Jump to content

dursun

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    242
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

dursun Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

513 profil görüntüleme
  1. dursun

    Tanrının olmadığının net kanıtı!

    Merhaba, ben de size yakın bir pozisyondayım. Bu forumda bazen çok akıllıca, mantıklı cevaplar parlıyor. Mesela bu konunun altındaki bir yorumda arkadaş şunları demiş; Böyle değil, bu tanrının nerede olduğunu, kanıtını, nasıl olduğunu, bu evrende neleri yapıp, nelere karışmadığını anlatacaksın. Bir şeyi açıklayamamış olmamız, bir şeyin bilinmiyor oluşu senin ilah-tanrının kanıtı falan değildir, buna çalış. tanrının kanıtını bilinmeyenden, olmuş olabilirden, başka bir şey olamazdan değil, hayattan, gözlemden, olgudan, deneyden, ölçümden bulacaksın. Bulamazsan da bulunana kadar yoktur işte. Basittir, bizim dediğimiz de budur.
  2. dursun

    ALLAH'a dua ederken elleri açma ve yukarı bakma

    Dinden öyle bir soğumuşum ki. artık böyle hareketler çok aptalca geliyor bana. Birde herkes değişik değişik açıyor elini.Standartı yok. Saçmalıktan öte birşey değil.
  3. dursun

    Hz.Zeyneple evlilik

    Olay bitmiş, Zeynep ile Muhammed nihayet evlenmiştir. Ortalık durulmuştur. Zeyd halen üvey babasının evinde kalmakta ve halen kendisine baba demektedir. Bir pazar sabahı Zeyd oturma odasında gazetesini okurken, Muhammed duştan çıkmış ve bornozuyla Zeyd'in önünden geçmektedir. Zeyd kafasını kaldırır ve "nasıldı" der gibi göz kırpar. Muhammed küçük bir gülümseme ile başını aşağı yukarı sallar. Arkasından geceliği ile Zeynep görünür, zaten Zeyd ile daha önce birçok kez çırılçıplak kaldıkları için pek utanmaz açıkta kalan yerlerinden. "Mutlumusun şuan" der Zeyd. Zeynep de aynı yeni kocası gibi gözlerini kapatıp başını aşağı doğru eğerek "evet" der. Zeyd gurur duyar, ne de olsa eski karısı başka bir erkeği mutlu etmiş ve mutlu olmuştur. Ben burda kötü birşey göremedim, Muhammed mutlu, Zeyd mutlu, Zeynep mutlu. Not: İsimler gerçek kişileri yansıtmamaktadır.
  4. Fena da gitmiyordun hoca yav, niye birden bire zıçtın böyle? Fazla zorlayınca boku çıkıyor demi.
  5. dursun

    KURANDA NAMAZ

    Söylediklerinizden de anlaşıldığı gibi namaz o kadar da önemli değildir. O yüzdendir diye tahmin ediyorum ki, Kur'an'da fazla üzerinde durulmamış, detaya girilmemiştir.
  6. dursun

    KURANDA NAMAZ

    Hayır çok iyi anlıyorum hocam. Gerçekten kalpten istemen de verilen emirden dolayı. İman ediyorsan, yapmak zorundasın. Emir de tam şöyle; Örn: "Yap ama istersen yapmayabilirsin, fakat yapmazsan da yakarım" gibi.
  7. dursun

    Ölüm Yok Oluştur

    Beyin ölümü gerçekleşen bir hasta, bilincini geri gelemeyecek şekilde kaybediyor. Bu durumda hasta artık düşünemez, yorum yapamaz, sorgulayamaz, sevemez, üzülemez. Yani beyin hariç bütün organları yaşamsal destek üniteleri ile bir süre daha çalışmaya devam etse de, hasta aslında ölmüştür. Yani beyin ölmüşse insan ölüyor. Düşündüğüm kadarıyla ruh beyindir, bilinç beyindir. Bu konuda her iki tarafa da çok teşekkür ederim. Çok şey öğrendim bu tartışmada.
  8. dursun

    Ölüm Yok Oluştur

    Benim aklıma şu geldi, bir travma sonrası bilincin kaybolması, koma durumu delil olabilir mi? Hayati fonksiyonlar devam ediyor ama bilinç o sırada yok oluyor.
  9. dursun

    Ölüm Yok Oluştur

    İlk başta güzel bir örnek dedim ama biraz düşününce şu geldi aklıma. Bitki çürüse de onun bir parçası tohum olarak halen hayatta. O tohumu da çürütürseniz asla tekrar bitki olmayacak. Hatta ben o tohumu ezsem, parçalasam onun tekrar bitki haline gelmesini imkansız hale getirebilirim. Sonuçta bitkilerin ve insanların yaşam biçimleri, yaşamlarını devam ettirme biçimleri farklıdır. İyi bir örnek olmamış bence.
  10. dursun

    KURANDA NAMAZ

    İşte bu fiileri emirler karşılığında yapıyoruz. Kendi isteğimizle değil, zorlama sonucunda yapmak zorundayız. Birazcık zorla güzellik gibi yani. İşte bu zorlama, bu emir neden? Niye böyle bir şeye ihtiyaç var? Saygı duymak yetmiyor, malum ritüelleri yerine getirmezseniz yanıyorsunuz. Burda da yine bi zorla saygı almak var.
  11. dursun

    Zariyat 56, mantık hatalarıyla dolu....

    Anlatmak istediğim şu hocam, konunun ne olduğu önemli değil. Siz inanılmayan birşey üzerinden örnek veriyorsunuz.
  12. dursun

    KURANDA NAMAZ

    Namazın yahudi ve hristiyan geleneklerinde/ibadetlerinde de yer aldığını biliyorum. Yani İslamiyet öncesinde de namaz vardı ve belli bir şekli şemali vardı. Biraz değişiklikle birlikte İslamiyet döneminde peygamberin zamanında müslümanlar tarafından uygulanmaya başlandı. Zaten uygulanan ve bilinen bişey olduğu için Kur'an'da detaylı olarak verilmemiş olabilir. Benim aklıma takılan asıl soru şudur hocam, Allah'ın böyle görsel bir törene niye ihtiyacı var? Ben bir insan olarak bile etrafımda benim içim böyle yatıp kalkan insan görmek istemem. Sonsuz güç sahibinin böyle bişey istemesi de ne biliyim yani..
  13. dursun

    Zariyat 56, mantık hatalarıyla dolu....

    Hocam, Allah'ın varlığını ispat etmeye çalışırken, anlatmaya çalışırken bile "Allah'ın verdiği akıl" diye bir söylem, bırakın ateistleri, sorgulamaya yeni başlamış birini bile zerre tatmin etmez diye düşünüyorum. Bütün bu anlattıklarınızı ancak bir sohbette etrafınıza topladığınız, sorgusuz sualsiz kişilere dinletirsiniz.
  14. Şüphesiz Allah herşeyi bilendir, sonsuz güçtür. Namaz ile ilgili şu hadiseyi atlamanız olmamış; Miraç Gecesi'nde namazın farz oluş şekli ve elli vakitten beş vakte indirilişi hususunda Peygamber Efendimiz (asm) ile Hz. Musa (as) arasında vukû bulan hâdise, hem Buharî’de, hem de Müslim’de rivayet edilmektedir. Hâdise özetle şöyle cereyan eder: Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) Hz. Cebrail’in refâkatinde Mekke’den ayrılıp semâya yükselir. Önce Hz. Âdem’le, daha sonra Hz. İdris, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. İbrahim’le görüşür. Cenab-ı Hakk'ın yüce katından dönüşünde ise Hz. Musa ile karşılaşır. Bu sohbeti Peygamber Efendimiz şöyle anlatırlar: “O zaman Allah ümmetime elli vakit namaz farz kıldı. Bu farziyeti yüklenerek döndüm. Derken Mûsâ Aleyhisselâma rast geldim. “Mûsâ (a.s.) bana, ‘Rabbin ümmetine neleri farz kıldı?’ diye sordu. “Onlara, ‘Elli vakit namaz farz kıldı’ dedim. “Musa (a.s.) bana, ‘RAbbine dön de şefaat et, zira ümmetin buna tâkat getiremez.’ dedi. “Bunun üzerine Rabbime Mürâcaat ettim. Allah Teâla şatrını (bir kısmını) indirdi. Ben yine Mûsâ’nın (a.s.) yanına dönerek durumu kendisine haber verdim: ‘Bir kısmını indirdi’ dedim. O yine, ‘Rabbine mürâcaat et, zira ümmetin tâkat getiremez’ dedi. “Ben yine Rabbime mürâcaat ettim. Alah Taâla kalanından bir kısmını indirdi. Mûsâ Aleyhisselâmın yanına yine döndüm. O tekrar, ‘Rabbine dön, zira ümmetin buna dayanamaz’ dedi. Bir daha müracaat ettim. “Allah Teâla, ‘Onlar beştir, yine onlar [sevap itibariyle] ellidir. Benim nezdimde hükm-ü kaza değişmez’ buyurdu. “Musa’nın yanına döndüm. O yine, ‘Rabbine dön’ dedi.” “Ben de, ‘Artık, Rabbimden utanır oldum’ dedim.” Yani ciddi pazarlıklar söz konusu. Allah'ın huzuruna git gel kolay değil. Kaldı ki peygamberimiz utanmasa, bu 5 vakit 2, 3 vakte kadar da inerdi.
  15. dursun

    İslam'da Kadın sünneti vardır

    Sünnetin sağlıkla filan uzaktan yakından ilgisi yok. Milyarlarca insan sünnetsiz, bitek Yahudinin, Hristiyanın ve Müslümanın çükü mü sağlıklı? Söz konusu cinsel sağlık olsaydı, 'prezervatif kullanın" denilirdi ve olay kapanırdı.
×
×
  • Yeni Oluştur...