Sundance

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    498
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

1 Takipçi

Sundance Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü 27-09-1977

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

599 profil görüntüleme
  1. "Nöronlar quantum mekaniklerinin geçerli olduğu ölçekten çok büyük." Quantum ilkeleri ölçek büyük olsa da geçerlidir. Hatta ölçek büyüdükçe belirsizlik miktarı büyüyor diyebiliriz. "İnsan beyni deterministik olduğundan özgür irade ondan gelemez." Özgür irade sanki maddeden bağımsız bir şey gibi olmuş. İnsan beyni determinist maddeden bağımsız olarak irade kullanabilir mi? Uçabilir mi, gözlerinden ışın çıkarabilir mi? Ağzından ateş çıkarabilir mi, yoktan varedebilir mi? Nöronlar olmadan işlevini yerine getirebilir mi? Özgür irade maddeden bağımsız değildir. İnsan beyni milyarlarca yıllık evrimin sonucudur. Milyarlarca yıllık birikiminin getirdiği karmaşıklık ve belirsizlik sonucu oluşan karar mekanizması özgür iradedir.
  2. Estağfurullah... Ten Ten kardeşin evren algısı klasik 3 boyutlu fizik üzerine şekillenmiş durumda. Burada evrenin dışı diye bir kavram uydurması da bu yüzden. Maddenin ışık hızında hareket edemediği için, ışık hızında hareket eden enerjinin evrenin dışına kaçacağını, evrenin bu yüzden soğuduğunu iddia ediyordu. Hatta evrenin soğuma formülü diye Q=m.C.ΔT ısı transferi formülü verdi burada. Evrenin izole olup olmadığı tartışması da buradan çıktı. Görüldüğü kadarı ile Ten Ten, hatasını kabullenemeyen, inatçı bir kişiliğe sahip. Temel bilgi eksikliği olduğu halde, kendi kafasında kendine özgü bir teori kurmuş, o teorisi üzerinden de ateistlerin yanıldığı, kendisinin doğru olduğu kabulüyle egosunu şişirdikçe şişirmiş. Şimdi burada hataları yüzüne vurulunca egosu zarar görmesin diye işi inata bindirdi. Bilim kimin daha çok inat ettiğine bağlı olarak ilerleseydi bugün hala taş yontuyor olurduk herhalde.
  3. Ten Ten, Konunun ilk mesajlarında enerjinin evrenden dışarı kaçacağını iddia ediyordun. Hatta maddenin ışık hızında hareket edememesinden dolayı evrenin hacmini oluşturduğunu ve ışık hızında hareket eden enerjinin evrenin bu hacminden dışarı kaçacağını iddia ediyordun. En azından bu konuda hakkımızı ver ( o kadar yazdık el insaf ) ve enerjinin evrenden dışarı kaçamayacağını anladığını ve iddianı enerji / hacim oranının düşmesi olarak revize ettiğini itiraf et. Enerji / hacim oranının nasıl değişeceğine dair öne sürülen modellerden örnekler: 1- Big Bang - Big Crunch döngüsel evrenler Eğer evrenimiz kapalı ise ve evrenin genişlemesini durdurup tekrar büzülmesine neden olacak kadar çok madde var ise genişleme tersine dönecek ve evren bir Big Crunch ile son bulacaktır. Bugünlerde bu modelin pek doğru olmadığı ortaya kondu. 2- Ölü evren - membran çarpışması döngüsel evrenler Big Bang evreni oluşturan membranların çekim kuvveti ile çarpışması ile oluşmuş olabilir. Bu durumda membranların ilk etkileşiminden çok uzun süreler sonra evren termodinamik olarak ölecektir. Termodinamik olarak ölü olan bu evren membranlarının çekim gücü etkisi ile tekrar başka membranlarla çarpışması durumunda süreç yeni baştan başlayacaktır. Suya atılan bir taşın oluşturduğu dalga gibi düşün genişlemeyi, her yeni taşta yeni bir dalga oluşacak. Her membran çarpışmasında yeni bir evren ortaya çıkacak. Günümüzde döngüsel evren olarak öne çıkan model bu. 3- Çoklu evrenler Enflasyon teorisine dayanarak evrenin ilk oluşumu sırasında üssel olarak genleşmesi ile evrenin bazı bölgelerinin diğer bölgelere göre ışık hızından daha hızlı genişlemesi sonucunda uzay-zaman baloncukları oluştuğu ve bunun da yeni evrenlerin oluşmasına neden olduğu öne sürülüyor. Yukarıda belli başlı modellerin örneklerini verdim. Bunun dışında alternatif başka evren modelleri de var. Bu modellerden hangisinin geçerli olduğunu henüz bilmiyoruz. Ancak bu modeller evrenin gözlemine dayanıyor. Örneğin 1. model evrenin genişlemesinin gözlemlenmesi, dolayısıyla bu genişlemeyi durduracak kadar yeterli yerçekimi gücü olması durumunda genişlemenin duracağı ve tersine döneceği görüşüne dayanıyor. Örneğin 2. model Enerji ve maddeyi oluşturan partiküllerin farklı hareketler göstermesi ile ortaya atılan partikülleri oluşturan materyalin string olduğu teorisine dayanıyor. Örneğin 3. model evrenin bir anda ışık hızından daha hızlı genişlediğini gösteren enflasyon ile ilgili bulgulara dayanıyor. Sonuçta ortaya konan bu modeller evrenin gözlemlenmesi ile ortaya konuyor. Elimizdeki materyal bu. Gözlem veren bir evren var. Gözleyebildiğimiz kadar. Şimdi durum böyle iken kalkıp da bu modellerin saçmalık olduğunu, gerçek modelin hiç bir gözlem üretmeyen bir tanrının yaratımı olduğunu iddia etmek rasyonel midir, değil midir?
  4. Ten Ten koş, sana kardeş gelmiş!
  5. Anlamadığın hacimden bahsedebilmen için o hacmin evrene dahil olması gerektiği, zamandan bahsedebilmen için o zamanın evrene dahil olması gerektiği.
  6. V hacmindeki evren de, diğer 2 V hacmi eklenince başka bir şey mi oluyor? Termodinamikte bir sisteme enerji giriş çıkışı dışında enerji yoğunluğunun değişimi ile ilgili bir kriter mi var? Göster hadi! Termodinamikte adyabatik genleşme diye araştır. Daha önce evrenden dışarı enerji çıkar diyordun, şimdi evrenin enerji yoğunluğu azalır diyorsun. Biz de en baştan beri sana bunu anlatıyoruz. Demek ki düzelme var, çabalar boşuna değil.
  7. Multiverse ve string teorillerinde evren izole sistem kabul edilmiyor. yerçekimi etkileşimi oluyor. Gravitonlarla enerji transferi oluyor.
  8. Açıklamanın formülizasyon ile gösterimi aşağıdaki linktedir. http://taner.balikesir.edu.tr/dersler/fiziksel_kimya_ii/adyabatik_genlesme.htm
  9. Hacim değişikliğinin sıcaklığı değiştirebileceğine örnek vermiştim. İşin içine enerjiyi karıştırmamak için şöyle örnek verelim. Biri gaz ile dolu, diğeri boş iki kap düşün. İki kap bir vana ile birbirine bağlı. Vana kapalı iken V1 hacminde T1 sıcaklığında olan sistem vana açıldığında V2 hacminde T2 sıcaklığına geçer. Vanaya uygulanan iş ile sıcaklığın değişiminin alakası yok ama vanayı açacak enerji nereden geliyor diyorsan ilk anda açık kabul edebilirsin.
  10. Yanlış! İzole sistemin hacim değişimi ile alakası yoktur. İzole sistemin tek kriteri madde ve enerji transferi olmamasıdır. Eğer bir pistonun içine gaz koyup ideal olarak izole edersen pistonu sıkıştırdığında sıcaklığın yükseldiğini, genleştirdiğinde sıcaklığın düştüğünü gözlemlersin. Eğer Big Bang'i kabul ediyorsan evrenin izole olduğunu kabul etmek zorundasın. Evren tanımını doğru bilmediğin için yanılıyorsun. Evren her şey demek. Evren dışı diye bir şey yok. Evreni hiçlik ile aradaki fark diye düşün. Ya evren olacak ya hiçlik. Biraz hiçlik var da içinde azıcık evren var şeklinde değil. Evrenden dışarı enerji kaçması diye bir şey yok. Orada bir hiçlik var evrenin dışında da bu hiçliğe enerji kaçıyor hiçliği miçlik haline getiriyor diye bir şey söz konusu değil. Big Bang alternatifleri modellerde evren izole olmak zorunda değil. Çoklu evrenler modeline göre evrenimiz başka evrenlerin çekim gücünün etkisinde olabilir. Bu durumda izole diyemeyiz ancak kapalı bir evrenden söz edebiliriz.
  11. Balonun yüzeyini anlaşılması için veriyorlar. Balonun yüzeyini 2 boyutlu bir evren kabul ettiğinizde bu evrenin yukarısı ve aşağısı diye bir kavram bulunmuyor, 2 boyutlu balon yüzeyinin bittiği bir nokta bulunmuyor. 2 boyutlu evren için, evren nasıl 2 boyutta da genişliyorsa bizim evrenimiz için 3 boyutta aynı şekilde genişliyor. Evrenin uzay-zaman dokusu genişliyor. 3 boyutlu bir evrenin, 3 boyutla genişlemesini taahhül etmek mümkün değil, 4 boyutta taahhül edilebilir belki ama bunu da tarif etmek mümkün değil. Uzay-zaman dokusunun genişlemesinin can alıcı noktası şu: Big Bang ve genişleme denilince sanki bir merkezde patlama olmuş da, o merkezden dışarı doğru madde fışkırması şeklinde hareket başlamış, günümüzde de o hareketin etkisiyle dışarı doğru bir genişleme var sanılıyor. Durum öyle değil. Evrenin bir merkezi yok. Evren homojen yapıda. Genişleyen uzay-zaman dokusu. Buradan bakınca da bütün galaksiler aynı şekilde uzaklaşıyor, 4 milyar ışık yılı ötedeki bir galaksiden bakınca da bütün galaksiler aynı şekilde uzaklaşıyor. Aradaki fark bu.
  12. Balon örneğini verirken balonun yüzeyini evrene benzetiyorlar. Balonun içi veya dışı dahil değil benzetmeye. Evrende gözlemlenen, yerel galaksiler hariç bütün galaksiler birbirinden uzaklaşıyor. Bu uzaklaşma galaksinin hareketinden bağımsız. Yani bizden belirli yönde uzaklaşan bir galaksi o yöndeki daha uzak galaksilerden de aynı şekilde uzaklaşıyor.
  13. Teflon evreni çok uzun yazmışsın, aspirin hapı gibi istiyor arkadaş. "Hıh" dedin mi dağların oluşumunu anlatacaksın, "hoh" dedin mi okyanusların. Uzatma işte.
  14. Evrenin şeklinin küresel olduğunu söylemek doğru değil. Evrenin şeklini bilebilmek için önce eğimini bilmemiz gerekiyor. Bu eğime göre oluşabilecek şekilleri de üst boyuta taşımak gerekiyor. Evren için balon yüzeyi benzetmesi yapılıyor ama daha iyi anlaşılması için 2 boyutlu bir evreni, bir membrana benzetelim. 2 boyutlu olduğu için bu evrende alt, üst, yukarısı, aşağısı gibi kavramların karşılığı yok. Bu membran evreni oluşturduğu için bir şeyin içinde bulunması veya biri tarafından tutulması söz konusu değil. Şimdi bu membran gerildiğinde nasıl üzerindeki noktaların tümü aynı şekilde birbirinden uzaklaşırsa evren de o şekilde genişliyor. Bizim evrenizde 3 boyut olduğu için elbette 3 boyutta da genişleme var. Bu genişleme mevzuunun bu kadar uzamasına sebep olan senin bu konu başlığında evrenin sınırının ışık hızında gidemeyen madde olduğu ve ışık hızında giden enerjinin evrenin dışına kaçabileceği iddian gibi merkezden harekete geçip de dışarı doğru olan küresel bir genişleme değil anlayacağın. Döngüsel model örneklerinden birinde modelin neden devirdaim makinesi gibi çalışmadığı, yerçekimi kuvvetinin nasıl döngüyü devam ettirmek için gerekli itkiyi sağlayacağı açıklanmış. Adamın ortaya koyduğu modelle ilgili ben bilim insanı değilim, yanlışlığını ortaya koymak durumunda değilim diyorsun sonra da termodinamik yasalarının modele uyup uymadığını adamdan daha iyi bilircesine "Saçmalamış" diyerek tek kelime ile dehanı gösteriyorsun. Çoklu evren modelinin döngüsellikle alakası yok. Enflasyon, köpükleşme, sicim teorilerinin yönlendirdiği bir kendi kendine oluşum durumu var. Burada hiçlikten oluşum diyebilirsin elbette ama potansiyel farkı gibi hiçlikten dengeyi bozmadan birleyler oluşabileğini öne sürüyorlar. Şimdi mesele şu, bu modellerin hiçbiri ateizm teması ile ve ya ateizm ile ilgili olarak ortaya konan teoriler değil. Bilim insanlarının, evren ile yaptıkları gözlemler ve hesaplar doğrultusında öne sürülen evrenler. Yapabildikleri kadar elbette. Durum böyleyken sanki ateizmin savunduğu bir evren modeli varmış da, bu evren modeli fantastik bir evren modeliymiş gibi davranmanın manası yok. Hele hele sahip olduğu bilgi kırıntı seviyesinde bile olsa, bilim tarafından rasyonel veriler ışığında ortaya konulan bu modellere burun kıvırıp, hiçlik içinden bir tanrı uydurup bunun daha rasyonel olduğunu savunmak hiç akıl karı değil.
  15. Benim 2005 senesinden önce böyle bir 5 yaş sınırı olduğundan haberim yoktu. Gerçi Türkiye'deki şikayete dayalı yaş sınırı ile medeni ülkelerdeki şikayete dayalı yaş sınırı aynı şey değil. Kaldı ki bazı medeni ülkelerde belirtilen yaş sınırı mutlak, bu sınırlar dışında şikayet olmadan suç kabul ediliyor. Türkiye'de 30,40,50,60 yaşlarındaki dindar herifler, istediklerinde 15 yaş üstü kızlarla birlikte olabiliyorlar. Kız mağdur olsa bile toplum baskısı ve bu heriflerin nüfuzu şikayet olmalarına engel oluyor. Demek ki olur da, içlerinden şikayet eden biri çıkar diye cezanın yaş sınırı ile ağırlaştırılan hükmünü de kaldırıvermişler kaşla göz arasında. Yakın zamanda da 15 yaş sınırını kaldırmaya kalktılardı da toplumda infial uyanınca geri adım atmak zorunda kaldılar. Durum böyleyken yobazların gelip forumda bu başlığı açabilmeleri bile utanç denilen şeyin zerresinin bunlarda olmadığını gösteriyor.