Jump to content

dursun

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    175
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

dursun Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

337 profil görüntüleme
  1. dursun

    Kur'an'a Göre Dünya Düz Mü ?

    Bugün halen bilimsel olarak dünyanın şekli halen çözülmemiş olsaydı, hatta Nasa deseydi ki "biz dünyanın şeklini çözdük. Saatteki hızını, yönünü ve çapını bile çözdük 2 ay sonra açıklayacağız ama din kitaplarına göre de bu bilgilere ilişkin yorumları görmek istiyoruz" deseydi, öylece apışıp kalırdık değil mi?
  2. dursun

    Tahrim/Yasaklama Suresi 5.Ayet

    Hoca bu nedir ya, güldürdün Bir de o dönemde devenin boynunun neden eğri olduğunu merak edip araştırmışlar ve şu sonuca ulaşmışlar: Medula spinalisin merkezi ilk omurun miyeli sinirlere yaptığı lokal baskıdan ötürü dorsal ve ventral motorik sinirler sıkıştırdığından dolayı olduğunu anlamışlar.. Yani demek istediğim; "aktiflik, duyarlılık, öncülük" gerçekten gülünç olmuş
  3. dursun

    Nisa-34 dövün diyorsa bir sonraki ayet neyin nesi?

    Diyanet in kendi sayfasındaki meal şöyle: "Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılmasına bağlı olarak ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. Sâliha kadınlar Allah’a itaatkârdırlar. Allah’ın korumasına uygun olarak, kimsenin görmediği durumlarda da kendilerini korurlar. (Evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür." Bu durumda Nisa 34 e göre kesin bir emir var. Eğer bu ülke şeriat hükümlerine göre yönetilseydi, bu ayete göre verilecek fetva da kesinlikle "dövün" şeklinde olacaktı. Sonuç olarak, sebepler tartışılabilir olsa da, sonuç değişmeyecek gibi. Çokta eğip bükmemek lazım.
  4. dursun

    Ödül...

    Özür dileyerek ilaveten; madem geçici bir dünya ve bahsedilen sonsuzluk var, neden direk öbür taraftan başlatılmadı bu. Bugün devlet bile vatandaşını kandıramaz ve tuzağa düşüremez, kandırıpta ceza veremez kanunu varsa, Allah'ın neden böyle bir kanunu kuralı yok?
  5. dursun

    Ödül...

    Tamam işte mübarek, neden bir ödül yada ceza olmalı. Sonuçta bu böyle, iman edersen ödül, etmezsen ceza var. Seviyorsan seviyorsundur, sevmiyorsan sevmiyorsundur. Bu kadar yüce bir varlık insani duyguların peşine düşmemeli. Beni ve yaşadığım çevreyi, hatta geçmişimi ve halen şu halimi bir görsen var ya, bu çocuk nasıl böyle konuşabiliyor dersin Babama ya da anneme desem ki "sizi sevmiyorum size inanmıyorum, siz benim için hiçsiniz" desem, üzülürler ama bana ceza vermezler. Peki Allah'ın neden ceza ve ödül sistemi var bu inanca karşı? E hadi inanana ödül versin tamam da, inanmayan niye ceza çekecek? Bu kadar önemli bir konu, bu kadar ciddi bir konu nasıl olur da bin yıllarca müdahalesiz kalır? 1400 yıl önce gönderilmiş bir elçi, günümüz için de yeterli geçerlilikte mi? Sonuç olarak bu sistem yanlış. Ben birini bir konuda ikna edememişsem, suç bendedir. Benden istediği deliller yetersiz ise, suç bendedir. Burda bir ceza verilmeliyse bana verilmelidir.
  6. dursun

    Peygamberin evliliklerini yeniden okuyalım

    Aslında Peygamberin evlilik sebeplerine bakıldığında, Allah tarafından desteklenmeyen bir peygamber profili göze çarpıyor. Yani Allah kendisine elçi seçtiği birinin çocuklarına sahip çıkamıyor, onları koruyamıyor mu? Dostlukların gelişmesi için illa evlilikler mi olmalı, arkadaşlıklarla bu iş çözülememiş mi? Siyasi ilişkilerin gelişmesi için Merkel ile Putin de mi evlenmeli? Düşmanlığın azalması için evlilikten başka yordam düşünülememiş mi? Kadınların sosyal güvencesini sağlamak için illa aynı yatağa girmek şart mı, bir kurum yada kanun ile bu sağlanamazmıydı? Kadınlara özel meseleler ile ilgili bilgilendirme için basit bir derslik oluşturulamamış mı? Sorunlar karşısında çözüm olarak sürekli evlilik konusu gündeme gelmiş. Bence peygamber Allah tarafından pekte desteklenmemiş gibi görünüyor.
  7. dursun

    Ödül...

    Öncelikle Allah ile iletişime geçebilecek olsam, O'na şunu sorardım mesela: "Bu bir ceza mı, yoksa ödül mü? Mesela bunu ne amaçla yaptın? Neden gürbüz evlatlardan birini yangında diri diri yakıpta, sonra günlerce hastanede acı çektirdikten sonra kendi katına aldın? Diğer gürbüz evlada tecavüz edilmesine neden izin verdin ve neden acı çektire çektire öldürülmesine göz yumarak katına almak istedin? Halbuki ben senin bütün isteklerini yerine getirdim, ödülüm bu mu olmalıydı? Yada isteklerini yerine getirmedim, benim cezamı böyle mi vermen gerekiyordu?" diye sorardım...
  8. dursun

    Ödül...

    Bence harika bir ödül Ve ben bütün bunları bir kenara bırakıp, sınav sürem bittiğinde kağıdımı teslim edip dünyada kalmak istiyorum. Cennete gitmek istemiyorum.
  9. dursun

    Ödül...

    İyi de hocam, göreceli bir kavramdır güzellik. (Ödülden bahsediyorum) Yani size güzel görünen, size güzel olan şey bana güzel olmayabilir. Diyelim ki, benim istediğim güzellikler dünyadaki güzellikler. Sonuçta dünyada kalmaya devam ettsem de, içimde Allah sevgisi de devam edebilir. Dünyayı sevmekle Allah sevgisinin bir bağı yada karmaşası olduğunu sanmıyorum.
  10. dursun

    Ödül...

    Mesela şehitlik diye birşey var. Şehit olan kişiye soruldu mu ki, bu ödülü istiyormusun diye. Yada şehit olan kişinin yakınlarına soruldu mu ki oğlunuz, babanız, kardeşiniz yahut eşiniz şehitlik mertebesine erişecek, siz ne derseniz bu onun için ödül mü olur, yoksa ceza mı olur diye? Bir çocuk babasız kalmak, babasız büyümek istemez elbet. O yüzden neyin ödül yada ceza olduğu tartışılır bence.
  11. dursun

    Tanrıya nimetleri için şükretmeyen nankörler

    Şükrettirmek, kişiyi içinde bulunduğu duruma kabul ettirtmektir. Aksi takdirde hak arama, isyan gibi durumlarla birlikte kaoslar yaşanabilir. Az para kazanıyorsun; şükret.. Özürlüsün; şükret.. Çok çalışıyorsun; şükret.. gibi..
  12. dursun

    Ödül...

    Bütün yaşantım boyunca çok dürüst, kimseye zerre zararı dokunmayan, Allah'ın emir ve yasaklarına uyan, peygamberin buyruklarını yerine getiren bir insan olarak, Allah'tan cennet yerine başka birşey istesem olmaz mı? Huri istemiyorum, şarap da istemiyorum. Yemek içmek de istemiyorum. Bunun yerine 150-200 yıl oldukça sağlıklı bir şekilde yaşamak istiyorum. Ve bu yıllarda da yine Allah'ın sevdiği bir kul olarak geçirmek istiyorum, Allah'a kul olmak istiyorum. Sonra ölünce günahsız olacağıma inandığım için cennet hakkımı yitirdiğim be cehenneme gitmek için de hiçbirşey yapmadığım için, isterse beni bir boşluğa atsın. Ama cenneti kesinlikle istemiyorum. Sonuçta Allah'ın istediği şekilde biri olarak yaşadım. Bana illa bir ödül verecekse, sağlığım çok çok yerinde olmak kaydıyla 2 kat uzun ömür versin. Olmaz mı?
  13. dursun

    Muhammed'in İddiası

    Basit bir tabirle "beni yakma" olarak diyorum. Evet tek istediğim bu değil. Beni de bütün haklardan en güzel ve en olumlu şekilde yararlandırmasını istiycem tabiki. Sizce bunda da haklı değilmiyim?
  14. dursun

    Muhammed'in İddiası

    Yani bu bile benim için geçerli mazeret olabilir. Desem ki, "Allah'ım konunun benle ilgisi yok, sizin emir verdiğiniz kavim ile benim kavmim farklı. O yüzden beni yakmanız gerekmez" desem haklı olmam mı?
  15. dursun

    Muhammed'in İddiası

    Oldukça düşündürücü bir konu. Benim de aklıma şu geldi mesela üstad, örneğin ben öldüm ve Allah'ın huzuruna çıktım. Dedim ki, "Allah'ım gönderdiğiniz elçiye inanmam için yeterli delil yoktu. Kendisini zaten hiç görmedim. Sesi, videosu hatta bir fotoğrafı bile yoktu. Gönderdiğiniz kitapta benim yaşadığım toplumun dilinde olmadığı için zaten birşey anlayamadım. Mealler derseniz binbir çeşit, kimin doğru söylediği belli değil. Allah'ım, siz de kendinizi yaşantım boyunca bana hiç göstermediniz. Yani varlığınızı kanıtlamak için yaptıklarınız son derece yetersiz. Üstelik yarattığınız dünya üzerinde yaşayan insanlardan size inanmayanlar da çoğunlukta. Bu durumda haklı olduğumu düşünüyorum ve cennete gitmeyi talep ediyorum" desem, yırtamazmıyım?
×
×
  • Yeni Oluştur...