Jump to content

Yeni Üye

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    471
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

1 Takipçi

Yeni Üye Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

2.848 profil görüntüleme
  1. Yeni Üye

    İnsan mükemmel bir varlık mıdır

    Bu sorunun cevabını öğrenmek için sormuyorsun ama itiraz ederken meleklerin niyeti ve hesabı ile itiraz ederken şeytanın niyeti ve hesabının farklı olduğu çok açık değil mi? Sen neyin peşindesin? Melekler gibi saflık ve temizlik ve yücelik mi, yoksa şeytan gibi kibir ve benlik mi?
  2. Yeni Üye

    İnsan mükemmel bir varlık mıdır

    Ben de onu diyorum Buzul. Bir yerde gerçek var, diğer yerde senin ona itirazın? Hangisi daha gerçek? Hangisi sanrı? Aslan yavrusu küçükken onu besler, büyütür, korur. Yavru büyüyünce ise onu bölgesinden kovar, onunla çatışır. Senin yorumun benzeri bir yorum, bu saçma, niye çatışıyor diyebilir. Ben de sana derim ki yeryüzünün ve aslanların düzeninde o yavru ile annenin çatışması kötü değildir. Böylece yavru gerçek bir yetişkin ve erişkin olma yönünde ilerler ve gelişir. İşte her şeyin bir kaderi vardır ve her şey o kadere giderken düşer, kalkar, sarsılır, acı çeker. Ama bunlar o sonuca giden yolda aşılması gereken ara duraklardır. Böylece bakarsak her şeyde bir hayır, her şeyde bir hikmet bulabiliriz.
  3. Yeni Üye

    İnsan mükemmel bir varlık mıdır

    İnsanı tanımak ve bilmek istiyorsanız kutsal kitaplara kulak tıkayamazsınız. İnsan iyi ile kötüyü bilme ağacının meyvesini yedi. O yüzden insanın görevi iyi ile kötüyü ayırt etmektir. İyiyi yaşamadan ve ona şahitlik etmeden kötüyü de yaşamadan ve ona şahitlik etmeden ikisini tefrik edemezsin. İşte yeryüzü insan için buna yönelik bir sahne. O yüzden içinizde yer alan tanrıdan üflenmiş, yükseklere ait ruh yeryüzünü ve onun düzenini mükemmel değil vahşice buluyor. Zaten melekler tanrıya itiraz ederken orada fesat çıkaracak ve kan dökecek bir düzen mi kuracaksın? Bir mahluk mu yaratacaksın diyor. İnsan iyiyi ve kötüyü bilme ağacının meyvesini yiyince çıplak oldugunu fark etti. insandan başka hiç bir canlı çıplak olduğunu fark etti mi? Bu çıplaklığı yapraklarla örtmeye çalıştı. Bütün hayatımız aslında çıplak olduğumuzun bilinci ve onu örtmeye yönelik çabalardan ibaret. Ama o çıplaklık ölüp Tanrıya kavuşmadan örtülmez. İnsanı bilecekseniz böyle bilin. değilse bildiğiniz insan olmaz, hayvan olur.
  4. Yeni Üye

    İnsan mükemmel bir varlık mıdır

    Özet olarak şunu söylüyorum, aklını kullanacaksan insana ve doğaya bakınca bir tasarım ve tasarımcı görüyor musun? Bu soruyu cevaplamada kullan. Bu sorunun cevabı evet tasarım var ise o zaman tasarımcıyı sorgulamak senin haddin değil. Bu soruya verdiğin cevap "hayır tasarım yok" ise, tasarım ne o zaman? İnsanın kendine ve doğaya bakarak yaptigi bir makine tasarım oluyorken nasıl insanın ya da doğanın bizzat kendisi tasarım değil dersin?
  5. Yeni Üye

    İnsan mükemmel bir varlık mıdır

    Çelişmek beni o kadar da korkutmuyor. Çelişmemek benim için kutsal bir amaç da değil. Zaten iddiam Tanrının çelişkileri ve zıtları bir araya toplayan olduğu yönünde. Pozitif bilgiyi nasıl tanımlıyor bazıları? Yanlışlanabilir olan bilgi bilimseldir diyorlar. O yüzden önceki cevabına cevap yazmadım ama biliminin ya da felsefenin marifeti gerçek ve değişmez olmak değil, gerçeği açıklamaya çalışan modeller olmak ve değişebiliyor, yanlışlanabiliyor olmaktır. Bilim de bir sürü konuda çelişebilir. İlahi iradeye ise akıl sır ermez. O yüzden o söz konusu olduğunda teslim olmak ve güvenmek gerekir. Sorgulamak değil.
  6. Yeni Üye

    İnsan mükemmel bir varlık mıdır

    Bunlar sizin yorumlarınız ve zanlarınız. Benim yorumlarım farklı olabilir. İnsan en yüksekle en düşüğü aynı anda yaşayıp farketme, aralarını ayırma makamındadır. Rahmetle azabı, lütufla mahrumiyeti tanımak bilmek ve tefrik etmek durumundadır. O yüzden iyiyi de iyi olmayanı da yaşamak ve bilmek durumundadır. Dağların taşımaktan imtina ettiği bu yükü çok cahil çok zalim olduğu için yüklenmiştir insan. Âlemlerin rabbi de bu çok cahil, çok zalim mahluku kendisine halife seçerek en yüceyle en aşağıyı aynı yerde birleştirmiştir. En küçük atoma sonsuz bir kuvvet ve bilgi sığdırdığı gibi insan gibi bir canlıya da kendi sırrını sığdırmış. Yorumlarınızı, yorumlarımızı bir kenara bırakalım ve gerçekçi olarak şu soruyu cevaplayalım. Kendinizde ve doğada bir tasarım görüyor musunuz? Görmüyorsanız kendimizi ve doğayı gözlemleyerek, onlar üzerine düşünerek bir şeyler üreten biz insanların yaptığı nasıl ve neden tasarım oluyor? Doğada ve kendinizde bir tasarım görüyorsanız, kendi zanlarımıza tabi olarak değil bu tasarımcıyla empati kurarak, ona kulak vererek gerçeği bilmeye yaklaşabiliriz.
  7. Yeni Üye

    BiLiM ACABA TANRISINI BULAABiLECEKMI?

    Panteizm sana teizmden daha doğru ve gerçekçi gelebilir ama bunu termodinamik vb. şeylere bağlaman isabet olmaz. Bilim gerçeğin kendisi değil, gerçeğin insan kafasındaki modeli, resmi ya da açıklamasıdır. Maalesef, tanrıyı geçtim yazdıklarına bakarsak senin kafandaki bilimsel model de güncel değil. Enerji yoktan var edilemez, o zaman tanrı da yoktan enerji var edemez diyorsun. Bir kere enerjinin korunumu fiziğin bir dalına ait bir yasa. Onu alıp her yere uygulamak fiziğin kendi içinde de yanlış. Örneğin genel görelilik de enerji korunmak zorunda değil. Genişleyen bir evrende, kozmolojik ölçekte enerji korunmak zorunda değil vb. Tanrı üzerine konuşurken şu kıyastan faydalanabiliriz. İnsan ile gölgesini düşün. Gölge iki boyutlu bir şey insan üç boyutlu. Gölgeyi bağlayan ve sınırlayan kurallar insanı bağlamaz. O yüzden çizgiler, ya da gölgeler kendi aralarında konuşurken şunu dese ne kadar mantıklı olur? "Hareket ancak düz bir çizgi üzerinde ileri geri olarak mümkündür, ya da hiç kimse için iki boyutlu bir satıhın dışına çıkma imkanı yoktur" falan. Senin söylediklerin de bundan farklı değil.
  8. Yeni Üye

    BiLiM ACABA TANRISINI BULAABiLECEKMI?

    Amerika da meşhur bir fizikçi ve meşhur bir ateistin çok satan ve dawkins in önsözünü yazdığı bir kitabı var. İsmi ne biliyor musun? "A universe from nothing" Türkçe'ye "Hiç yoktan bir evren" diye çevrilmiş. Ateistler bile hiçlikten varlığın tanrısız da çıkabileceğine dair teoriler üretiyorken, best seller kitaplar yazıyorken, senin tanrının yoktan bir evren yaratamayacağını bu kadar ısrarla iddia etmen de ilginçmiş.
  9. Yeni Üye

    BiLiM ACABA TANRISINI BULAABiLECEKMI?

    Tanrı, doğanın (o ne demekse artık!) kendisi olamaz. Çünkü bir şeyin Tanrı olması için Onu başka bir sebebe bağlamaman lazım. Kendisinin sebebi ve açıklaması kendisi olunca Tanrı olunur. Doğa ise başka sebeplere bağlayarak açıklamaya çalıştığımız parçalardan oluşuyor. Doğa, sonsuz ismin ve müsemmanın toplamını ifade eden bir isim. Bu, sonsuz müsemmayı (zaman/mekan, madde/ enerji) başlıklarına indirgesek, bunların toplamına da evren desek bile evrenin neden var olduğu (insanlığın son idrak ve bilgi seviyesine göre) kendi sınırları ve yasaları dahilinde açıklanamıyor. Herkes, her açıdan görünenin arkasında bir görünemeyen (gayb), bilinen ve ölçülen ölçeklerin ötesinde bilinemeyen ve ölçülemeyen ölçekler olduğu sonucu ve varsayımına ulaşmak zorunda kalıyor. Akan bir nehir gördüğünde onun bir kaynaktan doğuyor olması zorunluluğunu aklen bilirsin. Mevcudat akan bir nehirdir. O nehrin doğduğu kaynak ise Tanrıdır. O nehirde yüzen balık kendi gücü , idraki ve ölçüm araçları ile o nehrin kaynağına ulaşamaz, Onun ne olduğunu bilemez. O, sadece akan nehrin kendisine uygun bir kısmında yüzebilir. Kendi muhitini bilebilir. Bakarsın bir de ateist olur ve "içinde yüzdüğüm bu nehrin bir kaynağı yok, kendi kendine akıyor işte" der. Halbuki o nehrin sadece var olmasının (ortaya çıkmasının) değil varlığını devam ettirmesinin sebebi de o kaynaktır. O kaynak bir an bile kesilse o nehrin akması durur.
  10. Yeni Üye

    UYKU NEDEN VARDIR?

    Seher vakti uyaniyorsun. Bu fıtrata uygun ve güzel bir durum. Doğumundan itibaren neredeyse herkes gecenin son üçte birinde bir şekilde uyanır ama hayat tarzı vb. etkenlerle bunu devam ettiremez, kalkıp uyanık kalamaz vb. O vakit günün en muhteşem, en mübarek vaktidir. Tanrı, o vakitte dünya semasına inermiş. Uyanık kaldığın o sürede fiziken ve ruhen temiz bir şekilde (banyo yapıp ya da abdest alıp, istiğfar ettikten sonra) kıbleye doğru 5- 10 dakika oturur, meditasyon yaparsan yavaş yavaş Tanrının varlığının seni kuşattığını hissetmeye başlarsın. Nefes alırken hangi sesleri çıkardığına odaklan. Nefes alıp vermekle terennüm ettiğin şey tanrının en özel ismidir. YHWH. "Yahve", ya da "YaHu", ya da "EY O" ya da "Oh He" bu seslerin hepsi ağız açıkken göğüsten çıkan seslerdir. Nefes alıp verirken doğal olarak çıkarılan sesler. ilk ikisini nefes alırken diğer ikisini nefes verirken çıkarmaya çalış. Böylece aslında bütün nefes alıp verenlerin Tanrının ismiyle yaşadığını fark etmeye çalış.
  11. Yeni Üye

    Hristiyanların çarmıh konusunda müslamanlara cevabı

    Kur'an bu ayetlerde hakikat bilgisinden bir haber veriyor. Bazı şeyler size öyle görünür ama hakikatte öyle olmaz. Siz öyle zannedersiniz. Size benzetilir. İşin hakikati ise öyle değildir.
  12. Yeni Üye

    Hristiyanların çarmıh konusunda müslamanlara cevabı

    Ben de hristiyanlara şunu sormak isterim. İsa Tanrının oğlu ve Tanrıdır ve Tanrı insanların günahlarının kefareti olarak için biricik oğlunu çarmıhta kurban veriyor diyorsunuz. Madem İsa nın misyonu bütün insanlığı kurtarmak neden çarmıhta Tanrıya "Tanrım Tanrım neden beni terk ettin? " diye nida ediyor. Yoksa kendisi kendinin misyonundan ya da daha sonra Hristiyanlığın temeli olan bu inançtan haberdar değil mi?
  13. Yeni Üye

    Mekanin Sahibi Coronavirus

    Pişkinliğin bu kadarı olur. Hatırlatırım, virüs dinsiz, imansız Çin de başladı. Şimdi de merkezi Avrupa. Senin bilim dediğin şeyin nabzını oluşturan topraklar... Noldu medeniyet ya da bilim Tanrınıza? Medeniyet ya da bilim diye aslında kendinize tapıyorsunuz ama boyanızı dökmeye küçücük bir virüs yetti. Evet kendisine benzemeye çalıştığınız, övmekle bitiremediğiniz küfrün boyası dökülüyor, farkında değil misiniz. Bizim gibi ülkelere de oralardan geliyor bu illet. Hala mı ibret almayacak hala mı Allah ı hatırlamayacaksınız. Batılın kibrini ve onun dünyevi gücüne olan güvenini yerle bir edenin kim olduğunu hala mı itiraf etmeyeceksiniz. Bikakis hedef şaşırtıp tertemiz İslam dinine saldırarak, zulme ortak olacak, yalana devam mı edeceksiniz. Böyle yaparsanız İsrailoğulları na zulmedip türlü musibet ve belalardan sonra da akılllanmayan Firavun dan ne farkınız kalacak?
  14. Yeni Üye

    İslam bu dünyanın kanseridir

    Bir gözlük takmışsın. Her şeyi çok kötü gösteren bir gözlük. Sanki ne varsa senin karşında, ne varsa sana işbirliği yapmış. Evren yanlış, hayat yanlış, anne baba yanlış, toplumsal düzen yanlış vs. Doğru ve haklı olan bir tek sensin. Senin yorumun. Sence de bu durum biraz olağandışı, biraz garip değil mi? Ben de diyorum ki, aslında her şey yerli yerinde her şey olması gerektiği gibi. Ama biz nefsimizin( egomuzun ) penceresinden ve onun gözlüğüyle baktığımız için sadece kendimizi temize çıkarıyoruz. Kendimiz dışında her şeyi yanlış görüyoruz. Yapmamız gereken ise basit. Nefsin her şeyi bozuk ve çarpık gösteren gözlüğünü çıkarıp atmak. Kendimizin de ait olduğu gerçeğe olduğu şekliyle teslim olmak. O zaman gerçeğin bize daha önce görünmeyen ve zannettiğimizin tam zıddı olan güzellikteki yüzü görünecektir. Kısacası hepimiz kendimizi görüyoruz, kendimizi yaşıyoruz. Gördüğümüzü beğenmiyoruz. Çünkü nefsimizin gerçekten beğenilecek bir tarafı yok. Ama ne kadar Tanrı ya benzer, ne kadar ona yaklaşırsak yaşadığımız gerçek de o kadar Tanrı nın gerçeği olur ve o kadar güzelleşir. Biz değişmeden hiç bir şey güzelleşmeyecek.
  15. Yeni Üye

    İslam bu dünyanın kanseridir

    Bu yorumların arka planında asıl yaşamı yücelten bizzat sensin. Dahası sonrasını görmeden yaşamın yaralanmasını ve sona ermesini mutlak bir kötülük olarak nitelendiriyorsun. Bu kıyaslamayı yapacak kadar bilgin ve tecrüben henüz yok. Yaşam sona ermemesi gerekecek kadar yüce mi değil mi? Yüce ise yüceltilmesini eleştirme, Yüce değilse sona ermesinden dolayı bu düzeni ve onu kuranı yargılama. Karşı tarafı tutarsızlıkla suçluyorsun, bari kendin tutarlı ol. Tutarlı olmak için duygularını bir kenara bırakıp doğru yaklaşım şu olabilir. yaşam da var ölüm de var ve bunları var eden açısından (evren açısından) bunlar birbirine eşit. Biri diğerinden daha üstün ya da yüce değil. Dahası insani duyguları ve yargıları evrenin yaptıklarını yargılamak için kullanamayız. Evrene itiraz edemeyiz. Biz onun bir parçasıyız ama o bizi ve bizim ölçülerimizi aşan bir şey. Kızsak ta itiraz etsek te sadece kendimize yapmış oluruz. Tavşan dağa küsse dağın haberi olur mu? Dolayısıyla yaşamın başlaması da , devam etmesi de bitmesi de kötü değil. İyi de değil. Öyle işte. Bunları yapan Tanrı ise en azından yakasına yapısacağın, kendisinden hesap soracağın biri var demektir. Yok, zaten idare edeni olmayan bir evren varsa kimseden hesap ta soramayacaksın.
×
×
  • Yeni Oluştur...