Jump to content

nane

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    105
  • Katılım

Topluluk Puanı

0 Neutral

nane Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

Güncel ziyaretçiler bloku aktif değil. Diğer kullanıcılar son ziyaretçilerinizi aktif edene kadar göremezler.

  1. nane

    YUSUF

    Meryem 77. Ayetlerimizi inkar edip bana elbette mal ve evlat verilecek diyeni gördün mü? Mal verilecek evlat verilecek ama eş karı zevce verilmeyecek olabilir mi? Altınlara gümüşlere mi doğurtturuyor evlatları! Mal veya emval kişinin sahip olduğu her şeydir. Bu her şeyin içine kendi bedeni de dahildir. Bir erkek islama göre ücretini veye mehir denen şeyi verdiğinde kadının bedenine de sahip olur. Yani ücretini verip evlendiğinde kadının bedeni erkeğin malı olur. Bu yapılan doğru mudur? Yani kadının bedeninin erkeğin malı olması doğru mudur? Bence doğru değil ama devrim yapmak da kolay değil. Kurana göre erkek Allahın emirlerine uyuyorsa kadının bedeni erkeğin malı olabilir, Çünkü Ey şuayb babalarımızın taptıklarını ve mallarımıza dildiğimiz şeyi yapmamızı terk etmemizi söyleyen senin namazın mıdır? Diyorlar Hud 87. De Yani Allah diyor ki sizin tek sahibiniz benim ve sizin neye ne yapacağınıza da ben karar veririm diyor. Kehf 34. Ve onun mahsülleri oldu. Ve mahsüllerinin olması sebebiyle onunla münakaşa eden arkadaşına şöyle dedi; ben mal ve (sefere veya savaşa çıkabilecek) erkek nüfus yönünden senden dana üstünüm. Mahsüller veya cennetin semeresi ile mal ve erkek nüfusun ne ilgisi var? Yani cennetin verdiği mahsul mal (–beden-) ve nefer olmuş oluyor. Bu durumda kendisi, karısı ve cinsel organlar(-meyveler- ) cennet olmuş oluyor. İki üzüm bağı var. Yani kendisi ve bir de oğlu var. Semere -yani mahsul veya çocuklar- ise üzüm ve hurma arasındaki ekinler oluyor. Çocuklar büyüyünce hurma ve üzüm olacaklar. Kehf 35- Kendi nefsine zalim olarak cennetine (– yani kendisine giremeyeceğine göre karısına- )girdi. Yani yeni mal ve neferler elde etmek için cinsi münasebette bulunuyor. Ve bunun üzerine arkadaşı onunla bu konuda tartışmaya devam ediyor. Kehf 37- münakaşa ettiği arkadaşı ona şöyle dedi; seni topraktan (bir dişi organdan) sonra bir damla döl suyundan yaratıp sonra da adam olarak seninle birlikte olanı gizliyor musun? Kehf 38- Lakin o Allah benim rabbimdir ( yani ben ona ibadet kulluk kölelik ederim) ve ben rabbime hiç kimseyi ortak yapmam. Kehf 39- Cennetine girdiğinde Allah ne diledi, kuvvet ancak Allah ile birliktedir deseydin ama demedin. Allah ne diledi? Kehf 33- İkiniz de yemişlerini, meyvelerini veren iki cennetten yiyin. O cennetten gelen bir dileğe veya arzuya zalim olmayın. Diyorlarki –kilta- ikiside. Cenneteyni derken iki cennet diyor zaten. Bence Kehf 33 ü yanlış çeviriyorlar. Kadın yeni doğurmuş adam yine kadını doğrtturmak istiyor. Kadında cinselliğe karşı bir istek, kocasına karşı bir ilgi, ilişki için hazırlık isteği kalır mı? Allah onlara Kehf 33 ‘te (adamla karısına)sevişin diyor, savaşın demiyor. Kehf 42- cennetin semeresinin etrafı çepeçevre sarılıyor- Yani çocuk doğarken sıkışıp kalıyor- Bu sebepten adam çocuk olsun diye infak ettiği şeye avuçları ters dönmüş bir şekilde sabahlıyor. Cennet çardaklarının altında bomboş kalıyor, yani kadın ruhunu teslim etmiş. Buna benzer bir hikaye Kalem suresin de de var. Fakat orada tek cennet yani kadın ve bu kadına sahip olan erkekler var. Yani bir kadınla evlenmiş birden fazla adam var. Kalem 17- …..Sabahleyin cenneti keseceklerine dair yemin ettiler. Cennet kadın olduğuna göre kesmek gebe bırakacak şekilde ilişkiye girmek olur. Yani böyle tevil etmek gerekir. Kalem 18- kesmenin dışında ikinci bir seçenek istemiyorlar. Yani kesin doğurtturacaklar, babası da belli olmayacak. ( Yani Allahı tesbih etmeyi düşünmüyorlar.) Kalem 28- Kesmek ile tesbih etmek (günaha girmeden, yerde yürümeden, oral seks yapmak) arasında ortada kalan kişi onlara tesbih etmiyorsunuz ama keşke etseniz dememiş miydim dedi. Demekki tesbih etseydiler (denizde yüzseydiler) cennet veya kadın ölmeyecekti. Cennet yani kadın onların oturduğu yerden başka bir yerde, belki de babasının evinde. Yeni doğan kız çocuklarını toprağa gömen adamlar belki de bu sebepten gömüyorlar. Yani kızları babası belli olmayan çocuklar doğurmasın diye. Kalem 22- Cennetin meyvelerini kesmek istiyorlar yani ağacı kökünden kesmek gibi bir niyetleri yok fakat Kalem 19 da cenetin etrafında gece vakti bir şey dolaşıyor . Yani uyurken kadının etrafında bir şey dolaşıyor. Bu dolaşan ne olabilir ve neden dolaşıyor.. Bence kızın babası dolaşıyor. Çünkü Adam bu durumdan çok rahatsız. Kalem 20- Cennet veya kadın sabaha eriyor kökünden kesilmiş bitki gibi. Yani ölmüş veya etrafında dolaşan kişi tarafından boğulmuş olabilir. Yani İslamiyet öncesi Mekke’de çok acayip işler olmuş. Kalem 37- Yoksa sizin ders aldığınız bir kitabınız mı var? Kalem 38-Onda, "Seçip beğendiğiniz her şey mutlaka sizindir" (diye mi yazılı?) Bence çok acayip işler olmuş. Ankebut 45 … Namaz veya salat fuhuş ve münkeri sona erdirir veya bitirir. Yani namaz varsa fuhuş ve münker yok. Fuhuş kuranda cinsel konularda sınırı aşmak olarak kullanılıyor. Münker ise gizli işler yapan insan bana göre. Çünkü gizli işler yapan birisini tanıyorum diyemezsiniz. Salat nedir? Salat fuhuşa nasıl engel oluyor? Veya gizli iş yapan insanlara nasıl engel oluyor? Hud 81- ..len yesılu ileyke.. Buradaki yesılu daki y harfi lut kavmini gösterir. Yani onlar sana dokunamayacaklar demek oluyor. Bu durumda salat kelimesi, dokunmak, ilişmek, yaslanmak, dayanmak, vücudun herhangi bir yeri ile temas etmek anlamlarını içerebilir. Bakara 27- …..Yaktaune ma emera llahü bihi en yüsale……… Allahın ilişmesini dokunmasını emrettiği şeyi keserler Eğer Kuran kesmekten bahsediyorsa orada gebelikle sonuçlanacak bir cinsel ilişkiden bahsedilme ihtimali çok yüksektir. (Kalem suresinde cennetin meyvelerini kesiyorlardı) Bakara 26- Allah bu ayette sivrisineği insanlara misal olarak veriyor ve bundan çekinmediğini belirtiyor. Bu sivrisinek misali ile pek çok kimseyi doğru yola ileteceğini belirtiyor. Sivrisinek ile bakara 27 deki yüsale yani dokunmak arasında bir ilişki var. Kesmek yani yaktaune; erkeğin cinsel organının kadının cinsel organına girmesi oluyor. Bu istenmeyen şey. Peki istenen şey ne? İstenen şey sivrisinek. Ne demişler anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az. Yani salat gebelikle sonuçlanmayacak şekilde gerçekleşen bir cinsel yakınlaşma oluyor. Peki öyleyse camilerdeki salat ne oluyor? Benim anlayabildiğim kadarıyla kuran namazları ikiye ayırıyor. Bakara 238. 1- Salati l vusta 2- Salavat Bunların hangisi ile bilinen namaz anlatılmak istenmiş bu konuda kararsız kalıyorum. Bence orta namaz camilerde kılınan namaz olabilir. Çünkü Bakara 143 te orta ümmet resul ile insanlar arasında bağlantı kuruyor. Orta namaz da islama ve kurana mesafeli duran insanlar ile esas namaz arasında bağlantı kuruyor.
  2. nane

    YUSUF

    Hud 37- vahyimiz ve gözlerimiz-veya su çıkan kaynaklarımız- ile etkileyici bir sanatsal faaliyet olarak gemiyi yap. Hud 42- Ve gemi onlar ile beraber dağ gibi dalgalar içinde kayarak gidiyordu. Ve Nuh, geminin dışında ayrı bir yerde bulunan oğluna Ey oğlum Bizimle beraber gemiye bin ve kafirler ile beraber olma diye seslendi. Gemi Dağ gibi dalgaların arasında gidiyor ve Nuh gemiye binmemiş oğluna gemiye bin diye sesleniyor. Böyle bir şeyin gerçekten olabileceğine inanan insan embesildir. Bir karış suda dağ gibi dalga olamaz. Dağ gibi dalgaların olabilmesi için çok büyük ve derin bir su olması gerekir. Bu kadar çok büyük dalgaların olduğu bir ortamda gemi akıntıyla giderken Nuhun oğlu gemiye nasıl gidecek. Nitekim gidemiyor dalga geliyor ve boğuluyor. Kuran tevil edilmeden anlaşılamaz. Ya-sin 70. yaşayan kimseleri korkutman-Allahın zikrini hatırlatman- için.. Korkutmak gerçek anlamda bir korkutma değil. Yerde (–TEVİL EDİN-) hareket etmeyen canlı değildir, ölüdür. Nuh kavminin helak edilmesi; eşleriyle cinsel yönden yakınlaşamaz hale getirilmesidir. Mü’min 81 Allah size varlığına delalet eden alametleri gösteriyor.. Neymiş o alametler? Hayvanlar mı? Hayvanlar ayet oldu ama bir türlü insanlar olamadı! Mü’min 79- Alah size (fayda veren şeyler) nimetler (bedenler) yaratmıştır bir kısmına binmeniz ve bir kısmını da yemeniz (–TEVİL EDİN-) için. Mü’min 80- O ni’metlerde –Bedenlerde- size fayda veren yerler vardır. O fayda veren yerlerin üzerinde gönüllerinizdeki ihtiyaçlara ulaşırsınız. O nimetlerin üzerinde ve gemilerde taşınırsınız. Demekki gemilerin üzerinde de gönüllerimizdeki ihtiyaçlara (Allaha) ulaşabiliriz. Gemi nedir? Kamer 13- onu tahtalar ve çivileri olanın üzerinde taşıdık. Burada tahtalar ve çiviler insanların cinsel organlarına benzetilmiştir. Çok sayıda beden olduğunda gemi oluyor. Herkes çiviyi kendi zevcesine çakıyor ama bunu –gemi denen sanal bir mekanda- yapıyorlar. Hud 38- Nuh gemiyi bir sanat eseri olarak yapmaya başladı ; kavminin ileri gelenleri yanından geçtikçe onu alaya alıyorlardı. Nuh onlara ,Bizimle alay ediyorsunuz ; bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz. Kafirler ölecek olsa alay edemezler. Yani Nuh ve ona inananlar uluorta insanların gelip geçtiği bir yerde insanları Allaha davet etmek için eşleriyle cinsel ilişkiye giriyorlar. Ve buna gemi deniyor. Bir insan sadece eşiyle beraberken de gemiye binebilir. Çünkü gemi sanal bir yer. Müslümanlık çok zor bir iş. Belki de dünyanın en zor işi. Yani bir insanın deli olması lazım bunları yapabilmesi için. İnsanların bunlara inanıp inanmamaları bence çok ta önemli değil. Önemli olan embesillikten kurtulabilmeleri ve toplumun enerjisini tüketen kısır çekişmelerden kurtulabilmeleri.
  3. nane

    YUSUF

    Allah gönderdiği kitabın insanlardan gizlenmesini istemiş olabilir mi? Ali imran 187- gizlemeyin diyor. Demekki kitapta gizlemeye ihtiyaç duyulan bir şey var. Ala suresi 1- Rabbinin yüce ismini tesbih et. Veya Rabinin yüce adını suda yüzdür, veya denizde yüzdür. İsim suda yüzer mi? Yüzmez. Kim yüzer? İnsan yüzer? İnsan yüzünce ne olur? Vücudundaki kirden veya kötü kokulardan arınır temizlenir. Günah Allaha karşı işlenen bir suçtur. Yani diyorki; Rabbinin adını kötü işlerden günahlardan temizle. Yani Allahı işlediğin günahlara alet etme. Fecr suresi 10 - Ve fir'avne zil evtad Ve (yere, beldeye) çakılmış kazıkların sahibi firavun. Aslında kuran insanlardan bir şey gizlemiyor fakat anlamak için çalışmak gerek. Sonra anlatılan şey herkesin işine gelmeyebilir, anlamak istemeyebilir. Veya başkalarına anlatmak zor gelebilir. Fecr 11- Elleziyne tagav fi l bilad (Burada kazıklar insanlara dönüşüyor.) Bunlar beldelerde veya ülkelerde veya yeryüzünde suyu çok taşırdılar. Nuh 17- sizi yerden bitki olarak bitirdi. Belde ve yeryüzünün iki anlamı vardır. Birincisi herkesin bildiği anlam, İkincisi gizli anlam. (Zuhruf 11- siz de böyle çıkarılırsınız (yerden)… Biz bitkiye benzetilmişsek bizim yetiştiğimiz çıktığımız yer neresi? Anamızın karnından çıktık yani daha nasıl diyeyim. Yani firavun ve adamları kadınları çok çok çok doğurtturmuşlar. Kadınları çok doğurtturmak suç mudur veya günah mıdır? Evet kurana göre bütün günahların başlangıcıdır.. Yani kurana göre nüfus artışı günahtır veya aşırı nüfus artışı günah diyelim. Ayrıca kadınlar o kadar çok doğurmak istiyor mu? Firavun ve adamları kadınlara bu kadar çok doğurmak ister misiniz diye sordu mu? Ala 1- Rabbinin yüce ismini tesbih et. Allahın ismi ne veya rabbimizin ismi ne? Hakka 11- Su taştığı zaman sizi akıp gidende biz taşıdık. Yani burada gemi devreden çıkarılmış, biz taşıdık diyor. Ayrıca akıp gidenin gemi olduğuna dair açık bir delil yok. Hakka 12- Linec'aleha lekum tezkiraten ve teıyeha uzunun vaıyetün. Biz bu akıp gidende sizi taşımayı tezkirat için ve kabı suyla dolduran kulakların doldurması için yaptık. Akıp gidende sizi taşımayı bir tezkirat yaptık ne demek? Hatırlatmaları kim yapıyor ve neyi hatırlatıyor? Hatırlatmayı Allah yapıyor. Hatırlatmayı duyan organ neresi kulaklar ama bu kulaklar bildiğimiz kulak değil. Çünkü bu kulaklar kabı bizi taşıyan suyla dolduruyor. Hatırlatmayı Allah yapıyor ve bize kendini hatırlatıyor. Taşan suda bizi taşırken bize fasulyeleri nohutları hatırlattığını kimse söyleyemez herhalde. Araf 172. Veya Nuhun gemisini veya herkesin bildiği gemiyi hatırlamanın kime ne faydası var? Ala 9- Hatırlatma fayda veriyorsa hatırlat. Ala 1- Rabbinin yüce ismini denizde yüzdür. Niçin denizde yüzdür diyor? Neden karada gezdir demiyor. Karada gezdiğiniz zaman ayaklarınız yere temas eder. Yani diyor ki ayakların yere temas etmesin. Veya şeytanın adımlarına uymayın diyor. Denize gir ve günaha girmeden (suyu yere fazla taşırmadan yani meşru nikahlı eşinle) ne yapacaksan yap diyor. Yanlış anlıyor olabilir miyim? Tabii ki yanlış anlıyor olabilirim. Daha önce yanlış anladığım çok şey oldu. Fikrim değişebilir mi? Tabii ki değişebilir. Ama benim yorumum böyle, işinize gelirse. Kuranın tevil edilmesi gereken bir kitap olduğunu bizzat Allah kendisi söylüyor. (Yunus 39) Ben mevcut tefsirleri kuranın tevili olarak görmüyorum. Yani aslında herkes için zor bir kitap.
  4. nane

    YUSUF

    Nisa 3. Ve in hiftüm ella tüksitu fi lyetama…. Eğer yetimler hakkında kendinizi sınırlayamamaktan , tutamamaktan korkarsanız 4 e kadar kadınla nikahlanın yani evlenin. Nisa 127. Yetim kız ergenlik çağına gelmiş, adam kıza malını vermiyor onunla evlensin diye. Nisa 2 Ergenlik çağına gelen yetimlere mallarını verin diyor. Nisa 4 yetimleri nikaha varıncaya kadar deneyin diyor. Nikah karı koca arasında yaşanan, gebelikle sonuçlanabilecek cinsel ilişkidir. Nisa 4’te yetimleri nikahlayın demiyor. Nikah sınırına gelince dur diyor. Gebelikle sonuçlanmayacak şekilde onlarla oynaşın diyor. Burada erkek çocuk, kız çocuk ayrımı yapılmamış. Herhalde kız çocukla erkekler, erkek çocukla da kadınlar ilgilenecek (Nur 31 de tıfıllara mahrem yerlerinizi gösterebilirsiniz dendiğine göre….) En’am 6. Yetim malına en güzel şeklin dışında yaklaşmayın , ta ki ergenlik çağına gelinceye kadar diyor. Yani ergenlik çağına gelince evlenmek istiyorsa evlenebilirsiniz diyor. Bu durumda Yetimin malına en güzel şekilde yaklaşmak nikah ve ters ilişki dışında kalan bir cinsel yakınlaşmadır. Burada söz konusu olan altın ve para gibi bir şey olsa çocuk büyüyünceye kadar o para güzel güzel yaklaşa yaklaşa biter. En güzel şekilde yaklaşabilirsiniz denilen şey yetimin vücudu. Yetimin malı da yetimin kendi vücudu dahil her şeyi. Yani kendisine bir miras kalmışsa o kalan miras dahil her şey. Benim anlayabildiğim bunlar. Yanlış mı anlıyorum. Belki… ama pek sanmıyorum. Bence bu kitap şu an Müslüman olduğunu zanneden insanların hiç ummadığı kadar cinsel konularda çok serbest.
  5. nane

    YUSUF

    Mal veya emval nedir? Mal deyince benim aklıma ev eşyası gelirdi eskiden. En iyisi malın ne olduğunu kurandan öğrenmek. Kehf 14 El malü vel benune ziynetil hayatiddünya Mal veya emval ziynettir yani güzel görünen şeylerdir. Yani güzel görünen her şey maldır. Ali imran 10- Kafirlerin malları ve evlatları Allahtan onlara gelecek hiçbir sıkıntıyı –azabı- onlardan gideremeyecek. Mal bir sıkıntıyı insandan uzaklaştırabilen şeydir Mesela Allah size bir hastalık verdi paranız yok ve tedavi olamıyorsunuz. Bu durumda mal para olmuş oluyor. Fakat mal, paradan çok daha geniş bir kavram. Ali imran 14 Kadınlardan, oğullardan, yük yük altın ve gümüşten, salma atlardan, (iyi ve faydalı şeylerden) nimetlerden (İbrahim 6. İnsanı kötü bir durumdan kurtarmak da nimettir fakat burada sadece parasal değeri olan şeyler söz konusu) ve bitkisel ürünlerden yoğun istek duyuma sevgisi insanlara güzel gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah'ın katındadır. Mal insanın sahip olmaya değer gördüğü, güzel gördüğü her şeydir. 3.92 - Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça gerçek iyiliğe veya kurtuluşa ulaşamazsınız veya ulaşamayacaksınız veya nail olamayacaksınız. Ali imran 14 te insanların neleri sevdiğini gördük. Bunların içinde kadınlarda var çocuklarda var. Muhammed 36----37…………. ve lâ yes'elkum emvâlekum. (Allah) sizden mallarınızı istemez. Eğer Allah sizden mallarınızı istesydi sizi çok çok zor bir işe sokmuş olurdu, siz de cimrilik ederdiniz ve o da sizin birbirinize olan kininizi ortaya çıkarırdı. 47.38 - İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Allah yolunda mal veya para harcamak, karşılığında hiçbir şey almadan iyilik olsun diye para vermek değildir. Nisa 29 - …. Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka.. Yani her yıl malın 40 ta birini yoksullara vermek diye bir şey yok. Eğer bir şey veriyorsanız veya verecekseniz karşılığında bir şey almalısınız yoksa aksi takdirde yaptığınız iş batıldır. 5 parası olmayanlara verilecek şey onları yedirip içirip giydirmekten başka bir şey değildir—Nisa 5— Muhammed 38 - İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Allah yolu veya Allahın yolu veya Allaha giden yol nedir? Allah’ı bilmezsen yolu nasıl bileceksin? Araf 172. Rabbin Adem oğullarının zuhur eden görünüre çıkan organlarından (Kuranda ve islamda sünnet yoktur. Sünnet şeytanın işidir.) Zürriyyetlerini almış ve onları kendi nefislerine şahit tutarak ‘’ben sizin rabbiniz değil miyim?’’ demişti. Onlarda evet rabbimizsin , bizi dene, yorgun bitkin hale getir demişlerdi. (Yani kullar rablerine bizi çok çalıştır diyorlar) Bu kıyamet günü biz bundan gafildik dersiniz diyedir. Böylece Allahı tanımış olduk. Aslında buluğ çağına, ergenliğe ulaşan herkes Rabbini Allahını tanımış oluyor. Bu ayette olmayan şeyi söyleyen inkarcılar var tabii. Diyorlarki biz zürriyetken şahitlik yaptık. Sen zürriyetken yaptığın şahitliği hatırlayabilir misin? İşine gelmiyorsa --inanmıyorum dersin. Battaniyeden tahrik olan zavallı insanları da rahat bırakısın. Bir de bu inanma inanmama meselesini idamlık bir suç haline getiriyor dangalaklar. İnanan öldükten sonra diriltileceğini zanneder. (Hakka 20.) İnanmayan da diriltilmeyeceğini zanneder. Yani kimsenin kesin bir şey bildiği yok. Aslında tabii ki biz orgazm esnasında Rabbimizle konuşmuyoruz. Nahl 68 -69. Allah bal arısıyla arapça konuşmuyor, ona vahy ediyor. Vahiy işaret yoluyla veya gizli bir şekilde konuşmaktır. Meryem 11. Yani vahiy konuşmadan bir şeyi hissettirmektir. Araf 172 de Allah kulları ile gizli bir şekilde konuştuğunu anlatmaya çalışıyor. Yani sizin konuşma dilinizi kullanmadan bunu yazıya nasıl döksün.? Bu kitaba göre cinsellik, veya bir kadın ve erkeğin meşru bir şekilde birlikteliği (–En’am 119- 120- ) ibadettir. Ve bu ibadet – Allaha kulluk- ciddi bir iştir. Bir oyun ve eğlence değildir. 47.38 - İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Yani Allah inananları meşru çerçeve içinde (En’am 116 -119) (hud 78) kalarak, yani günaha girmeden cinsellik veya seks yolunda para veya mal harcamaya veya infak etmeye davet ediyor. (Yani bu infak da çok ilginç bir kelime aslında) Hucurat 13 …sizi tanışmanız için yarattım…. diyor. Bu yazdıklarımı ben kendi kafamdan uydurmuyorum. Normal bir aklı olan ve aklına müslümanlık perdesi inmemiş herkesin bu kitabı dikkatli bir şekilde okuduğu zaman görebileceği şeyler bunlar. Ama o kadar çok dinle ilgili kafa karıştıran kitap var ki…ve bu kitap o kadar çok sahipsiz kalmış ki ….yani insanların bu kitaba ulaşmaları imkansız hale gelmiş. Peygamberin torunlarının bile öldürüldüğü bir ortamda bu kitabın bu güne kadar gelebilmesinin nedenleri bana göre: 1- Bu kitabı bilenleri öldürmüşler. 2- Bu kitabın o zamanki Mekke ve medinede yaşamamış insanlara çok yabancı bir dile kültüre sahip oluşu. Yani nasıl olsa kimse anlamaz diye dokunmamışlar. ‘’müslüman’’ oldukları için her şeyi kendilerine hakk gören, Hatta kafir olduğunu düşündükleri insanların kadınlarını kendilerine cariye yapıp tecavüz etmeyi bile kendilerine hakk gören bir cahil sürüsü var. Ve insanlar bu cahil sürüsüne tahammül etmek zorunda kalıyorlar. Aslında bu cahil sürüsünün yapması gereken şey, kendi kitaplarını öğrenmek ve başklarına tebliğ etmek. Zor geliyorsa kendilerine başka bir din bulsunlar. Kimse din adına, Allah adına insan öldürme hakkına sahip değil. (Hacc 39- 40) Hiç kimse bir başkasına sen kafirsin kafir olduğun için seni öldüreceğim deme hakkına sahip değil. Bu kadar ilahiyat fakültesi bu kadar imam hatip var ama cahillik bitmiyor bir türlü. Çok özür dilerim, benim kendi fikrim değil, kadınlar ve çocuklar da mal, yani alış veriş konusu bu kitaba göre.
  6. nane

    YUSUF

    Zümer 42- Allah nefisleri (ruhları) ölümleri esnasında ve ölmemiş olanları da uykularında ait oldukları yere getirir. Uykusundayken aleyhinde iş bitirilmiş olanları yani ölmesine karar verilenleri tutar diğerlerini ise eceli müsemma ya kadar salıverir veya gönderir. Eceli müsemma; ecel değildir. Bir insanın bir uykudan diğer bir uykuya kadar ölümle karşılaşması 50 60 yılda bir kere olacak bir şeydir. Bir uykudan diğer uykuya gidene kadar arada eceli müsemma var. Eceli müsemma şu an konumuz değil: En’am 2. – A’raf 172 Nefis ve çoğul olarak enfüs yani nefisler gözle görülemeyen nefes gibi insan vücuduna girip çıkabilen ruhsal varlıklardır. Canlı ve cansız bütün varlıkların nefisleri yani ruhları vardır. Yani putların da nefisleri vardır. Araf 195. Allahın emrinde olup önemsiz olan varlıklardan yani putlardan çağırdıkları kimseler veya dua ettikleri kimseler onların yardım isteklerine itaat edemezler. O putlar kendi nefislerine bile yardım edemezler. En’am 93- …nefislerinizi çıkarın … Ahricu enfüseküm…. Bu ayette nefs, can olarak tercüme edilemez, çünkü uykudayken insanın canı çıkmaz. Yani nefs veya ruh varolmak için canlı bir bedene ihtiyaç duymayan, gözle görülemeyen bir varlıktır. (Secde 9- ona ruhundan üfledi---İsra 85 ruh hakkında çok az bilgi verilmiş.. En’am 12- ketebe ala nefsihi rahmete…) (Ruh var mıdır yok mudur? Şu an konumuz bu değil. Ben şimdi bu kitabın ne anlattığını anlamaya çalışıyorum.) Eğer bir bulmacayı çözmek istiyorsanız ilk önce bilinmesi kolay olanları yerlerine oturtmalısınız. Arap saçına dönmüş yani çözümlenemeyecek kadar karışık bir hal almış bir kitabı anlamak istiyorsanız yapacağınız ilk iş bilinmesi kolay olanları yerlerine oturtmak olmalıdır. Şimdi ne biliyoruz? Nefs; gözle görülemeyen, duyan, hisseden, düşünebilen bir varlıktır. A’raf 193- ………….Çağırın- davet edin- o putları size icabet etsinler veya çağrınıza gelsinler , eğer doğru söz söyleyenler iseniz. A’raf 194- O putların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var?..............çağırın ortaklarınızı sonra da bana tuzak kurun… Putlar nasıl ortakları oluyor? Putlar onların sahip oldukları bazı şeylere ortak, onlar da putlarına verdikleri şeylere ortak. Sahip oldukları şeylerden putlarına hisse ayırıyorlar. Neden putlara hisse ayırıyorlar? Onları Allaha yakınlaştırsın diye: Zümer 3. Peki Allaha verdikleri ne? En’am 136….137. Putlara verdikleri ne? Nahl 57…58…59. Kızları Allaha veriyorlar Allaha doğru yüzenler olarak , kendileri ise yani oğullar putların ve kendilerinin oluyor. Putlar onların yerine Allaha yakınlaşıyor(hani putların nefisleri var ya), onlar da canları ne isterse, nefisleri, şehvetleri ne emrederse onu yapıyor. Allahın yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri mi var? Evet var. Enfal 17- …attığın zaman sen atmadın Allah attı…. Allah diridir, canlıdır. Bu beden bu vücut bizim değil, Allahın. Biz Allaha ait olan canlı bedende yaşıyoruz veya utanıyoruz. Yani beden vücut aslında bizim değil, bize emanet: Ahzab73. biz emaneti yerlere göklere dağlara teklif ettik, emaneti yüklenmemek için direndiler….. Bedenler bize emanet ve bizim sahip olmamıza izin verilmiş. Ya-sin 71. Ellerimizle amel ettiğimiz bedenlerden onlar için (bedenler) yarattığımızı ve o bedenlere sahip olduklarını görmüyorlar mı? Görmüyorlar! Nuh 7- … onları her davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine gömüldüler… İslam dünyasının çok büyük çoğunluğu ya cahil, ya da kafir. Bir insan inanmayabilir( –Kehf 29- Hucurat 14.) veya cahil olabilir ama Allah adına yalan konuşmaya hakkı yok. Hakkı yok ama Allah ona izin veriyor konuşması için…cehennemde verecem cezasını diyor.. Bakara 204- 205… Bakara 146. Kitap verdiklerimiz o kitabı oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. İslam dünyası kafirlerin hükümran olduğu çok büyük bir tarihsel mirasa sahip. Ve bu tarihsel miras bu kitabın görünmesine engel oluyor. Nuh 7- … onları her davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine gömüldüler… Casiye 6. …Allah'tan ve ayetlerinden başka hangi hadise inanıyorlar?.. Allah diyor ki; benden başka inanılacak varlık ve benim ayetlerimden başka inanılacak söz yok. Eğer bir insan din adına söylediği her söze kuran ayetlerini delil olarak getirmiyorsa ve ayetleri doğru anlamıyorsa insanlar onu dikkate almamalıdır. Ben demiyorum kitap diyor. Yani bir insan ilk önce kendisi kuranı okuyup anlamalıdır veya din adına konuşanı dinledikten sonra kontrol için kurana başvurmalıdır. Kontrol edecek kapasitesi yoksa kendi halinde kula kul olmadan yaşamalıdır. Yani bir insan bir işe girip çalışabilir ama birisi ona gelip Allah rızası için bana para ver diyorsa ve karşılığında ona duadan başka hiçbir şey vermiyorsa uzak dursun. Öyle bir şey yok. ( Leyl suresi17…18…19…20---R’ad 14.) Susuzluktan ağzı kurumuş bir insana bir bardak su vermeyin demiyorum, yanlış anlamayın –Nisa 53- . Bir insana ne lazım olabilir yaşaması için? Bir lokma bir de hırka abicim. Daha fazlasını vermeyin. Fazlasını isteyen çalışsın. Nefs veya enfüs gözle görülemeyen ruhsal bir varlıktır. Nahl 7….illa bi şıkkı l enfüsi… şıkk veya şıkak için mesela nisa 35 e bakılabilir. Nefs, veya nefis insan vücudundan ayrılıp gezebilir. Nefs; insan bedenlerinden uykuda veya ölüm anında ayrılabilen, gözle görülemeyen, nefes gibi insan vücuduna girebilen ve çıkabilen, Düşünen ve hisseden ruhsal bir varlıktır. Şura 11- Göklerin ve yerin ‘’yaratanı’’ size nefislerinizden (ruhlarınızdan) eşler (zevceler) ve bedenlerinizden eşler (zevceler) yaratmıştır. O bedenlerde sizi saçıp savurur, eker, veya yaratır. Bu bedenlerde sizi (zürriyyetleri)saçıp savuruşunun veya yaratışının eşi benzeri dengi yoktur. En’am kelimesini hayvanlar olarak tercüme ediyorlar. Bu yanlış. Bu en’am kelimesi müteşabih değildir. Keçi veya deve dediğiniz zaman müteşabih olabilir duruma göre ama en’am kelimesi müteşabih değildir. Nisa 69. ….en’ame Allahü…. Burada niye hayvan olarak tercüme etmiyorsunuz? En’am; iyi, güzel, hoş, faydalı şeylerdir. Ve bu kitaba göre insan bedenleri de iyi, güzel, hoş ve faydalıdır. Aslında bunları yazmak bana düşmez. Çok aradım anlatan yazan yok. Hayatımın çoğunu yaşadım. Öldüğüm zaman bir sürprizle karşılaşmak istemem. Bu yazdıklarım kime ulaşır, bir faydası olur mu bilmiyorum. Elimden gelen bu kadar. Yunus 92. Felyevme nuneccike bi bedenike litekune limen halfeke ayeten…….. Bu gün senin bedenini kurtaracağız ardından gelene ayet olması için. Eğer bu ayet olmasaydı bu beden kelimesinin ne olduğunu sonsuza dek unuturlardı, inek derlerdi, deve derlerdi. Yahu tamam inanmayabilirsiniz, o zaman dürüstçe inanmıyoruz deyin. Ne lazım size din, ne lazım size kitap. Hacc 36. Ve bedenler; biz o bedenleri size Allahın varlığını hissettiren şiarlar yaptık… Sizin ineğe tapan Hindulardan ne farkınız var? Onlar canlısına tapıyor siz ölüsüne tapıyorsunuz.
  7. nane

    YUSUF

    Sayın yaratıcı, ben sadece çok karışık olan bir kitabı anlamaya çalışıyorum. Kimsenin hayatına ve inanışına ve inanmayışına karışmıyorum
  8. nane

    Tevbe Suresi 5.ayet

    Eğer ortada kötü bir din varsa ki bence var ve onu yok edemiyorsanız onu ıslah etmek için uğraşmalısınız. Bir şeylere inanmaya ihtiyaç duyan insanlar vardır. Bu ihtiyacı hemen yok etmek de mümkün değildir. Tevbe suresi 4. ayeti okuyan ne olursa olsun sonuna kadar müşriklerle savaşıp onları yok edin hepsini öldürün diye bir şeyin kuranda olmadığını anlar. Hızırın masum bir çocuğu öldürmesi bence de kuranın en büyük fiyaskolarından biri. Ama bu fiyaskolar insanların inanmalarına engel olamıyor. Öyleyse inananları ıslah etme yolunu seçmek en mantıklı yol. Hitler de öldürdü, Stalin de öldürdü, Cengiz han da öldürdü, Kuteybe de öldürdü, Haccac da öldürdü.
  9. nane

    YUSUF

    Halbuki Adem ve Havva, o zamana kadar avret yerlerinin varlığından habersizdiler; bunu görmüyorlar hatta bilmiyorlardı. Allah başlangıçta bu yerleri bir şekilde örtmüş ve gizlemişti. İşte İblis bu gizli avret yerlerinin ortaya çıkmasını sağlayacak, bu hususta Adem ve Havva’yı dürtüp harekete geçirecek türden bir vesvese verdi. Bu tefsir. Ben bu tefsirin yanlış olduğunu düşünüyorum. Önceki ceset işi yanlış oldu. Araf 23- Adem ve eşi –Ademler ve eşleri- kendimize zulmettik dediler. Bu kendimize zulmettik sözü her devirde tekrarlanan bir söz Ademler ve havvalar yasak ağaca (yasak çocuğa) yaklaşıyorlar, Allah da bunun üzerine Araf 24- Birbirinize düşman olarak inin…..diyor Burada en az 3 kişi olması gerekiyor üçün üstünde bir sayı sınırı yok. 1- Nereden iniyorlar? Ana ve babalarının ayıp yerlerinden iniyorlar. 2- Neden düşman olarak iniyorlar? Düşmanlar ; çünkü bir ana, babanın sıra sıra, boy boy 4 veya 5 veya 6 çocuğun yiyeceğini, giyeceğini, barınma ihtiyaçlarını, eşit bir şekilde karşılaması hepsine aynı sevgiyi, aynı ilgiyi göstermesi mümkün değil. (Yusuf 8-9) Küçük olan daha zayıftır daha korunmaya muhtaçtır. 3- Yusufun 11 kardeşi var. 11 kardeşin 10 çocuğu olsa 110 çocuk yapar. 110 kişinin de 10 çocuğu olsa 1100 yapar. Ve en sonunda bunların bir kısmının yaşamak için yeni diyarlar araması ve o diyarlardaki başka çocuklarla çatışması kaçınılmaz olur. Araf 25-Ey beni Adem , size kötülüğe alet olan yerlerinizi- (ayıp yerlerinizi)- gizleyecek elbise ve süslenecek elbise indirdik. Ve takva elbisesi hayırlı olandır. Elbise nereden iniyor? Hiç kimsenin elbisesi gökten inmiyor. Kurandaki gök erkek, yer dişidir. Gökten inen su yerdeki bitkileri (insanları) bitirir. Elbise; beni Ademin zevceleri, eşleri, karılarıdır. Ve bu zevceler ana ve babaların ayıp yerlerinden inmiştir. Bu zevceler Beni ademin kötülük için kullanılan ayıp yerlerini gizlemiştir. Nasıl gizlemiştir? Ayıp yerinde gizlemiştir ve 5 çocuk, 6 çocuk…..10 çocuk yapmıştır. Bir de süslenmek –hayatı güzelleştirmek- için kullanılan elbiseler (kadınlar) var. Ve takva elbisesi hayırlı olanmış. Araf 27- ……. Şeytan kötülüğe alet olan yerlerini Göstermek için elbiselerini onlardan çekip alarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi sizi de fitneye düşürmesin. Şeytanın Adem ile havvadan çekip aldığı elbise hangi elbiseydi? Şeytanın çekip aldığı elbise takva elbisesiydi. Allah şu ağaca (çocuğa) yaklaşmayın dediğinde onlara takva elbisesini göstermişti. (Şems 8- Fücuru yani yeri (dişi organı) yarıp su çıkarmayı ve bundan korunmayı yani takvayı Allah ilham eder) Yani Adem ile havva İki çocuktan fazlasını yapmamak için birlikte oluyorlarsa birbirleri için takva elbisesi oluyorlar. İki çocuktan fazlasını yapmak için birlikte oluyorlarsa kötülüğe alet olan, kötü iş için kullanılan cinsel organları görmüş oluyorlar. Bir bıçak ekmek kesmek için kullanılırsa iyi bir iş için kullanılan iyi bir şey olur. Adam öldürmek için kullanılırsa kötü bir iş için kullanılan kötü şey olur. Araf 20- Şeytan (takva elbisesi ile) onlardan gizlenmiş olan kötülük için kullanılan ayıp yerlerini onlara göstermek için fısıldadı. İçtihat, tefsir yapamıyorlar. Bari ben yapayım da belki doğruyu bulurlar.
  10. nane

    YUSUF

    Araf 11- And olsun ki, sizi yarattık sonra size şekil verdik sonra da meleklere (tabiat kuvvetlerine) ‘’Ademe secde edin’’ dedik….. 1-Adem; gelmiş, geçmiş ve gelecek bütün insanlardır. 2-Adem; insanların dış yüzeyi, derisi veya bedenleridir. Secde eden kulluk etmiştir ve Allahtan başkasına kulluk –secde- edilmez. ( Fussilet 37) (Yusuf 4.) Yani Ademe veya insanlara secde edilmez, onları yaratana secde edilir. Bedenler Allahın evidir. (Yusuf 23) Bedenlere secde eden melekler Allaha secde etmiş olmaktadır. İblis Allaha secde edeceğini anlayamamıştır. Araf 19- Ey Adem ( ey insanlar) sen (siz) ve eşin (eşleriniz) cennette sükuna kavuşun ve dilediğiniz yerden yiyin…. Araf 28- Ey adem oğulları (veya ey insan oğulları) Şeytan ana ve babanıza birbirlerinin cesedini ( Maide 31 sev’ete aHihi) göstermek için elbiselerini çekip alarak ( Bakara 187 ..hünne libasün leküm…) yani onları birbirlerinden ayırarak cennetten çıkardığı gibi sizi de fitneye düşürmesin veya kargaşaya geçimsizliğe, kavgaya ve huzursuzluğa düşürmesin. Karı koca arasında elbisenin çıkarılmasında ne sakınca olabilir? Ademin elbisesi Havva, Havvanın elbisesi Ademdir. Yani Adem eşinden ayrıldığı zaman cennetten çıkmış (cehenneme gitmiş) oluyor. Eşiyle birleştiği zaman ise cennette oluyor. Sev’eh; ayıp yer yani cinsel organ olarak tercüme ediliyor. Bence bu yanlış. Çünkü bana göre Yusuf 28 de ayıp yere bakılıyor. Yusuf 28 ayet olarak kitaba konduğuna göre ayıp yere bakmak yasak olamaz. Ayrıca Nur 31. Ayete göre de ayıp yere bakmak yasak olamaz. Bu ayetin konusu ayıp yeri korumaktır veya örtmektir. Kadınlar vücutlarının, ziynetlerinin veya güzel görünen şeylerinin (- Yusuf 23 … innehü rabbi ahsene mesvaye; hiç şüphesiz rabbim konakladığım yeri yani züleyhanın (evini) vücudunu güzel yaptı.)-- zahir olan, dışarda olan kısımları hariç içerde olan yani örtülen kısımlarını göstermemelidir. Ve bu örtülen kısımların bilinmesi için de ayaklarını hareket ettirmemelidir. Yani kadınlar bel kısımlarını peştamal gibi bir şeyle örtmüşler ve örtülü kısımları belli etmek için ayaklarını fazla ayırmamalıdırlar. Ve yine bu ayette kadınların kocalarına ziynetlerini (vücutlarını) istisnasız gösterebilecekleri yazılıdır. Hatta kocalarından başka birilerine de gösterebilecekleri yazılıdır. Kuran ile ilk muhatap olan toplumun ahlak anlayışı çok farklı. Bu ayet bu güne kadar kazasız belasız nasıl gelmiş hayret edilecek bir durum. Ceset olarak çevirmek de sıkıntılı çünkü bu durumda her ikisi de birbirlerinin cesedini görmüş gibi bir durum ortaya çıkıyor. Yani burada karışık şüpheli bir durum var. Bence en doğrusu Adem ile Havva birbirlerini ceset gibi görüyorlar yani birbirlerine karşı hiç cinsel istek duymuyorlar. Araf 28- Onlar –cinsellikle ilgili-fuhuş yaptıkları zaman yani haddi, sınırı aştıkları zaman , babalarımızı fuhuş üzere bulduk ve Allah da bize bunu emretti derler. ( Bu ayette onlar Adem oğulları oluyor ve yine bu ayete göre Adem ile Hava fuhuş yapmış oluyor.) De ki; Allah fahşayı (fuhuşu) emretmez………… Araf 29De ki; Allah kıst emretti veya Allah bir hisse, bir pay emretti. Veya kişi başı bir çocuk emreti. Yani karı ve koca iki çocuğu geçip üç çocuk yaptıklarında fuhuş yapmış oluyorlar. Şu ağaca yaklaşmayın dendiği vakit anlatılmak istenen şey üçüncü çocuk. Üç dört beş.. çocuk olduğu vakit ne oluyor? Birbirlerine olan ilgilerini kaybediyorlar. Üçüncü çocuğu yapmamaları için ne yapmaları lazım ? Yanlış konumda bulunan yüzlerini doğru yere, secde edilen yere getirmeleri lazım. Cenetteki bütün ağaçlar bitkiler ve meyveleri insanları anlatır. İnsanlar meyveleri sağ elle yerler. Ma meleket eymanüküm. Ahzab 55. Karı ve koca olmayanlar arasında karşılıklı rıza olduktan sonra sadece oral seks bu kitaba göre serbest. Ve bu kitap bunu ibadet olarak görüyor. Kimse kusura bakmasın benim bu kitaptan anladığım bu. Ma meleket eymanüküm cariye olamaz çünkü cariye demek için bir kelime var , Nur 32. Böyle şifreli şeylerle cariye demek çok saçma olur.
  11. nane

    YUSUF

    Yusuf 23. ………ve gallekati l ebvab………… Ve kadın kapıları kapadı. Bu evin kaç kapısı var? Bir tane değil, iki tane de değil, en az üç tane kapı kapamış olması gerekiyor. İki kapı kapamış olsa – babeyn- denmiş olması gerekir. Hangi kapıları kapamış olabilir? Evin dış kapısını, arka kapısını, bir de odanın kapısını kapamış olsun diyelim. Kadın bu kapıları niye kapatıyor? İzinsiz habersiz kimse gelmesin diye kapatıyor. Bu eve kim gelebilir? Herhalde sarı çizmeli Mehmet ağa gelemez. Ama o da ne? Kadının kocası birden odanın kapısında beliriveriyor, nereden çıktığı belli olmayan şahit konuşmaya başlıyor. Bu kadın kapıları niye kapatmıştı? Kadın kapıları kapatıyor sonra da –heyte leke- diyor. Bunu –gel- diye çeviriyorlar. Ama –ne hoş sana- da olabilir. Siz kadının yerinde olsanız Yusufu nefsinden istedikten sonra, yani zina, fuhuş teklif ettikten sonra mı kapıları kapatırsınız, yoksa teklif etmeden önce mi kapıları kapatırsınız? Madem Yusuf kaçacaktı kadın kapıları kapatırken neden kaçmadı? Kadın kapıları kapatırken kendisine fuhuş teklif edildiğini biliyordu. Arka kapıdan kaçıverseydi. Bu kitaba inanırsın veya inanmazsın, Bu kitap doğrudur veya yanlıştır, ben bunları tartışmıyorum. Bu kitap ne anlatıyor kardeşim? Tanrı var mı, yok mu? Ne bileyim ben kardeşim. Benim bunları bilebilecek kadar çok büyük bir aklım yok ki. Birileri benim önüme bir kitap koymuş. Önüme bir kitap konmuşsa, eh demekki sen bunu anlayabilirsin denmiş. Kadın –heyte leke- senin için ne güzel, ne hoş dedikten sonra. Yusuf –meaazallahi- diyor. Euzübillahi demiyor. Eğer bir fiilin önüne –m- harfi gelirse, mesela mescid gibi, o zaman fiil bir cisme veya bir mekana dönüşür. Yani mescid dediğin zaman secde anlaşılmaz secde ettiğin yer anlaşılır. Veya memleket dediğin zaman malik olmak, sahip olmak anlaşılmaz sahip olunan yer anlaşılır. Menzil dediğin zaman inmek anlaşılmaz, bir şeyin indiği, vardığı yer anlaşılır. Meaazallahi; Allaha sığınılacak yer veya Allahın sığınılacak yeri. İnnehü rabbi ahsene mesvaye; Doğrusu hiç şüphesiz rabbim benim oturduğum konakladığım yeri güzel yaptı veya güzelleştirdi. Konu yer veya mekan. Bu yer neresi? Bu yer veya mekan Allaha ait olan bir yer. Eğer inanan bir Müslüman bunları okuyorsa ben onun inkar etmesi için bunları yazmıyorum. Kimsenin inanması inanmaması beni ilgilendirmez. Uyanın gözünüzü açın diyorum. Bu millet bence dünyanın en saf milleti, en savunmasız, en sahipsiz, en acıyanı olmayan bir millet. Eğer bu milletin bir sahibi acıyanı olsaydı saidi nursi gibi bir delinin zırvalarıyla zihinlerin bulandırılmasına izin verilmezdi. Yusufu nefsinden istedi sonra kapıları kapadı. Eğer Yusuf kaçacak olsaydı kadın kapıları kaparken kaçardı. Kaçmadığına göre bu kapı başka kapı. Daha önce ne demiştim. Kapıdaki veya kapılardaki gizli bilgi nedir? Yakubun oğullarının her birisi ayrı ayrı farklı kapılardan mısıra girmelidir. Yakubun bu isteği onlardan hiçbir sıkıntıyı gidermiyor veya onlara hiçbir fayda sağlamıyor. Öyleyse bu işi neden yapıyorlar. Çünkü Yakup nefsindeki bir haceti ortaya koymak istiyor. Yani yakubun nefsinde Bir gereksinim var, ihtiyaç duyulan bir şey var ve bunu ortaya koyuyor. Peki ortaya koyulan bu hacetin kapılarla ve oğullarla ne ilgisi var? Aslıda bilmecenin cevabı basit. Kapı veya kapılar yakup ve oğullarının ihtiyaç duyduğu bir şeydir. Fakat herkes ayrı ayrı farklı kapılardan girmelidir. Yakup insanların büyük çoğunluğunun bilmediği bir bilgiye sahiptir ve bu gizli bilgi kapıyla ilgilidir. Kapıdaki gizli bilgi; dişi cinsel organdır. Uyumayın, uyanın gözünüzü açın, salak sulak hocalara kul köle olmayın. Kadın kapıları yani cinsel organını neyle kapatıyor? Kapıyla kapatıyor. Kapı yusufun neyi olur bu durumda? Yusufun cinsel organı olur. Kapı kadının cinsel organı ise kadının bedeni ne olur? Kadının evi olur. Ne demişti Yusuf; meaazallahi. Allaha sığınılacak yer. Kadının vücudu (evi) Allaha sığınılacak yer oluyor. Lev la en raa bürhane rabbihi. Bürhan; bir şeyle ilgili kesin kanıt demek. Hikayemizdeki kesin kanıt neydi? Gömleğin arkadan mı yoksa önden mi yırtıldığıydı. Eğer Yusuf rabbinin bürhanını, kesin kanıtını yani gömleğin arkadan ‘’yırtılmasını’’ (kocası) gördü diye (düşünmeseydi) olmasaydı Kezalike li nasrife anhü ssue ve l fahşae. İşte bu (düşünce) Yusuftan kadının kötü arzusunu ve fuhuşu uzaklaştırmamız içindi. Kapıya doğru yarışıyorlar. Yani ilişkideki hareketler çok hızlanmış. Ve kaddet kamisahü min dübür Gömlek yusufun üzerindeyse Yusuf gömleğin içindedir. Yusuf kadınla ilişki halinde olduğuna göre ve gömlek Yusufun suçlu veya suçsuz olduğunu belirleyen kesin delil olduğuna göre, gömlek giyilmiş kirletilmiş mahrem yerdir. Yani Yusuf son anda ters ilişkiye geçerek zinadan ve fuhuştan kurtulmuş oluyor. Ve bütün bunlar olurken de ne kadının kocasından ne de şahitten gizlenmeye gerek görmüyorlar. Buna da zenb veya zünub diyorlar. Küçük günah veya kuyruk demek oluyor. Kabul etmesi ve inanması çok zor. Allah inananlara kolaylık versin.
  12. nane

    YUSUF

    Ne demek istediğimi anlayamadıysanız sizin için yapabileceğim bir şey yok. Ben alay ettiğimi sanmıyorum. Alay etmek bana göre değil.
  13. nane

    YUSUF

    Yusuf ve Züleyha arasında yaşanan olay müslümanların hiç görmedikleri bir olay. Hiç kar görmemiş, hiç buz görmemiş birine karı buzu nasıl anlatabilirsin. Kar desen anlamaz buz desen anlamaz.
  14. nane

    YUSUF

    Kapıya doğru yarışıyorlar. Sonra gömlek yırtılıyor. Daha sonra da kapıda kadının kocası ile karşılaşıyorlar. Ayrıca ‘’elfeya’’ kelimesi karşılaşmak anlamında olmayabilir. Kapıdan dışarı çıktıklarına dair bir ifade yok. Yarış yapacak derecede hızlı koşabilmeleri için evin veya odanın içinin çok büyük olması gerekir. Şahit konuştuktan sonra kadının kocası bakıp görüyor gömleğin ‘’yırtıldığını’’
  15. nane

    YUSUF

    Yusuf 67. Ey Oğullarım tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin Babalarının bu isteği oğullarına Allah katından hiçbir fayda sağlamıyor. Yakup oğullarının Mısıra veya şehre ayrı ayrı kapılardan girmesini istemekle sadece içindeki bir haceti ortaya koymuş oluyor. Neden ortaya koymuş oluyor? Çünkü o Allahın ona öğrettiği ve insanların çoğunun bilmediği bir ilim sahibidir. Yakup gizli bir ilme sahip ve bu sahip olduğu gizli ilim onu, oğullarından onlara hiçbir fayda sağlamayacak bir iş yapmalarını istetiyor. Yani Yakup gizli ilmi açığa vurmak istiyor. Ayrı ayrı, farklı kapılardan girmek yakubun oğullarına bir fayda sağlamıyorsa ve bu eylem sadece gizli bir bilgiyi açığa çıkarıyorsa kapı gizli bir bilgiye sahiptir. Yani kapı oğullarla ilgili gizli bir bilgiye sahiptir. Kapılar oğullarla ilgilidir. Her oğul farklı bir kapıdan girmelidir. Bir oğulun girdiği kapıya başka bir kardeşi girmemelidir. Kapıdaki veya kapılardaki gizli bilgi nedir?
×
×
  • Yeni Oluştur...