Jump to content

Geta

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    145
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

Geta Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

487 profil görüntüleme
  1. Geta

    Sonsuzlukta her şeyin tekrar etme ihtimali sonsuz mudur?

    bir şey sınırlı/bitimli değil ise (sonsuz ise) bizim bir ihtimalimiz daha olabilir diyor bilgix. sonsuzluktan döngüsellik kastediliyorsa, bir değil defalarca daha şansımız var diyor. en azından olabilir mi diye soruyor... olmalı diye de içinden geçiriyor.. olmayacağını da biliyor!
  2. iki hususu gözden kaçırmamak gerek: 1) atatürk'ün vahdettin'e bakışı nasıldı? anadolu'ya geçtiğinde verdiği mesajlarda padişahı kötülememiş, aksine padişahın da zor durumda olduğu vurgusunu yapmıştır. verilecek mücadeleyle hem vatan hem de padişah bulunduğu zor durumdan kurtarılacaktır. ancak atatürk'ün gerçek düşüncesi yeni bir rejim tesis etmek ve yeni bir anlayışı hakim kılmaktır. osmanlı'nın kurtarılması için ortaya çıkan fikirler osmanlıcılık, islamcılık, batıcılık ve türkçülüktür. atatürk türkçü ve batıcıdır. yeni cumhuriyeti de bu temeller üzerine kuracaktır. nitekim daha sonra yaptıkları da bu doğrultudadır. ülke kurtarılmış fakat vahdettin yurttan kovulmuştur. yani atatürk'ün sözlerini bu perspektiften görmek ve okumak gerekir. 2) hiçbir dil, hiçbir dile bire bir tercüme edilemez. milliyetçilik ve batıcılık anlayışı doğrultusunda dil sadeleştirilmiş, yeni harfler kabul edilmiştir. şunu da belirtelim ki latin harfleri türkçeye en uygun alfabedir. aslında hem sadeleşme hem de yeni harf arayışı tanzimat'ın ürünüdür. yenileşmenin önemli adımları bu dönemde atılmıştır denebilir. atatürk'le birlikte bu yenileşmeler kurumsal bir kimlik kazanmıştır. bazı uygulamalarda aşırıya kaçıldığı bile görülür. atatürk o denli eskinin izlerini silmek istiyordu. osmanlı müziğini sahiplenmediği gibi radyolarda çalınmasını da yasaklamıştır. güneş-dil teorisi ortaya atılmış, doğal olarak bu fikir taraftar bulamamıştır. fakat türkçe; arapça ve farsçanın hakimiyetinden bir ölçüde kurtarılmıştır. cumhuriyet sonrası yazılan romanların, hikayelerin, şiirlerin dili sadedir. bu arada halk zaten divan edebiyatından bir şey anlamamıştır. haliyle divan edebiyatı seçkin bir zümreyle sınırlı kalmış, halka inememiştir. halkın divan edebiyatını anladığını ileri süren yazarların bu savı pek ciddiyetsizdir. divan edebiyatı zaten ömrünü tamamlamıştı. sadeleşme kaçınılmazdı.
  3. Geta

    İslamda gözün bilgi kaynağı olmaması 25.kare olayı

    arkadaşım, biraz mürekkep yalamışsın, okumuş etmiş adamsın ama şu ettiğin laflara bak! bu sözlerinle cahil cüheladan ne farkın var? sorsam, "cühela"nın "cahil"in çoğulu olduğunu bilirsin ama çarpık bakış açını nasıl düzelteceğini bilmiyorsun. ilim/bilim ezber yapmak değildir, verilerden gerçekçi sonuçlar çıkarmak demektir. gerçekçi sonuçlar da tekrar tekrar test edilir, eleştirilir, tartışılır... yani bilimsel yöntemler uygulanır. ama bu yöntemler arasında kan pompalayan kalp yoktur! veri: göz zaman zaman yanılan bir organdır. çözüm: gözümüzü biraz kısalım! veyahut gözümüzü değil kalbimizi dinleyelim! ben bunun neresini düzelteyim şimdi? kalbe mecazi anlamlar yüklenmiştir tarih boyunca. görme organımız bellidir, işitme organımız bellidir. gözünü kapatırsan önündekini göremezsin, kalbin görme işlevi mi var! göz olmadan nasıl gözlem yapacaksın? gözlem, bilimsel bir yöntemdir. göz, diğer duyu organları gibi veri girişi sağlar. beyin hüküm verir. örneğin gece askıdaki elbiseyi yılan gibi görürsem, beyin der ki askıda yılanın ne işi var? daha da emin olmak istersem yanımdakine sorarım. kalkıp yakından bakarım, dokunurum. fakat bu silsilede kalbin yeri yoktur. ancak korkarsan kan basıncın değişir, kalp de tepki verir. bu durumda asıl yanılan kalptir. bir çocuğa anlatır gibi niye yazdırdın şimdi bunları bana? gözün yanılabileceğini bilimin kendisi söyler zaten. bilim, insanın mükemmel yaratılmadığını ortaya koymuştur! organlarımızdaki kusurlar bile senin kutsal kitabını yalanlamaktadır! hani insan mükemmel yaratılmıştı? ayrıca bilim, erkek gözünün kadın gözünden daha iyi gördüğünü söylemez. sen bir erkek gözüyle bir kadın gözünün farkını açıkla istersen. neden senin kutsal kitabında erkeğin biz gözlemi (şahitliği), iki kadının gözlemine (şahitliğine) bedeldir? umarım bu sorulara mantıklı bir cevabın vardır, yoksa gözünü kısıp bu soruları görmezden mi geleceksin?
  4. Geta

    Fizik Kanunları Nedir?

    hacı'nın sorularına hacı'dan yanıt)) fizik yasalarının kaynağını bilebilir miyiz fizik yasaları maddeden bağımsız mıdır ve tanrı'nın olanaksızlığı...
  5. Geta

    Fizik Kanunları Nedir?

    abi kanunların önce ya da sonra yazılması söz konusu değil. teflon'un "içkin" dediği.
  6. Geta

    Fizik Kanunları Nedir?

    evren neye göre doğdu, hangi kurala, kanuna dayanarak 1. Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural. 2. Çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.
  7. Geta

    Bir sac ayağı daha çıktı: Muharrem İnce parti kuruyor

    şu an siyasette çok mutlu iki insan var: biri muharrem ince, diğeri meral akşener. bu iki ismin ortak tarafları; biri solun, diğeri sağın umudu idi. fakat ikisi de o patlamayı yapamadı. gözden düştükleri bir süreçte de iki gelişme oldu: m.ince'nin parti kuracağım salvosu chp'yi panikletti. d.bahçeli'nin daveti m.akşener'i kıymetlendirdi. evet an itibariyle bu iki isim çocuklar kadar mutlu şimdi. m.ince önce chp'nin, sonra ülkenin başına geçmeyi hayal etti. ikisini de başaramadı. m.akşener de iki hayalle yola çıkmıştı. o da önceki partisinde mücadele vermiş, olmayınca kendi yolunu çizmişti. m.ince de elindeki son kozu oynuyor. chp'yi endişelendiren şey, m.ince'nin kuracağı partiyle cumhurbaşkanı olma olasılığı değil elbette. m.ince parti kurarsa, m.akşener'in benzer kaderini yaşar. en fazla barajı zorlayarak meclise partisini sokar. m.ince biraz chp'den biraz da iyi parti'den oy alabilir. parti kurarsa.. fakat kurmayacak. şimdilik m.akşener gibi şu günlerin tadını çıkaracak.
  8. Geta

    Fizik Kanunları Nedir?

    doğadaki işleyişi açıklayan yasalardır.
  9. Geta

    İslamda gözün bilgi kaynağı olmaması 25.kare olayı

    türk tasavvuf edebiyatında "şathiye" türünde kaleme alınan şiir örneklerinden biridir aşık veysel'in yukarıdaki şiiri. şathiye türünde genellikle bektaşi şairleri şiirler yazmıştır. ancak yunus emre'nin de, niyazi mısrî'nin de bu tarzda şiirleri vardır. şathiye; alaylı, tanrı ile teklifsizce senli benli konuşmaların yapıldığı sıra dışı şiirlerdir. şairlerin kendilerinden geçtikleri anlarda bu şiirleri yazdıkları düşünülür. bu şairler ateist değildir. bu tarzın en güzel örneklerini ise kaygusuz abdal vermiştir. Yücelerden yüce tanrı Gündüzlerden gece tanrı İsmin vardır cismin yoktur Sen benzersin hiçe tanrı Yücelerden yüce gördüm Erbabsın sen koca tanrı Bu allahlığı sen nerden Satın aldın kaça tanrı Ali ile bir olmuşsun Bir mektepte okumuşsun Ali olmuş hafız kelam Sen okursun hece tanrı Kıldan bir köprü yapmışsın Gelsin kullar geçsin deyu Hele biz şöyle duralım Yiğit isen sen geç tanrı Yaratmışsın bağ-u cennet Kulların etsinler sohbet Cehennemi ne yarattın Be akılı koca tanrı Unuttuk diye namazı Bizi ateşe atarsın Kul yanması abes değil Gel bas kızgın saca tanrı Senin kulların anılır Atası anası ile Senin anan baban yoktur Benzersin bir tanrı Seni her yerde görürüm İçin dışını bilirim Sırrın halka faş edersem Halin nice olur tanrı Kaygusuzum der buradan Cümle mahluku yaradan Kaldır perdeyi aradan Gezelim beraber tanrı (Kaygusuz Abdal)
  10. Geta

    Tayyip şeriat getirirse

    yukarıda bir örnek verdim: t.erdoğan, mısır'da ihvan'ın kalesinde laiklik vurgusu yaptı. ikinci bir örnek veriyorum: aynı t.erdoğan, hatırlıyor musunuz, islam'ın güncellenmesi lazım dedi! çok ilginç değil mi? peki bu iki örnekten hangi sonuç çıkar? cevap: pragmatizm. bugün ülke neyi tartışıyor? istanbul sözleşmesi'ni. fakat ilginç bir durum var! i.sözleşmesi'ni asıl laiklerle islamcılar tartışmıyor! esas kavga a.dilipak vs ile akp arasında. yani aslında akp'liler kendi aralarında tartışıyorlar. a.dilipak sözleşmeyi savunan akp'li kadınlara "fahişe" dedi! peki kim savunuyor i.sözleşmesi'ni? t.erdoğan'ın kızı sümeyye erdoğan! hilafet, şeriat meselesine bir de bu gözle bakın.
  11. Geta

    Tayyip şeriat getirirse

    tayyip erdoğan mısır'a gitmişti de hani, mursi'ye laiklik önemli filan demişti. onlar da bu adam ne diyor ya diye bakmışlardı. birden o aklıma geldi.
  12. Geta

    Sonsuzlukta her şeyin tekrar etme ihtimali sonsuz mudur?

    geta'nın dünyaya gelişi, annesi tuta ve babası kuta'nın uzak iki köyden bir aracı sayesinde tanışmalarıyla oldu. tuta, daha önce bir evlilik yapmış, bu evliliğinden iki çocuğu olsa da kocasının onu terk etmesiyle yalnız kalmıştı. kuta ise tam iki kez evlenmiş, ancak o da aradığını bulamamıştı. son bir kez daha deneyecekti. tabii o bunun son denemesi olduğunu bilmiyordu. doğrusu birbirini çok da tanımayan bu iki insan son evliliklerini yaptılar. iki de çocuk dünyaya getirdiler. lakin yokluk yoksulluk yılları zor geçiyordu. üçüncü bir çocuğun doğmasını istemiyorlardı. tuta, bunun için iğneler bile vurundu. yeni bir çocuğa güçleri yoktu. fakat geta inatçıydı, var olmak istiyordu. milyonlarca sperm hücresini geride bırakmış, rahim duvarına yapışmıştı. annesinin vurunduğu birkaç iğneyle mi pes edecekti. istenmeyen çocuk, inatla hayata tutundu ve günü gelince dışarı çıktı. geta şimdi 40 yaşında. söylemesi kolay, 40 yıl! tek haneli yaşlarını hayal meyal hatırlıyordu geta. 10'dan sonrası ise masal gibi geçti. adım adım çocukluktan gençliğe yürüdü. ölüm hiç aklına gelmedi, kocaman bir dünyada kocaman düşleri vardı geta'nın. bir keresinde mahalleden biri ölmüştü, yaslar, figanlar duymuştu. sonra unutuldu. geta da unuttu ölümü. her gece binbir hayalle uyurdu. büyüdükçe yeni şeyler öğreniyordu. boşaldığı ilk anı ise unutamıyordu. vücudundan ilk defa farklı bir şey çıkıyordu. bütün vücudu titremişti. penisinden akan şeyin, kendisini dünyaya getiren şey olması ne tuhaftı. bir kadına ise ilk defa 20'li yaşlarında dokunacaktı. 20'ler de geçti, 30'lar da... 40'ında daha çok düşünüyordu ölümü. uyuduğu bir gecenin sabahına uyanmayacaktı. sonrası... sonrası, annesiyle babasının hiç tanışmadığı günler gibi olacaktı. evrende bir sır olarak kalacaktı.
  13. Geta

    365 Gün Uydurma Mucizesi

    hasan bey öyle kıvırmak yok! karşınızda 10 yaşında çocuk da yok! ne "ben iman mevzuunu tartışmıyorum" demeniz, ne de ayette geçen bu ifadeyi "oruçla ilgili olarak" belirtmeniz sizi kurtarmaz! sizden istediğimiz şey şu: "biz hiç kimseye kaldıramayacağı yük yüklemeyiz" ifadesinin anlamı nedir? ben diyorum ki, hasan bey'in bu ifadeye makul bir açıklama getirme olasılığı sıfırdır. nitekim bunu açıklamak yerine bakın yukarıda nasıl kıvırıyorsunuz! yahu bir cümlenin açıklamasını istiyorum sizden. el insaf! bu iman mevzuudur, bu oruç mevzuudur demeniz bu cümlenin anlamını ortadan kaldırır mı? mugalata yapmayın!
  14. Geta

    365 Gün Uydurma Mucizesi

    hasan bey'in bu soruya cevap verme ihtimali sıfırdır.
  15. Geta

    KUZEY IRAKTAKi TERÖR YUVALARINI YOK EDECEK REiSDEN YANAYIZ

    herhangi bir coğrafya kitabına bakarsan, orada suni sınırlar ve doğal sınırlar diye iki kavramla karşılaşırsın. insanların tarih boyunca sınır çizmesi onu suni olmaktan kurtarmaz. doğal sınırlardan bahsetmiyorsak ve değişebiliyorsa sunidir. bir tarih kitabına baktığında da bu sınırların defalarca değiştiğini görürsün. sözünü ettiğin tarım devriminden beri kaç defa değişti bu sınırlar? arkadaşım, benim çevremde dağa çıkan yok. dağa çıkmak demek, ölmek öldürmek demek. bir tane hayatımız var ve bu hayatımızı birtakım ideolojileri kutsayarak feda edemeyiz. kutsamak sadece dincilere mahsus bir hastalık değil. insan hayatını hiçe sayan her türlü şiddet yanlısı anlayışla mücadele ederim ben. ister etnik ister dini ister başka bir ideoloji... şiddet içeren, başkasına yaşam hakkı tanımayan tüm düşünce ve yapıların karşısındayım.
×
×
  • Yeni Oluştur...