Jump to content

Genel Araştırma

'çelişki' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 4 sonuç bulundu

  1. Merhaba arkadaşlar, foruma yeni üye oldum ve bir konu açayım dedim. Söyleyeceklerim tanrı ve yaratıcı kavramlarının çelişkisini kapsıyor, belli bir din özelinde yazmayacağım, genel şeylerden söz edeceğim. Konuyu nereye açacağımı bilemedim, ateist cafe kısmına da açtım ve şimdi de buraya açıyorum, konunun nerede olması uygun ise orada kalsın rica ediyorum. Neyse konuya geçelim. Yaratıcı ve tanrı kavramlarından bahsetmek istiyorum. Çoğu zaman bu kavramlar eş anlamlı olarak kullanılır. Bu 2 kavram çoğunlukla evreni aşkın olan ve evreni yaratan, madde üstü, bilinçli ve akıllı bir varlıktan bahseder. Bunun çelişkisinden söz edeceğim. Bilinç, akıl, tasarımcılık vs bunlar nedir? Niteliktir. Peki bu nitelikler nasıl oluşur, sebebi nedir? Bu nitelikler maddi koşulların dinamizminin sonucu olarak ortaya çıkarlar. Yani maddeye sıkı sıkı bağımlıdırlar. Bazıları bu noktada tanrının "beyni olması lazım" gibi itirazlar yaparlar. Teistler de beynin olması gerekmediğini örneklerle anlatırlar, hatta flash bellek ve bilgisayar örneği vererek beyin gibi organların gerekli olmadığını söyleyerek tanrıyı çelişkiden kurtarmaya çalışırlar. Fakat bilgisayar da olsa başka bir şey de olsa orda maddi bir yapı var, birbiriyle ilişkisi olan parçalar var. Bunlar olmaksızın bilinç, akıl, irade gibi nitelikler var olamaz, bu niteliklere hayat veren maddenin dinamizmidir. Dolayısıyla maddeyi aşkın olarak ve maddenin ortaya çıkardığı niteliklere maddesiz ve mutlak olarak sahip olmak kurgudur ve tanrı kavramı çelişkilidir. Maddesiz bir akıl, irade, bilinç yoktur. Teist argümanları hatırlayacak olursak hep bir sanatçıdan veya malzemeleri bir araya getiren birinden söz edilir. Halbuki biri kavramı maddeden soyutlanır ve oraya dairdir. Madde olmayan birini gördünüz mü? Teistlerin biri dediği insandır, insan ise maddenin organize olmuş bir formudur. Bu noktada teistler insanla sınırlamamak gerektiğini söyleyebilir. Elbette insanla sınırlayamayız ama madde ile sınırlarız. Evrende birçok canlı veya değişik maddeler olabilir, bilinçli ve iradeli varlıklar olabilir ama hepsi de maddenin etkileşimleri sonucu bu nitelikleri kazanmıştır, maddesiz hokus pokusla kazanmak kurgudur ve bir gerçekliği yoktur. O yüzden evrende veya dışında canlılar olabilir ama maddeye ve maddi koşullara bağımlıdırlar, maddeye bağlı olmayıp maddenin çıkarttığı nitelikleri mutlak olarak sahip olmak denen şey yoktur. Agnostisizm de mantık dışıdır. Mesela çoklu evrenler var mı veya dünya dışı canlılar var mı bu konuda agnostik olmak(şu an için bilmiyoruz versiyonu) mantıklı iken yaratıcı ve tanrı kavramları için mantıksızdır. Çünkü öncülde evren ve canlı gözlemine sahibiz ve özelliklerini biliyoruz, bildiğimiz için agnostik olunabilir. Ama tanrı veya yaratıcı diye öncülde maddeyi aşkın olup o niteliklere sahip olan hiçbir varlığın gözlemi yok, o yüzden bilinemez demek safsatadır. Bilinemez olan nedir? Tanrı. Ee bildin işte. Tahmin ettim diyecekler olabilir, tahmin ve fikir yürütmek için öncülde canlıları gözlediğimiz gibi gözlem gerekir, ancak o zaman var olabilir mi, bilebilir miyiz diye fikir yürütebiliriz, yoksa hakkındalığı olmayan kavram hakkında bilinenemezci olmak akıl mantık dışıdır ve kurgudur.
  2. Dindarlara göre Allah bizim ne zaman öleceğimizi biliyor. Yani kişinin yaşayacağı süre kesin ve net. Hatta öyle ki dindarlar "Nasibinden 1 fazla nefes alamazsın" bile derler. Muhammetin bir lafı var konu ile alakalı diyoki; Sadaka belayı def eder ve ömrü uzatır. (For more information pls look at Heysemi, Mecmaü'z-Zevaid 3-63) Şimdi o zaman; 1. Allah ile Muhammet arasında iletişim kopukluğu mu var? Muhammet paralel mi? Ömür uzar mı uzamaz mı? Uzarsa kaderle çelişmez mi? 2. Belayı def ederse kaderim değişmez mi, paso sadaka vererek sıfır bela ile hayat sürdürebilir miyim? Ha dindarların ne cevap vereceğine de baktım aşağıya linki veriyorum, lütfen daha yaratıcı mantıklı cevaplar verin http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/1886/sadaka-ile-omrun-uzamasi-ecelin-degismesi-anlamina-mi-gelir.html
  3. And the sun runs towards its stopping point. That is the determination of the All-Powerful, the All-Knowing. Güneş de kendi karargâhında akıp gitmektedir. Bu güçlü olan ve bilen (Allah)'ın takdiridir. (Yasin, 36:38) Soru: "Güneş Dünya'nın etrafında döner mi?" Suudi molla cevaplıyor: "Bundan hiç şüphe yok. Kuran diyor ki 'Şems tecrî eder (Güneş döner)'. Güneş yerinde durur, Dünya hareket eder demelerine rağmen. Bu Kuran'la çelişkilidir. Kuran'ı göz ardı etmek ve modern teorileri benimsemek bir müslümanın yapabileceği bir şey değildir. Bir müslüman Kuran'ı izlemelidir."
  4. Kuran'daki zina ayetlerini okuduğumda bu kitabın, hak hukuk bilmez, geleceği öngöremez ve amacını dahi gerçekleştirmeyi becerecek metni yazamayacak kişiler tarafından yazıldığını, görüyorum. İspatı aşağıdadır. Eğer bu aşağıdaki örnek olaya akıl, hukuk, vicdan ve ahlak açısından kabul edilebilir bir cevap verebilecek biri olursa derhal tövbe edip imana geleceğim. Şimdi Kuran hükümleri çerçevesinde bir örnek olay ve sonuçlarını görelim. Olay:Hasan eve gelir, eşi Ayşe ve arkadaşı Mehmet'i zina halinde görür. Olay mahkemeye intikal eder. Soru:Bu durumda mükemmel nizamı getiren Kuran ayetlerine göre ne olacaktır? Müslüman arkadaşlar şu eşsiz hukuk düzenlemesinin bize bu durumda ne öngördüğü paylaşabilir mi? Cevap: 1) Mahkemeye gidilir. 2) Ayşe, (suçlayanın eşi olduğu için) zina etmediğine dair 5 kez yemin eder ve serbest kalır. 3) Ancak olayda adıgeçen Hasan ile Mehmet arasında karı koca ilişkisi olmadığı için Hasan'dan 3 şahit daha getirmesi istenir. 4) Hasan'a 3 şahidi getiremediği için 80 sopa vurulur ve Allah katında sapkın ilan edilir. Bir daha hiçbir olayda şahitlikleri de kabul edilmez. 5) Eve kanlar içinde gelen Hasan, karısını öldürür ya da boşar. Boşarsa zina yapmış olan Ayşe'ye 4 şahit bulamadığı için mehirini vermek zorundadır. Ancak bu arada Ayşe ile 3 ay aynı evde yaşaması gerekmektedir. O 3 ayda olacakları düşünmek dahi istemem. 6) Eğer bu olaylardan sonra aldatılan ve 80 sopa yemiş olan Hasan tevbe ederse Allah Hasan'ı bağışlar (en sinir bozucu kısmı da bu, Hasan neye tövbe edecek, insan delirir). Yorum: Şu 6 maddeyi okuyup da, Kuran'daki hükümler sebebiyle karısını zina halinde yakalayan Hasan'ın başına geleni görüp isyan etmeyecek insanın insanlığından şüphe ederim. Açıklamanız: ???
×
×
  • Yeni Oluştur...