Jump to content

Rhodium

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    1.383
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

5 Takipçiler

Rhodium Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü 19-11-1979

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

Güncel ziyaretçiler bloku aktif değil. Diğer kullanıcılar son ziyaretçilerinizi aktif edene kadar göremezler.

  1. Rhodium

    Deizm ve Ateizm kıyaslaması, benzer savları ve ayrıldığı noktalar

    Makale yazarken yada bir düşünce betimlerken okuyucuyu en çok rahatsız eden şey, yazarın kendi içindeki gizli ve bencil böbürlenmesidir. Yazar bunu fark etmez okuyucu fark eder. Siz bırakın böbürlenmeyi sadece Tanrı ya inanmayı övmeyi değil kendinizi Tanrı ve veya Tanrının bir parçası olarak görmüşsünüz. Bu kibir ile size ne anlatılabilir? Öncelikle deizm ve ateizm birbirinin zıttı değildir. Çünkü bunlar sonuç değil fonksiyondur. Arabanın güneye gitmesi ile kuzeye gitmesi zıtlıktır. Ancak yavaş veya hızlı gitmesi zıtlık değildir. Diğer husus teizm, "diyalektik metaryalizmi" işlettiği de Tanrı öngörüsü, ateizmin var oluşumuzu açıklayacağı her türlü iddaa ya örtüşecektir. Çünkü teizm kümesinin alt kümesi olan ateizm olur. Bu sebeple evrim veya bingbang gibi konular her iki durumda da ortak konular olur. Bu yüzdende her iki durumun süreci aynıdır. Ayrıca ateizmin bilinci ret ettiğini nerden çıkardınız? Biz bilinçsizmiyiz? Fen bilimlerinin bilinç tanımı ile maddecilik felsefesine gölge düşürmesi... Kafa mı buluyorsun? Şimdi sana morfin anlatmalı. Din gerçeği görmeye engel değildir. Fakat gerçeği görürken senin kafa bulmanda olduğu gibi gerçekten sapar işte buna biz algı bozukluğu diyoruz. Çünkü hem bilimsel bilgi bilinci tanımlar hemde bu bilgi maddecilik içinde nedensellikten sapmaz.
  2. Rhodium

    4. ve 5. Boyutu anladıktan sonra tanrıya inanmayacak birileri aranıyor!

    Şimdi senin ceviz ağacını sallamak yetmez dallara hızlıca vurmak lazım ki biraz düşsün... Bilim evrenseldir. Dini dili ve ırkı yoktur. Bu durum öznel veya nesnel arasındaki yargı farkı değildir. İşleyiş, motorun çalışması, formülün çözümlenmesi şeklindedir. Ticarette mal bir tedarik zinciri ile birbirine bağlı iken: Bilimsel bilgi içinde birbirlerine bağlı süreçler vardır. Biz bu süreçleri işletirken Tanrı veya Ruhdan söz edemeyiz değil eleman olarak koyamayız. Süreci bozarız. Mesele budur. Bir kişi üniversite mezunu ise lise okumamış olabilir mi? 10 yıl kum taşıyan bir kamyon 5 yıl da çakıl taşırsa bu kamyon ne taşıyor dediğinizde çakıl mı kamyon mu taşımış olur? Ramanzanda benden çok müslüman olamaz çünkü yumurtalı pideyi çok seviyorum. Yani, bir insanın ateist veya teist olması bir tercih değildir. Bir süreçtir. Kimseyi ateist veya teist olmaya davet edemezsiniz. Bunu kanıtlayamazsınız da. Anlamı da yoktur. Burada mesele boyut ve Tanrı varmı yok mu değildir. Bizzat kendimizin varlığıdır. Varlık sorunudur. Daha yakından baktığını daha net uzaktan baktığını daha bulanık görürsünüz. Hem dalga hem parçacık olarak hangisi dediğiniz noktada: parçacık gözlemlediğini farkettiğinde kendini dalga da parçacık da yapar. Çünkü bağlı fotonlar birbirlerinden haberdar olamasaydı varız diyebirdin... Bir araba yarışında kendi araban dışında başka arabaları da sürmeye gücün ve mantığın yetmezdi. Dolayısıyla herkez kendi aracını sürer. Varlığımız tek evreni asla kaldıramaz. İşte çoklu evreni mecbur kılan her varlığın kendi gördüğünden işlemesidir, görmediğini yaşamadın.
  3. Rhodium

    İnsanın Oluşması Mı Daha Kolaydır Bir Tanrı'nın Oluşması Mı?

    İnsan ve evrim kavramında maddeye bakış açısında zamanın çok çok çok uzun olduğu bir durumu anlamak lazım. Bu durumda her olasılık sürekli denediği için canlılık ve ardından insan oluşabilmiş. Şimdi uzay olmasaydı dünya kümesi içinde insanlar aslında Tanrı diyebilirdin. Bir insanın yeteneği neyi yapar ile ilgili daha güçlüsünü zekisini yapabilirmiyiz şeklinde değilde belirsizlik ilkesi veya evrim gibi oluşmuşluğu felsefi anlamda düşünmen gerekir. Şimşek tanrısı da düşüncelerden geçebilir. Tanrının oluşma olasılığı daha fazladır. Çünkü varlıklar zihinde tanımlanır.
  4. Rhodium

    İslam Ahlakı Getirmez İnsan Doğasına Aykırı Emirler Verir

    İslam toplumlarından önce, kadının ailenin lideri erkeklerinde ona hizmet ettiği çok eşlilik vardır. Yani çok erkek tek kadın şeklinde bir aile yapısı. Bu ilkel komünizmin ne olduğu ile ilgilidir. Hatta genetik yapısı ve insan çeşitliliği açısından da tartışılabilir. Aynı zamanda sosyolojik olarak da tartışılabilir. Bu süreçten kadının hem aile bireyi ve hem köle olduğu bir döneme geçildi. Hatta tarım ve hayvancılığın bile ötesinde bir durum olan "ticaret" kavramının oluştuğu bir dönem. Düşünün ki bir aile geçinebilmek için çocuk yapıyor sonra anne sütünü satılığa çıkarıyor. Ticareti, toprağı ve hayvanı elinde tutmak isteyen yapı sebebi ile erkek egemen bir toplum oluştu. Bu modern ve feodal kapitalizmin, toprak ağalığının veya holding patronlarının can damarıdır. Bu mesele önce aile meselesidir. Erkek egemenliğinin temel durumunu önce bir ekleyelim. Şimdi islam veya Hristiyanlık hangi din olursa olsun. Yada İsveç hukuku veya amerikan hukuku hangi hukuk olursa olsun. Erkek egemen aile yapısını dolaylı ve direkt korumaya yönelik sosyal davranışlar oluşturmaktadır. Bu sebeple zinanın aile birliğini zedeliyor zararlıdır derken öbürü sevenlerin yakınlaşmasını engelliyor diyebilir. Aynı şey alkol yada faiz için... Bir çok farklı eğilip kendisine menfaat sağlayıcı şekillendirebilir. İslamın özünde ki ahlak yapısı: Dünya ile ilgili değildir. İslamiyet için ahlak vicdani cennet-cehennem düalizmindedir. Şöyle düşünün, eğer size zamanı durdurma gücü verilseydi. Ve durmuş zamanda istediğiniz her şeyi yapabilme özgürlüğünüz olsaydı, özgürlükten çok var olan insan ve geçmiş ilişkiler ağınızdaki sorumluluklardan kurtulmayı sağlamış olurdunuz. Burada özgürlük gücünüzden de güçlü olacak mesele vicdani sıfırlama olurdu. İşte islam dini açısından ahlak dünyadaki davranışlar değildir. Cennet-cehennem kavramındaki mekanizmanın içsel dengesidir. İnsan, metaryalizmden uzaklaştığı ailenin "kapitalizmin" içinde tanımlandığı her oluşumda ahlaksızdır. Petrolü kontrol eden bir ailenin varlığını yaşatma çabasında olduğu suudi Arabistan bu sebeple dünya üzerindeki en ahlaksız toplumdur. Oraya derlerya feriştahı gelse adam edemez islamı bırak top yekün biz ateist olduk deselerde ahlaksız olurlar.
  5. Rhodium

    Değer nedir?

    Öcelikle evrenseldir. Öznel değildir. Atatürk bir başkası için daha değerli olamaz. Her kes için aynı değerdedir. Gerçek evrenseldir. Bilim evrenseldir. Kişiye özel olamazlar. İkinci husus da değer ölçüdür sıfat değildir. Atatürk benim için iyi bir başkası için kötü olabilir bu değere etkimez. Değer, öznenin maddede niteliklerini nicelikler oluşturak değiştirme ölçüsüdür. Bu sebeple, Hitler örneğin senin için kötü olsada değersiz olamaz. Hitler dünyayı ve milyarlarca insanın hayatını değiştirmiştir. Güç ile değer aynı kavramlar da değildir. Çok güzsüz bir nesne veya insan, tüm dünyayı değiştirecek bir etki oluşturmuş ise değerlidir. Kelebek etkisi gibi. Yada çok fazla parası olup hiç bir değişim göstermemiş zengin de değersizdir. Güç değer oluşturmak için kullanılabilir. Yada değişimi sağlayarak değerli hale gelerek güç de elde edilebilir. Hiç kimsenin tanımadığı iyi bir şarkıcı gün gelir insanların gönlüne girer ve etkisi ile güce de kavuşabilir. Ama yine de güç değer değildir.
  6. Rhodium

    Tanrı ve Varlığı

    Tanrının varlığının ilanı kişiler için lisedeki gençlerin ilanı aşkı gibi oluyor bazen. Dudakları kiraz gibi. O zaman aşık genc için Kemal sunal vari bir gülümseme ile anlayış gösterebilmeliyiz. Asıl mesele diyalektik metaryalizmin methodu ile Tanrı konusunu tartışmakta. Kafir olanlar zaten bu methoda yakın olduğundan onlara kolay geliyor. Oysa ki Tanrı en ciddi mesele.
  7. Rhodium

    Evrendeki düzen var mı yok mu?

    Eğer madde var ise düzen vardır. Düzen estetik bir fikirle öznel ve elastiki bir kavram ile ele alınırsa teizme göre vardır veya tersi...
  8. Rhodium

    Kılıçdaroğlu'nun Alevi olmaması

    Kılıçdaroğlu çu CHP nin başındaki adammıydı?
  9. Rhodium

    Kılıçdaroğlu'nun bir merkez sağcı liberal olduğu gerçeği

    Atatürk öncelikle bir askerdir. Uçak silah ve top birer makinedir. Atatürkün temel kalkınma vizyonu da özellikle yurt dışı gezileri ile ilintili olmalı. Bu sebeple tarım - sanayi sıralamasında tarımı atlayarak direkt sanayi kurmaya çalışmıştır. Bu bitik ve yeni bir devlet için çok ama çok zor bir durum. Sscb dahi tarım ile başlamıştır. İlk iktisadi hamleleri liberale yakındır. Ancak para ve sömürge ilişkisini erken görüp bu politikayı terk etmiş devletçilik ilkesi ile Sanayi tohumlarını atmayı başarmıştır. Toprak ağalığının oluşturduğu ilkel liberalizm ise Özal zamanına kadar sinsice bu "sanayi ve devletçilik" gücünü sürekli zayıflatmıştır. Bu açıdan bir kemalistin liberal olması düşünülemez. Atatürkü liberal okumak ise başlı başına bir muamma... Liberal olan da ateist olanda müslüman olanda sosyalist olanda Atatürk de bir bağ kuruyor. Bu doğru değil.
  10. Rhodium

    Tayyip: "Biz savaşa hazırız"

    Memleketin çoğu... İşgal edilmiş vaziyette. İyi ince ve Kemal tamamen batı ve Amerikancı politikanın esiri şeklinde kendilerini ve muhalefeti esir almış durumda. Şimdi AKP nin eski politikalarını onaylamıyorum.. Ergenokon olaylarını yaşadık. Neyin ne olduğunu artık biliyoruz. Bu durumda doğru nedir şeklinde soruyoruz. Türkiyede ki bir çok vatan sever solcu sorguluyor. Şinanay yavrum şina şinanay şarkısı gibi Müslümanı yahudisi... Amirakan düşmanı. ABD yüz yılın en aptal politikasını uyguluyor ise ne yapalım. Erdoğanın kurtarıcısı yanındaki dalkavuklar yada abd ab ye teslim olmuş muhalefet değildir bizzat atatürkçü halktır.
  11. Rhodium

    Forumda kapitalizmi savunup fakir olanlar amacınız nedir?

    Kapitalizmi anlamak için kitap veya felsefenin dışında pratikte ticaretin içinde olmak lazım. Özellikle küresel ticaret ve eleman çalıştırmak. Ben kendimce bu özelliklere yakınım. Kapitalizmin en çok ezdiği kesim aslında ticaret erbapları ve kobiler. Farkındalık olarak insanların geçimini ve haksızlıkları bu pencereden çok net görüyorsunuz. Bizler üretim amacında hammaddeye ve para denen bir saçmalığa muhtaç durumdayız. Sosyal bir ekip yani şirketler olarak amaçladığımız başarı var. Bunun madde ile ilgili bir karşılığı aslında yok. Misal araba üretmek isteyebilirsiniz. Bu üretimin şirket sahibi olup havuz başında zenginlikler elde etmekle tatmin sağlayamazsınız. Başardığınız olgu burada önemli. Yine personelinizin yaşam kalitesi ne derece iyi. İşte bu kapitalizm de değerler yargınızın ahlaksız bir para kazanmaya endexliyor. Liberalizm işte bu süreçte, sömürgecilik ile küresel ve mecburi bir ikilem oluşturuyor. Eğerki liberal ekonomi, sadece ulusal sınırda kalırsa yani ithalat ve ihracat olmadan yapılırsa O halk birbirini boğazlar iç savaşlar kaçınılmaz olurdu. Liberal yapıyı küresel ticarete dökmekle ahlaksız ve kaos kısmını bozguna uğrayan sömürülen ülkelere yıkarak sağlandığı bir dünya var. Burada başarı dış ticarette şirketinizin ne kadar şirkete tecavüz ettiği ile ilgili oluyor. Nitelikli hırsızlık ticari iş adamlığı olduğu bu dünyada sürekli oluşan suç rolleri mevcut. Hukuk ve insan hakları da bu rollerin karşılığı ile adalet sağladığı yanılgısı da oluyor. Oysaki suçlar insan erdeminde sosyal yaşamında olmayan sistemlerdir. Şirket holding ve Kobi sahiplerine anket yapılsa %90 ı sosyalizmi savunurdu. Çünkü gören gözlerle zengin olupta kapitalizmi savunan insan ancak bir mankurt olabilir.
  12. Rhodium

    Cafe ve Otel işletmek!

    Çarşaf düzenlemesi önemli ilk girişte çarşaflar şekilli olmalı. Konuma göre yöresel bir Hediye konulmalı mesela zeytinin bol olduğu yerde zeytinyağlı sabun konup hediyemizdir yada üzümün bol olduğu yerde şarap hediyemizdir gibi odada bulunmalı. Güvenlik balkon kilidi gibi şeyleri iyi ayarlamalı. Menülerde ev yapımı yemekler öne çıkarılmalı. Yine yöreye özgü yemeklerle. Örneğin ürgüpte iseniz köylü bir kadınla anlaşın her gün size yemek yapsın. Saat sınırını kaldırmalısınız. Mesela sekizde kalkanda 11 da kalkanda kahvaltı yapabilmeli. Akşam yemeği içinde bu geçerli. Gece geç saatlerde 2 gibi odasına dışardan gelenler girebilmeli kapılar kilitli bekçi felan olmamalı. Mümkün mertebe misafirleri çalıştırın. Örneğin birayı siz götürmeyin kendileri alsın. Her şeyi misafirler kendi kendine yapacak şekilde ayarlayın ki az çalışan olsun.
  13. Rhodium

    Tüm siyasi partiler daha önceden anlaştımı?

    Türkiyede Atatürkçülerin oranı %20, milliyetçilerin oranı %15, muhafazakarların oranı %10, demokratların ise %8 şeklindedir. Bu bir çok araştırmada çıkan sonuç. Dincidediklerin sadece %10 ham oyu varken %50 oy alabiliyor. CHP nin ham oranı ise %35 yalnış duymadın, tam %35. Ama gel görki %22 oy alıyor. Yani fikirlerinden bile az oy alan bir parti. Neden? Çünkü CHP nin 6 okundaki siyasi yapısını bozdu. En başta milliyetçilik ilkesi. Türkiyede MHP neden kuruldu? Zaten MHP, CHP nin alt kümesidir AKP nin değil. Ama karşımızda istiklal savaşı sonrası 2 yy osmanlı meclis ve savaş tecrübesi ile programını oluşturmuş çağın ilerisinde bir yapıyı y-CHP yaptılar. Düşün ki, programlarında madenlere yerel özerklik var. İnce, kazanır kazanmaz tüm Avrupa ülkelerine gideceğim diyor. Ben Çine gideceğim dese oyu %35 olacak ama ben avrupaya gideceğim diyor.
  14. Rhodium

    Diktatörler seçimle gitmez.

    Seçimde hile yok. Kürt oyu için kemalist çizgisinden vazgeçmiş muhafazakar oy için hala Avrupa Birliği diyen bir liberal gölge var. Tayyip aptal mı? Niye dikdatörlük yapsın. Laik kesimin bizzat kendisi artık erdoğan dır. Taç baş değiştirir unutmayın.
  15. Rhodium

    Kemalist bir parti eksikliği

    CHP nin çok ciddi ve tek bir programı var. Tayyip kötüdür. Başka bir şeyi yok.
×