Jump to content

Astral

Sadece Ateistler Grubu
  • İçerik sayısı

    386
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

Astral Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

1.235 profil görüntüleme
  1. Astral

    bilal oğlum evi çabuk boşalt

    Yani beş ayrı ses kaydı var ve bunlar arka arkaya birleştirilmiş. Anlaşılmayacak birşey yok. Grafiklerden de görebilirsin. İç içe geçirme, anlam bozma vs... gibi sahtekarlıklar yok. Muhtemelen kullandıkları editör ses düzeyini dengelemek için parçaların bütünü üzerinde bir "re-compression" yapmış olmalı. Bunlar normaldir. Zaten parçaları birbirine karıştırarak anlaşılması zor bir sahtekarlık yapacak teknoloji dünyada yok henüz. Dolayısıyla parçaların kendi içinde bir sahtekarlık tesbit edemedilerse bu anlamda bir montaj yok demektir.
  2. Astral

    bilal oğlum evi çabuk boşalt

    Bunlar kadar ahlaksız bir topluluk dünyanın hiçbir yerinde yok. Taraftarlarını da geri zekalı yerine koyuyorlar. "Nasıl olsa raporu inceleyip gerçekten ne dediğini anlamazlar" düşüncesindeler.
  3. Astral

    Recep tayyip ses kaydı

    Anlamadığın raporu ve çarpıtılmış haberi neden iki yere birden yapıştırıyorsun yorum yapmadan? Cevabını şurada verdim: http://www.ateistforum.org/index.php?showtopic=57137&st=860#entry1144786 Bu "AK" basının alıntılarıyla burayı pisletme. Eğer anlamıyorsan sor anlatalım.
  4. Astral

    bilal oğlum evi çabuk boşalt

    Özellikle şu kısım çarpıtılmış: "6. Local analysis The Power and DC analysis indicate inconsistencies in the intended speech signal, five regions with different Power and DC distributions, consistent with signals from five different recordings (see Figure 2). The Waveform and Energy analysis revealed four groups of consecutive zero quantization level samples: 9094170-9176692, 13162022-13202218, 15695778-15777603, and 23304074-23327632 ... The four groups of consecutive zero quantization level samples are placed right between the five regions with different recordings." Bire bir tercüme yapmaya çalışmayacağım. Kafası karışanlar için anlatayım. Burada sözü edilenler tamamen beş ayrı parçayı birleştirmek için kullanılan programdan kaynaklanmaktadır. (artık ne kullanmışlarsa) Bunu kasıtlı olarak yapılan oynamaları gizlemek için gerçekleştirilen bir işlem gibi çarpıtmışlar. Buradan çıkacak tek sonuç bunun tek bir sürekli diyalog değil beş ayrı diyaloğun birleşimi olduğudur.
  5. Astral

    bilal oğlum evi çabuk boşalt

    Orjinal raporun sonuç bölümü ses kaydı ile ilgili olarak özetle şunu söylüyor: - Ses kaydı orjinal değil. - Veri kalitesinde düşmeye sebep olan iki ayrı "re-compression" algoritması izleri taşıyor. Sonuncusu muhtemelen YouTube kaynaklı olarak. - Beş ayrı diyalog izleri taşıyor. Yani bilmediğimiz herhangi bir şey söylemiyor. Bunun dışında bu raporu veren haberde çok ciddi kasıtlı çarpıtmalar var. Mesela: Raporun hiçbir yerinde bu anlama gelecek bir ifade yok. Bu bariz bir yalan. Bu da yalan. Böyle birşey söylemiyor. Bu da yalan. Ayrıca kastılı olarak bir "maskeleme işlemi" yapıldığı izlenimi verilmeye çalışılmış. Bu sebeple raporun orjinalinde geçen bir ifade çarpıtılmış. Raporda sadece veri yoğunluğunu düşüren sıkıştırma algoritmalarının bir takım işlemleri maskeleyebileceğinden bahsediyor ki bunu zaten bilmek için uzman olmaya gerek yok. Eğer bu laboratuvara bu söz konusu beş ayrı diyalogun içeriğinin montaj olup olmadığını sorsalardı alacakları cevap farklı olacaktı ve (tabi ki her zaman kesin konuşmaktan kaçınacakları için) böyle bir ize rastlamadıkları cevabını alacaklardı. Ve bunun tercümesi de montaj olmadığı olacaktır. Yani kasıtlı olarak asıl mesele sorulmayıp YouTube içerisinden kopyaladıkları ses kaydının teknik analizi çarpıtılmış. Ahlaksız herifler. Onlar da çok iyi biliyor ki böyle bir montaj teknik incelemeye yakalanmadan asla kurtulamaz. Raporda sözü edilen iki tane sıkıştırma algoritması var. Bunlar tabi ki beş diyaloğu birleştirmek için kullandıkları programdan ve YouTube dan kaynaklananlar. Yani yeni birşey yok. Diyaloglar gerçek!
  6. Astral

    WikiIslam

    Bu site İslam hakkında gerçekleri anlatmak için açılmış. Tabi ki gerçekler hiçbir zaman İslam'dan yana olamaz. Geniş bir kaynak olmakla birlikte güncel bilgiler ve haberler de veriyor. Anladığım kadarıyla Wikipedia'daki İslam maddelerinin müslümanlar tarafından sabote edilmesi sebebiyle gerek duyulmuş. İslam hakkında güncel ve ayrıntılı bilgi ve haber veren sitelerden birkaç tane daha ekleyeyim: http://www.barenakedislam.com/ http://www.jihadwatch.org/ http://www.answeringmuslims.com/ http://www.thereligionofpeace.com/ http://www.faithfreedom.org/
  7. Astral

    WikiIslam

    Bu siteden haberiniz olsun... http://www.wikiislam.../wiki/Main_Page
  8. Astral

    İnternet Bağımlılığı

    Çok özür diliyorum arkadaşlar. Son yazım demiştim ama bu konuda asıl yazmak istediğimi yazmadan benim için tam bir kapanış olmayacağını farkettim. Daha önce de dediğim gibi başlıkta yazılanları okumadım ve okumayacağım. Hatta bu girişimde yazılanlara gözüm kaymaması için özel önlem aldım. İnternet bağımlılığı adı altında toplanan bağımlılıklara baktığımızda İnternet olmadan önce var olan bağımlılıkların İnternet'e kayması (oyun, kumar gibi) ve bunun dışında İnternet ile birlikte çıkan yeniliklerle ilgili (sosyal ağlar gibi) bağımlılıkları görüyoruz. İnternet bağımlılığının teknik tanımı şudur: Kişiyi görünüşte İnternet'e bağımlı yapan, yani bağımlının İnternet'te ilgilendiği her şeyi, sosyal ağları, oyunları falan İnternet'ten çıkardığımızda bu kişi yine de İnternet olsunda ne olursa olsun anlamında (mesela hiç ilgisi olmasa bile P2P network proje grubuna katılacağım gibi birşey söylüyorsa) bir bağımlılık gösteriyorsa o kişi İnternet bağımlısıdır. Eğer değilse sorununun İnternet ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Teknik olarak böyledir. Dolayısıyla kişi mesela sosyal ağlar vasıtasıyla çarpık bir sosyalleşme (Sanal demiyorum, çünkü sanal başka birşey) alışkanlığı kazanmışsa bunun İnternet bağımlısı olarak anılmaması gerekir. Yalnız İnternet teknolojisiyle gelen bir takım yeniliklere bağlı olduğu için kolaylık açısından İnternet ile ilgili bağımlılıklar adı altında toplanabilir. İnternet ile ilgili bağımlılıklardan birine yakalanmış bir hastaya da İnternet bağımlısı değil, İnternet ile ilgili bağımlı ya da İnternet kaynaklı bağımlı denmesi gerekir. Eğer meselenin neyle ilgisi olduğu biliniyorsa, (mesela sosyal ağ) ilgili olduğu alanla ilgili adlandırılmalıdır. Meseleyi teknik olarak tartışma şansına sahip olmadığımız için konu buna gelmedi. Bunu da aradan çıkarmış olalım. Daha önce de dediğim gibi İnternet, haz ve tatmine ondan önce olmadığı kadar kolay erişim sağlamış, bağımlılığa yatkın olduğu halde erişim olanağı olmadığı için bağımlı olmayan insanların da ilgili alanlarda bağımlılık kazanmasını sağlamıştır. Dolayısıyla İnternet'in haz ve tatminle ilişkilendirilmesi kişilerde mümkündür. Yine de konu bağımlılık olunca sadece kendi ilgili olduğu alanlarda kalacaklar ve doğrudan İnternet'in teknolojisine bağımlı olmayacaklardır. Dolayısıyla İnternet'in bu özelliği İnternet bağımlılığının değil, İnternet ile ilgili bağımlılıkların ortaya çıkmasına sebep olacaktır. İstatistikler ise tamamen ayrı bir konu. "İnternet bağımlılığı" adı altındaki istatistiklere hiçbir zaman güvenmedim. Evlilikle ilgili olanına hiç güvenemem. Her ailenin bir danışmanı olsa ve bundan ayrıntılı geri dönüş alınmış olsa bile yine bir evliliğin gerçekte neden bozulduğunu anlamak hiç kolay değildir. Ayrıca daha önce de dediğim gibi mesela depresif birisi İnternet'i gülmek, eğlenmek için bir tedavi gibi kullanıyorsa bunu anlamayabilirsiniz. Ama o yine bağımlıdır. vs... Kısaca bunları da tekrar etmiş olayım. Tanımlama hataları yüzünden hasta olmayanların ve başka sorunları olanların hasta sınıfına sokulduğunu ve ilgisiz konuların İnternet'e mal edildiğini, daha önce de var olan konuların farklı bir paketle ortaya sunulduğunu ve bununla ilgili bir uydurma ekonomi yaratıldığını da kısaca tekrar edeyim. Bunda ya kasıt olduğunu ya da teknolojik cehaletin rol oynadığını da tekrar belirteyim. İnternet'te çok fazla zaman harcayan insanlara gelince. Benim ölçütüm iş ve belli bir amaç dışında İnternet'te günde iki saatten fazla zaman harcıyorsanız bu ciddi bir sorundur. Eğer durumunuz böyleyse derhal İnternet'ten uzaklaşıp kaçtığınız sorunlar neyse onlarla yüzleşin derim. Yapmak istediğim tartışmanın özetle başlıkları bunlardı. Kişisel olarak hedef alındığım izlenimine kapıldığım için aklım karmakarışık oldu ve konuya odaklanamadım. Bu da benim hatam. Sonuçta kişileri dikkate almamam gerekirdi. Forum ortamında kişilerle ilgilenmek rüyadaki karakterlerle çekişmek kadar anlamsızdır.
  9. Astral

    Madde olarak yeniden doğmak

    Tarama meselesi zaten kolay. Sonuç olarak maddeden bahsediyoruz. Sihirli birşey değil. Önemli olan verileri değerlendirecek beyini yapabilecek teknolojinin gelişmesi. Beyin dediğim de organik olmayacak. Zaten organik beyin zayıf kalır. Bunları sana çok çok uzun anlatmam lazım ki anlayasın. Ben de artık yazmak istemiyorum. Ama son olarak şunu söyleyeyim: Buradaki en önemli teknolojik gelişmelerden biri "insan beyni simulasyonu" olacak. Bu başarıldığında gerisi çok hızlı ilerler. Beyin simulasyonu konusunda çok ciddi çalışmalar var. Bir tanesi özellikle yanlış hatırlamıyorsam 1.3 milyar euroluk dev bir proje. "Brain simulation" diye ararsan bulursun. Tabi ki Avrupalı meselenin öneminin farkında. Düzgün bir beyin simulasyonu yapıldığında bu epey büyük bir olay olacak. 2020'den önce çok başarılı sonuçlar beklenebilir. O zaman zaten bütün bu merak ettiklerin dünyanın her yerinde konuşuluyor olacak. Bir beyin simulasyonu birçok büyük anlama gelir ki bunlardan biri özetle ölümsüzlük demektir. Tabi ki beyin ve beden ilgisinin de simule edilmesi gerekir. Ama buradaki en önemli aşama beyin simulasyonudur. Bu başarıldığı zaman gerisi kolay. Bir de organik yaşamdan söz etmiyoruz. Organik yaşam zayıftır, kusurludur, gereksizdir. Yani DNAydı kopyalamaydı falan değil; doğrudan bilincin daha kusursuz bir bedene aktarılmasından söz ediyoruz. Bundan sonra da özetle teknolojinin herkes için elde edilebilecek duruma gelmesi züreci var. Mesele beyni korumada bitiyor. Bedenin gerisi önemli değil. Benden bu kadar. Bir iki günden sonra foruma uzun bir süre (belki de artık hiç) girmeyeceğim.
  10. Astral

    İnternet Bağımlılığı

    Son birkaç şey daha yazmak istiyorum. Çarpıtmalara ve kişisel saldırılara rastlamamak için benden önce yazılanları okumayacağım, sonra yazılacakları da okumayacağım. Bunları düzeltmekle zaman harcayamam. Değerli katkıda bulunan arkadaşlardan özür diliyorum. Neden bu konunun önemli olduğuna çok basit bir örnek vereceğim. Bu "İnternet bağımlılığı" fetişi ortaya çıkarıldıktan sonra mesela sosyoekonomik nedenlerle depresyona girmiş ya da girmek üzere olan, bu sebeple İnternet'i bir kaçış olarak kullanan kişilere artık doğru teşhiş konulmayacak. Yakınları diyecek ki "bunun İnternet bağımlılığı var". Peki doktor bu teşhisi düzeltecek mi? Hayır! Otoritelerce onaylı bulgular da tutuyor. Bağımlılık bulguları artı depresyon bulguları artı İnternet başında harcadığı zaman yüzünden sinirsel ve fiziksel olarak ek spesifik bulgular da var. İşte sana İnternet bağımlısı. Sorunu çözülebilir mi? Çok çeşitli olasılıklar var ama onlar ayrı mesele. Yanlış teşhise rağmen sorunun çözülebileceği de bu olasılıklar arasında. Dediğim gibi, doktorlar sosyoekonomik sorunları çözemez (Evet, çelişiyor gibi görünüyor ama çelişmiyor.) Ama burada geri dönüş önemlidir. Bildiğiniz gibi tüm dünyadaki yönetimler daha fazla kontrol ister. Kollektivist bir anlayış ister, bireyselci değil. Bu durumda siz devletin yerinde olsanız nasıl bir bilgiyi tercih edersiniz? "Şu kadar insan İnternet bağımlısı" gibi bir veriyi mi "Şu kadar insan sosyoekonomik sebeplerden depresyonda" bilgisini mi? İkincisini duymak ve duyurmak bile istemezsiniz. Komplo teorisi yazmıyorum. Sadece bir alanın yozlaşmaya açık yönlerini gösterek ufkunuzu açmak istiyorum. Hiçbir devlet İnternet'in daha fazla özgür olmasını istemez. Hele hele derin sorunlarla boğuşuyorsa. Sadece bir fetişin ortaya çıkmasıyla birdenbire sosyoekonomik sebeplerle depresyonda olan insanların çok büyük bir kısmı "İnternet bağımlısı" haline dönüşüvermiştir. İnternet'in bu denli yaygın olduğu bir zamanda, evden erişimin bu denli kolay olduğu bir zamanda depresyondaki bir insan nasıl "İnternet bağımlısı" olmasın. Dolayısıyla amanda güvenilir kurumdur masallarını geçiniz. Bu resmen düzenbazlıktır. Bu, açıkça bilinen bir hastalığın teşhisini çarpıtmaktır. Hatta bazı durumlarda hastalık olmayan sorunları hastalık sınıfına sokmaktır. (Tabi burada ne demek istediğimi anlamayacaksınız. Açıklaması uzun olduğu için geçiyorum.) İlgili kurum bunu ister bilerek yapsın ister bilmeyerek yapsın fark etmez. Eğer adamın depresyona girmesine sebep olan sorunlarını ortadan kaldırdığınızda "bağımlılığı" da bitiyorsa o zaman bu düzenbazlık değil de nedir? Bu basit bir isimlendirme ya da teknolojik cahillik değildir; bu bir uydurmadır. Dünyada ekonomiye bağımlı hiçbir kuruma gözü kapalı güvenilemez. Böyle olmayan bir kurum da yok! Mesele devletin birey, toplum ve toplumsal sorunlar algısını kökten etkileyebilecek bir nitelik taşıyor. Devletin sorumluluklarını örtpas edip, bireylerin hakları konusundaki yeni baskı araçları oluşmasını sağlıyor. Hayır, bunun amacı budur demiyorum. Komplo teorisi yazmıyorum. Tekrar edeyim, meselenin yozlaşmaya açık yanlarını gösteriyorum. Bunu yozlaşmaya açık hale getirmemek içinde böyle havada, sorunun içeriğini belli etmeyen, hatta gizleyen, belirsiz, yüzeysel kavramların bilime sokulmaması gerektiğini belirtiyorum. İnternet bağımlılığı diye bir hastalık olamaz. Sorunun derinlemesine incelenmesi mutlaka ya daha doğru bir teşhis ortaya çıkaracaktır ya da başka köklü sorunlar ortaya çıkaracaktır. Bir yazının değeri okuyuca yeni birşey öğretmesi, ufkunu açması ile ölçülür. Karşı tarafı nasıl mat ettiğiyle, küçük düşürdüğüyle vs. değil. Yazılarımdaki tüm amacım da her zaman bu olmuştur ve bundan sonra da böyle olacaktır. Kimseyi mimlemem, geçmişi araya sokmam, hatırlatmam, hissettirmem. Benim için bilgi paylaşımında en önemli olan şey iletişim kanallarının açık olmasıdır ve bundan sonra da böyle olacaktır. Aşırı tepkilerin geldiği ve prensiplerimi unuttuğum yobazlarla olan tartışmalarım istisnadır ama onların bununla ilgisi yok. Buraya arkadaş edinmeye, sosyal çevre edinmeye ya da beğeni toplamaya gelmedim. Burada bulunmaktaki en önemli amacım iletişimime faydalı olması açısından sağlıklı geri dönüş almaktı. Buna katkısı olan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Özellikle düzgün bir tartışma yapılabilsin diye çaba harcadım. Hatta cevabını bildiğim sorular sordum. Cevap alamayınca yoruma dayalı bir kapanış yazısı yazdım. Yoruma dayalı yazılar kolaylıkla çarpıtılıp polemik konusu yapılabilir. Öyle de oldu. Düzgün bir tartışma davetinden kişisel saldırılarla özenle kaçınıldı, bunun için hazırladığım ortamdan kaçınılıp polemik konusu yapılabilecek yazım tercih edildi. Düzgünce tartışmak yerine polemik tercih edildi. Bunun sebebi malum. Sebebini göstermek için kendim sorduğum sorulardan birine kendim cevap verdim. "Biz de öyle dedik" dendi. Bu da doğru değildi tabi ki. Birazcık kafası çalışan biri aradaki farkı rahatlıkla görebilir. Tartışmanın özeti budur.
  11. Astral

    İnternet Bağımlılığı

    Hayır, hiçbir zaman hastaları, bağımlıları, sorunlu insanları ve bunların İnternet ile ilgilerini reddetmedim. Mesele bunların İnternet bağımlılığı adı altındaki bir fetişte toplanmasıdır. Ve hastalananların sanal dünyanın cazibesi yüzünden hastalanması da çok açıklanmaya muhtaç bir kavramdır. Öyle bir yazmışsınız ki İnternet bağımlısı diye adlandırılan hastaların aslında hasta ya da sorunlu olmadıklarını iddia ediyormuşum gibi gösteriyorsunuz.
  12. Astral

    İnternet Bağımlılığı

    Yok, ben sizden öncelikle tanım istedim ve İnternet'in neden bağımlılık yaptığını açıklamanızı istedim. Bunu yapmadınız. Muhtemelen yapacak birikiminiz yoktu. Benim yazdığım diğer uzun yazı ise genel bir sonuca bağlama, bilgilendirme yazısı idi. Sizin kafanız yine konuyu mantıksal çerçeveye çekmeyi amaçlayan ilk tanım isteklerime değilde gidip de bolca polemik malzemesi çıkaracağınız diğer yazıma gitti. Oraya yazdıklarınıza tabi ki gayet güzel cevap veririm ama konu iyice dağılırdı. Ondan sonra sizin söylemeniz gereken şeylere küçük bir örnek verince "biz onu zaten söylemiştik" gibi doğru olmayan bir ifade kullandınız. Tartışma etiği!
  13. Astral

    İnternet Bağımlılığı

    Hayır değilsiniz. Çünkü böyle birşey yok. Ancak hayatınızın büyük bir bölümünü İnternet ortamına kısıtlamışsanız bu bazı sorunların göstergesi olabilir.
  14. Astral

    İnternet Bağımlılığı

    Sizinle tartışma yapılmaz. Çünkü sizin söylemeniz gereken şeyi ben söylemek zorunda kalıyorum. Konuyu bilmiyorsunuz ve mantığınız çok zayıf. Kendi kendime tartışsam çok daha iyi olur.
  15. Astral

    İnternet Bağımlılığı

    Cariye Tartışmayı düzgün zemine çekme çabanızdan ötürü teşekkür ediyorum. Ancak devam etmeyeceğim. Kişisel saldırıların arasından fikir seçip cevap vermeye çalışmak çok yorucu. Tabi ki son söylediğim size değil.
×