Jump to content

ozedonus_

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    212
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

ozedonus_ Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü 29-10-1974

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

2.105 profil görüntüleme
  1. Bilimsel fiziğin öncülerinden, 53 yıl als hastalığı ile mücadele ederek azmin gücünü bize gösteren, "sağlam kafa sağlam vücutta bulunur." tezini çürüten, bazen "evrenin oluşumunda Tanrıya gerek yok" derken bazen de "Tanrı yoktur diyemeyiz" diyen ünlü İngiliz astrofizikçi Stephen Hawking hayatını kaybetti.. Gerek zamanın kısa tarihi ile gerekse de oynadığı yada kişiliğine dem vurulduğu popüler medya ürünleri (filmler, diziler vs) bilimin, bilimsel düşüncenin genç kuşaklara aktarilmasi konusunda almış olduğu resim rol unutulmayacaktır
  2. ozedonus_

    Forum mesajlarının silinmesi

    O zaman en azından direk adıma açtığım https://www.ateistforum.org/index.php?/profile/8875-mesut-bayar/ nickinin "ozedonus2" şeklinde değişmesini talep ediyorum. Üyeliğin silinmiş olması nickin değişmesine engel olmasa gerek.
  3. ozedonus_

    Forum mesajlarının silinmesi

    Açık ifade edeyim. Tevbe ettiğim ve eski yazılarımı saptırıcı ve yıkıcı gördüğüm için hiçbir platformda kalmasını ve bununla başkalarına zarar verilmesini istemiyorum. Bu iyiliği yapsanız çok memnun olurum. Yapmazsanız da en azından bu konuda ısrarcı olduğumu ve benim için hayati bir anlam taşıdığını ifade edeyim. Üyeliği sonlandırılan mesut bayar nickini değiştirilmesini talep ediyorum.. ozdonus vb. bir şey olabilir.
  4. ozedonus_

    Forum mesajlarının silinmesi

    Teslimiyet hakikatı bulmanın yollarından biridir ve tefekkür ile ilim eşliğinde ilerler.İman etmiş insana hakikat, teslimiyetine, tefekkürüne ve ibadetine göre açılır. Bu da ya hakikatle ilgili manaları keşfederek ya da hakikati doğrudan görerek gerçekleşir. Dolayısıyla galaksilerin, güneş sistemlerinin, gezegenlerin ve bunların içindeki görünen ve görünmeyen tüm canlıların yaratılışıyla ilgili hakikatlere ne imanı olmayan bilim insanları ne de teslimiyeti, ibadeti ve tefekkürü kemalleşmemiş din adamları ulaşabilir.
  5. ozedonus_

    Forum mesajlarının silinmesi

    Bilgi arttıkça şüphe azalır. Din hakkında bilgilendikçe bir şey bilmediğimi gördüm. Zaten sorunumuz da bu değil mi? Çok az bir bilgiyle herşeyi bildiği havasını yaşamak. Herşeyi bilmem gerekmediğini biliyorum. Aklımın erdiği şeylerde konuşmak yeterli. Bir de bildiklerimi yaşamak. Size bu saçma gelebilir. Ama herkes farklıdır.
  6. ozedonus_

    Forum mesajlarının silinmesi

    Şu an da da Müslümanım. O zaman yazdıklarıma göre bakışım çok farklı. O zaman Müslümanlık görüntüsünde isem de fikrim çok çalkantılı idi ve büyük bir şüphe içindeydim.Bazen kendime agnostik dediğim oluyordu. Amacım, yazdıklarımdan dolayı kimsenin etkilenmemesi.
  7. Bu forumda 2008-2009 yılları arasında aktif bir şekilde değişik üyelikler alarak yazdım.Son 7-8 yıldır da çok nadir uğramaktayım. Foruma takıldığım zamanlar ile şimdiki düşüncem arasında büyük farklılıklar meydana geldiği için aşağıdaki profillerini listelediğim silinmiş üyeliklerin ve şu an mevcut yazdığım üyeliğin tüm mesajlarının silinmesini talep ediyorum. https://www.ateistforum.org/index.php?/profile/8875-mesut-bayar/ https://www.ateistforum.org/index.php?/profile/7214-0zedonus/ https://www.ateistforum.org/index.php?/profile/4967-ozedonus/ https://www.ateistforum.org/index.php?/profile/5812-fakih/
  8. ozedonus_

    İslam kusursuz mudur,kusursuz olduğuna inanılır mı?

    İletinizin ilk kısmı sağduyu ile aynı şeyleri içeriyor.Yalnız hacc 27 olayında neyi ifade ettiğinizi tam anlayamadım. Burada kusursuzluğundan bahsettiğim ile sizin belli bir coğrafyada uygulandığını düşündüğünüz İslam farklı. Yaratıcı, mesajını vahiy veya başka yollarla insana aktarmakla yetinir, genel olarak "sünnetullah" dediğimiz "evrendeki sistem"e müdahale etmez. İnsan türü de kendi nefsine çok düşkün olduğu için din gibi bir değeri de hiç sıkılmadan kullanır, dejenere eder. Binlerce yıllık insanlık tarihi bunun örneğidir. Aslında peygamberlerin de en büyük uğraşları bu kesimle olmuştur. Diğer yandan akrabalık hakkının gözetilmesi İslam'ın önemle üzerinde durduğu konulardan biri. Ancak hakkı inkar etmek(şirk), bu evrensel sistemde ciddi ve en büyük kötülük olarak görülmüştür. Bunun büyüklüğü karşısında gerekirse en yakın akrabaların bile feda edilebileceği öngörülmüştür. İman,sadece bir kuru inanç değil, huzur, güven ve mükemmelliğe açılan kapının da adıdır. Madde ötesi hayatımızda(ahirette) bize faydası olacak en büyük birikimdir. Din de insanın hem dünya hem ahiret mutluluğunu temin etme vasıtası olduğuna göre ahiretine zarar verenlere karşı iman edenleri uyarması gerekirdi. Batı dünyası şu an İslam dünyasından daha mı iyi. İslam dünyası en azından geri kalmasının bir sonucu olarak bunca ölüm ve kötülüğün işlendiği bir alan haline gelmiş. Bırakın batıyı büyük görmeyi. Evet. Batı insanı bireysel yaşıyor. Bu doğru. Peki gerçekten kaybettiği bunca insani değerin farkında mı. Çin gibi Uzakdoğu dünyasının insanlığın başına getirebileceği bela tüm dünyayı sarmış durumda. Kitleler teknolojik aletlerin kölesi ve anı yaşamanın tutkunu olmuş. Bunları söylerken İslam dünyasını aklamaya alışmıyorum ama bir de meseleyi böyle görelim dedim. Aslında İslam aleminin hoşgörüsüzlüğü geri kalmasından sonra arttı. Birileri sert söylemleri kaşıyarak, bazı örgütler üzerinde İslamı mahkum etmek için yüzyıllar boyunca çalıştı ve bugün bu alanda büyük bir başarı elde etti.
  9. ozedonus_

    İslam kusursuz mudur,kusursuz olduğuna inanılır mı?

    İnsanoğlu kusurlu ve zayıf yaratılmıştır. Müslümanlar da insan olduklarına göre kusurları olacaktır. İslam, kusursuz bir dindir ancak Müslümanların bunun ne kadar idrakinde oldukları meçhuldür. Dinin belli bir kesim tarafından inanılmıyor olması, onun kusurlu oluşundan kaynaklanmıyor. İnanmayanların kusurlu bakışlarından kaynaklanıyor. İslam, araştırıldıkça değil, yaşandıkça anlaşılır. Onu yaşamayan kendisine Müslümanın diyorsa da artık söylemi ve pratiği arasında ikileme düşerek yalancı bir duruma düşmüştür.
  10. ozedonus_

    KUR'AN'DAKİ DİNİ VE TARİHİ YANLIŞLAR

    Sözkonusu iddialar bir asırdır İslam dünyasının gündemine girmiş durumdadır. Kimi araştırmacılar Kur'an'da eski topluluklar hakkındaki ayetlerde; bilgi yanlışlığı oolduğunu kabul etmişlerdir, ancak onlara göre "tarihî bilgi verme" hedeflenmediğinden herhangi bir sıkıntı teşkil etmemektedir. Mesela tezi sadece Mısır'da değil tüm İslam dünyasında tartışmalara neden olan Halafullah’a göre İsrail oğullarını araştıran Yahudi tarihçiler Haman'ın Musa ve Firavun döneminde yaşamadığını söylemektedirler.Fakat O, "Kuran-ı Kerim, kişi ve olayları ele alırken edebi bir dil kullanır yoksa amacı tarihi gerçekleri sunmak değildir. Böyle düşünmek onun doğruluğuna bir zarar vermez. Kıssalardaki bütün olayların vuku bulması gerekmez. Onlar verilmek istenen anlamların temsili ve tasviri ifadeleridir. Allah kıssalardan tarihi bilgi vermek İçin değil, hidayet, irşad müjdeleme ve korkutma amacını gütmektedir."diyerek işin içinden çıkmaktadır. Hikmet Zeyveli de, Kuran kıssalarından mutlaka tarihi/vakii sonuçlar çıkarmaya çalışanların problemlerle karşılaşacaklarını ileri sürer. Zeyveli, Kuran-ı Kerim'de, Nuh peygamber döneminde varlığından söz edilen Ved, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nesr putlarının aslında Arapların putları olduğunu ama Kur'an-ı Kerim'in sanki Hz. Nuh dönemindeki putlarmış gibi ifade ettiğini zikrederek böyle bir şeyin mümkün olamayacağını ileri sürer. Bizce bu müslüman araştırmacıların iddiaları, Kuranın bazı ayetlerinde Kuran kıssalarının ”hak” olarak nitelendirilmesi gerçeği ile çelişmektedir. “İşte bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O halde sabret. Çünkü iyi sonuç (sabredip) sakınanlarındır.” (Hûd, 11/49 Yüzyıllar boyu ihmal edilen bir araştırma, birkaç aykırı sesten sonra önemsenmeye başlanmıştır. Cengiz Duman, kıssalar hakkında dinli-dinsiz herkesin yüzeysel bilgilere sahip olduğunu bilginin doğruluğuna erişmek için de araştırmanın sadece tefsir ilmi ile sınırlandırılmamasını talep etmektedir. Ona göre Kıssa ana bilim dalı oluşturulmalı bu anabilim dalı başkanlığında diğer modern ilim veya disiplinler ile (arkeoloji, tarih, coğrafya, dinler tarihi, v.d) birlikte kıssaların yeniden ve sahih bir metodoloji ile Kur’an perspektifinde ele alınması şarttır. Aksi durum, Kur’an kıssalarının geleneksel anlayışın eserlerinde serdedildiği gibi İsrailiyat yüklü efsane/mitoloji vasfına büründürülmesine ya da modern eserlerde iddia edildiği gibi onlardaki tarihsel unsurların eksikliğinden dolayı yaşanmış gerçekliğinin inkâr edilmesini gözlemlemeye devam edeceğiz demektir.
  11. ozedonus_

    İslam Ceza Hukuku

    Cezaî müeyyidelerin nitelik ve ilkeleri, kanûnî ve şahsî olması; genel ve sürekli olması; yetkili kişiler tarafından tatbik edilmesi; caydırıcı olması, uygulanabilir olması; suç-ceza dengesinin gözetilmesi ve cezalandırmada adalet ve hâkkaniyet ölçülerine riâyet edilmesidir. Eğer yukarıdaki paragrafa uymayan bir ceza biliyorsanız bu ceza bildiğiniz gibi değildir.
  12. Hababam sınıfının yaşlı hocalarını alaya alarak sordukları sorular gibi olmuş.
  13. ozedonus_

    ANA-BABA'ya İYİ DAVRANMAYIN! HARAM!

    Ayette hiçbir sorun yok. Çünkü "deki size Allahın haram kıldıklarını okuyayım" deniliyor ancak şunlar haram denilmiyor.Emir ve nehiyden oluşan bir dizi talep açıklanıyor. Bu talepler,(ister yasaklama talebi olsun ister emir talebi olsun), yerine getirilmediğinde haram ortaya çıkar.Mesela Allaha şirk koşmayın. Talep şirk koşmamaktır, talep yerine getirilmediğinde haram olan şirk meydana gelir. Bu bir yasaklama talebidir Anne-babanıza iyilikte bulunun. Talep iyilikte bulunmaktır,yerine getirilmediğinde haram olan anne-babaya kötülük meydana gelir. Bu bir emir talebidir. ALES ve DGS gibi sınavlara girenlerin bu tip anlatımlara alışık olmaları gerekirdi.
  14. ozedonus_

    Huri'lerin Tanımı Diye Sunulan Ayet: 78/Nebe suresi 33

    Kuran o dönem ve araplar için apaçık idi. Birçok kelimenin anlam kaymasına uğradığı günümüzde aynı apaçıklıktan bahsetmek mümkün değil. Kuranın indirildiği dönemde anlaşmazlık sorunu yaşamadığını gerek kuran gerekse de tarihi veriler ortaya koymuştur. Mesajının iletilmiş olduğu toplumun dili kullanıldığı için hangi ayetin ne anlama geldiğini, neyi kastettiğini, Kurana inanan da inanmayan da biliyordu. Bu açıdan indiği toplumda “anlaşılmaz bir kitap” değildir. Çoğu ayette kuranın apaçık olduğu söylemi de bunu belirtmeye yöneliktir. Eğer Kuranı sözgelimi indirilmiş olduğu toplumda 100.000 kişi duymuşsa, nerdeyse bu duyanların tamamı, her ayetin ne anlama gelmiş olduğunu da öğrenmiştir. Kuranın ilk çıkış noktasında Kuranının anlaşılmasındaki bu netlik anlaşılmazlığın Kuranın ifadelerinden kaynaklanmadığını göstermektedir. Kuranın anlaşılmaz ve çelişkili olduğu savının son yüzyıllarda dile getirilmiş olması da ilk dönemde bunun net anlaşıldığını göstermektedir. Sorun ,kutsal kitapların indirilmiş olduğu toplumdan sonra gelen toplum ile başlamıştır.İkinci olarak, kullanılan dilin başkalaşması sonucunda, kelime ve kavramların anlamlarında değişimler söz konusudur. Sözgelimi indiği toplumda bambaşka anlaşılan bazı kelimelerin sonraki dönemlerde anlam kaymasına uğradığı da bilinmektedir. Bu, tüm diller için böyledir. Arapça da da bu dil değişimi Kuranın anlaşılmasını zorlaştırmıştır. Şöyle bir soru sorulabilir. Kuran neden böyle bir anlaşılmaya müsait bir yapıdadır. Tanrıdan gelme olan bir kitap nasıl tarihin akışı içerisinde anlam kaymasına uğrayabilir. Tanrı, evrensel bir dil kullanamaz mıydı? Bunun cevabı şöyle verilebilir: Kuran bir yazılı metin değildir. Tanrı ile insanların konuşmasıdır. Giriş, gelişme ve sonuç şeklinde tasarlanmış değildir. Konuşmadan ibaret olan bir mesajın sözlerinin tarihin akışı içerisinde değişmesi mümkündür. Bu sebeple Kur'ân'ın indiği dönemin bütün çevresel şartları elimizdeki metine yansımamıştır. İşte anlamın obhektif ve mutlak oluşunu zorlayan nokta burasıdır. peki,bunun için ne yapılabilir? Kuranın bu anlaşılabilme sorunun en önemli çözüm noktası Kuranın bütünlüğüdür. Kuranın genel bütünlüğü içerisinde değerlendirilen her konu anlaşılmayı da beraberinde getirebilmektedir. Tomurcuk göğüslülük ilgili yerdeki ayetlerin bütünlüğünü yerle bir etmektedir. Kısacası tarihsel oluşum içerisinde bize anlaşılmaz hale getirilen bu gerçekleri bulabilmek için biraz zihin jimnastiğine ihtiyacımız vardır. Bu, kuranın Tanrısallığını bozan bir durum değildir. Çünkü kutsal kitaplar insanın dili ile mesajlarını aktarmışlardır.
×
×
  • Yeni Oluştur...