Jump to content

Sundance

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    629
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

1 Takipçi

Sundance Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü 27-09-1977

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

822 profil görüntüleme
  1. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Kuran'a göre bakarsan üveylik vurgusu yok ancak tefsirlerde Nisa-12'in ana bir, Nisa-176'nın baba bir veya ana baba bir olduğu konusunda görüşler var. Bu tefsirlerin nedeni elbette Nisa-12 ile Nisa-176'nın bariz çakışması olabilir. Zira hem Nisa-12'de hem de Nisa-176'da mirasın kardeşlere yönlendirilmesi "kelale" (babasız çocuksuz kimse) olarak belirtiliyor. Ancak Nisa-12 ana bir, Nisa-176 baba bir veya ana baba bir olarak yorumlanmış. https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Nisâ-suresi/669/176-ayet-tefsiri
  2. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Nisa-11'de ananın olup da Nisa-176'da ananın olmaması ayetlerin birbiri ile ilişkini yok etmiyor. Aynı şekilde çocuk olduğu durumdaki miras paylaşımında da Nisa-11'de ana var iken Nisa-12'de ana yok. Ama çocuk - eş - ana durumunda hüküm verebilmek için her iki ayetin de geçerli olması gerekiyor. Dolayısıyla Nisa-11'de ananın olması, Nisa-176'da ananın olmaması ayetlerin birbiri ile ilişiğini kesmek için yeterli değil. Burada söz konusu kardeşler. Üstelik de üvey kardeş derken evlatlık üvey değil bir ayette ana bir, diğer ayette baba bir veya ana baba bir kardeşlerden bahsediyor. Kaldı ki üvey kardeşleri paylaşımdan çıkarmak yine de yeterli olmuyor. Sonuçta miras tam olarak paylaştırılamıyor. Kalan çıkıyor. Bu kalanı dağıtabilmek için düzeltme yapmak ve kuranda geçen oranları değiştirmek gerekiyor. Bu da sizin konu başlangıcında miras paylaşımında matematik hatası bulunmadığını, mirasın tam olarak paylaşıldığını iddianızı çürütüyor.
  3. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Siz mirasın paylaşılmasının bir yöntemi olduğunu, bu yönteme göre paylaştırınca matematiksel hata olmadığını, kalanın “0” olduğunu iddia ediyordunuz. İlk mesajınızı hatırlayalım: Şimdi ise Kuran’ın tüm olasılıkları kapsamadığını, hesabı ve yorumu insana bıraktığını ifade ediyorsunuz. Doğrusu Kuran’da eşe öncelik verilip geri kalan miras için paylaştırma da sizin yorumunuz. O örnekte “kafanıza göre yorum katarak” kalanın “0” kalmasını sağladınız, bu örnekte kalanı “0” layamayınca eşe ekleyiverdiniz. Üvey kardeş, hak mı, adalet mi, vah vah, yazık şeklindeki işi tamamen demagojiye vurmaya gerek yok. Üvey kardeşin hakkının konumuzla zerre alakası yok. Bizim konumuz Kuran nasıl oluyor da paylaştırma için sizin kişisel yorumunuza muhtaç kalabiliyor? Çok zor değil. Medeni hukuk 6 madde ile kişisel hiç bir yorum katma imkanı olmadan paylaştırmış mirası. Yani miras paylaşılacaksa Bartın’daki bir hakim de, Manisa’daki bir hakim de birebir aynı şekilde paylaştırıyor. Herkes de aynı şekilde anlıyor. Üstelik miras paylaşımında olabilecek tüm olasılıklar kapsanmış. İnsanların 6 madde ile becerdikleri şeyi her şeye kadir Allah’tan da beklememiz normal herhalde? O halde soruyoruz: Allah nasıl olmuş da mirası paylaştırmayı becerememiş?
  4. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Dikkat çekici olan eş - ana - baba - 3 kız örneğinde kan bağı olmadığı için öncelikle eşin hissesinin verilip mirasla ilişkisi kesileceği ve geri kalanın kalansız bölüm haline dönüştüğü ve böylece hata bulunmadığı şeklinde yorumlarken, eş - 4 üvey kardeş durumunda eşin kalan mirası alarak aslında ilişiğinin kesilmediği şeklinde yorumlamışsınız. Daha önce de hem nalına hem mıhına konuştuğunuzu belirtmiştim. Siz Kuran’da miras paylaşımında hata olmadığını her duruma göre ayrı yöntem uydurarak savunuyorsunuz. Başka bir örneğe bakalım: Bir hanım ölüyor. Geriye eşi, anası, 3 öz kızkardeşi ve 4 üvey kızkardeşi kalıyor. - Eğer hanımlarınızın çocukları yoksa, bıraktıkları mirasın yarısı sizindir Eğer ölenin kardeşleri varsa terekenin altıda biri ananındır. Eğer (ölenin) iki kız (öz) kardeşi varsa, bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer mevcut olan (üvey) kardeşler bundan daha çok iseler, bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak taksim ederler Bu miras paylaşımı her iki yönteme de uymuyor. Burada ister önceliği eşe verin, ister vermeyin, geri kalan miras da paylaştırılamıyor. Yeni bir yöntem uydurmanız gerekecek.
  5. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Buraya kadar tamam. Kuran’da nisa-12 ile tarif edilmiştir. Burası Kuran’a uygun değildir. Kuran’da açıklama bulunmadığı için tamamen uydurma bir yöntemdir. Aynı avl gibi. Sonuçta Kuran’ın paylaştıramadığı miras, insan müdahalesi ile paylaştırılmıştır.
  6. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Cevabını alamadığımız soruyu tekrarlayalım. Miras 120 TL diyelim. Aşağıdaki mirası taksim ediniz. Bir hanım ölüyor. Eşi ve 4 (üvey) kardeşi sağ. Çocuk, ana, baba yok. Eğer hanımlarınızın çocukları yoksa, bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Eğer mevcut olan kardeşler bundan daha çok iseler, bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak taksim ederler.
  7. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    1-Güneşin dünyayı yok etmesinin kesinliğiyle evrenin geleceğini birbirine bağlamışsınız. Evrene biçtiğiniz ömür ise ufkunuzun ne kadar dar olduğunu gösteriyor. Keşke Kuran’ı araştırdığınız kadar müspet bilim dallarına da biraz göz atsaydınız. Verdiğiniz cevap da, hem kusursuz denge, hem de dengesizlik Allah’ın hikmeti menvalinde. Hem nalına, hem mıhına olmuş sizinkisi. 2-Kaldırım örneğinde “çim” tasarının amacı değildir. Tasarıyla alakası bile yoktur. Bu benzetmede tasarım kaldırımı, çim ise insanı ifade etmektedir. Evrende değil bir sokağın kaldırımı, bütün dünya kaldırım olsa, insanın yeri tek bir çim tanesi bile etmez. Buna rağmen tasarımın amacının insan olduğunu iddia ediyorsunuz. İddianın ne kadar boş olduğunu göstermek için söylüyoruz. Yoksa evrende bir tasarım filan yoktur. Koskoca bir kaostur evren. Biz bu kaos içinde anlık olarak koşulları uygun bulunca türemiş olan çim tanesi gibiyiz. Yoksa koskoca evrene bakıp da insanların hiç bir zaman ulaşamayacağı, bilgi sahibi bile olmasına imkan olmayan mesafedeki şeylerin sadece insan için yaratıldığını iddia etmek düşünce yapınızın şirazesi kaydığını gösterir. 3-Evrenimizden başka evrenler olmasının olası olduğu yönünde iddialar var günümüzde. Hatta bu evrenlerin sonsuz olması bile olası olduğu iddia ediliyor. Böyle bir durumda bu evrenlerden bazıları yaşam için uygun olacaktır doğal olarak. Bizim evrenimizin de evrenler içinde böyle uygun bir evren olmadığı ne malum? Evren hakkında başka iddialar da var. Ortaya konan modellerin tümü de evrenin tanrı yaratımı olduğundan daha çok bilime, akla ve mantığa uyuyor. Anlayacak kadar bilim, akıl ve mantık seviyeniz varsa elbette. Evrenin nasıl oluştuğunu bilim henüz aydınlatmadı. Bilimin aydınlatmadığı bu noktaya bakıp da “Bilmiyoruz öyle ise Allah yaptı” demek yanlış bir yaklaşım. Daha önce çok örneğini gördük. Zamanında dünyanın insan için yaratıldığı ve tek olduğu, bütün gök cisimlerinin onun bir parçası olduğu iddia ediliyordu. Sonra güneş sistemi gözlemlendi, bu iddia çöpe gitti. Aynı şekikde üzerinde yaşam oluşmasına müsait dünyanın da sadece insan için özel dizayn edildiği iddia ediliyordu. Ancak gördük ki sadece gözlemlediğimiz evrende güneş benzeri milyarlarca yıldız var. Bu yıldızların çoğunun gezegenleri var. Bütün evren için milyarlar x milyarlarca gezegen söz konusu. Demek ki “her şey insan için tasarımlandı” iddiası yanıltıcı olabiliyor. 4-Evrenin hemen hemen tümünde belirttiğiniz uygunsuz koşulların olduğunu söylüyoruz. Dünya üzerinde bile sınırlı bir alanda yaşayabiliyoruz. E madem evren özel olarak insan için tasarlandı o halde neden bu kadar sınırlıyız? Hayvanlar, birkilerden yararlanma konusuna gelince, virüsler bakteriler de insandan yararlanıyor. Yoksa evren bunlar için tasarlanmış olmasın? Doğrusu “her şey insan için” derken dünya üzerindeki diğer yaşamlara saygı göstermeden bencilce sahiplenmek oluyor sizinkisi. Özet olarak tüm bu tartışma “Evren ne kadar muhteşem, demek ki Allah yaptı” teması içeriyor. Bilim bu gün evren hakkında bir çok bilgi önümüze koyuyor. Artık yıldızların nasıl oluştuğu, gezegenlerin nasıl oluştuğu, insanın nasıl oluştuğu hakkında bilgi sahibiyiz. Bilmeyen birinin bilen birine “Ben bunları bilmediğin için nasıl olduklarını kafamdan atıyorum, hadi sen de benim bu uydurduklarıma inan” demesi ne kadar abes ise sizin tasarımlanmış evreni gelip de bize anlatmanız o kadar abes oluyor. Sizin reçeteniz daha az ilim, daha çok bilimdir.
  8. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Haklısınız, tefsirlerde de öz - üvey ayrımı olduğu anlaşılıyor. Ancak yine de verdiğimiz örneğe cevap vermemişsiniz. İşin ilginç noktası öz kardeşe - üvey kardeşe kadar ayrı ayrı ayet indiren Allah, paydaların toplamı paya eşit olmadığı zaman ne yapılacağına dair ayet göndermeye gerek duymamış. Nisa-12’den sonra insanların sorması üzerine Nisa 176 ile öz kardeşlerin durumu hakkında ayet gelmesi ise Allah’ın insanların sorularına muhattap olduğu gibi bir izlenim veriyor.
  9. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    @araştırmacı21, kız çocuğu geçtik, ölenin kardeşlerini tartışıyorduk @bir_akil_insan İle. Çelişkili olduğunu düşündüğümüz ayetler de nisa-11 ile nisa-12 değil, nisa-12 ile nisa-176. Benim mesajlarımı cevapsız bırakmışsınız. Verdiğiniz cevap ise konudan tamamen alakasız olmuş. Bekliyoruz.
  10. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Bu madde ile Nisa-12 arasında bir çelişki bulunmuyor mu? Her iki ayette de çocuğu ve babası olmadığı haldeki durumu belirtiyor. Nisa-12'de 1 erkek veya 1 kız kardeş bulunursa 1/6, daha çok kardeş var ise toplamda 1/3 pay düşerken, Nisa-176'de 1 kız kardeşe 1/2, 1 erkek kardeşe tümü, 2 veya adaha fazla kız kardeş ise 2/3 pay düşüyor. Nisa-12: Eğer ölen bir erkek veya kadının çocuğu ve babası bulunmadığı halde kelâle olarak (yan koldan) mirasına konuluyor ve kendisinin bir erkek veya kızkardeşi bulunuyorsa, bunlardan herbirinin miras payı terekenin altıda biridir. Eğer mevcut olan kardeşler bundan daha çok iseler, bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak taksim ederler.
  11. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Dr. Aldre siz bu soruları sormadan önce cevaplamış. Dr. Aldre bu mesajı siz bu soruları sormadan önce yazdığına göre bunun bir hikmeti olmalı. Şiz şimdi Dr. Aldre'nin bu mesajı tesadüf eseri mi gönderdiğine inanmaktasınız? Demek ki Dr. Aldre tanrı olmalı. Üstelik de tam olarak benim inandığım tanrı olmalı. Biraz sığ oldu biliyorum ama kurulan mantığın temeli bu. 1-Evrende denge var. Ama bu denge kusursuz değil. Örneğin güneşimiz uzak bir gelecekte dünyayı da yok ederek sönecek. 2-Evrendeki dengenin insan için tasarlandığı doğru değil. Eğer kriter tasarlanma ise evren insan için hiç de uygun bir yer değildir. Tek bir gezegen üzerinde, onun da her yerinde değil gezegenin sadece belirli bölgelerinde yaşama şansına sahibiz. Ortada tasarıya benzer bir durum yok. Nasıl ki bir kaldırımın bir noktasından çıkan tek bir çime bakıp da bu kaldırım çim için tasarlanmış diyemiyorsak evrenin de insan için tasarlandığını söyleyemeyiz. 3-Evrenin çoğu noktasında (çoğu derken gerçekte hemen hemen tamamında) dediğiniz şekilde dengeler yaşamın oluşması için elverişli değil. Daha farklı bir evren söz konusu olsaydı aynı şekilde başka dengeler oluşacak ve kim bilir belki de başka türlü bir yaşam oluşabilecekti. Evrenin yapısı insan için oluşmuş değil, insan evrenin yapısı sonucunda oluşmuş. 4-5-6-7-8-9-10- Var olmayabilirdi, yoktu vs bizi ilgilendirmiyor. Evren VAR! Var olan bizim için yeterli. Varlığını gözlemleyebiliyoruz. Bu var "Yok olmalıydı ama var, demek ki başka bir şey var olmalı" diye ilave varlıklar uydurmaya gerek yok. 11-12-13 Sığ bir şekilde bakarsanız evet temelde hepsi "kör tesadüf". Bizim tesadüf olarak adlandırmadığımız, evrenin yapısından dolayı gerçekleşen olaylar var elbette. Örneğin yerçekimi dolayısıyla yıldızların, gezegenlerin oluşumu. Örneğin, doğal seçilim vasıtası ile güçlü olan canlının hayatta kalıp genlerini sonraki nesillere aktarmasının canlılarda gelişip çeşitliliğe neden olması. Fabrika örneğinde fabrika tıkır tıkır çalışmıyor. Fabrikada devamlı hatalar oluyor. Siz hatalı olan ürünleri görmeyip fabrikanın kusursuz olduğunu öne sürüyorsanız bizim ne suçumuz var?
  12. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Belki mi!? Kuran'ın neresinde kız çocuğunun mirasın tamamını alacağını yazıyor gösterir misiniz? Nisa-11 ayeti şu şekilde: Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır. Eğer ölen, ana ve baba ile birlikte çocuklar da bırakmışsa ana babanın her birine ölenin terekesinden altıda bir; şâyet ölenin çocuğu yok da, mirasçı olarak ana ve babası kalmışsa, ananın payı üçte birdir. Eğer ölenin kardeşleri varsa terekenin altıda biri ananındır. Bu paylar, ölenin borçları ödenip, vasiyeti de yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir. Baba ve çocuklardan, hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu, siz bilmezsiniz. Bütün bunlar Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah alîmdir, hakîmdir. Burada kız çocuklarına yapılan miras taksiminde tek kızın 1/2 payını büyükanne-büyükbabanın varlığına bağlamamış. Kız çocuk, tek ise 1/2 pay alacak. Eğer 1/2 payın büyükanne ve büyükbaba varlığına bağlı olduğunu öne sürerseniz, Kuran'ın çocukların miras paylaşımı ile ilgili hükmün bulunmadığını öne sürmüş olursunuz. Bu şekilde uydurduğunuz her şey "Belki"'den öteye gidemez elbette. Kıvıramayacağınız başka bir örnek verelim: Bir hanım ölüyor. Eşi ve 4 kardeşi sağ. Çocuk, ana, baba yok. Eğer hanımlarınızın çocukları yoksa, bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Eğer mevcut olan kardeşler bundan daha çok iseler, bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak taksim ederler. Buyrun. Daha da kombinasyon üretilebilinir. Eğer Kuran bu kombinasyonlardan birinde bile çuvallıyorsa bitti. Ki çuvallamış zaten, miras paylaşımı için Kuran'da geçmeyen binbir türlü yöntem uydurulmak zorunda kalmış.
  13. Azrail yalanı

    Beğendiğine sevindim güven
  14. kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Size daha önceki mesajınızda sormuştum ama cevap vermediniz. Bilimden zerre anlamıyorsunuz. Vermiş olduğunuz örneklerin elle tutulur hiç bir yanı yok. Örnekten çok komedi olmuş. İlk üçüne yanıt versem yeterli vehametin boyutunu göstermek için. 1- Evrende galaksimiz dışında 2 milyara yakın galaksi var. Bunlara hesaba katamadığımız kadar çok olan mini galaksiler dahil değil. Bu galaksilerin içinde galaksimizden defalarca büyük devasa galaksilerde var. "Gaz akması" ve "galaktik püskürme ateşi" saçma sapan terimler. 2- Galaksimizin spiral şekli dışında evrende bir sürü değişik şekilli galaksi var. Bunlarda yaşam olup olmadığı konusunda bilgi sahibi değiliz. Yakın uzayda dünya benzeri gezegenler keşfetmeye başladığımızdan yola çıkarak yaşam olması muhtemel olduğu konusunda şahsi fikrimi belirtebilirim. Ama yıldız oluşumunun durması? İşte bu zırva! 3- Galaksimiz kendisinden daha zengin ve daha büyük bir galaksiye yakın zaten. Andromeda galaksisine. Ve çok sonra bu iki galaksi birbiri ile çarpışacak. Daha kendi galaksimizden haberiniz yok.
×