Jump to content

Natüralist Ateist

Sadece Ateistler Grubu
  • İçerik sayısı

    1.577
  • Katılım

  • Son ziyaret

Natüralist Ateist kullanıcısının paylaşımları

  1. Tutuklular, askerler, ev kadınları, çalışamayacak durumda olanlar vb. kişiler var o sınıflandırmada. Oradan geliyor 28 milyon. https://piyasarehberi.org/sozluk/isguecuene-dahil-olmayan-nuefus
  2. Natüralist Ateist

    Allah'ın bilgisi ve insanın cüz'i iradesi

    Ama demelerinin sebebi onların elinde değil, konu bu. Deterministik bir evrende, evrenin T zamanında S durumunda olması T'den sonraki tüm zamanlara denk gelen evrenlerin öyle olmasının nedenidir. Mesela T'den 5 saniye sonra Y olayı oluyorsa bunun nedeni evrenin T zamanında S durumunda olmasıdır. Örnek olarak bir topun havaya atıldıktan 4 saniye sonraki konumu havaya atılmadan önceki evrenin durumuna (en azından alâkalı olan kısımlarına) bağlıdır ve nedenidir. Bu durumda ateistlerin ateist olmalarının nedeni olan birtakım faktörlerin nedeni Allah. Allah'ın kendisi mesela benim teist olacağım A evreni olacak bir evren oluşturmak yerine ateist olacağım evren B evreni olacak bir evren oluşturuyor. Şahsen buna ancak savunulması zor bir pozisyon olan bireye bağlı olay zinciri libertariyanizmi ("Birey bir seçim yaparken o zamana kadar olan olayları bitirir ve yeni bir olay zinciri oluşturur.") ile cevap verilebileceğini düşünüyorum, fakat orada da Allah'ın nasıl yapılacak şeyi bildiği mâlum olur. (Ve "bireye bağlı olay zinciri libertariyanizmi" diye bir terimi ben attım, zirâ İngilizce "Agent Casual Libertarianism" olarak biliniyor fakat çevirisini yapan olmamış hiç, Dergipark'ta bile yok.) İsterseniz bunu felsefi argüman şeklinse yazayım. ("A ise B, A doğru, o zaman B." gibi mantıksal.) Ama gaybı tehditten bahsetmiyorum ki ben.
  3. Natüralist Ateist

    cennet özgür irade

    Buna bir şey diyemem, zirâ böyle bir cevap savunulabilir ve soruma da cevap. Sağol. Bunun benim bahsettiğim ile tamamen alâkalı olmaması bir yana -benim bahsettiğim bizim seçmemizin bizim elimizde olmamasıydı- böyle tarz bir düşünceyi yeterince iyi biliyorum. Keith Lehrer'den çeviri: "Düşünün ki birisi bana bir kâse şeker verdi ve bu kâsenin içinde küçük, kırmızı ve daire şeklinde olan top şekerler var. Bu kırmızı top şekerden birisini almayı seçmiyorum çünkü böyle tarz şekerlere karşı patolojik bir hoşnutsuzluğum var (Belki onlar bana kan damlalarını hatırlatıyor ve...) Burada eğer bu topu almayı seçseydim alabilecektim. Ama böyle bir şeyi seçme kabiliyetim yok ve sonucunda bu toplara düpedüz dokunamıyorum." Bu durumda benim özgür iradem var mıdır?
  4. Natüralist Ateist

    Allah'ın bilgisi ve insanın cüz'i iradesi

    Dediğimi anlamamışsınız herhâlde. Determinizm kabûl edelim. (yani T zamanında S evreni varsa T' zamanında sadece S' olabilir) Allah t zamanında evreni S şeklinde belirliyor. Bu evren S T' zamanında birey A'nın B'yi seçtiği S' evrenine zorunlu olarak dönüşüyor. A'nın B'yi seçmesini belirleyen tüm faktörlerin oluşması evrenin T zamanında S hâlinde olması. Bunun da nedeni Allah'ın öyle yaratması. Dolayısıyla bu bireyin B'yi seçmesinin nedeni Allah'ın evreni T zamanında S hâlinde yaratması. Burada Allah indirekt olarak sonucu belirliyor ve bunu da biliyor. Eğer determinizm doğru değilse de burada olacak farklılıklar sadece şanstan doğar, nedensiz olarak. Bu durumda Allah'ın suçu olmadığını kabûl etsek bile bireyin hiç suçu yok, zirâ bu şans faktorü bireyden bağımsız.
  5. Natüralist Ateist

    Allah'ın bilgisi ve insanın cüz'i iradesi

    Ama Allah ruhu da yaratıyor, her şeyi belirleyen Allah. Eğer bir durumda her şeyi belirleyen sizseniz sonucundan da siz sorumlusunuz. Arabayı yapan sürücüyü de yapmıyor.
  6. Natüralist Ateist

    Neden hiç bir keşifte allah yok?

    Oradaki temel konu felsefi olduğundan (gerçi o kadar iyi bir felsefi argüman değil de, felsefe alanına giriyor) olmasın? "Tanrı direkt olarak hücreyi bölüyor." diyen yok, bahsedilen şey böyle bir karmaşıklığın sadece dizayn sonucu olabileceği, ki burada bilimin belirleyebileceği bir şey yok (ne kadar karmaşık olduğu dışında) Bu yüzden Dizayn Argümanı felsefi bir problem ve bilimsel değil.
  7. Natüralist Ateist

    Neden hiç bir keşifte allah yok?

    "Allah varsa bilimsel bir araştırmada Allah'a atfedilen bir şey olurdu." gibi bir şeyi kâbul etmek için bir neden var mı? Allah'ın olduğunu düşünelim: Tam olarak ne tarz bir bilimsel araştırma Allah'a atfedilirdi?
  8. Natüralist Ateist

    cennet özgür irade

    Alvin Platinga böyle bir şeyin imkânsız olduğunu söylüyor zaten. Zirâ tanrı birey bir şeyi seçmeden önce ne seçtiğini bilmiyor ( Alvin Platinga indeterministik bir dünyanın özgür irade için gerekli olduğunu düşünüyor.) Burada tanrının bilgisi onun ne seçtiği ve alternatif ihtimâller ile kısıtlı, zirâ olaylar indeterministik-ne seçileceği belli değil. Bunda birkaç sıkıntı var: 1) Eğer Müslümanlar o derecede değişecekse cennetteki Müslüman bir birey cennete gitmeden önceki hâliyle aynı kişi olur mu? Başka bir deyişle, cennetteki "ben" ile dünyadaki ben aynı kişi miyiz? 2) Hangi anlamda özgür irade vardır? Tanrı eğer bizi hiçbir kötülük yapmayacak şekilde değiştirecekse bizim orada hiçbir şekilde kötülük yapmamamızın nedeni Tanrı olur, iyi şeyleri seçmemiz bizim kontrolümüzde olmaz. Bundan dolayı bizim iyiyi seçmemiz bizim özgür irademiz ile olmuş olmaz.
  9. Natüralist Ateist

    Karikateist'in İddiasına Cevap (20-38)

    Bu tam olarak cevap değil. İkisi için de aynı kelime kullanıldığı için referans noktası aynı olmalı değilse evrenin bir anlamı kalmıyor. Ki zaten zamanları birbirine eşitleyebiliriz, bir saniyenin orada kaç saniyeye eşit olduğunu bulabiliriz. Bir evrenin dünyadaki karşılığı kesinlikle olmalı.
  10. Natüralist Ateist

    Karikateist'in İddiasına Cevap (20-38)

    Tam olarak neyden bahsettiğinizi söyleyebilir misiniz? İzafiyet Teorisi'nin ne demek olduğunu bilmeyenler de kullanıyor onu. İzafiyet Teorisi'nin hangi tarafı bunla alâkalı? Zirâ "Zaman bildiğimiz zaman değil." demek laf salatasından başka bir şey değil.
  11. Natüralist Ateist

    Karikateist'in İddiasına Cevap (20-38)

    Benim istediğim o ayetin zaman açısından uyumuydu, içerik olarak zaten uyumlu bir yorumunuz var. Oradaki her gün aynı zamanı mı temsil ediyor? Yani göğün yaratılışı a yıl sürmüş ise yerin yaratılışı da mı a yıl sürmüş?
  12. Natüralist Ateist

    Karikateist'in İddiasına Cevap (20-38)

    Ayetlerle alâkası var. Mesela 4 evrede bir şey yaratılıyor, 2 evrede başka bir şey yaratılıyor ayetlerde yazana göre. Dağları filan yaratması 4 evre, göğü düzenlemesi 2 evre ise dağları filan yaratması göğü düzenlemesinden 2 evrelik zaman daha fazla mı sürmüş? Yani ikinci şey 1 milyon yıl sürmüş ise birinci şey 2 milyon yıl mı sürmüş olur? Bilimin bulguları ile karşılaştırmak için önemli. Ayrıca "Ben de 7 saydım." demiştiniz. Allah eğer katmanlardan bahsediyorsa "6" veya "5" demesi gerekmez miydi? Bu sayede uyuşmazlık olmazdı.
  13. Natüralist Ateist

    Karikateist'in İddiasına Cevap (20-38)

    Soru o değildi ama. Sorum her bir evrenin neyi temsil ettiği idi. Zaman açısından mı bir evre, olay açısından mı? Yani her bir evre eşit zamanlı mı yoksa bir evreyi öbürkisinden ayıran başka bir şey mi var?
  14. Natüralist Ateist

    Karikateist'in İddiasına Cevap (20-38)

    1) Neden ki? Allah'ın cezayı vermesi gerekmez miydi? 2) 6 veya 5 çok gördüm ama bilimsel sitede 7 hiç görmedim. Mesela NASA 6 tane saymış: https://www.nasa.gov/mission_pages/sunearth/science/atmosphere-layers2.html Ama atmosfer katmanında kandil filan olmaz ki hiç. 3) Her bir evre neyi temsil etmektedir?
  15. Natüralist Ateist

    Karikateist'in İddiasına Cevap (20-38)

    Eğer haksız yere öldürdü ise neden ceza verilmedi ki? Musa "Bu haksızlığa dayanamam." filan deyip ayrılsaydı en azından dediğinizin mantığı belli olacaktı. O ayetlerle alâkalı iki sorum olacak: Oradaki yedi gök nedir? Her evre neyi simgelemektedir? Aynı zamanı temsil ediyor olamaz yoksa bilimle çelişir, o zaman hangi kritere göre bir evre biter ve öbürü başlar?
  16. Natüralist Ateist

    Molla ile tartışmak.

    Burada zaten genellikle birkaç kişinin dua etmesi ile iyileşmeden filan bahsediliyor. Durum ne olursa olsun -burada birkaç kişinin anekdotu durum, veri grubu- açıklamaları var gerçi: A.) Dindarlık ile duaların gerçekleşmesi ters oranlı. B.) Dindarlık ile duaların gerçekleşmesi doğru orantılı. C.) Dindarlık ile duaların gerçekleşmesi arasında bağlantı yok. Eğer A ise "Müminler sınav yapılıyor.", B ise "Müminlerin duaları kabûl ediliyor, şükürler olsun.", C ise "Allah bazılarını kötü yaşamla sınav ederken bazılarını iyi yaşamla sınav ediyor." olacak. Zaten nedense (!) bir dindara kötü bir şey olduğunda A, iyi bir şey olduğunda B, A ve B'nin doğruluğuna karşıt örnek gelince C oluyor. Sanki adeta Allah onları psikolojik olarak rahatlatan bir figür, bir çocuğun -veya bazen yetişkinlerin- uyurken sarıldığı peluş oyuncak. Burada zaten denilen konu C'ye dönececeği için -diğerleri psikolojik rahatlama için kullanılır- şöyle bir soru sorulabilir: Eğer dua etmenin iyi yaşamla ilgisi -psikolojik rahatlama dışında, taşa dua eden insan da taşa tapıyorsa kendini iyi hisseder- yoksa, neden dua ederiz? Dua müteşabih bir konu mudur? Neden hiçbir din adamı bu konuya değinmez? Tabiî cevap duanın etkisi olduğu yönünde olacaktır, yoksa tüm dua konusu çöker. Ama duanın etkisinin ne olduğu bile belli değilken -ilginç şekilde (!) ateistin başına gelen iyi olaylar ve dindarın başına gelen iyi olayların sıklığı aynıdır-, böyle bir cevabın temeli çürük olacaktır. Böyle tarz tartışmalarda önemli bir şey var: Tanrı, olmasını istediğiniz şeydir genellikle. İsterseniz herkse merhametli ve saygıyı ön plana alan birisi olabilir, isterseniz adaleti sert olarak uygulayan ve acımasız birisi olabilir. Bu ilke Esma-ül Hüsna'nın temelini oluşturur. "Tanrının yolları bilinemez." diyenler de bu ilkenin en açık göstergesidir. Tanrı merhametlidir, tanrı merhametsizdir. Tanrı saygılıdır, tanrı kendi ağzı ile -deyim diye biliyorum- küfreder. Tanrı hem A kümesindedir hem de A' -A olmayanların- kümesindedir. Tanrıya mantıkla ulaşabilirsiniz fakat tanrıyı mantık ile kavrayamazsınız.
  17. Egonuz sağlıklı bir seviyede değil. Hiç olmazsa egonuzun rasyonel düşünme kabiliyetinize verebileceği zararı olabildiğince engelleyin, zirâ düşüncelerinizi narsist fikirlerle savunuyorsunuz ve fikirleriniz o kadar da sağlam gözükmüyor: 1- Bu ne demek? Bir şeyi göremememiz kendi başına bir şey ifade etmez, eğer konsept olarak görülebilen bir şey değilse. 2- Teknik olarak doğru. Ama bir teist tanrının maddesel dünyayı değiştirebileceğini iddia eder, maddesel olmadan. O iddia sağlam değil zaten. 3- Mantığın zamanla işlemesi ile tanrıyı anlayamama arasındaki bağlantıyı nasıl kurdunuz?
  18. Kafanızdan uydurduğunuz bir canlı türünün olma ihtimâli çok düşük. O canlı türünün olduğunu nereden biliyoruz? Senaryo verirseniz sevinirim.
  19. 2- Olma olasılığı %0 olmayan her şeye inanıyor musunuz?
  20. Natüralist Ateist

    OROSPULUK VE İSLAM

    Etimolojik açıdan her zaman gramere ve türetme kurallarına uyulmaz diye biliyorum. Eğer söylemesi daha kolay olan versiyonu varsa bir kelimenin, o versiyon genellikle daha sık kullanılır -bir kelimenin kısalması böyle olur. Daha uzun kelime türetirken türetme kurallarına uyulur. "El İlah"tan "Allah"a geçiş ilki gibi olduğundan türetme kurallarına uyulmasına gerek yok. Bu konudaki az bilgimden bunu çıkarabildim ancak. Yanlışsam düzeltirsiniz.
  21. Natüralist Ateist

    OROSPULUK VE İSLAM

    Orada "ve" var ama. Türkçe dilindeki "ve" işlev bakımından aynı. Oradaki "ve"yi ortadan kaldıramayız. Şimdi, o ayette bahsettiğim ifadede iki farklı grup var -çünkü "ve" var, unutma-. Birisi anlaşma ile "sahip olunan" eşler -köleler olamayacağına göre- olsun, o zaman ikincisi nedir? Anlaşma ile "sahip olunmayan" eş mi var, yoksa bu ikinci grubun başka bir özelliği mi var? Tekrarlıyorum, ilk ifade direk Osmanlıca'ya geçmiştir ve "eşler" anlamına geliyor. Orada "ve" edatı var ve ondan sonra da "ma meleket eymanahum" var. Hatta bunu farklı bir şekilde sorayım, son defa: Bir kitap çeviriyorsunuz ve bu kitapta "ezvacihim ve ma meleket eymanahum" ifadesi var. Bu ifadeyi nasıl çevirirsiniz? Buna da alâkasız cevap vermeyeceğinizi umarım. Eğer mutlak güç -diğerlerine oranla- sahip birisi varsa bu kişinin kontrol ettikleri arasında hiyerarşi olamaz mı? Bunun olamayacağını mı söylüyorsunuz?
  22. Natüralist Ateist

    OROSPULUK VE İSLAM

    Sadece argümanı sağlamlaştırıyorum. Ne kadar sağlamsa o kadar iyi, eğer gerçekten de yoksa açıklanması gerekenler belli olsun ki dediklerinin doğruluğu veya yanlışlığı kolaylıkla bulunsun. Bu ayetlerde ya Allah belli olan şeyi söylemiş oluyor ve ifade tekrarına düşüyor ya da gerçekten cariyeler var. Başka bir yol göremiyorum.
  23. Natüralist Ateist

    OROSPULUK VE İSLAM

    Ahzab 50'den bahsediyor. Ayetin okunuşu şöyle: "Yâ eyyuhen nebiyyu innâ ahlelnâ leke ezvâcekelletî âteyte ucûrehunne ve mâ meleket yemînuke mimmâ efâallâhu aleyke ve benâti ammike ve benâti ammâtike ve benâti hâlike ve benâti halâtikellâtî hâcerne meâk(meâke), vemreeten mu'mineten in vehebet nefsehâ lin nebiyyi in erâden nebiyyu en yestenkihahâ hâlisaten leke min dûnil mu'minîn(mu'minîne), kad alimnâ mâ faradnâ aleyhim fî ezvâcihim ve mâ meleket eymânuhum li keylâ yekûne aleyke harac(haracun), ve kânallâhu gafûran rahîmâ(rahîmen)." Çevirisini istediğimiz ifade ise bu ayette geçen "ezvâcihim ve mâ meleket eymânahum" ifadesi. "evzâcihim", "eşler" demek -Osmanlı'da da kullanılıyordu.- ve orada "ve" kelimesi var. Arapça'da "ve" anlamına gelen kelime de orada var, yanlış anlamadıysam "ma" kelimesi ile birleşik bir şekilde yazılmış. Çeviriniz "eşler ve sözleşme/yemin yaptığınız kişiler" mi oluyor? Hatta Nisa 36'ya da bakalım: "Va’budû(A)llâhe velâ tuşrikû bihi şey-â(en)(s)vebilvâlideyni ihsânen vebiżî-lkurbâ velyetâmâ velmesâkîni velcâriżî-lkurbâ velcâri-lcunubi ve-ssâhibi bilcenbi vebni-ssebîli vemâ meleket eymânukum(k)inna(A)llâhe lâ yuhibbu men kâne muḣtâlen feḣûrâ(n)" Burada akrabalar var zaten, eşten tekrardan neden bahsediliyor? Ya Ahzab 55? Orada neden kadınların eşlerine vebal gösterebilecekleri ve bunda sakıncanın olmadığı söyleniyor? Gereksiz değil mi?
  24. Natüralist Ateist

    OROSPULUK VE İSLAM

    Yani eşler -yemin veya sözleşme yapmayan- ve evlenme kriteri olarak yemin veya sözleşme yapan eşlerden bahsediyoruz. İkisi de eş değil mi? Neden yemin veya sözleşme yapılmasından bahsediliyor da direkt hepsini kapsayacak bir şekilde "eşler" denmiyor? O da bir yana, şunu demişsiniz: Hadi ikinci taraf -"ma meleket..." tarafı-yemin veya sözleşmeye dayalı evlilikten bahsediyor, ilkinde yemin veya sözleşmeye dayalı evlilik yok mu? O zaman nasıl eş oluyorlar?
  25. Natüralist Ateist

    OROSPULUK VE İSLAM

    "Ma meleket eymanahum"un müminler açısından eşten farkı nedir? Ayette hem "eş" hem de "ma meleket eymanahum" geçiyor, aynı cümlede.
×
×
  • Yeni Oluştur...