Jump to content

Anadolu

Üyeliği Sonlandırılmış Kullanıcı
  • İçerik sayısı

    515
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

Anadolu Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

304 profil görüntüleme
  1. Anadolu

    SELÇUKLULAR OĞUZ (TÜRK) DEĞİLDİR

    Tarihin arka odasında Afgan oluğunu açıkladılar. Ondan merak edenler baksın diye sona aldım. Hun lar Türkmüş...Öyle konuşuyor tarihçilr..Murat.Erhan ..Cahil kadın ve ahmet taşağıl.. Hunlar Türkse neden kendilerine Türk dememişler?. Hunlar Türkse neden Türkçe konuşmamışlar? Biz Oğuzlar buradayız siz Türkler (yani Hunlular) neredesiniz? bulalım sizi Öyle zart diye Türklük yokoluyorsa Biz Oğuzlar niye buradayız..? Şu kitabede Bizi yılda beş defa mızraklayan Düşmanımız Kök Türükler nerede? ne oldu onlara? Biz oğuzlar buradayız.. Bu adamlar bu soruları sormadan devam ediyorlar.
  2. Anadolu

    OSMANLI DEVLETİ DOĞU ROMANIN DEVAMIDIR.

    O konuyu sana zenci Türkler konusuna geldiğimizde yada Aborjin Türkler konusuna geldiğimizde Anlatacağım
  3. Anadolu

    SELÇUKLULAR OĞUZ (TÜRK) DEĞİLDİR

    O kadar akıllısın ki bu formda belli oluyor. herkese aptal falan deme hakkını veriyor.. Bulaşık gibi iki cümle yazıp başlıkları kirletiyorsun.. Bişey üretemeyen verimsiz eğitimsiz tip olduğun belli.. Şu Mısırda ki Memlükler Nasıl Türk devleti oluyor bir anlat o zaman.. Yada senin Mantığına göre Türkiye Cumhuriyetinin anadili Oğuzca olsa bile... Türkiye Kürt devletidir denebilir değil mi? Devleti kuranlar hep başka milletlerin dilini kullanırlar Çünkü Öyle ya Osmanlı Türktü..Arapça -Farsça-- Selçuklu Türktü..Tacikçe Farsça dil konuştu.. TC de Kürt devleti o da dilini Türkçe yaptı.. Böyle bir moda var işte..
  4. Anadolu

    Müslümanların Korktukları nedir?

    Sen nedeni ni yazmayı unutmuşsun.. Bir Müslüman bunu yazığın da sen bu yazıyı samimi buluyormusun?
  5. Anadolu

    Müslümanların Korktukları nedir?

    Tutarsız olduğun kadar saygısız ve terbiyesizsin.. Açtığım başlığa saçma deme terbiyesizliğini ilk yapan sensin.. Bu başlığa bunu söyleyebilmek için, 1-Müslümanlara sorduğum için müslüman olman gerekir. 2-Forum idarecisi falan olman gerekir 3-her şeye maydonoz olan neyidiği belirsiz artisin teki olaman gerekir.. Hoş Form idarecisi aykırı bişey olsa başlığı kaldırır ..senin böyle bir halt olmadığında anlaşılıyor.. Anlayabilmen için Berşan saçma dese, tamam diyeceğim adam müslüman rahatsız etti erdem öğretmem. sen kimsin.. Bu üçünden hangisisin ki...benim açtığım başlık seni rahatsız etti?
  6. Anadolu

    Müslümanların Korktukları nedir?

    Ben Formlarda kendi adımı soyadımı hatta resmimi kullanıyorum..(Ateist form dışında-Müslüman olsaydım burada da aynısını yapardım) Benim Form kültürüm mü eksik--? Ben kendime güveniyorum ve yazdığım herşeyin arkasındayım.. Formlara karektersiz şahsiyetsiz küfürbaz terbiyesiz birileri gibi girmemiş oluyorum.. Ateislere dersini vermek isteyen biri neden EDİP YÜKSEL gibi kendisi olarak girmez.. Sorum çok basit.. DR kemal mesela bunu yanıtlayabilir neden korkuyorsun?
  7. Anadolu

    OSMANLI DEVLETİ DOĞU ROMANIN DEVAMIDIR.

    OSMANLI VE SELÇUKLU TARİHİ NASIL UYDURULMUŞ.. Lamartine tarih yazdırmak. ZATEN TOPU TOPU İKİ TANE KAYNAK VAR BUNLAR DA NASIL YAPTIRILMIŞ Osmanlı tarihini saptırılmış ve gerçekleri yansıtmayan biçimde yazanların temel aldığı bazı kaynaklar vardır. Yurt içi kaynaklar 1500 yıllarından sonra Sarayın istekleri doğrultusunda resmi saray görevlileri tarafından yazılmıştır. Bu kaynakların objektif olduğunu düşünmek mümkün değildir. Daha önceki yıllar ve 1500 yıllarından sonra yaşananlara kaynak olmak üzere 1800’lü yıllarda yaşamış birkaç kişinin yazdıkları kullanılır. İlginçtir ki bu kişiler belgeye dayanmadan 1300 yıllarının tarihi hakkında bilgilerde verirler. Bu tarihçilerin ne amaçla bunu yaptıklarını kanıtlarıyla beraber açıkladığımda, Size anlatılan klasik Osmanlı tarihine ve klasik Osmanlı tarihçilerine güvenmeye devam edip etmeyeceğinize kendiniz karar verebilirsiniz. Osmanlıya Kaynak alınan tarihçilerden en önemlisi LAMARTİNE dir. Lamartine Osmanlıların tarihini yazmıştır. Araştırma ve incelemeye dayanmayan bu tarih kitabı Hammer den kopyalanmış gibidir. Aslında aynı şeyleri anlatan birkaç kitap olursa, aslı astarı olmayan Osmanlı tarihini herkes gerçek zanneder kurnazlığıyla kitaplar oluşturulduğunu göreceğiz. Başarılı oluklarını söylemekte mümkün çünkü Onlarca yıldır Türklere bu masalları anlattılar ve kimse de itiraz etmedi. 1800 Yılından sonrası yaşananları ve o dönemden sonrası gerçek Osmanlı tarihini yazanlar olduysa da, bunlara halkın ulaşması mümkün olamadı. Lamartine nin tarihi bir kopya olmak dışında tarihe bir şey kazandıran bir kitap olmamıştır. Ancak amacına ulaşarak, Atasözlerimizden olan “Bozacının şahidi Şıracı” görevini yerine getirmiştir. Fakat bu kitabı yazmak Lamartine oldukça çok para kazandırmıştır. Lamartine’in Ticaret adamı, Devlet adamı ve Edebiyatçı yönleri vardı. 1833 te III. Napolyon hükümetinin Dış işleri bakanıydı. Fransa dışındayken Costantinepolis ziyareti sırasında Parlementoya seçilmişti. Parlamentoda Osmanlı devletinin bir an önce büyük devletler tarafından paylaşılmasını savunup, 1839 Temmuzunda Fransız parlamentosunda “Artık Türkiye yoktur” derken Daha sonraki yıllarda parasızlık ve Ticaret adamlığı onu Osmanlı dostu yapmıştır. Lamartine, III Napolyonun 5.434.226 oyla Cumhurbaşkanı seçildiği mecliste rakibi olarak sadece 17.910 alabilmiştir. Bir siyaset adamı için bundan daha kötü bir sonuç olamaz. Bu sonuç sonrası Osmanlı dan istediklerini almaktan başka çaresi kalmamıştı. İş adamı olarak sıkıntıda bulunduğu önemlerde Osmanlıdan toprak imtiyazı istemiştir. Osmanlı ziyaretlerine kadar borçları nedeniyle sıkıntılar içinde yaşayan biriydi. Yazar olarak Osmanlı ile ilgili anılarda kaleme almıştır. 1848 yılında Sultan Abdülmecidden Modern yöntemlerle işleteceği bir çiftlik için yer istemiştir. Bu yazışmalarla ilgili dosyalar 1925 yılında tarihçi Ahmed Refik(Altınay) tarafından yayınlanmıştır. (Ahmed Refik Lamartine’in Türkiye’ye Müracaat kararı, İzmirdeki çiftliği,1849-1853;İstanbul 1925) Aslında Fransa da gerçeği bilmiyormuş. Osmanlının yalan bir tarih yazdırmak amacıyla Lamartine teklif yaptığı yani Teklifin Osmanlı tarafından yapıldığı düşünülüyormuş. Ancak mektuplar Fransızcaya çevrilip yayınlanınca Fransızlarda gerçeği öğrenmişler.(Wılly Sperco,”Lamartine et Son Domaine en asie Mineure” La Revue de France; 15 Eylül 1938) Lamartin Mali sıkıntılar içinde olduğu için yurt dışında çalışmak istediğini yazarak, Toprak işlemeyi ve çiftçiliği iyi bildiğini yazarak kendine bir arazi tahsis edilmesini istediğini yazıyor. Reşid paşa bu fırsatı kaçırmamaları gerektiğini padişaha anlattı. Padişah olumlu yanıt verdikten sonra Çiftlikler ayarlayıp Lamartine yazılarak cevap beklendi. Lamartine incelemesi için yardımcısı Charles Roland adında birini gönderdi. Kendine refakat edilmek üzere tercüme odasından Ahmet Vefik Paşa tayin edildi. Bargar Ova’daki uçsuz bucaksız çiftlikler gezildi ve işletme hakkı verildi.38.500 dönüm dört adet çiftlikten oluşan bu İmtiyaz sözleşmeyle teslim edildi. Lamartin çiftlikleri görmeye geldiğinde bu kadar büyüklükte olmalarından ürkmüştü. Lamartine göre bu kadar geniş toprakların işlenmesi için 500.000 Franklık bir sermayeye ihtiyaç vardı. Lamartin pamuk ekecek, bağcılık yapacak ve koyun yetiştirmeyi planlıyordu. Fakat Lamartine Fransada ne yaptıysa da gerekli sermayeyi bulamadı. Avrupanın bu ünlü siyasetçisinden istediğini alamayacağını düşünen ve fırsatı kaçırmaktan korkan Osmanlı, İşin çıkmaza girdiğini görünce yeni bir teklif yaptı. Osmanlıların önerisi açıktı, Lamartine hiç canını sıkmayacak, Modern çiftlikler kurmak için çaba sarf edip yorulmayacak, Osmanlı bu çiftliklerin gelirlerini toplayarak Fransadaki Lamartine yollayacaktı. Ve bir sözleşme yapılarak senede 80.000 kuruşluk bir rant bağlandı. Lamartine ne karşılığı verildiği belli olan bu rant Osmanlıdaki yıllık vezir Maaşıydı. Öyle az bir para zannedilmesin bu verilen para Mal cinsinden 2000 koyun yapmaktaydı. Bugünün 1.000.000 Tl si olduğuna göre taqhminen o dönemin en az 10.000.000 Tl civarında alım gücüne sahip parasıdır. Lamartin 1869 yılında ölene kadar bu parayı almıştır. Emektar ege köylülerinin alınteriyle karşıladıkları parayı La martine hangi amaç için veriyorlardı? Osmanlı Tarihi adlı gerçekle bağdaşması mümkün olmayan kitabı dışında başka bir şey yoktu. Kitabı okuduğumda Onun yazmış olmadığını, bir devşirmenin yazığı ve bu parayı sadece isminin kullanılması için aldığını düşünüyorum. Osmanlının gerçek tarihi kayıtları yok edilerek Uydurma bir tarih sahibi olmak için katlanılan bedel. Bir tarihi kaynak için harcanan paradır. Önemli olan Osmanlı tarihi neden bu şekilde yazılmak istendi. Osmanlı’ya neden Türk ecdat ve neden İslam din yapılmak istendi. Bunu anlamak için Selçukludan başlayarak, Osmanlıda tarikat ve cemaatlerin tarihine göz atmak gerekecektir. Türkleri sömürmek isteyen Araplar ile içimizdeki Lamartinlerin bin yıllık çabalarıdır. Mukavelenin tüm maddeleri Ahmed refik’in risalesinde mevcuttur.
  8. Anadolu

    SELÇUKLULAR OĞUZ (TÜRK) DEĞİLDİR

    OSMANLI VE SELÇUKLU TARİHİ NASIL UYDURULMUŞ.. Lamartine tarih yazdırmak. ZATEN TOPU TOPU İKİ TANE KAYNAK VAR BUNLAR DA NASIL YAPTIRILMIŞ Osmanlı tarihini saptırılmış ve gerçekleri yansıtmayan biçimde yazanların temel aldığı bazı kaynaklar vardır. Yurt içi kaynaklar 1500 yıllarından sonra Sarayın istekleri doğrultusunda resmi saray görevlileri tarafından yazılmıştır. Bu kaynakların objektif olduğunu düşünmek mümkün değildir. Daha önceki yıllar ve 1500 yıllarından sonra yaşananlara kaynak olmak üzere 1800’lü yıllarda yaşamış birkaç kişinin yazdıkları kullanılır. İlginçtir ki bu kişiler belgeye dayanmadan 1300 yıllarının tarihi hakkında bilgilerde verirler. Bu tarihçilerin ne amaçla bunu yaptıklarını kanıtlarıyla beraber açıkladığımda, Size anlatılan klasik Osmanlı tarihine ve klasik Osmanlı tarihçilerine güvenmeye devam edip etmeyeceğinize kendiniz karar verebilirsiniz. Osmanlıya Kaynak alınan tarihçilerden en önemlisi LAMARTİNE dir. Lamartine Osmanlıların tarihini yazmıştır. Araştırma ve incelemeye dayanmayan bu tarih kitabı Hammer den kopyalanmış gibidir. Aslında aynı şeyleri anlatan birkaç kitap olursa, aslı astarı olmayan Osmanlı tarihini herkes gerçek zanneder kurnazlığıyla kitaplar oluşturulduğunu göreceğiz. Başarılı oluklarını söylemekte mümkün çünkü Onlarca yıldır Türklere bu masalları anlattılar ve kimse de itiraz etmedi. 1800 Yılından sonrası yaşananları ve o dönemden sonrası gerçek Osmanlı tarihini yazanlar olduysa da, bunlara halkın ulaşması mümkün olamadı. Lamartine nin tarihi bir kopya olmak dışında tarihe bir şey kazandıran bir kitap olmamıştır. Ancak amacına ulaşarak, Atasözlerimizden olan “Bozacının şahidi Şıracı” görevini yerine getirmiştir. Fakat bu kitabı yazmak Lamartine oldukça çok para kazandırmıştır. Lamartine’in Ticaret adamı, Devlet adamı ve Edebiyatçı yönleri vardı. 1833 te III. Napolyon hükümetinin Dış işleri bakanıydı. Fransa dışındayken Costantinepolis ziyareti sırasında Parlementoya seçilmişti. Parlamentoda Osmanlı devletinin bir an önce büyük devletler tarafından paylaşılmasını savunup, 1839 Temmuzunda Fransız parlamentosunda “Artık Türkiye yoktur” derken Daha sonraki yıllarda parasızlık ve Ticaret adamlığı onu Osmanlı dostu yapmıştır. Lamartine, III Napolyonun 5.434.226 oyla Cumhurbaşkanı seçildiği mecliste rakibi olarak sadece 17.910 alabilmiştir. Bir siyaset adamı için bundan daha kötü bir sonuç olamaz. Bu sonuç sonrası Osmanlı dan istediklerini almaktan başka çaresi kalmamıştı. İş adamı olarak sıkıntıda bulunduğu önemlerde Osmanlıdan toprak imtiyazı istemiştir. Osmanlı ziyaretlerine kadar borçları nedeniyle sıkıntılar içinde yaşayan biriydi. Yazar olarak Osmanlı ile ilgili anılarda kaleme almıştır. 1848 yılında Sultan Abdülmecidden Modern yöntemlerle işleteceği bir çiftlik için yer istemiştir. Bu yazışmalarla ilgili dosyalar 1925 yılında tarihçi Ahmed Refik(Altınay) tarafından yayınlanmıştır. (Ahmed Refik Lamartine’in Türkiye’ye Müracaat kararı, İzmirdeki çiftliği,1849-1853;İstanbul 1925) Aslında Fransa da gerçeği bilmiyormuş. Osmanlının yalan bir tarih yazdırmak amacıyla Lamartine teklif yaptığı yani Teklifin Osmanlı tarafından yapıldığı düşünülüyormuş. Ancak mektuplar Fransızcaya çevrilip yayınlanınca Fransızlarda gerçeği öğrenmişler.(Wılly Sperco,”Lamartine et Son Domaine en asie Mineure” La Revue de France; 15 Eylül 1938) Lamartin Mali sıkıntılar içinde olduğu için yurt dışında çalışmak istediğini yazarak, Toprak işlemeyi ve çiftçiliği iyi bildiğini yazarak kendine bir arazi tahsis edilmesini istediğini yazıyor. Reşid paşa bu fırsatı kaçırmamaları gerektiğini padişaha anlattı. Padişah olumlu yanıt verdikten sonra Çiftlikler ayarlayıp Lamartine yazılarak cevap beklendi. Lamartine incelemesi için yardımcısı Charles Roland adında birini gönderdi. Kendine refakat edilmek üzere tercüme odasından Ahmet Vefik Paşa tayin edildi. Bargar Ova’daki uçsuz bucaksız çiftlikler gezildi ve işletme hakkı verildi.38.500 dönüm dört adet çiftlikten oluşan bu İmtiyaz sözleşmeyle teslim edildi. Lamartin çiftlikleri görmeye geldiğinde bu kadar büyüklükte olmalarından ürkmüştü. Lamartine göre bu kadar geniş toprakların işlenmesi için 500.000 Franklık bir sermayeye ihtiyaç vardı. Lamartin pamuk ekecek, bağcılık yapacak ve koyun yetiştirmeyi planlıyordu. Fakat Lamartine Fransada ne yaptıysa da gerekli sermayeyi bulamadı. Avrupanın bu ünlü siyasetçisinden istediğini alamayacağını düşünen ve fırsatı kaçırmaktan korkan Osmanlı, İşin çıkmaza girdiğini görünce yeni bir teklif yaptı. Osmanlıların önerisi açıktı, Lamartine hiç canını sıkmayacak, Modern çiftlikler kurmak için çaba sarf edip yorulmayacak, Osmanlı bu çiftliklerin gelirlerini toplayarak Fransadaki Lamartine yollayacaktı. Ve bir sözleşme yapılarak senede 80.000 kuruşluk bir rant bağlandı. Lamartine ne karşılığı verildiği belli olan bu rant Osmanlıdaki yıllık vezir Maaşıydı. Öyle az bir para zannedilmesin bu verilen para Mal cinsinden 2000 koyun yapmaktaydı. Bugünün 1.000.000 Tl si olduğuna göre taqhminen o dönemin en az 10.000.000 Tl civarında alım gücüne sahip parasıdır. Lamartin 1869 yılında ölene kadar bu parayı almıştır. Emektar ege köylülerinin alınteriyle karşıladıkları parayı La martine hangi amaç için veriyorlardı? Osmanlı Tarihi adlı gerçekle bağdaşması mümkün olmayan kitabı dışında başka bir şey yoktu. Kitabı okuduğumda Onun yazmış olmadığını, bir devşirmenin yazığı ve bu parayı sadece isminin kullanılması için aldığını düşünüyorum. Osmanlının gerçek tarihi kayıtları yok edilerek Uydurma bir tarih sahibi olmak için katlanılan bedel. Bir tarihi kaynak için harcanan paradır. Önemli olan Osmanlı tarihi neden bu şekilde yazılmak istendi. Osmanlı’ya neden Türk ecdat ve neden İslam din yapılmak istendi. Bunu anlamak için Selçukludan başlayarak, Osmanlıda tarikat ve cemaatlerin tarihine göz atmak gerekecektir. Türkleri sömürmek isteyen Araplar ile içimizdeki Lamartinlerin bin yıllık çabalarıdır. Mukavelenin tüm maddeleri Ahmed refik’in risalesinde mevcuttur.
  9. Anadolu

    SELÇUKLULAR OĞUZ (TÜRK) DEĞİLDİR

    Resmi tarihte, Selçuklu Imparatorluğu’nun 1040 yılında Konya’da kurulduğu ve 1157 yılında da yıkıldığı, imparatorluğun resmi dili Farsça, Arapça olduğu söylenir. Nasıl oluyor da, bir millet bir devlet kuruyor ve ana dilini resmi dil olarak kullanmıyor? Selçuklu Devleti’nin resmi dilinin Farsça olması, devletin kuruculari olan Türkleri incitmiyor muydu? Saray ve ordu dili Türkçe olduğuna göre, hükümdar yazışmaları imzalamak için tercüman mı kullanıyordu? Komutanlar askerlerine Türkçe komut verirlerken utanıyorlar mıydı? Konya ve civarında Iranlılar da yaşamıyordu, nasıl odu da Selçuklular'ın resmi dili Farsça oldu? Yoksa Selçuklular Türk değil miydi? Evet, Selçuklular Türk değil Tacik ti yani Afgan’dı. Afganca üç önemli şiveden oluşan bir dildir. Güneyde konuşulan şive Peştunca’dır. Okuma yazma bilmedikleri için haraç sözleşmelerini yapmak üzere Iran’dan okuma yazma bilenler getirildi. Gelen Iranlılar da Peştunca bilimiyorlardı. Bu nedenle yazışmalar Farsça yapıldı. Böylece Selçuklular'ın da dili mecburen Farsça oldu. Eskiya sürüsü de Farsça bilmediği için, saray ve ordunun dili de Peştunca olarak kaldı. Ne sarayda ne de orduda hicbir zaman Türkçe konuşulmadı. Çünkü Büyük Selçuklu Imparatorluğu'nu kuranlar, Türk değil Afganli Peştunlardı.
  10. Anadolu

    Müslümanların Korktukları nedir?

    Çok saçma bir cevap olmuş bu.. Siz bu formda hüküm vericimisiniz.. site kuralı söylüyorsunuz? Hemde bilmeiğiniz bir kuralı.. Müslümanmısınız? İlk yazan olduğunuza göre öyle olmalı.. Yasak olması benim Celal şengör olarak niçk almama engel değil herhalde.. Burada reklam yapmaktan söz etmiyorum.. Yasak olsa EDİP YÜKSEL diye nick alınmazdı.. Argüman falan değil bu, Algılama güçlüğü denen bir şey var.. Sitenin sahibimisin yoksa Acemimisin Edip Yükseli tanımıyormusun?
  11. Anadolu

    OSMANLI DEVLETİ DOĞU ROMANIN DEVAMIDIR.

    http://www.milliyet.com.tr/2003/10/21/siyaset/siy06.html Tarihçi Erdoğan Aydın'dan bir iddia daha: Osmanlı'nın resmi dili Türkçe değildi Aydın, "Osmanlıcanın, Türkçeye yabancı olduğu gerçeğini Osmanlıca herhangi bir belgeyi okuyan herkes görür" dedi ÖNAY YILMAZ İstanbul Tarihçi Erdoğan Aydın, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'nun, "Aydın'ın söyledikleri doğru değil. Osmanlı Türk'ü aşağılamıyordu. Öyle olsaydı Osmanlı'nın resmi dili Türkçe olmazdı; devşirmeleri de yetiştirsinler diye Türklere vermezdi" şeklindeki sözlerine tepki gösterdi. Türkçeye yabancı Aydın, Halaçoğlu'nun efsaneleri bile savunmaya devam ettiğini söyledi. Osmanlı'da resmi dilin Türkçe olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu ileri süren Aydın, "Halaçoğlu, ya Türkçenin cumhuriyet sayesinde ölümden kurtulduğunu bilmiyor ya da gerçeklerin üstünü örtmeyi misyon edinmiş bir resmi tarihçilik refleksiyle davranıyor. Örneğin; 'Türk diline kimse bakmaz idi / Türklere hergiz gönül akmaz idi / Türk dahi bilmez idi bu dilleri' diyen Aşıkpaşazade'den habersiz gibi davranmaktadır" dedi. Aydın, Halaçoğlu'nun, Osmanlı sarayında anadili Türkçe olan pek az insan bulunmasının yanı sıra, sarayda kullanılan ve Arapça, Farsça, Türkçe karması resmi Osmanlı dili içindeki Türkçe sözcük oranının, İmparatorluğun son dönemlerinde yüzde 37'ye kadar düştüğünden de habersiz olduğunu vurgulayarak, şu iddialarda bulundu: "Adına Osmanlıca denilen bu dilin, Türkçeden öğeler taşımakla birlikte ona yabancı olduğu gerçeğini herhangi bir Osmanlı belgesini okumaya kalkan herkes görecektir. Dilin zamanla sadeleştiği gibi bir mazaret de doğru değildir; çünkü o dönemlerde kullanılan Türkçeyi, örneğin Türkçe yazan Yunus Emre'yi, Karacaoğlan'ı, Köroğlu'nu, Dadalaoğlu'nu, Nasrettin Hoca'yı okuduğumuzda rahatlıkla anlayabiliyoruz. Dahası böyle resmi tarihçilerin tarihsel gerçeklerle oynamaları sayesinde, bize Acem, İranlı ve düşman olarak belletilen Şah İsmail'in bile, bugün konuştuğumuz Türkçenin usta bir ozanı olduğunu, Yavuz'un yendiği Safevi devletinin aslında bir Türkmen devleti olduğunu bilemez hale getirildik. Yavuz Sultan Selim, padişahlığını Anadolu Türkmenlerini ve diğer Müslüman halkları boyun eğdirmek ve kırmakla geçirmiştir." 'Türk ayyaştır' Erdoğan Aydın, Türk'ün aşağılanmasına Osmanlı divan şairi Baki'nin Kanuni'ye sunduğu "Türk toplumundan olanın başı kabadır, sultan olma yeteneğinden yoksundur) şiirini örnek göstererek şöyle devam etti: "Vezir Koçi Bey, meşhur Risale'sinde Yeniçerinin bozulmasını, 'Harem -i Hümayun'a hilaf -ı kanun Türk ve Yörük ve Çingene ve Yahudi ve bi - din, bi - mezhep nice kalleş ve ayyaş' girişiyle açıklamıştır. Yani bunun Türkçesi, 'kanun yasak etmesine rağmen Türk, Yörük, Çingene ve Yahudi dinsiz, mezhepsiz, kalleş ve ayyaştır."
  12. Anadolu

    OSMANLI DEVLETİ DOĞU ROMANIN DEVAMIDIR.

    Bende seninle Taşşak geçiyorum ..bi bok yazamayacağını bildiğimden.. İroni olsun diye yazıyorum anlamıyorsun.. Bu başlık taşşak geçenler için açılmıştı zaten..
  13. Allah peygamberlik iddiasında olamayacağına göre,,,, Hud-2-şöyle ki, Allah'tan başkasına kul olmayın! Ben size O'nun tarafından müjdelemek ve uyarmak için gönderilmiş bir peygamberim! ZUHRUF-81. “Eğer Rahmân’ın bir çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum. Zariyat-50- O halde Allah'a koşun. Çünkü ben, size O'nun katından açık bir uyarıcıyım. Zariyat-51-Allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. Zira ben size O'nun tarafından açık bir uyarıcıyım. Hoşgeldin
  14. Anadolu

    Allahın gücü buraya kadar mı?

    Allahın yaratılmadığı iddiasında bulunanların Allah insanmış gibi açıklamaları ilginç oluyor..Allah yargıç..Allah öğretmen..
×
×
  • Yeni Oluştur...