Jump to content
Guest *administrator*

Kuran'da sübyancılık

Recommended Posts

Guest administrator

Bu başlık altında Kuran'da sübyancılık konusu tartışılacaktır. Tartışmacılar cigi ve afrodit'tir.

Yetkisi olan hiç kimse başlığa müdahale etmemeli, yorum bırakmamalıdır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Selam :)

Buyrun "şu ayette sübyancılık" var diyorsanız o ayetten gidelim. Sünyancılık çocuk seviciliği demektir.

Kuran'ın bu mevzuyu onaylayan, yani küçük çocukların cinsel yönden istismarının yanlış olmadığını ima ettiği veya gösterdiği iddia edilen ayetlere beraberce bakalım.

Ama yavaş yavaş, kırmadan dökmeden, sadece fikir beyan ederek...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sn. Afrodit,

Baslik acildi ve ilk ileti asilmisti..

Sanirim iki farkli baslik bulunmakta ve hata yapmisim özür dilerim.

Kuranda sübyancilik

Nisa

23 - Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri,

kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız,

-anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-

öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikah altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka.10 Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

*****

Arapça Metin

حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ أُمَّهَاتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَأَخَوَاتُكُمْ وَعَمَّاتُكُمْ وَخَالَاتُكُمْ وَبَنَاتُ الْأَخِ وَبَنَاتُ الْأُخْتِ وَأُمَّهَاتُكُمُ اللَّاتِي أَرْضَعْنَكُمْ وَأَخَوَاتُكُمْ مِنَ الرَّضَاعَةِ وَأُمَّهَاتُ نِسَائِكُمْ وَرَبَائِبُكُمُ اللَّاتِي فِي حُجُورِكُمْ مِنْ نِسَائِكُمُ اللَّاتِي دَخَلْتُمْ بِهِنَّ فَإِنْ لَمْ تَكُونُوا دَخَلْتُمْ بِهِنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ وَحَلَائِلُ أَبْنَائِكُمُ الَّذِينَ مِنْ أَصْلَابِكُمْ وَأَنْ تَجْمَعُوا بَيْنَ الْأُخْتَيْنِ إِلَّا مَا قَدْ سَلَفَ ۗ إِنَّ اللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَحِيمًا

Türkçe Transcript

hurrimet ‘aleykum ummehâtukum vebenâtukum veeḣavâtukum ve’ammâtukum veḣâlâtukum vebenâtu-l-eḣi vebenâtu-l-uḣti veummehâtukumu-llâtî erda’nekum veeḣavâtukum mine-rradâ’ati veummehâtu nisâ-ikum verabâ-ibukumu-llâtî fî hucûrikum min nisâ-ikumu-llâtî deḣaltum bihinne fe-in lem tekûnû deḣaltum bihinne felâ cunâha ‘aleykum vehalâ-ilu ebnâ-ikumu-lleżîne min aslâbikum veen tecme’û beyne-l-uḣteyni illâ mâ kad selef(e)(k) inna(A)llâhe kâne ġafûran rahîmâ(n)

Abdülbaki Gölpınarlı

Haram edilmiştir size analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt emme yüzünden kardeşleriniz olan kızlar ve zevcelerinizin anneleri, zifafa girdiğiniz zevcelerinizin, sizin himayenizde bulunan ve üvey kızlarınız olan kızları. Ancak zevcelerinizle zifafa girmedinizse kızlarını almanızda bir beis yok. Haram edilmiştir belinizden gelen oğullarınızın zevceleri ve iki kız kardeşi birlikte almak, çünkü bu adet de geçmiştir artık; şüphe yok ki Allah, bütün suçları örter rahimdir. *

Ali Bulaç Meali

Sizlere anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerin kızları, kız kardeşlerin kızları, sizi emziren (süt) anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri ve kendileriyle (gerdeğe) girdiğiniz kadınlarınızdan olup koruyuculuğunuz altında bulunan üvey kızlarınız

-onlarla gerdeğe girmemişseniz, size bir sakınca yoktur-,

sizin sülbünüzden olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir araya getirdiğiniz (evlilik) haram kılındı. Ancak (cahiliyede) geçen geçmiştir. Şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ahmet Varol Meali

Size analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kızkardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, kendileriyle gerdeğe girmiş olduğunuz hanımlarınızdan olup evlerinizde kalan üvey kızlarınız, [6]

-eğer anneleriyle gerdeğe girmemişseniz sizin için bir sakınca yoktur-

sizin soyunuzdan olan oğullarınızın eşleri ve iki kızkardeşi aynı nikah altında birleştirmeniz haram kılınmıştır. Ancak geçmişte olanlar bunun dışındadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir. *

Ahmet Tekin

Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanalarınız, süt bacılarınız, eşlerinizin anaları, kendileriyle birleştiğiniz eşlerinizden olup, evlerinizde bulunan üvey kızlarınız ile evlenmek size haram kılındı.

Eğer onlarla nikâhlanıp da, henüz birleşmeden, gerdeğe girmeden boşamışsanız, kızlarıyla evlenmenizde size bir vebal yoktur.

Kendi sulbünüzden olan oğullarınızın eşleri ile ve iki kız kardeşle birlikte evlenmek de size haram kılındı. Ancak İslâm’dan önceki yapılan evlilikler bu hükümlerin dışındadır. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir. *

Diyanet İşleri Meali(Eski)

Sizlere, analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeşlerinizin kızları, kızkardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz

kadınlarınızin yanınızda kalan üvey kızlarınız ki onlarla gerdeğe girmemişseniz size bir engel yoktur,

öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almak suretiyle evlenmek, -geçmişte olanlar artık geçmiştir- size haram kılındı. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet İşleri Meali(Yeni)

Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız,

-eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-

öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka.[113] Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. *

Diyanet Vakfı Meali

Analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kızkardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, eşlerinizin anaları, kendileriyle birleştiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız size haram kılındı.

Eğer onlarla (nikahlanıp da) henüz birleşmemişseniz kızlarını almanızda size bir mahzur yoktur.

Kendi sulbünüzden olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi birden almak da size haram kılındı; ancak geçen geçmiştir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir. *

Edip Yüksel Meali

Size şunlar yasaklandı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız

-eğer onlarla gerdeğe girmemişseniz kızlarıyla evlenebilirsiniz-,

öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almanız... Mevcut evlilikler bu yasanın dışındadır. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur.

Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidir.

Elmalılı Meali (Orjinal)

Sizlere şunlar haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, hemşireleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, biraderlerinizin kızları, hemşirelerinizin kızları, ve sizi emziren süt analarınızla süt hemşireleriniz ve kadınlarınızın anaları, ve kendilerile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan ellerinizde bulunan üvey kızlarınız

şayed analariyle zifafa girmemiş iseniz beis yok-

ve kendi sulbünüzden gelmiş oğullarınızın haliyleleri ve iki hemşire beynini cem'etmeniz, geçen geçti, ona Allah gafur, rahîm bulunuyor

Hayrat Neşriyat Meali

Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz,(3) hala larınız, teyzeleriniz, erkek kardeşin kızları, kız kar deşin kızları, sizi emziren (süt) anneleriniz, süt kız kar deşleriniz, kadınlarınızın anneleri ve kendileriyle zifâ fa girdiğiniz kadınlarınızdan olup himâyenizde bulunan üvey kızlarınız size haram kılındı.

Fakat onlarla zifâfa girmediyseniz o hâlde (boşadığınız takdirde kızlarıyla evlenmenizde) size bir günah yoktur.

Hem kendi sulbünüzden olan (öz) oğullarınızın hanımları ve iki kız kardeşi(nikâhınız altında) bir arada bulun durmanız da (size haram kılındı)! Ancak artık geç miş te olanlar müstes nâ. Muhakkak ki Allah, Ga fûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir. *

Ömer Nasuhi Bilmen

Sizin üzerinize (şu kadınlar) haram kılınmıştır: Analarınız, kızlarınız, hemşireleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, birâderinizin kızları, hemşirenizin kızları; ve sizi emzirmiş olan süt analarınız, süt hemşireleriniz, zevcelerinizin valideleri, ve kendile- rine mukarenette bulunmuş olduğunuz zevcelerinizden yanlarınızda bulunan üvey kızlarınız.

Şâyet zevcelerinize mukarenette bulunmamış iseniz sizin üzerinize bir günah yoktur.

Ve kendi sulblerinizden olan oğullarınızın zevceleri de ve iki hemşirenin arasını cem etmeniz de (sizin için haramdır). Geçmiş olan ise müstesna. Şüphe yok ki Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.

Muhammed Esed

Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız ve teyzeleriniz; kız ve erkek kardeşlerinizin kızları; ve süt anneleriniz ile süt kardeşleriniz; eşlerinizin anneleri; ve kendileriyle gerdeğe girmiş olduğunuz eşlerinizden doğmuş olan üvey kızlarınız -ki onlar sizin evlatlıklarınızdır- size haram kılınmıştır;

fakat gerdeğe girmemişseniz [kızlarıyla evlenmenizde] bir günah yoktur;

ve kendi sulbünüzden gelen oğullarınızın eşleri de ; aynı anda ve birlikte iki kız kardeşi [eş olarak] almanız da [yasaklanmıştır]; ama geçmişte olanlar geçmiştir. 25 Çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

Suat Yıldırım

Ey mümin erkekler! Şunlarla nikâhlanmanız haram kılınmıştır: Anneleriniz, kızlarınız, kızkardeşleriniz, Halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kızkardeş kızları, Sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz, Kayınvalideleriniz, kendileriyle zifafa girdiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız.

Fakat zifafa girmediğiniz eşlerinizin kızlarını nikâhlamanızda beis yoktur.

Keza öz oğullarınızın eşleri ile evlenmeniz ve iki kızkardeşi nikâhınız altında birleştirmeniz de haram kılındı. Ancak daha önce geçen geçmiştir. Çünkü Allah gafur ve rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur). [33,4] {KM, Levililer 18,7-18; 20,17; Tekvin 29,16-30} *

Süleyman Ateş Meali

Size (şunlarla evlenmeniz) haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kızkardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, karılarınızın anaları, birleştiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız

-eğer onlarla henüz birleşmemişseniz, (kızlarını almaktan ötürü) üzerinize bir günah yoktur-

kendi sulbünüzden gelen oğullarınızın karıları ve iki kızkardeşi bir arada almanız. Ancak geçmişte olanlar hariç. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Şaban Piriş Meali

Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girmiş olduğunuz karılarınızdan olup evlerinizde büyüttüğünüz üvey kızlarınız,

eğer analarıyla zifafa girmemiş iseniz bir sakınca yoktur-

kendi öz oğullarınızın karıları ve iki kız kardeşi birden almanız size haram kılınmıştır. Ancak geçmişte olanlar geçmiştir. (Bu sebeple üzerinize bir günah yoktur). Allah, şüphesiz çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.

Ümit Şimşek Meali

Size şu kadınlar haram kılındı: anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emzirmiş olan süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan evlerinizde bulunan üvey kızlarınız

—eğer zifafa girmediyseniz, onların kızlarını nikâhlamanızda size bir günah yoktur.

Öz oğullarınızın hanımlarını ve bir arada iki kız kardeşi nikâhlamak da size haram kılınmıştır. Ancak daha önce geçmiş olan müstesnadır. Muhakkak ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Size, şu kadınlarla evlenmek haram kılınmıştır: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle birleştiğiniz hanımlarınızdan doğmuş olup evlerinizde oturan üvey kızlarınız

-eğer anneleriyle birleşmemişseniz o takdirde sizin için bir günah yoktur-

ve sulbünüzden gelen oğullarınızın karıları. İki kız kardeşi birlikte almanız da haram kılınmıştır. Eskide kalanlar müstesna. Allah çok affedici, çok merhametlidir.

Yusuf Ali (English)

Prohibited to you (For marriage) are:-(531) Your mothers, daughters,(532) sisters; father´s sisters, Mother´s sisters; brother´s daughters, sister´s daughters; foster-mothers(533) (Who gave you suck), foster-sisters; your wives´ mothers; your stepdaughters under your(534) guardianship, born of your wives to whom ye have gone in,

- no prohibition if ye have not gone in;-

(Those who have been) wives of your sons(535) proceeding from your loins; and two sisters in wedlock at one and the same time,(536) except for what is past; for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful;- *

M. Pickthall (English)

Forbidden unto you are your mothers, and your daughters, and your sisters, and your father's sisters, and your mother's sisters, and your brother's daughters and your sister's daughters, and your foster mothers, and your foster sisters, and your mothers-in-law, and your stepdaughters who are under your protection (born) of your women unto whom ye have gone in

but if ye have not gone in unto them, then it is no sin for you (to marry their daughters)

and the wives of your sons who (spring) from your own loins. And (it is forbidden unto you) that ye should have two sisters together, except what hath already happened (of that nature) in the past. Lo! Allah is ever Forgiving, Merciful.

Dutch

23. Verboden zijn u uw moeders en uw dochters en uw zusters en uw vaders zusters en uw moeders zusters en uw broeders dochters en uw zusters dochters en uw minnen en uw zoogzusters en de moeders uwer vrouwen en uw stiefdochters,

die uw beschermelingen zijn door uw vrouwen tot wie gij zijt ingegaan,

maar als gij niet tot haar zijt ingegaan zal er geen zonde op u rusten en de vrouwen uwer eigen zonen (zign ook verboden) alsmede twee zusters tezamen te hebben, met uitzondering van wat reeds voorbij is; gewis, Allah is Vergevensgezind, Genadevol;

Deutch

23. Verboten sind euch eure Mütter und eure Töchter und eure Schwestern, eures Vaters Schwestern und eurer Mutter Schwestern, die Bruderstöchter und die Schwestertöchter, eure Nährmütter, die euch gesäugt, und eure Milchschwestern, und die Mütter eurer Frauen und eure Stieftöchter - die in eurem Schutze sind - von euren Frauen, denen ihr schon beigewohnt;

doch wenn ihr ihnen noch nicht beigewohnt habt, dann soll's euch keine Sünde sein.

Ferner dir Frauen eurer Söhne, die von euren Lenden sind; auch daß ihr zwei Schwestern gleichzeitig habt, außer das sei bereits geschehen; wahrlich, Allah ist allverzeihend, barmherzig.

Yukariya cesitli kuran mealleri alinmis ve ayrica iki yari Ingilizce, Hollandaca ve Almanca tercümeleri eklenmistir.

Üstelik Nisa suresi 23. ayeti Misir Al-Azhar üniversitesi mezunu dil bilimcisi docent bir kisi tarafindan dünyaca taninmis Arapca yazilmis kuranlar tarafindan karsilastirilip tercümelerin dogru oldugu kanitlanmistir.

Bu kuranlardan birisi 17 farkli dil bilimcisinin birlikte hazirladiklari özel damgali Lazhaer kuranidir.

Arapca olan kuranlarda tek farklilik ayetlerin numara sayilarinin bir önce olmasidir.Örnegin Nisa 23. ayet 22. ayet olarak gecmektedir.Bunun nedeni ise her surenin basinda giris paragraflarina Arapca kuranlarda numara verilmemesidir.

Fakat surelerin ayet sayilarinda bir degisiklik yoktur.Arapca kuranlarda surelerde en son bulunan ayetler, diger dillerde olan tercüme kuranlarda, bir önceki ayet ile birlestirilmektedirler.

Dil bilimcisi docent sn. Amien, aslinda bu sistemin dogru oldugunu ve pek degisen bir seyin olmadiginin altini cizmistir.

Bir kitap insanlar tarafindan okunup anlasilmasi icin yazilir...

Anlasilmamasi icin degil.

Söz konusu olan kitap eger bir yaratan tarafindan gönderildigi iddia ediliyorsa...

...herkes tarafindan anlasilan sade ve yalin bir dil ile yazilmis olmasi gerekir diye düsünüyorum.

-anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-

Nisa 23. ayetin icine ustalikla gizlenilmeye calisilan bu cümleyi yillar önce bulup cikarttim ve arkasinda yatan sapikligi desifre etmeye calistim...

...calisiyorum.

Kitaplarda yazili olan metinler farkli dillere cevrildiklerinde anlamlarini ve manalarini asla keybetmezler. Yukarida farkli meaallerde olan tercümelerde de cümlenin degisime ugramadigini gözlemlemekteyiz.

Dolayisi ile bu cümlede vurgulanan ve anlasilen anlami farkli yönlere cekmek olanaksizdir.

Farkli milletlere sahip olan Arap'ca dilini konusan insanlar Nisa 23. ayeti okuduklarinda, cümlede anlasilanin disinda farkli bir anlami aciklamamaktadirlar.Tarafimdan birebir denenmis ve kanitlanmistir.

Nisa 23. ayetini benimle tartismak isteyen sn. Afrodit'e önce bu ayetin ve söz konusu olan cümlenin tercümelerinin dogrulugunun arastirmasini iyi yapmasini öneririm.

Önce cümlenin icerigini tartismaya baslayalim daha sonra bu cümlenin ayete eklenmesinin arkasinda yatan gizli kapakli düsünceleri tartisiriz diye düsünüyorum.

Buyrun sn. Afrodit...

Tekrar basarilar dilerim.

tarihinde cigi tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Selam Cigi,

Gecikmeli geldiğim için üzgünüm.

Ben izninle bu çalışmada şöyle gitmek istiyorum.

Senelerdir, Kuran'ı Kuran açıklar düşüncesindeyim.

Buradan çıkışla ilk açılış ayeti olarak seçtiğin Nisa 23 ayetine bakalım.

Baştan diyeyim, bambaşka şeyler okuyacaksın :)

Diğer müslimlerin de okuyacağı ihtimali ile onların da anlayacağı dilden yazmaya çalışacağım...

حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ أُمَّهَاتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَأَخَوَاتُكُمْ وَعَمَّاتُكُمْ وَخَالاَتُكُمْ وَبَنَاتُ الأَخِ وَبَنَاتُ الأُخْتِ وَأُمَّهَاتُكُمُ اللاَّتِي أَرْضَعْنَكُمْ وَأَخَوَاتُكُم مِّنَ الرَّضَاعَةِ وَأُمَّهَاتُ نِسَآئِكُمْ وَرَبَائِبُكُمُ اللاَّتِي فِي حُجُورِكُم مِّن نِّسَآئِكُمُ اللاَّتِي دَخَلْتُم بِهِنَّ فَإِن لَّمْ تَكُونُوا دَخَلْتُم بِهِنَّ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ وَحَلاَئِلُ أَبْنَائِكُمُ الَّذِينَ مِنْ أَصْلاَبِكُمْ وَأَن تَجْمَعُوا بَيْنَ الأُخْتَيْنِ إَلاَّ مَا قَدْ سَلَفَ إِنَّ اللّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

NİSA : 23

Hurrimet aleyküm ümmehatüküm ve benatüküm ve ehavatüküm ve ammatüküm ve halatüküm ve benatül ehi ve benatül uhti ve ümmehatükümüllati erda'neküm ve ehavatüküm miner radaati ve ümmehatü nisaiküm ve rabaibükümüllati fi hucuriküm min nisaikümüllati dehatüm bihinne fe il lem tekunu dehaltüm bihinne fe la cünaha aleyküm ve halailü ebnaikümül lezine min aslabiküm ve ne tecmeu beynel uhteyni illa ma kad selef innellahe kane ğafurar rahiyma.

Size, şu kadınlarla evlenmek haram kılınmıştır: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle birleştiğiniz hanımlarınızdan doğmuş olup evlerinizde oturan üvey kızlarınız -eğer anneleriyle birleşmemişseniz o takdirde sizin için bir günah yoktur- ve sulbünüzden gelen oğullarınızın karıları. İki kız kardeşi birlikte almanız da haram kılınmıştır. Eskide kalanlar müstesna. Allah çok affedici, çok merhametlidir. (YNÖ)

Özellikle çoğu arkadaşımız yukarıda koyu renkle işaretli kısma takıldığı için o kısma odaklanalım...

Ayetin en sonunda Eskide kalanlar hariç dendiğine göre , mutlak surette bu tarz birlikteliklerin olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Yani o dönemde erkekler : Anaları, kızları yeğenleri v.s. aklınıza gelebilecek tüm kadınlarla evlilik + ilişki yaşayabiliyormuş.

Düşünün ki annenizle kardeşinizle kızınızla evlenip çoluk çocuğa karışıyorsunuz... Ve bu toplumsal olarak normal karşılanıyor...

Bu ayette, ayetin öncesinde ve sonrasında da genel olarak kimle nikahlanıp nikahlanılmayacağına dair öğütler vardır.

Ne kadar utanç vericidir ki bu toplum anasıyla kızıyla nikahlanacak kadar anormal bir toplumdur.

Ve hiç de görmezden gelemeyeceğim, Muhammed bu toplumda yetişmiştir. Ve tarihsel kayıtlara göre yaklaşık 25 yaşına dek bekar kalmıştır 40 yaşında peygamber olmuştur(buradaki yanlış yazdığım ifademi editledim) ... Bu iğrençliklerden uzak kalabildiği için gıyabında kendisini tebrik ediyorum...

Şimdi esas sorunumuz şu: neden bunca yakın akrabayla evliliği haram eden bir Allah ya da peygamber ya da herhangi biri, ayetin o kısmında eşi olup da cinsel ilişkiye girmediği kadının kızını adama helal etti? Neden yaptı bunu, neden?

Neden bunu deme gereği duydu?

hemen o ifadeye ve benim anladığıma geliyoruz:

...ve rabaibükümüllati fi hucuriküm min nisaikümüllati dehatüm bihinne fe il lem tekunu dehaltüm bihinne fe la cünaha aleyküm...

...ve size hicret eden içiçe girdiğiniz kadınlardan çoğalanlar ve/fe içiçe girmiş değilseniz üzerinizde bir günah yoktur...

İçiçe girmek de kesinlikle cinsel ilişki değildir, çünkü başka ayetlerde alenen cinsel birliktelik göze çarpmaktadır... buradaki girmek aynen birinin bir şehre bir eve girmesi gibi, girdiği andan itibaren oraya ait olması ifadesidir..

Bu ayette cinsel ilişkiyi ve de üvey evladı nokta atışıyla gösterebilen her kim olursa olsun alnından öperim, Allah göstersin O'nu dahi bulup alnından öperim...

Ha neden öyle meal ederler, neden öyle görürler, neden yazmayan bir şeyi oraya kondururlar, bunlar ömrü billah Kuran ilahiyat islam tarihi çalışmadı mı, neden yaparlar bunu?

Nedeni basit, sorgulamaktan korkmak ya da bilmek ama derenin suyuna gitmek... 2. grup kafir dediğimiz gruptur... Gerçeği bilir ama açıklamaz, gizler.. Çünkü işine öyle gelir, öyle geçinir gider...

Ayete ait ifadeler kendi görgüm ve algımla derlenmiştir. Öylesine yazılmış şeyler değildir. Yılların birikimidir.

Şimdi bu ayeti detayıyla tartışabiliriz...

Ha tabi konumuz Kuran'da sübyancılık, diğer ayetlere de sırasıyla geçelim...

İstenirse Nisa 23. ayetinin rahatsız olunan o kısmında geçen tüm ifade ve kelimeler Kuran'da diğer ayetlerde nasıl kullanılmış diye kontrol edilebilir...

Bu arada, yanlışım varsa uyarın, hepberaber gerçeği bulalım...

Sevgiler...

tarihinde Afrodit tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

...ve rabaibükümüllati fi hucuriküm min nisaikümüllati dehatüm bihinne fe il lem tekunu dehaltüm bihinne fe la cünaha aleyküm...

...ve size hicret eden içiçe girdiğiniz kadınlardan çoğalanlar ve/fe içiçe girmiş değilseniz üzerinizde bir günah yoktur...

İçiçe girmek de kesinlikle cinsel ilişki değildir, çünkü başka ayetlerde alenen cinsel birliktelik göze çarpmaktadır... buradaki girmek aynen birinin bir şehre bir eve girmesi gibi, girdiği andan itibaren oraya ait olması ifadesidir..

Selam Afrodit.

Peygamber ve diger konular hakkinda yapilan aciklamalara yanit vermiyecegim.Bu konuda farkli düsünüyorum.

Nisa 23. ayette olan cümleyi tartismaya calisiyoruz.

Alintida ki yanit dogru degil.

Bir kere bunun altini cizelim.

O sekilde algiliyorum veya yorumluyorum kabul edilemez.

Ayette bulunan cümleyi alintida oldugu gibi tercüme edilmis kaynak rica ediyorum.

"Söyle demek istiyor, böyle algilanmasi gerekiyor" düsünceleri istek ve arzulari yansitmaktadir.

Buyrun dil bilimcilerine sorun sorusturun, hatta sadece bu ayeti sorusturun ondan sonra kaynak göstererek...

-anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-

Cümlesinin olmadigini kanitlayin.

Bu cümlenin var olup olmadigini kanitlarken kuranin bir yaratan tarafindan gönderilmis oldugunun göz ardi edilmemesini öneriyorum.

Ilk önce bu cümlenin gercekten ayetin icinde var olup olmadigini tespit edelim.

Eger varsa bu cümlenin icerigini acarak tartismaya devam ederiz.

Yoksa tartismaya gerek kalmaz.

Sizi tebrik ederim tartismadan cekilirim.

Selamlar.

tarihinde cigi tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Buyrun dil bilimcilerine sorun sorusturun, hatta sadece bu ayeti sorusturun ondan sonra kaynak göstererek...

-anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-

Cümlesinin olmadigini kanitlayin.

Şöyle diyeyim özetle: ayetin o kısmında ne zifaf, ne üvey evlat, ne de anne ifadesi yoktur. Hiç olmadı.

Çeviri belki minör farklarla aynen benim dediğim gibidir: (acele klavyeyle kelimelerin sadece öz anlamlarını yazıyorum, detaya ayrıca gireriz mutlaka)

rabaibükümüllati = bildiğin riba faiz arttırma çoğaltma

hucuriküm = bildiğin hicret, göç etmek, başka yere yerleşmek

nisaikümüllati = bildiğin nisa, kadın

dehaltüm = bildiğin girmek,içine girmek, orada bulunmak, hani şehre eve bir yere gelmek girmek

bihinne = onlarla

lem tekunu = değil, olmamış, tersi, olumsuzluk eki,

dehaltüm = içine girmek, orada bulunmak

bihinne = onlarla

la cünaha aleyküm = onlara günah yoktur

Bu cümlenin var olup olmadigini kanitlarken kuranin bir yaratan tarafindan gönderilmis oldugunun göz ardi edilmemesini öneriyorum.

Ilk önce bu cümlenin gercekten ayetin icinde var olup olmadigini tespit edelim.

Eger varsa bu cümlenin icerigini acarak tartismaya devam ederiz.

Yok dostum. Kesinlikle yok. Hani Zeyd isimli biri evlatlıktı, öyle derler ya, hani oradaki evlatlık ifadesi ile benzerliği bile yok, ki zaten o da yanlış algı ya konumuz değil neyse...

Musanın evlatlık oluşu, Yusufun evlatlık alınışı Zeyd hikayesi, hani ya üvey evlat evlatlık kelimesi nerde? Bence hiç yok...

Var diyen sadece paralı din adamları. Sıkıştırıp sorsan onlar da yok der, ama senin bana dediğin "ben böyle algıladım demek yorumdur" ifadesi var ya, işte asıl bu gelenek bunları köreltti. Girmek ifadesi var ya orda, işte onu girmek diyince belden aşağı düşünüyorlar. Halbuki o kelime hiç bir kere öyle kullanılmamıştır. Ne ayıp.

Yani yok işte arkadaşım, ne diyim artık...

Bu ayet ve öncesi sonrası, dönemin uygunsuz evlilik ve ilişkilerine ayna tutar, ve herhangi bir yasanın resmi gazetede yürülüğe giriş tarihinden itibaren geçerli olması gibi, bundan öncekiler oldu gitti, ama bundan sonra olmaz der. Önceki evlilik ve ilişki birliğini de dağıtmaz. Ama sonrasını kesin dille yasaklar.

Hani inan ben de yani öylesine çıkıp yazan biri değilim, üslubum öyle gözükebilir ama inan bana ben ve arkadaşlarım bu islamikleri uyandırmak için bu tip ayetleri gözlerine sokarız ama 10 taneden ikisi anca dinler :)

Gene de ben hatalıysam, o kelimelerde üvey evlat(kız) anne zifaf gerdek cinsel ilişki v.s. varsa, gösterilirse ben de görmüş bilmiş olurum.

Ama konumuz sübyancılık olduğundan başka ayetle gene devam edebiliriz.

(İftar öncesi hızlı yanıt sistemi :) )

Sevgiler,

tarihinde Afrodit tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şöyle diyeyim özetle: ayetin o kısmında ne zifaf, ne üvey evlat, ne de anne ifadesi yoktur. Hiç olmadı.

Çeviri belki minör farklarla aynen benim dediğim gibidir: (acele klavyeyle kelimelerin sadece öz anlamlarını yazıyorum, detaya ayrıca gireriz mutlaka)

rabaibükümüllati = bildiğin riba faiz arttırma çoğaltma

hucuriküm = bildiğin hicret, göç etmek, başka yere yerleşmek

nisaikümüllati = bildiğin nisa, kadın

dehaltüm = bildiğin girmek,içine girmek, orada bulunmak, hani şehre eve bir yere gelmek girmek

bihinne = onlarla

lem tekunu = değil, olmamış, tersi, olumsuzluk eki,

dehaltüm = içine girmek, orada bulunmak

bihinne = onlarla

la cünaha aleyküm = onlara günah yoktur

Afrodit,

Arapca kelimelerin Türkce karsiliklari tek tek yazilarak hata yapilmakta.

Böyle tercüme olmaz. Cok komik.

Türk gibi düsünüp Ingilizce konusulmaz!

Diger dillerde de ayni durum söz konusudur.

Ne Almanca, Hollandaca, Fransizca...ne de Arapca!

Hic bir yabanci dili.

Bu konuyu istediginiz her dil bilimcisine sorabilirsiniz.

Üstelik Türkce dilinin kelime toplami bildigim kadari ile 111.000 i askindir. Kelime hazinesi milyonu askin diller karsisinda Türkce cevirilerin ne kadar zor oldugnu biliyormusunuz? Farkli gramer yapilarini da unutmamak gerekir.

Sirasi gelmisken bir konunun daha altini cizeyim.

"Kuran-ı Kerim'in yazıldığı dil olan 7. yüzyıl Hicaz Arapçası günümüze değin değişmeden kaldığı için Standart Arapça (Fusha) kabul edilir ve değişik bölgelerden Arapların birbirleriyle anlaşabilmek için kullandıkları dildir. Arap devletlerinin resmi dili olduğu için eğitim ve basın yayın da bu Standart Arapça (Fusha) ile yapılır."

Kaynak

Bu aciklamalari yaptiktan sonra o cümlenin oldugu kisma bakalim...

Türkçe Transcript

hurrimet ‘aleykum ummehâtukum vebenâtukum veeḣavâtukum ve’ammâtukum veḣâlâtukum vebenâtu-l-eḣi vebenâtu-l-uḣti veummehâtukumu-llâtî erda’nekum veeḣavâtukum mine-rradâ’ati veummehâtu nisâ-ikum verabâ-ibukumu-llâtî fî hucûrikum min nisâ-ikumu-llâtî deḣaltum bihinne fe-in lem tekûnû deḣaltum bihinne felâ cunâha ‘aleykum vehalâ-

Tartisilan ve var oldugu iddia edilen cümle, baslangictan "aleykum vehala" ya kadar yerin tümü okundugu zaman o anlam cikmaktadir.

Dolayisi ile ilk iletide alintiladigim meallerin hepsinde ayni cümleyi okumaktayiz.

Bir tanesi dahi o cümleyi atlamamislar veya farkli bir anlamda tercüme etmemisler.Fakat siz cikip orda o cümle yok demektesiniz ve kaynak göstermiyorsunuz.

Özellikle ve altini cizerek...

Nisa 23. ayetini, dil bilimcisi Arapca ana dili olan, Ingilizce, Hollandacaya kuran tercümesi yapan sn. docent Amien'den bilgilendirme konusunda birebir yardim aldigimi aciklamaktayim.

Zaten yukarida ki meallerin hepsi cümlenin varligini kanitlamaktadirlar.

Dolayisi ile "o cümle ayetin icinde yok" düsüncesini yazmakla yok edilemez. Edilmemekte.

Eger yok deniliyorsa kaynak gösterilmesi ve tercüme yapan kisinin isminin verilmesi gerekir.

Bunun yanitini bekliyorum.

Selamlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili Cigi,

Kuran kendi kendine tercüme olur. Bu bir prensiptir.

Bir ayetteki kelimeler alınır Kuran içinde diğer ayetlerde nasıl kullanıldığına bakılır, sonra da ayetin gelişine göre kelime zaten yerine oturur.

Mesela, Kurandaki 52 ayette ayakta durmak olan bir kelime 53. ayette uçmak olamaz.

Eğer tek bir defa geçen kelime ise çok zor gibi gözükse de ayetin gelişine göre ve malesef geleneksel algıya göre tercüme edilir.

Neticede, orada himaye ettiğiniz içiçe olduğunuz size sığınan hicret eden kadınlar kastedilir.

Ama bilinçaltında bir sözde Zeyd vakası olduğu için, evlatlıkla ve evlatlığın eşiyle olan evliliği/ilişkiyi aklamaya çalışma güdüsü vardır. Hani ya Zeyd de nikahlanma sonrası gelen bir evlatlık değil ya, o yüzden evlatlığının eşini alması normaldi demeye getiriliyor. İnce hesaplar var.

Yardım aldığın kişinin ingilizcesi varsa, ben de yazışabilirim kendisiyle, yanıldığım noktaları bana izah edebilir. Ya da sen kendisine sorabilir cevabı burdan hepimize aktarabilirsin. Dedim ya mantıklı ve bilimsel açıklaması varsa neden kabul etmeyeyim.

Ben senin ne demek istediğini elbette anlıyorum.

Hep kullandığım ve hepimizin iyi bildiği bir örnek vardır:

İngilizcede "raining cats and dogs" derken bunun Türkçe tercümesi "bardaktan boşanırcasına yağmak"tır. Şimdi tutup da İngilizcesinde bardak kelimesi yok kedi köpek var demek komedi olur.

Tüm bu tartışmaların ötesinde ne Kuran ne anayasa ne babayasa, aslına bakarsan iki gönül bir olunca samanlık seyran olur.

Bu ayetler ve de yasalarla çizilen sınırlar, bu tip evliliklerin kanıksanmaması ve insanların zorla ve bilinçsizce yakınlarıyla evlendirilmelerini kısıtlamak içindir. Yoksa ki aşka sevgiye set mi çekebiliriz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ama bilinçaltında bir sözde Zeyd vakası olduğu için, evlatlıkla ve evlatlığın eşiyle olan evliliği/ilişkiyi aklamaya çalışma güdüsü vardır. Hani ya Zeyd de nikahlanma sonrası gelen bir evlatlık değil ya, o yüzden evlatlığının eşini alması normaldi demeye getiriliyor. İnce hesaplar var.

Afrodit,

Nisa 23. ayetin Zeyd ile ilgisi yok. Devamli bunu tekrar ediyorsun.

Zeyd veya peygamberin isimleri iletilerimde bulunmamaktadir.Konumuz da bu degildir!

Üstelik sorulan cok basit bir soruya yanit vermekten kacinarak konu ile ilgisi olmayan masallar anlatimi yöntemini seciyorsun.

Yardım aldığın kişinin ingilizcesi varsa, ben de yazışabilirim kendisiyle, yanıldığım noktaları bana izah edebilir. Ya da sen kendisine sorabilir cevabı burdan hepimize aktarabilirsin. Dedim ya mantıklı ve bilimsel açıklaması varsa neden kabul etmeyeyim.

Hodri meydan forumunda ve iki kisinin karsilikli tartistigi bir formatta, alintida bulunan düsünceyi nasil yazabiliyorsun, hayret etmemek elde degil.

Ben bir iddiada bulunuyorum!

Bu iddiayi da belgeleri ve kaynaklarini göstererek kanitliyorum.

Siz bunlarin yanlis olduklarini sunacaginiz belge ve kaynaklar ile cürüteceksiniz.

Nisa 23. ayetini 22 tane farkli meal ve ceviri ile sunuyorum. Hepsinin icinde de tartismaya sunulan cümle bulunmaktadir.

Sizde en az 22 belgenin hic olmazsa yarisi kadar meal ve ceviriyi kaynak belirterek sunmak zorundasiniz!

Yapmaniz gereken budur!

Sizden bunu bekliyorum.

Selamlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

...

Ben bir iddiada bulunuyorum!

Bu iddiayi da belgeleri ve kaynaklarini göstererek kanitliyorum.

Siz bunlarin yanlis olduklarini sunacaginiz belge ve kaynaklar ile cürüteceksiniz.

Nisa 23. ayetini 22 tane farkli meal ve ceviri ile sunuyorum. Hepsinin icinde de tartismaya sunulan cümle bulunmaktadir.

Sizde en az 22 belgenin hic olmazsa yarisi kadar meal ve ceviriyi kaynak belirterek sunmak zorundasiniz!

Yapmaniz gereken budur!

Sizden bunu bekliyorum.

Selamlar.

Ben de diyorum ki, buyur kaynak benim!!!

Yok diyorum.

22 tane mealin hiç bir ehemmiyeti yok, çünkü kelle sayısıyla olmaz bu iş...

Buyur benim iddiam, o ifade ASLA üvey evlat ile olan evlilik münasebetini anlatmaz...

Tüm mealcilerin ağız birliği yapar gibi neredeyse harfien aynı şeyi yazmaları sizi şüphelendirmiyor mu? Üstelik o kelimeler orada hiç mi hiç yokken...

Eğer sadece noktadan dışarı taşmayalım diyorsan, yani başlıktaki gibi konu "Kuran'da sübyancılık" değil de sadece Nisa 23'teki "...ve rabaibükümüllati fi hucuriküm min nisaikümüllati dehatüm bihinne fe il lem tekunu dehaltüm bihinne fe la cünaha aleyküm..." ifadesi ise buyrun nihai cevabım:

Tıpkı namaz kelimesinin ASLA kuranda geçmemesine rağmen sürekli meallerde namaz yazılması gibi, bu ayette de üvey evlat ile evlilik düzenlemesi yoktur.

DHL kelimesini neden sadece burada ısrarla cinsel ilişki zifaf olarak gördüklerini anlamıyorum, ama anlamak istiyorum.

Dehal bildiğin dahil olmak bir yere girmek, bundan sonra oranın dahilinde bulunmak.... Huruc bildiğimiz ihraç, bir yerden bir yere gitmek, tüm Kuranda bu anlamda kullanılmış...

Anlamıyorum, o halde anlatınız...

tarihinde Afrodit tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben de diyorum ki, buyur kaynak benim!!!

Yok diyorum.

22 tane mealin hiç bir ehemmiyeti yok, çünkü kelle sayısıyla olmaz bu iş...

Buyur benim iddiam, o ifade ASLA üvey evlat ile olan evlilik münasebetini anlatmaz...

Tüm mealcilerin ağız birliği yapar gibi neredeyse harfien aynı şeyi yazmaları sizi şüphelendirmiyor mu? Üstelik o kelimeler orada hiç mi hiç yokken...

Anlasildi...

Konu hakkinda zerre kadar bilginin olmadigi ve arastirmanin yapilmadigi böylece anlasilmis oldu.

Salt kendi kafasinin dogrultusunda olan algilama seklinin dayatilarak devam edecek bir tartismayi kabul etmiyorum!

-anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-

Cümlesinin Nisa 23. ayetin icinde olmadiginin belgesini ve kaynagini istiyorum.

Belge ve kaynak!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Anlasildi...

Konu hakkinda zerre kadar bilginin olmadigi ve arastirmanin yapilmadigi böylece anlasilmis oldu.

Salt kendi kafasinin dogrultusunda olan algilama seklinin dayatilarak devam edecek bir tartismayi kabul etmiyorum!

-anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-

Cümlesinin Nisa 23. ayetin icinde olmadiginin belgesini ve kaynagini istiyorum.

Belge ve kaynak!

Evet anlaşıldı.

Olmayan bir şeyin orada olmadığını göstermemi istemen gayet manidar.

Konu hakkında zerre kadar bilgim olmadığını iddia etmen çok yakışıksız oldu...

Israrla söylüyorum, başkalarının mealcilerin ilim adamlarının bilmemkimin değil senin ve benim hodri meydanımız burası...

Şimdi şöyle yapalım, ben yok diyorum, olmayan şeyin olmadığını nasıl göstereyim daha...

Sen bana lütfen oradaki anne, üvey evlat, cinsel ilişki/zifaf ifadelerini göster.

De ki "al işte bak şurda diyor"...

Bir satırla bitirelim bu mevzuyu...

Göster, inan bana teşekkür edip meydandan ayrılacağım.

Çünkü konu amacından sapmak üzere...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Israrla söylüyorum, başkalarının mealcilerin ilim adamlarının bilmemkimin değil senin ve benim hodri meydanımız burası...

Ne yani hodri meydan forumunda belge ve kaynak verilmeden, sallama zirvalar ve hayal ürünleri ile mi tartisilacak?

22 adet meal tercüme ve kaynaklar verilmis...

Bunlar kabul edilmiyor!

Bu ne anlama gelmekte?

Tercümeleri yapanlarin hepsi yalanci ve sahtekar!

Sadece Afrodit'in kendi kafasina göre yaptigi yorumu dogru...

Öyle mi?

Alis harikalar dünyasini tartismiyoruz efendim!

Belge ve kaynak istiyorum.

Veremiyeceksiniz bos yere zamanimi heder edip durmayin!

Siz degil binlerce kisi ciksa karsima...

O cümlenin Nisa 23. ayetinde olmadigini kanitlayamaz!

Gidin arastirin ve buraya somut veriler sunmaya calisin.

Zaman sorun degil.

Sabirla beklemesini bilirim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Gidin arastirin ve buraya somut veriler sunmaya calisin.

Sevgili Cigi,

Siz bana o ayetteki üvey evlat, anne, cinsel ilişki kelimelerini gösterecek misiniz?

Yoksa çekilelim mi burdan?

Şimdi size akşama kadar süre veriyorum, istediğiniz ulema ile görüşün, istediğiniz kişiden belge bilgi alın, sorun değil...

Geleneksel yorumlarla "işte efendim aslında burda bunu demek istemiştir" istemiyorum, o ayette doğrudan ne diyor, orada ne yazıyor, sizden onu istiyorum...

Üstelik karşılaştırmalı Kuran meali istiyorum... Aynı kelimeler Kuran'da başka nerde kullanılmış diye...

Şu anda salt o ayetin o kısmında o kelimeler var mı yok mu onu tartışır hale geldik... Daha baştan tıkandık...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şimdi size akşama kadar süre veriyorum, istediğiniz ulema ile görüşün, istediğiniz kişiden belge bilgi alın, sorun değil...

Ne ulemasi...

Ne görüsmesi?

Yeteri kadar belge kanit sunulmus, hala o cümlenin olup olmadigi sorulmakta!

Ben 22 tane tercüme sundum!

Siz o cümlenin olmadigi tercümeyi ve kaynagi sunacaksiniz!

Siz sunacaksiniz!

Ben degil!

Allahin varligini iddia eden kanitlar!

Olmayan bir seyin kanitlanmasini istemek olmaz.

Ayni kurnazligi yürütmeye calismayin.

Benim sundugum arastirma yukarida durmakta!

Ve ben iste buradayim diye feryat etmekte.

Sizin yaninizda ulema varsa sizin ona sormaniz gerekiyor.

Üstelik ulema gibi sapik yavsak düsünceli olanlar ile iletisimimin olmasi söz konusu dahi olmaz!

Beni dil bilimcilerinin bilimsel yaptiklari tercümeleri baglar.

Kemalist ve ateist bir insanin, abuk subuk yavsak düsünceli insanlarin konustuklari hayal ürünü sapikliklari ile hic bir isi olmaz!

Bunu aklnizdan cikartmayin!

O cümle, Nisa 23. ayetin icinde bulunmakta ve 22 tane ceviri ve cevirileri yapanlarin isimleri ile birlikte sapasaglam durmakta...

Ben buradayim diyor.

Simdiye kadar kimse o cümlenin olmadigini kanitlayamadi...

Siz mi kanitlayacaksiniz?

E buyrun.

Verin belge ve kaynaginizi...

Olmadigina dair.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sayın cigi'nin ayetin neden öyle meal edildiğini açıklamasını bekliyorum.

Afrodit,

Böyle bir mantik ve bakis acisi olmaz.

"ayet neden öyle meal edilmis" ne demek?

Bu sekilde soru mu olur?

Ayette ne yaziyorsa Arapca dilini bilenler o sekilde tercüme etmisler.

22 adet mealde farkli bir anlam var mi?

Hemen hemen hepsi ayni cümleyi kullanmislar.

Bir tanesinde dahi farkli bir aciklama yok.

Madem bu cümlenin var olmadigini kanitliyamiyacaktiniz, neden hodri meydan formunda tartismayi kabul ettiniz?

Nisa 23. ayetin icinde tartisilan cümlenin var olmadiginin kanitlanmiyacagini biliyorum ve caresizliginizi anliyorum.

Fakat insan bunu daha önce düsünmez mi?

Kanitlanmiyacaginin farkina varilinca..."neden öyle meal edilmis" gibi anlamsiz ve komik sorular sormaya basladiniz.

Benim iddiam ve belgelerim ortada duruyorlar.

Siz aksini kanitlayamiyacaksaniz, kendinizi fazla yormaniza gerek yok.

Bana da bos yere zaman kaybettirmeyin lütfen.

Selamlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Madem bu cümlenin var olmadigini kanitliyamiyacaktiniz, neden hodri meydan formunda tartismayi kabul ettiniz?

Neden mi geldim hodri meydana?

Çünkü şöyle davet ettiniz:

Kuranin farkli sekilde olan yazilimlarini okuyup farkli dillere cevirebilen bir dil bilimcisinden daha üstün birisi varsa ciksin ortaya...

...hodri meydan!

Ben de "varım" dedim.

İşte buyrun, tüm o gelenekçi kokuşmuş, birbirine biat eden İslam aleminin oy birliği ile ortalama bir meal haline getirilmiş o ayetin tamamen ön yargıyla meal edildiğini ve aslının üvey kız evlat ve cinsel ilişki olmadığını söylüyorum.

Himaye edilen ve bu himaye edilenlerden olan kadınlar haramdır.

Bu ayeti eğmiş bükmüş ve olsa olsa burda üvey KIZ kastedilmiştir, girmek fiili de olsa olsa cinsel ilişkidir diyerek topluca bir karara varılmıştır. Geleneksel bakışla bakılmıştır.

Ahzab 4. ve 5. ayetindeki meallerde evlatlık ifadesi vardır sözde, ama Nisa 23 ile alakası yoktur, Zeyd safsatası ile ilgili ayette vardır evlatlık ifadesi güya ama nisa 23'teki ile gene alakası yoktur, Yusufun evlatlık oluşu ayetlerinde gene evlatlık diye meal edilse de yoktur da yoktur...

Yani anlatabiliyor muyum?

Değil 22, 122 meal de getirsen ben sana bu budur diyorum...

Anlaşamıyoruz seninle. Mesela Necm ayetinde bambaşka bir yakınlaşma anlatılır ama aç bak hep miracı ima eden mealler bulursun, çünkü gelenek böyle kıramıyorsun o ön yargıyı.

Nisa 23'te zifaf (ki zaten kelimenin kenidisi arapçadır) yoktur. Olmayan şeyi yazan meal eden tüm din adamları zaten tarafımızca kınanmaktadır.

Yaşar Nuri yeniboyut sitesinde "Musanın deniz yarma olayı doğal bir doğa olayıdır" dedi diye bir bardak suda fırtınalar kopardılar. Bu tip değişimlere yavaş yavaş alışıyorlar.

Sen beni varsa bu mealcilerden daha üstün gören kendini buyursun diyerek davet ettin bu meydana...

Ben de buyur geldim dedim, ama sen halen o 22, ya da 122 mealciyi üstün göreceksen diyecek hiçbir şeyim yoktur.

Biz kelle sayısı üstünlüğünü yıkalı çok oldu.

Son kez diyorum, o ayetin o kısmında üvey kız evlat, anası ve cinsel ilişki ifadesi yoktur. Meallerin tamamı toplu alınmış kararla yazılan yorumdur.

Karşı duran hodri dedin, buyur geldim. Ben de kendi mealimi verdim.

Eğer ki sen halen orada reşit yaşta olamayan üvey kız evladı görüyorsan sen bilirsin...

Daha da sen bilirsin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Karşı duran hodri dedin, buyur geldim. Ben de kendi mealimi verdim.

Kendi mealinin olabilmesi ve burada kanit olarak sunabilmen icin, ne gibi islemleri yapmaniz gerektigini burda uzun uzun yazmama gerek yok sanirim.

Oh ne güzel, ne ala...

Düsünceye ve mantiga bakiniz sayin okurlar!

Her pc nin arkasina gecen ve nik isimli bir kisi "Bu da benim mealim" diye yazacak...

Ben de kabul edecegim.

Öyle mi?

Kim kabul eder bu mantigi?

O cümlenin olmadigi bir tane meal ve kaynak gösterilememekte...

Fakat "ben böyle ceviriyorum" mantigi dayatilmaya calisiliyor.

Son kez diyorum, o ayetin o kısmında üvey kız evlat, anası ve cinsel ilişki ifadesi yoktur. Meallerin tamamı toplu alınmış kararla yazılan yorumdur.

Vardir!

-anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-

Bu cümle vardir. Ve belgeleri yukaridadir!

Ortaya baska bir kivirma mantigi daha cikartildi.

Mealler topluca alinmis kararla yazilan yorummus.

Nasil toplulukmus bu?

Insanlari kandirmak icin önce bir araya gelip anlastiktan sonra mi kurani Türkce'ye cevirmisler?

Simdiye kadar bu kadar sacma tutarsiz ve komik bir mantik ile ne karsilastim nede okudum.

Üstelik Nisa suresi 23. ayeti Misir Al-Azhar üniversitesi mezunu dil bilimcisi docent bir kisi tarafindan dünyaca taninmis Arapca yazilmis kuranlar tarafindan karsilastirilip tercümelerin dogru oldugu kanitlanmistir.

Bu kuranlardan birisi 17 farkli dil bilimcisinin birlikte hazirladiklari özel damgali Lazhaer kuranidir.

17 dil bilimcisinin hazirladigi dünyaca ünlü Lazhaer kuranida bu toplulugun icinde mi?

Lazhaer kuranindan baska ayni derecede olan okunup incelenmis kuranlarda var.

Fakat önce Lazhear kuraninin da "yanlistir" yanitini okuyalim.

Lazhaer kuranida yanlis yaziyor diyebilecek misin?

Bu soruya yanit ver!

Hadi Lazhaer kuranida yanlistir yanitini yaz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Misafir
Bu konu kapalıdır ama konuya cevap yazmaya yetkiniz var görünüyor.

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×