklını Dumur Eden Ayetler

    Dangalaklar dangalıklarından nasıl kurtulurlar? Peki Allah'ı, birisine edep, iman nasip etmesi için ikna etmenin yolları var mıdır?
  9. Frankton

    İnsan Aklını Dumur Eden Ayetler

    @Emre Karaköse peki sizin bu ayet hakkında yorumunuz nedir?
  10. Ben sn. Yıldırım'a katılıyorum. Çünkü demokrasiyi haketmiyoruz, hazmedemiyoruz. Sürü gibi güdülenmeyi hakediyoruz ve öyleyiz.
  11. Frankton

    İnsan Aklını Dumur Eden Ayetler

    O veli kimmiş? Ben de görmek isterim. Tecrübelerinizi tecrübe edebileceğimiz, bir mekan, dergah, veli var mıdır? Nerededir? Kimlerdir?
  12. https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/mhpli-yildirim-chpnin-asil-hedefi-demokrasi-getirmek-buna-musaade-etmememiz-lazim-4474938
  13. Frankton

    İnsan Aklını Dumur Eden Ayetler

    @HATEM sorumu cevaplayabilir misin? Bir karınca bu kadar karmaşık bir cümleyi, o beyinle nasıl söyleyebilir? Kelimeler ve anlamları onlar için ağır değil mi? Bildiğimiz kadarıyla biz insanlar gibi düşünüp, söyleyebilecek bir kapasiteleri de yok. Böyle bir cümleyi, bırakın anlamlı bir biçimde kurmayı, anlamsızda olsa dahi kuramaz, akledemez, kendileri de anlayamazlar. Bu ayet bana çok fantastik, insan kurgusu gibi geliyor. Açıklarsanız sevinirim. 18 Karınca vadisine geldiklerinde bir karınca şöyle seslendi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler."
  14. Frankton

    Evrim var. Kur'an apaçık bunu açıklıyor.

    Önceleri de düşündüğüm ama cevabını bulamadığım sorular... Evet, Tanrının varlığı da kendince çok anlamsız ve cevapsız sorularla dolu. Neden var? Nasıl var? Mesela biz düşünmek için bir beyne sahibiz, yine fiziksel yasalara tabiiyiz, peki o fizik ötesi, soyut, sonsuz bir şey ise fiziksel hiçbir şey olmadan nasıl karar alabiliyor? Kim karar alıyor? Karar almasına, hiç düşünmesine gerek var mı? Varlıksız bir varlık. Saçma ve olağanüstü. Ve karşılıksız... Tanrıyı tanımlayabilecek hiç bir şey yok. Bir muamma yahut bir fazlalık gibi. İlk an onun için hiç varolmadı. O hiç var olmadı çünkü o hep vardı!? Ama benim için var olan tanrı, yaratıcı bir güç, tanrı rolünü üstlenmesi için anlam verdiğim şeydir. Tanımsız, cisimsiz, anlamsız, kavrayamadığım, boşlukların tanrısıdır. O benim için madde ve anti madde arasındaki simetriyi kıran veya kırdıran şeyin ta kendisidir. Ama benim tanrım, şimdilik adına tanrı dediğim şey, bir teistin tanrısı değildir. Belki de tanrıya dair yaptığım bütün yorumlarım hakkında yanılıyorumdur. Herkes haklı olabilir. Bana bunu hatırlattın
  15. Evrenin hiçbir şey yokken var olması kadar, bir şeyin hep var olması da bir o kadar akıldışı görünüyor. Ancak ikisinde de tam bir hiçlik yok. Neden, nasıl tam bir hiçlik yok da, bir şeyler var? Öyleyse buna göre, kendisine tanrı rolünü verdiğimiz şey neden, nasıl hep var olmuş olamaz? Peki o tanrı da neden ve nasıl var? Bunu bir şeylerin hiçlik/yokluk dediğimiz yerde hep ve hazır olarak var olmasını bildiğimiz dışında bilmiyorum. Sanırsam bilimsel bilgi sınırımızın da sonuna gelmiş bulunuyoruz.
  16. Bence Tanrı var. Ben Tanrının var olabileceği fikrine ikna oldum.
  17. Evrenin hiçlikten geldiğini, hiçlikten ortaya çıktığını söylüyorsunuz. Peki bu hiçlik nedir? Bilimsel olarak neyi kastediyorsunuz? Enerji-madde-sonsuzluk açısından ilişkisi nedir? Tanımlayamıyor muyuz? Hiçlik de fizik ile açıklayamadığımız şey(ler) mi var?
  18. Frankton

    10 yil önce 200 tl 130 dolardi.Simdiyse 35 dolar

    Yaz... "Soğana rağbet azaldı, analar ağlamaktan kurtuldu. Bunu biz yaptık, biz."
  19. Big Bang kozmolojisine dayalı argüman: Big Bang tekillik anıdır ve tekillikten öngörülebilecek bir şey çıkmayacağı bilinen bir gerçektir. Tanrı’nın bu evreni içinde insanın var olmasını sağlayacak bir şekilde bilinçli olarak yaratmış olması gerekir, dolayısıyla tekillik gibi sonucu belirsiz bir mekanizma bu maksat için kullanılamaz. Tekillikten insanı barındıran bir evrenin çıkması garanti olmadığından, bu durum evrenin sebebinin bilinçsiz bir mekanizma olması gerektiğini gösterir diyen bir argümandır. Bu çalışma ise bizimle şu bilgileri paylaşmaktadır: http://acikerisim.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/9776/217459.pdf?sequence=1 Büyük Patlama acaba olduğundan daha yavaş, ya da daha hızlı olmuş olsaydı ne olurdu? Bu patlamanın kendiliğinden olduğu ya da hızının rasgele olduğu söylenebilir mi? Paul Davies’in ifadeleriyle, Büyük Patlama [olduğundan] daha zayıf olmuş olsaydı, kozmos, büyük çatırtıda neredeyse geriye, kendi içine çökmüş olacaktı. Öte yandan daha güçlü olmuş olsaydı, kozmik malzeme hızla dağılmıştı ki gökadalar şekillenmeyeceklerdi. Her bir yolun, evrenin gözlenen yapısının patlayıcı enerjinin birbirine tamamen uygun olan çekim uygulayan güce çok hassas olarak dayandığı görünüyor. Evrenin ince ayarlanmışlık (fine-tuning) kanıtı, son zamanlarda John Leslie, William Lane Craig, Richard Swinburne gibi filozoflar, Freeman Dyson ve Paul Davies gibi bilimadamları ve Hugh Montefiore gibi teologlar başta olmak üzere pek çok kişi tarafından tasarım (design) kanıtı bağlamında kullanılmaktadır. Yine Yaran’a göre; Yeryüzündeki akıllı yaşamın varlığının zorunlu şartları olan kozmik rastlantıların ve evrenin ince ayarlarının, çağdaş tasarım kanıtının ilk öncülünün en yeni ve en etkileyici göstergeleri olduğu görülmektedir, yani evrende yüksek derecede bir düzen vardır, ya da kısaca evren düzenlidir. Bunlar, hatta evrenin sadece düzenli olduğunun değil, aynı zamanda olağanüstü derecede ve dikkate değer bir şekilde düzenli ve ince-ayarlı olduğunu göstermektedir ve bu durum, sadece kozmik tarihin son zamanlarında ya da yeryüzünü çevreleyen alanda değil, aynı zamanda ilk aşamalarından bu yana evrenin bütün kısımlarında böyledir. Bu, tasarım kanıtı için öyle açık ve net bir fenomendir ki mutlaka bir açıklama gerektirmektedir. Swinburne’e göre de, “Yeni bilimsel araştırma, evrenin ‘ince ayarlandığı’[fine-tuned] gerçeğine dikkat çekmektedir. Big-Bang zamanındaki özdek-enerji, hayatı meydana getirecek belirli bir yoğunluğa ve gerileme hızına sahip olmak zorundaydı.” Eğer [patlama anındaki] nükleer zayıf kuvvet hissedilir derecede daha güçlü olsaydı, o zaman Büyük Patlama tüm hidrojeni yakıp helyuma dönüştürürdü. Böyle bir durumda su ve sabit yıldızlar uzun ömürlü olamazdı. Onu hissedilir derecede zayıflatmak da bu kez hidrojeni yok ederdi. İlk anlarda oluşan nötronlar protonlara dönüşmezdi. Nükleer güçlü kuvvet, yıldızların içinde çok miktarda karbonun yaratılması için, olduğundan belki yüzde bir oranı kadar küçük bir orandan ne daha güçlü ne de daha zayıf olmalıdır. Ve ayrıca: William L. Craig, madde, uzay ve zamanın içinden çıktığı bu tekilliği ‘yokluk’ olarak tanımlamakta ve bu konuda şöyle demektedir: “Sonsuz yoğunluk” hali ‘hiçbir şey’e [nothing] tamamen eşittir. Gerçek dünyada sonsuz yoğunluğa sahip olacak hiçbir şey olamaz. Eğer bir cisim herhangi bir kütleye sahipse o zaman sonsuzca yoğun olamaz… Bu durumda, Büyük Patlama modelinin tam anlamıyla uygulanışın [bizi] gerçekten mecbur ettiği şey yoktan yaratılıştır (criatio ex nihilo)
  20. Frankton

    Sanal Parçacık nedir?

    Neden varlar? Nasıl kendiliğinden varolabiliyorlar? Kökeni nedir?
  21. Haklısınız. Otoriteye başvurma safsatasını kullanacaktım, çoğul eklerini görünce onu seçtim. Tartışmanızı beğeniyorum. Basit bir forum okuyucusu olarak sizlerden kişi değil, bilgi istiyorum. Bütün katılımcılardan mümkünse bilimsel referanslar görmek istiyorum.
  22. https://evrimagaci.org/bilimsel-tartisma-5-argumentatum-ad-populum-cogunluga-basvurma-ve-appeal-to-belief-inanca-basvurma-223
  23. Frankton

    Evrim var. Kur'an apaçık bunu açıklıyor.

    Agnostik bir deist
×
×
  • Yeni Oluştur...