Jump to content

NOIR

Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • İçerik sayısı

    4.681
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

NOIR Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü 10-09-1968

Contact Methods

  • Website URL
    http://

Profile Information

  • Gender
    Not Telling
  • Location
    Hakk'tan / Gerçekten / Allah'tan

Güncel Profil Ziyaretleri

Güncel ziyaretçiler bloku aktif değil. Diğer kullanıcılar son ziyaretçilerinizi aktif edene kadar göremezler.

  1. NOIR

    kimlik yanılgısı

    benim ''inancım'' çelişmiyor. senin benim inancım kakkındaki ''inancın'' ile çelişiyor. bu olay ruhun olmadığına delil teşkil etmez ayrıca. iredenin yokluğuna delil olabilir ki zaten linkte bu konu açıklamış. ruhun olmadığına ''inanan'' birisinin özgür irade olmadığına ''inanması'' ile, ruhun varlığına ''inanan'' birinin özgür irade olamadığına inanması ayrı şeylerdir. ben ikinci kısımdayım. sen ilk kısımda. sen kendini bir robot olarak görüyorsun. inancımla çelişme konusunda söz söyleme hakkına sahip değilsin. çünkü kitap ''ruh''tan az bir ''bilgi'' verdiğini kendisi söylüyor. ben değil.. buda demektirki ''ruh'' hakkında ikimizde fazla bir şey bilmiyoruz ancak fkir üretebiliriz. madem insan özgür iradeye sahip değil, kazadan sonra değişen tavırlarını açıklamak için içine başka bir ruh girdi diyebilirim mesela .. buna verecek bir cevabın olamaz. çünkü ikimizde bu konuda fikir yürütmekte eşitiz. o zaman da benim sana şu soruyu sorma hakkım doğar sanırım, şöyle biraz yukaruya yükselip bakar mısın dünyada insanların çoğunlukta olduğu yerler diğer yerlerden nasıl ayrılıyor.. dünya yüzünde sadece insanlar mı yaşıyor? insandan başka hangi canlı dünyanın görünümünü değiştirebilir? ve irade nedir? http://www.google.co...,r:4,s:15,i:130
  2. NOIR

    Balyoz Davasında Karar

    benim babam askerden 3 ay önce terhis oldu. neden biliyor musun? albay şoförüydü ve adamın orduyu hortumladığını gördü. her gün teneke teneke benzin çalıp satıyordu.. bunu el altından şikayet etti, tabi kimin şikayet ettiği gün gibi ortadaydı çünkü benzini babam alıp teslim ediyordu. sonuç olarak 20 ün işkence edildi, katır gibi natçı olduğu için itiraf etmedi. çıktığı gün eline tezkeresi verildi. çünkü açıklamasından korkuldu. ordu, devlet, ya da başkahiç bir merci sütten çıkma ak kaşık olamaz. iritica da bölücülükte öyle zart diye başlamaz. baskı olmayan yerde isyan çıkmaz. bunu böyle bil.
  3. ek olarak bir de şu var evreni ''açıklamak'' için bir tanrıya ihtiyaç duymuyoruz.. mis gibi bir açıklama, bozdur bozdur harca
  4. NOIR

    Balyoz Davasında Karar

    duyanda orduyu sütten çıkma ak kaşık sanacak
  5. NOIR

    kimlik yanılgısı

    insanın bir adı da ''unutan'' dır. kuranın metaforlarıyla hayatın gerçekleri arasında bağ kurabilmek ayrı bir farkındalık hali ayrıca. neden unuttuğu, neyi hatırladığı, neden hatırladığını buradan bakabilirsin. linki iyi oku. bu sefer scopehhaueri okudun gibi okuma ama. http://www.beyindokt...-on-bolgesi.htm oradaki şemaya dikkat et, hangi özellikler hangi yetilere denk geliyor? ve bizim irade dediğimiz ''seçme'' ve ''yönlendirme'' özgürlüğü ne zaman doğru işliyor. bu soruların cevabını kolayca görebilirsin. ve bir sürü canlısı olan insanın diğerliyle karşılaştırıldığında karşımıza çıkan tabloya bak. ''Sü­rü ha­lin­de ya­şa­yan hay­van­la­rın ay­nı dav­ra­nış özel­lik­le­ri gös­ter­dik­le­ri­ne şa­hit ol­mu­şuz­dur. ı ile ger­çek­le­şen du­rum­da cey­lan ya da ba­lık sü­rü­le­ri­nin tep­ki­si ay­nı­dır. Çün­kü teh­di­di al­gı­la­yan be­yin ön böl­ge özel­lik­le­ri ta­ma­men ay­nı­dır. İn­san­lar­da be­yin ön böl­ge özel­lik­le­ri bir­bir­le­rin­den fark­lı­dır. İn­san­la­rın üs­tün ol­ma­sı­nı sağ­la­yan be­yin ön böl­ge özel­lik­le­rin­de olu­şan fark­lı­lık­lar, ay­nı za­man­da in­san­lar ara­sın­da fark­lı­lık­lar ya­ra­ta­rak, ki­şi­lik çe­şit­li­li­ği­ne ne­den olur. Kı­sa­ca, in­sa­nın hay­van­lar­dan üs­tün ol­ma­sı­nı sağ­la­yan özel­lik­ler, be­yin ön böl­ge­si­nin ça­lış­ma­sıy­la or­ta­ya çı­kar. Ay­rı­ca hay­van­lar­da be­yin ön böl­ge­si­nin ge­liş­miş­lik dü­ze­yi, in­san­la­ra olan ya­kın­laş­ma­nın de­re­ce­si­ni de be­lir­ler.'' 1. Yaratan Rabbinin adıyla oku! 2. O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı. 3. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir. 4. O Rab ki kalemle öğretti. 5. İnsana bilmedikleri şeyi öğretti. 6. Gerçek şu ki, insan azar. 7. Kendini kendine yeterli gördüğü için. 8. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir. 9. Gördün mü şu men edeni, 10. Namaz kılarken bir kulu ? 11. Gördün mü, ya o doğru yolda olur, 12. Yahut takvâyı emrediyorsa? 13. Ne dersin o yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa! 14. Allah'ın, gördüğünü bilmez mi! 15. Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından , yakalarız. 16. O yalancı, günahkâr alından , 17. O, hemen gidip meclisini çağırsın. 18. Biz de zebânîleri çağıracağız. 19. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve yaklaş! insan ne zaman azıyor? neden alnı günahkar oluyor? prefrontal korteksi işletemediği zaman.. linkteki maden işçisinin kazadan sonra nasıl bir kişiliğe büründüğüne dikkat et. bunun üzerine kafa yoralım. aslında yorulmuşu da yok değil hani..
  6. NOIR

    Balyoz Davasında Karar

    faizsiz banka mı varda biz mi göremiyoruz meçhule? neden bahsediyorsun sen?fetocular bile faizsiz adım atmıyorlar. ayrıca Allahın hükmü ve sünneti her zaman geçerlidir. harem selamlık bir dünya isteseydi erkelerle kadınları bir araya getirmezdi. her iki kısmı ayrı ayrı yaratır bölünerek çoğaltabilrdi. bunları nasıl sindirebiliyorsunuz anlamıyorum. allahın kadını ikinci sınıf yaratabileceği hükmüne nasıl varabiliyorsun..nasıl bir inanç bu?
  7. bu adam kıvırıyor. genlede insanların özelde dindarların hiç te aptal olmadığını yeni farketmiş.. eh bize de günaydın demek düşer... günaydııııınnn..
  8. NOIR

    Amaç Ne?

    önce sebep ne diye sormak lazım. yapılan istatidtiklere göre, islam dünyada en çok tercih edilen din. dakikada bilmem kaç kişi islamı seçiyor. günümüz insanı eskierin aksine dayatılan dinden ziyade akla vicdana uygunluk arıyor. dünyada epey kaldık. geçmişlerimizden epey ders aldık. tarihten arkeolojiden nasibimiz var. bize neyin gerekli olduğunu az çok biliyoruz artık. dinlerin içerisinde kapitalizme darbe vuracak tek din islamdır. kuran ''din günü''nün kitabıdır. hesaplaşmanın kitabıdır.. fakat bizim ateistler don kişot gibi ne ile savaştıklarını bilmiyorlar. bunun dışında köstebek gibi neye hizmet ettiklerini de hiç bilemiyorlar. bu gün dünyada olmayan bir din savaşı yaratılmaya çalışılıyor. tohumlar 10 yıllar öncesinden ekilmiş. oyunlar sahnelenmiş. tezgahla r hazırdır. arkasında haçlı ve siyonizm zihniyeti olduğundan emin olabilirsin. böl parçala ye. yani dünyanın varlık sebebi..bunu şeytanın son çırpınışları olarak düşünelim. bilinçli olan bir insan neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilir. gerçek biz ona inanmayı bıraktığımızda bile değişmeyen şeydir.. kuranın diğer kitapları tasdik edeceği tek yön içeriğindeki batıni öğelerdir. ateistler sağolsunlar şüpheci yaklaşımlarıyla bunu bir bir tasdik ediyorlar. bize de öğrenmek düşüyor her zamanki gibi. bu konuda onlara ihtiyacımız var.bunu samimi olarak söylüyorum. onlar çelikşi arayıp bulmak adına böylesi özveriyle çırpındıkça hakikati arayanların işini kolaylaştıracaklar. bilseler kuranın kapağını açmayacaklarından eminim
  9. NOIR

    Tekasür

    yok hiç zor olmadı, dünyanın bu günkü panoromasına bakarsan cuk diye oturduğunu görürsün. bu gidişat devam ederse torunlarımız mad max filminin capcanlı oyuncuları olacaklar. bu kuranın açık olan ayetlerinden. yorumlaması çok kolay. bir de sembolik ezoterik kısımları var. onlara kafanız basmıyor. 'furkan' doğru ve yanlışı ayırdedebilme melekesi herkese verilmiyor çünkü. siz tanrıyı kapı arkasında olmadı mikroskopta arayanlar için onları anlamak çok zor. doğru ve yanlışı ayırdetmek için furkan verilmiş olman lazım. kitap ne diyorsa odur.
  10. NOIR

    Tekasür

    Kuran'da bir Sure var, adı Tekasür; surenin adı ''şapa oturma'' suresi olarak değiştirelim; 1. Çoğaltma yarışı sizleri oyaladı, dünyaya yayıldıkça yayıldınız, 2. ta kabirlere kadar gidip ziyaret edişinize kadar! ölülerinizden ders almadınız, ölümün insanı eşitlediğini göremediniz. ölmeyeceğinizi varsaydınız. 3. Öyle değil, ileride bileceksiniz! böyle giderse sizde öğreneceksiniz. 4. Sonra yine öyle değil, ileride bileceksiniz! evet evet, önceden kestiremediğiniz şey başınıza geldiğinde anlayacaksınız. 5. Öyle değil, kesin olarak bilseniz, bu yaptığınızın size hiç bir faydası olmayacağını bilseniz, 6. andolsun ki, cehennemi mutlaka göreceksiniz! cehennem neymiş öğreneceksiniz. 7. Sonra yine andolsun ki, onu yakın gözüyle göreceksiniz! yapıp ettiklerinizin eninde sonunda yine size döndüğünü göreceksiniz. çünkü siz hepiniz birbirnizdensiniz. 8. Sonra andolsun ki, o gün her nimetten sorgulanacaksınız! paylaşmamak adına, biriktirmek adına, kendi cukkanıza doldurduğunuz, israf ettiğiniz dünya nimetleri birer birer yok olduğunda şapa oturan yine siz insanoğlundan başkası olmayacak.
  11. NOIR

    İlahi adalete inanır mısınız?

    İsteme özgürdür, onun her şeye gücü yeter.İsteme her şeyde kendi kendini belirlediği gibi kendinde,zamanın dışında ortaya çıkar. Dünya bu istemenin aynasıdır yalnızca. Dünyanın içerdiği tüm sonsuzluk, tüm acı, tüm sefalet istemenin isteğinin dile gelişine aittir. Onlar isteme böyle istedi diye böyledirler. Böylece her varlığın tam varolma hakkı vardır: En başta genelde var olmasında, daha özelde bir tür olarak varlığında, belli bir birey olarak varlığında... Her varlığa kusurlu bir çevrede, böyle rastlantıyla, yanılgıyla yönetilen kusurlu bir dünyada, zamana bağlı, geçici, her zaman acı çeken bir dünyada olduğu gibi var olma hakkı tanınmıştır. Adalet her yaratığın başına gelende ya da gelebilecek olan da her zaman yerine getirilir. Çünkü isteme ona aittir, isteme gibi dünya da ona aittir. Kendi varoluşunun, doğasının sorumluluğunu yalnızca bu dünya taşıyabilir - Bu sorumluluğu başka hiç kimse taşıyamaz - Bu sorumluluğu başkası nasıl üstlenebilir ki?Törel bakımdan hangi insanların değerli olduğunu bilmek istersek (hem bütün olarak hem de genelde) yapmamız gereken tek şey onların yazgılarını bir bütün olarak, genelde göz önüne almaktır. Bu yazgı, yokluk, perişanlık, acı, sefalet, ölümdür. Bengi adalet hüküm sürmektedir. Onlar bir bütün olarak değersiz olmasa, yazgıları da bir bütün olarak böyle üzücü olmazdı. Bu anlamda dünyanın kendisinin dünya üzerine karar verdiğini söyleyebiliriz. Terazinin bir kefesine dünyanın bütün sefaletini, ötekine de dünyadaki bütün suçları koysaydık, ibre kesinlikle onların eşit ağırlıkta olduğunu gösterirdi. ***************** A.Artaud şu sözlerin sahibideki saydam görüşe bakmadan konuşuyor gibisin.. zamana bağlı olmayan isteme nedir bir kez daha derinden düşünsene.. zamana bağlı olmayan, kusurlu dünyanın kusurlu kabullerine bağlı olmayan bir istek sahibi kim ola ki? dünya neyin aynası oda ayrı mesele ya. bence sen görmek istediğini görüyorsun. tıpkı benim gibi.. adamın bir ''bilim aklın şiiridir, şiir de gönlün bilimi'' demiş. bir diğeri; '' ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında; yekpare geniş bir an'ın parçalanmaz akışında'' ! söze bakar mısın? ZAMAN'a yapılan bunca atıf nedendir hiç düşünmüyor musun? bilincin en baştan varolmadığını nasıl savlayabilirsin? schopenhaur'a hakaret bu senin dediklerin farkında değil misin?
  12. NOIR

    Neden Çoğu Müslüman ibadetlerini yapmaz ?

    ibadetten ne anladığına bağlı. toplumlar ibadetlerini yaparlar. her toplumun kendine ait değişik figürleri olan doğum, ölüm, evlilik gibi sürekli tekrar eden ritüelleri vardır. en ilkelinden en gelişkinine insanlar bir araya gelip bir şekilde tapınırlar hayata. sözlerin anlatamadığı bir çok gerçeği beden dili anlatır bize. foklorünüze bakın. kendinizi evrensel anlayışa sahip biri olarak hissedebilirsiz. fakat aileizden, geleneğinizden size aktarılan yöresel folklorik aktarımları mutlaka bünyenizde barındırırsınız. çevrenizde ne gördüyseniz onu kanıksarsınız. bize dinsel olduğu söylenen ibadetlerin temelinde de böyle bir anlayış vardır..sözel anlatımla anlamını kaybetmiştir.. cem, cami,hac, salat gibi gibi ritüelleri farkında olmadan yaşatırız. altında yatan derin anlamları henüz anlayamadık.
  13. NOIR

    kimlik yanılgısı

    evet ...madem bu konuya başladık, alakasız gibi görünen bu iki konuyu birbiriyle nasıl ilişkilendirdiğimi dilimin döndüğünce anlatayım. yer mantarının yaşam-ölüm döngüsüne dikkat edin. türünün devamı için kendi canını feda eden bir yer mantarının trajik hikayesi gibi görünüyor. uzun vadede bu canlı türünün hayatta kalması açısından büyük bir iş başarmıştır oysa. bu görevi seve seve üstlenen mantarcığa selam olsun! hayatın/gerçek sahibi olan hiç ölmeyen, ölmeyecek olan varlığa kendisini feda ediyor. onda yok oluyor.. konuşabilseydi inanın bana ben bir ateistim derdi.. ölünce atomlarıma ayrılıp yok olacağım kuşlara kargalara yem olup gideceğim en azından onun pamuş tıkaçla yüzleşmesi gerekmedi. iradeyi kabul etmediği için ne kadar şanslı olduğunu bir bileydi keşke irade nedir? sözlük anlamı, bir şeyi yapmaya karar verme yetisi , istenç. ayetle ilişkisini kurabildiniz mi? dağ taş iradeyi kabul etmiyor, oysa insan cehaletinden dolayı bunu yüklenmiş... peki bu bize ne anlam ifade etmeli? yeryüzünde halife olarak seçilen insan iradeyi yüklenmiş yüklenmesine de, türünün devamını sağlamak adına yer mantarı kadar teslim olabilmiş mi? bir anlamda olmuş tabi, boool bol üremiş dünyayı doldurmuşuz..peki bu doluluk bize ne sağladı? dünyadan ne kaybettirdi? soralım bakalım. yer mantarı ile bizim farkımız ne? burada keseyim.. eee kolay değil veciz sözler öyle şak diye ortaya çıkmıyor
  14. NOIR

    İlahi adalete inanır mısınız?

    ''din ve devrim yokluk ve sefalat içinde başlar, konfor ve lüks içinde yok olur'' A.İzzet Begoviç bakarak din kavramının bir nevi şiddet olarak algılayabilirsiniz. devrim. öyle ya devrim kelimesi ''kimilerine'' göre terör olabiliyor! ******************************** İsteme özgürdür, onun her şeye gücü yeter.İsteme her şeyde kendi kendini belirlediği gibi kendinde,zamanın dışında ortaya çıkar. Dünya bu istemenin aynasıdır yalnızca. Dünyanın içerdiği tüm sonsuzluk, tüm acı, tüm sefalet istemenin isteğinin dile gelişine aittir. Onlar isteme böyle istedi diye böyledirler. Böylece her varlığın tam varolma hakkı vardır: En başta genelde var olmasında, daha özelde bir tür olarak varlığında, belli bir birey olarak varlığında... Her varlığa kusurlu bir çevrede, böyle rastlantıyla, yanılgıyla yönetilen kusurlu bir dünyada, zamana bağlı, geçici, her zaman acı çeken bir dünyada olduğu gibi var olma hakkı tanınmıştır. Adalet her yaratığın başına gelende ya da gelebilecek olan da her zaman yerine getirilir. Çünkü isteme ona aittir, isteme gibi dünya da ona aittir. Kendi varoluşunun, doğasının sorumluluğunu yalnızca bu dünya taşıyabilir - Bu sorumluluğu başka hiç kimse taşıyamaz - Bu sorumluluğu başkası nasıl üstlenebilir ki?Törel bakımdan hangi insanların değerli olduğunu bilmek istersek (hem bütün olarak hem de genelde) yapmamız gereken tek şey onların yazgılarını bir bütün olarak, genelde göz önüne almaktır. Bu yazgı, yokluk, perişanlık, acı, sefalet, ölümdür. Bengi adalet hüküm sürmektedir. Onlar bir bütün olarak değersiz olmasa, yazgıları da bir bütün olarak böyle üzücü olmazdı. Bu anlamda dünyanın kendisinin dünya üzerine karar verdiğini söyleyebiliriz. Terazinin bir kefesine dünyanın bütün sefaletini, ötekine de dünyadaki bütün suçları koysaydık, ibre kesinlikle onların eşit ağırlıkta olduğunu gösterirdi. **************************************************** schopenhauer çok keskin bir gözlemci olduğu içindir ki, suçla ve sefaletin eşit ağırlıkta olduğunu vurgulamış. kenardan bakan ve tek çiçekle baharın gelemeyeceğini ''bilen'' birisi olarak çok da güzel açıklamış. madem konumuz ilahi adalet ve bizler önümüze konulan dünya sahnesinde gördüğümüz haksızlıkları tanrının varlığı yokluğu konusuna malzeme yapıyoruz. bu konuda inanan ve inanmayan bütün insanların elini taşın altına koyabilme cesaretini göstermesi lazım. buna özgür iradem yok deyip kenara çekilen kesim de dahildir. çünkü allahın adaleti çok çetindir.kulun adaletine hiç benzemez mazallah helak olup gidersiniz .. ihtiyaçla istismarı, terörle adalet arayışını ayırdedebilmeniz için önce iyi bir gözlemci olmak 'zorundasınız' bakınız bedevinin kitabında doğal dinin ne olduğu açık açık vurgulanmıştır. ''Rum 30: Böylece sen, batıl olan her şeyden uzaklaşarak yüzünü kararlı bir şekilde dine çevir ve Allah'ın bünyesine nakşettiği fıtrata uygun davran. Allah'ın yarattığında bir ve çürümeye meydan vermesin; bu, sahih dindir; ama çoğu insanlar onu bilmezler.'' burada bahsedilen doğal din nedir? bu din bizim anladığımız din anlayışıyla uyumlu mudur ? ister istemez aklıma din nedir ne değildir soruları geliyor. hayatı böylesine iyi gözlemleyip insanlara gerçekleri hatırlatan insanları gözardı eden gafillerden mi olmalıyız yoksa durup bir düşünmeli miyiz? din bize nasıl hizmet eder? madem hem dünyada hem ahirette bizim kurtuluşumuz din ile olacak bu nasıl olacak? bir de şu var, din afyondur diyoruz peki afyon nedir? bana göre; içinde bulundunuz durumdan hoşnut olmadığınızda gözünüzü kör edecek kadar aklınızı ipotek etmenizi sağlayacak her şeydir. eskiden, dünyada haksızlık edenleri ahrete havale ederlerdi. bu halkların afyonuydu. şimdilerde bir bilim destekli(!) özgür irade yoktur martavalı çıktı! bu da bir afyon değil midir? bence günümüz insanı için afyonun dikalası budur. gözlerimizle gördüğümüz 'gerçeği' reddetmeye kadar vardırıyor. efendim insan özgür iradeye sahip değilmiş. peki bu nasıl oluyormuş? bunu BRUTAL'a sorun o size uzun uzun anlatsın insan özgürdür efendim. dünyada gördüğünüz bütün savaşlar, haksızlıklar, iğrençlikler insan 'özgür' olduğu içindir. bu afyonu bize kimlerin yedirdiğini tahmin etmek o kadar zor olmasa gerek! gözü açılmamış, dünyayı, evreni kendi küçük penceresinden gören, dünyada yaşayan insancıkları hesaba çekmek için koskoca bir evren vareden tanrıdan reçete bekleyenleri afyonlayanlar. bu gün, global dünyada olan biten bütün haksızlıkları an tibariyle haber alan insancığı afyonlamanın başka yollarını bulmuştur.bunun adına da bilim demiştir. sevsinler öyle bilimi..
×
×
  • Yeni Oluştur...