Jump to content

dursun

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    159
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

dursun Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

242 profil görüntüleme
  1. dursun

    VİCDAN SAHİPLERİNE SESLENİYORUM!!

    Şöyle bir şey okudum, inkarcılar inkarda olmak niyetindeler, iman yolunu istemiyorlar,istemedikleri için kalp gözleri, basiret gözleri göremiyor. Bendeniz naçizane olarak ,haddim olmayarak, böyle kişilerin,yaratıcıya seslenmelerini, kendisinin varlığına dair dellileri göstermesini istemelerini, kendisiyle konuşmalarını dilerim. Geri çevrilmeyeceklerin düşünüyorum.İnkarda ısrar etmek yerine kendisi ile dua yoluyla konuşmalarını diliyorum. Saygılar ,hayırlı geceler Sayın hocam, Verdiğiniz örneklere cevaben özetle; bu örneklere bir şekilde beş duyu organımız ile görebiliyor, duyabiliyor, hissedebiliyor, tadabiliyor, koklayabiliyoruz. Açıkcası benim için çok geçerli örnekler değil. Dediğiniz gibi bakış açısını değiştirdiğiniz zaman yok olan var olur, var olan yok olur. Bu bir suç ise, benim değil... O zaman olaylara tek bir açıdan bakılması sağlanmalıydı... Bir insan, bir konuda ikna edilememişse bu ikna edilemeyenin suçu mu yoksa ikna edemeyenin mi suçudur? Ve çözüm basit, çıkıp ortaya kendini göstereceksin. Bu bir mucize değil, hakikat olacak. Ben bu siteye gelmeden önce inanan, ibadet eden birisiydim her zaman söylerim bunu. Bir gün sadece tek bir cümle geçti aklımdan, "ya yoksa?"... Sonra araştırdım, sorgulamaya başladım. Şuan bir geçiş süreci diyebilirim ama gerçek şu ki, Allah'ın varlığının hiçbir isbatı yok benim nazarımda. Şimdi bu durumda Allah çıkıp ortaya kendini gösterse ne kaybeder? İnanan inanıyor da, benim gibi milyarlarca insana bunu yapsa ne kaybeder? Sonsuz güç sahibi ne kaybeder? Neyse bu sorulara cevap vermek zorunda değilsiniz... Sonuç olarak, siz kendinizi inanmak zorunda hissediyorsunuz. Ama "niye inanmalıyım" bile diyemiyorsunuz. "Kimin neden ihtiyacı var benim inancıma" diyemiyorsunuz. Kendinizi o kadar aciz gördüğünüz halde, yaptığınız yada yapmadığınız bir eylemin büyük sonuçlara etki edeceğini zannediyorsunuz. Sonsuz gücün, sizin gibi aciz birine ihtiyacı olduğunu düşünüyorsunuz. Her oluşumu, yaradılış olarak yorumluyorsunuz. Her gelişimi, tasarım olarak biliyorsunuz. Ve bütün bunları kendinize delil olarak aşılamışsınız. Aslında ihtimaller üzerinde kendinizi zoraki duruma sokuyorsunuz ki bu ihtimali bile ortadan kaldırabilecek kapasiteniz var iken... Benim de size naçizane önerim değerli hocam, bilime sarılın. Bilim yalan söylemez. Bilim gerçektir. Bilim değişmez. Bilim gelişir. Pi sayısı hep aynıdır. Üçgenin iç açıları toplamı hep aynıdır. Uzaya ancak bilimle çıkarsın. Bilimle hayat kurtarırsın. Bilimle beyin ölümü gerçekleşmiş birini halen yaşatırsın. Bilime sarılın hocam. Bilim size doğru yolu gösterir. Son olarak sayın hocam; Bu bahsettiğiniz iman işi kalple filan olmuyor, herşey beyinde bitiyor. Kalbin böyle bir görevi yok. Mecazen de olsa, sevgiymiş aşkmış, inançmış imanmış, bunların hiçbirinin kalp ile alakası yok. Beyin düşünür, beyin yorar, beyin karar verir. Bilim bunu çok detaylıca çözmüş durumda. Saygılarımla hocam...
  2. dursun

    VİCDAN SAHİPLERİNE SESLENİYORUM!!

    Sayın hocam, öncelikle ailenizden birini örnek verdiğim için çok çok özür dilerim. Bu şekilde beni daha iyi anlayacağınızı düşündüğüm için böyle bir örnek verdim. Öbür dünyayı filan bir kenara bırakıp, sizden ricam yazdıklarımı bir düşünün; Siz çok küçük bir yaşta iken babanız ölüyor. Ama nasıl bir ölüm. Yüksek bir binanın balkonundan aşağı düşmek suretiyle hayatını kaybettiği söyleniyor. Ordan dengesini yitirip düşmesi filan da söz konusu değil. Ya cinayet, ya intihar. En iyi avukatlarla olay adli mercilerde inceleniyor ve olayın olduğu saatler aralarında husumet bulunan bir kişi de babanızın öldüğü sokakta net bir şekilde görünüyor. Ama ne yapsalar ne etseler ispat edilemiyor babanızın cinayete kurban gittiği. Biz de bilmiyoruz, kimse bilmiyor. Bilinmiyor oğlu bilinmiyor yani. Hakim de delil yetersizliğinden dosyayı kapatıyor, olay kapanıp gidiyor. Siz büyüyünce anneniz size babanızın asla intihar etmeyeceği, kesinlikle öldürüğünü söylüyor. E tabi siz de hem babanıza intiharı yakıştıramadığınız için, hem de size hep cinayet diye anlatıldığı için annenizle aynı düşüncede oluyorsunuz ve yıllarca böyle olduğunu savunuyorsunuz. Aslında gerçekte iki ihtimal de söz konusu, ispat edilmiş birşey yok ortada. Ama siz bir ihtimali hiç göz önünde bulundurmuyorsunuz bile. Sözü bile edilmiyor evde... Gerçek hiçbir şekilde bilinmediği halde babanızın öldürüğünü neye göre söylüyorsunuz düşündünüz mü hocam? Ya yanılıyorsanız, ya gerçekten intihar ettiyse? Neden intihar ettiğini hiç düşünmüyorsunuz? Benim, sizi ateist biri yapma gayem olmadığımı bilmenizi isteyerek, çok kısa bir süre Allah'ın varlığını sorgulamayı denediniz mi hiç? Siz hep var dediğiniz için "var" olabilir mi? Ama gerçekten, en azından "var olmama ihtimali"ni göz önünde bulundurmanızı öneririm. Birçok gerçeği daha net görecek ve anlayacaksınız. Korkularınızı bir kenara bırakıp, gerçek nedir görün isterim. Örnekleme için tekrar özür dilerim. Saygılarımla hocam.
  3. dursun

    Nur 33 ve fuhşa zorlanma meselesi

    E tamam işte, siz de kabul ediyorsunuz. iffettizlik yapan yapsın denmiş. İffetsizlik yapmalarına izin vermeyin demiyor ki. Bir yasak göremedim ben burda.
  4. dursun

    Nur 33 ve fuhşa zorlanma meselesi

    Yani iffetli olmak istemiyorsa sorun yok. İster zorlayın, ister zorlamayın. Bi şunu diyememiş Kur'an: Fuhuş her türlü yasaktır!
  5. dursun

    Kuran'da çok eşlilik yok.

    Burda tamamen peygambere hitap ediliyor hocam. Tüm inanlar filan demiyor. Sanırım durumu abartan kendisiydi. Zira kendisinin hali hazırda 9 tane eşi bulunmaktaydı. Bu durum sizin "çok eşlilik herkese haram" iddianızı çürütüyor. Aşağıdaki ayette de sınırın 4 olduğu belirtiliyor. Bu da görmek istediğiniz ayet: Nisa-3 “Eğer yetimlerin haklarını gözetemeyeceğinizden korkarsanız, size helal edilen kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikahlayın ve eğer bu takdirde adaletli davranamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir kadın ile veya sahibi bulunduğunuz cariye ile yetinin. Bu, azmamanız, haksızlık yapmamanız için daha elverişlidir.” Yani çokta eğip bükmeye gerek yok. Osmanlı padişahları dahil herkes bunu böyle kabul etmiş. Herkes yanlış biliyor da, bir tek doğru bilen sizmisiniz? Saygılar.
  6. dursun

    Dünyadaki sınav adaletli mi?

    Türkçe sınavında, önümüze İngilizce soru kitapçığı geliyor. Öncelikle İngilizce soruları Türkçe'ye çevirmemiz lazım. Daha sonra soruyu anlamamız lazım. Sonra da soruyu doğru anladıysak yada öyle zannediyorsak cevaplamamız lazım.
  7. dursun

    Kuran'da çok eşlilik yok.

    Sayın Hasan abi, Araplarda halen çok eşlilik devam etmekte. Kendi dillerinde, kendileri için indirilen kutsal bir kitaba göre alkol yasağına uyarken, çok eşlilik yasağına neden uymuyorlar acaba? Onların Kur'an'ı başka, bizim Kur'an'ımız başka mı? Aklımızı kullanalım...
  8. dursun

    Siyah Köpek

    Günde 20 rekat sünnet namazı kılan bir ümmetiz elhamdülillah. Bir siyah köpeği öldürmek zor gelmemeli bize; Hz. Cabir İbnu Abdullah’tan (r.a.) rivayetle şöyle bir hadis var: “Resulullah (a.s.) bize köpekleri öldürmeyi emrettiler. (Bunun üzerine biz) çölden gelen kadına refakat eden köpeğe varıncaya kadar (bütün köpekleri) öldürdük. Sonra (aleyhissalâtu vesselâm) köpekleri öldürmeyi yasakladı ve: “Halis siyahını (ve gözlerinin üstünde iki nokta gibi beyazı olan) iki noktalısını öldürün, zîra o şeytandır!” buyurdular. Aynı hadisin bir başka versiyonu da şöyle: Abdullah b. Mugaffel’den (r.a.) rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Köpekler de diğer toplumlar gibi başlı başına bir soy (ümmet) olmasaydı hepsinin öldürülmesini emrederdim. Siz köpek öldürecekseniz onlardan simsiyah olanları öldürün.” (Ebû Dâvûd, Sayd: 21; İbn Mâce, Sayd: 1) Bir başka rivayet ise şöyle: Tüm kara köpekleri öldürünüz. Çünkü onlar şeytandır. (Hanbel 4/85; 5/54)
  9. dursun

    Zeyd meselesinde tek anlayamadığım kısım ?

    Diyorum ki, evlatlığa da, evlatlığın karısına da meyletmek iğrençliktir. Bunu savunan da iğrençliğe ortaktır. Benim için ötesi berisi yok hocam.
  10. dursun

    Zeyd meselesinde tek anlayamadığım kısım ?

    İyi de hocam, herkes bunu diyor; evlatlığına meyleden Woody Allen iğrençtir. Peki ya bunu bir peygamber yapıyorsa ne demeli?
  11. dursun

    evren neden bu kadar büyük bir yer

    Yahu şöyle bir anlatım Kur'an'da olsa, yarın sabaha yine namaza gidecem de, yok kurban olduğum işte ya
  12. dursun

    Dişi Sivrisineğin Üzerindeki Canlı

    Bu müthiş keşife tanık olamadan yaşayıp ölüp gidenler var. Hani evrenseldi Kur'an? Madem ki evrenseldi, bir konudaki iddiaya kanıt göstermeye çalışmak bile neden yüzyıllar alıyor? Eğer evrensel ise neden o günlerde bu olay görülmedi? Tabi Nasrettin Hoca durur mu; yapıştırır cevabı: Kedi burdaysa, bizim ciğer nerede? Eğer bu bizim ciğerse, kedi nerede?
  13. dursun

    Dişi Sivrisineğin Üzerindeki Canlı

    Hah şöyle işte ya. Böyle mitolojik olaylarla gel. Ne işin var elin gavurunun bilimiyle. Bırak bilim onların olsun. Bize böyle anlatımlar yeter hocam.
  14. dursun

    Kuran'ın belirttiği üzere karıncaların konuştuğu kanıtlandı

    Halen "konuşuyor" diyor arkadaş Konu ayette şöyle geçmektedir; Neml-18 Nihayet karınca vadisine geldikleri vakit bir karınca, “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesinler” dedi. Karıncaların bacaklarını karınlarına sürterek böyle bir cümle kurması çok komik. Bu arada başka komik birşey, Kur'an'da yazanı, gayrimüslimler üzerinden ispatlamaya çalışmak. Yani adamlar olmasa bu iddianız bile olamayacak. Bu ayeti ilk okuduğumda "mecazi" bir anlatım olduğunu düşündüm açıkcası. Yahu karınca konuşur mu hiç, hem de insan dilinden. Üstelik de düşünerek konuşma, bir ordu gelipte üzerlerinden geçmesin diye uyarıda bulunuyor. Gülünç geliyor insana
  15. dursun

    Kuran'ın belirttiği üzere karıncaların konuştuğu kanıtlandı

    "Konuşmak" kelimesi bu videolara göre baya ağır kaçmış gibi görünüyor. Bir çok hayvan değişik sesler çıkararak, kendi türleri ile iletişim kurmaktadır. Doğada buna sayısız hayvan türlerinde rastlayabilirsiniz. Mesela geçen yavru bir köpeğe YouTube'dan başka köpek sesi dinlettim ve yemek yemeyi bırakıp bu sesi dinlendi dikkatlice. O zaman köpekler de konuşur. Bununla birlikte avcılar da avlamak istedikleri hayvanın yerini tesbitinde yahut kendilerine yaklaşmalarını istediklerinde benzer tür sesleri çıkaran aletlerle bunu gerçekleştirebiliyor. O zaman avcılar ördeklerle konuşuyor diyebiliriz. Her ne kadar bazı hayvanların da insanlar gibi kendi aralarında yine kendilerine özgü bir iletişim sistemi ile konuştuğu! tahmin edilse de, konuşmak bambaşka birşeydir. Aynı türler yada benzer türler ile, karışık türler arasındaki iletişim sistemi ile karşılaştırılmamalıdır. Kur'an'da belirtilen "konuşma", insanlara özgü bir iletişim stilidir ve insanlar dışında hiçbir canlıda yoktur. Aşağıdaki Wikipedia alıntısını okumanızı tavsiye ederim; Konuşma, insanların belirli bir dili kullanarak sesli şekilde iletişim kurması. Birçok hayvan duygularını dile getirecek çeşitli seslere sahiptir ancak insanlar bu sesleri gırtlak ve ağızda değiştirerek anlaşılabilir ve kompleks bir konuşma diline çevirmeyi öğrenmişlerdir. Konuşma özünde insanın doğal vücut fonksiyonlarının bir yan ürünüdür. Solunum amacıyla ciğerlere doldurulan hava, karbondioksityüklü şekilde boşaltılır. Normalde nefes alıp verme sessiz şekilde gerçekleşir; ancak insan, vücudunu çeşitli şekillere sokarak, ses yolundaki organ ve yapılara müdahale ederek, vücuttan çıkan (egresif) havaya şekil verir ve çeşitli sesler çıkarır. Bu sesler, belirli bir düzende, konuşma birimlerinin oluşturulmasında kullanılırlar. Bu durumda sizin iddia geçersiz oluyor. Kur'an'ı bir fabl gibi görmek ve göstermek cahilce bir hareketten ötesi değildir.
×