Jump to content

Rexino

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    538
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

2 Takipçiler

Rexino Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Location
    Ankara
  1. Rexinov, om seni bekliyoz gel hadi:) Görüşürüz..

  2. Rexino

    ATATÜRK VE STALİN GERGİNLİĞİ

    Sığ bir düşünce... Bütün günahları Stalin'e yüklemek... Bürokrasinin oluşumu Stalin öncesinde başladı.
  3. Rexino

    ATATÜRK VE STALİN GERGİNLİĞİ

    1938-e kadar Türkiye SSCB-ye daha yakın çizgideydi. Üç-beş kere dostluk anşlaşması da yapıldı. Tam tarihlerini hatırlamıyorum ama en son anlaşmanın süresi 10 yıl idi ve Atatürk döneminde yapılmıştı. Daha sonra İnönü döneminde ilişkiler bozuldu. İnönü de Amerikaya sığındı. Truman Doktrini'nin açıklandığı yıllara denk düşüyor Türkiye'nin Amerika'nın "ileri karakol"una dönüştüğü devir.
  4. Rexino

    ATATÜRK VE STALİN GERGİNLİĞİ

    Yapma, Macc. -) Stalin ve karizma... Sonra da "Atatürk'ün eline su dökememek"?
  5. Rexino

    En güzel sigara hangisi ?

    Telkin değil, teskin... -)
  6. Rexino

    DİYALEKTİK ve TARİHİ MATERYALİZM

    Sevgili mantik, yazını okudum. Şu an zamanım az, iş-güç bitince Ateistcafe'de bilim felsefesiyle ilgili bir başlık açar, orda Popper, Kuhn, Feyerabend ve diğer bilim felsefecilerinin görüşlerini tartışırız. Ayrıca ben güvendiğim bir bilimsellik ölçütü, bilimsel bilgi birikimine dair açıklama da ortaya koymayı düşünüyorum. Umarım sen de zaman açısından uygun olursun. Görüşürüz.
  7. Rexino

    DİYALEKTİK ve TARİHİ MATERYALİZM

    Bence, marksizmin teori ve pratik kısımlarını ayırmak lazım. Herkes biliyor, uygulama girişimlerinde bu iki kısım arasında uçurum vardı. Zaten aklı başında marksist de bir SSCB yahut diğer pratikleri gözden geçirerek marksizmden dönmez, tersine pratiği inceleyerek teorideki yahut teorinin pratiğe aktarılma sürecinin algoritmasındaki boşlukları bulmaya çalışır. Hasılı, SSCB tutarlı bir marksist açısından "yüz karası" olarak algılanmamalı, okuyup bol ders çıkarılacak bir "kitap", bir nevi hazine olarak düşünülmelidir. Böyle bakınca ne göklere çıkartmak lazım, ne de yerlerde süründürmek!..
  8. Naber, Karun usta? -)

  9. Rexino

    DİYALEKTİK ve TARİHİ MATERYALİZM

    Dragon bir konuda haklı. Başlıkta hata var. Bir kere "Bilimsel ideoloji" başlığı Marks'ın niyyeti ile çelişik. Eğer yanlış hatırlamıyorsam, 1-2 sene önce Fuzuli bir yerde şöyle bir laf etmişti: Marks pozitivisttir. Bunu şu biçimde de okuya biliriz: Marks devrinin aşırı pozitif bilim ilkelerine uymaya çalışmıştır, ekonominin doğa bilimleri gibi güçlü pozitif ilkeler üzerine kurulamayacağını bilse de, genel çizgiden kaymamaya aşırı özen göstermiştir. Zamanında Fuzuli'nin bu iddiasını tutmamıştım. Ancak sonradan Kapital'e göz gezdirdikce, doğrusu şimdi Fuzuli'ye hak veriyorum. Marks kapitalist düzenin tahlilini bilimsel olma iddiası ile ortaya koymuştur. Dolayısıyla, kendi görüşünü bir takım soyut felsefi uslamlamalar üzerine bina edilen ideolojilerden ayrı tutmaya çalışmıştır. Bunun doğal sonucu olarak da, kendisini filozof olarak değil, bilim adamı olarak "görmüştür". Tabi hangi dönem Marks'ından bahsettiğimizin de altını çizmeli. "Bilimsel ideoloji" en çok da Althusser'e hakarettir. -)
  10. Rexino

    DİYALEKTİK ve TARİHİ MATERYALİZM

    Merhabalar!.. Ben de Fuzuli ve mantik'in bilim felsefesi konularına değindikleri iletileri doğrultusunda iki-üç şey söylemek isterim. Diyalektik materyalizmin yöntem, öndeyi üreticisi, bilimsellik sınır çizicisi ve bir tabiat kanunu olarak bilimsel olup olmadığı ayrı bağlamlarda tartışılmalıdır. Bence bunları karıştırmamak lazım. Örneğin, bir yöntem olarak bilimsel olmama sorunu Popperyen ölçütler için de geçerlidir. Acaba yanlışlanabilirlik ilkesinin kendisi yanlışlanabilir midir?* Ya da bir öndeyi üreticisi olarak bilimsel sayılmak için yöntem yahut tabiat kanunu olarak bilimsellik kimliği taşımak zorunlu mudur? Bu dört ayrı şart teker-teker incelenmeli, bir-birleriyle bağlantıları açıkça ortaya konulmalıdır, diye düşünüyorum. 1. Bana kalırsa, diyalektik materyalizmin öndeyi üreticisi olarak bilimsel sayılmaması için bir neden yok. Eski yazılardan hatırlıyorum, Sevgili deicide'nin diyalektik materyalizmin kuantum fiziği alanındaki öngörülerinin doğrulandığı görüşü ilgimi çekmişti. 2. Diyalektik materyalizmi bilimsel ve bilimsel olmayanı ayırmak için mihek taşı olarak kullanmak pek de tutarlı değil gibi. Çünki doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik bir yana, diyalektik materyalizmin tatbik edildiği bazı konular genellikle deneylenebilir değil. 3. Bir tabiat kanunu olarak diyalektik materyalizmin bilimsel olup olmadığı sorunu ikinci şıkka istinaden çözülebilir. Diyalektik materyalizm kendisi sınır çizici işlevi göremediği için, tabiat kanunu olarak da bilimsel olamayacağını düşünüyorum bu çözümleme bağlamında. Fakat benim anlamadığım bir şey var. Sevgili Fuzuli'nin dediği gibi, Popperyen ölçütlere neden saldırmayalım ki? Olgu-değer ayrımının temeli nedir? Ve saire... Ben artık Popperyen bilim ölçütlerini yetersiz görüyorum. Kuhn'un görüşleri biraz daha rasyonalleştirilirse, tutarlı bilimsel işleyiş görüşleri ortaya atılabilir. * Quine'ın itirazıydı herhalde bu. P.S: Yazmaya yazmaya türkçeyi de unutmuşum ha. -)
  11. Rexino

    İyiki doğdun KARUN

    Karun, eğer verdiğin tarih doğru ise, iyi ki doğdun. Değilse de iyi ki doğdun. -) Bütün arkadaşlara merhaba!
  12. Rexino, bir atomaltı parçacıktır:)

  13. -)) sagol, macchiato, gene de sen iyi yaptin yazmakla..

  14. onur konusunda neredeyse verdiğim kararı çiğneyip foruma yazacaktım ki, macchiato anlatmış... -)) evet, düzlem farklılığı var onur-onursuzluk belirlemesinde...

  15. sevdim ben burayı, karun -)) zor bırakırım artık -)) selamlar, saygılar

×
×
  • Yeni Oluştur...