Jump to content

b@lder

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    188
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

b@lder Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

Güncel ziyaretçiler bloku aktif değil. Diğer kullanıcılar son ziyaretçilerinizi aktif edene kadar göremezler.

  1. b@lder

    İsa, İncil ve Hıristiyanlık

    bu gerçekten ilginç geldi bana.. birkaç saniyelik google araştırması ve sonuç : http://www.uludagsozluk.com/k/11-eyl%C3%BClde-kuran-yakt%C4%B1-15-eyl%C3%BClde-kendi-yand%C4%B1/ http://berabbani.info/news/mirracle-man-who-draw-cartoon-of-prophet-muhammad-s-a-w-got-burn-by-allah-doctors-doesnt-undertand-how-this-possilble.html 2001 Ukraine mine blast: Rescue personnel view a badly burned miner at the Zasyadko mine in Donetsk, Ukraine, on Aug. 19. Dozens of miners were killed and several were injured in a methane gas explosion in a coal mine. ( 2001 ukrayna maden kazası : ... ) yani gerçekten bir alemsiniz siz islamcılar
  2. b@lder

    Kütle çekimi

    yanız halen çözemediğim birşey var dostum, türev alarak anlık hızı bulduğumuzda; A noktasından başlayan hareketin M ye göre uzaklaşma hızını değil de, sanki AB - AC - AÇ .... doğrultusunda ilerlerken doğru üzerinde alınan bir önceki noktaya göre hızını buluyoruz gibi düşünüyorum A noktasından başlayan hareketin M ye göre uzaklaşma hızı için ilk verdiğim formül sanki daha doğru gibi.. sizin de düşüncesini almak isterim.
  3. b@lder

    Kütle çekimi

    sevgili dreimalali, çok hızlı düşününce böyle hatalar yapıyorum doğrusu anlık hız için türev almayı düşünemedim. çünkü A noktasına göre hızın hesaplanacağını; B - A farkı, B - C farkı vs. değişebileceğini anlamak için biraz daha deneme yapmak gerekiyordu. dediğiniz gibi anlık hız için türev başvurmak gerekir ki türevin ilk bulunuş amacı da anlık hız bulmak için olduğunu biliyorum. şimdi denklemimiz şöyle olacaktır : dv ( anlık hız ) = dx ( alınan fark yol ) / dt ( alınan fark yol için geçen zaman ) dx = kök ( ( MA )² + ( AB )² ) ) - MA = kök (100² + (100t)² ) -100 = 100 ( kök ( 1 + t² ) - 1 ) dv = 100 ( kök ( 1 + t² ) - 1 ) / dt dv = ( d / dt ) * 100 ( kök ( 1 + t² ) - 1 ) dv = 100 t / kök ( 1 + t² ) formulüne ulaştık. sizin de yazdığınız gibi t = 2 sn sonra dv = 89,44 m / sn oluyor. t = 25 saniye sonra 99,92 m / sn hıza ulaşıyor. ancak hızının tam 100 m/sn olması için sonsuz zaman geçmesi gerekiyor. sayılar biliminin ( matematik ) olağanüstü güzelliğini bir kez daha yaşamış oldum. sağolun dostum
  4. b@lder

    Kütle çekimi

    sevgili DreiMalAli, bir dairemiz var, yarıçapı 100 m. cisim bu daire üzerinde ilk fırladığı anda hızı 100 m / sn. ilk anda yani t = 0 iken cismin dairenin merkezine ( M ) olan uzaklığı; yarıçap kadardır, yani 100 m. cisim, fırladığı noktadan ( A ) yarıçapa dik açı yapacak biçimde 100 m / sn hızla uzaklaşır. x saniye sonra, cisim A noktasına göre 100x metre uzaklıktadır. çünkü her x saniyede 100x metre yol alacaktır. x saniye sonra bu gelinen noktaya B diyelim. burada MAB üçgeni oluşmuştur. MA ve AB kenarları birbirine diktir. O zaman, cismin M noktasına yeni uzaklığı olan MB doğrusu için pisagoru kullanarak MB = kök ( ( MA ) kare + ( AB ) kare ) diyebiliriz. Cismin M noktasına ilk uzaklığı MA idi, t = x sn iken MB oldu. M noktasına göre uzaklaşması MB - MA metre olmuştur. V ( hız ) = Uzaklaşma ( m ) / t ( sn ) denklemine göre değerleri yerine koyarsak V = (MB-MA) / t = (1 / t ) * ( kök ( ( MA ) kare + ( AB ) kare ) ) - MA ) ve MA yarıçap, AB ise 100 * t olduğundan V = 1/t * ( kök ( 100² + ( 100t )² ) - 100 ) m/sn denklemine ulaşırız.
  5. b@lder

    Kütle çekimi

    cismin merkezden uzaklaşma hızını formüle edersek : t : geçen zaman ( sn ) V : cismin merkezden uzaklaşma hızı ( m ) V = 1/t * ( kök (100² + (100t)² ) -100 ) m/sn olur. bu hız, 0 dan başlayıp 100 m/sn ye kadar değer alır. limit t sonsuza giderken V = 100 m/sn olacaktır.
  6. b@lder

    Kütle çekimi

    yalnız her geçen saniye için uzaklaşma hızı artıyor ikinci saniye sonunda 61,8 m/sn, üçüncü saniye sonrasında 72 m/sn oluyor.
  7. b@lder

    Kütle çekimi

    sayın drekinci, cisim dairenin merkezinden 41 m/sn hızla uzaklaşır. ip koptuğu anda merkezden uzaklığı 100 m, sonra dik açıyla 1 saniyede 100 m yol gidiyor; son bulunduğu yeri merkezle birleştirirsek karşımıza iki kenarı 100 m olan bir dik üçgen çıkıyor. buradan son bulunduğu yer merkezden 100 kök 2 kadar uzaklıkta olduğu çıkıyor. ilk anda 100 m uzaktaydı, 1 saniye sonra 100 kök 2 ( 141 ) m uzaklıkta. 141 - 100 = 41 m 1 saniye içinde uzaklaşılan yol.
  8. b@lder

    Almanya'da Hz. Muhammed'e hakaret izni!

    dostum, bu ludwig eskilerdendir. fanatik bir liboşdur. karşısındakini küfür ettirene kadar uğraşır. fanatik bir kürt ırkçısı, fanatik bir asala - ermenici, fanatik bir şeriatçı yalaması, fanatik bir atatürk düşmanıdır. bu forumdaki demokratik ortamı sömürebildiği kadar sömürür. onun için dostum, şuna hiç bulaşma. " don' t feed the trol " yani saygılar arkadaşım. not : ludwig, sakın bana saldırma gene, seni muhattab almayacağım. hem değmezsin, hem de zamanım yok. ben yalnızca değerli bir arkadaşı uyarmak istedim.
  9. b@lder

    ingilizce çeviri isteği

    ben anlamadım evrensel abi. gerçi türkçe düşünürsek at ve arkasını yıkamakla ilgili birşeyler çıkıyor ama.. ingilizce inversion desek, " you the not go to you" -- sen sana gitmezsen --- " may can do " may ( özel ad olarak düşünelim, örümcek adamın may halası gibi ) yapabilir. yani, " sen sana gitmezsen, may yapabilir. " böyle de olmadı, çok zorladık. e merakta bırakma kardeş, neymiş bir açıkla istersen
  10. b@lder

    ingilizce çeviri isteği

    kardeş, bu ne anlama geliyor ? ben çözemedim " the can but the " gibi birşey mi, yoksa "inversion" falan mı yaptın ?
  11. b@lder

    Cesitli Eski Ahit ayetlerinin incelenmesi.

    çıkış bölümündeki " on bela " bölümü de " yahudi tanrısı " nın acımasızlığı ve eziyet etmekten hoşlandığı görülür. firavun yahudilerin gitmesine izin vermiyor bahanesiyle hiçbir suçu olmayan birçok mısırlıyı öldürür. bunlar içinde firavun' un küçük oğlu da vardır. bu on bela neymiş bir bakalım : 1. Kan (דָם): Çık. 7:14–25 2. Kurbağa (צְּפַרְדֵּעַ): Çık. 7:25–8:11 3. Bit (כִּנִּים): Çık. 8:12–15 4. Sinek (עָרוֹב): Çık. 8:20–32 5. Hayvanlarda salgın hastalık (דֶּבֶר): Çık. 9:1–7 6. İrinli çıbanlar (שְׁחִין): Çık. 9:8–12 7. Dolu (בָּרָד): Çık. 9:13–35 8. Çekirge (אַרְבֶּה): Çık. 10:1–20 9. Karanlık (חוֹשֶך): Çık. 10:21–29 10. İlkdoğan ölümü (מַכַּת בְּכוֹרוֹת): Çık. 11:1–12:36 firavuna kızarak halkına, suçsuz insanlara bol bol eziyet eden bir tanrı. seçilmiş israiloğulların gidecekse yollar bile onlara secde eder ve çıkarlar, bu kadar basit.ne diye firavunla uğraşırsın ki. sen koskoca tanrısın yahu; yok sinekler, yok irinli çıbanlar.. bunu anlatan musa diye bir film vardı, bu filmde beş yaşlarında firavunun oğlunu ölürken gösterirken adeta zevk alıyordu yönetmen. o da köktendinci falandır artık. yine bu yobaz yahudilerin bunlar için açıklaması var ki dalga mı geçiyorlar anlaşılmaz. yalnızca sonuncusunu yazıyorum: " 10. bela - İlkdoğan ölümü: Eğer son belanın amacı gerçekten sadece ilkdoğanları etkilemekse bu, karanlık zamanda ya çekirgeler ya da kara küf (Cladosporium) tarafından yemeklerin zehirlenmesiyle gerçekleşmiş olabilir. Ortadoğu kültüründe ilkdoğanlar ayrıcalıklı olduğu için ilk öğünler onlara verilirdi böylece ilkdoğanların yemekten zehirlenmiş olmaları olasıdır. İsrailoğulları ise, öğünlerini hazırlayıp hemen tükettikleri için onların etkilenme olasılığı daha az olurdu. 2006'da yayınlanan Exodus Decoded isimli belgeselde Jacobivici'nin görüşüne göre ilkdoğanların ölümü Santoron'daki volkanik patlamayla ilintilidir. İlkdoğanlar ayrıcalıklı olduğundan yere yakın yerlerde yatıyordu, diğer çocuklar ise yüksekte ve hatta bazen çatıda yatırılıyordu. Volkanik patlama sebebiyle zehirli gaz ağır olduğundan yere yakın kalıyordu bu sebeple yere yakın yatan ilkdoğanlar zehirlenip ölmüştü. Yahudilerin bundan kurtulmalarının sebebi ise o gün Pesah'ın ilk günü olduğundan yatmaya gitmemeleri, tersine, ayakta kutlama yapmalarıydı. " ayrıntılı bilgi için : http://tr.wikipedia.org/wiki/On_Bela
  12. b@lder

    Cesitli Eski Ahit ayetlerinin incelenmesi.

    bu olayın öncesi de var. " Eski Ahit/Tekvin/BAP 19 İki melek akşamleyin Sodom'a vardılar. Lut kentin kapısında oturuyordu. Onları görür görmez karşılamak için ayağa kalktı. Yere kapanarak, "Efendilerim" dedi, "Kulunuzun evine buyurun. Ayaklarınızı yıkayın, geceyi bizde geçirin. Sonra erkenden kalkıp yolunuza devam edersiniz." Melekler, "Olmaz" dediler, "Geceyi kent meydanında geçireceğiz." Ama Lut çok diretti. Sonunda onunla birlikte evine gittiler. Lut onlara yemek hazırladı, mayasız ekmek pişirdi. Yediler. Onlar yatmadan, kentin erkekleri -Sodom'un her mahallesinden genç yaşlı bütün erkekler- evi sardı. Lut'a seslenerek, "Bu gece sana gelen adamlar nerede?" diye sordular, "Getir onları da yatalım." Lut dışarı çıktı, arkasından kapıyı kapadı. "Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın" dedi, "Erkek yüzü görmemiş iki kızım var. Size onları getireyim, ne isterseniz yapın. Yeter ki, bu adamlara dokunmayın. Çünkü onlar konuğumdur, çatımın altına geldiler." Adamlar, "Çekil önümüzden!" diye karşılık verdiler, "Adam buraya dışardan geldi, şimdi yargıçlık taslıyor! Sana daha beterini yaparız." Lut'u ite kaka kapıyı kırmaya davrandılar. Ama içerdeki adamlar uzanıp Lut'u evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar. Kapıya dayanan adamları, büyük küçük hepsini kör ettiler. Öyle ki, adamlar kapıyı bulamaz oldu. İçerdeki iki adam Lut'a, "Senin burada başka kimin var?" diye sordular, "Oğullarını, kızlarını, damatlarını, kentte sana ait kim varsa hepsini dışarı çıkar. Çünkü burayı yok edeceğiz. RAB bu halk hakkında birçok kötü suçlama duydu, kenti yok etmek için bizi gönderdi." Lut dışarı çıktı ve kızlarıyla evlenecek olan adamlara, "Hemen buradan uzaklaşın!" dedi, "Çünkü RAB bu kenti yok etmek üzere." Ne var ki damat adayları onun şaka yaptığını sandılar. Tan ağarırken melekler Lut'a, "Karınla iki kızını al, hemen buradan uzaklaş" diye üstelediler, "Yoksa kent cezasını bulurken sen de canından olursun." Lut ağır davrandı, ama RAB ona acıdı. Adamlar Lut'la karısının ve iki kızının elinden tutup onları kentin dışına çıkardılar. Kent dışına çıkınca, adamlardan biri Lut'a, "Kaç, canını kurtar, arkana bakma" dedi, "Bu ovanın hiçbir yerinde durma. Dağa kaç, yoksa ölür gidersin." Lut, "Aman, efendim!" diye karşılık verdi, "Ben kulunuzdan hoşnut kaldınız, canımı kurtarmakla bana büyük iyilik yaptınız. Ama dağa kaçamam. Çünkü felaket bana yetişir, ölürüm. İşte, şurada kaçabileceğim yakın bir kent var, küçücük bir kent. İzin verin, oraya kaçıp canımı kurtarayım. Zaten küçücük bir kent." Adamlardan biri, "Peki, dileğini kabul ediyorum" dedi, "O kenti yıkmayacağım. Çabuk ol, hemen kaç! Çünkü sen oraya varmadan bir şey yapamam." Bu yüzden o kente Soar adı verildi. Lut Soar'a vardığında güneş doğmuştu. RAB Sodom ve Gomora'nın üzerine gökten ateşli kükürt yağdırdı. Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti. Ancak Lut'un peşisıra gelen karısı dönüp geriye bakınca tuz kesildi. İbrahim sabah erkenden kalkıp önceki gün RAB'bin huzurunda durduğu yere gitti. Sodom ve Gomora'ya ve bütün ovaya baktı. Yerden, tüten bir ocak gibi duman yükseliyordu. Tanrı ovadaki kentleri yok ederken İbrahim'i anımsamış ve Lut'un yaşadığı kentleri yok ederken Lut'u bu felaketin dışına çıkarmıştı. Lut Soar'da kalmaktan korkuyordu. Bu yüzden iki kızıyla kentten ayrılarak dağa yerleşti, onlarla birlikte bir mağarada yaşamaya başladı. Büyük kızı küçüğüne, "Babamız yaşlı" dedi, "Dünya geleneklerine uygun biçimde burada bizimle yatabilecek bir erkek yok. Gel, babamıza şarap içirelim, soyumuzu yaşatmak için onunla yatalım." O gece babalarına şarap içirdiler. Büyük kız gidip babasıyla yattı. Ancak Lut yatıp kalktığının farkında değildi. Ertesi gün büyük kız küçüğüne, "Dün gece babamla yattım" dedi, "Bu gece de ona şarap içirelim. Soyumuzu yaşatmak için sen de onunla yat." O gece de babalarına şarap içirdiler ve küçük kız babasıyla yattı. Ama Lut yatıp kalktığının farkında değildi. Böylece Lut'un iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar. Büyük kız bir erkek çocuk doğurdu, ona Moav adını verdi. Moav bugünkü Moavlılar'ın atasıdır. Küçük kızın da bir oğlu oldu, adını Ben-Ammi koydu. O da bugünkü Ammonlular'ın atasıdır. " gökten inen iki melek ve onlara erkek diye tecavüz etmek için toplanarak lut' un evini basan bir topluluk.. melekleri vermemek için " bakire kızları " nı öneren bir peygamber.. bütün bu olanlara sinirlenip ( başta hiçbir önlem almayan ) o topluluğu tümden yok eden bir tanrı.. erkeksizliğe dayanamayan ve babasıyla yatan iki kızkardeş.. ve öz babalarının çocuklarından " seçilmiş " halkın devamı..
  13. b@lder

    AKILLI TASARIMIN ÇÖkÜŞÜ

    bak sana en basit olarak açıklayacağım : senin maymun yazmaya başlıyor. ilk yazdığı sözcük " hamlet " olursa sen onu muzla ödüllendiriyorsun. bir süre sonra maymununun yazdığı ilk sözcük hep hamlet oluyor. sonra ikinci yazdığı sözcük " danimarka " olursa ödüllendirmeye devam ediyorsun. hamlet yapıtı için sırasıyla yazdığı her doğru sözcük için sen onu ödüllendirmeye devam ediyorsun. bu böyle gidiyor. sonra bir bakmışın birkaç milyar yıl geçmiş; elinde hamletler, din kitapları, ansiklopediler..
  14. b@lder

    İsa, İncil ve Hıristiyanlık

    kusura bakma ama, öyle soytarı gibi gülücükler koymak; hehe diye yazıya başlamak zavallı adamların işidir. konu benim için de kapanmıştır. seni sevgi dolu tanrınla, beyaz tenli ve artistik uzun saçlı isa' nla, horus - attis - dionysos ve orpheus ile başbaşa bırakıyorum.
  15. b@lder

    İsa, İncil ve Hıristiyanlık

    hacı abimizin güzel bir açıklaması vardı bu konuyla ilgili. dawkins olasılıklardan sözediyor, bu da sizin gibilerin hemen sömürü yapmasına yol açıyor. evrenin nasıl oluştuğu, yaşamın nasıl başladığı şu andaki bilgilerimizle kesin olarak söylenemez, ancak kestirip atarak " tanrı yarattı " da diyemeyiz. hıristiyanlık ortaya çıktığında güneş dünyanın etrafında dönüyordu, kilise bilimsel gelişime karşı koyamayana kadar. bilim gelişiyor ve yanıtı yok dediğiniz her olgunun çözümü de bulunuyor.
×
×
  • Yeni Oluştur...